![]() |
|
|||||
| REKLAM |
![]() |
| REKLAM |
|
Kar, beyaz bir örtü gibi Türkiye'nin hemen her yerini kapladı. Ayrıca önümüzdeki hafta yine bir soğuk hava dalgası bekleniyor ki her zamankinden çok üşüyecek gibi görünüyoruz. Bu dönemde beslenmeye çok dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca sürekli evde oturduğumuz, hareket edemediğimiz için metabolizmamız yavaşladı. Bazı küçük yaşam tarzı değişiklikleriyle karın ve soğuğun etkilerini en aza indirebilir, metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz... Uz.Dr. Ender SARAÇ
Soğuk havaya karşı koruyucu çay Ekinesya, ıhlamur, zencefil ve hatmi yapraklarından birer tutam alın, sadece
2 dakika kaynatıp 2-3 dakika demleyin. İnce bir dilim limon katıp bu çayı sıcak sıcak için. Nezle, soğuk algınlığı ve kışın üşümelere karşı yararlıdır. Eğer şekersiz içemiyorsanız biraz kaya şekeri ekleyin. Kaya şekeri öksürüklerde faydalıdır. Fazla esmer şeker tüketimi ise tersine enfeksiyonlarda uygun olmaz. Bu çaydan günde 3-4 fincan için. Ayrıca sabah ve akşam 500 miligram C vitamini almak bile soğuklara uyumunuzu kolaylaştırır ve solunum yollarını korur.Karda gözlere dikkat Özellikle kardan sonra, tam güneşli bir hava varsa gözlerinizi mutlaka güneş gözlüğüyle koruyun. Yerden beyaz kar ile kuvvetli yansıma olunca gözün ön tabakası zarar görebilir, hatta çok uzun süre yansımaya maruz kalınırsa görme ile ilgili ciddi problemler bile oluşabilir. Özellikle öğle saatleri gibi güneş ışınlarının dik olduğu saatlerde daha dikkatli olunmalı. Gözlüğünüz yoksa, gözlerinizin altına siyah renkli sürme çekebilirsiniz veya alttan yansımayı kesmek için kaşkol gibi koruyucu bir eşya kullanabilirsiniz.
Aşırı soğuklarda cildiniz kurumasın Çok soğuklarda ayrıca cildin nemi ve koruyucu yağ tabakası da etkilenir ve aşın kurumaya bağlı sorunlar oluşur. Bu sorunların belki de en önemlisi cildin canlılığını yitirmesidir. Bu durumun sonucu olarak kırışma, hızlı yaşlanma, çatlaklar, pullanma oluşabilir. En güzel çözüm sabah ve akşam besleyici kremler sürmektir.
İşte evde hazırlayacağınız doğal bir formül: • 1 tatlı kaşığı kuşburnu yağı, eğer yoksa susam yağı • 2 çay kaşığı saf aloe vera sürme jeli • 1 kapsül E vitamininin içi Hepsini karıştırıp önce yüze sonra ellere sürün ve 30 saniye kadar yedirin. Sürerken sadece aşağıya doğru değil ayrıca dairevi hareketler ve aşağıdan yukarıya doğru hareketlerle de bu karışımı cilde yedirin. Burnun aşırı kurumaması için Burun deliklerinin içi ve genelde burnun içini nemli tutmanın çok yaran vardır. Çünkü aşın kuruluk, soğuk havalarda burun mukozasının kolay tahriş olmasına ve hassaslaşmasına neden olur. Böylece kolayca bazı solunum hastalıkları oluşabilir. Burnunuzun içini kışın aşın soğuk havalarda 1-2 kez susam yağı ile yağlayın. Nefes alıp vermenizin nasıl rahatladığını görecek ve şaşıracaksınız.
