Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi
- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- antakya biberi
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 15.08.2010
Arşiv - 15.08.2010

Oruç zayıflama yöntemi değil!
 
Ramazan ayının gelmesiyle beslenme önerilerinde bulunan uzmanlar, orucun diyet yerine geçmeyeceğini belirterek, iftarda ve sahurda hafif gıdaların tüketilmesini tavsiye ediyor.

Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ali Tüzün, yaptığı açıklamada, oruç tutmanın alternatif bir zayıflama diyeti olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Ramazan ayının gelmesiyle oruç tutan bazı insanlarda, orucun diyet yerine geçtiği gibi yanlış bir kanaatin olduğunu ifade eden Tüzün, “Oruç diyet yerine geçmez, sadece zayıflamak için oruç tutulmaz” dedi.

Metobolizmanın yavaşlamaması ve kabızlık gelişmemesi için oruçlu kişinin gün içinde yürüyüş yapması gerektiğini vurgulayan Tüzün, Ramazan'da doğru beslenmeyle ilgili şu önerilerde bulundu:

“Oruç açıldıktan sonraki beslenme, üç ya da tercihen dört öğüne dağıtılmalıdır. Hafif bir iftar açılışı, iftar, gece ara öğün ve sahur şeklinde planlı olarak sıvı ve gıda alınmalıdır. Yemek sırasında kesinlikle acele edilmemesi, gıdaların iyice çiğnenmesi son derece önemlidir.

Günde üç kere alınacak ilaçlar iftar, gece ve sahur şeklinde alınmalıdır. Ana öğün yatmadan yaklaşık 2 saat önce yenmelidir. Ramazan ayında yağlı yiyecek tüketimi reflü, hazımsızlık, kabızlık şikayetlerini artırır. Lifli gıdaların özellikle gece ve sahurda tüketilmesi gereklidir.”

Uyku bölünecek endişesiyle sahuru atlamanın ya da sadece su içip yatmanın açlık süresini 20 saate kadar uzatacağına dikkati çeken Tüzün, “Bu durumda gün içinde enerji yetersizliği, konsantrasyon kaybına, uyuklamalara, verim düşmesine hatta kazalara neden olabilir. Tatlı olarak kan şekerini fazla yükselten ve daha sonra hipoglisemiye yol açan ağır tatlılar yerine sütlü ya da meyveli hafif tatlılar tercih edilmelidir” diye konuştu.

İftarı günün kahvaltısı olarak görün

Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Tüzün, iftarın günün kahvaltısı olarak düşünülmesi gerektiğini, hafif bir kahvaltıyla geçiştirilmesi önerisinde bulundu.

Alışılagelmiş geleneksel iftar ziyafetinin tüm vücuda ağır bir yük getireceğinin unutulmaması gerektiğini anlatan Tüzün, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İftarda yeterli sıvı tüketilmelidir. Gün boyu yaşanan magnezyum ve potasyum eksikliği için çay içilebilir. Reflü sorunu olanların özellikle yağlı hamur işi gıdalardan ve mideyi fazla doldurmaktan kaçınmaları gerekir. İftarda hazmı kolay gıdalar tercih edilmelidir.

Kabızlık sorunu olanlar çorbalarına kepek unu ilave edebilir. Kabızlığı önlemek için ara vakitte günde üç, dört adet kuru kayısı, incir ya da erik yenmeli ya da komposto şeklinde alınmalıdır. Özellikle sıcak günler nedeniyle oruç açıldıktan sonra 2-3 litre sıvı tüketilmesi şarttır.”

Sahurdan sonra hemen yatmayın

Sahurda yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tüzün, yağlı, karbonhidratlı gıdalar yerine et, peynir, yumurta gibi proteinli gıdalara ağırlık verilmesi gerektiğini bildirdi.

Tüzün, gün içinde susuzluğa, sıvı kaybına neden olmamak için fazla tuzlu ya da ağır tatlı gıdaların kesinlikle alınmaması gerektiğini belirterek, “Reflü ve gaz sıkıntısına yol açmamak için sahurdan sonra yarım saatten önce hemen yatmamak uygundur” dedi.

