Ana Sayfa
İletişim'e Tıkla İletişim'e Tıkla
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii

 
Reklam
 
Bulunma Sebebiniz?
Bilgi
Moda
Diyet
Sağlık
Güzellik
Son Fotoğraflar
YAPIŞIK PARMAKLAR SİNDAKLİNİ

Sağlıklı Bronzlaşmak İçin
 
Özel Arama

Ana SayfaSağlık>İbrahim Saraçoğlu
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU, Show TV'de yayınlanan ve sevilerek izlenen Seda SAYAN'ın sunduğu Sabahın Sedası programındaydı.
 
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU 'nun Sabahın Sedası'nda paylaştığı bitkisel kürler :

Sinirsel uykusuzluk çekenler

Akşamları yatmadan önce;
1 bardak suyu kaynatıp içine 1 tatlı kaşığı karabaş otunu ilave edip 3 dk. kaynatılacak ve 1 bardak içilecek.

Zona Hasatalığı için Bitkisel Kür :
Taze Semizotu'nu her gün 150-200 gr. tüketilmeli veya yoğurtla karıştırılıp kullanılabilir.

Zona Ağrıları İçin :
Zona ağrılarını dindirmek için günde 2 adet taze armut tüketilmelidir.
Semizotu ve armut aynı anda tüketilmemeli. Aralarında en az 3 saat olmalıdır.

Yumurta çatlamasına yardımcı ve kolay hamile kalma kürü

Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve onbeş dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız.

Yirmi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir.

Bu kürün uygulaması :
Detaylı formül ve kullanımı

Adet günü 30 günün üstüne çıkanlar için Havuç Kürü :

Yarım litre suda 3 taze havucu 20 dakika kaynatın ve yukarıda anlatılan incir kürü ile birlikte tüketin. İncir ve havuç kürü karıştırılıp 1 veya 1,5 bardak tüketilmelidir. 20-25 gün kullanılmalıdır.

Havuç Kürü Şifa DağıtıyorUnutkanlık ve Alzheimer için HAVUÇ KÜRÜ :

Bol bol Can eriği (Papazeriği değil) tüketilmeli ve aşağıda verilen havuç kürü kullanılmalıdır.

Üç ay boyunca her gün
, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir.

Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.
(Detaylı bilgi)


Hamile Kalamayanlar için Mucize Soğan Kürü :

İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız.

Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir.

Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.

Kullanım Detayları - Videolu Anlatım

Adet Sancıları İçin Bitkisel Kür :
Testere dişli aslanperçemi veya Civanperçemi kullanılabilir (mümkünse sarıçiçekli olanı)

Adet döneminin başlamasına üç gün kala uygulamaya başlanır ve bitimine kadar devam edilir. Bir tutam civanperçemi (yaklaşık beş gram) yarım litre kaynamakta olan suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak hafif (kısık) ateşte 3 dakika demlenir. Ilıdıktan veya soğuduktan sonra süzülür. Âdet döneminin başlamasına üç gün kala her gün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Her gün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir. Bu kür her âdet döneminde birkaç ay uygulanır. (Devamı)

Çocuklar için Zihin Açıcı Kür :
Özellikle dikkat dağıtıcı unsurlardan çocuklarınızı koruyun.
Akşam yatmadan önce 1 çay bardağı dolusu taze sıkılmış havuç suyu içirilmeli ve günlük en fazla 50 gr. kaliteli çikolata yiyebilirler.
Yetişkinler bu kürden 1 su bardağı içebilir.

Trigliserit ve Kolestrelolünüz yüksekse :
Yeşil mercimek tüketilmelidir. (Çorba olarak tüketilebilir, çok az yağlı)
Hazırlanışı ve diğer öneriler için

Kolestrol için Çay Tarifi :
1 bardak suda 1 çubuk tarçını beş dakika kaynatıp için. Haftada 3-4 defa içilmeli.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu  son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Çekirdekli Kuru Üzümün Faydaları
* Adet Düzensizliğine Karşı Bitkisel Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür

| Yorumlar (2) | 28.05.2010 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
Sedef Hastalığı, Alerji ve Romatizmalarda Ayaktaki Ödeme Karşı Çekirdekli Kuru Üzüm

Çekirdekli Siyah Kuru ÜzümProf.Dr. İbrahim Saraçoğlu 'dan kürler.

Kür 1: Sedefe bağlı şiddetli kalıntılar

Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmibeş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir. 
- Sedef Hastalığı Hk. Detaylı Bilgi
- Sedef Hastaları DİKKAT 

Kür 2: Alerjiye karşı direnç kazanmak
Alerjiye karşı vücudunuza direnç kazandırmak istiyorsanız, zaman zaman, dört-beş gün arayla arka arkaya, günde iki kez, aç karnına yirmi-yirmi beş tane siyah kuru üzüm çekirdeğini havanda ezip bekletmeden tüketiniz. Alerjik bir bünyeye sahipseniz veya alerjiye karşı yatkınlık gösteriyorsanız bu kürü ayda bir defa dört-beş gün uygulayabilirsiniz.

Kür 3: Romatizmada ayaklardaki ödeme karşı

Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmi beş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir.
- Ödemin İlacı Diyetisyen Sevil Nas Can
-
Ödemi Doğal Yollarla Nasıl Azaltabilirsiniz?


Çekirdekli Siyah Kuru Üzüm Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar :

1) Üzüm çekirdeğinin gücünden faydalanabilmek için, raf ömrünün bir yılı geçmemiş olması gerekir. Eğer satın alacağınız siyah kuru üzüm çekirdeklerinin raf ömrü bir yılı geçmişse, amaca uygun değildir. Çekirdekli kuru siyah üzümün raf ömrünü doldurup, doldurmadığını nasıl anlayabiliriz? Bunun için yapılacak iş oldukça basittir. Satın almadan önce, bir-iki tane çekirdekli siyah üzümden ağzınıza alınız ve dişlerinize zarar vermeden dikkatlice çekirdeklerini çatlatınız. Ve çiğnemeye devam ediniz. Raf ömrünü doldurmamış çekirdeklerin hafif buruk tadı açığa çıkar. Çekirdeği çiğnerken hafif buruk tat alınmıyorsa, bir yıldan fazla rafta beklemiş demektir ve amaca uygun değildir.
2) Kaşıntıya karşı kullanılacak üzüm çekirdeklerinin taze olarak ezilmesi gerekir. Önceden hazır olarak ezilmiş üzüm çekirdeklerinin etkisi hemen hemen yok denecek kadar azdır.
3) Üzüm çekirdeklerini dişlerinizle kırmayınız. Dişlerinize zarar verebilirsiniz. Bunun için havan kullanabilirsiniz.
4) Kullanılacak siyah kuru üzümlerin mutlaka iri çekirdekli olanlarını tercih ediniz. Bazı gösterişli kuru siyah üzümlerin çekirdekleri küçük ve dişler arasında kolayca kırılabilmektedir. Böyle olanları tercih etmeyiniz. Gösterişli, iri etli siyah kuru üzümlerin çekirdekleri hem küçük hem de faydaları yok denecek kadar azdır. Hem de iki kat daha pahalıdırlar. Hem kesenize zarardır hem de faydası yok denecek kadar azdır. Küçük boy siyah kuru üzümlerin çekirdekleri genelde iridir. Satın almadan önce birkaç tanesini parmaklarınızın arasında ezmeye çalışarak, çekirdeklerinin iri olup olmadığını kontrol ediniz.
5) Şeker hastasıysanız önerdiğim siyah kuru üzümü tüketmemeniz gerekir. Ayrıca, şeker hastalarının kaşıntıları kan şekerinin yükselmiş olmasından da kaynaklanabilir. Mutlaka hekiminize danışınız.
6) Şeker hastalarının kan şekerleri normal seviyedeyse ve aynı zamanda sedefe veya strese bağlı kaşıntıları varsa ne yapabilirler? Bu durumda olan şeker hastaları, siyah kuru üzümlerin çekirdeklerini ayırarak çıkarabilirler. Etlerinden ayrılmış siyah üzüm çekirdeklerini havanda ezerek bekletmeden ağızlarına alırlar, çiğneyip yutarlar.
7) On iki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.
8) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir.
9) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir.
10) Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, burada yer alan bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Burada ki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

* Üzümle Gelen Güzellik
* Üzüm Çekirdeğinin Faydaları (Video)
* Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları (Prof.Dr.İbrahim SARAÇOĞLU)
* Kara Üzüm Çekirdeği (Dr. Aylin YILMAZ)
* Ten Renginizi Üzüm Çekirdeği İle Açın (Suna DUMANKAYA)

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu  son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Adet Düzensizliğine Karşı Bitkisel Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür

| Yorumlar (2) | 06.03.2010 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU'ndan Adet düzensizliğine karşı bitkisel kürler

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, adet düzensizliğine karşı testere dişli arslanpençesi bitkisiyle uygulanan bu iki kürü tavsiye ediyor.

Testere dişli arslanpençesiAdet düzensizliğine karşı Testere dişli arslanpençesi

Arslanpençesi (Allcemilla vulgaris, Lady’s mantle, Frauenmantel)
Özellikleri:

● Bayanlarda tüylenmeye karşı
● Östrojen hormonu yükseltici
● İltihaplı eklem romatizmasına karşı
● FSH hormonu yüksekliğine karşı
● Adet düzensizliğine karşı

Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1) Testere dişli arslanpençesi yaprak ve sapları beraberce kullanıldığında ishale karşı etkili olabilmektedir. İshal olmayan birisi onun çayını içtiğinde kabız olurum endişesine de kapılmamalıdır. Çünkü kabızlık yapmaz. Bağırsağın perisaltik hareketlerini yavaşlatır ve kontrol altına alır. Hareketli bağırsak sendromu (irritable bowel syndrome, ibs) şikâyeti olanlara iyi bir yardımcıdır.

2) Zor kapanan yaralarda veya ameliyat sonrası ameliyat yaralarının hızlı bir şekilde kapanmasında iyi bir yardımcıdır.

3) Sık sık anemi (demire bağlı kansızlık) yaşayanlara haftada en az beş-altı kez bu bitkinin çayını içmelerini tavsiye ederim.

4) Erken menopoza girme yatkınlığı gösteren bayanların yardımcısıdır. Genç kızlar ve kadınlar adet düzensizliği yaşıyorsalar, testere dişli arslanpençesi mükemmel bir yardımcıdır. O, aynı zamanda kadınlık hormonlarının dengelenmesinde de yardımcıdır. Rahimde oluşmuş miyom veya miyomların neden olduğu ara kanamaları da durdurabilme ve kontrol altına alabilme gücüne sahiptir.

5) Adet dönemlerinde fazla kan kaybına uğrayan veya adetleri uzun süren bayanlara bu bitkiyi öneririm.

6) Testere dişli arslanpençesinin ebter ve/veya GOD tohumların tarımının yapıldığı alanlara yakın bölgelerde yetişenlerin kullanılmaması gerektiğini önemle belirtmekte fayda görüyorum. Ülkemizde, GOD tohumlarla her ne kadar tarım yapılmıyorsa da, ne acıdır ki, sebzede %95 ebter tohum tarımı yapılmaktadır.

7) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.

Kür 1: Adet düzensizliğine ve tüylenmeye karşı

Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte on dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır ve ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün bir su bardağı içilir. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır. Kürün en uygun içim zamanları sabah kahvaltısından iki saat sonra veya öğleden sonra aç karnına içmektir.

İleride adet düzensizliği tekrar ederse, kür 1 aynı şekilde tekrar edilir.

Kür 2: FSH hormonu yüksekliğine karşı

Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte beş dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır, ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün iki defa bir su bardağı içilir. İlki kahvaltıdan iki saat sonra, ikincisiyse akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her defasında taze hazırlanması şarttır. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır.



Prof.Dr.
İbrahim Saraçoğlu  son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür

| Yorumlar (7) | 18.12.2009 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

İbrahim Saraçoğlu'ndan kışa özel kürler

Sebze yemekleri sağlıklıdır. Sebze kürleri ise şifa kaynağıdır. Kemik erimesi, prostat, gut ve yüksek tansiyon şikayetiniz varsa, taze sebzeler sayesinde ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz.
İbrahim Saraçoğlu'ndan kışa özel kürler
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu :Pırasa, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, ıspanak. Hiçbiri bir diğerinin yerini dolduramaz. Bu sebzelerin yemeklerini yaptığınızda sağlıklı beslenirsiniz. Ancak sebzelerin şifa dağıtan gücünden faydalanmak için mutlaka kürlerini uygulamalısınız. Sebzeyi pişirirken, ilave ettiğiniz tuz, salça, baharat ve yağ, yemeğinizi damak tadınıza uygun hale getirir. Fakat bu ilaveler sebzenin kür amaçlı kullanılmasına engeldir.

