![]() |
|
|||||
| REKLAM |
![]() |
| REKLAM |
|
Sedef Hastalığı, Alerji ve Romatizmalarda Ayaktaki Ödeme Karşı Çekirdekli Kuru Üzüm
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu 'dan kürler.Kür 1: Sedefe bağlı şiddetli kalıntılar Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmibeş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir. - Sedef Hastalığı Hk. Detaylı Bilgi - Sedef Hastaları DİKKAT Kür 2: Alerjiye karşı direnç kazanmak Alerjiye karşı vücudunuza direnç kazandırmak istiyorsanız, zaman zaman, dört-beş gün arayla arka arkaya, günde iki kez, aç karnına yirmi-yirmi beş tane siyah kuru üzüm çekirdeğini havanda ezip bekletmeden tüketiniz. Alerjik bir bünyeye sahipseniz veya alerjiye karşı yatkınlık gösteriyorsanız bu kürü ayda bir defa dört-beş gün uygulayabilirsiniz.
Kür 3: Romatizmada ayaklardaki ödeme karşı Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmi beş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir.
- Ödemin İlacı Diyetisyen Sevil Nas Can
- Ödemi Doğal Yollarla Nasıl Azaltabilirsiniz? Çekirdekli Siyah Kuru Üzüm Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar : 1) Üzüm çekirdeğinin gücünden faydalanabilmek için, raf ömrünün bir yılı geçmemiş olması gerekir. Eğer satın alacağınız siyah kuru üzüm çekirdeklerinin raf ömrü bir yılı geçmişse, amaca uygun değildir. Çekirdekli kuru siyah üzümün raf ömrünü doldurup, doldurmadığını nasıl anlayabiliriz? Bunun için yapılacak iş oldukça basittir. Satın almadan önce, bir-iki tane çekirdekli siyah üzümden ağzınıza alınız ve dişlerinize zarar vermeden dikkatlice çekirdeklerini çatlatınız. Ve çiğnemeye devam ediniz. Raf ömrünü doldurmamış çekirdeklerin hafif buruk tadı açığa çıkar. Çekirdeği çiğnerken hafif buruk tat alınmıyorsa, bir yıldan fazla rafta beklemiş demektir ve amaca uygun değildir. 2) Kaşıntıya karşı kullanılacak üzüm çekirdeklerinin taze olarak ezilmesi gerekir. Önceden hazır olarak ezilmiş üzüm çekirdeklerinin etkisi hemen hemen yok denecek kadar azdır. 3) Üzüm çekirdeklerini dişlerinizle kırmayınız. Dişlerinize zarar verebilirsiniz. Bunun için havan kullanabilirsiniz. 4) Kullanılacak siyah kuru üzümlerin mutlaka iri çekirdekli olanlarını tercih ediniz. Bazı gösterişli kuru siyah üzümlerin çekirdekleri küçük ve dişler arasında kolayca kırılabilmektedir. Böyle olanları tercih etmeyiniz. Gösterişli, iri etli siyah kuru üzümlerin çekirdekleri hem küçük hem de faydaları yok denecek kadar azdır. Hem de iki kat daha pahalıdırlar. Hem kesenize zarardır hem de faydası yok denecek kadar azdır. Küçük boy siyah kuru üzümlerin çekirdekleri genelde iridir. Satın almadan önce birkaç tanesini parmaklarınızın arasında ezmeye çalışarak, çekirdeklerinin iri olup olmadığını kontrol ediniz. 5) Şeker hastasıysanız önerdiğim siyah kuru üzümü tüketmemeniz gerekir. Ayrıca, şeker hastalarının kaşıntıları kan şekerinin yükselmiş olmasından da kaynaklanabilir. Mutlaka hekiminize danışınız. 6) Şeker hastalarının kan şekerleri normal seviyedeyse ve aynı zamanda sedefe veya strese bağlı kaşıntıları varsa ne yapabilirler? Bu durumda olan şeker hastaları, siyah kuru üzümlerin çekirdeklerini ayırarak çıkarabilirler. Etlerinden ayrılmış siyah üzüm çekirdeklerini havanda ezerek bekletmeden ağızlarına alırlar, çiğneyip yutarlar. 7) On iki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum. 8) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir. 9) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir. 10) Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz. Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, burada yer alan bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Burada ki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur. - Üzüm İle Gelen Güzellik - Doç.Dr. Alev Eken - Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Dyt.Gonca Güzel (Video) - Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu - Kara Üzüm Çekirdeği - Beslenme ve Diyet Uzm. Aylin Yılmaz - Ten Rengini Üzüm ile Açmak - Suna Dumankaya - Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Prof.Dr. Ahmet Maranki Not: Bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Rahatsızlığınız varsa, mutlaka doktora danışınız. |
|
Alber Elbaz Lanvin'in yeni kreasyonunu Paris Moda haftasında tanıttı.