Dr. Ali Tüzün
Gastroenteroloji Uzmanı

"Devlete hiç ilaç masrafım olmadı."  Prof.Dr. Ahmet Maranki

Ahmet MARANKİ üniversitede okurken yaşadığı mide yanması şikayeti dışında hiçbir sağlık sorunu olmadığı söylüyor ve bunu da uyguladığı sağlıklı beslenme ve yaşam programına bağlıyor. Yemeği yemeyi de yapmayı sanat olarak gören Maranki’nin severek yaptığı 145 yemek tarifi var.

Ahmet Maranki ile RöportajKozmik enerjiyle tanışmadan önce, yani çocukluğunuzda nasıl beslenirdiniz?

- Benim çocukluğum Kastamonu İnebolu’da, çok şirin bir köy olan Çamlıca Köyü’nde geçti. Çamlar içinde, önünde deniz olan bir köy. Çiftçilik, tarım yapıldığı için hakiki süt, tereyağı, gerçek tavuk gibi şeyler yiyorduk. Yani çocukluğum çok doğal besinleri yiyerek geçti. Biz bağırsaklarımız bozulduğunda antibiyotik almazdık, kızılcık tarhanasından yapılan çorbayı içerdik. Dağ çileği, ahlat, alıç yerdik, ormandaki tabii olan her şeyi yeme imkanımız vardı. Yani İstanbul’a sağlam bir alt yapıyla geldim.

Kaç yaşınıza kadar annenizin yemeğini yediniz?

- Uzun süre annemin yanındaydım. Lisede de, üniversitede de. Genelde evde yemek yerdik. Babam işçi, annem ev hanımı olduğu için dışarıda yemek yemek bizim için zordu. Annem köyden gelen mamullerle yemek yapardı. Her yaz köye gider, dönerken turşularımızı, eriştelerimizi, yufkalarımızı, peynirimizi yüklenip gelirdik. 61’li yıllarda köyde beyaz ekmekle tanıştım. Herkese sadece bir dilim düşerdi. Bir yıl beyaz ekmek yedim. Şu an beyaz ekmek yemiyorum, siyah ekmeği tercih ediyorum. Bir gün çavdar, bir gün mısır, bir gün yulaf emeği yerim.

İnebolu mutfağından aklınızda kalan neler var?

- En çok hoşuma giden kızılcık tarhanasıydı, çok da faydalıdır. Bir de yoğurtlu tarhana yaparlar, onu da çok seviyordum. Kızılcık tarhanasının içine boy dalı (çemen) koyarlardı. Çemen, dışarıdan gelen mikropları bir anda öldürme yeteneğine sahiptir. Tabii zararlı şeyler de vardı o yediklerimizin arasında. Örneğin kulaklı makarna (Haluşka) diye bir yemeğimiz vardır, mantının büyüğü. Dört köşe açılır, içine maydanozlu kıymadan yapılan iç konur ve suda haşlanırdı. Bunu tabak tabak yerdik. Et olmayınca içine patates ya da sebze koyarak da yapılırdı. Bunları yiye yiye kilo alırdık. Ama köyde bunu yakmak kolaydır. Çünkü akşama kadar tarlada ter döküp durursun. Kafkasya’ya göreve gittiğimde bir gün Çeçenler bizi bir yemeğe davet ettiler. Milli yemekleri haluşkayı ikram ettiler. Baktım dört katlı bir tencere. En altta su kaynıyor. Oradan çıkan buhar altı delikli olan diğer tencerelere geçiyor. Yani yemeği buharda pişiriyorlar. Buharda piştiği için 4 tabak yedim ama rahatsız olmadım. Kastamonu’nun mutfağı çok zengindir, annem çok güzel türlü yapardı.

ÇILBIRIN PÜF NOKTASI

Siz de yemek yapar mısınız?

- Çok iyi çılbır yaparım. Suyu kaynatıp, yumurtaları içine tek tek kırıyorum. Bir püf noktası söyleyeyim, suyun içine bir miktar yağ koyuyorum ki yumurta olduğu yerde dursun. Yumurtalar pişince, suyu süzdürüp servis tabağının içine alırım. Önce bol sarımsaklı süzme yoğurdu, sonrada tereyağlı biberli sosunu yapar, bunun üzerine dökerim. Besin değeri çok yüksek ve sağlıklıdır. Yemek bir sanattır bana göre, yemek yapmak da, yemek yemek de bir sanattır.

