Ana Sayfa
İletişim'e Tıkla İletişim'e Tıkla
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii

 
Reklam
 
Bulunma Sebebiniz?
Bilgi
Moda
Diyet
Sağlık
Güzellik
Son Fotoğraflar
YAPIŞIK PARMAKLAR SİNDAKLİNİ

Sağlıklı Bronzlaşmak İçin
 
Özel Arama

Gıda zehirlenmesine karşı ipuçları

Prof.Dr. Mehmet ÖZ, gıdaların neden olduğu en önemli 3 hastalığı ele aldı. İşte başlıca gıda zehirlenmeleri ve korunma yolları:

Herkes gıda zehirlenmesinden korkar. Ve bu sıcak yaz aylarında gıda kaynaklı hastalık vakaları artar. Olay yerleri genellikle dışarısıdır çünkü bakteriler 90 derecenin üzerinde en hızlı şekilde gelişir. En önemlisi de hangi bakterinin suçlu olduğunu bulup, tam olarak nasıl ve ne zaman zehirlendiğinizi bilmektir çünkü bu iyileşmenizde çok önemli rol oynar ve hatta hayatınızı bile kurtarabilir.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ, gıdaların neden olduğu en önemli 3 hastalığı ele aldı. İşte başlıca gıda zehirlenmelerini tespit etmeniz için bilgiler ve korunmak için öneriler:

Gıda ZehirlenmesiStafilokok Basili
Belirtiler
• 6-12 saat içinde olur
• Kusma
• İshal
• Karın Ağrıları

Gıda kaynaklı hastalığa neden olan bu bakteri tatlı veya tuzlu yiyeceklerde ürer, salatalardaki mayonez veya pasta gibi tatlılar... Elle yapılan pişmemiş yiyecekler sıcakta gelişen stafilokok üremesinde en etkili rolü oynarlar. Yaygın belirtiler olan sulu ishal, karın ağrısı ve kusma anında oluşur, -bazen bir saatten az bir sürede- ve sanki bir tren vücudunuzda dolaşıyor gibi hissedersiniz.

Stafilokokun neden olduğu mide ve bağırsak iltihabı genellikle yaşamınızı riske atmaz ancak ciddi sıvı kaybına yol açar. Bu yüzden bolca sıvı, sodyum veya glukoz içeren çözeltiler aldığınıza emin olun. Basit bir ev yapımı çözüm, bir çay kaşığı tuz ve 4 yemek kaşığı dolusu şeker ilave edilmiş bir litre su.

Koli Basili
Belirtiler
• 12-24 saat sonra kendini gösterir
• Sulu ishal
• İshal 3 gün içinde kanlı hale gelir
• Nadir olarak kusma

Bu durumda, koli basili enfeksiyonu etten veya maruldan geçmiş olabilir. Koli basili virüsü büyükbaş hayvanların dışkısından bulaşıp etin işlem sürecinde ete bulaşabilir ve aynı zamanda ekinleri sulamak için kullanılan sulara da karışabilir.

Koli basili zehirlenmesinde, bakteri yiyecek üzerinde çoğalır. Yendikten sonra son olarak ince bağırsaklara ulaşır. Vücudun bağışıklık sistemi bakteriyi yok etmeye çalışırken, bağırsak yüzeyi zarar görür, kan bağırsak yoluna sızar ve böylece kanlı ishale neden olur. Hemorajik kolit olarak bilinen bu durum kan dolaşımı boyunca gezinip sepsis veya kan zehirlenmesi riski oluşturabilir. Bu korkunç gıda kaynaklı hastalığa yakalandığınızı düşünüyorsanız medikal yardım isteyin.

Salmonella
Belirtiler

• 24-48 saat içinde kendini gösterir
• Şiddetli karın ağrısı
• Ateş
• Kanlı veya mukozalı ishal

Kümes hayvanlarının yanı sıra salmonella bakterisi sığır eti, süt ürünleri, Sezar salata sosu ve hollandez sos gibi pişmemiş yumurta içeren yiyeceklerde de bulunur. Salmonella, insan veya hayvan dışkısından birçok yolla et ve yumurtaya bulaşabilir: lağıma temas yoluyla, kümeslere doldurulup kendi dışkılarının üzerinde yaşamaya bırakılan kümes hayvanlarının yetişme koşulları yoluyla, ve hatta tavuk yumurtasının kabuğunu tutma yoluyla.

Tedavi edilmezse, salmonella enfeksiyonu sindirim borusunda delikler açabilir. Ateş yükselmesi, virüsün mide-bağırsak yoluna kadar yayıldığı ve kan dolaşımına ulaştığını gösterir. Koli basili gibi salmonella özellikle bağışıklık sistemi tehlikede olan gençler veya çok yaşlılar için çok tehlikeli olabilir. Kendinizde veya bir yakınınızda salmonella zehirlenmesinden şüpheleniyorsanız antibiyotik tedavisi uygulayacak olan doktorunuzla iletişime geçmede geç kalmayın.

Gıda güvenliği
Plajda gıda güvenliği

• Lifo yöntemini uygulayın: Son giren ilk çıkar. Yani soğutucunuzda ilk yiyeceğiniz şeyi en üste koyun.
• Soğutucu veya yiyecek çantanızı kuma yarıya kadar gömün ve şemsiyeyle koruyun.

Mutfakta gıda güvenliği
• Yemeği hazırlamadan önce ve hazırladıktan sonra ellerinizi ılık sabunlu suda 20 saniye boyunca iyice yıkayın.
• Etleri kasap kağıdı veya streç film gibi koruyucu paketlerle kaplayın ve çapraz bulaşmayı engellemek için buzdolabında alçak bir rafa koyun.
• Et, salata, vb. için ayrı renklerle kodlandırılmış kesme tahtaları edinin.

Izgarada gıda güvenliği
• Ucunda sensörü olan et termometresi kullanın böylece etin içini doğru biçimde pişirebilirsiniz.
• Sığır etini 160, tavuk etini ise en az 165 dereceye kadar pişirin.