Nasıl yağlayacaksınız? Avuç içine 1-2 damla susam yağı alın ve küçük parmağınızla bu yağı burun içine sürün. Sonra yavaşça sıkarak yukarı doğru sıvazlayın. Günde 2-3 kez bu işlemi tekrarlayabilirsiniz. Eğer susam yağı bulamazsanız kuşburnu yağı da kullanabilirsiniz. Soğukta hangi vitaminleri ve destekleri almalıyım? Metabolizmanızı hızlandırın 1. Acı tüketimini artırın: Belirli miktardaki acı tüketimi metabolizmanın canlanmasına yardımcı olabilir. Bu acılar içerisinde sivri biber, acı soğan ve sarımsak, kırmızı pul biber, zencefil, wasabe sayılabilir. Ancak kırmızı pul biberin iştah açıcı etkisi de vardır. Özellikle sabah kahvaltıda bir parça sivribiber veya bir fincan zencefil çayı metabolizmanın canlanmasına yardımcı olabilir.
2. 10 dakika terleyin: Evden çıkamasanız da her gün 10 dakika evde zıplayın, dans edin ve ter atmaya çalışın. 3. Günde 3-4 fincan zencefilli, tarçınlı, mateli çaydan için. Yeşil çayın metabolizmayı olumlu etkilediği ve zayıflamaya yardımcı olduğunu biliyoruz. Bu çayı günde 3-4 fincana kadar içebilirsiniz. Ancak içine şeker veya tatlandıncı koymayacaksınız. Eğer herhangi bir tatlı tadı almadan içemiyorsanız tıpkı eskilerin yaptığı gibi ağzınıza 3-4 adet kuru üzüm alarak içebilirsiniz. Hazırlanışı: Her fincan için yarım tatlı kaşığı kaliteli yeşil çay veya 1 poşet yeşil çay ■ 1 küçük poşet mate ■ Parmak ucu kadar kabuk tarçın ■ Çeyrek tatlı kaşığı biberiye 1 bardak suyu kaynatın ve içine bu karışımı koyun. Sadece 30 saniye kadar kaynatın, sonra yaklaşık 3 dakika demleyin ve süzün. İçine ince bir dilim limon koyun ve sıcakken için. Bu çayı içerken aç olmamaya gayret edin. 4. Gün içinde sıcak suya zencefil katarak da kendinize özel bir karışım yapabilirsiniz. Hem metabolizmanızı çalıştasınız hem de çok üşüyorsanız vücut ısınızı dengeleyebilirsiniz. 5. İmkanı olanlar için evde yapılacak en iyi spor ip atlama. İp atlarken vücuttaki bütün kaslar harekete geçer, gayet iyi çalışır. İp atlama vücudun duruşunu da düzelten bir egzersizdir. Çocuklarınızla birlikte ip atlayabilirsiniz. Çünkü ip atlama çocukların boyunun uzamasına yardımcı olur. Uz.Dr. Ender SARAÇAdres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL Tel: 212 283 10 80 Email: info@endersarac.com Son Yazıları : - Zayıflatan Acı Biber Çayı - Diyete Başlama Teknikleri - Yazın Saçlar Özel Bakım İster - Misutgaru Gerçekten Zayıflatıyor mu? - Sağlıklı Kilo Aldıran Diyet - Diyet Yaparken Kabızlığa Son - Metabolizbayı Hızlandıran Baharatlar - Su İçmeden Diyet Yapılmaz - Depresyon için Beslenme Önerileri - Kilolardan Kurtulmak İçin Detoks - Reflü için Pratik Tarifler - Oruç Tutarken Baş Ağrısına Karşı - Kansızlığa Kınalı Çözüm - Ender SARAÇ'la Ramazan - Cinsel Gücü Arttıran Altın Öneriler - Ender