Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi
- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- antakya biberi
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 02.2010
Arşiv - 02.2010

Dünyada ve Türkiye’de çeşitli hastalıklar sonucu bazı kadınların rahimleri alınabiliyor. Ancak bunu büyük bir sorun haline getirmemek, olaya tedavi amaçlı bakmak gerekiyor. Ayrıca rahim alınması kadının cinsel yaşamını etkilemiyor.

Rahim alınınca cinsel hayat biter mi?

Rahimde yapılan herhangi bir ameliyat sonucu rahmi alınan kişinin cinsel hayatı biter mi? Çevremde, rahmi alınan birkaç kişi cinsel ilişki sırasında hiçbir şey hissetmediklerini söyledi. Söyledikleri ne kadar doğrudur?

CEVAP: Dünyada çeşitli hastalıklar nedeniyle rahmi alınmış milyonlarca kadın yaşıyor. Cinsellik konusunda böyle hastalarda yapılmış pek çok çalışma var. Bu çalışmalardan hemen hiçbiri sizin çevrenizden duyduklarınızı doğrulamıyor. Yani rahim olmaması kadınlığın bittiği anlamına gelmiyor. Cinselliğin sona erdiği anlamı taşımıyor.

Kasıklarda ve makatta ağrı var, nereye başvurmalıyım?

31 yaşındayım, adetlerim düzensiz değil. Ancak son dönemlerde kasıklarımda ve makat kısmımda ağrılar duymaya başladım. Sürekli baş ağrısından şikayet ediyorum. Şişkinlik ve kabızlık çekiyorum. Nereye başvurmam gerekiyor?

CEVAP: Öncelikle bir kadın doğum uzmanına başvurun. Kasıklarda ve makata vuran ağrılar genellikle yumurtalıklar veya çevre dokuların hastalıklarında görülür. Karın içindeki olaylar pek çok organı etkiler. Mesela yumurtalıkların iltihabı veya urları, bağırsakların da az çalışmasına neden olabilir.

3 ayda bir adet görüyorum, neden?

51 yaşındayım. Yaklaşık 1 yıldır 3 ayda bir adet görüyorum. Adet gördüğümde ortalama 10 gün kadar sürüyor ve ilk 3 gün aşırı kanama oluyor. Önceki yıllarda da fazla kanama oluyordu. 2 yıl önce kadın-doğum uzmanına muayene oldum, kötü bir bulguya rastlanmadı. Ancak benden smear alınmadı. Ne yapabilirim?

CEVAP: Sevgili okurumuz, pek çok jinekolojik önemli hastalık 45-55 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Siz de bu önemli ve riskli dönemde doktor kontrollerini aksatmış, 2 yıldır smear bile aldırmamışsınız. Şikayetlerinizin nedeni menopoza yaklaşmış olduğunuzdan ve hormonal eksiklikten olabileceği gibi ciddi başka hastalıklardan da kaynaklanabilir. Yapmanız gereken hemen doktorunuza başvurmanız. Vajinal smear’i aldırmanız ve muayene olmanız. Ayrıca senede bir mamografinizi de çektirmelisiniz.

Neden düşük yapıyorum?

32 yaşında bir kadınım, 4 yıllık evliyim. 2 aylık düşük yaptım. Bir süre sonra tekrar 1.5 aylıkken düşük daha yaptım. Bunun nedenleri ne olabilir?

CEVAP: Düşük nedenlerini sıralarsak sayısı oldukça fazla. Erkekle ilgili olarak spermin kusurları olabilir, genetik bozukluklar olabilir. Sizde hormonal nedenler, rahmin yapısal bozuklukları, geçirilmiş veya halen mevcut olan bazı enfeksiyon, metabolizma hastalıkları gibi pek çok nedene bağlı düşükler görülebilir. Yeni bir gebeliğe başlamadan önce mutlaka bunların araştırılması gerekiyor.