Peki en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz iki yemek?

- Hiçbirinden nefret etmem. 145 yemek tarifim var. Bunların hepsini severek isteyerek yaparım. Ama tavuk ve et dönerinden nefret ediyorum. Döner en çok sevdiğim yemekti ama bu şartlarda yapılanlar değil. Bakın İnebolu’da döner meşhurdur, kuzu etinden yapılır, kalınlığı 35-40 santimi geçmez. Meşe odunu köz haline getirilip, gözlere konur. Kesinlikle ete yaklaştırılmaz. Etle ateş arasında 20 santim aralık olmalıdır. İşte ben böyle yapılan dönerle büyüdüm, onun için her döneri yiyemiyorum.

Eşinizin yaptığı yemekler arasından en çok sevdiğiniz hangisi?

- Eşim Kafkasyalı olduğu için onun haluşkası var, onu bir sanat gibi dokuyarak yapar. Hamur açılır (bizim unumuz kepekli undur), içini hazırlarız; maydanoz, dereotu, soğan ve bütün baharatlar. Elmas Hanım iç doldurduğu yufkaları hilal şekline getirir, buhar tenceremizin içine koyar. Üzerine bol tereyağlı sarımsaklı yoğurdu döküyoruz.

Dışarıda yemek yer misiniz? Yerseniz ne tür lokantaları tercih edersiniz?

- Her yerde yemek yemem, eşimin yaptığı yemekleri tercih ederim. Bir de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tesislerinde yemek yerim. Çünkü oralara danışmanlık yapıyorum. Yemek pişen mutfaklarını gördüm, denetimlerini yaptım, onun için gönül rahatlığıyla yiyebiliyorum ve misafirlerimi de oraya götürürüm. Bir de çocukluğumdan beri gittiğim balık lokantalarım var. Bunlardan biri Çekmece’deki Reis’in Yeri. Asla çiftlik balığı yemem, kimseye de önermiyorum. Bir yere davet edildiğimde ne yiyeceğimi soranlar var. Doğrusu da bu. Beni davet ediyorlarsa, benim ne yiyeceğimi de düşünmesi lazım. Beni Amerika’da çok önemli bir kişi yemeğe davet etti. Bu kişi Yahudi’ydi. Üç gün önceden bizim ne yiyeceğimizi sormaya başladı, işte davet budur. Gittiğim yerde herkes Maranki Hoca ne yiyecek diye bakıyor. Yemezsen olmuyor. Daha önceden benim ne yediğimi bilip hazırlık yapsalar bir sorun olmayacak. Herkes rahat edecek.

BAŞAĞRISINA SARMISAK TABLETİ

Bu kadar sağlıklı besleniyorsunuz, hiç mi hastalanmıyorsunuz, hiç mi derdiniz yok?

- Şeytan kulağına kurşun, şu ana kadar bilinen hiçbir operasyon geçirmedim. Sadece tırnağıma bir taş düşmüştü, onun için bir kere narkoz aldım. Bunun haricinde bir şeyim olmadı. Üniversite yıllarında mide yanması için ilaç aldım. Üniversite bitince o sıkıntılar da geçti. Besin desteklerini keşfettim. Bu tabletleri önce kendim kullanıyorum. Örneğim başım ağrıyorsa ve nedeni tansiyonsa hemen bir sarımsak tableti yutarım. 33 yıllık devlet hayatımda, sağlık karnemin üstünde sadece bir tane cihaz yazılıdır, o da oksijen cihazı. Devletime başka hiçbir ilaç masrafım olmamıştır hatırlayabildiğim. Annem doktora gidemediği için 3-5 romatizma ilacı yazılmıştır belki.

Arada bir tüm kurallarınızı yıkıp, canınızın istediği gibi yemek yiyor musunuz? Kaçamak yapıyor musunuz?