Prof.Dr. Mehmet ÖZMEhmet ÖZ
 
* Kafein Detoksu
* Mehmet ÖZ'den Yeni Reçete
* Hamilelik Efsaneleri
* Diyet Yapma Sırları
Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi? 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
Kalp Sağlığı için 5 Öneri

Tüm yazılar için....... 

Kafeine bağımlı olup olmadığınızı anlayın ve de detokslanmanın en iyi yolunu!

Kafein en çok uykunuzu kaçırma özelliği içeren uyarıcı olarak bilinir. Bir kere tüketildiğinde vücudunuz tarafından emilir ve kan dolaşımınıza aktarılır. İçecek olarak tüketildiğinde 5 dakika içerisinde bütün dokularınıza ulaşmaya başlar.

Kafeinin etkileri tüketildikten kısa bir süre sonra zirveye ulaşır. Kafeinin etkileri nelerdir? Çoğunuz için bu tanıdık gelebilir: Göz bebeği büyümesi, terleme, kalp çarpıntısı, kas gerilmesi ve kan damarlarının daralması.

Eğer düzenli olarak günde 350 mg’dan fazla kafein kullanıyorsanız fiziksel olarak bağımlı olabilirsiniz. Yani eğer kafein kullanmazsanız, aşağıdaki belirtilerde azalma hissedeceksiniz:

- Baş ağrısı
- Yorgunluk
- Endişe
- Sinirlilik
- Konsantrasyon güçlüğü

İdeal kafein dozu günlük 200-300 mg’dır. İşte kafein tüketiminizi ölçmek için iyi bir hesap: Bir fincan kahve 100-200 mg kafein içerir, bir fincan çay ise 40-120 mg arası kafein içerir ve soda ise 20-80 mg kafein içerir. Kafein alımınızı değerlendirin. Bağımlı mısınız? Eğer öyleyse toksinlerden arınmanın tam zamanı.

Birinci hafta: Detoks

Kendinizi kafeinden vazgeçirmek isteyeceksiniz- uyuşturucuyu birden kesmek iyi bir seçenek değildir!

Bu yolları takip edin:

- Günlük kafein tüketiminizi 200 mg’la sınırlayın (iki fincan kahveye eşdeğer)
- İlk gününüzde, baş ağrınız başlayana kadar kafein içeren içeceğinizi içmeyi erteleyin.
- Kafein içeren ağrı kesicilerden sakının.
- Baş ağrılarınızı geçirmek için ibuprofen ve su kullanın.

İkinci hafta: Enerjinizi artırın

Kendinizi canlandırın! Beslenmenizde değişiklikler yapın ve bu önerdiğimiz besinleri ekleyin:

- Buzlu yeşil çay için; kahvede bulunan kafeinin çeyreği kadar kafein içerir.
- B vitamini veya nohut, ıspanak ve tam tahıllı gevrekler gibi B vitamini içeren yiyecekleri deneyin; size enerji verecekler.

Üçüncü hafta: Yan etkileri azaltın

Karşılaşabileceğiniz yan etkilerin bazılarıyla başa çıkmak için bu reçeteleri deneyin

- Sıcak içecekler: Rooibos çayı kafein içermez ve kafeini bıraktığınızdaki gerginlik halini rahatlatır.
- Soğuk içecekler: Karnıyarık otuyla rahatlayın bağırsaklarınızı temizler ve düzenli olarak tuvalete çıkmanıza yardımcı olur.

Dördüncü hafta: Gizli kafeinden uzak durun

- Kafeinsiz kahve kullandığınızda kafeinin en az yüzde 97’sinin ortadan kalktığını unutmayın.
- Bütün üreticiler kafein içeriğini bildirmek zorunda değildir.
- Enerji kelimesi içeren ürünlerden uzak durun. Enerji=kafein!
- Dondurma, çikolata ve enerji içeceklerinde bulunan gizli kafeine karşı dikkatli olun.

* Detoks Kilo Verdirir mi? - Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
* Detoks ile Zindelik
* Detoks Diyeti - Doc.Dr. Alev Eken
* Detoks Proğramı - Suna Dumankaya
* Ayak Detoksu - Prof.Dr.Ahmet Maranki 
*
Uzun Süreli Detoks Zararlı mı?

Prof.Dr. Mehmet ÖZMEhmet ÖZ
 
* Mehmet ÖZ'den Yeni Reçete
* Hamilelik Efsaneleri
* Diyet Yapma Sırları
Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi? 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
Kalp Sağlığı için 5 Öneri

Tüm yazılar için....... 

Daha önce belki adını bile duymadığınız F ve P vitaminini kullanın, 30 yaş gençleş...

Prof.Dr. Mehmet ÖZ'den yeni reçete: Kansere karşı koyu renkli besinlere ağırlık verin. Beyaz şeker, trans yağlar ve diyet ürünlerinden kaçın. Peki ne yiyelim? Mesala semizotu, böğürtlen, brokoli, sarımsak...

- Kansere karşı bitkilerle ve doğal yöntemlerle tedaviye nasıl bakıyorsunuz?

MEHMET ÖZ'DEN YENİ REÇETEBitkilerle tedavi asırlardır var olan bir yöntem. Bugün kullanılan ilaçların bir çoğu bitkilerden oluşuyor. Kansere karşı birçok ilaç, bitkilerden elde ediliyor. Ama hangi bitkilerin ne zaman kullanılacağını insanlara öğretmek gerekiyor. Bazen çay şeklinde, bazen de yemeğe baharat olarak karıştırılanlar var.

- Bitkisel tabletlerin alınmasında sakınca var mıdır?

