Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM

Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi

- antakya biberi- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- mekik aleti
- plates topu

Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
 
Loading


Ana SayfaSağlık-Ayfer AYDIN
Mevsim geçişleri cildi yorabiliyor. Kışın soğuk havalarda kuruyan, nemi azalan cildinizi, bahar aylarına ve sonrasında sıcak yaz günlerine hazırlanmanın tam zamanı.

İşe cildinizin nemini dengelemekle başlayın.



Devamı...
Vücudunuzun bütün yükünü sırtlanan ayaklarımızın sağlığı, hem beden hem de ruh sağlığı için önem taşıyor. Ayağında oluşacak ufacık bir nasır, tırnak batığı, topuk çatlakları veya ayak parmak aralarındaki mantar enfeksiyonları hem ayak hem de vücut sağlığımızı derinden etkiliyor. Uz.Dr. Ayfer AYDIN, ayak sağlığının birinci kuralının, doğru ayakkabı seçilmesi olduğunu dile getiriyor...



Devamı...

Güneş ışınlarının zararları ve korunma yöntemleri; güneşle flört etmek isteyen modern kadını bir dizi koruma mekanizması geliştirmeye zorunlu kılıyor. Bronz tenin cazibesine kapılmadan önce siz de kişisel savunma mekanizmanızı geliştirin.

GÜNEŞİN ALDATICI CAZİBESİ
Güneş ışınlarının cildimiz üzerindeki olumsuz etkileri artık bilinen bir gerçek. Büyük-küçük, kadın-erkek herkesin konu hakkında yeteri kadar uyarıldığı düşünülse de; güneş kendini göstermeye başladığı andan itibaren ona karşı zayıflık gösterebiliyoruz. Oysa korunmadan güneşe çıkmanın emniyet kemeri takmadan araba kullanmaktan hiçbir farkı olmadığını artık benimsememiz gerekiyor. Güneş ışınlarının zararları ve korunma yöntemleri hakkında merak edilen soruları, ünlü dermatologlar sizin için cevapladı.

Güneş kremlerinde kullanılan SPF teriminin tam olarak ne ifade ettiğine konusunda çok farklı yorumlar yapılıyor. SPF tam olarak ne ifade ediyor?

Dr. Betül ŞengörDR. BETÜL ŞENGÖR: Bilindiği gibi güneş ışınları ultraviyole ve görünür radyasyon ışınları içeriyor. Bunlardan ultraviyole ışınları kısa dalga boyuna sahip ışınlar ve cilt üzerinde çeşitli etkilere sahip. Ciltteki kızarma ile bronzlaşma, kısa süreli reaksiyonları arasında yer alırken; güneş lekeleri, melanom oluşması ve kanser ise uzun dönemdeki etkileri. Tabii olumlu etkileri de var. Bazı hastalıklar üzerinde iyileştirici etkisi ve ciltte D vitamini sentezlenmesi gibi... Ancak ne denli olumlu etkisi olursa olsun, bu ışınlardan korunmak gerekiyor. İşte bu noktada SPF olarak bilinen 'sun protection factor, yani güneşten korunma faktörü devreye giriyor. Güneş ışınlarının yakma etkisini, koruyucunun ne kadar bloke ettiğini gösteren bir güvenlik faktörü olan SPF, ultraviyole A ve B'ye karşı ciltte oluşabilecek hasarın en aza indirgenmesini sağlayan bir tür hesap... Bu hesap gerçekleştirilirken içinde bulunulan coğrafya, mevsim, ozon tabakasının durumu, deniz seviyesinden yüksekliği gibi tüm parametreler düşünülüyor. SPF ile belirtilmek istenen, güneşin ilk etkisi olan kızarıklık reaksiyonuna karşı güneş kreminin bizi koruma gücü. Ayrıca suya dayanıklı olması, içeriğinde antioksidanlar barındırması, koruyuculuk sürecini ve oranını olumlu yönde etkileyerek artmasını sağlıyor. Bu yüzden güneş kremi satın alırken mutlaka SPF oranıyla içeriğine
bakmanız gerekiyor.

Herhangi bir cilt sorunu yaşamayan ya da güneşe karşı dirençli kişilerin ortalama kaç koruma faktörü kullanmasını öneriyorsunuz?

DR. MELİSA ECZACIBAŞI:

Dr. Melisa EczacıbaşıSPF; hafif, orta ve yüksek koruma olmak üzere üçe ayrılıyor:
SPF 4-12 arası hafif koruma,
SPF 30'a kadar orta koruma,
SPF 30 ve üstü yüksek koruma...
SPF 15 yüzde 94 koruma sağlarken,
SPF 30 ve üstü ise yüzde 97 koruma sağlıyor.

