Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 21.09.2010
Arşiv - 21.09.2010

Ölümcül önemdeki uyku apnesi nasıl tedavi edilir?

Yaşamı tehdit eden bu uyku bozukluğu, milyonlarca insanı geceleri ayakta tutuyor ve yarısının bundan haberi bile yok! İyi bir uyku almak kadar sağlığımız için önemli olan çok az şey var. Ve insanların neredeyse dörtte üçü gecede 7 saat (vücudumuzun iyi işlemesi için gereken minimum zaman) bile uyumuyor. Daha kötüsü çoğumuz, sadece uykumuzu bölen değil aynı zamanda hayatlarımızı riske atan ciddi uyku bozukluğu çekiyoruz...

Uyku Apnesine Dikkat

Uyku apnesi öldürebilir

Normalde biz uyurken, boğaz kasları bolca oksijen alabilelim diye solunum yolumuzu açık tutar. Kişide uyku apnesi olduğunda, boğaz kasları fazla rahatlar, dil ve bademcikler nefes borusuna göre çok genişler ve bu yüzden solunum yolu tehlikeli bir şekilde daralır. Veya fazla kilolu olmaktan dolayı yedek dokular solunum yolunu daraltarak kalınlaştırır. Uyku apnesi beyin, solunum yolunu açık tutan kaslarla iyi iletişim kuramadığında da olabilir. Sonuç: Hava alabilmek için başarısızca sarfedilen çabalardan dolayı oluşan titreşim. Yani; uyku apnesi olanların durumunu açıklayan horlama. Oksijen alımı çok az olduğunda beyniniz uykunuzda ölmenizi engellemek için sizi uyandırır. Şiddetli uyku apnesi olan kişiler için bu durum gecede yüzlerce kez yaşanabilir.

Sizi ve eşinizi perişan ve yorgun yapmasının ötesinde uyku apnesi, yüksek tansiyonun başlıca nedenlerindendir ve damarlarınızda iltihap ve pıhtılaşmaya neden olabilir. Uzun vadede genellikle asabiyet ve depresyonla sonuçlanır, bazı durumlarda kişiyi uykusunda öldürebilir.

Uyku apnesinin belirtileri:

Gündüz uykulu olma hali
Geceleri gürültülü horlama
Geceleri nefes almada kesiklikler
Nefes yetmezliğinden dolayı ani uyanışlar
Asit reflüsü
Geceleri sık sık idrara çıkma
Baş ağrıları
Hafıza kaybı
Geniş boyun ölçüsü (erkekler için 43.5 cm, kadınlar için 40.5 cm üzeri)

Ne yapabilirsiniz?

Özellikle hafif ve orta durumlardaki vakalarda uyku apnesini ortadan kaldırmanın en iyi yollarından biri yaşam tarzı değişikliğidir. Daha iyi bir gece uykusu almak için şu önemli değişiklikler yapın:

Yeterince uyuyun: Yatma zamanınız için oluşturacağınız alışkanlıklar ve rutinler uyku düzeninizi oluşturur. Düzenli uyku saatinizin olması, akşamları yapacağınız rahatlatıcı aktiviteler uykuya geçişinizi kolaylaştıracak ve stresinizi azaltacaktır. Yatmadan birkaç saat öncesinde teknolojik aletlerden uzak durmaya başlayın. Kendinize sessiz, sakin bir ortam yaratın. Ayrıca yatmadan önce alacağınız sıcak bir duş uykuya dalmanızı kolaylaştıracaktır. Yatakta TV seyretme veya yatma saatinize çok yakın bir saatte yapacağınız egzersiz, alkol ya da kafein tüketimi sizi iyi bir uykudan alıkoyacaktır. Yatak odanız serin, karanlık ve sessiz olmalı. Rahatsız yatak, ışık, gürültü, bunaltıcı sıcak uykunuzu bozabilir. Horlayan eş ve evcil hayvanlar da. Yatak odanızda bulunan eşyaların bir listesini çıkartın. Tam gözünüz karanlığa alışmışken, telefon, saat, radyo, sokak aydınlatması gibi gözünüzü alabilecek eşyalardan uzak durun. Gerekiyorsa ışığı tamamen kesecek perde kullanın. Oda sıcaklığınızı 18,5 civarında tutun.

