|
EL BİLEĞİNDEN ANJİYO El bileğinden anjiyo yönteminde komplikasyonların da daha az olduğuna dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen konuyla ilgili soruları yanıtladı. El bileğinden anjiyo nasıl yapılıyor?
Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir? Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasıktan yapılan anjiyoda hasta, bir gün boyunca yatmak zorundadır. İşlemden sonra kasık bölgesine kum torbaları da konulur. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabilir. Hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir. Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir? Evet, eğer hasta isterse aynı gün içinde işine dönebilir. Elbette bunlar anjiyo sonucuna göre belirlenir. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılır. Gerekiyorsa hastaneye yatırılır. Komplikasyon olabiliyor mu? Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok. Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan 3 mm’lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar bu deliğin iyi kapanamamasından kaynaklanır. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar büyük bir damardır. Arkasındaki kemik dokular oldukça geride, kas ve yağ var. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi sıkışma sağlanamayabilir. El bileğinden yapılan anjiyoda damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde kanama kısa sürede durur ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanır. Anjiyonun riskleri ondan alınacak bilgilerin sağladığı kazanımlar düşünüldüğünde çok önemsizdir. İşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu? El bileğinden anjiyo 3-4 mm’lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte belli belirsiz bir iz oluyor. El bileğinden anjiyo her hastaya uyglanabiliyor mu? Yapmayı istemediğimiz bazı hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi diyalize giren hastalar. Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor. ![]()
Doç.Dr. Ertan Ökmen |
DOĞUM SONRASI DEPRESYONDepresyon üst başlığı altında ele alınan hastalıklar içinde belki de en fazla gözden kaçanı doğum sonrası depresyondur. Ancak doğum sonrası depresyonu normal doğum yapan kadınların yarısından fazlasında görülen annelik hüznü ile karıştırılmamalıdır. İkisi farklıdır ve birbirinden farklı iki durumu ifade eder.
DOĞUM SONRASI DEPRESYONU (POSTPARTUM DEPRESYON) Doğuran kadınların yaklaşık %10-15'inde görülür (Bizim İstanbul’da yaptığımız bir çalışmada %16 oranında doğum sonrası depresyonu saptadık). Genellikle loğusalığın ilk iki haftası içinde başlar. Bu dönemde kadınlar üzüntülü,sıkıntılı,ağlamaya hazır görünür. Mutsuzluk, bitkinlik, neşesizlik, isteksizlik, hayattan zevk alamama ilgisizlik gibi yakınmaları olan annelerin bebeğin bakımı için gereken yoğun uğraş ve uykusuzluğa da maruz kalmaları durumu ağırlaştırır. Bu duygusal karmaşanın bir çok nedeni vardır: gebelik sonuna doğru çok yükselmiş bulunan östrojen ve progesteron hormonlarının doğumdan sonra birdenbire hızla azalması,yine adrenal steroidlerin (böbreküstü bezinin salgıladığı bir hormon) birdenbire azalması gibi daha çok hormonal nedenler yanında doğum olayının başlı başına oluşturduğu stres ve annelik rolünün getireceği yeni sorumlulukların bilincinde olma bunların başlıcalarıdır.
|
İlk kez bir uçan otomobil çekilişle sahibini bulacak.Üyelerine, alışverişlerinde avantajlar kazandıran paro, yeni ve alışık olmadığımız bir kampanya hazırladı.![]() Alfa Romeo 159 marka bir otomobile binlerce balon bağlayarak uçurmayı hedefleyen paro, projeyi herkesin katılımıyla gerçekleştirmek istiyor. ‘Bir otomobili kaç tane balon bağlayarak uçurabiliriz?’ sorusuna cevap ararken ortaya çıkan projenin amacı; paronun hazırladığı www.ucanotomobil.com internet sitesini ziyaret edenlerin katılımıyla, her gün siteye kayıt olan kişi sayısı kadar sitedeki Alfa Romeo 159 marka otomobile uçan balon bağlamak. Yeterli ziyaretçi sayısına ulaşılıp, eklenen balonların sayısı arttıkça uçmaya başlayacak otomobil, 7 Mart 2010’da Milli Piyango İdaresi’nin denetiminde yapılacak çekilişle sahibini bulacak. Projeye dahil olup Alfa Romeo 159’un uçuşuna tanık olmak ve uçan bir otomobil kazanma fırsatı elde etmek için www.ucanotomobil.com internet sitesini ziyaret edip, otomobile bir balon bağlamanız yeterli. |
|
KanalD' de yayınlanan Doktorum proğramı izleyicileri Sezeryanla Doğum anına tanık oldular. Programı kaçıranlar için Sezeryanla Doğum Videosu.
