Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi
- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- antakya biberi
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 25.07.2010
Arşiv - 25.07.2010

Sağlıklı yaşam tutkusu cilt için zararlı mıdır?

En kaliteli güzellik ürünlerini kullanıyor, yediklerinize dikkat ediyor ve egzersizlerinizi bir gün bile aksatmıyorsunuz. Yine de cildiniz mükemmel gözükmüyor. Acaba bu noktada suçlanması gereken süper sağlıklı alışkanlıklarınız olabilir mi?

Sağlıklı yaşam tutkusu cilt için zararlı mı
Sadece sebze, meyveden oluşan bir beslenme tarzı, sıkı sıkıya bağlı olduğunuz spor rutininiz ve durmadan içtiğiniz vitamin deposu meyve suları, her ne kadar kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlasa da, görüntünüze pek de sandığınız kadar iyi gelmeyebilir. Hatta iyi gelmek bir yana, bazı önemli besin gruplarını hayatınızdan tamamen çıkarmak ve fanatik bir şekilde her gün spor yapmak, yarar sağlamak yerine, cildinize, saçlarınıza ve dişlerinize zarar bile verebilir. Tüm bu anlattıklarımız size tanıdık geldi mi? O zaman şimdi tüm alışkanlıklarınızı, günahları ve sevaplarıyla tek tek gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir. Uzmanların eşliğinde hazırladığımız yazımız bu konuda size yol gösterebilir.

Spor bağımlısıysanız

Egzersiz rutininiz olimpik bir atletinkinden farksızsa, sosyal hayatınızın bundan muzdarip olduğunu tahmin etmek pek de güç olmayacaktır. Üstelik aklınızın kıyısından geçmese bile aşırı egzersiz arkadaş ilişkilerinize olduğu kadar, güzelliğinize de zarar verebilir. Peki, yaptığınız egzersiz miktarının
aşırı olup olmadığından emin değilseniz? Fitness eğitmenlerine göre, günde en az iki sefer ya da haftanın yedi günü hiç ara vermeden egzersiz yapmak işi abarttığınızın göstergesi. Güzellik uzmanları ise meseleye bambaşka bir açıdan bakıyor ve özellikle yoğun tempoda koşan kadınların erken yaşlanma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını anlatıyorlar. Bunun başlıca iki nedeni var; öncelikle koşu sırasında yumuşak dokuların aşağı-yukarı sürekli gidip gelmesi cildin sıkılığını ve elastikiyetim olumsuz şekilde etkiliyor. Ayrıca spor dışarıda yapılıyorsa türlü hava koşullarına maruz kalmak, ciltte tahrişe yol açabiliyor.

Pek çok kadın koşarak vücutlarındaki yağ oranının azalacağını ve bunun da olduklarından çok daha genç göstermelerine yardımcı olacağını düşünüyor: Bu düşünce elbette büyük ölçüde doğru. Fakat işin pek göz önüne alınmayan kısmı ise bunun cildi baskı altına sokup, yaşla birlikte azalan dayanıklılığını tehlikeye atması. “Cildinizde henüz pek bir olumsuz işaret görmeseniz bile, yoğun koşu programının metabolizmanız üzerindeki etkilerini unutmayın” diyor uzmanlar. Ekledikleri bir diğer şey de, haftanın bir günü spor yapamadığınızda kendinizi yiyip, bitirmemeniz gerektiği. Çünkü zaten sosyal ve iş hayatı yeterince yoğun olan birinin haftada iki hatta bazen bir gün bile spor yapması son derece ideal bir rutin.

Unutulmaması gerekiyor ki, formda kalmak için ihtiyacımız olan dengeli bir şekilde spor yapmak. Ve ne yazık ki, pek çok kişi burada ‘dengeli’ kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor.

"Sağlıklı Yaşamak Adına Hiç Bİr Şeyi Abartmamak Gerekiyor. Kendi Kendinize Kararlar Alıp abartılı Şekilde Uygulamak Yerine Durumunuzu Uzmanlara Danışın. Böylece Sağlığınızın Bozulmasını Engellemiş Olursunuz."