Sigarayı bırakın ve fazla kilolarınızdan kurtulun: Sigara dumanı solunum yollarını daraltarak, yeterli oksijenin geçmesini zorlaştırır ve onları iltihaplandırır. Vücut ağırlığınızın yüzde 10’unu kaybetmeniz uyku apnenizin de üç kademe iyileşmesini sağlayacaktır. Ortalama kilodaki çoğu kadının bu rahatlığı elde etmek için yalnızca 4-5 kg vermesi yeterlidir. Eğer sigara kullanıyorsanız ve bırakmak için yardıma ihtiyacınız varsa, sigara alışkanlığından kurtulmak için size vereceğim planı takip edin.

Burun tıkanıklığını tedavi edin: Reçetesiz satılan burun spreyleri, tuzlu damlalar ve dekonjestanlar burun tıkanıklıklarını azaltmaya ve solunum yolunuzu açmaya yardımcı olur.

Alkol ve sakinleştiricilerden kaçının: Alkol ve sakinleştiriciler beyin faaliyetlerinizin gücünü azaltır ve bununla birlikte yeterli oksijen almanızı riske atar. Uyku ilaçları düzensiz uykular için bir çözüm yolu gibi görünse de aslında sizi canlı tutma görevi olan beyninizi işinden alıkoyar.

Doktorunuz ne yapabilir?
Uyku apnesiyle ilgili iyi haber, bunun için çok etkili bir tedavi olmasıdır. Şiddetli uyku apnesi olan kişiler için ilk seçenek; sürekli pozitif solunum yolu basıncını sağlayan ve geceleri takılan maskedir. CPAP lakaplı bu maske boğazınıza giden ve solunum yolunuzu açık tutan bir boruya iliştirilmiştir ve yüzde 90 ila 95 arasında başarı oranına sahiptir.
Bunu ayarlamak zor olabilir, kendinizi bu maskeyle rahat hissedene kadar televizyon karşısına geçip kısa aralıklarla denemelisiniz. Hafif ve orta durumda uyku apnesi olanlara, daha geniş bir solunum yolu yaratmak amacıyla ağıza takılarak alt çeneyi öne çeken taşınabilir bir aygıt da bulunmaktadır. Ameliyatla da aynı sonucu alabilirsiniz.


Sigara tiryakiliğinden kurtulma planı

Tütünden vazgeçmek sizin ve etrafınızdakilerin sağlığı için yapabileceğiniz tek ve en önemli şeydir. Onların yanında içmeseniz bile nefes verirken havaya iltihaplanmaya neden olan tütün partikülleri saçarsınız.

Sigarayı bırakarak, kendinizi en az 5 yıl gençleştireceksiniz; daha az kırışıklık, daha iyi orgazm sağlayacak, hastanede daha az zaman, kalp krizi ve felç olasılığını azaltma şansını yakalayacaksınız. Daha enerjik olacaksınız ve bu sürede gemi yüküyle para biriktireceksiniz. Bu, hayatınızı kurtararak; yaşamızını değiştirecek.

Başarının ilk anahtarı sigaranın nasıl olup da sizin daha fazla tüketme isteği duymanıza yol açtığını anlamanızdır. Bir kez bağımlılığın arkasındaki bilimsel gerçekliği çözdüğünüzde, beyin devrelerinizi aynı şekilde tatmin edecek sağlıklı değişimler yapabilirsiniz.

Öncelikle, sigara içmekle beynimizden tatmin, enerji gibi hisleri sağlayan ve doğal bir madde olan depomin salgılanır. Sigarayı bırakırken farklı bir kaynaktan dopamin almayı öğrenmek büyük bir adım olacaktır. İkinci olarak, sigara içmek öğrenilen bir davranıştır; özellikle yemekten veya seksten sonra elinizde, ağzınızda bir sigara olması hoşunuza gider. Bu sebeplerle sigara bırakmak kolay bir şey değildir. Ama istemeniz halinde kesinlikle bırakabilirsiniz. Bu süreçte ihtiyaç duyarsanız profesyonel yardım almalısınız.

