Mayıs 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Yıllık Arşiv
Tanıtım
Kimler Var?
ALEV EKEN
Alev EKEN
NURAN ATMANOĞLU
Nuran ATMANOĞLU
SUNA DUMANKAYA
Suna DUMANKAYA
FUSUN SAKA
Füsun SAKA
YASEMİN AMATO
Yasemin AMATO
MERYEM DEDE
Meryem DEDE
SULEYMAN ESERDAĞ Süleyman ESERDAĞ
FİKRİYE ABLA
Fikriye Ablanız
Reklam


Bayanlara Özel

reklam

 
Evlilik KİLO aldırır mı?
Kocam Light Erkektir
Fikrim Yok
Hayır
Evet
 
Özel Arama

Ana Sayfa > Haber
 
TEFAL TARTI

Tefal Tartının Özellikleri :
Özel yuvarlak tasarım
Kilo ölçümü: kg cinsinden
Kişisel limitler (yağ ağırlığı)
4 kişiye kadar otomatik tanımlama
100g hassasiyet/160 kg max tartma kapasitesi
İdeal kiloya ulaşmak için boy, vücuttaki kas ve yağ oranı ideal kilo için göz ardı edilmemesi gereken faktörlerdir.
"Beden Kitle İndeksi / BKI=Vücut Ağırlığı (kg.)+Boy Uzunluğu (m)"Formülü ile boyunuza göre kilo durumunuzu sınıflandırabilirsiniz:
18.5 ve altı : "Zayıfsınız"
19-24.9 :"Normal kilodasınız"
25-29.9: "Fazla kilolusunuz"
30-39.9: "Şişmansınız"
40 ve üzeri: "Aşırı şişmansınız".
Tefal Bodysignal Tartı, vücuttaki yağ ve kas oranını göstererek, kilo kontrolünü sağlar.
Yuvarlak tasarımlı modelinin yanı sıra cam platformlu alternatifi ile de olukça şık ve fonksiyonel modelleri vardır.

Satış Noktaları
Güzellik Yogası ile tanıdığımız Lourdes ÇABUK'dan günlük uyğulanabilecek ve cildinize canlılık sağlayacak Müthiş bir Cilt MASKESİ

 Gerekli Malzemeler :

1 Tatlı Kaşığı LİMON
1 Tatlı Kaşığı SÜT
1 Tatlı Kaşığı BAL
1 Yumurtanın SARISI
1 Çay Kaşığı DENİZ TUZU

Yukarıda yazılı malzemeleri bir kâsede karıştırın.
Maskenin uygulanacağı cildin mutlaka çok iyi temizlenmiş olmasına dikkat ediln.

Uygulama :

Temiz bir fırça ile karışımı cildinize sürün. Gözaltları dahil tüm cildinize uygulayabilirsiniz. Sürülen karışımının kurumasını bekleyin ve ardından temizlemeden üstüne bir kat daha sürün ve kuruduğunda tekrar üçüncü ve son kez aynı karışımı cildinize sürün. 10-15 dk. bekledikten sonra soğuk su ile cildinizi temizleyin. Bu karışım istenilen sıklıkda kullanılabilir. Her gün veya hafta bir size kalmış.

Lourdes ÇABUK  (Sağlık ve Beslenme Uzmanı-Güzellik Yogası Uzmanı)

21 sene diyet yaptım böbreğimi kaybettim

Ünlü işkadını Leyla Akçağlılar, bu yıl ikinci hayatına başladı. Amerika'da böbrek nakli oldu. Onun böbreklerini iflas ettiren yaptığı bilinçsiz diyetlerdi. 21 yıl boyunca diyet yapan ve hiç et yemeyen Akçağlılar, yeni hayatında önce etin tadını öğrendi.....

* 21 yıl boyunca sadece sebze ve salatayla beslendim.

* Kilo almak en büyük kabusum...

* Böbrek hastaları için sağlıklı beslenmeye yönelik bir kitap yazdım.

* Sağlıklı yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, ikinci hayatımda anladım.

Leyla Akçağlılar, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve çikolata markası Butterfly'ın sahiplerinden biri. Yani çok yoğun bir işkadını... Üç yıl önce hayatı bir anda değişti. Böbrek yetmezliği teşhisiyle diyalize bağlı yaşamaya başladı. Ülkelerarası iş temposunda, onun için her gece 12 saat diyalize bağlanmak ve sabaha kadar makineyle yaşamak kabullenilemez bir durumdu. Her gece evinde olsun, iş toplantıları için gittiği şehirlerin otellerinde olsun, diyaliz makinesini yanından hiç ayırmadı. Bu süre içerisinde hep konuştuk. Kendisini çok iyi anlıyordum çünkü bundan 5 yıl önce aynı şeyleri ben de yaşamıştım.

