Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi
- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- antakya biberi
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 10.03.2010
Arşiv - 10.03.2010

Günü stresli geçirmesi nedeniyle kişinin, gece uyurken dişlerini sıkmasının baş, boyun, bel ağrılarına yol açtığı bildirildi. 

Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Nurselen Toygar, yaptığı açıklamada, birçok rahatsızlığın ana nedeni olarak bilinen stresin çeneye ve dişlere de zarar verdiğini anlattı.

Diş sıkmanın yol açtıklarıProf. Dr. Toygar, stresli gün geçiren kişinin uyurken bilinçsizce dişlerini sıktığını, bunun da hem dişlere hem de vücudunun diğer bölgelerine zarar verdiğini ifade etti.

Birçok kişide stresin yöneldiği ilk yerin çiğneme kasları olduğunu, gün içerisinde çenenin sıkılabildiğini ancak bu durumun gece uykuda daha sık yaşandığını anlatan Toygar, şöyle konuştu:

"Derin uykuya dalma sırasında, duyuların iletildiği beyin bölgesine stres ne kadar yoğun iletilirse çiğneme kaslarının o oranda sıkımı güçleşir ve kişi farkında olmadan dişlerini gıcırdatmaya, sıkmaya başlar. Kişi ancak uyandığında çenesindeki ağrıdan bunu fark edebilir. Diş sıkma, çocukluk çağında başlar, erişkinlikte artar. Yaşanan stres nedeniyle de devam eder. Yapılan araştırmalar bir kişinin diş sıkma gücünün 5 tona kadar ulaşabildiğini gösteriyor. Çene kasları çok güçlüdür. Diğer kaslara göre yorulmaz. Bu kasın histolojik yapısı farklıdır. Kasılma gücü fazladır. Bu kadar güçlü ısırma kuvveti dişlerde aşınmalara, çene kemiğinde kırılmalara, travmalara neden olur. Çiğneme ekleminde de deformasyon oluşur."

Ağrılar

Stres sonucunda derin uykuda yaşanan çene sıkmanın, hastanın sosyal yaşamını bozduğunu, rahat kaliteli uykuyu engellediğini, yaşam enerjisini düşürdüğünü dile getiren Prof. Dr. Toygar, bu rahatsızlığın özellikle "hassas, endişeli, içine kapanık ve duygularını dışa vuramayan kişilerde" görüldüğünü kaydetti.

Prof. Dr. Toygar, şöyle devam etti:

"Strese bağlı olarak uyurken bilinçsiz yapılan diş sıkmaları baş, boyun, bel ağrılarına neden oluyor. Baş ağrıları migrenle karıştırılmamalı. Çoğu kişi migrenden kaynaklı sanır baş ağrısını ama stres nedenli çene sıkması da bunun nedenlerinden biridir. Bu kişilerin çene hareketlerinde kısıtlılık olur. Rahat çiğneyemez. Şakak bölgesinde, omuz ve sırtlarda ağrı yapar. Kulak çınlaması, yüzde asimetri, denge bozukluğu, depresyon, bulanık görme, gözde seğirme olarak kendisini gösterir."

Diş sıkmanın önüne geçebilmenin en etkin yolunun "stresten uzak durmak" olduğunun altını çizen Toygar, günde iki kez 20 şer dakika çene eklemine, triger denilen tetik noktasına sıcak havluyla masaj yapılabileceğini, gülerken, esnerken ağız açıklığının kontrol edilmesi gerektiğini dile getirerek, "Şeker ve kafein tüketiminden uzak durulmalı. Yumuşak gıdalarla beslenmeli ve bunlar ufak parçalı olmalı" dedi.

 * Diş Gıcırdatmaya Karşı BOTOKS

Prof.Dr. Nurselen TOYGAR
nurselen.toygar@ege.edu.tr
Prof.Dr. Nurselen Toygar

18 yaşındayım. Vajinamın sağ tarafında dış ve iç dudağının arasında birkaç gün önce fark ettiğim bir şişkinlik var. Çok büyük değil, dokununca ağrı ve acı yok. Kötü bir şey olabilir diye doktora gitmeye korkuyorum.