Bir de bunu deneyin: Egzersiz yoğunluğunuzu biraz azaltmaya bakın; ancak hemen korkmayın. Size ya egzersizlerinizi ya cildinizin güzelliğini seçin diyecek değiliz: Yoğun koşuların yerine tempolu yürüyüşe geçebilir, cildiniz üzerindeki baskıyı büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Üstelik cildiniz daha hafif egzersizler sayesinde kendisini yenileme imkanı da bulacaktır. Her gün, örneğin yarım saat düzenli koşan biriyseniz ve bundan kesinlikle vazgeçemiyorsanız, önerimiz, rutininizi hiç değilse haftada bir gün yürüyüş, bir gün koşu olarak ayarlamanız.

Güzel bir öneri: Açık havada koştuğunuz günlerde, cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korumak için mutlaka güneş koruyucu ürün kullanın.

Vejetaryenseniz

Vejetaryenlik son derece etik bir tercih olabilir, doğru. Ancak, belli besin gruplarını hayatınızdan çıkarmak ve ardından da dengeli bir beslenme düzenini benimseyememek cildiniz adına korkunç bir hata olabilir. Bilindiği gibi cilt hücreleri son derece hızlı bir şekilde -ortalama 28 ve 31 günde bir- yenileniyor. Bunu sürdürmek için de gerekli miktarda protein, karbonhidrat ve yağa ihtiyaç duyuyor. İşte bu nedenle ciddi beslenme eksiklikleri cildin kendisini yenileme sürecini önemli şekilde etkiliyor. Vejetaryen tipi beslenme tarzı, bol bol meyve ve sebze yediğiniz için C vitamini açısından zengin olabilir ve bu da cildinize iyi gelebilir. Ancak yine de bu tip beslenme; demir, temel yağ asitleri ve B12 gibi sadece hayvansal gıdalarda bulunabilecek besin maddelerinden yoksundur. Bu önemli vitaminlerin eksikliği mat, nemsiz ve erken kırışan hatta sık sık sivilce sorunu yaşayan bir ciltle baş başa kalmanıza yol açabilir.

Bir de bunu deneyin: Bu durumda yapmanız gereken en önemli şey, omega 3 (alfa linolenik asit) ve omega 6 (linolenik asit) gibi cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacak temel yağ asitlerini almaya dikkat etmek olmalı. Bunlar, cilde ihtiyaç duyduğu nemi sağlar ve ince çizgilerin oluşumunu önler. Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişlerden bolca tüketmek, yemeklerde ayçiçeği yerine soya yağı kullanmak da, daha faydalı yağlar içerdikleri için daha akıllıca olacaktır.

Güzel bir öneri: Yağ asitleri içeren besin takviyeleri almanıza rağmen cildiniz hâlâ kuru ve pul pul mu? O zaman yoğun nem takviyesi yapan bitkisel cilt maskeleri uygulayabilirsiniz.

Bisiklet, tenis, kayak tutkunuysanız

Hafta sonları düzenli olarak tenis oynuyor, fırsat buldukça bisiklete biniyor, kışları asla kayağa gitmekten vazgeçmiyorsanız; evet, kaslarınız için çok iyi bir şey yapıyor olabilirsiniz. Peki ya cildiniz? Uzmanlara göre, açık havada yapılan bu sporlar, birkaç nedenden ötürü cildinize büyük zarar veriyor olabilir. Bunlardan ilki elbette güneş ışınlarının olumsuz etkisi. Üstelik UVA (cildin en derin tabakalarına kadar ulaşanlar) ışınlarının zararlı olması için her zaman da havanın güneşli olması gerekmiyor. Bu ışınlar, kapalı havalarda da, bulutların arasından sızarak, siz hiç hissetmeseniz bile, cildinize zarar vermeye devam ediyor.

Bu sporların cilt üzerindeki bir diğer olumsuz etkisi de, cildin yüzeyine yakın kılcal damarları genişleterek istenmeyen bir kırmızılığa yol açmaları. Eğer spordan sonra hafif ve sağlıklı görünen bir pembelik oluşuyorsa bu çok da kötü bir durum değil. Ancak yanaklarınızdaki kırmızılık uzun süre geçmiyorsa, bu, damar çatlamalarıyla karşı karşıya kaldığınızı gösterir.

Bir de bunu deneyin: Yüzünüzü koruyacak siperlikli bir kasket, şapka ya da gözlük kullanmayı ihmal etmeyin.

Güzel bir öneri: Cilde hafif renk de kazandıran güneş koruyuculu nemlendiricileri ihmal etmeyin.