Saraç'tan Zayıflatan Kurallar - Kilonuzu Korumak İçin - Ayurveda'ya yapılması gerekenler - Sağlıklı Kilo Vermek - İştah Kontrolü - Yaza Sağlıklı Zayıflayarak Girin - Sıçrayarak Zayıflama - Ender SARAÇ Doktorum Proğramında - Kilo Verdiren 12 Altın Tavsiye - Evinizi Diyete Hazırlayın. - Metabolizmanız Kışa Hazır mı? - Tansiyon Düşüren Formüller - A Gribine Karşı Mikropsavar Gıdalar - Yorgunluk Gideren Doğal Besinler - Keçi Peynirini Deneyin - Ender SARAÇ'tan Zayıflama Önerileri - Egzersiz Nasıl Olmalı - Formula 7 Tüm Yazıları İçin |
|
Her ilişkiden sonra kan geliyor, neden? ![]() Vajina, rahim ağzı ve rahim hastalıklarının bir kısmında (belki de daha tehlikeli olanlarında) bu tip şikayetlere daha sık rastlanılmaktadır. Özellikle ülkemizde genç yaşlarda rahim ağzı kanserini çok sayıda görüyoruz. Mutlaka sizde de böyle bir şey vardır demek istemiyorum. Mesela rahim ağzı kanserinin ilerlemiş dönemlerinde ortaya çıkan bir belirti, ilişki sonrası kanamadır. Bence gecikmeden bir kadın doğum uzmanına gidip muayene olmalısınız. Smear testi denen akıntı tahlilinin de yapılmasında yarar var. Prof.Dr. Derin KÖSEBAY![]() Sorularınız İçin : derin.kosebay@memorial.com.tr |
|
Kisti aldırmadan kurtulamaz mıyım? 29 yaşındayım, 3 yıl once büyük bir sancıyla ilk kist oluştu. Bu daha sonraki yıllarda 8 kez tekrarladı ama her seferinde daha az sancı yapıyor. Bu kist neden oluşuyor? Bazı doktorlar aldırmadan kurtulamayacağımı, sürekli tekrarlayacağını söylüyor. Eğer ameliyat olursam sonuçları ne olur? Devamlı kist oluşması diye bir hastalık olduğunu sanmıyorum. Yumurtalığın fonksiyon bozukluklarında zaman zaman yumurtlama için gelişmeye başlayan bir folikül belirli bir büyüklüğe gelince yırtılması gerekirken yumurtlama olmaz ve gelişimine devam eder. Bu şekilde meydana gelen kistler hiç tedavi edilmeseler bile birkaç ay sonra kendiliğinden küçülür ve sorun biter. Fakat bu durum 2-3 ayda bir tekrarlıyorsa, tedavi edilmesi gereken bir durum var demektir. Doğum kontrol hapları bu tip rahatsızlıkların ortaya çıkmasını engeller. Yumurtalıktaki fonksiyonların düzelmesini sağlar ve bu tip kistler oluşmaz... Sizin çok kısa özetlediğiniz durumdan benim anladığım şey bu... Aslında en doğru yol bunu doktorunuzla konuşmanızdır. Sevgiler. |
Serviks KanseriAnneme serviks kanseri teşhisi konuldu. 5 hafta kemoterapi gördükten sonra 5 seans brakiterapi gördü. Tedaviye başlamadan önce kitlenin 6.5 santim olduğunu söylediler. Tedaviden 1 ay sonra çektirdiğimiz filmlerde kitlenin 3.5 santime küçüldüğünü söylediler. Acaba bu gibi tedavilerde en iyi sonuç kitlenin tam olarak bitirilmesi mi yoksa küçültülüp ileriki zamanlarda kaybolması mı? CEVAP :Anneniz epey gecikerek tedaviye başlamış. Rahim ağzı kanseri için 6-7 santim