| Tanıtım |
![]() |
|
|
![]() NURAN ATMANOĞLU ![]() SUNA DUMANKAYA ![]() FUSUN SAKA ![]() YASEMİN AMATO ![]() MERYEM DEDE ![]() SULEYMAN ESERDAĞ ![]() FİKRİYE ABLA ![]() ERKAN TOPUZ ![]() MEHMET ÖZ ![]() İBRAHİM SARAÇOĞLU ![]() |
| Reklam |
|
|
Kızartmalar çocukları zehirliyor!Maalesef çocuklarımızın beslenme şartları çok kötü. Özellikle fast food! Fast food yiyenler üzerine yapılan bir çalışmada; haftada üç kereden fazla fast food yiyen çocuklarda beyin tümörü, lenfoma ve lösemide üç kat artış olduğu tespit edilmiş.
![]() Mesela kızartılmış yağlar... Çocuğun yediği patates kızartmasını adam, yedinci kez kullandığı yağda kızartıyor. Bir kullanımda atılması gereken yağ, doğrudan kanserojene dönüşüyor ve kızartmalarla çocukları zehirliyor. Böylelikle kanser riski, daha çocukluktan itibaren artmaya başlıyor. Gazoz ve şeker vermeyin Evet, obezite kansere zemin hazırlar. O nedenle çocuk, şekerli gıdalardan uzak dursun. Mesela gazozların, kolaların içine bol miktarda şeker konuluyor. Bunlarla beslenen çocuklarda obezite oluyor. Her içilen gıdanın içine tatlandırıcı atılıyor. Amerika o kadar modernken; her şeye şeker atıyor. Onun için Amerika'da çok obez var. Obezite de kanserin hazırlayıcı faktörlerinden biri. Çocuklara lıkır lıkır içirdiğimiz şekerli gazozlar, çocuğu obez yapıyor ve dolayısıyla onu kansere hazırlıyor. Aile olarak dikkat edin. Prof.Dr.Erkan TOPUZ ![]() |
|
Kansere Karşı CHECK-UP Yaptırın!Kansere karşı en kolay check-up nasıl yaptırılır?Belli yaşlarda, belli hastalıklarda ve ailevi kanserlerde check-up çok farklı şekillerde yapılır. Genel check-up diyorsak, onun içine her şey girer. Kanser check-up'ı diyorsak, her yaş için ayrı bir check up vardır. Kanser check-up'larını şöyle sıralayabiliriz:
MOMOGRAFİ ÇEKTİRİN MEME KANSERİ ailevi, yani genetik ise 30 yaşlarında muhakkak mamografi ve ultrasonografi yaptırılmalı. Eğer şüphe yoksa iki senede bir, 35 yaşından sonra her sene tekrarlanmalı. Ama ailede yoksa 35 yaşında hasta muayene olmalı. Bir şüphe yoksa 40 yaşından sonra rutin olarak her sene mamografi ve ultrasonografi yapılmalı. Bunlara rağmen fibrokistik durumu varsa daha ileri tetkik olarak meme MR'ı çekilmeli.