CEVAP
Doktora gitmeye korkacak bir şey yok. Çok büyük ihtimalle sorun vajinanın nemliliğini sağlayan bartholin bezinden kaynaklanıyor. Bu bezin vajinaya açılan kanalı bazen tıkanır ve yavaş yavaş şişer, bir kist halini alır. Bazen de bu kistik yapı enfekte olur veya enfeksiyon sonucu bezin kanalı tıkanır. O zaman da Bartholin apsesinden söz edilir. Sonuçta çok önemli bir rahatsızlık değildir. Bir kadın doğum uzmanına gidip muayene olun.


Polikistik överim var anne olabilir miyim?
26 yaşında ve polikistik överi ve hipotiroidi olan bekar bir kızım. Hipotiroidi için tiroid hormonunu kullanıyorum, ilk adetimi 13 yaşında gördüm ama ergenliğimden beri adet olamıyorum. Son olarak 3 ay önce gittiğim doktor, Diane-35 adında doğum kontrol hapı verdi. Ancak 3 gün çok az kan gelerek adet olabiliyorum. 3 ay daha kullanacağım. Acaba doğum kontrol hapını bıraktıktan sonra düzenli adet olabilir miyim? Polikistik överin tedavisi var mı?

Adet göremeyişimin sebebi nedir? TSH düzene girdiğinde adetlerim de düzene girer mi? Tahlil sonuçlarıma göre yumurtlamam mümkün mü?

Polikistik over sık görülen bu durum. Olay yumurtalıkların fonksiyonundaki bir bozukluk olduğu gibi böbrek üstü bezinin hormon salgılaması ve insülin hormonunun da rolü var. Sonuçta kadınlarda yumurtlama olmuyor. Buna bağlı olarak adet düzensizlikleri ve çocuk istiyorlarsa gebelik olmuyor. Kişi kilo alıyor ve özellikle kilolar daha çok kalça ve karın bölgesinde toplanıyor, tüylenmede artış oluyor. Eğer düzgün ve sürekli tedavi uygulanmazsa zaman içinde şeker hastalığının görülme oranında artış olur. Kolesterol ve tansiyon yükselebilir. Yapılacak şey yumurtalıkların fonksiyonunu düzenleyici ilaçları kullanmak, kilo vermeye çalışmak (Bunun için spor ve diyeti beraber uygulamak gerekiyor). Bir de insülin denen hormonun çalışmasını düzenlemek. En basit şekilde hastalığı özetlemeye çalıştım. Bu hastalar rahatlıkla tedavi olabilir. Adetler düzeltilebilir, tüylenme azaltılabilir. Gebe kalıp sağlıklı çocuklar doğurabilirler. Yeter ki uygun yerlerde tedaviye başlayıp usanmadan devam etsinler.

Doğum kontrolü için yapılan iğneler kanser yapar mı?
2 çocuk sahibi, 33 yaşında bir kadınım. Önceleri doğum kontrol haplarıyla korunuyordum. Ancak 2 yıldır 3 ayda bir yapılan iğnelerle korunuyorum. Bir komşum bu iğnelerin ileride kansere neden olabileceğini duymuş. Bu doğru mu?

CEVAP
Doğum kontrolü için kullanılan ilaçlar için birçok spekülasyon yapılmasına rağmen 'kanser yapar' diye bir şey söz konusu değil. Doktor kontrolünde kullanıldığı sürece endişe etmenize gerek yok.


Prof.Dr. Derin KÖSEBAY Derin KÖSEBAY
Sorularınız İçin : derin.kosebay@memorial.com.tr 

» Rahimde Küçülmeyen Kist
» Anne Olmak Hayal Değil
» Vajinal Akıntı Şikayetleri
» Korunmak Yumurtalıkları Tembelleştirir mi?
» Klamidya Nedir? Belirtileri Nelerdir?
» Doğum Kontrol Hapı Ne Kadar Kullanılmalı?
» Rahim Ağzı Kanser Aşısı
» Memeler Kontrol Edilmeli
» Doğum Şekli Nasıl Olmalı?
» Rahim Alınması Cinsel Hayatı Bitirmez
» Kürtaj Hamile Kalmayı Zorlaştırır.
» Her İlişkiden Sonra Kan Geliyor
» Kisti Aldırmadan Kurtulamazmıyım
» Serviks Kanseri
» Neden Gebe Kalamıyorum?
» Genç Kızlarda Adet Gecikmesi
» Kürtaj Sonrası Adet Sorunu
» Gebelik İöin Ne Kadar Süre Gerekli
» Menopozda Kanama Varsa
» Çikolasta Kisti için Ameliyar Şart
» Sarkom Tedavisi

Kansere grip muamelesi yaptım

Oya Başar, kansere yakalandığnı öğrendiği zaman moralini bozmadığını belirterek, “Kansere grip muamelesi yaptım” dedi.

İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Meşelik Kampusu Necla Özdemir Konferans Salonu'nda düzenlenen ‘Meme ve Rahimağzı Kanserinde Erken Tanı’ konulu paneli, Vali Mehmet Kılıçlar, eşi Arzu Kılıçlar, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fazıl Tekin, İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Seyhan Fidan ile çok sayıda kişi izledi. Panele konuşmacı olarak ESOGÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Sinan Özalp, ESOGÜ Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr.Zeki Üstüner ve tiyatro sanatçısı Oya Başar katıldı.

Panelde konuşan Oya Başar, kansere neden olan faktörler içerisinde stresin önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Hastalığayakalandığı zaman kansere grip muamelesi yaptığını ifade eden Başar, konuşmasını şöyle konuştu:
“Eskiden verem hastalığından korkulurdu. Doktorların söylediğine göre kansere Çernobil’den sonra yiyecek ve içekler neden oluyormuş. Aslında kanserin nedeni yaşadığımız stres. Bunu aslında gözardı ediyoruz ama yaşam artık o kadar zorlaştı ki, o kadar zor koşullarda yaşıyor ve çalışıyoruz ki hergün sinirlenmeden bir iş yapmamız mümkün değil. Ben bu hastalığı yaşarken, kansere grip muamelesi yaptım. Onu çok fazla büyütmedim. Kanserin bir ceza olarak geldiğini hiçbir zaman düşünmedim. İlk bana gelmedi, son kişi de ben değilim. Ama hep sonuncu olmak isterdim. Beni tedavi eden doktorlarım da çok şaşırdı. Ben onlara umut veriyordum. ‘Nasıl hastasınız’ diye soruyorlardı. Burada en kötü şey, daha üzülerek kendinizi hasta etmek. Çünkü Tanrı'nın size verdiği yaşamdan fazlasını yaşayamazsınız. Bir yere kadar gidebiliyorsunuz. Ama ben gerekli olan tedavimi yaptım. Kemoterapi çok ağır, ben de çok ağır bir şekilde kemoterapi oldum. Çünkü 6.5 santimetrelik bir tümörüm vardı. Bir ay içerisinde 5 kez ameliyat oldum. Bu dönemlerimde bile çalışmak istedim.”

Çalışmanın hayata umutla bakmasını sağladığını belirten Başar, “Bu hastalıkta kesinlikle kendinizi cezalandırılmış hissetmeyin. Bu hastalık yenilebiliyor. Erken teşhis çok önemli. biz kadınlar herşeyimize özen gösteriyoruz. Ama bir tek sağlığımıza dikkat etmiyoruz: Öncelikle kendimize değer vereceğiz. Çünkü yangında ilk kurtarılacak eşya biziz. Biz iyi olursak ailemizde iyi olacak” diye konuştu.


Geçen yıl şubat ayında geçirdiği trafik kazasında burun kemiği zedelenen, nefes almakta zorluk çektiği için de ameliyat masasına yatmak zorunda kalan Fulden Uras’ın son bir yılı kabusa döndü. Operasyon sırasında mikrop kapan ve ölümden dönen Uras, arka arkaya tam 11 ameliyat geçirdi. Yüzü şişen ve tanınmayacak hale gelen Uras, yaşadığı sıkıntılara rağmen “Kimseyi suçlamıyorum, bu benim kaderim” diyor.


Fulden URAS
Estetik Kurbanı

Uras, hayati bir tehlike atlattığını sonradan anladığını belirtti: “Rahat nefes alamadığım için sadece 15 dakika süren bir operasyon geçirdim. Bana her şeyin bir haftada düzeleceğini söylediler ama birkaç gün içinde yüzüm gerilmeye başladı. Ateşim vardı. Kontrole gidince damağımdan iltihap alıp kültüre yolladılar. İyi ki öyle yapmışlar. Sonuçlar gelince acilen ameliyata alındım. Meğer operasyon sırasında mikrop kapmışım ve o virüs hızla beyne yaklaşıyormuş. İkinci ameliyatın sonunda kafam bir yastık kadardı. Kendimi görmeyeyim diye odadaki aynayı bile kapattılar. 20 gün boyunca kortizon ve antibiyotik aldım. Hâlâ şişkinliğim var. Yüzümün sağ tarafı tamamen uyuşuk. Dudağıma zaman zaman hakim olamıyorum.”

| Yorumlar (1) | 10.03.2010 | Fotoğraf Albümü  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

İkbal Gürpınar'ın kendi uyguladığı saç bakım maske tarifi.