Günlük kullanım için aslında 15 - 30 SPF faktörü yeterlidir. 15 faktör içeren güneş koruyucular UVB ışınların yüzde doksanı bloke ederler, bu oran FDA tarafından tam blok olarak değerlendiriliyor. 30 - 50 faktör arasındakiler de ciltte hassasiyet yapabileceklerinden bu gibi ürünlere de dikkat etmek gerekiyor. Aslında SPF oranı 15, 30, 50 ve 90 arasında koruma açısından çok da büyük bir fark yok. Ancak içerdiği kimyasal maddeler, ultraviyole B'ye karşı koruma sağlarken, ultraviyole A'da tam koruma sağlayamayabilir. Bu durumda SPF ile birlikte UVA koruma ayrıca aranmalı. Kendinize bir iyilik yapın ve güneş kremi satın almaya gittiğinizde hem UVA hem de UVB içeren bir ürünü tercih edin. Ayrıca her mevsim koruyucu ürün kullanmakta fayda var. Bunu yaşam biçimi haline getirmelisiniz. Ancak kış aylarında daha düşük SPF kullanırken yaz aylarında daha yüksek SPF’ler kullanmanız daha mantıklı olacaktır. Özellikle piyasada koruyuculuğu en az 12 saat süren güneş kremleri artık mevcut olduğundan, onları tercih etmenizi tavsiye ediyorum.

Hassas ciltli kişilere, güneşten nasıl korunmalarını tavsiye edersiniz?

DR. AYFER AYDIN: Güneşin zararlı etkilerine rağmen; ne Uz.Dr. Ayfer AYDINyazık ki bronz ten özellikle biz kadınları cezp ediyor ve vazgeçemiyoruz. Ancak bilinmesi gerekir ki; özellikle deri tipi 1-2 olarak adlandırdığımız açık tenli, mavi - yeşil gibi göz rengi olan, kızıl - sarı saçlar, çilli, kolay yanan, kızaran kadınlar deri kanseri oluşumu için yüksek risk grubundalar. Dolayısıyla özellikle yaz mevsimiyle birlikte tatillerde; güneşin çok dik geldiği saatler arasında güneşlenmemek, SPF oranı en az 50 olan güneş koruyucu ürünlerden kullanmak, şapka takmayı bir alışkanlık haline getirmek, beyaz renkli, güneşi çekmeyen yazlık kıyafetler giymek ve güneş gözlüğü kullanmak faydalı olacaktır. Ayrıca güneşten koruyan kremler, yalnız güneşlenirken değil; günlük yaşamda da, özellikle yüz, boyun, ense, eller ve kollar gibi sürekli güneş alan bölgelere uygulanmalı. Bu hem deri kanserinden korunmak hem de genç kalmak adına çok yararlı olacaktır.

Güneş ışınlarının zararları kadar faydaları da bulunuyor. Bu nedenle kendini ondan mahrum etmek istemeyen kadınlar da söz konusu. Peki, güneşlenmenin ideal süresi ne kadar olmalı?

DR. ERÇİN ÖZÜNTÜRK:
Güneşi özellikle bronzlaşmak, koyu bir tene sahip olmak için kullanırsak, bize kısa ya da uzun vadede, olumsuz yüzünü göstermekte gecikmez. Herkesin bildiği ya da maruz kaldığı güneş lekeleri, alerjiler, kaşıntılar yanında aslında çoğu kişinin üzerinde durmadığı, oysa çok daha tehlikeli olan bağışıklık sistemimiz üzerindeki olumsuz etkileri de var ki bu bahsedeceğim bağışıklık sistemi hasarları için, yılda sadece bir kere bile güneşlenmek yeterli. Maruz kalman UV ışınları, cilt hücrelerindeki DNA'larda mutasyonlara yol açıyor ve bağışıklık sisteminde bir baskılanmaya neden oluyor. Mutasyon; bir canlının genetik yapısında meydana gelen değişmedir ve en korkutucu yanı da nesilden nesle aktarılmasıdır. DNA'da oluşan mutasyonda, düzenli bir şekilde sentezlenen protein ve enzim sistemi bozulur. Böylece canlının proteinden dolayı yapısı, enzimlerinden dolayı da metabolizması değişebilir. Bir gen mutasyona uğradıktan sonra çok daha kararlı bir hale gelir ve tekrar eski haline dönmek için herhangi bir eğilim göstermez. Güneş kaynaklı zayıflayan bağışılık sistemi, mikroplara karşı yüzde 50 daha az cevap vermeye başlar, yani vücut dışarıdan gelebilecek hastalıklara karşı yarı yarıya güçsüzleşir. Cilt kanserinde birinci derecede etkili olan güneş, aslında önce bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Sonuç olarak; hiç korumasız güneşlenmek, yılda bir kere de olsa zararlı. İdeal olan güneşten yararlanma şekli, sabah saat ona kadar ve akşam 17:00'den sonra, SPF oranı 30 güneş faktörlü güneş koruyucular kullanılarak güneşlenilmeli. Bu konu D vitamini sentezi açısından da çok önemli. Genellikle akla takılan sorulardan biri, yeterli D vitamini sentezi için güneşte ne kadar kalınması gerektiği. Ancak bunun için de, avucunuzu beş dakika kadar güneşe tutmanız bile yeterlidir.