Prostat kanserinde de ailevi etken varsa; kişi 35 yaşından itibaren tetkike başlamalı, PSA (prostat spesifik antijen) testi yaptırılmalı, ürolojik muayene olmalı. Kadınlar serviks kanserine karşı belli bir yaştan sonra her yıl smear testi yaptırmalı. Eğer ailede kolon kanserine yakalanan varsa mutlaka gençlik yaşında, yani 20-25 yaşlarında bir kolonoskopi yaptırılmalı. Kanda bazı tümör vakalarına bakılmalı. Kolik varsa daha kanserojen bir durum vardır; o zaman sıklıkla senede bir, kolik yoksa üç senede bir kolonoskopi yaptırılmalı. ANNENİZDE VAR MI? Kadınlarda over, yani yumurtalık kanseri genellikle orta yaş kanseridir ve çok geç fark edilir. Onun için ailede over ya da meme kanseri varsa çok dikkat edilmeli. Çünkü bu iki kanser kardeştir. Meme kanseri olanlar over, over kanseri olanlar da meme kanseri açısından sürekli kontrol edilmeli. Over kanserinde; belli bir yaştan sonra kadınlar bir jinekolojik muayene, çok basit bir batın ultrasonografisi ve çok basit bir tümör marker'ı (CA125 diyoruz) ile erken tanıyı kolayca yakalayabilir. Prof.Dr. Erkan TOPUZ ![]() |
|
|
Kanserden korunmada beslenmenin büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Topuz, aileleri uyarıyor: Çocuklarınıza doğru beslenmeyi öğretin, onlara 'yeşil terbiye' verin. Yani bir öğün ete karşılık beş katı sebze ve meyve yedirin. Ama Türkiye'de hormonu 'bastıkları' için her zaman sebze ve meyvenin organik olanını tercih edin!Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kanser Hastanesi Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, giderek daha çok görülen kanser hastalığıyla mücadelede; tedaviden önce korunmanın, sonra da erken teşhisin önemli olduğunun altını çiziyor. Topuz, kanserin nedenlerini ve korunma yollarını anlattı: Kanserden korunmak mümkün mü? Kansere yakalananların sayısı her geçen gün artıyor. Ancak rakamlar korkutucu da olsa; erken tanı ve koruyucu tedbirler sayesinde birçok kanser türü yüzde 90-95 oranında önlenebiliyor veya iyileştirilebiliyor. Bunun için yapılması gereken; kansere yakalanmadan koruyucu tedbirleri almak, düzenli aralıklarla kanser taraması yaptırmak ve en kötü ihtimalle, bu taramalarla tümörü erken evrede yakalayarak henüz ilerlemeden yok etmektir. Sonuç olarak kanser, önlenebilir ve erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı; dolayısıyla kanser sizi bulmadan siz onu bulmalısınız. Yani düzenli check-up yaptırmalısınız.
ÖNCE KORUNUN Korunma, erken teşhis açısından da önem taşıyor mu?
Erken teşhis hakikaten hayat kurtarır. Ama bir sıralama yaparsak; önce korunma, sonra erken teşhis, en sonunda da tedavi gelir. Biz ise inadına tersinden başlıyoruz; kanser tedavisine çok büyük önem veriyoruz, en gelişkin kanser cihazlarını alıyoruz, kanserden korunmaya yönelik ise maalesef çok fazla bir şey yapmıyoruz. Oysa Sağlık Bakanlığı tarafından ülke çapında hastanelerde taramalar, kanser check up'ları gerçekleştirilmeli, çocukların beslenmesi konusunda eğitimler verilmeli, herkese kişisel olarak alabilecekleri önlemler öğretilmeli. BALIK TERBİYESİ DE VERİN Kanserojen etkenlerle bu kadar kuşatılmışken çocukları nasıl koruyacağız?