- Bazen balık ya da et kaçamağı yapabiliyorum. Tabii keçi eti, kuzu eti olursa. Memleketteki odun ateşindeki dönere hiçbir zaman hayır demiyorum. Bir davette et yemek zorundaysam, bizim virüsleri, bakterileri önleyen haplarımızdan yemek öncesinde dört tane atıyorum sonra yiyorum. Benim kaçamağım da işte böyle oluyor.

10 SAĞLIK TAVSİYESİ

* Her sabah bir kere içine bal ve limon suyu katılmış ılık su içsinler.
* Yemeklerini karıştırarak pişirmesinler. Proteini, karbonhidratı, şekeri karıştırmadan ayrı ayrı yesinler. Yavuz Sultan Selim her gün bir çeşit yemek yermiş. Bir gün et, öbür gün lahana, öbür gün tatlı...
* Hormonlu hayvanları, çiftlik balıklarını yemesinler.
* Yemekleri de çok pişirmesinler.
* Her gün başta yeşil çay olmak üzere, bitki çaylarını hayatlarından hiç eksik etmesinler. Bu arada da mutlaka her gün 3-5 tane fındık, ceviz, badem, kuru üzün, hurma yesinler.
* Beyaz ekmeği sofralarından kaldırsınlar. Siyah çayı az içsinler.
* Manyetik dalgalardan uzak dursunlar.
* Evleri daima güneş alacak durumda olsun.
* Bir dakikada dört derin nefes alsınlar.
* Manevi terapi yapsınlar. Bu kimine göre, yogadır, reiki’dir. Ben namaz diyorum, oruç diyorum, güzel görme, güzel düşünme, yardımlaşma, sadaka diyorum. Bütün bunlarla beraber kalan ömür kaliteli yaşanır.

BEDEN TEMİZLİĞİNİ DOLUNAYA DENK GETİRİYORUZ

Beden temizlemesi için nasıl beslenmeli?

- Beden temizliğini yılda iki defa, ilkbahar ve sonbaharda yapıyoruz. Yaza sağlıklı girmek için mutlaka ilkbaharda beden temizliği yapacaksınız. Yazın yiyoruz, bu sefer kış için sonbaharda eylül, ekim, kasımda yine bir temizlik yapıp, kışa mutlu girmek lazım. Bu temizlik ayın çekim kuvvetine göre yapılıyor. Yani Recep, Şaban, Ramazan, Muharrem ayları gibi aylardan bahsediyorum. Şimdi Recep ayındayız. 14’ü dolunayın en büyük olduğu aydır. Yani bedenimizi en kuvvetli çektiği zaman. Biz bundan 7 gün önce bu detoksa başlıyoruz. 7 gün boyunca, sabahları kırmızı pancar, elma, ıspanak, havuç, lahana, tere, turp gibi (mevsimine göre) gıdaların suyunu sıkıp, içine bir tatlı kaşığı zeytinyağı koyup üst üste iki bardak içiyorsunuz. Öğlen mevsim sebzesiyle yapılmış bir yemek ve yanında salata yiyorsunuz. Aralarda yeşil ve meyve çayları içiyorsunuz. Akşam güzel bir türlü yapıp (buharda pişecek), yanına bir meyve yiyorsunuz. Bir de doktor kontrolünde lağman öneriyoruz. 7 gün boyunca bunu yapıp bedeni temizliyorsunuz. Son gün de limon suyuyla karıştırılmış zeytinyağı içmelerini öneriyoruz. Mart, nisan, mayıs, eylül, ekim, kasım aylarında bedenlerini temizlerlerse, kalan ömürlerini daha kaliteli yaşarlar diye düşünüyorum.

Çocuklarının zeki olmasını arzu eden ana ve babaya neler tavsiye edersiniz?

- Vücudu kirli olan anne, babadan doğan çocuklar hasta doğuyor. Bahsettiğim beden temizliğini yapan anne, çocuğuna kendisinde olan rahatsızlıkları asla geçirmez. Annelere evlenmeden ve çocuk yapmadan önce mutlaka beden temizliğini yapmalarını öğütlüyorum. Çocuğu olmayanlar ve sağlıklı çocuklar dünyaya getirmek isteyenler mutlaka beden temizliği yapsınlar. Mevsimindeki meyve ve sebzeleri tüketsinler.

