Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi
- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- antakya biberi
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 29.08.2010
Arşiv - 29.08.2010

Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye giren sağlıklı karı-kocaların bile 1 yıl içinde çocuk sahibi olma şansı yüzde 70-75 civarında. Eğer yeni evliyseniz ve 4-5 aydır çocuğunuz olmuyorsa telaşlanmayın, bir yıl sonra doktora gidin.

5 aydır ilaç kullanmıyorum ama hamile kalamadım.

22 yaşında, 1.5 yıldır evli bir kadınım. Evliliğimin ilk ayında doğum kontrol hapı kullandım. 6-7 ay sonra hapları düzenli kullanmadığım için hamile kaldım. 2.5 ay sonra da düşük yaptım. Doğum kontrol haplarını 4 ay daha kullanıp bıraktım. 5 aydır ilaç kullanmıyorum ama hamile kalamadım. Doktora gittiğimde smear testi yapıldı, rahim ağzında kızarıklık ve iltihap olduğu söylendi. Eşime de, bana da ilaç verildi. Adet dönemine 1 hafta kala siyah renkli akıntım oluyor. Bütün bunlar çocuğumun olmasına engel mi?

CEVAP Prof.Dr. Derin KÖSEBAY
Doktorunuz size smear testi yapmış ve muhtemelen bir enfeksiyon (belki de mantar) saptamış ve kontrolde ilaçları tekrar kullanmanızı önermiş. Demek ki hastalık tam geçmemiş. Bence tedaviyi tamamlayın. Ayrıca 4-5 ay çocuk olmaması önemli değil. Sağlıklı karı-kocaların bile 1 yıl içinde ancak yüzde 70-75’i gebeliği sağlayabiliyor, telaş etmeyin. Adet öncesi lekelerin olması belki ufak bir hormonal bozukluğun işareti olabilir. Doktorunuza başvurursanız gerekli ilacı o da lüzumlu görürse verecektir.

Tüylenme için tetkik yaptırdım, prolaktin çok mu yüksek?

Tüylenme şikayeti sebebiyle hormon tetkikleri yaptırdım ve prolaktin hormonu 31,90 değerinde çıktı. Bu değer çok mu yüksek? Memelerden süt gelme veya adet düzensizliği gibi şikayetlerim yok. Ne yapmalıyım, tedavisi zor mu?

CEVAP Prof.Dr. Derin KÖSEBAY
Prolaktin değeriniz çok yüksek değil. Aşırı tüylenmenin nedenlerini araştırırken yumurtalık, böbrek üstü bezi, tiroid hormonlarının incelenmesi gerekir. Ayrıca pek çok genç kadında görülen polikistik over için de mutlaka ultrason muayenesi yapılmalı. Bozukluğun yeri saptandıktan sonra tedavide ne yapılabilir ancak o zaman konuşulabilir. Tüylü olmak biraz da irsiyetle ilgili. Bunu da göz önüne alarak kadının değerlendirilmesi gerekir. Yani her tüylü kadında mutlaka bir hormonal bozukluk olması da gerekmez.

Yumurtalığımdaki sancı yüzünden yürümekte zorlanıyorum.

30 yaşındayım, sol yumurtalığımda zaman zaman sancı hissediyorum. Bu yüzden yürümekte zorlandığım bile oluyor. Ancak ağrı kesici içtiğimde sorun ortadan kalkıyor. Acaba bu ciddi bir sorun yaratır mı? Ya da ağrı kesiciyle geçtiği için sıkıntı yaratmaz mı?

CEVAP Prof.Dr. Derin KÖSEBAY
Vücudun herhangi bir yerindeki ağrının ilaçlarla bir süreliğine geçmesi hiçbir anlam ifade etmez. Yumurtalıklarda ağrı yapabilecek pek çok şey olabilir: Kistler, tümörler, kistlerin kendi etrafında dönmesi sonucu ani ortaya çıkan ağrıyla kistlerin yırtılması, yumurtalıklar ve çevresinin iltihapları gibi daha pek çok neden ağrı yapabilir. 30 yaşındasınız, her kadın gibi hiçbir şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçmelisiniz. Bu şikayetler olduğu için mutlaka doktorunuza görünmenizi öneririm.