Meyve sularıyla aranız çok iyiyse

Güne büyük bir bardak karışık meyve suyuyla başlamanın çok sağlıklı bir alışkanlık olduğunu düşünebilirsiniz. Bu gerçekten de, günlük meyve ihtiyacını pratik şekilde karşılamak için akıllıca bir yoldur. Ancak unutmayın ki, marketlerdeki bazı hazır meyve suları neredeyse bir bardak kola kadar (100 ml’de yaklaşık 10 gr) şeker içerebiliyor. Ve ne yazık ki, bol miktarda şeker tüketmek kandaki insülin miktarının birden bire aşırı miktarda artmasına yol açabiliyor. Bu durum dokularda bazı olumsuz yapısal değişikliklere neden olup, cildin incelmesine ve kolayca kırışmasına yol açabiliyor.

Bir de bunu deneyin: Bir meyve suyu alırken mutlaka etiketini okuyun ve içeriğindeki şeker miktarını kontrol edin. Ayrıca, aldığınız bu tip ürünlerde mısır şurubu, bal ve fruktoz gibi maddelerin olup olmadığına dikkat edin. Eğer bu hatayı bir süredir yaptığınızı fark ettiyseniz, bundan sonra bol bol somon gibi sağlıklı temel yağlar içeren besinler tüketmeniz kandaki insülin seviyenizi dengeleyip, şekerin cildinize verdiği zararı bir ölçüde telafi edebilir.

Güzel bir öneri: Tatlı krizlerinizle baş edemiyorsanız tahriş olan cildinizi yatıştırabilecek mineralli spreyleri kullanabilirsiniz.Sağlıklı yaşam tutkusu cilt için zararlı mıdır?

En kaliteli güzellik ürünlerini kullanıyor, yediklerinize dikkat ediyor ve egzersizlerinizi bir gün bile aksatmıyorsunuz. Yine de cildiniz mükemmel gözükmüyor. Acaba bu noktada suçlanması gereken süper sağlıklı alışkanlıklarınız olabilir mi?

Sadece sebze, meyveden oluşan bir beslenme tarzı, sıkı sıkıya bağlı olduğunuz spor rutininiz ve durmadan içtiğiniz vitamin deposu meyve suları, her ne kadar kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlasa da, görüntünüze pek de sandığınız kadar iyi gelmeyebilir. Hatta iyi gelmek bir yana, bazı önemli besin gruplarını hayatınızdan tamamen çıkarmak ve fanatik bir şekilde her gün spor yapmak, yarar sağlamak yerine, cildinize, saçlarınıza ve dişlerinize zarar bile verebilir. Tüm bu anlattıklarımız size tanıdık geldi mi? O zaman şimdi tüm alışkanlıklarınızı, günahları ve sevaplarıyla tek tek gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir. Uzmanların eşliğinde hazırladığımız yazımız bu konuda size yol gösterebilir.

Spor bağımlısıysanız
Egzersiz rutininiz olimpik bir atletinkinden farksızsa, sosyal hayatınızın bundan muzdarip olduğunu tahmin etmek pek de güç olmayacaktır. Üstelik aklınızın kıyısından geçmese bile aşırı egzersiz arkadaş ilişkilerinize olduğu kadar, güzelliğinize de zarar verebilir. Peki, yaptığınız egzersiz miktarının
aşırı olup olmadığından emin değilseniz? Fitness eğitmenlerine göre, günde en az iki sefer ya da haftanın yedi günü hiç ara vermeden egzersiz yapmak işi abarttığınızın göstergesi. Güzellik uzmanları ise meseleye bambaşka bir açıdan bakıyor ve özellikle yoğun tempoda koşan kadınların erken yaşlanma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını anlatıyorlar. Bunun başlıca iki nedeni var; öncelikle koşu sırasında yumuşak dokuların aşağı-yukarı sürekli gidip gelmesi cildin sıkılığını ve elastikiyetim olumsuz şekilde etkiliyor. Ayrıca spor dışarıda yapılıyorsa türlü hava koşullarına maruz kalmak, ciltte tahrişe yol açabiliyor.