Çünkü pişirme sırasında, sebzelerin kimyası büyük ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Yazı dizimizin ikinci bölümünde, siz değerli okuyucularıma bazı kış sebzelerinden nasıl kür yapılacağını ve bu kürlerin nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışacağım.

BEYAZ LAHANA
Üzerinde en çok araştırma yaptığım sebzelerdendir. İnsan vücudunun değişik organlarında, yağ dokusunda ve hücre zarında biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) vücuttan atmanın en iyi yolu, beyaz lahana kürüdür. “Toksinlerin kaynağı nedir?” sorusunun cevabı oldukça basit. Tükettiğimiz sebze ve meyveler zirai ilaç; et veya süt gibi maddelerse ağır metaller içerir. Havada bulunan gazlar da solunum yoluyla aldığımız toksinlerdir.

Tüm bu zehirli maddeler zamanla vücudumuzda birikir, organlarımıza zarar verir. En çok toksin depolama kapasitesine sahip organlar karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Toksinler, yağda çözündükleri için vücudun yağ dokusunda depolanırlar. Beyaz lahanadaki etkin maddeler vücudumuzdaki mekanizmayı uyararak, toksinlere suda çözünme özelliği kazandırır. Böylece toksinler, terleme, idrar veya safra kesesi yoluyla vücuttan dışarı atılırlar.

Beyaz lahananın toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici özelliğinden istifade edebilmek için formülünü verdiğim kürü, bir yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu küre başladıktan 2 - 3 gün sonra vücudunuzun terlediğini, özellikle yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi göreceksiniz. Dışkıda belirgin şekilde yağ oranının arttığını da farkedeceksiniz. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir. Kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından toksinli-yağı atmanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın, toksin atan vücut kendini yeniler.

Lahana kürü:
Kaynamakta olan yarım litre suya 6-7 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan atın. 10 dakika ağzı kapalı şekilde hafif ateşte haşlayın. Sabah-akşam (aç veya tok) birer su bardağı için. Bu küre beş gün devam edin. Üç gün ara verdikten sonra tekrar beş gün uygulayın. Kürü her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.

BROKOLi
Brokoli üzerindeki araştırmalarım devam etmektedir. Çünkü, çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu gücü olan etkin madde ‘sulforafen’dir. Sulforafen, aynı zamanda taze yeşil soğan, havuç, brüksel lahanası ve karnabaharda bol miktarda bulunmaktadır. Amerika’da bu konuda yapılan pek çok klinik deney, brokolinin menopoz dönemindeki kadınlara faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Bu dönemdeki kadınların, çok az suda beş dakika haşlanmış brokoliyi ve haşlama suyunu tüketmeleri iyi bir takviyedir. Brokoli, ‘Di-Indolyl-Methan’ (DIM) sayesinde östrojen metabolizmasının dengeli çalışmasını sağlayarak,   menopoz döneminin daha sağlıklı geçirilmesine yarar.

KEMİK ERİMESİ
Brokoli, içerdiği zengin kalsiyum oranından dolayı, osteoporoz (kemik erimesi) hastaları için iyi bir yardımcıdır. Brokoli gibi lahana, karnabahar ve maydanoz da, birer kalsiyum deposudur. Fakat brokoli, hem kalsiyum yönünden çok zengindir, hem de içerdiği kalsiyumun büyük kısmı vücudumuz tarafından alınır. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların bol süt içerek desteklemeye çalıştıkları kalsiyum açıkları sonuçsuz kalır. Ağırlıkça eşit miktarlardaki brokoli ve sütü karşılaştırdığımız zaman, brokoliden çok daha fazla  kalsiyum alırız. Süt içerek kalsiyum açığını kapatmaya çalışan osteoporoz hastalarının bu konudaki gayretleri boşunadır. Ayrıca, brokolide yağ yoktur, sütte ise kolestrolü yükselten yağ grupları vardır. Aksine brokoli, kolestrolün düşürülmesinde de iyi bir destekleyicidir.

PROSTATİT
İyi huylu prostat büyümesine (prostatit) ilişkin şikâyetiniz birkaç yıldır devam ediyorsa, brokoli kürü sizin için ideal. Eğer çalışan bir insan olarak öğle üzeri evinizde olamıyorsanız, yarısını sabah, yarısını akşam aç karnına için. Bu taktirde bir litre yerine 500-600 ml su tüketin. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Yine de yemek aralarında salata olarak tüketmeniz sizin için daha iyidir. Her yedi günlük uygulamanın sonunda üç gün ara verin. Toplam uygulama zamanı, üç günlük aralar hariç, 21 gündür. Uygulama tamamlandıktan sonra şikayetleriniz tekrar ortaya çıkarsa, bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. İşe erken gidiyorsanız, haşlanmış brokoli suyunu akşamdan hazırlayın. Yarısını için, geri kalanını sabah içmek için buzdolabında koruyun. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika (su hariç) bir şey yiyip içmeyin.

GÖĞÜS HASSASİYETİ
Brokoli, kadınların göğsündeki (fibrokistlere) hassasiyete karşı etkilidir. Hormonlu ve trans- gen tohumdan elde edilen brokoliyi kürlerde kullanmayın. Satın alacağınız brokolinin taze ve diri olmasına dikkat edin. Sararmış brokoli satın almayın. İhtiyacınız olan 21 günlük brokoliyi 200-250 gramlık porsiyonlar halinde derin dondurucunuzda saklayabilirsiniz. Bu halde brokoli, altı ay boyunca özelliğinden hiçbir şey kaybetmez. Uygulama sürecinde ara vermemeniz gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şudur: Bu kürü uygularken kahve, çikolata, ceviz (taze veya kuru), portakal  ve portakal suyu ve taze beyaz üzüm tüketilmemelidir.

Brokoli kürü:
200-250 gram taze ve koyu yeşil renkli brokoliyi, kaynayan yarım litre suya atın.   Ağzı kapalı olarak kısık ateşte altı dakika haşlayın, ılınmaya bırakın. Yarısını        kahvaltıdan 20 dakika önce, yarısını öğle yemeğinden 20 dakika önce için. 21 gün boyunca her gün taze olarak hazırlayın. Haşlanmış brokoliyi tüketme zorunluluğu yoktur. Arzu edilirse tüketilebilir. Duruma göre kür tekrar edilebilir. Regli öncesi göğüste hissedilen hassasiyetin, ağrı şikâyetlerinin ortadan kalktığını hayretle gözlemleyeceksiniz.