Evet, sakıncası var. Çünkü içindeki maddeler kuvvetli olduğu için ilaç gibi tesirli değiller. Bitkisel takviyelerle birlikte bir hastalıkta kullanılan ilaçlar aynı anda alındığında pek çok yan etki yapabiliyor. Örneğin, sarı kantoron bitkisi depresyona iyi gelir. Doğum kontrol hapı ile birlikte sarı kantoron alınırsa, hamile kalınma riski artar.

- Günlük hayatımızda neleri kullanmalıyız?

Uyku için papatya çayı, mide ağrıları için zencefil ve baş ağrıları için lavanta kullanılabilir. Bunlar çay şeklinde de tüketilebilir.

- Peki kanserin can dostu sigarayı bırakmanın yolları neler?

Kişi, kendi kendine bırakmaya çalışırlarsa yüzde 5 başarılı olur. İlaçla bırakırlarsa başarı oranı yüzde 50'dir. Sigara kullanan bir insan sabah kalktığında ilk 2 saat sigara içmeden durabiliyorsa burada sigara ile kişi arasında duygusal bir bağ var demektir. Eğer kişi ilk 2 saat sigara içmeden duramıyorsa kimyasal bir bağımlılık vardır. Ortalama bir insan sigarayı 6 kez bırakmayı denedikten sonra başarılı olabilir. Ümitsizliğe kapılmasınlar.

- F vitamini, İngilizcede 'friendship', yani dostluk ve arkadaşlık anlamına geliyor. F vitamininin insanlar üzerindeki etkisi nedir?

Bizler kendi kendimizi ayrı ayrı değil de birlikte değerlendirip, daha sıkı dostluk ve arkadaşlık ilişkisi içinde olduğumuzda, vücudumuz oksitoksin ve prolaktin hormonları salgılıyor. Bunlar bizi sakinleştiren, stresimizi azaltan ve insanların birbirleriyle bağlarını kuvvetlendiren hormonlardır. İnsanların aile bağları, arkadaşlık bağları kuvvetlenirse ve sosyal ilişkileri iyi ise o zaman pek çok hastalığa karşı bağışıklık sistemi daha güçleniyor. Bu bilimsel olarak doğruluğu ispatlanmış bir konu. Yani F vitamini mutluluk ve gençlik vitaminidir. Üstelik ücretsizdir ve eczanelerde satılmaz.

- P vitamini nedir? Yararları nelerdir?

P vitamini, yani 'patlıcan' çok faydalı olan koyu renkli bir sebzedir. Kendini güneşten nasıl koruyorsa sizi de güneşin kötü etkilerinden öyle korur. Patlıcan, şeker hastalığı riskini azaltır. İçinde bulunan bioflovin maddesi arterleri genişletir, damarları açar. Tansiyonu (kan bansıncını) ve kötü kolestrolü %30 oranında düşürür. Patlıcanın kızartma hariç tüm çeşitleri yenebilir.

- Patlıcan unutkanlığa da iyi geliyor mu?

Patlıcan, unutkanlığa da iyi gelir ama aslında unutkanlığa iyi gelen baharatlar hardal, köri ve sarı safrandır. Bu baharatların Alzheimer hastalığına yakalanma riskini yüzde 25 oranında azalttığı bilinmektedir.

BELİNİZİN ÖLÇÜSÜNÜ ALIN!

BOYUNUZUN ölçüsünün yarısı sizin maksimum bel ölçünüz olmalıdır. Yani boyunuz 1.70 cm ise bel ölçünüz 85 cm'i geçmemelidir.
Erkeklerde bel ölçüsü 100 cm'yi, kadınlarda ise 92 cm'yi geçmemeli. (Detay)

DİYET ÜRÜNLERİNİN SAKINCALARI

'DİYET ürünler kimyasallar içerir. Eğer bir yemeğin içine tatlandırıcı koyuyorsanız ve kendinizi rahatlatıyorsanız aslında beyninizi aldatıyorsunuz ve kilo almaya devam ediyorsunuz. Alışveriş sepetinde asla olmaması gereken 5 yiyecek:
- Beyaz şeker
- Mısır şurubu içeren içecekler: Renkli meşrubat, gazlı içecekler ve diyet ürünler
- Donmuş yağlar: Et yağı ve tereyağı
- Trans yağlar
- Lifsiz besinler: Beyaz ekmek ve makarna.

F VİTAMİNİ SİZİ 30 YAŞ GENÇLEŞTİRİYOR

BELKİ daha önce siz de 'F vitamini diye bir şey hiç duymadım' diyenlerdensiniz! Ancak hepimizin en azından bir tane dostu vardır ve F vitamini dediğimiz sağlık iksirinin kaynağı da dostlardır... Bazen sizde stres yaratan işlerin bir listesini yapıp, onlardan kurtulmanız gerekebilir. Bazen evdeki işlerinizi bir kenara bırakıp, en yakın arkadaşınızla dışarı çıkıp eğlenmeye ihtiyaç duyabilirsiniz. 'Vitamin F'nin (Friendship - Türkçesi
arkadaşlık- kelimesinin baş harfi olduğu için 'F') sağlığınıza faydaları saymakla bitmez.

BİR DOST YETER

Yapılan son araştırmalara göre; güçlü sosyal iletişim içerisinde olanlarda depresyona girme ve ölümcül krizlerin oluşma riski azalıyor. Düzenli F vitamini kullanmak, sizi gerçek yaşınızdan 30 yaş daha genç hale getirebilir. Çünkü bu sayede stresten uzak bir yaşamınız olur. Dostluğun sıcaklığıyla, gergin olduğunuz zamanlarda bile kan damarlarınızda pıhtılaşma ve kalp krizi geçirme riskiniz yüzde 50 azalır.