Prof.Dr. Derin KÖSEBAY
Derin KÖSEBAY
Sorularınız İçin : derin.kosebay@memorial.com.tr 

» Rahimde Küçülmeyen Kist
» Anne Olmak Hayal Değil
» Vajinal Akıntı Şikayetleri
» Korunmak Yumurtalıkları Tembelleştirir mi?
» Klamidya Nedir? Belirtileri Nelerdir?
» Doğum Kontrol Hapı Ne Kadar Kullanılmalı?
» Rahim Ağzı Kanser Aşısı
» Memeler Kontrol Edilmeli
» Doğum Şekli Nasıl Olmalı?
» Rahim Alınması Cinsel Hayatı Bitirmez
» Kürtaj Hamile Kalmayı Zorlaştırır.
» Her İlişkiden Sonra Kan Geliyor
» Kisti Aldırmadan Kurtulamazmıyım
» Serviks Kanseri
» Neden Gebe Kalamıyorum?
» Genç Kızlarda Adet Gecikmesi
» Kürtaj Sonrası Adet Sorunu
» Gebelik İöin Ne Kadar Süre Gerekli
» Menopozda Kanama Varsa
» Çikolasta Kisti için Ameliyar Şart
» Sarkom Tedavisi

| Yorumlar (1) | 29.08.2010 | Derin KÖSEBAY  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

İnsülin direnci diyeti neden başarılı?

Beslenme uzmanlarımızla yaptığımız yıllık değerlendirme toplantısında gördük ki, “diyet planlarımızın” neredeyse yüzde 90’ı “insülin direnci diyeti” formatına dönmüş.

Bunun birçok nedeni var ama en önemlisi şu: Son zamanlarda yaşanan kilo salgınının başlıca nedeni insülin direnci. Sorun insülin direncinden kaynaklanınca, çözüm de doğal olarak “insülin direnci -İD- diyeti” oluyor.

İNSÜLİN DİRENCİ DİYETİ

İnsülin direnci diyeti (İD) ile ilgili çalışmalar, beslenme uzmanlarımız ve danışmanlarımız tarafından yürütülüyor.

BAŞARININ SIRRI

İD diyetinin temel hedefi, insülin direncini azaltmaktır. İnsülin direnci azaldığı ölçüde kilo kaybı kolaylaşmakta, reaktif hipoglisemi atakları azalmakta, hatta kaybolmaktadır. Bu diyet, şeker hastalığını önlemekte, eğer kişi şeker hastasıysa tedaviyi kolaylaştırmaktadır.

İD diyeti, kan yağlarını özellikle trigliserit seviyelerini dengelemede mükemmel sonuçlar vermektedir. Kanda insülin seviyesini azalttığı için ödem, yorgunluk, terleme ve benzeri şikâyetleri hafifletmekte, daha da önemlisi uzun vadede kanserden korunmayı desteklemektedir.

TEMEL HEDEFLER NELER?

İnsülin diyeti uygulamasında temel hedefleri şu şekilde belirledik:

İşlenmemiş doğal gıdaları tercih etmek, işlenmiş karbonhidratlardan (bisküviler, cipsler, fırın-pastane ürünleri, tatlılar) uzak durmak, sebzelere, bakliyat grubu ve tam tahıllara öncelik tanımak, beyaz un, şeker ve nişastadan uzak durmak, tatlı meyveleri azaltmak, özellikle un-şeker karışımı tatlıları tamamen terk etmek.

Günlük toplam karbonhidrat tüketimini makul miktarlara indirmek, düşük karbonhidratlı bir beslenme planını ısrarla sürdürmek, ayrıca bir öğünde tüketilen toplam karbonhidrat miktarını da minimuma indirmek.

Karbonhidratları doğru besinlerle birlikte yemeyi öğrenmek. Örneğin kıymalı bakliyat yemekleri, yumurtalı sebze yemekleri ya da kıymalı sebze yemekleri, peynirli, ton balıklı salatalar, peynirli kepekli makarnalar gibi.

Yağları azaltmak, özellikle trans yağlar ve margarinlerden uzak durmak, hazır yağlı sosları kullanmamak.

Meyveleri daha ziyade ara öğün seçenekleri olarak değerlendirmek ama ara öğünlerde meyve yerine yağsız yoğurt, badem, fındık, ceviz gibi alternatiflerden de istifade etmek.

Meşrubat ve hazır meyve sularından uzak durmak.

Alkol kullanmamak ya da azaltmak.