Güneş kremi uygulamadan önce ya da uyguladıktan sonra diğer bakım kremleri de uygulanabilir mi? Uygulanabilirse bunlar hangileri olmak?

Dr. Pınar Yozgatlı KaragülleDR. PINAR YOZGATLI KARAGÜLLE: Cilt kremlerini uygulamak bir anlamda kat kat kıyafet giymeye benziyor. En ince kıyafetten başlayıp kalına doğru gittiğiniz gibi, krem uygularken de en hafif olanından başlamalısınız. Serum, losyon ve krem... Günümüzde bazı SPF içeren koruyucu kremler aynı zamanda cildi nemlendiriyor ve besliyor. Bu ürünler kış aylarında koruma sağlamak için yeterli olsa da genellikle içerdikleri koruma faktörü düşük ve yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarından korumak için yetersiz kalıyorlar. Güneş koruyucularının öncesinde kullanılacak tonikler alkolsüz, nemlendiriciler de parfüm, meyve asitleri ya da renk açıcı içermemeli. Bu ürünler güneşe olan hassasiyeti artırır ve lekelenmelere sebep olur. Bu noktada hepimizin bildiği ancak hatırlatmak istediğim önemli bir nokta da güneş koruyucularının, güneşe çıkmadan en az 15 dakika önce sürülmesi... Ayrıca unutulmaması gereken bazı ayrıntılar bulunuyor. Mesela eğer SPF oranı 15 olan bir nemlendirici sürüyorsanız, üzerine SPF oranı 30 olan bir güneş kremi uygulandığında toplam uyguladığınız SPF oranının 45 olduğunu düşünmemelisiniz. Bununla birlikte SPF ve antioksidan içeren nemlendirici kullandığınız zaman ise makyaj uygulamaya geçmeden önce cildinizi ortalama beş dakika dinlendirmelisiniz.

Güneş ışınlarının zararlı olduğunu düşünenler bronzlaşmak için solaryumu tercih ediyor. Solaryum da güneş ışınları kadar zararlı mı?

DR. ALP MAMAK:
Şu şekilde düşünelim. Sigara, hardal gazı ve arsenik ne kadar zararlı? Çok değil mi? Solaryum ile güneş ışınlarının da bunlardan hiçbir farkı yok. Cilt koyuluğuna bağlı olarak farklı düzeylerde melanin içerir. Melanin ciltte melanosit adı verilen hücreler tarafından üretilir ve ultraviole ışınları absorbe ederek ya da yansıtarak cildi güneşin kötü etkilerinden korur. Melanin ne kadar fazla ise kişi o kadar bronz ve esmer görünür. Beyaz tenlilerde melanin daha azdır ancak güneşe maruz kaldıklarında melanositlerin bazıları daha fazla melanin üretir ve bazen bronzlaşmak yerine güneş lekeleri üretirler. Özetle esmerleşmek aslında cildin kendini güneşten koruma mekanizmasıdır. Güneş yanıklarını oluşturan mekanizma ise aslında güneşin sıcaklığı değil, ultraviyole ışınlarının radyasyonudur. Ultraviole radyasyondan gelen enerji hücreye zarar verir, özellikle de DNA'ya. Değişik enzimlerle damarlar genişler; kızarıklık, şişlik ve ağrılar oluşur. Radyasyon uyarısı ile bu enzimlerin üretilmesi dört ila altı saat sürdüğünden güneş yanığı sonuçları hemen ortaya çıkmaz, bu da bronzlaştığımızı fark etmemize engel olur. DNA hasarı bazen hücrelerin imhasına da neden olur ki cilt soyulması ile kendini gösterir. DNA hasarı sonrası her ne kadar birtakım onarım mekanizmaları çalışsa da güneş ışığına daha çok maruz kalındığında kanserle sonuçlanabilme ihtimali dahi bulunur. Özellikle ultraviyole B radyasyonu; bazal hücreli ve squamöz hücreli kansere neden olabilir. Unutmayın ki, bir solaryum seansı on ila 12 kere güneşe çıkmakla eşdeğer. Hatta daha zararlı olduğu bile söylenebilir. Ölü melanoma hücrelerinin oluşumunu tetiklerken, özellikle 30 yaş altındaki gençlerde kanser riskini de artırıyor.