FASULYE ÇULLAMASI TARİFİ

Fasulye çullaması çok şifalıdır. Fasulyeyi temizle, bol suda haşla. Diğer tarafta, soğanlı, bol domatesli, kıymalı bir sos hazırlıyorsunuz. Haşlanmış fasulyeyi bir tepsiye koyup, üzerine bu sosu döküyorsunuz. Ben bunun yanında bir de mevsim salatası yiyorum. Yemeğin arkasından asla tatlı yemem. Bir saat sonra yeşil çay içerim. Eğer canım isterse mevsimine göre incir tatlısı, kabak, ayva tatlısı yiyebilirim.

YAZLIK KIŞLIK TÜRLÜ KAVURMASI

Annem patlıcan, kabak, domates, fasulye, biberle türlü kavurması pişirirdi. Yazın ne sebze bulursanız küçük küçük doğrayın, önce soğanı yağda hafifçe kavurun. Sonra içine doğradığınız sebzeleri ilave edin. Bir süre daha kavurun. Sonra çok az su ilave edip, tencerenin kapağını kapatın. İsterseniz üstüne yumurta da kırabilirsiniz. Kışın ise bu kavurmayı kereviz, pırasa gibi mevsim sebzeleriyle yapabilirsiniz. Hem çok leziz, hem de çok sağlıklı olur.

MARANKİ’NİN ÖĞLE YEMEĞİ YOKTUR

Her şey mevsiminde yenmeli, öncelikle bunun altını çiziyorum. Yediklerim mevsimine göre değişir. Sabahları her gün köyden gelen yumurtalarımızdan yerim. Bir gün katı, bir gün rafadan yumurta yerim. Mutlaka tarla domatesinden yapılmış menemen yerim. Sofrada mutlaka keçi peyniri, kaşar ya da lor olur. Kerevizlerin, pazıların köklerini biriktiririz, zaman zaman bunları kavurup üstüne yumurta kırarız. Bir gün menemense, bir gün pazı, bir gün lor, bir gün kerevizle yeriz yumurtamızı. Bunun yanında balımı asla eksik etmem. Köyümüzün bir deli balı var ama ondan az yerim. Bir çay kaşığını geçmez çünkü içinde zakkum var onun için çok tesirli. Yüzünüze, elinize sürün, yaraları anında geçirir. Mutlaka üç su bardağı dolusu yeşil çay içerim. Çayımı balla tatlandırırım. Ortada mevsimdeki maydanoz, tere, roka, soğan, marul gibi bol yeşillik olur. Bunları asla doğramam. Türkiye’den başka bir yerde salatayı doğramazlar, elle kopararak yaparlar. Her sabah 04.30’da kalkarım. Önce iki bardak ılık suyumu içerim. Daha sonra besin tabletlerimi ve elma sirkesini balla karıştırarak içerim. Dört saat sonra da kahvaltımı yaparım. Asla öğle yemeği yemiyorum. Maranki’nin öğle yemeği yoktur. O yüzden çok kuvvetli bir kahvaltı yapıyorum. Besin değeri yok olsun diye ekmeği kızartırım. Tabii ki akşama kadar aç kalmıyorum. Arada yeşil çaylarımı, meyve çaylarımı içerim, bir iki tane mevsim meyvesi yerim. Akşam yemeğine gün batımında otururum. Yemekleri yerken kesinlikle protein ile karbonhidratı, tatlıyı karıştırmamamız lazım. Hürriyet/Pazar 15.08.2010