Doktorların kilerinde bulunan akıllı baharatlar

Senelerdir insanların gıdaları aynı zamanda ilaç olarak da düşünmelerini sağlamaya çalışıyorum. Ne zaman bir markete girseniz, lütfen aslında bir eczanede olduğunuzu düşünün. Bu değişmez bir gerçektir, özellikle baharatlar konusunda!

İşte benim kilerimde tuttuğum baharatlar:

Tarçın: Araştırmalar, tarçının kan şekerini ve kolesterolü düşürdüğünü kanıtlıyor.
Zencefil: Kan basıncı düşürmede kritik bir rol oynar ve aynı zamanda yol tutmalarının sebep olabileceği mide bulantılarını önler. Romatizma ağrısını hafifletir ve kanser riskini azaltır.
Sarımsak: Kalp sağlığını geliştirir. Araştırmalar, sarmısağın total kolesterolü ve trigliserid düzeyini ortalama yüzde 10 düşürdüğünü ortaya çıkartmıştır.
Kırmızıbiber ve pulbiber: Bu süper baharatlar, yüksek tansiyon ile mücadelede iyi bir yardımcıdır ve dolaşımı hızlandırır.

Direksiyonda mesaj yazma dört biraya bedel!

Şaşırtıcı bir şekilde, her dört araba kazasından biri cep telefonu kullanan sürücülerden kaynaklanıyor, biliyor muydunuz? Cep telefonuyla meşgulken araba kullanmak, içkiliyken araba kullanmak gibi, çünkü direksiyon başında cep telefonundan mesaj yazmanın yarattığı zihinsel dağınıklık, dört tane bira içmeye eşdeğer! Araba kullanma ve cep telefonu kullanımı üzerine yapılan son bilimsel araştırmalar insan beyninin fazla yükle dolduğunu ve bu tarz çoklu görevlerle başa çıkamadığını gösteriyor. Yolda olanlara tepki verme süresi büyük ölçüde azalıyor ve beynin göz önünde olan şeyi göremediği ‘algı körlüğü’ oluşuyor.

Biriken dikkatsiz sürüş istatistikleri gerçekten korkutucu:

2008 yılında araba kazalarında yarım milyondan fazla kişi dikkati dağılan sürücüler yüzünden yaralandı ve bu sürücülerin çoğu cep telefonuyla konuşuyor veya mesajlaşıyordu. Yaklaşık 6 bini de ölümle sonuçlandı.

Utah Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, araba kullanırken mesajlaşmak kaza riskini 8 kat artırıyor; bu da sarhoşken kaza yapma riskinin iki katı kadar. Virginal Tech Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre ise araba kullanırken mesajlaşmak sürücünün reaksiyonlarını yüzde 35, direksiyon hakimiyetini ise yüzde 91 oranına kadar azaltıyor. Nörologlar çok az kişinin direksiyon başında güvenli bir biçimde birden fazla görevle başa çıkabilecek düzeyde beyin gücüne sahip olduğunu belirtiyor. Yüzde 98’imiz bu özelliğe sahip değiliz!

Prof.Dr. Mehmet ÖZMEhmet ÖZ
 
* Neler Baş Ağrısına Yol Açar?
* Gıda Zehirlenmesi Belirtileri
* Kafein Detoksu
* Mehmet ÖZ'den Yeni Reçete
* Hamilelik Efsaneleri
* Diyet Yapma Sırları
Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi? 
* Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?
* ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?
* Yoğurt ile Gülümseyin
* Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ
* Genç Görünme ve Genç Kalmak
* Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker
Kalp Sağlığı için 5 Öneri

Tüm yazılar için....... 



