|
Ne yaptıysa kilo veremiyordu. Sonunda bir hipnoterapi kliniğine başvurdu. Ve istediğini başardı. Hem de olmayan bir şeye inanarak... Aşırı kiloları nedeniyle bir hipnoterapi kliniğine başvuran kadın, ‘hayali mide kelepçesiyle’ 25 kilo verdi. MİDESİNDE KELEPÇE OLDUĞU TELKİN EDİLDİ İngiltere'de yaşayan bir kadının kilo vermek için başvurduğu yöntem, beynin olayları algılama şeklinin ve vücuda verdiği komutların fizyoloji üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Marion Corns (35), eski formuna kavuşmak için her yolu denedi. Onca diyete ve egzersize rağmen başarılı olamayan üç çocuk annesi, son çare olarak İspanya’da bulunan bir hipnoterapi kliniğine başvurdu. Seanslarda, kendisine ‘iştahın kesilmesini sağlayan mide kelepçesinden takıldığı’ telkin edilen Corns, bıçak altına yatmadığı halde tam 25 kilo verdi. BEYNİN İKNA OLMASI CİDDİ ETKİLİ Uzmanlara göre, beynin “ikna olması”, olayların gidişatını ciddi anlamda etkiliyor. Beynin yarattığı ‘placebo’ etkisi, zararlı alışkanlıklardan kurtulmaktan ağrı ve acının dinmesine kadar pek çok alanda olumlu etki gösterirken, bunun tam tersi olan ‘nocebo’ etkisi, olumsuz hatta ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Hipnotizma, geçtiğimiz yüzyılda sahne şovlarının bir parçası olarak kabul ediliyordu. Günümüzde ise artık anksiyete ve depresyon gibi ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde bir tedavi yöntemi olarak görülüyor. |
|
|
ABD'li bilimadamları bir virüsün insanların daha çabuk kilo almasına yol açtığını keşfetti. DİKKAT Şişmanlık Virüsü İnsandan İnsana Geçiyor!
ABD'li bilimadamları "Adenovirus-36" virüsünün vücutta yağ depolanmasına yönelik mekanizmayı harekete geçirdiğini tespit etti. Biraz açmak gerekirse, "Ad-37" virüsü kapan insanların aşırı kilolu veya obez olma riski artıyor. Dr. Leah Whigham, "Bu virüs insandan insana geçiyor olabilir. Çevrenizdeki kilolu kişiler yüzünden siz de obez olabilirsiniz. Ancak "Adenovirus-36" virüsünün keşfedilmesiyle ilgili bir de iyi haber var. Çünkü bu virüse yönelik bir aşı geliştirebilirsek obezitenin önüne geçebiliriz" dedi. Dr. Whigham memeli hayvanlarda en az 4 virüsün obezite riskini artırdığını vurgulayarak, "Bu insanlar için de geçerli olabilir. Virüslerin tamamını tespit ettikten sonra aşı üretimi için çalışmalara başlayabiliriz" diye konuştu. Günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri olarak ortaya çıkan obezitenin etiyolojisinde çevre, genetik, nöronal ve endokrin faktörler rol almaktadır. Beslenme ve yaşam tarzında yapılan temel değişikliklere rağmen sorun çözülememiştir. Birçok ülkede obezitenin infeksiyon hastalıkları gibi hızla yayıldığının gözlenmesiyle obezitede patojen etkenlerin rol alıp alamayacağı sorusu akla gelmiştir. Bunun üzerine yapılan araştırmalarla beş tanesi hayvan virusu ve üç tanesi insan virusu olmak üzere toplam sekiz tane viral etkenin obezite ile ilişkili olabileceği saptanmıştır. Bunlar arasında hayvan virusu olarak köpek gençlik hastalığı virusu, Roussassociated virus tip 7, Borna hastalığı virusu, scrapie ajanı ve SMAM-1 virusları bulunmaktadır. Bu virusların ilk dördü santral sinir sistemini etkilerken SMAM-1 virusu direkt olarak adipositler üzerine etkilidir. SMAM-1 virusu insan obezitesi ile ilişkisi olduğu bilinen tek hayvan virusudur. Obezite ile ilişkili insan virusları ise Adenovirus 36 (Ad-36), Ad-37 ve Ad-5'dir. Bu viruslar da adipositler üzerine direkt etkilidirler. Ad-37 ve Ad-5 hayvanlarda obeziteye neden olurken, Ad-36 hem hayvanlarda hem de insanlarda obezite etkenidir. Bu etkenler adipositlerde trigliserit birikimine ve pre-adipositlerin olgun adipositlere farklılaşmasına neden olurlar. |
|
2009'da yapılacaklar yapılamayacaklar* Evlenilecek kız, eğlenilecek kız ayrımı yapan erkelerin kafası kırılacak. Çöz şu işi, kendinden soğutma da evlendiğinle eğleniver be kardeşim.* Ben 'Issız Adam'ım ayaklarına yatıp kendine hava vermeye çalışan adamların başından aşağı bir kova buzlu su dökülecek. * "Magazini sevmiyorum" diyenden korkulacak. Bakalım 2009'da kimler kimler kendini magazinden kaçarmış gibi yapıp renkli sayfalara vuracak? ODUNUN NE SUÇU VAR? ÇORAPSIZ MİNİ ETEK AJDA'NIN BACAKLARI |
|
|
Hintli 70 yaşındaki Devi 70 yaşında ilk doğumunu yaptı.