KEREViZ
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı ender tüketilen bir sebzedir. Kokusu, içerdiği ‘phthaliden’ maddesinden kaynaklanmaktadır. Kereviz hem dost hem düşman olabilir. Tüm dünyada milyonlarca satan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitapta, kereviz, hatta yeşil sapı ve yaprakları, özellikle yüksek tansiyon hastalarına yardımcı tedavi olarak önerilmiştir. Oysa, bu kesinlikle yanlıştır. Araştırmalarımda kerevizin yüksek tansiyon şikayeti olanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğini keşfettim. Hipertansiyon veya esansiyel hipertoni rahatsızlığı olanlar, kesin olarak kerevizden uzak durmalıdır. “Yüksek tansiyon şikayetim yok. Kereviz yemeği yersem veya kürünü uygularsam, yüksek tansiyon hastası olur muyum?” sorusu aklınıza gelebilir. Bu sorunun cevabı “Kesinlikle hayır.”

GUT HASTALIĞI
Eski tarihlerden beri Avrupa ülkelerinde zenginlerin hastalığı olarak bilinirdi. Bunun nedeni zenginlerin bol bol et tüketmeleridir. Büyük İskender, Michelangelo ve Darwin gibi ünlüler gut hastalığı çekmişlerdir. Gut, 1’inci ve 2’inci Dünya Savaşı sonrası çok ender görülmüştür. Bunun nedeni savaş sonrası yeterli miktarda etin bulunamamasıydı. Günümüzde sebepleri çok iyi bilinen hastalığın tedavisi, modern tıbbın ürettiği  ilaçlarla kolayca mümkündür. Ancak, tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Bu hastalığın işkencesini çeken bilir. Eklemlerde birkaç saat, bazen birkaç gün devam eden şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişme hissedilir. Gut, ani ataklar içeren ve zaman zaman tekrar eden bir artirit türüdür. En fazla etkilenen yer ayak başparmağıdır. Kronikleşmiş olanlarda dizler, ayak ve kol bilekleri ile ellerin küçük eklemleri etkilenir. Kontrol altına alınmadığında ciddi böbrek rahatsızlıklarına neden olur. Kanda ürik asidi yükselten hastalık, eklemlerde kristalleşme meydana getirir. Bunun sonucunda aşırı ağrı ve yanma hissedilir. Gut şikâyeti olanların deniz ürünlerinden uzak durmaları gerekir. Özellikle karides, ahtapot ve kalamardan. Kırmızı et tüketiminde de ölçülü olmakta fayda var. Kereviz kürü, gut hastaları için mükemmel bir yardımcıdır.

Kür: 1
Orta boy kerevizi dilimleyip, yarım litre suda altı-yedi dakika kısık ateşte haşlayın. Su ılındıktan sonra süzün ve gün içerisinde için. Bu kürü haftada iki-üç kez tekrarlayın.

ROMATİZMA
Kereviz, romatoid artirit (iltihaplı eklem romatizması) şikayeti yeni başlayanlar için de önemlidir. Kürü, en fazla üç hafta uygulanmalıdır. Haşlanmış kereviz dilimlerini tüketmek zorunda değilsiniz. Ancak, ilk hafta kürü boyunca yemenizde fayda vardır. İkinci haftadan sonra sadece haşlama suyunu içmekle yetinebilirsiniz. Birinci haftadan sonra romatizmal ağrılarınızın giderek azaldığını göreceksiniz. İleride tekrar romatizmal ağrılar kendini göstermeye başlarsa, bir haftalık kür yeterli olacaktır. Romatizmal şikâyetler çok fazlaysa, ilk hafta 3-4 defa birer porsiyon uygulanarak başlayabilirsiniz.

Kür: 2
Birer porsiyon dilimlenmiş kerevizi yarım litre suda ağzı kapalı olarak 5-6 dakika kısık ateşte haşlayın. Haşlama suyunu, öğle veya akşam yemeğinden bir saat önce veya yemeklerden iki saat sonra için. Haşlama esnasında tuz veya sıvı yağ kullanmayın. Haftada 2-3 defa tekrarlayın.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu  son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek taşını düşüren bitkisel kür
* Sigarayı bıraktıran bitkisel kür
* Beyaz dut kürü

Sorularınız İçin : info@saracoglu.at
Telefonlar : 0216 3852828 - 0216 3859596 -0539 4707646 - 0539 4707647

Not: Bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Rahatsızlığınız varsa, mutlaka doktora danışınız.

| Yorumlar (2) | 25.11.2009 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Alkol, sigara, kızarmış et ve ağır tatlılar, vücudun savunma mekanizmasını çökertiyor. Oysa grip, bağışıklık sistemi güçlü olanları pas geçiyor. İşte, griple savaşınızda gücünüze güç katacak mucize formüller...

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu : Domuz gribi, tüm dünya ülkelerini olduğu gibi Türkiye’yi de sarstı. Anneler ve babalar, çocukları için endişeli. Oysa, tüm grip türleri gibi domuz gribi de solunum yoluyla bulaşır. Ve grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda endişe yaratacak tablolara neden olmaz. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek, griple savaşmanın en önemli yoludur. Bunun için de düzenli uykunun yanı sıra beslenmemize dikkat ederek, vücudumuzu güçlü kılmamız gerekir.

Gripten korunmak için, insanların toplu halde bulundukları otobüs terminalleri, havaalanları gibi ortamlarda uzun süre durulmaması, kapalı mekanların ve eğlence yerlerinin mümkün olduğu kadar tercih edilmemesi önemlidir. El temizliğine özen gösterilmesi gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Fakat anti bakteriyel mendillerin grip virüsüne karşı bir koruyucu olmadığını, el temizliğinin mutlaka akar su altında sabunla yapılması gerektiğini unutmamalıyız. İnsanlarla yakın temasta bulunmamak çok önemli. Grip tehlikesi devam ettiği sürece başkalarıyla öpüşmekten ve el sıkışmaktan kaçının.