Uyku bozukluğunun ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden Op. Dr. Mansur Sezginer, “Kişisel nedenlere bağlı olarak gelişen uyku düzensizliği vücutta kalp ve damar hastalıkları, metabolizma hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Uyku sırasında apne dediğimiz nefes durması da varsa; bu sorunun devam etmesi uykuda ölümlere dahi neden olabilmektedir” dedi.

Uyku bozukluğunun ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden Op. Dr. Sezginer, “Kişisel nedenlere bağlı olarak gelişen uyku düzensizliği vücutta kalp ve damar hastalıkları, metabolizma hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Uyku sırasında apne dediğimiz nefes durması da varsa; bu sorunun devam etmesi uykuda ölümlere dahi neden olabilmektedir” dedi.

Özel Lokman Hekim Sincan Hastanesi Uyku Laboratuvarı Sorumlu Hekimi Op. Dr. Sezginer, uyku bozukluğu ve uyku bozukluğunun neden olabileceği sağlık sorunlarını ifade ederek uyku sorununu ortadan kaldırabilecek önerilerde bulundu.

Uykuda nefes durması ölümlere neden olabilir

Op. Dr. Sezginer, uyku ilaçlarının uykunun doğal dengesini bozduğunu belirterek, uyku ilaçlarının bir süre sonra alışkanlık haline getirilebileceğine dikkat çekti. Sezginer, uyku bozukluğunun neden olabileceği sağlık sorunlarını ve sebeplerini şöyle sıraladı:

“Uyku sırasında ‘Apne’ dediğimiz nefes durması varsa; bu sorunun devam etmesi uykuda ölümlere dahi neden olabilmektedir. Nefes durması sırasında vücutta biriken C02 gazı kalp krizine neden olabilir. Uyku kalitesini ve süresini etkileyen nedenler ‘kişiye bağlı olan’ ile ‘çevreye bağlı olan’ şeklinde iki gruba ayrılır. Çevreye bağlı olan nedenler; yatağın rahat olması, uyuduğumuz odanın ışık ve ses düzeyi, soğuk veya sıcak olması gibi etkenlerdir. Kendimize bağlı nedenler ise psikolojik, sosyal, organik olabilir. Kişisel nedenlere bağlı olarak gelişen uyku düzensizliği bir süre sonra, vücutta kalp ve damar hastalıkları, metabolizma hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Uyku sırasında apne dediğimiz nefes durması da varsa; bu sorunun devam etmesi uykuda ölümlere dahi neden olabilmektedir. Nefes durması sırasında vücutta biriken C02 gazı kalp krizine neden olabilir.”

Hormala ve nefes durması tedavisi için uyku laboratuarları

Uykuda horlama ve nefes durması gibi sorunların uyku laboratuarlarında giderilebileceğini kaydeden Op. Dr. Sezginer, uyku laboratuarlarında yapılan tedaviye ilişkin bilgi verdi. Sezginer, “Uyku laboratuvarında bir gece yatırılarak yapılan polisomnografi denilen tetkikle: Uyku kalitesi, Beyin EEG’si, Uykuda göz hareketleri, Burundan ve ağızdan soluk alıp verme miktarı, Horlama şiddeti, Göğüs ve karın hareketleri, EKG, Bacak hareketleri, Kan ve idrar tetkikleri, Paranasal sinus tomografisi, Akciğer gr., solunum testleri yapılarak uykudaki sorun araştırılır. Çıkan sonuca göre tedavi kulak burun boğaz hastalıkları, göğüs hastalıkları ve nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilerek tedavi planlanır” dedi.

'Sanatçı botoksu' ve 'iğnesiz mezolift'

Ünlülerin estetikçisi' olarak da tanınan Roya Sharghi, ameliyatsız estetik alanındaki son yenilikleri Fransa'da öğrenip Türkiye'de uyguluyor.

MezoliftBu yeniliklerden biri ‘sanatçı botoksu’, diğeri ise ‘iğnesiz mezolift’. Sanatçı botoksu yüz mimiklerini dondurmadan kırışıklıkları gideriyor. ‘İğnesiz mezolift’ ise ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri acısız şekilde cildin alt katmanlarına kadar ulaştırıyor. Bunları ve daha pek çok yeniliği İran asıllı doktor Roya Sharghi ile konuştuk. Bu arada ilginç hayat hikayesini de dinledik...

Türkiye ameliyatsız estetikte dünyanın neresinde?

Amerika’da olan bütün aletler ve eğitim elimizin altında. İstediğimiz her şeyi öğrenip uygulayabiliyoruz.

Bir zamanlar Hollywood’da mimikleri dondurduğu için botoks yasaktı; bu konuda yenilikler neler?

Yani sizin ‘sanatçı botoksu’ dediğiniz botoks nedir? Hollywood filmi izlerken kimde botoks var, kimde yok anlıyorum. Şimdi mimiklere zarar vermeden kırışıkları gideren botokstan bahsediyoruz ve ben ona ‘sanatçı botoksu’ diyorum. Çok rahat gülüyorsunuz, kaşınızı kaldırıp indirebiliyorsunuz, çatabiliyorsunuz, ama botokslusunuz. Gözler sevincini de üzüntüsünü de belli ediyor. Bu çok önemli. Çünkü gözler insanı en iyi ifade eden organdır. Gözleri botoksla beton haline getirince çok itici bir görüntü oluyor. Kaşların Mefisto gibi kalkmış görüntüsünü önlemek için de sanatçı botoksunu öneriyorum.

Dünyada yaygın uygulanıyor mu?

Ben Fransa’da öğrendim. ‘Mezobotoks’ deniliyor. İnsanların anlaması için ‘sanatçı botoksu’ diyoruz. Ben bunu sadece göz çevresi değil, yüzün diğer bölgelerine de mimiği bozmadan uygulamayı geliştirdim. Bir tiyatrocu da, bir sinema oyuncusu da bu yöntemi rahatlıkla yaptırabilir.

Başka üstünlükleri neler?

Mesela klasik botoksun uygulanamadığı kaş ve göz arasındaki çizgilere uygulayabiliyorum. Kaşın kenarındaki çizgileri mimiği bozmadan giderebiliyorum. Klasik botoksta onları gidermek için alnı beton gibi yapmak gerekiyor. Ve biz bundan kaçınıyoruz. Botoks uygulamasını yüzeysel yaptığım için kas içine yapılan botoksa göre doğal bir sonuç alınıyor.

Etkisi ne kadar sürüyor?

Ömrü 3 ila 4 ay. Kışları biraz uzun süre devam eder.

Fiyatı diğerine oranla farklı mı?

Fiyat kas içi uygulamalardan farklı. Daha geniş alanlara kullandığım için kişiden kişiye değişiyor. Ne kadar kırışıksa o kadar çok botoks kullanıyorum. Her kırışığın üzerinde ince ince oya gibi çalışıyorum.

Botoks kaç yaşından itibaren yapılmalı?

Mesela 22 yaşında birisinin kaşının arasında iki derin çizgi olabiliyor. 30 yaşına gelince çizgiler yarım milimlik derin bir çukur haline gelecek. Onu gidermek için altına dolgu vererek tedavi etmek zorunda kalacaksınız. O nedenle bu tarz durumlarda erken başlanmalı. O zaman tedavi edici oluyor. Ayrıca o genç kızın iş hayatında, arkadaşlar arasında devamlı çatık kaşlı, sinirli bir ifadeyle dolaşması da iyi bir şey değil.

Hanımlara hangi yaşta nasıl bir yol önerirsiniz?

Elimizin altında imkanlar var. Doğal olarak yapılan botoksu ihtiyacı olan 35 yaşın üzerindeki kadınlar yaptırsın. Veya hiç botoksa yönelmeden direkt cilt gençleştirme yöntemlerini uygulatsınlar.

Bunlar nedir?

En basiti mezolift. Mezolift bilinen bir yöntem. Bizim 100 çeşit mezolift şeklimiz var. Mesela yüzü nemlendirmek için farklı, ince kırışıklar için farklı, kuru cilt için farklı. Bunlar iğne ile yapılan uygulamalardır. Kişi acıya çok duyarlıysa ‘modern mezolift’ dediğimiz bir uygulama var.