TATLIYI BİLMİYOR
İlk konuştuğumuzda, Leyla Hanım ameliyattan korkuyordu. Sonra kendisi için en doğrusunun nakil olduğuna karar verdi ve 7 Aralık 2007'de yeni hayatına başladı. Kuzeninin böbreğiyle sağlığına kavuşan Akçağlılar, geçen hafta Türkiye'ye döndü. Kendisiyle yarattığı ünlü çikolata markası Butterfly'da buluştuk. Yıllarca diyet yapan ve tatlının tadını unutan Akçağlılar'ın anlattıkları çok ilginçti...

* Çikolata üreten bir şirketiniz var. Tatlıya düşkün müsünüz?
Hayır. Ben çocukluğumdan beri tatlıyı pek sevmem. Tuzlu severim. Dolayısıyla tatlıyı hiç aramam. Butterfly'da her şeyin tadına ufak bir ısırık alarak da olsa, ben de ortağım da mutlaka bakarız. Benim tatlıyla aram yok ama sağlıklı çikolatalar yapıyoruz. Şeker kullanılmıyor. Bütün çikolatalar elde ve doğal aromalarla tatlandırılıyor.

* Neden böbrek yetmezliği yaşadınız?
Yaptığım diyetler ve vejetaryen beslenmem yüzünden! Çok gençtim. Paris'te ekonomi okuyordum. O yıllarda çok zayıflık yeni yeni moda oluyordu. Yemek yememeye başladım. Et ve balığı ağzıma koymazdım. Bilerek proteinden uzak yaşadım. 1978'lerden 1999'a kadar 21 sene bu şekilde zayıflayarak yaşamımı sürdürdüm. Hiç su içmiyordum. Canım istemiyordu ki! Ben vejetaryen yaşıyordum. Kendimi sağlıklı zannediyordum. Bu yaşam biçimimden de son derece memnundum.

* Gençlere neler tavsiye ediyorsunuz? Vejetaryen beslenmeyi önerir misin?
Gençlere kesinlikle sadece sebze ve salata ile beslenmelerini önermem. Protein ve diğer vitaminleri alabilmeleri ve sağlıklı olabilmeleri için her şeyden aşırıya kaçmadan yemelerni tavsiye ediyorum. Abur cubur yerine günde 5 defa azar azar yemelerini öneriyorum. Vejetaryen beslenmek ve proteinden uzaklaşmak benim sağlığıma mal oldu. 'Ben gencim, bana bir şey olmaz' mantığı çok kötü! Sağlığınıza dikkat etmezseniz, her yaşta sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Şu anda sağlıklı yaşamam için ne gerekiyorsa ve doktorlarımın önerisiyle nelere dikkat etmem gerekiyorsa yapıyorum. Sağıklı olmayı yeni öğrendim. Yeni hayatımı çok seviyorum ve tadını çıkartıyorum.


DOKTORLARIMI DİNLEMEDİM
* Kendinize, özellikle de böbreklerinize zarar verdiğiniz hiç aklınıza gelmedi mi?
Doktorlar beni devamlı uyarıyordu. Fakat ben, "Gencim, bana bir şey olmaz" diyerek hayatıma, sadece sebze ve salata yiyerek devam ediyordum.

* Hastalığınız nasıl ortaya çıktı?
Bu yaptığım sıkı diyetler sayesinde yeteri kadar beslenemedim. Su içmediğim için artık böbreklerim görevini yerine getiremeyecek hale gelmişti. Kısacası böbreklerim büzülmüş ve küçülmüştü. 1999 yılında kan değerlerim, durumun kritikliğini açıkça gösteriyordu. Doktorlarım su içmem ve et yemem konusunda beni uyardı. Ama ben bildiğimi okudum, onları dinlemedim. Sadece doktorlarımın verdiği ilaçları içmeye başladım. Ama bir yandan da tuzsuz, kalsiyumsuz ve fosforsuz diyete devam ettim.

* Diyalizdeyken de, kilo almama konusunda ısrarcı mıydınız?
Evet. Diyetime devam ettim. Hiçbir zaman sebze ve salatadan vazgeçmedim. Diyalizde ise sodyum, kalsiyum, potasyum ve fosfor oranlarıma dikkat ettim.