Prof.Dr. Derin KÖSEBAY Derin KÖSEBAY
Sorularınız İçin : derin.kosebay@memorial.com.tr 

» Rahimde Küçülmeyen Kist
» Anne Olmak Hayal Değil
» Vajinal Akıntı Şikayetleri
» Korunmak Yumurtalıkları Tembelleştirir mi?
» Klamidya Nedir? Belirtileri Nelerdir?
» Doğum Kontrol Hapı Ne Kadar Kullanılmalı?
» Rahim Ağzı Kanser Aşısı
» Memeler Kontrol Edilmeli
» Doğum Şekli Nasıl Olmalı?
» Rahim Alınması Cinsel Hayatı Bitirmez
» Kürtaj Hamile Kalmayı Zorlaştırır.
» Her İlişkiden Sonra Kan Geliyor
» Kisti Aldırmadan Kurtulamazmıyım
» Serviks Kanseri
» Neden Gebe Kalamıyorum?
» Genç Kızlarda Adet Gecikmesi
» Kürtaj Sonrası Adet Sorunu
» Gebelik İöin Ne Kadar Süre Gerekli
» Menopozda Kanama Varsa
» Çikolasta Kisti için Ameliyar Şart
» Sarkom Tedavisi
| Yorumlar (2) | 20.02.2010 | Derin KÖSEBAY  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Antioksidanların kanserden korunma kalkanımızı güçlendirdiği doğru ama kanserden korunma umudunuzu yalnızca antioksidanlara bağlarsanız beklentinizin boşa çıkma olasılığının yüksek olduğunu söyleyebilirim. Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Antioksidanlar Kansere Çare mi?

Kanseri tetikleyen tek şey sadece DNA’nın maruz kaldığı oksidan zararlar olsaydı, bu soruyu “evet” diye yanıtlayabilirdik. Ne var ki kanseri tetikleyen daha pek çok neden var. Her türlü kanserde ortak özellik “DNA’nın hasar görmesi” problemi olsa da bu hasarın tek nedeni serbest radikallerin ve diğer oksidasyon ajanlarının verdiği zararlar değildir.

İşte bu nedenle yalnızca antioksidan kapasitenizi artırarak bu sorunu çözemezsiniz. Özellikle antioksidanları haplar halinde alarak bu problemden kurtulabileceğinizi zannediyorsanız yanılırsınız.

DOĞRU YOLDAN KAZANMAK DAHA ETKİLİ

Hayal kırıklığı yaratmak istemem ama bu bilgi -ne yazık ki- doğru. Antioksidanların kanserojen olarak hareket eden nitrojen bazlı moleküllerin oluşumunu engellediği, DNA hasarını önleyen bir koruyucu kalkan gibi hareket ettiği de doğru.

Antioksidan yiyecek ve içeceklere beslenme planında daha çok yer verenlerde kansere yakalanma sıklığı azalır. Bedeninize daha fazla C ve E vitamini, beta karoten, selenyum, çinko kazandırabilirseniz ve bu kazanımı diğer antioksidanlarla örneğin likopen (domates, karpuz, pembe greyfurt), kateşin (yeşil veya siyah çay), antosiyaninler (siyah erik, kiraz, siyah üzüm), rezveratrol (siyah üzüm, üzüm suyu, pekmez), kuvarsetin (elma, soğan), sülforafan (lahana, turp) ile taçlandırabilirseniz bu listeyi daha da uzatmak mümkün işiniz son derece kolaylaşır.

DESTEKLER FAYDASIZ OLABİLİR

Bununla birlikte son zamanlarda giderek artan bir suistimal konusu haline gelen “antioksidan destek kullanmak”, yani bazı antioksidanları içeren besin desteklerini yutmanın kanseri önleyebileceğine dair bir işaret, bir veri yok! Bulgular maalesef olumsuz, umutsuz ve hayal kırıcı. Hatta bu destekleri kullananlarda bazı ters sonuçlar bile ortaya çıkabileceğini gösteren bulgular var.