Pek çok kadın koşarak vücutlarındaki yağ oranının azalacağını ve bunun da olduklarından çok daha genç göstermelerine yardımcı olacağını düşünüyor: Bu düşünce elbette büyük ölçüde doğru. Fakat işin pek göz önüne alınmayan kısmı ise bunun cildi baskı altına sokup, yaşla birlikte azalan dayanıklılığını tehlikeye atması. “Cildinizde henüz pek bir olumsuz işaret görmeseniz bile, yoğun koşu programının metabolizmanız üzerindeki etkilerini unutmayın” diyor uzmanlar. Ekledikleri bir diğer şey de, haftanın bir günü spor yapamadığınızda kendinizi yiyip, bitirmemeniz gerektiği. Çünkü zaten sosyal ve iş hayatı yeterince yoğun olan birinin haftada iki hatta bazen bir gün bile spor yapması son derece ideal bir rutin.
Unutulmaması gerekiyor ki, formda kalmak için ihtiyacımız olan dengeli bir şekilde spor yapmak. Ve ne yazık ki, pek çok kişi burada ‘dengeli’ kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor.

Bir de bunu deneyin: Egzersiz yoğunluğunuzu biraz azaltmaya bakın; ancak hemen korkmayın. Size ya egzersizlerinizi ya cildinizin güzelliğini seçin diyecek değiliz: Yoğun koşuların yerine tempolu yürüyüşe geçebilir, cildiniz üzerindeki baskıyı büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Üstelik cildiniz daha hafif egzersizler sayesinde kendisini yenileme imkanı da bulacaktır. Her gün, örneğin yarım saat düzenli koşan biriyseniz ve bundan kesinlikle vazgeçemiyorsanız, önerimiz, rutininizi hiç değilse haftada bir gün yürüyüş, bir gün koşu olarak ayarlamanız.

Güzel bir öneri: Açık havada koştuğunuz günlerde, cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korumak için mutlaka güneş koruyucu ürün kullanın.

Vejetaryenseniz
Vejetaryenlik son derece etik bir tercih olabilir, doğru. Ancak, belli besin gruplarını hayatınızdan çıkarmak ve ardından da dengeli bir beslenme düzenini benimseyememek cildiniz adına korkunç bir hata olabilir. Bilindiği gibi cilt hücreleri son derece hızlı bir şekilde -ortalama 28 ve 31 günde bir- yenileniyor. Bunu sürdürmek için de gerekli miktarda protein, karbonhidrat ve yağa ihtiyaç duyuyor. İşte bu nedenle ciddi beslenme eksiklikleri cildin kendisini yenileme sürecini önemli şekilde etkiliyor. Vejetaryen tipi beslenme tarzı, bol bol meyve ve sebze yediğiniz için C vitamini açısından zengin olabilir ve bu da cildinize iyi gelebilir. Ancak yine de bu tip beslenme; demir, temel yağ asitleri ve B12 gibi sadece hayvansal gıdalarda bulunabilecek besin maddelerinden yoksundur. Bu önemli vitaminlerin eksikliği mat, nemsiz ve erken kırışan hatta sık sık sivilce sorunu yaşayan bir ciltle baş başa kalmanıza yol açabilir.

Bir de bunu deneyin: Bu durumda yapmanız gereken en önemli şey, omega 3 (alfa linolenik asit) ve omega 6 (linolenik asit) gibi cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacak temel yağ asitlerini almaya dikkat etmek olmalı. Bunlar, cilde ihtiyaç duyduğu nemi sağlar ve ince çizgilerin oluşumunu önler. Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişlerden bolca tüketmek, yemeklerde ayçiçeği yerine soya yağı kullanmak da, daha faydalı yağlar içerdikleri için daha akıllıca olacaktır.

Güzel bir öneri: Yağ asitleri içeren besin takviyeleri almanıza rağmen cildiniz hâlâ kuru ve pul pul mu? O zaman yoğun nem takviyesi yapan bitkisel cilt maskeleri uygulayabilirsiniz.

Bisiklet, tenis, kayak tutkunuysanız
Hafta sonları düzenli olarak tenis oynuyor, fırsat buldukça bisiklete biniyor, kışları asla kayağa gitmekten vazgeçmiyorsanız; evet, kaslarınız için çok iyi bir şey yapıyor olabilirsiniz. Peki ya cildiniz? Uzmanlara göre, açık havada yapılan bu sporlar, birkaç nedenden ötürü cildinize büyük zarar veriyor olabilir. Bunlardan ilki elbette güneş ışınlarının olumsuz etkisi. Üstelik UVA (cildin en derin tabakalarına kadar ulaşanlar) ışınlarının zararlı olması için her zaman da havanın güneşli olması gerekmiyor. Bu ışınlar, kapalı havalarda da, bulutların arasından sızarak, siz hiç hissetmeseniz bile, cildinize zarar vermeye devam ediyor.