Krema, mayonez, kaymak ve salata sosları dâhil hazır sosları mutfağa sokmamak.

Her yemeğe mümkünse farklı sebze çorbalarıyla başlamak.

Öğle yemeğini kuvvetlendirip akşam yemeklerini azaltmak.

Sık ve az yemeyi alışkanlık haline getirmek.

KARARLI OLMAK ŞART!

Bu prensiplerin tümünü aynı anda uygulamaya koymanın çok da kolay olmadığını tabiî ki biliyoruz. Her bir maddenin üzerinde dikkatle çalışılması, ısrarla durulması gerektiğinin biz de farkındayız. Ama sorunu sadece kilo problemi olarak değil de sağlıklı dengeli çeşitli beslenmek iyi beslenmenin sağlığa katkılarından en yüksek düzeyde istifade etmek olarak düşünürseniz bu yol haritasını ısrarla uygulamakta fayda var.

Tekrarlanmış uygulamaların zamanla öğrenilmiş kendiliğinden yapılan refleksler haline geleceğini lütfen unutmayın.

- İnsülin Direnci Belirtileri Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
- İnsülin Direnci Nasıl Çözülür? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
İnsülin Tokluk Hissini Yok Ediyor
-
İnsülin Direnci ve Şeker Hastalığı Prof.Dr. Zeynep Oşar Şiva
-
Çağın Vebası İnsülin Direnci Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Kanser Testleri Ne Kadar Güvenli?
* İnsülin Direnci Belirtileri ve Önlemler
* Enerji Düzeyinizi Arttırın
* Üzüm ile Gelen Sağlık
* Bu Hapları Yasaklayın
*
Su ile Gelen Sağlık
* Detoks Kilo Verdirir mi?
* Acai mi Goji mi?
* Gi Diyeti Neden Faydalı
* Erkekler ve Diyet
* Omega-3 Faydaları
* Kolestrol Nedir?
* Protein Tozları Kas Yapar mı?
* OMEGA Sözlüğü
* Botoks'da Son Gelişmeler
* Enginar Karaciğeri Korur mu?
* Zayıflama Sektörüne Dikkat!
* Çocuklar Diyet Yapmaz
* Genç ve Sağlıklı Cilt İçin
* Diyet Gazisi Olmayın
* Göbeğiniz Varsa Dikkat
* Medeni Diyet ve Mutlu Son
* Antioksidanlar Kanseri Önler mi?
* Suda Bekletilen Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?
* 2010 Beslenme Anayasası
* Bel İncelten Diyet Planı
Tüm Yazıları İçin

| Yorumlar (3) | 29.08.2010 | Osman Müftüoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Mide rahatsızlığı ve Reflü şikayeti olanlar için şifa olacak tarifler.

Star TV'de yayınlanan Ender SARÇ'la Ramazan programında; reflü ve mide rahatsızlıklarında leblebi ve rezene tohumunun kullanımı anlatılıyor.

Pratik Bir Tarif :Yaklaşık 2 tatlı kaşığı rezene tohumunu 3-4 tatlı kaşığı sarı leblebi ve az miktarda şeker ilave edip havanda dövün. Bir tatlı kaşığı yenilmesi yeterli. Üzerine de 1-2 yudum rezene çayı içilebilir.

** Ülser ve Mide Sorunlarına Doğal Çözüm / Prof.Dr.Ahmet Maranki
** Mide Kanserine Karşı Öneriler / Prof.Dr. Erkan Topuz
** Mide Yanmalarına Karşı Kekik Kürü / Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
* Reflü Şikayetlerini Azaltan Reçete
*
Reflü İçin Pratik Tarifler
*
Reflü Bacarlarda da Olabilir
*
Her Dört Kişiden Birinin Derdi REFLÜ



Uz.Dr. Ender SARAÇ
 
Adres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL 
Tel:212 283 10 80 Email: info@endersarac.com