YAŞADIKLARIMI KİTAP YAPTIM
* Ne kadar diyalizle yaşadınız?
2.5 yıl periton diyalizi yaptım. Periton diyalizinde her gece 12 saat makineye bağımlı yaşıyorsunuz. Bu benim için önceleri tam bir kabustu. Makinedeyken evden dışarı çıkamıyorsun, yemeğe ya da sinemaya gidemiyorsun. Aktif olamamak çok canımı sıktı. Ben de oturdum, benim gibi böbrek hastaları için 'Böbrek Yetersizliğinde Doğru Beslenme' adlı bir kitap yazdım. Ayrıca periton diyalizi makinemle tatile, iş seyahatlerine gittim. Paris'i ve Amerika'yı gezdim. İki defa karın zarı iltihaplanması geçirdim. Karın ağrısı ile hastaneye kaldırıldım. Üç gün yoğun bakımda kaldım. Serumla beslendim. Ne yazık ki karnımdaki hortumları çıkardılar. Kolumdan damar yolu açıldı ve ben hemodiyalize girmeye başladım. 6 ay da hemodiyaliz yaptım.

* Bu süreçte nakil olmayı düşünmediniz mi?
Açıkçası nakil olmayı çok istiyordum. Ancak vücudumun bu ameliyata hazır olmadığını hissediyordum. Bu süreçte yurtiçinde ve yurtdışında araştırmalar yaptım. Organ nakli merkezlerini gezdim. Kendimi kilo almaya adadım. Kan değerlerim düzelmeden ve kilo almadan ameliyat olamayacağımı anladım ve kabul ettim.

TAM ÜÇ KEZ BİYOPSİ OLDUM

* Türkiye'deki merkezler organ nakli konusunda çok başarılı. Niye Los Angeles'ı tercih ettiniz?
Kız kardeşim orada yaşıyor. Yıllardır ailece check-up'larımızı orada yaptırırız. Kardeşimin tanıdığı doktorlar sayesinde, iyice araştırma yaptım. 'Cedars Sinai Hospital' çok bağış alan bir hastane. Bütçesi geniş, çok büyük bir araştırma merkezi var. Neyi istiyorlarsa, onu araştırıyorlar. Bu, beni en çok etkileyen nokta oldu. İkincisi; oranın Organ Nakli Merkezi Başkanı Dr. Stanley C. Jordan küçüklüğünde çocuk felci geçirmiş. Sonra, çocuklara yönelik araştırmalar yapmaya başlamış. Özellikle bağışıklık sistemi ile ilgili araştırmalar yapıyor. Ben zaten nakilden değil, nakil sonrasında olabileceklerden korkuyordum. Erken müdahale edilmesi gereken bir durumla karşı karşıya kalırsam, ne olacağını düşünüyordum. Bu sebeple Los Angeles'ı tercih ettim.

* Nakil sonrası korktuklarınız başınıza geldi mi?
Evet. Üç kez biyopsi oldum. Böbreğim ilk üç hafta yeterli çalışmadı; diyalize bağlandım. Vücudum böbreğimi reddedecek diye korktum. Her gün internetten İstanbul'daki terapistimle konuştum. Zaten Dr. Serhat Azizlerli ve çok sevdiğim hemşirem yanımdaydı. İçim rahattı ama kalbim küt küt atıyordu. Böylece ikinci hayatıma, organ nakli ile başladım.

ESRA TÜZÜN
1950 Filipin doğumlu. Santo Tomas Universitesi Filipinlerden mezun Tıp Teknisyeniyim. Daha sonra sanat güzellik ve ruhsallıkla ilgilendim.