Sprey Korumalar Sağlıklı mı?
Sprey şeklindeki güneş koruyucularının uygulanması gayet pratik olsa da, son zamanlarda yapılan araştırmalar dikkatli bir şekilde kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Birçoğunun içerisinde cildin beyazlığını korumadan UV ışınlarını bloke eden çok ufak titanyumdioksit partiküllerinin bulunduğu söyleniyor. Ancak durumun çok daha zararlı olduğunu gösteren deneyler de söz konusu. UCLA Üniversitesindeki bir laboratuarda denek farelere içerisinde bu partiküllerin olduğu su beş gün boyunca içirilmiş ve birçoğunun DNA'larmda aşırı derecede hasar görülmüş. Bu hasarların daha da büyüyerek iltihaplanmaya ve ileriki aşamada kansere neden olabildiği de söyleniyor.

D Vitaminin faydaları

Son günlerde D vitaminin faydalan sıklıkla konuşulur oldu. Hatta vitaminden çok, cildin güneşe maruz kalmasıyla ürettiği bir hormon olduğunu iddia edenler dahi var. Bu doğru mu?

DR. SARFRAZ ZAİDİ: Eskiden sadece kalsiyumun daha rahat absorbe edilmesinde ve sağlıklı kemiklere sahip olmada olumlu etkisi olduğu düşünülürdü, şimdi D Vitaminin Gücü adlı kitabımda dile getirdiğim gibi yaptığım araştırmaların sonucu olarak depresyondan kalp rahatsızlığına kadar birçok hastalıkta bu vitaminin oldukça olumlu etkiler sağladığını gördüm. Düşük D vitamini oranı, yeterli ensülin ve tiroit hormona sahip olmamakla eşdeğer. Cildin güneşe maruz kalmasıyla ürettiği bir hormon olarak da anılan D vitamini, hücrelerin ölümünü yavaşlatıyor böylece zarar görmüş hücreler hareket etmiyor ve kanser oluşma ihtimali de en aza indirgeniyor. Ancak olumlu yanlarına rağmen güneşe fazla maruz kalmamalısınız. Son zamanlarda bu konuyla ilgili Boston Üniversitesi'nde görev yapan Dr. Michael Holick, D vitamini için güneşe ne kadar maruz kalınması gerektiği hakkında araştırmalar yapıyor. Kesin sonuçlar henüz ortaya çıkmadığından, güneşlenerek cilt kanseri riski de almamak gerekiyor. Bunun yerine D3 vitamin hapları tüketmeyi deneyebilirsiniz.

Uz.Dr. Ayfer AYDIN (Dermotoloji Uzmanı) Uz.Dr. Ayfer AYDIN
Amerikan Hastanesi 444 3 777
Yazıları :
Dr. Ayfer Aydın Kimdir?
Canlı Cilt İçin
Behçet Hastalığı
Kışın Bakımlı Saçlar İçin İpuçları
Lazerle istenmeyen Tüylerden Kurtulmak
Kimyasal Peeling Nedir Nasıl Uygulanır?
Güneşin Aldatıcı Cazibesi

Kışın Cildinize Kimyasal Peeling Yaptırmayı Unutmayın

Uz. Dr. Ayfer Aydın kimyasal peeling hakkında merak edilenleri anlattı.

Yüz, boyun, göğüs, eller ve kollarda oluşan yanıklar, kırışıklıklar, lekeler ve çiller kimyasal peeling sayesinde sorun olmaktan çıktı. Çeşitli kimyasal solüsyonların cilde uygulanmasıyla yapılan kimyasal peeling, ciltte oluşan küçük çukurların ve izlerin giderilmesinde çok etkili bir yöntem.

Kimyasal Peeling nedir?
Deriyi canlandırmak, gençleştirmek, görünüşünü iyileştirmek için bazı kimyasal solüsyonların uygulamasıdır. Bu tedavide deriye, yüzeyel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Çok sayıda kimyasal peeling ajanı olmakla birlikte en sık kullanılanlar glikolik asit, alfa hidroksi asitler (AHA), triklosetik asit (TCA), salisilik asit, jesner solüsyonu ve kombinasyonlarıdır.