![]() ![]() ![]() |
|
Nedim SABAN Uzm.Dr. Ayça KAYA ile nasıl sağlıklı kilolar verdiğini anlatıyor. Uzm.Dr. Ayça KAYA Obezite ve metabolizma hastalıkları uzmanı Bağdat Cad.No:185 Camat Apt.D:1 Çiftehavuzlar-İstanbul Tel: 0216 3855534 Email: ayca@aycakaya.com - Günde Kaç Yumurta Tüketmeli - Vücudunuzu Oruca Hazırlayın - Şok Diyetler İç Organları da Zayıflatıyor - Tatilde Kilo Almamak İçin Neler Yapmalı? - Diyet Yapmadan Zayıflama Önerileri - Mucize Diyet Palavralarına İnanmayın - Metabolizmayı Hızlandırmak İçin - Ayça Kaya'dan Faydalı Tarifler - Anne Sütü Nasıl Arttırılır? Su İçmenin Faydaları - Kalıcı Kilo Kaybı ve Zayıflama - Nedim Saban Nasıl 40 Kilo Verdi? - Sağlıklı Zayıflamak İçin - Şeker Düşüklüğü ve Şişmanlık |
|
Dış görünüşümüzü zayıflatırken iç organlarımızı zayıflatmayalım. Uzm.Dr. Ayça KAYA : Bir insan zayıflamaya karar verdiğinde ilk düşündüğü bir diyet listesi bulmak ve tıbbi yararı kanıtlanmamış çaylardan-ilaçlardan medet ummak oluyor ne yazık ki. Ayrıca bu tür gıda takviyelerinin birçoğunun insan vücudu üzerinde uzun süreli etkinliği ve güvenirliği ile ilgili yeterli klinik araştırmalar da yapılmadığından, sağlık üzerine son derece zararlı etkileri olabiliyor. Ayrıca bu tür uygulamalar ömür boyu sürekli olarak da yapılamayacağı için soruna kısa vadeli ve geçici bir yaklaşım oluyor. ![]() Bir insanın eğer 10 kg'dan fazla kilo fazlalığı varsa bunu kendi başına çözmesi çok kolay olmayabilir ve bu konuda tıbbi yardım alırsa, hastalık ilerlemeden kalıcı olarak çözülmüş olur. Zayıflama tedavisinin belki de en zayıf noktası hastanın tekrar geri kilo almasıdır. Bunun nedeninin de insanların bunu sadece estetik bir problem olarak algılaması ve bir an önce kilo vermek uğruna akla hayale sığmayacak mucize düşük kalorili diyetler yapması veya bilimsel olmayan ürünler kullanmalarıdır. Bunu yapan insanlar, kısa vadede kilo verseler bile uzun vadede tekrar kilo alabilirler. Bir sonraki kilo verme girişimi de vücut sistemlerinin dengesini kaybetmesi nedeni ile daha da zor olabilir. Fazla kiloluluk sorunu olan bir insanın, bunun sadece fazla yemekten kaynaklanmadığını bilmesi gerekir. Zayıflama ve ideal kiloda kalabilme işi üç boyutludur. Bunun birinci boyutu; şişmanlığa neden olabilecek metabolik hastalıklar ve şişmanlığın neden olduğu hastalıklar açısından, kişinin bir dahiliye uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilerek kan testlerinin yapılmasıdır. Eşlik eden hastalıkların mevcudiyetine ve kilo fazlalığı derecesine göre doktor kontrolünde gerekli tıbbi zayıflama tedavisine başlanmalıdır. Zayıflama tedavisinin ikinci boyutu ise hastaya ömür boyu sürecek doğru yeme davranışının tekrar kazandırılmasıdır. Bu tabii ki, haftada bir değişen insan hayatına uymayan diyet listeleri ve çorba tarifleri ile olmaz. Hastayı besinler konusunda birebir eğiterek kendi kendine