çok büyük bir tümör demek. Bu nedenle de ameliyat yerine çok doğru olarak radyo-kemoterapi yapılıyor. Tümörün bir ay içinde nerdeyse yarı yarıya küçülmesi iyi bir göstergedir. Kontrollerde daha da küçüleceğini sanıyorum. Burada amaç tümörün tamamen yok edilmesidir. İleriki muayenelerde bu durum kontrol edilecek, gerekirse biyopsiler alınacaktır. Tümör tam yok edilmezse işler biraz zorlaşıyor. Belki ameliyatla rahmi almak veya daha agresif bir cerrahi uygulamak da gerekebilir ama şimdilik beklenecek... Umarım herşey iyi gider ve başka ek bir tedaviye gerek kalmaz... Sevgiler. [Serviks ve Tedavisi] Prof.Dr. Derin KÖSEBAY ![]() Sorularınız İçin : derin.kosebay@memorial.com.tr » Rahimde Küçülmeyen Kist » Anne Olmak Hayal Değil » Vajinal Akıntı Şikayetleri » Korunmak Yumurtalıkları Tembelleştirir mi? » Klamidya Nedir? Belirtileri Nelerdir? » Doğum Kontrol Hapı Ne Kadar Kullanılmalı? » Rahim Ağzı Kanser Aşısı » Memeler Kontrol Edilmeli » Doğum Şekli Nasıl Olmalı? » Rahim Alınması Cinsel Hayatı Bitirmez » Kürtaj Hamile Kalmayı Zorlaştırır. » Her İlişkiden Sonra Kan Geliyor » Kisti Aldırmadan Kurtulamazmıyım » Serviks Kanseri » Neden Gebe Kalamıyorum? » Genç Kızlarda Adet Gecikmesi » Kürtaj Sonrası Adet Sorunu » Gebelik İöin Ne Kadar Süre Gerekli » Menopozda Kanama Varsa » Çikolasta Kisti için Ameliyar Şart » Sarkom Tedavisi |
|
Prof.Dr. Ahmet MARANKİ 'nin Kozmik Bİlim Işığında hazırladığı "Şifalı Bitkiler" kitabından bahsettiği kırlangıçotu kürü. Kırlangıçotu (chelidom Majus) Kırlangıçotu nası ilacı olarak oldukça güçlü bir etkiye sahiptir. Bu mucizevi bitki ile hazırlayabileceğiniz, bitkisel nasır çözümü;
Malzemeler :1,5 litre su Hazırlanışı : Orta boy bir tencere içerisine suyu ve potasyum kloriti koyun. Kısık ateşte potasyum suda eriyinceye kadar karıştırın. Potasyumun erimesinin ardından ocaktan alın ve kırlangıç otunu ekleyin.
2 saat demlenmeye bırakın. Demlenmenin ardından tencereyi tekrar ocağa alın ve kaynatın. Kaynadıktan sonra 20 dk. kısık ateşte pişirin. Süre sonunda karışımı süzün. (Süzülmüş kırlangıç otlarını atın) Kalan karışım buharlaşıp, 1,5 su bardağı kalana kadar kaynatın. Kalan sıvıya gliserini ekleyin ve 2-3 dk. kaynatmaya devam edin. Kullanılışı : Elde edilen bu mucizevi karışımı günde iki kez uygulayabilirsiniz. Dışarı çıkmadan ve yatmadan uygulanması tavsiye edilir. Not : Potasyum Klorit, marketlerde ve eczanelerde satılmaktadır.
* İncir ve incir sapında bulunan süt nasır üzerine sürüldüğü taktirde nasırların tedavi edildiği görülmüştür. İncirin bünyesinde bulunan protein parçalayıcı enzimler nasır da dahil olmak üzere istenmeyen deri oluşumlarını önlemeye yardımcı olur.
* Dilimlenmiş taze domates dilimleri yarım saat arayla nasır üzerine bandaj yapılır.