Son Yazıları :
- Oruç Tutarken Baş Ağrısına Karşı
- Kansızlığa Kınalı Çözüm
- Ender SARAÇ'la Ramazan
- Cinsel Gücü Arttıran Altın Öneriler
- Ender Saraç'tan Zayıflatan Kurallar
- Kilonuzu Korumak İçin
- Ayurveda'ya yapılması gerekenler
- Sağlıklı Kilo Vermek
- İştah Kontrolü
- Yaza Sağlıklı Zayıflayarak Girin 
- Sıçrayarak Zayıflama
- Ender SARAÇ Doktorum Proğramında
- Kilo Verdiren 12 Altın Tavsiye
- Evinizi Diyete Hazırlayın.
- Metabolizmanız Kışa Hazır mı?
- Tansiyon Düşüren Formüller
- A Gribine Karşı Mikropsavar Gıdalar
- Yorgunluk Gideren Doğal Besinler
- Keçi Peynirini Deneyin
- Ender SARAÇ'tan Zayıflama Önerileri
- Egzersiz Nasıl Olmalı
- Formula 7
Tüm Yazıları İçin

Kanser testleri güvenli mi?

Kanserde erken teşhis çok önemli. Bir kanser ne kadar erken dönemde teşhis edilirse tedavisi ve kontrol altına alınması o kadar kolaylaşıyor. Ancak bazı testlerin erken teşhis için faydasının olmadığı biliniyor. Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Son yıllarda geliştirilenlerle birlikte elimizde çok sayıda kanser tarama testi yani erken teşhis yöntemi oldu. Bunlara yenileri de ekleniyor. Mesela İsrail’de bir üniversitede nefes testi, yani solunum havası analizleriyle meme, akciğer, hatta prostat kanserine erken teşhis koyabilmenin çareleri araştırılıyor.

Erken tanı testlerinin en önemlilerinden biri de tümör işaretleri olarak bilinen moleküllerin (kanser markerları) incelenmesi. Meme kanserinden prostat kanserine, kalın bağırsak kanserinden karaciğer kanserine, pankreas kanserinden yumurtalık kanserine, mesane kanserinden böbrek kanserine kadar pek çok kanserin kanda bu tip erken işaretleyicisi maddeler (PSA, Ca19-9, CEA, AFP, Ca-125) olabiliyor.

PSA ÖNEMLİ AMA...

Ama ne var ki bu testlerin güvenilirliği ve duyarlılığı oldukça sınırlı. Prostat kanseri tanısında kullanılan PSA testi gibi birkaç istisna dışında tümör işaretleri testlerinin duyarlılıkları da güvenilirlikleri de henüz arzu edildiği düzeyde değil. Bu testlerden çoğu henüz mevcut bir kanserin tedavisinin takibinde kullanılabilecek seviyede. Bu testlerin kan seviyeleri herhangi bir sorun olmadığı halde sağlıklı insanlarda da yüksek bulunabiliyor ya da tam tersi kanser oldukça ilerlemiş dönemde de olsa bu testler hala normal sonuçlar verebiliyor. Çünkü yanlış pozitif veya yanlış negatif sonuçlar elde etmek her zaman mümkün.

Bu nedenle sağlık taramaları yaparken özel bazı durumlar dışında bu testleri erken teşhis için kullanmak PSA testi (prostat kanseri tarama testi) dışında pek önerilmiyor. Eğer bilinen bir genetik riskiniz söz konusu değilse ya da belirli bir yönde özel bir sağlık taraması yapılmıyorsa kanser tarama testlerini doğrudan yaptırmanın pek faydası yok.

NOT ALIN

Meme kanseri taramasında Cal5-3 testi tavsiye edilmiyor

Meme kanseriyle ilişkilendirilebilen tümör işaretlerinden Ca15-3 maddesinin kan seviyeleri meme kanseri dışında pek çok iyi ya da kötü huylu hastalıkta yükselebiliyor. Mesela akciğer kanserlerinin yüzde 26’sında karaciğer ve yumurtalık kanserlerinin neredeyse yarısında bu maddenin kan seviyeleri yüksek bulunuyor. Kanserle hiç ilgisi olmadığı halde tüberküloz sarkaidoz lupus gibi hastalıklarda da kan seviyesi artabiliyor. Ayrıca tamamen sağlıklı bireylerin yüzde 2’sinde Ca15-3 düzeyi yüksek bulunabiliyor. Bu nedenle rutin menopoz takiplerinde ya da 40 yaş üstü sağlık kontrollerinde kadınlarda meme kanseri tarama metodu olarak Ca15-3 testinin kullanılması tavsiye edilmiyor.