çıkış yolları bulmasını sağlamak gerekir. Üçüncü boyutu ise tabii ki aktivitedir. Ancak burada kişiyi aktiviteye yönlendirirken, hayatı boyunca yapamayacağı çok ağır egzersizler yapmaya sevk etmek yerine, hareketi kişinin yaşam tarzı haline getirmek gerekir. Hızlı kilo vermek için yapılan birçok mucize rejim, insan vücudunda kalıcı hasar bırakabilir. Kemik erimesi, kalpte ritim problemleri, safra kesesi taşları, saç dökülmesi, tırnak kırılması, halsizlik, yorgunluk gibi. Eğer rejim yaparken halsizlik-yorgunluk hissediyorsak, saçlarımız dökülüyor, tırnaklarımız kınlıyorsa, bayılma hisleri gelip kalp çarpıntısı hissediyorsak, yanlış yapıyoruz demektir. Tüm hastalarıma her zaman şunu söylüyorum; bu vücut bize bu dünyada bir kere veriliyor. Bir daha verilme şansı var mı? Yok. O halde ona çok iyi bakmamamız gerekir. Dış görünüşümüzü zayıflata-yım derken, iç organlarımızı zayıflatmamamız ve bozmamamız gerekir. Şişmanlık ciddi ve komplikasyonları olan bir hastalıktır. Kalıcı tedaviyi mucize formüllerin peşinde değil, tıpta aramamız gerekir. Uzm.Dr. Ayça KAYA ![]() |
|
EKLEMLERİNİZ GENÇ KALSIN Prof. Dr. Cihan Aksoy Ölümsüzlük düşüncesi insanoğlunun yüzyıllar boyunca arayışı içinde olduğu bir hayaldir. Nice efsaneler üretilmiş, nice SAĞLIKLI EKLEM İÇİN YAPMAMIZ GEREKENLER: Çalışmalar 70 yaşındaki insanların %70 inde osteoartrit , diğer bir deyişle eklem yaşlanması belirtileri olduğunu tespit etmişlerdir. Daha erişkinliğe geçiş dönemlerinden itibaren başlayan eklem yaşlanması belirtileri %50 civarındaki olguda semptom verir, bir çok insan eklemlerdeki yaşlanmayı hissetmez. Görüntüleme tekniklerinin gelişmesi ve iyi muayene teknikleri, erken dönemdeki eklem yaşlanmasını anlamamızı kolaylaştırmıştır. Eklem Yaşlanması Yani Osteoartrit İçin Tanımlanan Risk Faktörleri: Yaş almaya ilave olan şişmanlık( Özellikle dizde), kadın olma (Her ne kadar kalça osteoartriti erkeklerde biraz daha fazla ise de diğer eklem tutulumunda kadınlar daha öndedir), geçirilmiş eklem yaralanması ve iltihapları, Hipermobilte sendromları, mekanik yüklenmedeki simetriyi bozan nörolojik ve ortopedik hastalıklar, uzun süren hareketsizlikler, Kümülatif travma bozukluğu adı verilen: Zorlayıcı çalışmalar (aşırı güç harcama),u zamış, tekrarlı aktiviteler, Kötü postür, alışılmamış iş aktiviteleri, Mekanik stres (lokalize temasa bağlı stresler), Vibrasyon (titreşim), Soğuk ortam, Emosyonel stres, diş sıkma tarzında zorlamalar ve tabii çok önemli olan genetik yatkınlık ve gelişme bozuklukları şeklinde sıralanabilir. Sayılan faktörlerden ne kadar arınabilirsek eklemlerimizin o ölçüde genç kalmasını sağlayabiliriz. Ancak bunların dışında bazı temel kuralları bilmemiz ve yaşam biçimi haline getirmemiz gereklidir. Birinci Kuralımız: "Use it or loose it" yani kullan yoksa kaybedersin gerçeğidir. Bir eklemde ağrı varsa o eklem