Bu sporların cilt üzerindeki bir diğer olumsuz etkisi de, cildin yüzeyine yakın kılcal damarları genişleterek istenmeyen bir kırmızılığa yol açmaları. Eğer spordan sonra hafif ve sağlıklı görünen bir pembelik oluşuyorsa bu çok da kötü bir durum değil. Ancak yanaklarınızdaki kırmızılık uzun süre geçmiyorsa, bu, damar çatlamalarıyla karşı karşıya kaldığınızı gösterir.

Bir de bunu deneyin: Yüzünüzü koruyacak siperlikli bir kasket, şapka ya da gözlük kullanmayı ihmal etmeyin.

Güzel bir öneri: Cilde hafif renk de kazandıran güneş koruyuculu nemlendiricileri ihmal etmeyin.

Meyve sularıyla aranız çok iyiyse
Güne büyük bir bardak karışık meyve suyuyla başlamanın çok sağlıklı bir alışkanlık olduğunu düşünebilirsiniz. Bu gerçekten de, günlük meyve ihtiyacını pratik şekilde karşılamak için akıllıca bir yoldur. Ancak unutmayın ki, marketlerdeki bazı hazır meyve suları neredeyse bir bardak kola kadar (100 ml’de yaklaşık 10 gr) şeker içerebiliyor. Ve ne yazık ki, bol miktarda şeker tüketmek kandaki insülin miktarının birden bire aşırı miktarda artmasına yol açabiliyor. Bu durum dokularda bazı olumsuz yapısal değişikliklere neden olup, cildin incelmesine ve kolayca kırışmasına yol açabiliyor.

Bir de bunu deneyin: Bir meyve suyu alırken mutlaka etiketini okuyun ve içeriğindeki şeker miktarını kontrol edin. Ayrıca, aldığınız bu tip ürünlerde mısır şurubu, bal ve fruktoz gibi maddelerin olup olmadığına dikkat edin. Eğer bu hatayı bir süredir yaptığınızı fark ettiyseniz, bundan sonra bol bol somon gibi sağlıklı temel yağlar içeren besinler tüketmeniz kandaki insülin seviyenizi dengeleyip, şekerin cildinize verdiği zararı bir ölçüde telafi edebilir.

Güzel bir öneri: Tatlı krizlerinizle baş edemiyorsanız tahriş olan cildinizi yatıştırabilecek mineralli spreyleri kullanabilirsiniz. Cosmopolitan

Bu ailedeki tüm kadınlar LOKMAN HEKİM

Hülya Leyla Çabuk 80 yaşında bir herbalist. Ailesindeki tüm kadınlar lokman hekimmiş, o da 13 yaşından bu yana Karadeniz'in yaylalarından toplanan otlarla şifa dağıtıyor ve kendisinden sonra bu işi sürdürmesi için iki yeğenini yetiştiriyor.

Herbalist Hülya Leyla Çabuk, 80 yaşında ama en çok 50 gösteriyor. O ailesindeki lokman hekimlerin yedinci kuşak temsilcisi. Şu sıralar annesinden öğrendiklerini yeğenlerine öğretmekle ve yaşlılığa karşı geliştirdiği anti-aging ürünlerini piyasaya sunmakla meşgul. İşte bitkilerin gücüne inanan lokman hekim Çabuk'un hikâyesi...

Hülya Leyla ÇABUK Aile Fotoğrafı
Ailenizdeki kadınlar lokman hekimmiş...

Ordu'da doğup büyüdüm. Bitkilerin gücünü, ailemdeki kadınlardan öğrendim. Ailemizin kökleri Trabzon'a dayanıyor. Oraya da Orta Asya'dan gelmişler. Atalarım bundan 360 yıl önce de lokman hekimlik yapıyordu. Büyük büyükannem hekim Ayşe, Trabzon'un en tanınmış lokman hekimlerinden biriymiş. Bu tedavi geleneği ailenin kadınları arasında, anneden kız çocuğa geçmiş. Yani annem annesinden öğrendiklerini bana öğretti.