İkbal Gürpınar Saç Maske Tarifi
"Sizlere her ay saçlarıma uyguladığım bir maskeyi anlatmaya çalışacağım.Ben uzun saç saç kullandığım için zaman zaman yıpranıyor ve çok bakımsız bir görüntü oluşuyor.Evde kendim hazırlıyorum."

Saç Bakım Maskesi İçin Gerekenler ve Hazırlanışı :
2 Ampul e vitamin’i
Yarım çay bardağı saf zeytinyağı
Bir kaç damla limon suyu

Hepsini güzelce karıştırıp saçlarımıza yediriyoruz. Daha sonra bir boneyle kapatıp üzerini havluyla iyice sarıyoruz. Bir iki saat bekletip yıkamadan önce bir yumurta sarısını saçlarımıza yediriyoruz. Bunun nedeni saçları yağdan daha iyi arındırmak. Daha sonra her zamanki gibi yıkıyoruz. Umarım sizin de işinize yarar.  (Şems Aslan -Güzellik Uzmanı)

Ceviz kötü kolesterol seviyesini düşürmede etkili

Kolesterol düşürmek amacıyla halk arasında çeşit çeşit formüller uygulanır. Bunlar arasında cevizin yararları çeşitli bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir. Bu formüllerden birinde, kırılmamış bir tüm ceviz kırıldıktan hemen sonra bir bardak su içerisine atılarak bir gece bekletilir. Sabah aç karnına bardaktaki sarı renkli su içilip taneleri de yenir.
 
Suda Bekletilen Ceviz Kolestrol Düşürür mü
İki hafta önce bir meslektaşım (Prof.Dr. Osman Müftüoğlu'nun yazısı için) bu uygulamayı basit bir ritüel olarak nitelemiş ve etkisiz olduğunu ifade etmiş. Ben bu görüşe katılamayacağım. Öncelikle ritüel olarak nitelendirilen bu işlemler, ceviz tohumunun üzerindeki sarı tabakadaki polifenolik bileşiklerin suya geçmesini sağlamak için gerekli. Polifenolik bileşikler kuvvetli antioksidan özelliklerine bağlı olarak kötü kolesterolün oksitlenerek daha zararlı şekline dönüşmesini engelleyebilmektedir. Diğer yandan ceviz tohumları içerisindeki doymamış yağ asitlerinin kolesterolün kontrolünde yararlı olduğu bildirilmektedir. Dolayısıyla ceviz tohumların yenmesi de etkiyi desteklemektedir.

Bu uygulamanın ne derecede etkili olabileceğini araştırmak üzere kardiyoloji polikliniklerine başvuran gönüllüler üzerinde yürütülen bir çalışmada kontrol grubuna göre kötü kolesterol seviyelerinde yüzde 10-15’lik bir düşmenin sağlanabildiği görülmüştür. Bu orta derecede yüksek kolesterol hastaları için küçümsenemeyecek bir oran ancak yüksek kolesterol hastalarında şüphesiz yeterli değil.

DİYET YAPMASANIZ DA YARARLI

Cevizin serum lipit seviyesi üzerindeki etkisi sadece diyetle birlikte uygulanmasına bağlı değil. 2010 tarihli çok yeni bir klinik çalışmada (randomize ve çapraz döngülü), kolesterolü normal ve orta derecede yükseklikte olan 87 gönüllüde  uzun süreli (12 ay) olarak denenmiş. Gönüllülerin yarısına 6 ay süreyle ceviz ile birlikte diyet uygulanırken, diğer yarısına herhangi bir diyet uygulanmamış (kontrol grubu).

Altı ay sonra ceviz uygulanan grubun diyeti kaldırılmış ve altı ay süreyle bu defa cevizle birlikte istediklerini yemelerine izin verilmiş, kontrol grubuna ise daha önce ceviz grubuna uygulanan diyet verilmiş. Kan örnekleri 0, 4, 6, 10 ve 12 ay sonra alınarak lipit seviyeleri ölçülmüş. 