Kimyasal peeling ile neler tedavi edilebilir?

Kimyasal peeling ile neler tedavi edilebilirYanık ve herediter faktörlerin deride oluşturduğu kırışıklar, güneşe ve yaşa bağlı lekeler, karaciğer lekeleri, çiller, kanser potansiyeli taşıyan kabuklu kızarıklık veya yüzdeki koyu renkli lekeler, melazma denilen hormonal veya gebelik lekeleri peeling ile düzeltilebilir, hatta iyileştirilebilir. Aktif aknede iyileşmeye ve akne izlerinde düzelmeye yardımcıdır. Deride oluşturulan soyulmanın ardından yeni deri gelir. Yeni gelen cildin dokusu ve rengi daha düzgün ve daha homojendir.

Neler tedavi edilemez?
Derideki gevşeme ve sarkmalar düzeltilemez. Kimyasal peeling işlemi yüz gerdirme, kaş kaldırma işlemlerinin yerini tutmaz. Gözkapağı düşüklüğünü gidermede de etkili değildir. Derin çukurlarda bir dereceye kadar yardımcı olabilmektedir. Küçük çukurlar ve izlerde ise çok etkilidir.

Nasıl uygulanır?
Yüz, boyun, göğüs, eller ve kollara doktorun seçimi ve hastanın derisinin durumuna göre bir asit solüsyonu seçilerek hastane şartlarında uygulanabilir. Deri, yağlarından arındırıldıktan sonra tedavi alanına uygulama yapılır. İşlem esnasında 5-10 dakika kadar hafif yanma ve batma görülebilir. İşlem sonrası normal günlük yaşama hemen dönülebilir. İstenilen sonuçları elde etmek için birkaç seans gerekebilir.

Peeling sonrasında beklenebilen durumlar nelerdir?
Kimyasal peelingin derinliğine bağlı olarak ciltte, hafif veya güneş yanığı benzeri reaksiyon oluşur. Yüzeysel tipte 1-5 gün süren kızarıklıklar ve hafif soyulmalar olur. Derin tiplerde ödem ve deride gerginliğin yanı sıra kahverengi bir tabaka oluşumunun görülmesi normaldir. Bu tabaka 7-10 günde soyulur.

Peeling sonrası nelere dikkat edilmeli?
Ciltte oluşan kabuklar kesinlikle soyulmamalıdır. Sadece hekim tarafından önerilen nemlendirici prepatlar kullanılmalıdır. Ayrıca güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.

Peeling hangi durumlarda uygulanmaz?
Peeling yapılacak yüzeyde açık uçuk bulunuyorsa, derin güneş yanığı, açık yara ve enfeksiyonlar varsa, daha önceden o bölgede soyma işlemi yapılmışsa bu yöntem kullanılmaz. Ayrıca Roaccutane tedavisi gören ya da yakın zamanda görmüş kişilere kimyasal peeling uygulanmaz.

Yaza Girmeden İstenmeyen Tüylerden Kurtulun

Vücuttaki istenmeyen tüylerden kurtulmanin en hızlı ve güvenilir yolu olan lazer epilasyon, hem estetik açıdan iyi görünmek; hem de sağlıklı olmak isteyen hanımların imdadına yetişiyor. Uzmanlar lazer epilasyon işleminin; havaların henüz çok ısınmadığı ve güneşin kendini sıkça göstermediği bu aylarda yaptırılmasını öneriyor.

Uz. Dr. Ayfer Aydın , “Lazerli epilasyon yöntemi” hakkında bilgi verdi.Lazer Epilasyon

Lazerli epilasyon vücuttaki istenmeyen tüyleri acısız ve cilde zarar vermeden yok eden kalıcı bir yöntemdir. Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışınları kıl kökünde bulunan melanin pigmentini hedef alır. Lazer ışınını emen melanin pigmenti ısınır ve kıl kökü tahrip olur. Tüylerdeki melanin cilttekine göre daha konsantredir. Bu da cildin zarar görmesini önler. Lazerli epilasyondan etkili sonuç alabilmek için en az 4 seans düzenli olarak devam etmek gerekir. Seans sayısı, cilt tipine ve tüylerdeki yoğunluk ve renge göre değişir. Lazerli epilasyonla uygun gelişmişlikteki tüyler yok edildiği için bu evreye gelmeyen tüyler için uygun evre beklenir. Bu da seans sayısının artmasına neden olabilir. Cilt rengi açık, tüyleri koyu olan kişilerde oldukça hızlı ve başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Lazer işlemi nasıl uygulanır?
Lazer, Selektif Foto-Termoliz (ışık ısısıyla seçici tahrip) adı verilen bir mekanizma üzerinden etki gösterir. Deriye lazer atışı yapıldığında, ışık milisaniyeler içinde deriden emilmeksizin geçer ancak kıl kökü ve kıl gövdesi tarafından emilir ve kıl kökü içinde yüksek ısı meydana getirerek kıl kökünün tahrip olmasına yol açar.