Modern mezolift nedir?

Fransa’da öğrendiğim bu uygulama, iğneyle girmeden vitamin ve mineralleri cildin derinlerine kadar verme yöntemidir. Hepsi doğal, bitkisel mineral ve vitaminler. Birçok hastam, “Bu iğneliden daha iyi geliyor bana” diyor. Verdiğim mineral ve vitaminlerin evdeki ürünlerle de takviye edilmesini öneriyorum.

Evde kullanılacak ürünleri de siz mi belirliyorsunuz?

Size burada yağ giderici ya da dengeleyici mezolift yaptıktan sonra, gidip evde cildinizi yağlandıracak çok yanlış bir ürün kullanırsanız benim yaptığımın hiçbir faydası olmaz. O yüzden evde kullanacağınız doğru ürünü de size ben öneriyorum. Bazıları sırf medikal kozmetik koçluğu almak için geliyorlar bana. Çünkü doğru kremi kullanmak çok önemli.

Buraya gelen kaç yaş gençleşip çıkar?

15 yaş gençleşir, hem de neştersiz!

Siz kendi genç görüntünüzü hangi uygulamalara borçlusunuz?

Ben kendi gençliğimi titana borçluyum. Yılda birkaç sefer genesis yaparım ve botoks uygularım. Büyük konuşmayayım ama binde 999 ben ömrümün sonuna kadar ameliyat olmayacağım. Ve hep ameliyatsız yöntemlerle işi götüreceğim.

Genesis ve titanı anlatır mısınız?

Genesis bir laser yöntemi. Göz kenarındaki kırışıkları, yüzdeki ince çizgileri yüzde 70 oranında tedavi eder, lifting etkisi yaratır. Bu yöntemle 4-6 seansta cilt yenileniyor. Genesis cildin orta tabakasında, titan en alt tabakadaki kolajenlere etki ediyor. Yanak sarkmaları, kaş düşmeleri, boyun ve kollardaki sarkmalar titanla gideriliyor. Bir de PRP (Platelet Rich Plazma) yöntemi var ki bundan da çok önemli sonuçlar alıyoruz.

Bu nasıl bir uygulama?

PRP (Platelet Rich Plazma) plateletten zengin plazma demektir. Hastanın 8 ml. kanı alınır ve içinde özel ayrıştırıcı bulunan steril ve bu iş için özel olarak üretilmiş tüplere konur. Hastanın bulunduğu odada ayrıştırma işlemi gerçekleştirildikten sonra platelet yani trombositten zengin plazma elde edilir. Ve hemen enjektöre aktarıldıktan sonra hastanın yüzüne veya boynuna ya da dekoltesine mezoterapi yöntemi ile enjekte edilir. Bu yöntemde normal mezoterapi veya mezoliftten daha az derinlikte enjeksiyonlar yapılır çünkü ancak o zaman plateletler etkili olur. Trombositler içinde birkaç çeşit büyüme hormonu bulunduğundan ciltte gençleştirici ve çizgileri azaltıcı sonuçlar elde ediyoruz.

Menopoz döneminde neler öneriyorsunuz?

Menopoz döneminde cildin yağı, nemi değiştiği için bir medikal estetik hekime başvurup yeni bir cilt analizi yaptırmalısınız. Östrojenin düşüş hızına bağlı olarak cildi korumak lazım. Sadece kremlerle de değil kolajenin birdenbire düşüşünü engellemek için ağızdan verilen bitkisel ilaçlarla da cildi beslemek lazım. Kolajen artışını sağlamak, cildin nemini artırmak için bu şart. Mutlaka kalsiyum ve magnezyum açısından zengin besinler almalarını öneriyorum.

Dr.Roya SharghiYaz mevsimini geride bırakıyoruz, cildimiz güneşten lekelendi, kırıştı. Bunun için ne yapmalıyız?