Kanserden koruyan içecek tarifi:
- 2 fincan ıspanak
- 2 adet salatalık
- 1 baş kereviz
- 1 tatlı kaşığı zencefil
- 2 elma
- 1 tutam maydanoz
- 1 lime suyu ya da yarım limon suyu

Sağlık deposu besinler

- Böğürtlen
- Yaban mersini
- Koyu renkli meyve ve sebzeler
- Brokoli
- Roka
- Maydonoz
- Sarımsak
- Domates
- Zeytinyağı

Süper market reyonlarında kolaylıkla bulunan ürünler
- Sebzeler ve meyveler
- Derin dondurucu reyonundaki yeşil soya fasulyesi
- Tam tahıllı besinler
- İçecekler: Portakal suyu, yeşil çay, nar suyu, soya sütü

Prof.Dr. Mehmet ÖZMEhmet ÖZ
 
* Hamilelik Efsaneleri
* Diyet Yapma Sırları
Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi? 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
Kalp Sağlığı için 5 Öneri

Tüm yazılar için....... 

Genler her şeyi belirler mi? Gerçekten iki kişi yerine yiyebilir misiniz? Hamilelikle ilgili birçok bilgi ve tavsiye duyarsınız; bazıları iyi olabilir ancak çoğu nesilden nesile aktarılan birtakım saçmalıklardan başka bir şey değildir. Birkaç önemli gerçeği bilmek daha mutlu ve daha sağlıklı bir hamilelik geçirmenize yardımcı olacaktır. Prof.Dr. Mehmet ÖZ

HAMİLELİK EFSANELERİ
Efsane 1: Genleri kontrol edemezsiniz!

Bildiklerimiz: Göz rengi ve saç dökülmesi gibi bazı özellikler DNA’dan kaynaklanırken, uzmanlar bel ölçüsü veya zeka gibi özelliklerin DNA’dan kaynaklanmadığını keşfettiler. Bilimde yeni bir alan olan Epigenetik, rahmin içinde gerçekleşen şeylerin, hangi genlerin açılıp kapanmasını etkilediğini buldu.

Vücudunuzun planı olan DNA, gelişim sırasında açılır ve kopyalanır. Bu kopyalama işlemi gerçekleşirken yaşadığınız şeyler, yani yedikleriniz, maruz kaldığınız toksinler gibi, bu fotokopi makinesinin düzgünce çalışmasını durdurabilir. Epigenetiğin bu temel kuralı, çocuklarımıza hangi genleri aktardığımızı kontrol edemezken hangi genlerin açılıp kapandığını kontrol edebiliriz.

Ne yapabilirsiniz: Hamilelik esnasında fit ve sağlıklı kalmanız çocuğunuzun genlerinin hayatı boyunca nasıl işleyeceğini önemli ölçüde etkileyebilir. Ne yazık ki hamileliklerin yüzde 50’si planlanmamış olduğundan çoğu kadın embriyonal ve fetal dönemin ilk haftalarında sağlıklı bir aşama sağlama fırsatını kaybederler. Hamile kalma planlarınız yoksa bile basit adımlar atarak sağlığınızı düzeltebilir, böylece hamile kaldığınızda gelecekteki çocuğunuza en iyi başlangıcı sağlamış olursunuz.

Efsane 2: İki kişi yerine yiyorsun

Bildiklerimiz: Özellikle hamileliğe kilolu başlayan kadınların hamilelikte çok fazla kilo alması anne adaylarına, gebelik diyabeti gibi, gelişmekte olan fetüsün sağlığını tehdit edebilecek zorluklar getirir.

Ne yapabilirsiniz: Normalden biraz daha fazla kalori, birçok önemli vitamin ve mineral sağlayan dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı uygulayın.

Kalori sayma kuralları: İlk üç aylık dönemde normal beslenme programınıza fazladan günlük 100 kalori ekleyin. Bu, fazladan bir bardak yağsız sütle eşdeğerdir. İkinci üç aylık dönemde bunu 250 kaloriye kadar çıkarabilir veya bir avuç ceviz ekleyebilirsiniz. Son üç aylık devrenizde ise günlük fazladan 300 kalori veya iki adet meyve tüketebilirsiniz.

Multivitamin takviyesine zaman ayırın: Hem folik asit hem de demir içeren multivitamin kullanın. Folik asit, omuriliğin tamamen kapanmadığı, doğuştan gelen bir bozukluk olan spina bifidayı önler ve çocuklarda kanser riskini yüzde 50-60 oranlarında azaltabilir. Demir kırmızı kan hücrelerinin yapı taşıdır ve bebeğiniz ihtiyacı olanı sizden alarak sizde demir eksikliğine neden olur.

Kalsiyum, Magnezyum ve D Vitamini: Bütün bunlar güçlü kemiklerin yapı taşlarıdır ancak bilimadamları D vitamininin (günlük dozda) aynı zamanda bağışıklık sisteminizi desteklemede önemli bir rol oynadığını keşfetti. Hamilelik esnasında, bağışıklık sisteminiz sizinle birlikte yaşamaya başlayan yabancı bir bedene alışmaya çalışırken biraz zayıflar. Ve bu da D vitaminini siz hamileyken hastalıklarla savaşmanıza yardımcı olan önemli bir besin maddesi yapar.

Omega-3’ü tercih edin: Yeterli miktarda Omega-3 almak gelişen bebeğinize yardımcı olmanız için atabileceğiniz en önemli adımlardan biridir. Çünkü bu yağlar doğrudan beyin gelişimini etkiler. Ayrıca araştırmalar bu yağların depresyon riskini de azalttığını gösteriyor. Bazı doğum öncesi alınan vitaminler artık Omega-3 içeriyor. Omega-3; somon ve cevizde de bulunuyor.

Efsane 3: Cinsel pozisyonlar bebeğinizin cinsiyetini belirleyebilir.

Bildiklerimiz: Kadın sperminin daha yavaş ilerlediği, daha uzun yaşadığı ve erkek sperminin daha canlı fakat kısa ömürlü olduğu doğrudur, ancak kız mı erkek mi olacağını belirleyen kanıtlanmış bir cinsel ilişki şekli yok.