KARACİĞERİ GÜÇLENDİRİN
Gribin en fazla yayıldığı kış aylarında, boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve önleyici doğal bitkisel kürler uygulamak mükemmel bir destek tedavi imkânı sağlayacaktır. Bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerin neler olduğu konusunda önerilerde bulunulurken, bağışıklık sistemini zayıflatan beslenme şekilleri üzerinde pek durulmaz. Yağda kızartılmış besinler (et ve sebze), islenmiş peynir ve et çeşitleri, ağır tatlılar (baklava, kadayıf, şöbiyet, ekmek tatlısı vb), sigara, alkol bağışıklık sistemini zayıflatan gruba dahildir. Gribe karşı güçlü olmak için, karaciğer metabolizmasının ve bağırsak florasının sağlıklı çalışmasını sağlamak gerekir.

Potasyum deposu ‘tarçın’
Karaciğer metabolizmasını güçlendirmede yardımcı kür olarak maydanoz-limon kürünü önermekteyim. Maydanoz-limon kürü aynı zamanda karaciğer yağlanmasını (hepatosteatoz) ortadan kaldırmakta mükemmel bir destek tedavi sunar.
Griple mücadele etmek için, C ve E vitamini bakımından zengin sebze ve meyveleri tercih edin. Örneğin narenciye, brokoli, taze sıkılmış nar suyu, Trabzon hurması, turp, kuru soğan. Özellikle bağırsak florasının dengeli çalışmasında Trabzon hurması, brokoli, yoğurt ve günde bir yemek kaşığı bal tüketmek en ön sırada yer almaktadır.
Eğer korunamaz da grip olursanız, haftada 3-4 kez kabuk tarçın veya kök zencefil çayı içerek, gücünüzü geri kazanabilirsiniz. Tarçın tanıdığım tüm baharatlar içerisinde en güçlü antioksidandır. En az dokuz adet antioksidan madde içermektedir. Tarçın ağacının kökleri, potasyuma karşı öylesine seçici davranır ki, adeta yetiştiği toprağın potasyumunu emer ve depolar. Kabuk tarçın gibi toz tarçın da, çok zengin bir potasyum deposudur.

ADAÇAYI TAKViYESi
Okul çağındaki çocukların gripten korunması için adaçayı gargarası çok önemlidir. Özellikle okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanması nedeniyle günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadır. Bu durumlarda adaçayıyla yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır.
Çocuklarınıza, yatmadan önce ve sabah evden çıkarken adaçayı gargarası yaptırın. Bu kür, onları faranjite ve bademcik enfeksiyonuna karşı korumada mükemmel bir destekleyici rol oynar. Bademcik veya boğaz iltihabının (faranjit) oluşumuna karşı gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası çocuklara gücünü geri kazandıracaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa gargarayı tekrarlamak bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu olacaktır.

PARAZİT ‘KOVUCU’
Zaten, adaçayının Latince adının ilk kelimesi olan ‘salvia’ korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir. Adaçayında bulunan antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanma imkânı sağlar. Ülkemizde 30’un üzerinde bilinen adaçayı çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı yabanidir. Adaçayını alırken yabani olmayanını almaya özen gösteriniz. Emin değilseniz, büyük marketlerde paketlenmiş adaçayı bulabilirsiniz.

Adaçayı tarihte zirai ilaç olarak kullanılmıştır. Antik Çağ’da ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve sapları serpilirdi. Adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. O bir parazit kovucudur. Tarlalarda ekili mahsullerin aralarına serpilen adaçayının saplı yaprakları zirai ilaç olarak kullanılmıştır.

Yaklaşık bir su bardağı kaynamakta olan klorsuz suda, bir tatlı kaşığı taze veya kurutulmuş adaçayı 10 dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte demlenir.
Demlendikten sonra  bitkiyi daha fazla suyun içinde bekletmeyin, mutlaka süzüp ayırın. Bu kürün günde iki-üç defa gargarası yapılır.
Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir.

BU KÜRLERLE GÜÇLENİN

Maydanoz-limon kürü ve özellikle soğan kürü güçlü bir grip önleyicidir. Fakat aynı anda iki kür uygulamayın. Gribe karşı, en etkili olan kuru soğan kürüdür.

MAYDONOZ-LİMON KÜRÜ
15-16 adet maydanozu (gövde ve saplarıyla beraber) blender’ın içerisine atın. Üzerine taze sıkılmış iki yemek kaşığı limon suyu ilave edin. Yaklaşık 150 ml (yarım bardaktan biraz fazla) klorsuz su ilave ettikten sonra bir-iki dakika karıştırın. Blender’daki içeriği bir bardağa boşaltın ve sabah kahvaltısından 15 dakika önce için.
Bu kür her defasında taze hazırlanmalıdır. 15 gün boyunca her sabah uygulayın ve beş gün ara verin. Beş gün aradan sonra aynı kürü 15 gün boyunca tekrarlayın.
Kürü uygulamaya başladıktan birkaç gün sonra sabahları nasıl dinç ve zinde kalkmaya başladığınızı hayretle gözlemleyeceksiniz.

SOĞAN KÜRÜ
Kaynamakta olan bir buçuk su bardağı klorsuz suyun içine kabuğu soyulmuş orta boy bir kuru soğanı dörde veya altıya bölüp atın. Beş dakika ağzı kapalı olarak kaynatın. Bekletip ılındıktan sonra için. 15 gün boyunca aç karnına günde iki kez uygulayın. (Öğleden önce veya sonra).
Çalışıyorsanız akşam yemeğinden önce veya akşam yatmadan önce de içebilirsiniz. Haşlanmış soğan dilimlerini tüketmeye gerek yoktur. Kesinlikle soğuk içilmemeli. Ilıktan daha sıcak yudum yudum içilmesi en doğrusu. Her defasında taze hazırlanmalıdır. Kullanılacak olan kuru soğan, pazarlarda satılan açık kahverengi kabuklu, yemeklik soğandır. Özellikle bembeyaz soğan aramaya gerek yoktur. Kür için beyaz, kırmızı ve mor soğan kullanılmamalıdır.

Not: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Bir rahatsızlığınız varsa,  mutlaka hekime danışınız.

Size en doğru ve detaylı bilgiyi verecek olan hekiminizdir.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu  son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek taşını düşüren bitkisel kür
* Sigarayı bıraktıran bitkisel kür
* Beyaz dut kürü

Sorularınız İçin : info@saracoglu.at
Telefonlar : 0216 3852828 - 0216 3859596 -0539 4707646 - 0539 4707647

- Domuz gribine karşı diğer bitkisel kürler 
-
Peramivir gripte yeni umut mu? 
-
Domuz Gribi Aşısının Zararları 
-
Domuz Gribi Belirtiler ve Önlemler

| Yorumlar (2) | 23.11.2009 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Keçiboynuzu aynı zamanda hareketli sperm sayısını arttıran özelliğe sahiptir.

Aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayı çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında çok büyük fayda vardır. Kısaca, Keçiboynuzu Kürüsperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel çözümdür. Bugüne kadar hareketli (aktif) sperm sayısının azlığından dolayı baba olamayan onlarca insan tanıdım, hemen hemen hepsi de keçiboynuzu kürünü uyguladıktan 4-5 ay sonra baba olacaklarının heyecanı ile beni aramışlardır. İsviçreli çok yakın bir aile dostum aynı sorunla karşı karşıya idi. Kendisi uzun yıllar bu konuda çok değişik tedaviler görmüş ve sonuç hep başarısızlıkla neticelenmişti. Kendisine keçiboynuzu kürünü önerdiğim zaman bana tereddütle bakarak “şaka yapıyorsun herhalde” demişti. Ne de olsa 13 yılın verdiği başarısızlık ve ümitsizlikte vardı. Ama bu konuda çok ciddi araştırma sonuçlarımın olduğunu söyledim. Bunun üzerine derhal uygulamaya karar verdi. Türkiye’den keçiboynuzu getirttim ve kullanmaya başladı. Kullanmaya başladıktan 5 ay sonra baba olabileceğini öğrendiğinde mutluluğunu ilk benimle paylaştı. Bir kaç ay sonra bana keçiboynuzunun içerdiği ilgili etkin maddenin ne olduğunu sordu ve bunu hemen ilaç sanayine kazandırabileceğimi ve ticari olarak da iyi para kazanabileceğimi söylemişti. Ben de bitkiler üzerine yaptığım tüm çalışma ve araştırmalarımı insanlığın hizmetine karşılıksız olarak sunduğumu ve herhangi bir beklentimin olmadığını söyledim. Meslektaşım üç çocuk sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Keçiboynuzu ve sperm hareketliliği
Erkeklerdeki sperm sayısının 40 milyon/ml veya yukarısı normal değerdir. Bu sayı azaldıkça kadının hamile kalabilme olasılığı da azalır. Mühim olan sadece sperm sayısı değildir. Sperm sayısı normal düzeyde (40 milyon/ml ve yukarısı) olsa bile, eğer hareketli sperm sayısı az ise bu taktirde kadının hamile kalma riski de azalır. Spermlerin hareketliliği de önemlidir. Toplam sperm sayısı 7-8 milyon/ml civarında olupta baba olan bir çok insan tanıyorum. Bu nasıl oluyor? Uygulanan keçiboynuzu kürü, düşük seviyede olan 7-8 milyon/ml içerisindeki hem hareketli sperm sayısını yükseltiyor hem de hareketli spermleri daha hareketli duruma getiriyor. Bir taraftan az sayıdaki hareketli sperm sayısını yükseltmekte diğer taraftan da mevcut hareketli spermlere daha fazla hareketlilik kazandırmaktadır. Normal sperm sayısı oldukça düşük olmasına rağmen, spermlerin belli bir yüzdesinin hareket hızı yükseldiğinden yumurtaya ulaşma oranı yükselmektedir. Bu sayede sperm sayısı normal sayının altında olmasına rağmen hamilelik başlayabilmektedir.

Keçiboynuzu ve sperm acrosome aktivitesi
Hamileliğin oluşabilmesi için sperm sayının normal düzeyde olması gerektiğini belirtmiştim. Bazı durumlarda toplam sperm sayısı normal seviyesinde olduğu halde ve hareketli sperm sayısı da normalken, buna rağmen hamilelik çok zor gerçekleşebilmektedir. Bunun sebebi nedir? Spermlerin baş kısmında bir kesecik bulunmaktadır. Bu keseciğe acrosome denir. Bu keseciğin içerisinde çok sayıda değişik enzimler bulunmaktadır. Sperm, yumurtaya temas ettiği anda, acrosome içerisindeki enzimler yumurtanın membranını (zarını) parçalarlar (çözerler, eritirler) sperm yumurtanın içerisine girer ve döllenme başlar. İşte, yumurta zarı ile temas eden sperm-acrosomunun içerdiği enzimler yeterli aktiviteye sahip değiller ise, yumurtanın membranını (zarını) parçalayamazlar (eritemezler, çözemezler). Ve yumurtanın döllenmesi mümkün olmaz. Görülüyorki, hareketli sperm yumurtaya ulaşmasına rağmen döllenme mümkün olmayabilmektedir. İşte, keçiboynuzu kürü hem hareketli sperm sayısını artırmakta, hem hareketli spermleri daha hareketli kılmakta ve hem de spermin baş kısmında bulunan acrosome içeriğindeki enzimlerin aktivitesini yükselterek, yumurta zarının parçalanmasına imkân sağlamaktadırlar. Çoğu zaman toplam sperm sayısı normal seviyenin altında olmasına rağmen (7-8 milyon/ml) keçiboynuzu kürü ile döllenme gerçekleşebilmektedir. Bunun sebebi, harnupun spermlere, sayıca az olmalarına rağmen hareketlilik kazandırarak yumurtaya ulaşmasını sağlamak ve acrozom içerisindeki enzimlerin aktivitesini arttırarak da yumartanın membranını kolayca parçalayabilme imkânlarını sağlamasıdır.

İktidarsızlığa karşı adeta mucize çözüm keçiboynuzudur. Keçiboynuzu kürünün etkisini viagra ile mukayese etmek mümkün değildir. Keçiboynuzu kürü, iktidarsızlık için viagranın bir gecelik getirdiği çözüme karşı bir defalık veya bir gecelik çözüm getirmemektedir. Aksine, iktidarsızlığı tedavi ederek uzun bir zaman dilimi içerisinde kalıcı çözüm getirmektedir. Dönem dönem uygulanacak kür ile de iktidarsızlığı ortadan kaldırabilmektedir. İktidarsızlık çeken erkeklerin hiç çekinmeden kullanabilecekleri bir kürdür. Herhangi bir yan tesiri olmayan bu uygulama, iktidarsızlık şikayetleri olan erkekler için ideal bir yardımcıdır. Keçiboynuzu kürü uzun zaman kalıcı çözüm getirebilmektedir. Viagranın belirtilen yan tesirlerinin hiç biri keçiboynuzu küründe yoktur.