* Patlıcan tohumları suda haşlandıktan sonra sıkılarak süzülür ve elde edilen posaya kına ilave edilerek lapa kıvamına getirilir. Elde edilen lapa nasır üzerinde sürülerek bandaj yapılır. |
|
İkizlerden biri eşinden diğeri eski sevgiliden Genç anne, aynı günde hem eski sevgilisi hem de kocasıyla birlikte oldu. Doğan ikizlere şüphe üzerine DNA testi yaptıran baba, yalnız birinin babası çıktı. Diğer bebeği nüfustan düşürdü. Bebek şu anda devlet korumasında İstanbul'da güvenlik görevlisi A. K. şüphelenip DNA testi yaptırdığı ikizlerinden birinin babasının bir başkası olduğunu öğrendi. Olay mahkemeye yansıyınca, anne C.K.'nin gündüz eski sevgilisiyle gece de eşiyle birlikte olduğu, her ikisinden birden hamile kaldığı Adli Tıp raporuyla ortaya çıktı. Doktorların "Milyonda bir olur" dediği ve Türkiye'de ilk kez görülen olayın mağduru A.K. boşanma davası açtı ve kendisinden olmayan çocuğu da nüfusundan düşürdü. Öldürülme korkusu yaşayan Bitlisli anne ise her iki ailenin de kendisine 500 metreden fazla yaklaşmaması için mahkeme kararı çıkarttı.
GÜNDÜZLERİ EVE ÇAĞIRDI Filmlere taş çıkartacak olayların başlangıcı 6 yıl öncesine dayanıyor. Ailesinden sürekli baskı gören 24 yaşındaki C. K., 6 yıl önce Nevzat adındaki evli ve çocuklu bir erkekle aşk yaşamaya başladı. Durumu öğrenen ailesi de kızları bu ilişkiyi bitirir umuduyla C.'yi, görücü usulüyle A.K. ile nişanladı. Nişanlılığı boyunca çeşitli gerekçelerle tam 4 kez yüzük atan ve bu birlikteliği istemediğini sürekli söyleyen genç kız, sonunda babasının baskısına daha fazla direnemedi ve 2006 yılında A.K. ile dünya evine girdi. Ancak evlenmesine rağmen C.K., eski sevgilisiyle bağını hiç koparmadı ve kocası işe gittikten sonra sevgilisini eve çağırarak onunla birlikte olmaya devam etti. Evlendikten 15 gün sonra hamile kaldığını anlayan C.'nin ilk aklına gelen soru ise bebeğin babasının kim olduğuydu... C.K. 2006 yılı aralık ayında ikiz erkek bebek dünyaya getirdi. Bebeklerden birine M. E. diğerine ise C. E. adı konuldu.
KOMŞULARDAN ÖĞRENDİ Genç kadın bir ay sonra bebeklerden C.'nin, birlikte olmaya devam ettiği eski sevgilisi Nevzat'a benzediğini fark etti. Bunun üzerine paniğe kapıldı ve bir bahaneyle eşiyle arasında kavga çıkararak evi terk etti. Eşinin bebeklerini bırakarak evi terk etmesi üzerine komşularıyla konuşan koca A.K. aldatıldığını, evde olmadığı zamanlarda karısının eve başka bir erkek aldığını öğrendi. Şaşkınlığı üzerinden attıktan sonra A.K., soluğu özel bir laboratuvarda alarak bebeklere DNA testi yaptırdı. Bu sırada C. K. eve döndü ama kocası test yaptırdığını ondan sakladı. Bir hafta sonra özel laboratuvardan gelen DNA testi sonucu genç babayı şoke etti. Zira ikiz bebeklerden M.E. yüzde 99.99 kendi çocuğuydu ancak C.E. başka birindendi!..
SIĞINMA EVİNE YERLEŞTİ Şu ana kadar sadece ABD'de benzeri yaşanan olay karşısında ilk şoku atlatan A.K., kendisinden olduğunu öğrendiği çocuğunu alıp anne babasının yanına gönderdi. Kendisinden olmayan bebeği ve karısını ise evden kovdu. Kucağında bebeğiyle ortada kalan anne ise ailesine sığındı. Ancak babası da öz kızını ve torununu redderek sokağa attı. Bunun üzerine eski sevgilisi tarafından bir kadın sığınma evine yerleştirildi. Genç kadın, sığınma evinden 4 arkadaş ile eve çıkınca da bebek devlet korumasına alındı.
ADLİ TIP DA ONAYLADI |