Dikkat : Pek çok anne adayı sezeryan doğum görüntülerini izledikten sonra normal doğumu tercih etmektedir :) Diğer VİDEO'lar için... |
M.Asam VINOLIFT Antiage Triple Action Beauty TreatmentM.Asam VINOLIFT Triple Action dört haftalık bir kür uygulamasıdır. Üç aşamada(Triple action) gerginleştirici ve kırışıklık giderici etkisi vardır; İçerik maddeleri ile kollajen sentezini destekleyip,mimik kırışıklıklarını azaltırken ,Cildin gözenekleri gözle görülür oranında küçülür, Hyaluronik asitle de cildin nemine katkı sağlar. Almanya’dan ithal edilen M.Asam VINOLIFT Triple Action; sadece eczanelerde satılmaktadır. |
|
SAĞLIKLI AYAKLAR İÇİN...
Bıkkınlık geçiren ayakların pul pul nasırlardan, kaşıntıdan, zonklayan ayak tabanından şikâyet ediyor. O yüzden yazlık ince ayakkabı sevenlere iltihaplı ayak şişliklerinin bu sene moda olmadığını söylemek zorundayım. Aşağı kısımdaki hasarları nasıl tedavi edeceğini öğrenmek için okumaya devam et ve senin için çok çalışan ayakların için doğru bir şeyler yap. ![]() Ayak ağrıları Çıkıntılar Hissi: Başparmağının dış tarafında ortaya çıkan sert şişlik. Ürkütücü ayak Hissi: Parmak eklemlerinden bir tanesi (özellikle başparmağın yanındaki) yere paralel duracağına, yukarı doğru çıkıktır. Sürtünmeler Hissi: Kalın ve ölü bir tabakanın birikmesi. Parmaklarının üzerinde ve yanlarında görülür. Topuk problemi Ayağın sıkışması |
Kalbin en büyük dostu soyaBugün özellikle en yaşamsal organlarımızdan olan kalbimizi korumak için doğal öneriler vereceğim. Kalp öylesine özel bir organ ki aslında sadece maddesel olarak değil manevi olarak da olumlu veya olumsuz alışverişlere çok açık. Uz.Dr. Ender SARAÇ Bazı kalp ameliyatlarından sonra kişilerde huy değişiklikleri olabildiği gibi bazen de yoğun manevi olaylar veya stresten sonra da kalbin hastalanıp bozulabildiğini görüyoruz. Bu nedenle kalp rahatsızlıklarını sadece bedensel kökenli düşünmemek, kalbi tıbbi tedavinin yanında ruhsal tekniklerle desteklemek gerekir. Ailesinde yaygın kalp ve damar hastalığı olan kişilerin mutlaka yılda bir kez kardiyoloğa başvurmaları ve gerekli kan testlerini, eko kardiografi, eforlu elektro, 3 boyutlu kalp anjiyoları gibi hekimin gerekli göreceği incelemeleri yaptırmaları gerekir. Kalbinizi tanıyın Kalbinizin büyüklüğünü biliyor musunuz? Elinizi uzatın ve sıkmadan gevşekçe bir yumruk yapın. Kalbiniz aşağı yukarı gevşek haldeki kendi yumruğunuza yakın bir boyuttadır. Kalp ortalama bir yaşam süresi boyunca yaklaşık 1 milyon varili dolduracak düzeyde kan pompalar. Mor ve yeşill gıdaları bol tüketin 1) Sigara içmeyin: Eğer sigara içiyorsanız, sigarayı bırakmanıza yardım edecek bir programa başvurun. Mümkün olduğu kadar pasif içici olacağınız durumlardan kaçmaya çalışın. Zeytinyağında kolesterol riski yok Türk toplumu olarak yağlı yemekleri ve kızartmaları seviyoruz ama sonrasında da bu lezzetli ama ağır beslenme şekli çeşitli sorunlarla bize geri dönebiliyor. Özellikle de fazla kilo ve çeşitli sindirim sorunlarıyla kendini gösteriyor. Daha da önemli bir konu ise trans yağlar. Trans yağ asitleri, sıvı bitki yağlarının hidrojen bulunan bir ortamda işlemden geçirilmesiyle elde edilen ve daha çok sanayide kullanılan bir yağ cinsidir. Kalp damar hastalıklarına yol açabilir Trans yağların yüksek kullanımı, kalp ve damarlar için zararlı olan LDL (bir tür kötü kolesterol) düzeyini artırır, kalp ve damar hastalıklarına yol açabilir. Alışveriş yaparken ürünlerin mutlaka içindekiler bölümünü okuyun. Eğer trans yağ, hidrojene doymuş yağ varsa bunun ne kadar yoğunlukta veya azlıkta olduğuna dikkat ederek alışveriş yapın. Zeytinyağında hiç trans yağ bulunmadığını da belirtmeliyim. Ancak zeytinyağında da sonuçta yaklaşık tereyağ kadar kalori olduğunu unutmayın. Fazla tüketildiğinde şişmanlığa yol açarak yine kalp ve damar hastalıkları riskini artırabilir. Zeytinyağı aşırı tüketilirse kanda trigliserit düzeyini artırabilir. Hastalıklarla savaşmak için; soya 21’inci yüzyılda en çok bahsedilen gıda kaynaklarının biri soyadır. Yalnız bir konuda hala bir tereddüt var ki, genetiğiyle oynanmış yani GDO’lu soyaların sağlık açısından riskli olabileceği yönünde. Bu konuyu bir tarafa koyarsak özellikle genetiğiyle oynanmamış soyanın çok değerli ve yararlı bir gıda olduğunu söyleyebilirim. Japonlar’ın uzun yaşama sırrı da işte bu. Bitkisel protein kaynağı olan soyayı çok tüketen Uzakdoğu’da yüksek kolesterol, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi pek çok hastalığa yakalanma riski hayvansal protein tüketen toplumlara göre daha düşüktür. Kolesterol kontrol altında Yüksek kolesterol, günümüzde sık görülen bir hastalık. Son yıllarda yapılan araştırmalar beslenmeye soyanın da dahil edilmesinin veya hayvansal protein yerine soya proteini tüketiminin kandaki kolesterol miktarını düşürdüğünü gösteriyor. Bu kolesterol düşürücü etkiyi, soyanın içindeki besin öğelerinden biri olan ‘izoflavonlar’ sağlıyor. Yine araştırmalara göre, yağ oranı düşük gıdalar tüketmelerine rağmen kolesterolü yüksek olanların, soya ağırlıklı beslenerek toplam kolesterol ve kötü kolesterol olan LDL’si düşüyor. Kolesterol düşürücü etkisi, koroner kalp hastalığına karşı güçlü bir silah olarak destekleniyor. İşte doğal destekler Mutlaka hekiminize danışarak Omega-3 yağı destekleri, Co-enzim Q-10, folik asit, üzüm çekirdeği preperatları, E-vitamini, nar ve yeşil çay ekstreleri gibi bazı preparatların yararı olabilir. Kalp için yararlı çaylar Kalp hastası olan kişiler asla kendiliğinden kardiyoloğun yazdığı ilaçları değiştirmemeli ve çay dahi olsa mutlaka hekimlerine danışmalı. Başta akdiken bitkisi olmak üzere kuşburnu, limon, böğürtlen gibi mor renkli çaylar kalp-damar sağlığı için yararlıdır. Kalp koruyucu salata Aslında tüm yeşillik ve salatalar kalp için uygun ve sağlıklı ama bu salata özellikle kalbe yararlıdır. Malzemeler 1 demet taze semizotu, 6 adet ceviz içi, 1 limon suyu, 2 çorba kaşığı sızma zeytinyağı, 1 çorba kaşığı taze çekirdekli kara üzüm, 4 dal taze nane, 6-8 adet taze gül yaprağı, Biraz dereotu, salatalık, domates (kışın kurutulmuş yaz domatesi kullanın.) Hazırlanışı: Malzemeler ince ince doğanır ve karıştırılır. Üzerine limon suyu ve zeytinyağı ilave edilir. Kesinlikle tuz kullanılmamalı. Semizotu, Omega-3 yağ asitleri, ceviz içi zengin Omega-3 içerikleri ile kalp ve dolaşım için son derece faydalı. Taze limon suyu içerdiği C vitamini ile zindelik verir. |