Mesela Finlandiya’da yapılan bir çalışmada, sigara içenlerin antioksidan olarak betakaroten kullandıkları takdirde akciğer kanseri risklerinin artabileceğini gösteren sonuçlar alındı.

Sonuç olarak belirli bir kanserden korunmak amacıyla değil de sağlığı desteklemek ve bağışıklık sisteminizi kansere karşı güçlendirmek ve antioksidan bir kalkan oluşturmak amacıyla antioksidanlardan zengin bir beslenme tarzı oluşturmanızı ben de tavsiye ederim. Beslenme planınızda daha fazla taze ve renkli sebze, meyve bulunması bu yönde atacağınız en önemli adım olacaktır.

Ama siz siz olun kanserle mücadele planınızı her gün yutacağınız birkaç antioksidan hapa emanet etmeyin.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 236 73 00 Faks:(212) 236 57 75




Son Yazılar :
* Suda Bekletilen Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?
* 2010 Beslenme Anayasası
* Bel İncelten Diyet Planı
* Hipertansiyon Tedavisi ve Diyet
* İnsulin Direnci Nedir?
Kahvaltı mı Akşam Yemeği mi?
* Kırışıklık Kürü
* Neden Kilo Veremiyorum?
* Paket Diyet Gerçeği
* Karalahana Guatr Yapar mı?

Yüzdeki Kırmızı Lekeler ve İltihaplar

Yüzde kabarcık şeklinde veya yer yer kırmızı lekeler olabilir. Bazen tüm yüz, aşırı kırmızı olur ve yüze istenmeyen bir görünüm verir kırmızılıkların buluğ çağı ile pek ilgisi yoktur; her yaşta olabilir ve tedavi edilmezlerse böyle sürer gider.YÜZDEKİ KIRMIZI LEKELER İÇİN DOĞAL ÇÖZÜMLER
Yüzdeki bu kırmızılıklar, dış etkenler (kötü makyaj malzemeleri, sabunlar, deterjanlar, kremler, vs) sebebiyle de oluşurlarsa da, bunlar daha çok yüzün kan damarlarındaki dolaşım bozukluğundan veya deri altında bazı yerlerdeki bezelerin iltihaplanmasından olur.

Yüz üzerinde yapılacak tedavilerle bu çeşitli kırmızılıklar giderilebilir. Bu hususta kullanılan faydalı bitkiler şunlardır:

Atkestanesi (Aesculus hippocastanun)
ATKESTANESİ
Yüzdeki tüm kırmızılıkların ve kırmızı lekelerin giderilmesi için çok faydalıdır.

Hazırlanışı :

Atkestanesi un haline getirilir ve tatlı bademyağı ile karıştırılır. Temizlenmiş yüzdeki kırmızı kısımlara akşamları krem gibi sürülür 20 dakika sonra ılık su ile yüz yıkanır. 1-2 hafta içinde kırmızılıklar geçer.

Ayrıkotu

Yüzdeki kırmızılıklarda, çiziklerde, makyaj yakmalarında, sivilcelerde kullanılır.

Malzemeler ve Hazırlanışı :

1 su bardağı suya 1 tatlı kaşığı kurutulup dövülmüş ayrıkotu kökü konur, 5 dakika kaynatılıp 15 dakika demlenir ve pamuktan süzülür. Sabah-akşam temizlenmiş yüze bol bol sürülür ve kurumaya bırakılır.

Gülhan Beydemir (Sağlıklı ve Güzel Kalmanın 7 Sırrı Kitabından)

- Kirpik Dökülmelerine Doğal Çözümler 



Kızarıklıklar Havuçla Geçsin

Yanaklarımda kızarıklıkları oluştu. Bunları nasıl yok edebilirim? E.K.

Suna Dumankaya - Özellikle bir dermatologa görünün. Ayrıca her gün bir çorba kaşığı havuç suyu, bir tatlı kaşığı yaş maya ve beş damla karahindiba yağını karıştırıp yanaklarınıza sürün. Bu karışımı 20 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu formülü haftada iki gün tekrarlayın.