Lazerin vücuda herhangi bir zararı var mıdır?
Lazer uygulamaları çoğu zaman radyasyon gibi algılanmakta ve zararlı etkiler meydana getirebileceği düşünülmektedir. Oysa lazer ile radyasyon arasında bir ilişki yoktur. Lazer uygulaması sırasında deri altındaki doku ve organlara herhangi bir etkide bulunduğuna dair bir bulgu gözlenmemiştir. Lazerle vücutta ancak kıl kökü seviyesine dek ulaşılabilir.

Uygulama sırasında acı hissedilir mi?
Lazer işlemi sırasında tüylerin cımbızla çekildiğinde meydana gelen acının benzeri bir his algılanır. Vücudun bazı bölgeleri daha duyarlı olduğundan, doğal olarak bazı bölgelerde bu his daha güçlü hissedilebilir. Ancak lazer soğutucu ile birlikte kullanılmakta olduğundan derinin ısınmasına bağlı bir ağrı-acı meydana gelmez. Soğutucu, işlem sırasında lazer atışı öncesi-atış sırası ve sonrasında deriyle sürekli temas halinde tutularak işlem bölgesini soğutur ve deri üst tabakasını lazerin ısısından korur. Soğutucu sayesinde kıl kökündeki reaksiyon da nisbeten az hissedilir.

Lazerli epilasyon hangi bölgelerde uygulanır?
Lazer, bütün vücuda uygulanabilir. Yüz, ense, kulaklar, boyun, kol, koltukaltı, bacak, kalça, sırt, göbek, omuzlar ve bel bölgelerinin yanı sıra göğüs ve bikini çizgisi gibi hassas bölgelerde de rahatlıkla uygulanabilir.

İşlemler ne kadar sürer?
Lazer epilasyon işlemi uygulama yapılan bölgenin genişliğine göre değişir.

Kaç kez yapılır?
İşlem köklerin büyüme aşamasında 4-6 hafta aralıklarla ya da tüyler çıktıkça yapılır. Toplam işlem sayısı vücut bölgesine göre değiştiği gibi, genetik faktörler, yaş, cinsiyet, hormonal profil gibi özelliklerinize bağlı olarak da farklılıklar gösterir. Tedavi amacınızı doktorunuza bildirdiğinizde size göre uygun bir tedavi şeması ayarlanacaktır.

Tedaviden sonra deride ne gibi bir değişiklik gözlenir?
Hassas ciltlerde hafif pembelik veya kızarıklıklar olabilir. Ancak güçlü bir soğutucu ile birlikte kullanılan lazerlerde, işlem sonrası pembelik-kızarıklık hemen hemen hiç görülmez.

İşlem sonrası losyon-krem ya da ilaç kullanımı gerekli midir?
Kızarıklık oluşmayan bir tedaviden sonra herhangi bir koruyucu krem uygulamasına da gerek kalmaz. Kızarma meydana geldiği takdirde koruyucu ve onarıcı kremler kullanılmalıdır.

Lazer tedavileri sırasında güneşe çıkmak sakıncalı mıdır?
Tedavi süresince güneşten sakınmak tavsiye edilir.

Yüze uygulanan bir tedaviden sonra makyaj yapılabilir mi?
Uygulama sonrası ciltte kızarıklık oluşmadığı takdirde makyaj malzemeleri işlem gören bölgeye rahatlıkla uygulanabilir ancak deride kızarıklık meydana getiren bir lazer tedavisinden sonra kimi makyaj malzemelerinin kullanımı sakıncalı olabilir.

Lazer uygulamasından sonra işlem bölgesindeki tüylere ne olur?
İşlemden sonraki 3 gün içinde tüyler yüzeye çıkmaya başlar ve dökülür. Tüylerin yüzeye çıkması yeniden büyüme olmayıp, köklerin içindeki tüylerin dökülmeleri için gereken bir süreçtir. Dökülme tamamlandıktan sonra o bölgede birkaç hafta süreyle yeni tüy çıkmaz. Yeni tüyler çıkması yeni bir seans gerektiği anlamına gelmektedir.