Ne yapabilirsiniz: Obstetrisyenler hamile kalmanıza yardımcı olabilecek pozisyonun cinsel ilişki sonrası alınan pozisyon olduğuna katılıyorlar. Kalçayı 30 dakikalığına yükselterek yer çekiminin rahime ulaştırabildiği kadar çok sperm ulaştırmasını sağlamak.

Efsane 4: Karnınızın şeklinden bebeğinizin cinsiyetini anlayabilirsiniz.

Bildiklerimiz: Bir kadının gelişen bebeği karnında nasıl taşıdığı, kadının doğal yapısından etkilendiği kadar, karın duvarı ve rahmin kuvvetinden, ceninin bulunduğu pozisyondan da etkilenir. En alt kaburga kemiğiyle leğen kemiğinin tepesi arasında fazla mesafe olan kadınlar kısa mesafe olan kadınlardan daha farklı taşırlar.

Ne yapabilirsiniz: Elinizde bebeğinizin kız olduğuna dair ultrason görüntüleri olduğunda, inatla erkek bebeğiniz olacağını söyleyen otobüsteki yabancıya bunu kibarca açıklayın.

Prof.Dr. Mehmet ÖZMEhmet ÖZ
 
* Diyet Yapma Sırları
Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi? 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
Kalp Sağlığı için 5 Öneri

Tüm yazılar için....... 

Dr. Öz'ün diyet yapma sırları

Modası geçici diyetleri bir kenara bırakın. Karbonhidrat hesaplamaktan vazgeçin. Ben ve ekibim gerçekten işe yarayan bir beslenme programı geliştirdik. Yaz için kilo vermeye ve bellerini inceltmeye çalışanlara kesin sonuç verecek bir yardımda bulunmak istiyoruz.

Amacımız bel ölçüsünü ideal ölçü olan, kadınlarda 82.5 cm, erkeklerde 89 cm’ye düşürmek ve yemek yemek o kadar serbest ki diyet yaptığınızın asla farkına varmayacaksınız. Daha güzel beslenmeye giden yoldaki ilk adım mutfağınızdakilere bir durum değerlendirmesi yapmak.

Diyetinizde ömür boyu yasaklanması gereken birkaç öğe var

-Kaçınılması gereken ilk içerik genellikle yarı hidrojene yağ kılığına giren hidrojene yağdır.
-Aynı zamanda yiyeceklerimizden şeker ve yüksek fruktozlu mısır şurubunu çıkarmalıyız. Her yıl 28 kiloya yakın yüksek fruktozlu mısır şurubu içiyoruz. Bu da tipik bir Amerikalıya yaklaşık 15 kilo aldırıyor.
-Zenginleştirilmiş un da kaçınmanız gereken içerik. Zenginleştirilmiş kelimesi bütün yararlı maddelerin alınıp yerine çok azının geri konması anlamına geliyor.
-Beyazlatılmış unun içinde bulunduğu beyaz besinler. Buzdolabınızda bulunabilecek beyazlar yalnızca yumurta beyazı, karnabahar ve balık olmalıdır.

Etiketteki içerikleri okuduktan sonra yiyeceğinizde ne kadar doymuş yağ ve şeker olduğuna bakın. Bir porsiyonda dört gramdan daha az doymuş yağ ve şeker içeren yiyecekleri tercih edin.

Çoklu doymamış ve tekli doymamış yağların sizin için iyi olduğunu ve depresyonla mücadele etmeye yardımcı olduklarını unutmayın.

İhtiyacınızı karşılayan bir şey bulamadınız gibi mi geliyor? Doğruca sebze meyve reyonuna gitmeniz ve taze meyve sebze depolamanız gerekiyor. Paketlenmiş ürünler genelde zararlı, yapay içeriklere sahiptirler çünkü raf ömürlerinin daha uzun olması için üretilmişlerdir.

Süpermarket rafları sağlıklı gibi görünen yiyeceklerle doludur... Buna kanmayın. Yediğimiz şekerin yüzde 50’si salata sosları ve alkolsüz içecekler gibi ‘yağsız’ besinlerden geliyor.

Aslında, kadınlar günlük kalorilerinin yarısını salata soslarından alıyorlar! Ben, onlar yerine daha sağlıklı bir alternatif olarak zeytinyağı ve sirkeyi öneriyorum.

Eğer öğleden sonra atıştırmak için tatlı veya tuzlu krizine girdiyseniz, en yakındaki yiyecek satış otomatına paraları kaptırmadan önce iki kere düşünün. Krizimi bastırmak istediğimde her yere taşıdığım acil durum atıştırmalıklarıma güvenirim.

Elma, havuç ve yemişler dikkate almanız gereken atıştırmalıklardır. Bir bardak sebze suyu da isteğinizi azaltacaktır. Muhtemelen aklınıza gelmemiş bir başka atıştırmalık ise nefes tazeleyicilerdir.Nefes tazeleyicileri seviyorum çünkü çoğu zaman beynimizdeki iştah merkezi bize yalnızca ağzımıza bir şey koymamızı söyler, neyi koyacağımızı değil.

Bence bir bardak su, iyi bir uyku veya seks de iştah merkezinizi tatmin edebilir.

Yağla savaşmanın bir diğer yolu ise baharat kullanmak! Yemeğinize kırmızı biber veya tarçın eklemek iştahınızı azaltabilir. Küçük bir tabakla başlamak da %33 daha az yemenize yardımcı olur. Kahvaltı, diyetimizin bir diğer önemli parçası. Her gün kahvaltı yapan kişiler daha zayıftırlar. Metabolizmanızı kahvaltıyla çalıştırın kahvaltıyı atlamayın!

Kahvaltı ve öğle yemeklerinizi otomatikleştirmeyi deneyin.

Bu kadar fazla yağ almamızın sebebi çok fazla seçeneğimiz olmasıdır... Her şeyden birazcık istiyoruz.