Babam kan kanseri oldu. Kansızlığı var. Ne yapmalıyız?

Babama 3 yıl önce kan kanseri (ALL lösemi) tanısı konuldu. İlaç tedavisi başlanmadı. Babam 3 ayda bir filmler ve tahlilleriyle takip ediliyor. Doktorumuz “Trombositler düşerse ve WBC testi 100 bini aşarsa kemoterapiye başlayacağız" diyor. Babamın WBC değeri şu an 60 bin. Fakat dalak ve karaciğerde büyüme var. Ayrıca kansız. Diğer organları korumak ve kansızlığı ortadan kaldırmak için ne yapmalıyız? Ö.A.

LösemiProf.Dr. Erkan TOPUZ : Doktorunuzun dediği gibi belli kriterler oluşmadan kemoterapi yapılmaz, babanız sıkı takipte tutulur. Lösemide kansızlık, halsizlik ve grip sık görülen şikâyetlerdir. Hastalığı tetiklediği için bunlara karşı çok dikkatli olmak gerekir. En tehlikelisi griptir. Bu nedenle babanız kalabalık ortamlardan uzak dursun, gripli kişilerle temas etmesin, C vitamini ve yılda 2 kutu ekinezya bitkisi ekstresi kullansın, babanıza diğer önerilerim şunlar:

■ Doktorunuza danışarak cordyeceps ve reishi mantarı hapı kullanın. Bu destekler immün sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur ve sık grip olmanızı engeller.
■ Beta karoten denen madde sizin için çok şifalı. Hormonsuz havuç ve domates suyu içerek ihtiyacınız olan beta karoteni alırsınız.
■ Nar, ananas ve organik elma en çok tercih etmeniz gerekenler meyveler.
■ Mikrop riskini azaltmak için sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın, daha sonra sirkeli suda bekletin.
■ Kısa bir süre sonra çağla çıkacak, immün sistemini güçlendirmede çok yararlı olduğu için çağla mevsimini kaçırmayın, bol bol yiyin.
■ Koyu yeşil, koyu kırmızı ve siyah meyve sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin.
■ Her gün 2-3 tane haşlanmış yumurta beyazı yiyin.
■ Kansızlığa mani olmak için haftada 2 kez yağsız kırmızı et tüketin. Her gün 1 avuç kuru üzüm kan yapar. Yine ıspanak, pazı, maydanoz gibi yeşiller de kansızlığı engelelr.
■ Her gün 1 avuç fındık ve ceviz tüketin. En önemli immün güçlendirici olan yoğurdu sofranızdan eksik etmeyin.
Keçi peyniri ve çökelek yiyin.
■ Semizotu, karahindiba, kuzukulağı, tere ve biberiye mutlaka sofranızda bulunmalı.
■ Çay tercihiniz ısırgan yaprağı-kökü, yeşil çay ve kuşburnu olsun,
■ Zerdeçal tüketemiyorsanız günde 2-3 tane hapını (turmeric) kullanın. ; Yemeklerinize zencefil ve kekik ilave edin.
■ Şekerli yiyeceklerden uzak durun. Şeker ihtiyacınızı meyvelerden sağlayın.
■ Beyaz ekmek yerine esmer ekmek tercih edin.
■ Tuzu azaltın, kaya ya da deniz tuzu kullanabilirsiniz.
■ Doktorunuza danışarak C vitamini kullanın.
■ Her gün 1 çorba kaşığı taze çekilmiş çörek otu tüketebilirsiniz.