Limelight’ı, geliştirilmiş IPL yöntemi olarak ciltteki lekelerin tedavisinde kullanıyoruz. Hem ciltteki lekeler, kızarıklıklar ve kırışıklıklar tedavi ediliyor, hem de cilt diri ve pürüzsüz hale geliyor. Özellikle güneş hasarının ön planda olduğu kahverengi lekelerin giderilmesi için ideal bir yöntem.

Herkesin aynı fabrikadan çıkmış gibi birbirine benzemesi durumunu siz nasıl yorumluyorsunuz?

Herkesin birbirine benzemesi beni çok üzen bir şey. Hakikaten yüzün aslına sadık kalmak lazım. O kişi yüzünü çok şişirtmek isteyebilir ama sen o isteğe imzanı atmak istiyor musun?

 Böyle durumda ne yapıyorsunuz?

“Bana 18 yaşındaki fotoğrafını getir. O yaştaki dudağına yakın yapacağım” derim. Israr ederse, isteğini kabul edecek başka doktora gitmesini öneririm. Çünkü bu etik bir konudur. Kendi iç huzurum önemli. Uyumadan önce, “Ben bugün ne iş yaptım?” diye düşünüyorum. “Ay ne güzel yaptım” diyorsam mutluyum.

Hasta profiliniz nasıl?

Ekonomik özgürlüğü olan kadın artık kendisine bakıyor. Birçok öğretmen hastam var. İnanılmaz bakımlılar, neşter değil bu yöntemleri tercih ediyorlar...

En genç ve en yaşlı hastanız?

En genç 16 yaşında. Sivilce tedavisi ve akne izlerini tedavi ettiriyor. Cildini yağdan arındırmak istiyor. En yaşlı ise 77 yaşında. O da cildini sıkılaştırmak, daha genç görünmek için geliyor. 77 yaşındaki kişi yoga yapıyor, briç oynuyor. Burada mutlu oluyor...

Dr.Roya Sharghi   

Poyracık Sok. Barış Apt. No:29 Kat:1 D:4 Nişantaşı-İstanbul 
(212)219 56 50 

- Botoks'da Yeni Gelişmeler - Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Botoks Öfkeyi Engeller mi?
-
Botoks ile Gögüs Kaldırma - Dr.Ceyda Şener
-
Sanatçı Botoksu ve İğnesiz Mezolift
-
Botoks Diyeti
-
Diş Gıcırdatmaya Karşı Botoks
- Botoks Hakkında Yanlış Bilinenler

Her mevsim renk renk meyve sebze yiyoruz. Sarı, mavi, yeşil, kırmızı.. Çilek, karpuz, nar, patlıcan, domates, biber, kayısı gibi farklı renklerdeki besinlerin farklı özellikleri var. Taylan KÜMELİ 

DOĞRU BESLENMENİN RENGİ
Meyve ve sebzelerin renkleri hayatımızı nasıl etkiliyor? Amerikan Kanser Derneği ve John Hopkins Hastanesi’nin yaptığı ortak araştırma diyeti oluşturan renklerin hastalıklarla yakın ilişkisi olduğunu ortaya çıkardı. Sebze ve meyveden zengin diyet, kanser riskini kesinlikle azaltıyor.

Peki meyve ve sebzelerin renkleri hayatımızı nasıl etkiliyor? İşte renklerine göre besinler ve yararları:

BEYAZ GIDALAR
Beyaz renkli besinler LDL kolesterolü düşürüp, kalp hastalıkları riskini azaltıyor. Muz, armut, karnabahar, sarımsak, soğan, mantar, patates gibi beyaz renkli besinleri tüketerek kalp hastalıkları riskinizi minimuma indirmeniz mümkün. MAVİ VE MOR Mavi ve mor renkli besinler etkisini en çok hafıza üzerinde gösteriyor. Bu renkteki gıdalar pek çok kanser türüne (başta prostat kanseri olmak üzere) yakalanma riskini azaltıyor. Dolaşım sisteminin korunmasına ve sağlıklı yaşlanmaya da yardım ediyor. Erik, siyah üzüm, patlıcan, böğürtlen, incir, yabanmersini, lahana gibi besinleri yoğun tüketmeye özen gösterin uyarısında bulunuyor uzmanlar.