BİR BİLGİ

Ellerin uyuşması bir haberci olabilir

Ellerde uyuşma yakınması özellikle dâhiliye uzmanlarının sık rastladığı bir şikâyet ama sorun çoğu zaman sinir kemik kas dokusundaki problemlerden kaynaklanır. Boyunda düzleşmeye yol açan romatizmal ya da dejeneratif sorunlar ruhsal kökenli problemlere bağlı kas spazmları, boyun fıtığı gibi rahatsızlıklar el uyuşmalarının en sık görülen sebepleridir. El bileğinden geçen sinirlerin bilek kanalında sıkışması (karpal tünel ve ulnar oluk sendromu) da el uyuşmasına sebep olabiliyor. Daha seyrek olarak şeker hastalarında özellikle kan şekeri uzun süredir yüksek seyredenlerde polinöropati başlığı altında toplanan nörolojik hastalıklarda, omurilik hastalıklarında, beyin tümörlerinde ve damar tıkanıklıklarında da kolda uyuşma yakınmasıyla karşılaşmak mümkün olabiliyor. [Ellerde uyuşma nedeni]

AKLINIZDA OLSUN

Ağız kokusunun sebebini bulmak zor değil

Ağız kokusu sorunu eskiden gizlenirdi, bugün ne iyi ki çoğu insan bu sorunu en azından hekimleriyle korkmadan çekinmeden paylaşabiliyor. Ağız kokusundan yakınanların sayısında ciddi bir artış var ama problem hekimlerle paylaşıldıkça çözüm yolları da çoğalıyor. Sorun çoğu zaman oral hijyenin bozukluğundan kaynaklanıyor. Diş, diş eti ve ağız içinin çeşitli hastalıkları dışında boğaz ve bademcikle ilgili problemler de ağız kokusuna yol açabiliyor. Akciğer hastalıklarından bazıları, sindirim sistemi hastalıkları (gastrit, reflü, ülser) da ağız kokusu yapabiliyor. Uzun süre aç kalmanın da ağız kokusuyla ilişkili olduğu iyi bilinen bir gerçek. Bazı insanlarda hiçbir sağlık sorunu olmadan da ağız kokusuyla karşılaşmak mümkün. Eğer böyle bir sorununuz varsa problemin çözümünü öncelikle diş hekimleri ve kulak burun boğaz uzmanlarında aramalısınız. Eğer bu uzmanlar herhangi bir problem olmadığı kanaatine varırsa göğüs hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanlarıyla görüşmelisiniz.

BİR SORU/BİR CEVAP

İncelme kremleri etkili mi

İçine ister guarana, ister hoodia özleri, isterseniz ‘davul tozu, minare gölgesi’ koyun, cilde dışarıdan tatbik edilerek sürülen hiçbir ürünün ne kilo verdirmesi, ne inceltmesi, ne de sıkılaştırması mümkün değil. Bu vaatlerle satılan ürünlerin ‘cüzdanınızı inceltme’ dışında bir etkisi olmaz! Cilde dışarıdan uygulandığında cilt altı yağ dokusuna ulaşıp onu eriten, azaltan, incelten bir madde hala bulunamadı. İnceltici hapların, şurupların, aletlerin de işe yaramadığını, ‘diyet+egzersiz’ olmadan incelmenin mümkün olamayacağını bir daha hatırlatalım!

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* İnsülin Direnci Belirtileri ve Önlemler
* Enerji Düzeyinizi Arttırın
* Üzüm ile Gelen Sağlık
* Bu Hapları Yasaklayın
*
Su ile Gelen Sağlık
* Detoks Kilo Verdirir mi?
* Acai mi Goji mi?
* Gi Diyeti Neden Faydalı
* Erkekler ve Diyet
* Omega-3 Faydaları
* Kolestrol Nedir?
* Protein Tozları Kas Yapar mı?
* OMEGA Sözlüğü
* Botoks'da Son Gelişmeler
* Enginar Karaciğeri Korur mu?
* Zayıflama Sektörüne Dikkat!
* Çocuklar Diyet Yapmaz
* Genç ve Sağlıklı Cilt İçin
* Diyet Gazisi Olmayın
* Göbeğiniz Varsa Dikkat
* Medeni Diyet ve Mutlu Son
* Antioksidanlar Kanseri Önler mi?
* Suda Bekletilen Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?
* 2010 Beslenme Anayasası
* Bel İncelten Diyet Planı
Tüm Yazıları İçin

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et