Lazer işlemlerine başlamadan önce ne yapılması gerekir?
Lazer işlemlerine başlayabilmek için o bölgedeki tüyleri bir süre kökten almadan beklemek gerekir. Bu süre içerisinde uzayan tüyleri kesilebilir ya da tüy dökücü krem kullanılabilir İşleme başlamak için tüylerin uzun olmaları gerekmez, köklerin tüy çıkarmış olması yeterlidir

Epilasyon uygulamalarına artık yalnızca bayanlar değil, erkekler de sıklıkla başvuruyor...
Erkeklerin en sık uygulama yaptırılan bölgeler omuz, sırt, göğüs, boyun- ense ve elmacık kemiklerinin üzerindeki sakallardır. Erkekler, lazer epilasyon uygulamalarında kadınlara göre bazı avantaj ve dezavantajlara sahiptirler. Avantajları, erkeklerin daha kalın ve koyu renk kıl köklerine sahip olmaları nedeniyle, lazere çok iyi yanıt verirler ve çok daha başarılı sonuçlar alınabilir. Erkeklerin dezavantajı ise yapıları gereği yüksek erkeklik hormonları nedeniyle sürekli yeni kıl üretimi ile karşı karşıya olmalarıdır. Bu durum sık sık yeni uygulamaları ve zorunlu kılmaktadır. Doğru tedavi ile istenilen sonuç elde edilir.

Uz.Dr. Ayfer AYDIN (Dermotoloji Uzmanı) Uz.Dr. Ayfer AYDIN
Amerikan Hastanesi 444 3 777
Yazıları :
Dr. Ayfer Aydın Kimdir?
Canlı Cilt İçin
Behçet Hastalığı
Kışın Bakımlı Saçlar İçin İpuçları
Lazerle istenmeyen Tüylerden Kurtulmak
Kimyasal Peeling Nedir Nasıl Uygulanır?
Güneşin Aldatıcı Cazibesi

Kış Aylarında Cilt Sağlığını Korumak İçin Altın Öneriler

Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte cilt rahatsızlıklarının görülme sıklığı da artıyor. Rüzgâr, düşük nem oranı, kirli hava ve kapalı ortamlarda daha uzun süre vakit geçirme zorunluluğu gibi etkenler sivilcelerin, sedef, egzama gibi bazı cilt hastalıklarının artmasına sebep oluyor. Uz. Dr. Ayfer Aydın, “Kış aylarında sağlıklı bir cilt için yapılması gerekenler” hakkında bilgi verdi

“Cildimiz her an dış dünyayla irtibat halinde olduğundan fiziksel etkenlerden ciddi oranda etkileniyor. Özellikle kış mevsiminde cilt sağlığını tehdit eden faktörler çoğalır. Kışın soğuk ve kuru hava, düşük nem, rüzgâr, kirli hava ve asit yağmurlarına özellikle dikkat edilmesi gerekir. Bu doğal etkenlerin yanı sıra kışın gelmesiyle birlikte kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması da cilt sağlığını olumsuz etkiler. Melatoin hormonunun güneşsiz ortamlarda daha fazla salgılanması insanların kış aylarını daha stresli ve depresyona eğilimli geçirmelerine yol açar. Bu faktörlerin birleşmesi; akne (sivilce) ve egzama gibi cilt hastalıklarının görülmesinin yanı sıra stresle tetiklenen sedef, vitiligo gibi önemli deri hastalıklarının da artmasına sebep olur.

Kış aylarında bakımlı saçlar için ipuçları:
Saçlarınız ıslakken dışarı çıkmayın
Sokağa çıkarken bere ya da şapka kullanmak saçlarınızı kuru ve kirli havadan korunmasına yardımcı olur. Saçlarınızı nemlendirmede ve daha volümlü görünmesinde sıcak değil, ılık suyla yıkamanın faydası vardır. Ilık su nemi saçlara hapseder ve saçlara fazladan parlaklık katar..

Fön makinesi ve saç düzleştirici gibi saç şekillendirici aletleri kullanmayı azaltın.

Kış ayları saç dökülmelerinin de yoğun olarak görüldüğü bir dönemdir. Yaz mevsiminden kışa geçişte melatonin ve seratonin hormonlarının azalmasıyla çok sayıda insanda ruhsal olarak hafif de olsa depresif duygular oluşabilir. Saç sağlığımız ruh sağlığımızdan birebir etkilendiği için saç dökülmeleri de bu mevsimde artar. Tarama işlemi sırasında tutam tutam saç dökülmesi görülüyorsa mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Dudaklarımız da soğuk havanın etkisi ile kurup çatlayabilir. O nedenle dudakların gün içerisinde sık sık nemlendirilmesi gerekir. Bu nemlendirme basit bir vazelin veya yanınızda taşıyabileceğiniz dudak koruyucular ile olabilir.