Kahvaltı için her gün, aynı şey veya az çeşitlilikteki aynı şeyleri yemelisiniz. Yulaf ezmesi, tam tahıllı gevrekler ve yumurta beyazıyla yapılmış omletler mükemmel seçimlerdir. Sonra aynı şeyi öğlen yemeği için yapın. Hoşunuza gideni bulun ve onu yemeye devam edin. Akşam yemeği geldiğinde ise bol bol çeşitin tadını çıkarın.

İlk olarak, her gün en az yarım saat yürümenizi öneriyorum. Yürümek, diğer bütün egzersizlerin temelidir çünkü dayanma gücünüzü artırarak vücudunuzu sıkı bir antrenmana hazırlar. Günlük 10,000 adım yürümeye kendinizi alıştırmalısınız. İkinci adım ise, haftada 30 dakikalığına ağırlık kaldırarak kaslarınızı çalıştırmak. Bir dambıl, bir şişe süt veya minik çocuğunuzu kaldırabilirsiniz. Ortalama 30 yaş bayanlar dizlerini kırarak 45 defa (ve her on yılda bir 5 defa azaltarak) ortalama 30 yaş erkekler ise dizlerini kırmadan 35 defa yapabilmeliler (ve yine on yıl eklendikçe beşer hareket azaltarak).

Herkes haftada yaklaşık bir saat çok çalışmak için gayet göstermelidir. Ne kadar uzun yaşayacağınızın belirleyicisi, kalbinizi ne kadar iyi çalıştırdığınızdır.

İncinmeleri önlemek için her çalışmadan önce esneyin. Ben yoga yapıyorum ancak siz lisedeki beden eğitimi derslerinizde öğrendiğiniz esneme hareketlerini de uygulayabilirsiniz. Her yerde yapabileceğiniz bir yağ yakma hareketi bulunmakta kıpırdanmak! Her yıl yaktığınız 1 milyon kalorinin çoğu siz onları vermeyi düşünmeden kendiliğinden gider.

Kalorilerin yüzde 30’unun yalnızca 15’i kasıtlı yaptığınız fiziksel aktivitelerle yanar, yani kıpır kıpır olmak gibi eklemelerle de kalori vermeye devam edebilirsiniz.

Sağlıklı yemek tarifleri:

Patates püreli, limonlu tavuk ( 2 porsiyon porsiyon başına 273 kalori)

Malzemeler:
Tavuk malzemeleri:

- 2 parça derisi ve kemikleri alınmış tavuk budu (her biri yaklaşık 100 gr)
- 1 limonun suyu
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- 2 taze soğan, dövülmüş
- 1 çay kaşığı hardal Tatlı patates malzemeleri;
- 2 tatlı patates fırınlanmış ya da haşlanmış
- 2 çorba kaşığı portakal suyu
- 1/4 fincan kuru üzüm
- 1/2 çay kaşığı tarçın
- Tuz ve taze dövülmüş karabiber ( tercihe bağlı)

Hazırlanışı: Tavuğu hazırlamak için ızgarayı ısıtın ve tavuğu ızgara tavasına yerleştirin. Geri kalan tavuk malzemelerini karıştırıp tavuğun üzerine serpin. Isı kaynağından 10-15 cm uzakta 12 ila 15 dakika süre ile pişirin. Patatesi hazırlamak için, sıcak tatlı patates püresini bir kaseye koyun. Tuz ve biber dışında geri kalan patates malzemelerini ekleyip iyice karıştırın. İstiyorsanız tuz ya da biber ile tatlandırın. Tavuk ile birlikte servis yapın.

İçinde sizin için ne var?

Toplam yağ: 10.9 gr
Doymuş yağ: 2 gr
Sağlıklı yağlar:7.9 gr
Lif : 1.4 gr
Karbonhidrat : 20.6 gr
Şeker :12.7 gr
Protein: 24.7 gr
Sodyum :336 mg
Kalsiyum:39.5 mg
Magnezyum :41 mg
Selenyum: 16.5 mikrogram
Potasyum:494 mg

Prof.Dr. Mehmet ÖZMEhmet ÖZ
 
Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi? 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
Kalp Sağlığı için 5 Öneri

Tüm yazılar için....... 

Gıda takviyelerinin bilinmeyen tehlikeleri

Prof.Dr. Mehmet ÖZ - Beslenme takviyeleri geniş yelpazede, vitamin ve mineraller, bitkisel ürünler, amino asitler, doku ekstraktları ve diğer bileşimler içeren ürünleri kapsar. Çoğu besin takviyesi (takviye olarak söz edeceğim) hastalıkları önlemede inanılmaz derecede işe yarıyor. Örneğin; folik asit doğuştan oluşan özürleri, kalsiyum ve D vitamini ise kırıkları önleyebiliyor. Ancak, bütün takviyeler etkili değildir. On binlerce takviye satılmakta ve sadece bazıları çok etkili olmaktadır. Daha da kötüsü, bazıları yarar sağlamaktan çok zarar vermektedir...

GIDA TAKVİYELERİ TEHLİKELİ Mİ
Size besin takviyeleriyle ilgili en önemli güvenlik koşullarından bazılarını özetleyip bu takviyeleri güvenle seçebilmeniz için öneriler sunacağım:

Besin takviyesi üreticileri, ürünlerinin etkili olduğunu satmadan önce kanıtlamak zorunda değillerdir.

Takviye üreticileri, ürünün içeriğinin yan etkisi olduğu biliniyorsa, tüketiciye yan etkilerden bahsetmek zorunda değildir. Bileşmiş bitkisel takviyelerin sağlığa etkileri hakkında çok az şey bilinir.

Etiketlerde yazan içeriklerin miktarı genellikle hatalıdır: Çoğu takviye etikette yazdığından daha farklı miktarlarda içeriklere sahiptir. Araştırmalar düşük kaliteli takviyelerin hem perakende satış mağazalarında hem de internette satıldığını ortaya çıkardı. Bazı uzmanlar satılan her dört besin takviyesinden birinin, miktarları yanlış etiketlediğini tahmin ediyor.