Bitkilerle tedavi yapılabildiğini ilk olarak ne zaman fark ettiniz?
Annem saçları yanmış 13 yaşındaki bir kızı tedavi etti. Kızın saçlı derisi üçüncü dereceden yanıktı. Bunu görünce ilgi duymaya başladım.

Dr. Ziya Konuralp destekçileriniz arasmdaymış öyle mi?

Dr. Ziya Konuralp'le 60'lı yıllarda tanıştık. O zaman çeşitli firmalar bizim formüllerimizi almak istiyordu. Ziya Bey formülleri satmamam konusunda beni uyardı. Bildiklerimi daha bilimsel yöntemlerle kullanmam için beni yurtdışındaki kongrelere götürdü. Oralarda bitkilerle çalışan bilim adamlarıyla tanıştım. Yaptığım karışımları daha dayanıklı hale getirmeyi onlardan öğrendim.

Siz kaçıncı kuşak lokman hekimsiniz, yerinize kimi yetiştiriyorsunuz?
Ben yedinci kuşak lokman hekimim. Benden sonra bu işi yapmaları için kardeşimin çocuklarını yetiştiriyorum. İkisi de üniversite mezunu. Onlar sayesinde bildiğim her şeyi gelecek kuşaklara aktarmış olacağım.

Tam olarak ne tür tedaviler yapıyorsunuz?
Mesela saçınıza bir lapa koyuyorum o tırnağınızdaki sorunu bile iyileştiriyor. Bana daha çok sedef, egzama, liken, vitiligo, saçkıran gibi rahatsızlıkları olanlar geliyor.

En çok hangi bitkileri kullanıyorsunuz?

Isırgan, karabaş, böğürtlen kökü, karaibiş otu, ayrıkotu, toflan en sık kullandığım bitkiler. Bunların yanı sıra 27 çeşit bitki daha kullanıyorum. Bitkilerin toplama yöntemi de çok önemli. Bu iş için bizim aileden 15 kişi Karadeniz yaylalarında çalışıyor. Baharda sürgünleri sonbaharda ise kökleri topluyorlar.

Kendi sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?
Cildimi haftada bir gün mutlaka taşla yıkıyorum. Bildiğiniz kese yapar gibi kullanıyorum ponza taşını. Alttaki cilt çok güzel çıkıyor. Tahıl kesinlikle yemem, sevmem de zaten. En çok meyve ve sebze yerim.

BİTKİLER VE FAYDALARI

 
ISIRGAN  : Isırgan çok yararlı bir bitki. Cilt sağlığı için olumlu etkileri var. Tohumu karaciğer sorunlarına iyi gelir. Öksürüğü de keser.
KARABAŞ OTU : Ciltte oluşan gözenekleri kapatır. Siyah noktaların temizlenmesine yardımcı olur. Sürekli kullanıldığında el ve yüzde leke kalmaz. Cilt için dopingdir.
BÖĞÜRTLEN KÖKÜ : Güneşin olumsuz etkisini yok eder. Cilt yorgunluğunu alır.
KARAYEMİŞ : Isırgan ile birlikte saçtaki tüm sorunlarda kullanılıyor.


Leyla ÇABUKHerbalist Hülya Leyla ÇABUK

Herbalist Leyla ÇABUK Kimdir?
- H.Leyla ÇABUK Uygulama Merkezi
- Saç Köklerini Onaran Bitki Lapası
- Saç Köklerini Güçlendiren Bitki Losyonu
- Tüyleri Azaltan Bitki Losyonu
- Tüyleri Azaltan Bitki Lapası
- Leyla ÇABUK Ürünleri 
- H.Leyla ÇABUK'a ait diğer ürünler 
- Leyla ÇABUK Saç Kremi 
- Hülya Leyla Çabuk TV8'e Konuk Oldu (Video)
 

Röportaj Füsun SAKA -HT Cumartesi

Füsun SAKAFüsun SAKA (fusunsaka @ gmail.com)
Önceki yazıları :

Verimli Ders Çalışmanın Kuralları
Öfke Kontrolü
Süt Banyosu ve Cildiniz

Alzheimer Nedir
Obezite ve Psikiyatri
 
Doğal Kozmetik Devri
İlişkilede Mola Vermek
Kıskançlık 
Psikolojik Destekle Kilo Verin 
Psiko Acil Hizmeti 
Evliliklerde Cinsel Sorunlar 
Kilolara Veda 
İkili ilişkiler ve Kıskançlık 
Kadınlarda İsteksizlik 
Kellik Sorununa Yeni Umut 
Bitki Çayları

ÇİLLERİN İLACI BARBUNYA

Yüzümde yaz-kış geçmek bilmeyen çiller ve güneş lekeleri var. Bunlardan doğal bir yöntemle kurtulmak istiyorum.