Prof.Dr. Mehmet Erkan TOPUZErkan Topuz

Sorularınız İçin:
etopuz@istanbul.edu.tr
Faks: 0212 505 65 20

Önceki Yazılar :
* Erkan Topuz Saba Tümer ile Bugün
* Pet Şişe Sular Kanserojen mi?
* Sigara Hakkında Uyarılar
* Doğum Kontrol Hapları Ne Kadar Kullanılmalı?
* Erkan Topuz'dan ŞOK Açıklamalar Video
* Kaktüs Radyasyonu Emer mi? Video
* Kanserden Korunma Önerileri
* Pankreas Kanseri Uyarıları Video
* Meme Kanserine Karşı Altın Gıdalar
*
Bebeğinize İkinci El Yatak Alın
* Pankreas Kanserine Alternetif Tedavi
* Karaciğer Metastazında Tedavi Önerileri
* Karaciğer Yağlanmasına Karşı
* Kanser Hastaları Kobay mı?
* Prostatdan Nasıl Korunurum?
* Fibrokist Nedir? Fibrokistlerden Nasıl Korunulur?
* Kemoterapi Sırasında Ağızda Çıkan Yaralar
* Testis Tümörü Tevasi ve Beslenme
* Kanser Hakkında Yanlış Bilinenler
* Meme Kanserine Karşı Havuç Suyu
* Erkan Topuz ARENA Programı - Video
* Çocuklara Sebze Yedirmek
* Kan Kanseri ve Kansızlık İçin Öneriler
* Buğday Çimi ile Gelen Sağlık
*
Beyin Tümöründe Tedavi Yöntemleri
* Ödemi Doğal Yollarla Azaltabilirsiniz
* Bilekte Kitle Oluşumu
* Küçük hücreli Akciğer Kanser Evreleri
* Cilt kanserinden Korunmak
*
Sarımsağı pişirmeden önce en az 15 dakika bekleyin
*
Ağız içindeki yara kanser belirtisi mi?
*
Erkan TOPUZ'dan Mide Kanseri önerileri

Dr. James Duke, kendisini mutsuz ve umutsuz hissedenlere ‘sarı kantaron’ çiceğini öneriyor. Onu, ‘meyan kökü’ ile birlikte ‘Yeşil Eczane’nin beş yıldızlı şampiyonu ilan ediyor.

Dr. James Duke, bitkileri araştırmak için Machu Picchu’ya doğru yola çıkar. Yanındaki meslektaşlarından biri, depresyon geçirdiğini söyler. Duke, ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, arkadaşına neden ‘sarı kantaron’ çiçeğini önerdiğini şöyle anlatıyor: “Kendisinde derin bir keder, umutsuzluk, konsantrasyon eksikliği, dengesiz beslenme, uyku düzensizliği ve normalde zevk aldığı şeylerden hoşlanmama gibi, tüm klasik depresyon sendromlarını gözlemliyordu. Modern ilaçların faydası olmamıştı. Kendimi çok sık karşılaştığım o soruya hazırlamıştım: ‘Acaba bu duruma iyi gelecek bir ilaç biliyor musun?’ Her zamanki ihtiyatlı cevabımı verdim: “Eğer ben depresyonda olsaydım, sarı kantaron otunu denerdim.” Fakat bunun yanında meyan kökünden de bahsetmeden geçemem. Çünkü sarı kantaron da meyan kökü de ‘Yeşil Eczane’nin beş yıldızlı şampiyonudur.

B vitaminini ihmal etmeyin

Sinir taşıyıcılar, yani sinirler tarafından aralarında haberleşmek ve görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmek için kullanılan kimyasallar, depresyonda çok önemli bir rol oynar. Beslenme uzmanları, yeterince B vitamini (folat ve B6 ile B12 vitaminleri) alımının, sinir taşıyıcı kimyasalların düzeyinin yüksek kalmasını sağladığını belirtmektedirler.
Folat benekli fasulye, kuru fasulye, kuşkonmaz, ıspanak, brokoli, bamya ve Brüksel lahanası gibi sebzelerde bolca bulunur. B6 vitamini ise en çok karnıbahar, suteresi, ıspanak, muz, bamya, soğan, brokoli, kabak kara lahana, lahana, Brüksel lahanası, bezelye ve turpta bulunur. Gıdalarınıza fenilalanin adlı aminoasidi de ekleyebilir-siniz. Yapılan bir araştırmada; B6 vitamini ve fenilalanin takviyeleri verilen ileri derecede depresyon hastalarının yüzde 75’inde, oldukça hızlı bir iyileşme görülmüştür. Ben bu tür besinlerin genel olarak doğal yollarla alınması taraftarı olduğum için, size dört tane zengin kaynak önermek istiyorum: Ayçiçeği, kuru fasulye, suteresi ve soya fasulyesi. Şimdi kuru fasulye, soya fasulyesi ve suteresiyle bir çorba hazırlayıp, üzerini de ayçiçeği ile süslemeye ne dersiniz?