Özellikle internet üzerinden satışa sunulan birçok takviyede, enfekte edici etkenlere rastlandı.

Gıda takviyelerin güvenli kullanımı için işte 8 ipucu:

1. Bu takviyeleri güvenle kullanmanızın en iyi yolu ihtiyacınız olmayan takviyelerden kaçınmaktır. Takviyeleri ancak sizin için gerçekten faydalı olacak içerik(ler) hakkında sağlam bilginiz varsa kullanın.

2. Sadece ihtiyacınız olan içeriğe sahip takviyeleri tercih edin. Eğer D vitaminine ihtiyacınız varsa yalnızca D vitamini içeren bir takviye alın.

3. Birden fazla bitkisel içeriği olan takviyelerden kaçının. Birden fazla bitkinin sağlığınız üzerindeki etkisini belirlemek çok zordur.

4. Eğer reçeteli ilaç kullanıyorsanız veya bir sağlık durumunuz varsa doktorunuza, almayı düşündüğünüz takviyenin sizin için uygun olup olmadığını sorun.

5. Hastalık iyileştirici olarak satılan takviyelerden uzak durun, örneğin; diyabeti, yüksek tansiyonu veya yüksek kolesterolü tedavi etme amaçlı satılan takviyeler gibi... Bu takviyeler reçeteli ilaçlarla birlikte daha çok enfekte etme özelliğine sahip olurlar.

6. Kilo vermenize, cinsel ya da atletik performansınızı artırmaya yardımcı olduğu öne sürülen takviyelerden kaçının. Bu takviyeler yalnızca reçeteli ilaçlarla değil aynı zamanda tehlikeli türevlerle de enfekte edici hale gelir.

7. Eğer takviye ürününün herhangi bir yan etkisi olursa derhal ürünü kullanmayı bırakın ve doktorunuza haber verin.

8. Takviye ürünlerini dikkatle seçerek ve özenle kullanarak, ciddi yan etki yaşama riskinizi en aza indirgerken, takviye ürününden maksimum faydayı elde edebilirsiniz.

GÜNLÜK DOZ: D VİTAMİNİ

D vitamini, günlük sağlıklı beslenmenizin önemli bir parçasıdır. C vitamininin bağışıklık sistemine olan bütün faydalarını duymuşsunuzdur ama şimdi alfabede bir harf ilerlemenin tam sırası. Aslında D vitamininin soğuk algınlıklarıyla savaşmada daha önemli bir vitamin olduğu ortaya çıkmıştır. Benim yaşlanma karşıtı listemin önemli bir üyesi olan D vitamini, vücudumuzda pek çok role sahiptir:

- Kalsiyum emilimi ve kemik sağlığını güçlendirme
- Bağışıklık fonksiyonlarını artırmak
- Sinir ve kasların sağlıklı çalışması
- Bazı kanser türlerine karşı koruma

Bu kadar mükemmel bir besleyici olan D vitamini, her zaman, hak ettiği ilgiyi göremiyor. Bunun nedeni doğadaki çok az yiyeceğin D vitamini içermesi olabilir. En iyi kaynaklar somon, ton balığı, uskumru ve balık ciğeri yağıdır.
Dana ciğeri, peynir ve yumurta sarısı da az miktarda D vitamini içerir. Eğer bu yiyecekler size çekici gelmediyse iyi haber: Günlük dozunuzu alabilmek için ağızdan D vitamini almanıza gerek yok! D vitamini, güneş ışığından gelen UV ışınlarıyla da vücudunuzda üretilir.

UV ışınları, daha sonra karaciğerinizde kullanılır hale getirilen D vitamini sentezini tetikler. Bu da güneşli bir günde dışarıda geçireceğiniz 10-15 dakikanın D vitamini almak için en iyi yollardan biri olduğu anlamına geliyor. Güneş koruyucu sürmenin yeterli D vitamini almanızı engelleyeceğini unutmayın.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ MEhmet ÖZ 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
* Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
* Kalp Sağlığı için 5 Öneri
Tüm yazılar için 

TOKSİK ŞİŞKİNLİK VE 3 NEDENİ

Şişkinlik hissi ve bunun yarattığı sıkıntı neredeyse her kadının tanıdığı bir durumdur. Bunun alınan gıdalar ve stresle ilgili olduğunu düşünüp pek kimse üzerinde de durmaz. Ancak bazı durumlarda masum görünen bu şişkinlik toksik olabilir. Zararsız bir baş belası gibi görünen şişkinlik özellikle kadınların başına gelen en tehlikeli hastalıklardan bazılarının tipik bir belirtisidir. Bunun bir hazımsızlık durumu mu yoksa sağlığınızın tehlikede olduğunu gösteren bir uyarı mı olduğunu nasıl anlarsınız? İşte rehberiniz...

Şişkinlik nedir?

TOKSİK ŞİŞKİNLİK VE 3 NEDENİ
Yiyecekler midenize ulaştığında asitler sindirme işlemine başlar ancak işin büyük bölümü ince bağırsak tarafından gerçekleştirilir. Oradaki enzimler şeker, protein ve yağları işleyerek vücudunuzun onları emmesine yardımcı olur. Eğer geniş moleküller bu adımı atlatırlarsa, bakterilerin görevi sonlandırdığı yere; kalın bağırsağa ulaşırlar. Görev sırasında bu bakteriler gaz salınımında bulunurlar ve bağırsaklarınız şişkin hale gelir. Siz de aşırı tokluk ve ağrı hissedersiniz, aynı zamanda pantolonlarınız üzerinize olmaz. Sorbitol ve fruktoz gibi ince bağırsakta kolayca sindirilemeyen maddelerin artan kullanımı, azalan egzersiz düzeyleri (sindirim sisteminin doğru düzgün çalışmasına yardımcı olan), ve bazı antibiyotiklerin aşırı kullanımından dolayı kaybedilen yararlı bağırsak bakterileri gibi yaşam tarzı faktörlerindeki değişiklikler yüzünden nüfusun büyük bir çoğunluğu için şişkinlik yükselişte. Bu faktörlerin neden olduğu şişkinlik rahatsızlık verici fakat zararsızdır.