50 yıllık evli olan Devi'nin kocası ise 72 yaşında ve bu güne kadar çocuk sahibi olamamışlar. Bu hasretlerine tüp bebek yöntemi ile kavuştular ve bebeğin sağlık durumu oldukça iyi.
Haber : msnbc.com Not: Devi bu yıl 70 yaşında anne olan ikinci hintli anne, diğer anne aynı yıl (2008) doğum yapan hintli Omkari Panwar. |
|
|
Her gün fön çektirmekten bıkanlardansanız bu yöntem size göre.İşte 8 ay dayanan fönün sırrı... Kalıcı Saç Düzleştirme işlemi ile artık 8 ay boyunca düz ve daha sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz.
![]() Birçok saç tasarım merkezi tarafından uygulanan kalıcı saç düzleştirme işlemiyle saçlarınız 8 ay boyunca yeni fönlü gibi düz ve parlak gözüyor. Uygulamanın sağlığa zararı olmadığı belirtiyor.
Saç düzleştirme işlemi nasıl yapılıyor? Yapılan tüm işlemlerden sonra denizden, havuzdan, banyodan çıkıldığında saçlarınız yine dümdüz fön çekilmiş gibi durur. İstenildiği zaman maşa yapılabilir ya da dalgalı olarak da kullanılabilir.
Yazıda bahsedilen KALICI FÖN, Saç Bakım ve Saç Tasarım Merekezlerinde yapılabilemektedir. Her gün fön çektirmekten sıkılanlardansanız işte size aylar boyu bozulmayan fönün sırrı... (23.04.2009) Kalıcı Saç Düzleştirme işlemi ile artık 8 ay boyunca düz ve daha sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz. Birçok saç tasarım merkezi tarafından uygulanan kalıcı saç düzleştirme işlemiyle saçlarınız 8 ay boyunca yeni fönlü gibi düz ve parlak gözüyor. Uygulamanın sağlığa zararı olmadığı belirtiyor. Saç düzleştirme işlemi nasıl yapılıyor?*Öncelikle Saç analizi yapılarak saçın durumu kontrol edilir. *Saça Koruyucu sprey sıkılır ve hafifçe taranır. *Saçta yıpranmış kısımlar varsa ön bakım yapılır. *Saçın pul tabakasını açabilecek ürün saçın tamamına sürülür ve bekletilir. *Saç yıkanarak ısıdan korumaya yardımcı bakım spreyi sıkılır. *Saçın her bir bölümü kağıt inceliğinde ayrılarak düzleştirici maşa ile düzleştirilir. Bu işlem saçın uzunluğuna göre gür olma durumuna göre yaklaşık 1-1,5 saat sürer. *Düzleştirilen saça 'Sabitleyici süt' sürülerek beklenir. *Sabitleyici üründen sonra saç durulanır ve son bakım yapılır. *Bu işlemden sonra fırça kullanmadan fön ile kurutulur. *3 gün boyunca saç yıkanmamalı, saçında klips ya da toka kullanılmamalıdır. Yapılan tüm işlemlerden sonra denizden, havuzdan, banyodan çıkıldığında saçlarınız yine dümdüz fön çekilmiş gibi durur. İstenildiği zaman maşa yapılabilir ya da dalgalı olarak da kullanılabilir |
| REKLAM |
![]() |
| OKUNASI |
|
|
|
SAĞLIK KÖŞESİ |