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ Ahmet MARANKİ

-www.maranki.com- (Resmi Web Sitesi)
Sorularınız için : info@maranki.com

Bazı Yazıları :
* Ahmet Maranki Seda Sayan'ın Konuğu 24 Şubat 2011
* Hangi Taş Hangi Hastalığa İyi Geliyor
*
Ahmet Maranki Show TV'de 10.02.2011
* Ahmet Maranki Seda Sayanın konuğu 03.02.2011
*
Ahmet Maranki'den Öneriler
Üzüm Çekirdeğinin Faydaları
* Zona İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri
* El ve Ayaktaki Nasırlar için Bitkisel Formüller
Topuk Dikeni ve Bitkisel Tedavisi
* Kiraz Diyeti
* Ayak Detoksu
* Reishi Mantarı
* Kozmik Yağlar ve Kullanımı
* Zeytinyağı ve Limonsuyu Kullanımı 
*
Başbakanın Gençlik Formülü
* Ahmet Maranki'den Başağrısına Öneriler 
*
Stres için Öneriler 
*
Maranki TAKVİM yazıları 
*
Ne Yesem Zayıflarım 
*
Maranki SHOW TV'de Video 
*
Ahmet Maranki Ürünleri 
*
Çilleri Gideren Formül 
*
Elmas Maranki Saç Bakım Önerileri 
*
Ahmet Maranki SİVAS Konferans Videosu 
*
Manevi Yaşam Reçeteleri - Video 
*
Yanık Tedavi Yöntemleri
* Yara İzlerini Gideren Bitkisel Formül
* Kozmik Beden Temizliği Nedir? 
*
MS Hastalarına Öneriler 
*
Kabızlık ve Lavman 
*
Ergenlik Sivilce Kürü 
*
Foton Hayat Videosu
* Doğal Antibiyotik Videosu 
*
Egzama Tedavisi 
*
Sinüzite Karşı Öneriler 
*
Kabızlık Önerisi 
*
Çocukları Sınava Nasıl Hazırlamalıyız 
*
Cilt Bakım Önerileri 
*
Stres ve Sinir Problemlerine Karşı 
*
Saç Dökülmesini Durduran Formül 
*
Ülser ve Mide Sorunlarına Karşı Doğal Öneriler 
*
Prof.Dr. Ahmet Maranki Kimdir?
Tüm Yazıları...

| Yorumlar (1) | 15.08.2010 | Ahmet Maranki  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Üzümdeki Uzun Hayat

Yer fıstığı, yaban mersini ve üzümde bolca bulunan resveratrol isimli molekülün yaşlanmayla mücadelede güçlü bir destek olabileceğini gösteren delillerin sayısı artıyor.


Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
 - Kırmızı üzümün kabuğunda bol miktarda bulunan bu nedenle de kırmızı şarabın neredeyse sağlığa yararlı bir alkollü içecek grubuna sokan resveratrol isimli molekülün yaşlanmayla mücadelede güçlü bir destek olabileceğini gösteren delillerin sayısı artıyor. Resveratrolün hayatı uzatan genlerle ilişkisinin olabileceğini düşündüren bulgulara ilk kez bundan on yıl önce ulaşıldı. Bu maddenin antienflamatuar yani, yangı azaltıcı bir faydasının olabileceği, dolayısıyla yangısal süreçlerle ilişkili yaşlandırıcı faktörleri baskılayabileceği birçok kez gösterildi. Resveratrolün özellikle damarlardaki yangısal-iltihabi süreçleri baskıladığı insülin direncini kontrol etmeyi kolaylaştırdığı kısacası sağlığa destek olduğuna ilişkin yeni deliller elde edildi.

ŞARAP DIŞI SEÇENEKLER

Bedeninize daha fazla resveratrol kazandırmak istiyorsanız bunun için alkollü bir içecek olan şaraptan daha akıllıca seçenekler var. Taze kırmızı üzümü makul ölçülerde tüketmek bunlardan en etkilisi. Yer fıstığında da bol miktarda resveratrol bulunuyor ama fıstığın dış kısmında kırmızı renkli ince kabukta yer alıyor. Fıstık ısıl işlemden geçirildiğinde, kavrulduğunda, fırınlandığında ya da kabuğu soyulduğunda resveratrol kazanma olasılığı düşüyor. Yaban mersini ve kızılcıkta da bol miktarda resveratrol var. Eğer kalp hastalıkları ve inmeden korunmak, antioksidan gücünüzü yükseltmek istiyorsanız bu besinlerden istifade edebilirsiniz.
Resveratrol içeren desteklerin faydalı olup olmadığı henüz tartışılmadı. Bazıları, uygun koşullarda üretildiğinde resveratrol özlerinin faydalı olabileceğini ileri sürüyor. Günlük doz olarak da 50-100 mg resveratrol alınması tavsiye ediliyor.