DEPRESYONA KARŞI YEŞİL ECZANE

Herkes zaman zaman efkarlanır. Fakat depresyon, şiddetini hiçbir şekilde yitirmeyen ciddi bir bozukluktur. Depresyon tedavisi için bir doktora başvurmanız gerekir. Bu arada, size yararı olacak bazı bitkilerden de yararlanabilirsiniz.

Meyan kökü (Glycyrrhiza glabra):
Veritabanımda meyan kökünden daha fazla anti depresan bileşikler içeren bir başka bitki daha yok! Fakat meyan kökünün, sarı kantaron gibi anti depresan olarak kullanıldığı bir halk hikayesi de duymadım. Bu çok garip bir durum. Meyan kökünün içerdiği bileşiklerden en az sekizi, güçlü anti depresan özellikler gösterir. Eğer depresyona karşı meyan kökü kullanmak isterseniz, yapacağınız bitki çaylarından herhangi birine biraz meyan kökü eklemeniz yeterli. Üç bardaktan fazlası, baş ağrısı, uyuşukluk ve yüksek tansiyona   neden olabilir.

Zencefil (Zingiber officinale):
Sıra dışı lezzetinin yanı sıra, zencefili anti depresan olarak kullandığınız diğer bitkilerle birlikte almanız için birçok neden var. Birçok halk hikayesinde, zencefilin anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanıldığı anlatılır ve ben bu hikayeleri zencefilin etkilerine inanacak kadar çok dinledim.

Semizotu (Portulaca oleracea):
İçerdiği magnezyum ve potasyum mineralleri, kalsiyum, folat (folik asidin doğal hali) ve lityum nedeniyle son derece güçlü bir anti-depresandır. özellikler gösteren maddeleri de bünyesinde bolca barındırır. Kuru ağırlığı dikkate alındığında, içeriğinin yüzde 16’sından fazlası anti-depresan maddedir. Bu nedenle ‘kedersizlik’ adını verdiğim salatamı marul, kazayağı, semizotu, kuzu budu ve suteresi ile hazırlıyorum. Üzerine biraz da, anti depresan bir mineral olan lityumu bünyesinde bolca bulunduran kekik ilave ettiğim zaman tamam oluyor.

Biberiye (Rosmarinus officinalis):
Biberiye yağı, aromaterapistlerin depresyon tedavisinde kullandıkları en önemli malzemelerden biridir. Depresyon tedavisinde kullanılmasını önerdikleri diğer bitkisel yağlar ise; bergamot, fesleğen, papatya, adaçayı, yasemin, lavanta, portakal çiçeği yağı, muskat ve ylang-ylang yağlarıdır. Bunların hepsi haricen kullanılır.

Ginko (Ginkgo biloba):
Araştırmalar, ginkonun depresyon hastaları ve özellikle yaşlılıktan dolayı beyne kan gidişinin azaldığı vakalarda yararlı olduğunu ortaya koydu. Günde 60-240 mg. arasında ginko alabilirsiniz ama bu miktarın üzerine çıkmayın. Daha yüksek dozların diyare, alınganlık ve huzursuzluk gibi yan etkileri olabilir.