• İlk başlangıcım ilk gurum ile karşılaştığım ve yoga, kristal taşlar şifacılığı çalışmalarınla başladım. İlk Yoga hocam Osho Bhagwan Shree Rashneesh’ in talebesiydi. – 1970
• Spirituelt açlığım ve bu plandaki çalışmalarım günlük hayat çalışmalarımda çok yararlı olmuştur.
• 1970 – 1990 arası Kadın butiği ve çiçek dükkanı sahibi, Manila, Filipin.
• 1990 – 2000 – Manhattan, New York’ ta – Director ve çiçek dükkanı desinatörlük.
• New York’ ta iç mimarlık tanınmış mağazasında asistanlık ve dekoratörlük.
• Orlando, Florida’ da yüksek moda kadın butiğinde Moda Koordinatörlüğü – 8 yıl.
• Yine tanınmış mücevher dükkanında değerli taşlarla ilgili çalışmalar.
• 4 çocuk, 6 tane güzel torun sahibi.
• İkinci Yoga hocam olan beraberlik içimdeki spirituel ateşi alevlendirdi ve yolumu aydınlattı. Hocamın öğretileri sayesinde yogamda ilerledim ve konuya daha çok hakim oldum. Hocam hatha ve kundalini yoga öğretileri hayatımı tamamen değiştirmiştir. Guru hocamın bana göstermiş ve yönlendirmiş olduğu, bu aydınlık yoldaki başarımdan dolayı sonsuz teşekkür ve saygı duygularımı ebediyen taşıyacağım.
Gençlik (Güzellik) Yüz Yogası
Filipinli sağlık ve beslenme uzmanı Lourdes Doplito – Çabuk, ciltte yılların etkisiyle oluşan kırışıklık ve sarkmalar için her gün yoga yapmayı öneriyor.
Eğitimini Filipinler’ de Universite Tıbbi Teknoloji bilimi bölümünde tamamladıktan sonra Florida’ da ve sonra İstanbul’ da Raja Yoga, Kriya Yoga ve Güzellik – Gençlik ve Yüz Yogası dersleri veriyor. Bu çalışmalarda beslenme, duruş, oturuş, stresten kurtulmak, arınma, rahatlama dahil bir dizi uygulamayla bedensel – fizyolojik fonksiyonlar yeniden düzenleniyor. Başka bir deyişle Gençlik Yogası etkisini bedenin içinden dışarıya doğru gösteriyor.
" Seminere katılan herkese her şeyden önce doğru nefes alıp vermeyi öğretiyorum, çünkü ne yazık ki nefes bilinmiyor. Nefes her şey demektir. "
" yaşlanma durdurulamaz ancak, sağlık ve güzellik ile olgunlaşmak mümkündür."

Yüz Yogası Nedir?

Güzellik yogası birçok sağlıklı yaşam sistemlerinden alınmış ve kombine edilmiş, hem sağlık hemde güzellik için yapılan bir komple çalışmadır. Güzellik cilt yüzeyi ile sınırlı değildir. Sadece görünüşte güzel görünmek için yapılan bir çalışmada değildir. Aynı etkiyi içerden dışarıya doğru yapmakta lazımdır. Güzellik gençlikle gelen ve yaşlandıkça yavaşça kaybolan bir oluşumdur. Güzellik sanatı kişinin gayreti ve etrafındaki, imkanları kullanarak, zamanla elde edilen bir neticedir. Benim bu konuda arzum konu ile ilgili çok uzun senelerin birikimi olan tecrübe ve deneyimlerimin 360 derecelik bakış açısından size sunarak paylaşmaktır. Yaşlanmak durdurulamaz ancak, güzellikle doğal yıpranmadan olgunlaşmak mümkündür. Bu da güzelliktir.

Lourdes ÇABUK'a Sorularınız için : madamlourdes@siddashramyogacenter.com

YÜZ YOGA VİDEOSU İÇİN TIKLA

İrtibat Adresi :

Yogi Adnan Ananda Siddviho Çabuk
Siddashram Yoga Center - Y.A.A.S.C.
Rumeli Cad. Zafer Sok. No:9 Daire:2 Nişantaşı / İstanbul

Yüz Yogası uzmanı Lourdes ÇABUK' un Kitapları :


Gençlik&Güzellik Yüz Yogası
Lourdes Çabuk

Çocuklarında ŞURUP Kullanan Anneler DİKKAT!

100 şuruba yasak!

İngiltere, 5 çocuğun ölümü üzerine aralarında Calpol ve Benylin'in de bulunduğu 100'den fazla çocuk şurubunu piyasadan çekme kararı aldı.

Calpol dahil 100 şuruba yasak

İngiltere, aralarında Benylin ve Calpol gibi çok satan ilaçların da bulunduğu iki yaşın altındaki çocuklara verilen 100'den fazla öksürük ve soğuk algınlığı ilacını yan etkileri nedeniyle piyasadan çekme kararı aldı. Daily Mail gazetesinin haberine göre, İlaç Komisyonu ülkede 5 çocuğun ölmesi ve 100'den fazla ilaca bağlı yan etkinin görülmesi üzerine böyle bir karar aldı. Dünden itibaren ilaçların iki yaşın altındaki çocuklara satışına kesin yasak getirildi. Bu yaşın üzerindeki çocuklara ise ancak reçeteyle verilebilecek. Özellikle ilaçlarda yıllardır kullanılan 12 ayrı maddeye dikkat çeken yetkililer, ailelere de bebekleri için parasetamol veya ibuprofen gibi ateş düşürücüler kullanmalarını tavsiye etti.