Keçiboynuzu kürü uygulanırken, iktidarsızlığa karşı etken olan etkin maddelerinin önce vücutta depolanmaları gerekir. Bu etkin maddeler, vücutta ancak belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra, hücre içindeki transformasyon mekanizmasını harekete geçirerek (uyararak) etkisini göstermeye başlarlar. Hücre içinde etkinliğini (aktifliğini) kaybetmiş olan bazı enzimleri aktive ederek şikayetlerin ortadan kalkmasına neden olurlar. Etkin maddelerin, vücudumuzda depolandıktan sonra etkilerini göstermeye başlamaları hemen hemen bütün bitkisel kürler için geçerlidir. Genel olarak, bitkisel kürlerin sonuca ulaşması (etki edebilmesi) zaman almaktadır. Bunun nedeni, kürün uygulanması esnasında etkin maddelerin önce vücudumuzda depolanması gerekir ancak, bu depolanma süresi zaman almaktadır. Bu nedenle bitkisel kürleri uygularken sabırlı olmak gerekir. Bu kürü uygulamak isteyen şeker hastalarının önce hekimlerine danışmaları gerekir. Çünkü, keçiboynuzu fazla miktarda şeker içermektedir. Yaklaşık 85.000 ppm fruktoz, 95.000 ppm glukoz 215.000 ppm sakaroz içerir. Diğer bir ifadeyle eğer, 100 gram keçiboynuzu tüketilir ise, yaklaşık 8.5 g fruktoz, 9.5 g glukoz ve 21.5 g sakaroz’u vücudumuza almış oluruz. Bu kürü uzun müddet uygulayanların göz ardı etmemeleri gereken bir nokta da, bir miktar kilo aldırmasıdır.

Değerli okuyucu, aşağıdaki uygulama şekillerinden herhangi birine göre keçiboynuzu kürünü uygulamaya karar verirseniz ya da keçiboynuzunu çiğneyerek tüketirseniz kan şekerinizin yükselmeyeceğini biliniz. Şeker hastalarının bir çoğu keçiboynuzunun kan şekerlerini yükselteceğini düşünürler, halbuki bu yanlış bir düşüncedir. Kan şekerini yükselten keçiboynuzunun pekmezidir. Bu nedenle şeker hastalarının keçiboynuzu pekmezini tüketirken dikkatli olmaları ve hekimlerine danışmaları gerekir. Tekrar belirtmekte fayda görüyorum, aşağıda belirtmiş olduğum uygulama şekillerine göre, haşlanmış keçiboynuzu suyu, şeker hastalarının kan şekerini yükseltmemektedir.

Çok sık karşılaştığım bir soru da şudur, “Keçiboynuzu fruktoz, glukoz ve sakaroz gibi şeker çeşitlerini bol miktarda içerdiği halde, çiğ olarak tüketildiğinde veya haşlama suyu içildiğinde nasıl oluyorda kan şekerini yükselt miyor? ” Bu sorunun cevabı, keçiboynuzunun aynı zamanda şeker dengeleyici etkin maddelere sahip olmasında yatmaktadır. Keçiboynuzu pekmezi hazırlanırken, şeker dengeleyici etkin maddeler büyük bir oranda yok olduğundan, pekmezi kan şekerini yükseltmektedir. Bir çok kimse, pekmezinde de aynı şifa gücü vardır diyerek, keçiboynuzu kürlerini pekmezi ile yapmaktadırlar. Bu düşünce doğru değildir. Keçiboynuzu pekmezi belirtmiş olduğum rahatsızlıklara karşı en fazla %20 oranında etkilidir. Yeri gelmişken önemli bir noktayı açıklamakta fayda görüyorum; Keçiboynuzunu suda haşlarken kesinlikle on dakikadan fazla haşlamayınız. On dakikanın üzerindeki haşlama süresinde kan şekerini yükseltme riski başlamaktadır. Aşağıda vermiş olduğum uygulama şekillerinde haşlama süreleri, uygulanacak olan küre göre üç ile sekiz dakika arasında değişmektedir. Dikkat edilecek olursa, keçiboynuzu ile ilgili olarak belirtmiş olduğum hiçbir kürde sekiz dakikanın üzerinde haşlama süresi yoktur.

İyi huylu prostat büyümesi (benigne prostate hyperplazy) şikâyeti olanların zaman zaman keçiboynuzunu çiğ olarak tüketmeleri çok faydalıdır. Çünkü keçiboynuzu, iyi huylu prostat büyümesine neden olduğu bilinen 5-alpha-reductase enziminin aktivitesini düşüren (inhibe eden) beş tane etkin maddeye sahiptir. Bu etkin maddelerden en önemli iki tanesi palmitic acid ve stearic acid’dir. 5-alpha-reductase enziminin aktivitesi ne kadar yüksek ise iyi huylu prostat büyümesi (benigne prostate hyperplazy) o kadar hızlı gelişir. Prostatın büyümesi bir takım şikâyetleri de beraberinde getirmektedir. İyi huylu prostat büyümesinin neden olduğu şikâyetlerin başında idrar yapma zorluğu, idrar kesesini tam boşaltamama, sık sık idrara çıkma isteği, geceleri birden fazla idrara kalkma ve idrar yaparken çatallanma veya fıskıye şekli gelir.

Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı Kür :

Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6–7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısınıda akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca hergün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.

Not: Şeker hastaları çekinmeden keçiboynuzu tüketebilirler. Olgunlaşmış keçiboynuzu (kahverengi-siyah) çiğ olarak tüketilmelidir. Çiğ olarak tüketilen keçiboynuzu kan şekerini yükseltmez. Şeker hastaları da çekinmeden günde 5-6 adet keçiboynuzunu çiğ olarak tüketebilirler. Bu kural keçiboynuzunun pekmezi için kesinlikle geçerli değildir.

Size en doğru ve detaylı bilgiyi verecek olan hekiminizdir.

Prof.Dr.
İbrahim Saraçoğlu  son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek taşını düşüren bitkisel kür
* Sigarayı bıraktıran bitkisel kür
* Beyaz dut kürü

Sorularınız İçin : info@saracoglu.at
Telefonlar : 0216 3852828 - 0216 3859596 -0539 4707646 - 0539 4707647

| Yorumlar (13) | 20.10.2009 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Sizlere uzun süredir bitkilerin antioksidanlar ve diğer yararları hakkında bilgiler veriyoruz. Özellikle ülkemizde yaşayan üyelerimizin şifalı bitkileri bulma şansı çok daha fazla.
 