Sarı kantaron (Hypericum perforatum):
Bitkinin, sarı çiçeklerinin görüntüsü bile depresyondaki bir insanın kendisini iyi hissetmesine yeter. Bitkinin halk arasında anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanıldığına dair çok sayıda halk hikaye anlatılır. Modern bilim,  o zamanların herbalistlerinin haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Klinik çalışmalar, bu bitkinin içeriğindeki aktif bileşiklerden yalnızca bir tanesi olan ‘hipersi’nin anksiyete, depresyon ve değersizlik hissi gibi durumların tedavisinde çok önemli ilerlemeler sağladığını ortaya koydu. Çeşitli araştırmalar, sarı kantaronun, ciddi derecedeki depresyon hastalarının en büyük sıkıntısı olan uyku düzensizliklerini de tedavi ettiğini gösterdi. Alman araştırmacılar, hafif depresyon geçiren 105 hastaya sarı kantaron verdi. Bitkinin verilmediği aynı durumdaki bir grupla karşılaştırdıklarında, sarı kantaron verilen grubun daha iyi uyuduğunu ve daha az keder hali, savunmasızlık, umutsuzluk, bitkinlik ve baş ağrısı şikayetleri gösterdiği tespit edildi. Sarı kantaronu denemek isterseniz; bir bardak kaynamış suya ekleyeceğiniz bir-iki çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaronu on dakika kadar demlenmeye bırakın ve sonra için. Dr. Varro Tyler’e göre 4-6 hafta boyunca, günde 1-2 bardak alınırsa, sarı kantaron çayı son derece etkilidir. Fakat hamileyseniz sarı kantaron kullanmayın.

- Sarı Kantaron Otu
- Kantaron Yağı ile saç kürü
- Çocuklarda Uyku Sorunlarına Karşı Sarı Kantaron

Detaylı Bilgi için : BitkileriAnlamak.com

- Depresyon Kürü Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
-
Doğum Sonrası Depresyonu
-
Depresyona Karşı Sarı Kantaron Dr.James Duke
-
Depresona Karşı Beslenme Önerileri Dr. Ender Saraç
-
Depresyonu Tetikleyen Sorunu Bulmak Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Sonbahar Depresonuna Kurtulmak İçin

Dr. James A. DUKE

- Müflinle Zayıflamak
- Göğüs Büyüten Bitkiler
- Sebze Çorbası Kalp Dostudur.
- Ekinezya ile Grip Tedavisi.
-
Depresyona Karşı Sarı Kantaron Kürü.
-
Diyabetlinin Mucize Bitkisi

ENGİNAR YAPRAĞI (Cynarae folium)

Enginar bitkisinin ( Cynare scolymus L.) taze veya kurutulmuş dip yaprakları ( 80 cm uzunluk ve 40 cm eninde) kullanılır.
Bileşiminde: Cynarin, acı madde (cynaropikrin), flavonoid ve lutaolin bulunur.

Etkisi: Safra salgısını artırır.Ayrıca; Karaciğeri koruduğu ve yenilediği, pankreas çalışmasını artırdığı, kanda kolesterolü ve yağı düşürdüğü, iltihaplanmayı önlediği ve antioksidan olduğu yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.

Kullanıldığı yerler: Karaciğer ve safra kesesinden kaynaklanan hazımsızlık şikayetlerinde ( Gaz, şişkinlik, mide yanması, ağrı vb.) kullanılır. Ayrıca; İştahsızlık, yüksek kolesterol, damar sertliği ve safra kesesi  taşlarının önlenmesinde faydalı olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır.

Kullanılmaması gereken haller: Bilinen alerjisi olanlarda, safra yollarının tıkalı olması durumunda kullanılmaz. Safra kesesinde taş olanlar kullanmadan önce doktora danışmalıdır (Safra yolu tıkanabilir).

İstenmeyen (Yan)etkileri: Yok.
İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.
Kullanım miktarı: Günlük ortalama kullanım miktarı 6 gr kurutulmuş yaprak.