Beyni besleyen gıdalar

Dikkati belleği ve odaklanmayı geliştirmede balık ve diğer kaynaklardan (ceviz, keten tohumu, semizotu ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, yumurta) kazanacağınız omega-3 yağlarının ciddi faydaları var ama beyni beslemek söz konusu olduğunda bu yağların dışında kalan doğal ilaçlardan da faydalanmayı düşünmelisiniz: Ölçülü miktarda tüketilirse kafein dikkati ve odaklanmayı güçlendiriyor. Yine ölçülü miktarda tüketildiği zaman şeker belleği de, dikkati de, konsantrasyonu da olumlu yönde etkiliyor. Fındık ve çikolatayı da beyin destekleri listesine eklemekte fayda var. Bu listede avokado ve tam tahıllar da yer almalı. Yaban mersini, siyah erik, siyah üzüm, siyah pancar da bu listeye eklenmeli. Gıda takviyelerine gelince... Beyni destekleyen gıda takviyeleri arasında ilk sıraları ginkgo ginseng magnezyum B 12 B6 vitaminler ve beta karoten alıyor.

Meşgul ol mutlu kal

Çalışan, yapacak bir işi olan ve belirli bir işe tabii ki dozunda kalarak odaklananlar işsiz ve aylak insanlardan daha mutlular. Chicago ve Şanghay üniversitelerinin araştırmacıları bu durumu deneysel olarak da kanıtladılar. Araştırma sonuçları gösterdi ki meşgul insanlar kendilerini daha iyi hissediyor ve durumlarını daha iyi olarak tanımlıyor.

Yüksek tansiyon neden tehlikeli

Tansiyonu yüksek olan ve iyi tedavi edilmeyenlerde kalp damar hastalıklarına, kalp büyümelerine ve kalp yetmezliklerine daha sık rastlanıyor. Uzun süre yüksek seyreden tansiyon zamanla böbrek fonksiyonlarını da bozuyor. Böbrek yetmezliğiyle sonuçlanabilen ‘hipertansif böbrek hastalığı’na sebep oluyor. Yüksek tansiyonun göz damarlarını da olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Göz kanamaları retina tabakasında yırtılmalar ve benzeri göz sorunları tansiyon hastalarında daha sık görülüyor. Hipertansiyon felç-inme riski bakımından da önemli bir belirleyici. Hipertansiyonlularda bu risk artıyor. Kısacası tansiyon yüksekliğinin baş ağrısı göz kararması göğüs sıkışması gibi bildik nedenlerden çok daha önemli sonuçları var.

Kulakçık felci tehlikesi

Atrial fibrilasyon, çarpıntı şikâyetiyle hastaneye müracaat edenlere sık konulan teşhislerden biri. Kalbin kulakçık adını verdiğimiz üst bölümündeki odalardan kaynaklanan bu tür çarpıntılar bazen çok tehlikeli olabiliyor. Çünkü kasılma işlevini yitiren kulakçıklardaki kan pompalanamayınca kalbin genel pompa gücü de azalıyor. Ayrıca kulakçıklarda biriken kanın pıhtılaşması ihtimali artıyor ve bu pıhtıların şu veya bu nedenle dolaşıma katılması özellikle beyne gitmesi inme-felç ile sonuçlanabilen ciddi problemlere sebep oluyor. Atrial fibrilasyon özellikle mitral kapağı hastalıklarında sık görülüyor. Kalp krizinden sonra da bu soruna yakalanma riski artıyor. Tiroid hastalıklarında özellikle tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlarda da sık görülen bir ritim bozukluğu olduğu biliniyor. Kalbin kas ve iletim sistemiyle ilişkili hastalıkların pek çoğunda atrial fibrilasyon görülüyor. Hastalık çoğu zaman belirti vermese de bazı hastalarda çarpıntıya özellikle tekrarlayıcı olduğundan ‘kuş kanadının hızla çarpması’ gibi bir hisse yol açabiliyor. Yorgunluk, nefes darlığı, baş dönmesi, baygınlık hissi, hatta bayılmalar ortaya çıkabiliyor. Koroner kalp hastalığıyla birlikte olduğunda göğüs ağrılarını sıklaştırabiliyor. Seyrek olarak kalpten çıkan pıhtıların beyin damarlarını tıkaması sonucu felçlere bile neden olabiliyor. Hangi nedenden kaynaklanırsa kaynaklansın atrial fibrilasyonun mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Beslenme iyi kolesterol seviyelerini etkiler