Genç bir cilt için kış mevsimini değerlendirin

Kış mevsimi yoğun güneşin olmaması nedeniyle cildinize kimyasal peeling, lazer ile cilt gençleştirme gibi işlemlerin rahatlıkla yapılabileceği bir dönemdir.
Kimyasal peeling uygulamaları; deriyi canlandırmak, gençleştirmek, görünüşünü iyileştirmek için bazı kimyasal solüsyonların uygulamasıdır. Bu tedavide deriye, yüzeyel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Bu uygulanan meyve asitleri başta olmak üzere çok sayıda peeling solüsyonu, derinin altında yalancı bir yanık alarmı olarak algılanarak deri altında yeniden bir yapılanma ve onarım başlatır. Bu yeniden onarım sayesinde cilt daha canlı, diri, genç ve sıkı bir hal alır ve sonuçlar kalıcıdır. Uygulanan solüsyon, derinin üst yüzeyinde de var olan sivilce, siyah noktalar, sivilcelerin oluşturduğu izler, küçük çukurcuklar, güneş, yanık ve yaşa bağlı oluşan kırışıklıklar, güneş yaş ve gebelik nedeniyle ortaya çıkan lekeler, çiller, kanser potansiyeli taşıyan kabuklu deriden kabarık lezyonların düzelmesinde ve iyileşmesinde etkindir.

Lazerle cilt gençleştirme ise; cildin genç kalması ve yaşlanma izlerinin giderilmesi için uygulanan en son teknolojik yöntemdir. Cilt gençleştirme ya da “rejuvanation” olarak da adlandırılan bu yöntemle cilde verilen lazer ışığı ile cerrahi hiçbir işelm uygulanmadan cilt altı hücrelerinin, yeni kollejen ve elastin lifleri üretmesi hızlandırılır. Böylece verilen lazer enerjisiyle kırışıklıklar azalıp yok, olurken ciltte belirgin gerginleşme ve dirileşme hissedilir.

Kış aylarında nemlendiricilerinizi değiştirin!

Yaz mevsiminde yağsız ve su bazlı nemlendiriciler kullanılması daha uygun iken ; kış aylarında daha yoğun ve yağlı nemlendiriciler kuruyan cildimizi korumada daha faydalı olacaktır.

Soğuk havanın sebep olduğu cilt kuruluğu cildin yaşlanma sürecini de kolaylaştırır.

Yaşlılar, çocuklar ve derisi kuru olanlar kış mevsiminden en çok etkilenen grubu oluşturuyor. Bu aylarda havadaki nem azalırken kalorifer, soba ve klima gibi cihazlar nem oranını daha da aşağıya çekiyor. Bu aşamada deri kuruluğuna bağlı gelişen veya şiddetlenen deri hastalıklarının önlenmesinde nemlendiricilerin kullanılması büyük önem taşıyor. Cilt temizliğinde de ;cildin PH değerine uygun nemlendiricili tıbbî temizlik ürünleri kullanılmalıdır. El temizliği için kullanılan sabunların, yüz temizliği için kullanılması son derece yanlıştır. Çünkü el derisi, yüze oranla daha kalındır, bu yüzden cilt tipinize uygun temizleyicilerin kullanılması uygun olacaktır. Günde birkaç kez duş almak, sık sabun kullanmak cilt kuruluğunu artıran faktörlerdir. Özellikle çok sık duş alan kişiler, cilt bakımlarını ihmal etmeyerek, banyodan sonra mutlaka nemlendirici kullanmalıdırlar. Ayrıca cildin yağlı olması, nemle karıştırılmamalıdır; yağlı cilde sahip kişiler de kış aylarında nemlendirici kullanmalıdırlar.

Uz.Dr. Ayfer AYDIN (Dermotoloji Uzmanı) Uz.Dr. Ayfer AYDIN
Amerikan Hastanesi 444 3 777
Yazıları :
Dr. Ayfer Aydın Kimdir?
Canlı Cilt İçin
Behçet Hastalığı
Kışın Bakımlı Saçlar İçin İpuçları
Lazerle istenmeyen Tüylerden Kurtulmak
Kimyasal Peeling Nedir Nasıl Uygulanır?
Güneşin Aldatıcı Cazibesi
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et