Manzara ürkütücü de olsa her şeyin çaresi var. Yeter ki biz önlem almayı bilelim, bu işi önemseyelim. En başta da çocuklarımıza 'yeşil terbiyesi' verirsek kanser riskini büyük oranda azaltmış oluruz. Yani; yeşil, yeşil, yeşil! Yeşil terbiye; her yediği kırmızı ete karşılık 5 veya 7 kat yeşil (sebze ve meyve) alması anlamına geliyor. Çocuklarımıza balık terbiyesi de vermeliyiz, balık yemeyi öğretmeliyiz. Ama tabii doğru balığı seçmeliyiz! Mesela, Marmara denizinden çıkan dip balığı yememeliyiz. Çocuklarımızı fast food'dan uzak tutmalıyız, spor yaptırmalıyız. Meyve yemeye alıştıralım. Ama onları hormondan korumak için, bunların organik olanlarını tercih edelim. Bol miktarda sebze ve meyve tüketmeyi öğrensinler. Bağışıklığımızı artırmak için neler yapalım? Mesela beyaz undan uzak duralım, esmer una dönelim. Yani başta şeker olmak üzere rafine olmuş gıdalardan kaçalım. Kanserin en büyük nedeni, kanseri besleyen en önemli gıda beyaz şekerdir. Sonra da tuz gelir. Küçük yaştan itibaren çocuklarımıza bu terbiyeyi de verelim. Çocuk ekmek yesin ama organik olanı, esmer olanı yesin. Haber :Esra TÜZÜN-Günaydın Prof.Dr. Erkan TOPUZ |
|
|
"Ben gerçekleri anlatıyorum. Ama çok fazla anlatmıyorum çünkü her şey sarsılabilir Türkiye'de" diyen Prof.Dr. Erkan Topuz'un sarsıcı açıklamalarını tekrar hatırlayalım; -Evde sokakta giydiğimiz ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde ayakkabı ile geziyorsak dışarıdan geldiğimiz ayakkabıları çıkartıp başka bir ayakkabı giymeliler. Çünkü dışarıdan giydiğimiz ayakkabı ile eve soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli sebeplerinden bir tanesidir. (Pestisit: Tarım ürünleri, kimyasallar, egzozdan çıkan gazlar vs)
-Kanserle mücadele anne karnında başlıyor. Anne adayları aşırı miktarda vitamin almaktan kaçınsınlar. Çünkü bilinçsizce alınınca vitaminin içindeki kobalt, bazı aşırı miktarda minareller... Doktor bir tane yut diyordur ama çocuk gelişsin diye bir kaç tane yutuyorlar. Bu çocukta birikime sebep olabilir ve kansere neden olabilir. -Kırmızı et alsınlar gebeler haftada 2 kere. Özellikle balıkla beslensinler. Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için, bebeğin daha anne rahmindeyken vücudunun direncinin artması ve zehirleri alarak bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım. -En tehlikeli yer halıdır. Halı bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla temizlemeyin. Sirkeli su ile silin. -Deterjan kullanınca muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde kronik olarak kanserojendir. (İzci eldiveni: Pamuk eldiven) -Bulaşık makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir. Eğer sağlığınızı düşünüyorsanız çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu suyla silin. -Her türlü deterjandan kaçınız. Devamlı olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz. -Beyaz olan her türlü iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere kaynatınız. Çünkü bunlar beyazlatılmak için kanserojen maddelerle yıkanıyor. -Oda spreyleri doğrudan doğruya petrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarak bağışıklık sisteminizi bozuyor. -Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamakta fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin. Mikro dalgada bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız. Çünkü bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da kanserojene yol açar. -Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Televizyondan çok uzak duralım. -Çocuklarınıza haftada 2 kez balık çorbası içirin ama içine zerdeçal koymak suretiyle. Soğan, sarımsak ve o mevsimin sebzesiyle yapmalısız. Çocuk anne karnındayken bu terbiyeyi almaya başlamalı. -Gebeler haftada 1 kilo balık tüketmeli. Bu miktarın üzerinde balık tüketilmesine karşıyız. Çünkü en steril balıkta bile az civarda civa vardır. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı, Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen tüketmeyiniz. -Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir. -Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir verebiliriz. Ama dışarıdaki yiyeceklerin nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre hareket edin. -Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim. Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok faydalıdır. -Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım. -Belki tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar ve kirletici sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz maalesef torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu kurduğunuz tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da kanserojendir. -Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir. -En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir. Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz. -Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir. -Plastik, bakır, alüminyum kap kullanılmamalı. Porselen, cam ve çelik kullanın. Meyveleri de bu tür kaplarda yıkayın. Bunların içine litresine göre 9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın. Aşağı yukarı yarım saat bekletin. Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop alır. -Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse. -Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok. -3 ayda bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa olsun tabiatı rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da olsa kanserojen dozlar karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda bir değiştirmek gerekiyor. -Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar, kaplar, plastik herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu plastikler ev yapımına girdiler. Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak kullanıyorlar. Çok bilinçli olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem demek Türk ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum. -Meyva suyu yerine posasıyla tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve suyuna geçmeyen çok madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve miğde kanserinden korunmuş oluyorsunuz. -Bakır, özellikle beyin tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor. Ama kulağınıza bakır küpe bile takmayın. -Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız. Plastik çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler. -Havuzların iyi temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı klorluysa yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine. -Bütün beyazlatıcılardan kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl bembeyaz defterler klorla temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş defter kullansınlar. Kullandıkları boyalarda da kanserojen etkisi vardır. ERKAN TOPUZ KABIZLIK TEDAVİSİ Yazısı |
|
Prof.Dr. Erkan TOPUZ KABIZLIK SORUNUKabızlığa karşı ne tür önlemler alınmalıdır?Annem 6-7 yıldır hep tuvalete çıkamamaktan şikayetçiydi. 9 ay önce bağırsak kanseri teşhisi konuldu. Hiç zaman kaybetmeden ameliyata alındı. Ardından kemoterapi gördü. Doktorun verdiği diyete uymasına rağmen hâlâ kabızlıktan şikayetçi. Bu sorunu nasıl çözebiliriz? B.G. Cevap : Prof.Dr. Erkan TOPUZ Kabızlık, kolon kanserinin en önde gelen sebeplerinden biridir. Ailevi faktörler, polipler bağırsak kanseri nedenleri arasındadır. Kolonoskopi ile polip tespit edilirse önce polipler temizlenir. 6 ay sonra kolonoskopi tekrarlanır. Sonuç temiz çıkarsa bir sonraki kolonoskopi kontrolü 1 yıl sonra, bu kez de temiz çıkarsa 3 yıl sonra yapılır. Cea ve ca19-9 bağırsak kanserinde en önemli tümör markerlarıdır. Kabızlığa karşı günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yemelidir. Haftada 2 kez kurubaklagil tüketilmeli. Beyaz ekmek yerine kepek ekmeği tüketilmeli. Her gün en az 2 litre su içilmeli. Bol bol kuru kara erik ve kara kayısı yenmeli. Kemoterapi gördüğü için haftada 1 kez kırmızı et yenebilir, bir süre sonra kırmızı eti diyetinden tamamen çıkartabilir. Et seçimi balık ve hindi olsun. Beslenmede şu gıdalar kesin olmalı : Karahindiba, kuzukulağı, tere, brokoli, kuşkonmaz, semizotu, kırmızı turp, kereviz, yer elması, enginar, bir avuç işlenmemiş ayçiçeği ve kabak çekirdeği, havuç, karadut, kara erik, kara kayısı gibi kırmızı-siyah sebze ve meyveler. Bu arada kuru kara kayısıyı güvendiğiniz bir yerden alın çünkü piyasada boyayla siyahlaştırılmış kayısılar da var. Ayrıca anneniz her gün bir çorba kaşığı taze çekilmiş keten tohumu yesin. Keten tohumu hem bağırsak kanserinden korur hemde kabızlığa mani olur. 1 çorba kaşığı çörekotunu bal ve sarımsakla karıştırıp tüketsin. Kızartmalardan uzak dursun.
Ailenizde kanser öyküsü varsa muhakkak 20-25 yaşlarında kolonoskopi yaptırın. Polip tespit edilirse düzenli aralıklarla cea, cea19-9 testlerini ve kolonoskopiyi ihmal etmeyin. Her gün 400 ünite folik asit, 1 gram kalsiyum, 1 tane bebe aspirini alın. Shiitake, maitake mantarı birini de kullanabilirsiniz.
Ayrıca periyodik olarak bromelanin (ananas hapı), milk thistle (devedikeni sütü kapsülü), dandelion (karahindiba hapı) kullanın. Böğürtlen çağı ve yeşil çay tüketin. Prof. Dr. Erkan TOPUZ |
| OKUNASI |
| GEZELİM GÖRELİM |
|
![]() ![]() |
| Sponsor & Destek |
![]() |