Temple Üniversitesi’nde (ABD) yapılan yeni bir çalışma karbonhidrat miktarı azaltılan beslenme planlarının iyi kolesterol HDL’nin kan seviyelerini yükselttiğini gösterdi. Ortalama 4-6 aylık bir düşük karbonhidratlı diyet HDL’de makul artışlar sağlayabiliyor. Bununla birlikte hızlı kilo kaybı sağlayan protein miktarı fazla ekstrem diyetler de tehlikeli bulunuyor. Bu diyetlerin bir aydan fazla uygulanmasının yalnız kabızlık, halsizlik, ağız kokusu, ürik asit artışına yol açmadığı; kalp krizi riskini de arttırdığı belirtiliyor. Bilindiği gibi iyi kolesterol HDL ‘çöpçü kolesterol’ görevi üstleniyor, damar duvarında biriken kolesterol kırıntılarını temizliyor. İyi kolesterolü azalan, özellikle 35 mg’ın altında seyredenlerde kalp krizi ve felç olasılığı yüksekliyor. İyi kolesterol HDL’nin düşük seyrettiği durumların başında gizli veya açık şeker hastalığı, karın göbek bölgesinden yağlanmayla ilişkili kilo sorunları, hipertansiyon ve gut hastalığı geliyor. HDL azlığı çoğu zaman karaciğer yağlanması ve kanda trigliserid yükselmesiyle birlikte seyrediyor. Özellikle ailenizde genç yaşta kalp krizleri geçirmeler ya da kalpten ölümler varsa, felç-inme sık görülüyorsa, yıllık sağlık kontrolleriniz yapılıyorken iyi kolesterol seviyelerinizi öğrenmeyi unutmayın. Kanda iyi kolesterol düzeylerinin ciddi oranda azalması en az kötü kolesterol LDL’nin yükselmesi kadar önemli. İyi kolesterol HDL’yi yükselten diğer önlemler şunlar: Yağ tercihini zeytinyağından yana kullanmak, sık sık kilo alıp vermemek, varsa fazla kiloları verip sağlıklı kilo aralığına inmek, sigara içmeyi bırakmak, aktif, egzersizi yoğun bir hayat tarzını ısrarla sürdürmek.

- Üzümle Gelen Güzellik Doç.Dr. Alev Eken
-
Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Dyt.Gonca Güzel (Video)
-
Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu 
-
Kara Üzüm Çekirdeği - Beslenme ve Diyet Uzm. Aylin Yılmaz 
-
Ten Rengini Üzüm ile Açmak - Suna Dumankaya 
-
Çekirdekli Kuru Üzümün Faydaları - Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu 
-
Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Prof.Dr. Ahmet Maranki
-
Üzüm İle Gelen Sağlık Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Üzüm İyileştirir Güzelleştirir
- Üzüm Suyu ANNE SÜTÜ Gibidir

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Bu Hapları Yasaklayın
*
Su ile Gelen Sağlık
* Detoks Kilo Verdirir mi?
* Acai mi Goji mi?
* Gi Diyeti Neden Faydalı
* Erkekler ve Diyet
* Omega-3 Faydaları
* Kolestrol Nedir?
* Protein Tozları Kas Yapar mı?
* OMEGA Sözlüğü
* Botoks'da Son Gelişmeler
* Enginar Karaciğeri Korur mu?
* Zayıflama Sektörüne Dikkat!
* Çocuklar Diyet Yapmaz
* Genç ve Sağlıklı Cilt İçin
* Diyet Gazisi Olmayın
* Göbeğiniz Varsa Dikkat
* Medeni Diyet ve Mutlu Son
* Antioksidanlar Kanseri Önler mi?
* Suda Bekletilen Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?
* 2010 Beslenme Anayasası
* Bel İncelten Diyet Planı
Tüm Yazıları İçin

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et