Kaynak : Daily Mail 


İlerleyen günlerde yasaklanan şurupların tam listesinin medya ile paylaşılmasını bekleniyor.
Tüm dünya magazincilerinin peşinden koştuğu ve sürekli bir şeylerle gündeme gelmeye Paris HİLTON, bu sefer Miss Turkey 2008’de jüri üyeliği yapmak üzere İstanbul’a gelmesiyle Türkiye'yi de dünya gündemide taşıdı. 

Paris Hilton yarışmada ASENA ile bol bol göbek attı.



Paris HILTON; 2008'i sanırım bu sayade USLU geçirecek.
YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN SEVİLEN OYUNCUSU ŞEVKET'E
6 YIL HAPİS GÜNDEMDE
Yaprak Dökümü
Önceki gece Beyoğlu'nda kokain paketini yere attığı iddiasıyla gözaltına alınan Yaprak Dökümü'nün Şevket'i Caner Kurtaran hakkında üçüncü kez uyuşturucu kullanmak ve bulundurmaktan soruşturma başlatıldı. Bugün'ün haberine göre, Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Kurtaran'ın kan ve idrar örnekleri alındı. Kurtaran'ın tedavi görmek yerine kokain kullanmaya devam ettiği tespit edilirse dava açılacak. Davanın açılmasıyla da denetimli serbestlik yasasından faydalanması sona erecek ve üç ayrı davadan 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.

Hurriyet.com

2008 YILI DEVLET MEMURU ALIMI

Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu,  kamu kurum ve kuruluşlarına bu yıl alınacak 23 bin yeni memurla ilgili kadro dağılımının yapıldığını, atama işlemlerinin de yakında  başlamasının beklendiğini bildirdi. Başesgioğlu, bu yıl Haziran ve Eylül aylarında iki ayrı Kamu Personel Seçme Sınavı yapılacağını da ifade etti. Devlet Bakanı Başesgioğlu, AA’ya yaptığı açıklamada, 2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda toplam 23 bin adet açıktan atama izninin
verildiğini hatırlattı. Mevzuat çerçevesinde öncelikle bu kadroların dağılımının yapılması gerektiğine işaret eden Başesgioğlu, "Mevzuatımız, bu konuda da Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına görev vermiş bulunmakta. İlgili iki Bakanın teklifi ve Sayın Başbakanın onayı ile kadro dağılımı gerçekleşiyor. Biz de şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda 22 bin civarında açıktan atama iznini ilgili bakanlıklara, kamu kurum ve kuruluşlarına dağıttık" dedi. 
        
      Dağıtım işlemini, kurumların personel ihtiyaçları, Türkiye genelindeki dağılım ve diğer kıstasları dikkate alarak yaptıklarını kaydeden  Başesgioğlu, şöyle devam etti:

         "Bunlar içinde en çok Milli Eğitim Bakanlığımıza açıktan atama kadrosu verdik. Bu yıl 10 bin kadro ile en fazla açıktan atama Milli Eğitim  Bakanlığımızca gerçekleştirilecek. Bunu 2 bin 500 kadro ile Adalet  Bakanlığı izliyor. Diğer Bakanlık ve kurumlarımıza da bu şekilde dağıtım yaptık. Şimdi kurumlarımız, boş memur kadrolarına bu dağılım içinde,  açıktan atama şeklinde memur alımında bulunacak. Açıktan atama kadroları yakında kurumlara tebliğ edilecek. Kurumlarımız, bunu nasıl kullanacaklar?.. Bu personeli, Kamu Personel Seçme Sınavına girmiş olan memur adayları arasından seçmek suretiyle temin edecekler. Gerekirse kendileri de sınav açmak suretiyle veya başka kurumlardan nakil suretiyle buraları dolduracaklar. Dolayısıyla kamu kurumlarımız, bu yıl memur kadrolarına bu şekilde eleman takviyesi yapabilecek. İhtiyaçları gidermek için bunu biran önce yapmakta da fayda var. Zaten kurumlarımız da bunu biran önce yapar. Atamalar, yakında başlar."