özel korse ve cihazlarla belirli bir süre için hareketsiz bırakılabilir. Ancak tümüyle istirahate çekilmek yarar yerine zarar verecektir. Örneğin belağrılarında yapılan çalışmalar istirahatin uzamasının sakatlığın artmasına eşdeğer olduğunu göstermiştir. Eklemin en önemli yapılarından olan eklem kıkırdağı sertçe bir sünger gibidir ve beslenmesi için üzerine aralıklı yük gelmelidir. Böylece eklem arasındaki sıvının yenilenmesi, ve kıkrdağın beslenmesi mümkün olur. Üzerine hic yük gelmeyen eklem kıkırdağının uzun ömürlü olması mümkün değildir. İkinci Kural: Eklemi fizyolojik olmayan açılarda yüklememek gereğidir. Eklemi stabilize eden yapıların fizyolojik yönlerdeki normal zorlamalara oldukça yüksek bir direnci vardır. Ancak örneğin dizler hafif kıvrık ayaklar yerde sabit iken gövdenin dönmesi hem diz menisklerine hem de beldeki disklerin çapraz annulus liflerine yırtıcı bir kuvvet uygulanmasına yol açar. Bu nedenle insan vücudundaki stabilize eden ve destekleyen yapıların anatomisini bilmek, ya da bilenlerin önerilerine uymak gereklidir. Uzun yıllar boyunca öğrenciliğimizde derslerinde yaptığımız boyun çevirme, geri ve yan köprü kurma, tek elle ağır çanta taşıma, ergonomik olmayan sıralarda oturma gibi bazı aktivitelerin zararlarını yıllar sonra anlamış ve bu tür yanlışların büyük bir kısmını kaldırmış durumdayız. Diğer Bir Bilgi: Şişmanlığın eklem sağlığına zarar verdiğidir. Aşırı kilonun diz ağrılarına yol açtığı kanıtlanmıştır. Yine bel eklemlerimizin genç kalması için aşırı kilodan uzak durmak gerekir. Ancak beslenme önemlidir ve eklem kıkırdağını besleyen gıdaların alınması gerekir. Bu yöndeki gıda destekleri yazının tedavi bölümünde anlatılacaktır. Sportif aktiviteler: İyi ısınma, uygun soğuma, nonfizyolojik zorlamalardan kaçınma gibi kurallara uyulursa yarış için değil sağlık için yapılırsa- genel sağlığın yanısıra eklem sağlığı için de yararlıdır. Ancak: Sporcuların enaz % 4'ü her yıl antreman veya musabakalar sırasında kaza geçirir, yaralanır. Gelişmiş ülkelerde normal populasyonun %70.8'inde sportif aktivite sırasında geçirilmiş yaralanma öyküsü, %37'sinde ise bu yaralanmaya bağlı süregelen problemler olduğu saptanmıştır. Ancak Spor yapmayan toplumlardaki egzersizsizlikten kaynaklananan eklem ve yumuşak doku yaralanmaları , spor yapan toplumlardan çok daha az değildir.
|
Prof. Dr. Cihan Aksoy Kimdir?İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Florance Nightingale ŞişliFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Birimleri Koordinatörü Şişli OrNöRam (Ortopedik Nörolojik Rehabilitasyon Merkezi) Konsultanı Öğrenim, Mesleki deneyim ve Lisansüstü eğitim: Üyesi Olduğu Mesleki Kuruluşlar : Türkiye Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon yeterlik kurulu (Türk FTR Board) akredizasyon kurulu üyesi Prof.Dr. Cihan AKSOY İletişim Bilgileri :
|