Şişkinliğinizi ciddiye almanız gereken 3 durum

1. Divertikülit: Kalın bağırsak görevini yaparken (vücut dışkılarının rektum ve anüs kanalıyla dışarı atılması işlemi) bazen yüzeyi küçük torbacıkları dışarı atar ve divertikülozis denilen durum meydana gelir.
Eğer dışkısal maddeler bu torbacıkların yolunu keserse çok daha ciddi bir durum olan divertikülit oluşumuna neden olabilecek bir iltihaplanma meydana gelebilir. İltihaplanma bağırsağınızda bir kere başladı mı, karın boşluğuna gitme riski vardır ve bu da yaşamı tehdit eden bir enfeksiyona neden olur.

Divertikülozis belirtileri

Divertikülozis, divertiküle dönüşmeyebilir ve bir soruna yol açmayabilir. Ancak şu belirtiler divertikülozis olduğunuzu ve böylece divertikülite daha eğilimli olduğunuzu gösterir.
- Büyük abdestinizi yaparken zorlanıyorsanız
- Büyük abdestinize sık sık çıkıyorsanız ve küçük tanecikler şeklindeyse
- Karnınızın alt sol çeyreğinde kramplar varsa (şiddetli değildir)
- Şişkinlik varsa

Divertikülit belirtileri

Divertikülozisin belirtilerinin yanı sıra, divertikülitin belirtileri arasında şunlar vardır:
- Şiddetli ağrı (hastaneye gitmeniz gerekip gerekmediğini düşündüren cinsten)
- Aralıklı olmak yerine haftalarca geçmeyen şişkinlik
- Kabızlık
- Büyük abdestinizde kan

2. İnce bağırsaklarda aşırı bakteri çoğalması: İnce bağırsağınız bağırsak yüzeyindeki küçük çıkıntılar olan vilüsler yoluyla yiyeceklerdeki besinleri emer. Eğer ince bağırsağınızda bakteriler çoğalırsa (normalde orada bulunmazlar) vilüsleri yok edebilirler böylece besinlerin emilimini engellemiş olurlar. Daha büyük yiyecek parçaları bir kez daha, gaz üreten bakterilerin üzerlerinde çalıştığı ince bağırsağa doğru yol alırlar ve şişkinlik, ishal sıkıntınız başlar.

Aşırı bakteri çoğalmasının belirtileri

- Özellikle yemeklerden sonra şişkinlik
- Yorgunluk
- İnce bağırsaktaki bakteri çoğalması genellikle doktorlar arasında anlaşılamaz, bu yüzden doktorunuza bakmasını söylemeniz gerekir. Bazı yerlerde bakterinin varlığını saptayan nefes testleri mevcuttur veya ince bağırsaktan örnek sıvı alıp incelerler.

3. Yumurtalık kanseri: Önceleri yumurtalık kanseri sessiz katil olarak bilinirdi çünkü gelişip, tedavi edilemez bir duruma gelen kadar çok az belirti gösterirdi. Ama artık doktorlar, dikkatle dinlediğinizde hastalığın birkaç uyarı belirtisi fısıldadığını fark etti. British Medical Journal’da son günlerdeki bir makalede en çok şişkinliğin öngörülür olduğu yazıldı. Yumurtalıklar kanserli olduğu zaman genelde büyürler ve karında şişkinliğe benzer büyüme oluştururlar. Yumurtalık kanseri döneminde oluşan hormonal değişiklikler de şişkinliğe yol açabilir.

Yumurtalık kanserinin belirtileri

- Reglinizdeki önemli değişiklikler
- Sürekli şişkinlik (özellikle bel ölçünüz arttıysa ve inmiyorsa)
- Menopoz sonrası kanamalar
- Sıkça idrar kaçırma
- Rektal kanama Şişkinlik üzerine son söz Eğer şişkinlikle ilgili aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız (veya bir haftadan uzun süren şişkinlik şikayetiniz varsa) doktorunuzdan bir randevu alın ve iyice muayene olun.
- Ağrı
- Bağırsak alışkanlıklarınızda değişiklik
- Kilo kaybı
- Büyük abdestinizde kanama.


1 dakikada sağlık

Cildinizin yaşını nasıl anlarsınız?

Cildinizin normalden daha hızlı yaşlanıp yaşlanmadığını anlamak için yüzünüzün parmak izini çıkarın. Başlarken, yüzünüz en az iki saat temiz olmalıdır. Bir parça seloteyp alın ve kafa derisi ve kaşların arasında kalan orta alnınıza yapıştırın ve sonra birkaç dakikalığına yavaşça bastırın.

Sonra dikkatlice çıkarın ve aynı bantı gözlerinizin dış kenarından, yanaklarınızın üzerine ve ordan dudaklarınızın üzerine getirin. Tekrar birkaç saniyeliğine bastırın ve çıkarın.

Eğer bant tamamen pürüzsüzse cildiniz 30 yaşındaki tipik bir cilttir. Eğer ince tabaka halinde deri veya ölü hücreler olup, hiç çizgi yoksa cildiniz 40 yaşında demektir.

Son olarak soyulmuş deri ve küçük çizgiler varsa cildiniz 50 yaşındaki bir cilttir. Unutmayın ki, güneş kremi kullanarak, Omega 3 bakımından zengin olan balık ve yemişlerden bolca tüketerek kırışıklıkları geciktirebilirsiniz.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ MEhmet ÖZ 
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
* Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
* Kalp Sağlığı için 5 Öneri
Tüm yazılar için 



REKLAM
Reklam için İletişim Linkini Kullanınız
REKLAM


REKLAM
REKLAM
OKUNASI
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web