Cevap (Suna Dumankaya) :
ÇİLLERDEN BARBUNYA İLE KURTULUN
100 Gr. beyaz barbunyayı geceden ıslatın. Ertesi gün de, bir litre suyun içinde kaynatın. Pişince iyice süzün. Elde ettiğiniz barbunya suyunu en az beş gün boyunca çillerinize ve lekelerinize sürün. Kullanmadığınızda, buzdolabında muhafaza edin. Bu formül çillerinizi ve lekelerinizi azaltacak, renklerinin açılmasını sağlayacaktır.

* Prof.Dr. Ahmet Maranki - Çil Gideren Formül
* Çillerden Doğal Yollarla Kurtulmak 
*
Çillerden Barbunya İle Kurtulun Suna Dumankaya
* Çillerin Rengini Açan Tonik Tarifi Ebru Şallı

Dekoltenize meyve Masajı Uygulayın

Dekolt bölgesinin yaşlanmasına karşı yapacağınız çilek, elma, portakal ve şeftali karışımı, vücudunuza nem kazandırarak genç kalmasını sağlayacaktır.

Dekolte bölgemin yaşlanmaması için nasıl bir formül uygulayabilirim?

Cevap (Suna Dumankaya) :
Birer çilek, elma, portakal ve şeftalinin sularını sıkıp karıştırın. Bu karışımı bir pamuk yardımıyla masaj yaparak dekolte bölgenize yayın. 40 dakika beklettikten sonra da yıkanın. Bu meyveli karışım vücudunuza nem kazandırarak genç kalmasını sağlayacaktır.


Suna DUMANKAYASuna Dumankaya
Sorular için : suna@sunadumankaya.com.tr
Son Yazılar :

* Suna Dumankaya Gülben Ergen'in Konuğu - Video
*
Suna Dumankaya'dan Yeni Saç Önerileri
* Sararan Ayakların Çaresi Limonda
* Selülite Limonlu Çözüm
* Mantara Karşı Kekikli Çözüm
* Pürüzsüz bir Ten için Kahve
* Cilt Lekeleri için Kürü - Video
* Siyah Noktalara Karşı Domates
* Topuk Ağrıları İçin Balkabağı
* Şişen Ayakların İlacı Kestane
* Suna Dumankaya Bakım önerileri
* Pratik Suna Dumankaya Formülleri
* Siğili Gideren Doğal Tedavi Yöntemi
* Küçük Göğüslere Ayva ile Veda
* Dirseklerde Koyulaşmaya Karşı
* Ergenlik Sivilcelerine Karşı Üzüm Sirkesi
* Dişeti Ağrılarına Sumanklı Karışım
* Boyun Kırışıklığı İçin Bitkisel Çözümler
* Yağlanmayı Önleyen Çay
* Siyah Noktaları Gideren Formül - Video
* Evde Deodorant Yapımı
* Suna Dumankaya Herşey Bambaşka
* Suna Dumankaya'ya Cilt Bakımı Yaptırmak
* Gripten Bu Çayla Kurtulun
* Suna Dumankaya "Doğal Güzelliğin Sırrı" Yeni Kitap
* Çocuklarda Kepek Sorununa Doğal Çözüm
* Karın Yağlarına Karşı Limon Suyu
* Komili Zeytinyağı Kürleri
* Çillerden Barbunya ile Kurtulun
* Dökülen Saçlara Ekmek ile Bakım
* S.Dumankaya İkballe Şifalı Yemekler
* Kalçalarınızı Papatya İle Eritin
* Pratik Formüller
* Şifalı Formüller
* Bronşit için Doğal Kür
* Suna Dumankaya Mucize İksirleri
* S.Dumankaya'dan Doğal İksirler 2
* S.Dumankaya'dan Doğal İksirler
* Sivilce İzlerinden Kurtulmak İçin

(Suna Dumankaya'nın Diğer Formülleri...)
| Yorumlar (7) | 25.07.2010 | Suna Dumankaya  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et