BOŞALAN KADROLARA DA MEMUR ALINACAK

Devlet Bakanı Başesgioğlu, kamu kuruluşlarının açıktan atamanın yanı  sıra, 2007 yılı içinde ölüm, istifa, emeklilik gibi nedenlerle boşalmış  bulunan kadroların yüzde 50’si kadar ayrıca yeni memur alabileceklerini de ifade etti.
         Başesgioğlu, "Diyelim ki, 2007 yılında istifa, emeklilik gibi  nedenlerle 100 kadro boşalmışsa, kamu kurum ve kuruluşları, bu yıl 50  kadar kadroyu kendi inisiyatiflerini kullanarak, doldurabilecekler"  açıklamasında bulundu.

SÖZLEŞMELİ PERSONEL DE İSTİHDAM EDİLEBİLİR

 Kamu kuruluşlarının sadece memur alımı yoluyla değil, sözleşmeli personel istihdam ederek de, personel ihtiyaçlarını  karşılayabileceklerini vurgulayan Başesgioğlu, bu konuda da şunları  söyledi:

         "Sözleşmeli personel, memurlarla ilgili söylediğimiz sınırlar ve sayılar dışında kalan bir istihdam şeklidir. Kurumların kendi gösterecekleri ihtiyaçlar doğrultusunda, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığından da izin almak suretiyle, açıklarını giderme yollarından birisi de sözleşmeli personeldir. Kurumlarımız yine 4-b’ye göre personel istihdam edebilirler. 4-b’nin belli bir sayısı yok. Bir kurum, bu kapsamda personel istihdam etmek
 isterse, onun da kendine özgü bir yönetmeliği var. 4-b bilindiği gibi daha çok nitelikli personel için mevzuatımıza girmiş bir düzenleme. Bu  tür personeli daha çok Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı  çalıştırıyor."

HAZİRAN VE EYLÜL’DE KPSS VAR

Devlet Bakanı Başesgioğlu, Kamu Personeli Seçme Sınavının 2 yıl aradan sonra bu yıl Haziran ve Eylül aylarında tekrar yapılacağını da bildirdi. 28-29 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek sınava, 4 yıllık fakülte  ve yüksekokul mezunlarının katılacağını belirten Başesgioğlu, 21 Eylül’deki sınavda ise 2 yıllık yüksek okul ve lise mezunlarının
 yarışacağını kaydetti. Daha önceki yıllarda yapılmış sınavların geçerliliğini koruduğuna işaret eden Başesgioğlu, "Yeni mezun çocuklarımız var. Sanırım 2 yıldır sınav  açılmadı. 2 yıldır okullarımızdan mezun olan çocuklarımızın da bu hakka kavuşması lazım. Her ne kadar sınava girenlerin hepsi yerleştirilemiyor gibi bir şey var ama diğer yandan da yarışma imkanından onları da mahrum  etmemek lazım" diye konuştu.

YENİ MEMUR SAYISI 38 BİNİ BULACAK

Bu arada, Devlet Personel Başkanlığı yetkilileri, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen yıl emeklilik, ölüm ve istifa gibi nedenlerle 30 bin civarında kadronun boşaldığını belirtti.  Yetkililer, 23 bin kişilik açıktan atamadan ayrı olarak, kuruluşların  boşalan kadroların yerine de yüzde 50 sınırı ile 15 bin yeni memur alabileceğine dikkat çekti.
         Açıktan atama ve boşalan kadrolara yapılacak atamalarla birlikte yıl sonuna kadar kamuda yeni istihdam edilecek memur sayısının 38 bine  ulaşabileceği vurgulandı.

NEREYE, NE KADAR MEMUR ALINACAK?

Öte yandan açıktan ataması yapılacak 23 bin kadronun 18 bin 594’ü genel bütçeye dahil 44 ayrı kuruluşa tahsis edildi. 636 kadro, 18 ayrı özel bütçeli kuruluşa paylaştırılırken, 140 kişinin de sosyal güvenlik kuruluşları bünyesinde görev yapması kararlaştırıldı. Kontenjanları daha sonra belirlenmek kaydıyla 3 bin yeni memur kadrosu da, YÖK, ÖSYM, Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitülerine verildi. Bu şekilde dağılımı gerçekleştirilen kadro sayısı 22 bin 370 olarak  belirlenirken, 630 memur kadrosu ise rezerv tutuldu.


OKUNASI
GEZELİM GÖRELİM

Online Doktor


Xprodoksit Blog
 
Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları

 
Fotoğraf Albümü
album
www.XprodoksiT.com

eXTReMe Tracker website counter TOPlist