Bu konuda Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun görüşlerine başvurduk. Dr. Saraçoğlu, “Bitkisel Sağlık Rehberi” adlı kitabında bitkilerle sağlıklı yaşam hakkında öneriler sunuyor. Birçok soruna bitkilerle tedavi imkanı sunarken, bunların kesinlikle doktorunuzun size özel kontrol ve önerileri sonrası değerlendirilmesini eklemeyi unutmamalıyız.

Bitkisel Sağlık Rehberi” bir çeşit alternatif tıp kapsamında mı?

"Tıbbın alternatifi olmaz. Yalnız sağlıklı beslenmenin olabilmesi için sağlıklı besinin olması gerek. Türkiye’de adı bile bilinmeyen pek çok hastalıkta bugün artış var. Çok hızlı kültür değişimi de buna sebep. Oysa, Japonların, İspanyolların, İtalyanların beslenme kültürü sürerken, Türklerinki neredeyse ortadan kalktı."

Türk beslenme kültüründe yanlış ve doğrular nelerdir?

Nereye gitseniz kebapçı ve fastfood restoranları var. Daha kötüsü ebter tohumların, yani geleneksel tarımın terk edilip doğal tohumlar yerine melez tohumların gelmesi. Ebter tohumlarında kırık genler vardır. Bunların ürettiği hatalı proteinler, vücutta antikor gibi davranıp kendi organlarımıza saldırabiliyor.

Organik tarım işe yaramıyor mu?

"Organik tarımda da melez tohum kullanıyor. Ebter tohumlardan elde edilen sebzeler ve meyvelerde hastalıklara karşı koruyucu ve etkin maddeler yok denecek kadar az. Türkiye’de tarım yüzde 80 ebter tohumlu. Bir an önce eski usul tarıma dönmemiz lazım. Aksi taktirde bunun sonuçlarını çok ağır öderiz."

Bitkilerin insanlar üzerinde ne tür etkileri var?

Sağlıklı beslenerek birçok hastalığa yakalanmaktan korunabilir ya da hastalığı geciktirebiliriz. Fakat sadece sağlıklı beslenmek yeterli değildir. Çünkü öğünlerde besinlerden aldığımız etkin maddeler diğer bir besin maddesinin etkin maddesiyle reaksiyona girip etkin gücü zayıflatabilmekte. Örneğin havuç alzheimer’a, unutkanlığa karşı önleyici ama salatada bol bol havuç tüketmenin faydası minimal. Çünkü salatadaki yeşillikler, limon sirke veya baharat, havuçtaki alzheimer’ı önleyen etkin maddeleri etkilemekte.

Peki bunun için ne yapmalı?

Kür uygulamalı. Bitkilerin doğru hazırlanıp tüketilmesine kür diyoruz. Kitabımda hazırlaması çok kolay yüzlerce kür var, bunları yılda 1-2 kez uygulayarak henüz ortaya çıkmamış bir rahatsızlığı bitkisel kürlerle önlemek mümkün.

Dereotu ve Basur

Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 15 dakika önce tüketilecek dereotu basura karşı mükemmel bir çözüm getirmektedir. Bir ay boyunca uygulanmalıdır.

Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı adaçayı:

Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatalı kaşığı taze adaçayı on dakika demlenir. Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz mutlaka süzüp ayırınız.

Hemoroid

Hemoroid'e karşı önermiş olduğum bitkisel kür Anadolu'da " Cıngıldak" olarak adlandırılmaktadır. Bazı yörelerde "civelek" olarak da belirtilmektedir. Özellikle Ege bölgesinde ve Torosların eteklerinde yetişen bu bitkinin yatay geçiş yapmış olan türleri vardır. Doğru türü, hemoroid şikayetlerine karşı mükemmel etkilidir. Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 gramdır.

Bayanların sancılı geçen adet dönemlerine karşı civanperçemi bitkisi

Regl döneminin başlamasına üç gün kala uygulamaya başlanır ve bitimine kadar devam edilir. Bir tutam civanperçemi (yaklaşık beş gram) yarım litre kaynamakta olan suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak hafif (kısık) ateşte 3 dakika demlenir. Soğuduktan sonra süzülür. Regl döneminin başlamasına üç gün kala hergün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Hergün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir. Bu kür her regl döneminde beş-altı ay uygulanır. Adet sancıları çok şiddetli ise, bu taktirde adet başlamadan bir hafta önce kür uygulamaya başlanır.

Kansızlık şikayetine karşı (demire bağlı anemi)

Kullanılacak olan 250 gram taze ıspanak ve 200 gram kabuğu soyulmuş kerevizdir. Kaynamakta olan bir litre suyun içerisine 200 gram ince dilimlenmiş kerevizi atınız ve hafif ateşte 10 dakika haşlayınız. On dakika tamamlandıktan sonra üzerine 250 gram ıspanağı ilave ediniz ve yine ağzı kapalı olarak 5 dakika daha haşlamaya devam ediniz. Daha sonra soğumaya bırakınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu temiz bir şişeye koyunuz ve buzdolabında koruma altına alınız.

Sabah aç karına veya kahvaltıdan bir saat sonra bir su bardağı içilir. Akşam aç karına veya akşam yemeğinden bir saat sonra bir su bardağı içilir. 15 gün müddetle sabah ve akşam içimleriyle gün atlamadan devam edilir. 15 gün sonra 10 gün ara verilir. On gün aradan sonra aynı şekilde tekrar sabah ve akşam olmak üzre 15 gün kereviz-ıspanak kürüne devam edilir. Toplam 30 günlük uygulama ile kür tamamlanmış olur.

200 gram kerevizin yumrularının yerine kerevizin sadece taze ve yeşil olan yapraklarını ve saplarını da kullanabilirsiniz. Üç adet saplı (dallı ve yapraklı kısımları, yaklaşık 150 gram) kereviz yeterli olabilecektir. Bu taktirde haşlama süresi üç dakikadır. Üç dakika tamamlandıktan sonra 200 gram ıspanak ilave edilerek beş dakika daha haşlamaya devam edilir. Ilıdıktan sonra süzülür ve temiz bir şişeye doldurulur. Tüketim şekli yukarıda belirtildiği gibidir. www.xprodoksit.com 


Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu son 5 yazı

* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek taşını düşüren bitkisel kür
* Sigarayı bıraktıran bitkisel kür
* Beyaz dut kürü

| Yorumlar (3) | 02.10.2009 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder


REKLAM
Reklam için İletişim Linkini Kullanınız
REKLAM


REKLAM
REKLAM
OKUNASI
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web