Kullanım şekli:
Çayı şöyle hazırlanır: 1 çay kaşığı ince kıyılmış veya öğütülmüş kuru yaprak fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Yemeklerden 30 dakika önce bir fincan çayı tatlandırmadan içilebilir. Çayı içilirken ağızda biraz tutularak acılığı hissedilmelidir. Çayı soğuk hazırlanırsa daha acı ve daha etkilidir ve şöyle hazırlanır: İnce kıyılmış veya öğütülmüş 1 çay kaşığı yaprağı 150 ml soğuk suda ara sıra karıştırılarak 2-3 saat bekletilir, süzülerek içilir. Kullanım süresi: 6 haftalık kullanım süresi önerilebilir.

Uyarı: Yeterli bilgi olmadığı için hamilelik ve emzirme dönemlerinde, 12 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. Enginar yaprağı kullanılırken aynı zamanda taş anasonu kökü ve ısırgan kullanılmamalıdır.



KEKİK OTU (Thymi herba)

Kekik bitkisinin (Thymus vulgaris L., Thymus zygis)  kurutulmuş yaprak ve çiçekleri birlikte kullanılır.
Bileşiminde: Esans (Thymol, carvacrol, p-cimen, 1,8-cineol, linalool),  flavonoidler, triterpen ve tanen bulunur.

Etkisi: Çok güçlü bir bakteri ve virüs öldürücüdür (Bileşiminde bulunan thymol fenol faktörü üzerinden 20 değeri ile en güçlü antibakteriyel ve antiviral maddelerlendir.). Bronşlarda kramp giderici (Gevşetici) etki gösterir ve balgam söktürücüdür. (Tükürük ve mide salgısını artırdığı, ağrı dindirici etki gösterdiği yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.)
Kullanıldığı yerler: Boğmaca, bronşit ve üst solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılır. ( Gaz ve  şişkinlikte çay ve ağız içi iltihaplı hastalıklarında gargara olarak da kullanılmaktadır.)
Kullanılmaması gereken haller: Yok.
İstenmeyen (yan, zararlı) etkileri: Yok.
İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok

Kullanım miktarı: Bir fincan çay için 1-2 gr kekik otu kullanılır, Günde birkaç fincan içilebilir. Sargı için 100 ml suya 5 gr kekik otu kullanılır.( Çocuklar için henüz resmi doz açıklanmamıştır. Pratikte yetişkinlerin kullandığı miktarın, 1-4 yaş arası üçte biri, 4-12 yaş arası yarısı, 12 yaşından büyük olanlarda ise yetişkinler kadar kullanılmaktadır. ESCOP monografisinde çocuklar için kullanım miktarı belirtilmiştir. Buna göre 1 yaşından itibaren günde 1-2 gr kurutulmuş kekik otu veya eşdeğeri kadar taze kekik otu kullanılabilir.)

Kullanım şekli:
Çayı şöyle hazırlanır:
İnce kıyılmış veya öğütülmüş 2 çay kaşığı kekik otu fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek sıcak olarak içilir. İhtiyaca göre günde 3-4 defa çayı taze hazırlanarak mümkün olduğunca sıcak olarak içilebilir. Öksürükte bal veya pekmezle tatlandırılarak içilir.

Buhar banyosu: Bir kaba 500 ml kaynar su konur, üzerine 1 çay kaşığı öğütülmüş kekik otu ilave edilir, büyük bir havlunun altında buharı solunur. Günde 2-3 defa yapılabilir.

Sargı olarak:
5 gr öğütülmüş kekik otu fincana konur, üzerine 100 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısımla bez ıslatılarak boğaz, göğüs veya sırta konur.

Uyarı: Hamilelik ve emzirme dönemlerinde, kalp ve guatr hastalığı halinde hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

* Sögüt Kabuğunun Faydaları
* Çocuklarda Uyku Sorunları ve Doğal Tedavi Yöntemleri
* Devedikeni Tohumunun Faydaları
Grip Çayı

Dr. Ahmet TOPTAŞ
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ
Gonca Yayınevi
0212 5285076, 5286005.

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et