SARI VE TURUNCU
Sarı ve turuncu renkli besinler bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Göz ve kalp hastalıklarına karşı kalkan oluşturuyor. Portakal, şeftali, mango, kavun, havuç, ananas, üzüm, balkabağı, kayısı, sarı elma, mısır bu renk besinler arasında en bilinenler.

YEŞİL GIDALAR
Yeşil renkli besinler kemikleri koruyor, dişleri güçlendiriyor, göz sağlığına zarar gelmesini önlüyor. Bazı kanser türlerine yakalanma riskini de azaltıyor. Yeşil renkli gıdalar arasında kivi, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası, marul, lahana, avokado, yeşil elma, salatalık, biber, taze soğan, roka gibi besinler yer alıyor.

KIRMIZI GIDALAR
Domates, kırmızı elma, çilek, karpuz, ahududu, kiraz, turp gibi kırmızı besinler sağlık açısından oldukça önemli. Kırmızı renkli besinlerin Alzheimer hastalığından korunmada başrolü oynadığı artık kanıtlandı. Kırmızı besinler, kalbin kan akımını düzenliyor ve üriner sistemin sağlığını da koruyor.

Kırmızı fonksiyonel besinler
NAR
Eski çağlardan beri nar, şifalı bitkiler literatüründe yer alır. Genellikle besleyici ve tedavi edici ilaç ve panzehir olarak ağız yoluyla çeşitli karışımlarla birlikte yenilir ve içilir, haricen de merhem olarak kullanır. Nar önemli derecede antikarsinojenik bir besindir. Cilt, meme, kolon kanserine karşı olumlu etkileri görülüyor. Yapılan çalışmalarda yüksek tansiyonu olan kişilerde tansiyonu düşürücü etkisine de rastlanmıştır.

ELMA
Kolesterolü düşürür. Dalağın kan yapmasını sağlar. Çalışırken devamlı olarak oturanlar ve fazla kilolular için çok faydalıdır. Kan şekerini düşürür. Nefesi rahatlatır. Yapılan bazı araştırmalar, elma yiyenlerin daha kolay nefes aldığını göstermektedir. Gastritten kaynaklanan yanmaları hafifletir. Kabuğuyla pişirildiğinde bağırsakları çalıştırır ve yumuşatır. Elma kürü, gut, böbrek, mesane hastalıkları ve hemoroit tedavisinde de işe yarar. Sabah aç karna yendiğinde kanı temizler ve toksinleri atmayı sağlar.

KIRMIZI BİBER
Metabolizmanın canlılık kazanmasına yardımcı olabilen kırmızı biber, yemeklere kattığı lezzeti ile kış aylarının vazgeçilmezlerinden olmalıdır. A vitamini açısından oldukça zengin, posa içeriği yüksek bir besin olan kırmızı biber, C vitamini açısından da toplumda bilinenin aksine, limondakinden daha çok C vitamini içermektedir.

KIRMIZI ÜZÜM
Üzümü beyaz ve siyah (kırmızı) üzüm olarak sınıflandırabiliriz. Üzümü renginden çok çekirdeği sağlıklı kılmaktadır. Ancak kuvvetli bir fonksiyonel olan üzümün lezzetinin yanı sıra pek çok faydası olduğunu da unutmayın.

Taylan KÜMELİ 
Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı
Taylight Beslenme ve Danışmanlık Hizmetleri
Akkavak Sokak Halil Bey Apt. No 31 Daire 30 Kat 3 Nişantaşı-İstanbul Tel: 0212 2917515

- Ortoreksiya Nedir? Ne Yapmalı?
- 41 Sağlık Önerisi
- Ramazanda Beslenmenin İncelikleri
- Hazımsızlığa İyi Gelen Besinler
- Taylan Kümeli İle Kahvaltı 
- Sindirimi Kolaylaştıran Besinler 
- Tatlandırıcılar Zararlı mı? 

Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et