Deney sonucunda cevizin diyetle birlikte uygulansın ya da uygulanmasın, yüksek kolesterol seviyesine sahip bireylerde total kolesterol ve trigliserit seviyesini belirgin (istatiksel) bir şekilde düşürdüğü, kötü kolesterol (LDL) seviyesinde belirgin bir azalma sağlamasına karşılık, iyi kolesterol (HDL) üzerinde etkisi bulunmadığı gözlenmiş. İlginç not, normal kolesterol değerlerine sahip bireylerde ceviz verilmesi ile kan lipit seviyelerinde fazla bir değişiklik sağlanmamış. Daha önce yayımlanan ve 365 gönüllü üzerinde yürütülen 13 klinik çalışmada bir ile altı ay arasında ceviz diyeti uygulanmasıyla da benzer sonuçların elde edildiği bildirilmektedir.

Yeni bir başka klinik uygulamada ise ceviz (bitkisel omega-3) uygulaması ile balık rejimi (deniz kaynaklı omega-3) uygulanmasının hangisinin serum lipit değerleri üzerinde daha etkili olduğu araştırılmış. Normal ve yüksek kolesterol seviyesine sahip hastalar karışık gruplandırılmış ve dört hafta süreyle düşük enerjili diyetler uygulanmış. Kontrol diyeti grubu (balık yemeği veya ceviz/fındık gibi yemişler verilmemiş), ceviz diyeti grubu (42.4 gram ceviz) ve balık diyeti grubu (haftada iki defa 113 gram somon balığı) gönüllülerde süre sonunda yapılan kan tahlillerinde ceviz verilen grupta toplam kolesterol ve LDL seviyelerinin kontrol ve balık diyeti gruplarına göre daha düşük olduğu, buna karşılık balık diyeti verilenlerde diğer iki gruba göre serum trigliserit seviyesinin daha düşük, iyi huylu kolesterol seviyesinin ise daha yüksek olduğu gözlenmiş.

Bu araştırmaların sonuçları da yukarıda bahsettiğim 2010 tarihli çalışmanın bulgularını destekliyor. Yani, toplam kolesterolü ve kötü kolesterolü (LDL) düşürmek gerekiyorsa ceviz diyeti; iyi kolesterolü (HDL) yükseltip trigliseritleri düşürmek gerekiyorsa balık diyeti uygulanması daha yararlı.

Benzer Yazılar :
- HDL Kolestrolünüz Düşük mü? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Suda Bekletilen Ceviz Kolestrol Düşürür mü? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Kolestrol İlaçlarına Ne Zaman Başlanmalı? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Kolestrol Nedir? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Kolestrol Hakkında Merak Edilenler Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Menepoz Kolestrolü Yükseltir mi? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Kolestrol Neden Yükselir? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Kolestrol İlaçları Tehlikeli mi? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
- Şişmanlık ve Kolestrol İlişkisi Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Çocuklarda Kolestrol Doç. Dr. Murat Baş
-
Yüksek Tansiyon ve Kolestrol için Zeytin Yaprağı Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Yüksek Koletrol ve Şekere Karşı Pırasa Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Ceviz Kolestolü Düşürür mü? Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Badem ile Kolestrol Kontrolü Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Kolestrolü Düşüren Tarifler Dr. Gürkan Kubilay
-
Kolestrol ve Kemik Erimesine Karşı Kür Op.Dr. Feridun Kunak
-
Tansiyon ve Kolestrol için Kür Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
-
Kolestrole Karşı Tarçınlı Limon Suna Dumankaya
-
Yüksek Kolestrolün Etkileri Uz.Dr. Deniz Şener

Prof.Dr. Erdem YEŞİLADAProf. Dr. Erdem YEŞİLADA
Sorularınız İçin : eyesilada@yeditepe.edu.tr

* Metabolik Sendrom ve Bitkisel Çözümler
*
Sonbahar İçin Bitkisel Çaylar
* Eklem Kireçlenmesinde Beslenme
* Nanoteknoloji Zararlı mı?
* Çay Algılamayı Etkiliyor
* Kahve Tansiyonu Yükseltir mi?
* Hamilelikte Çemen Tohumu Kullanımı
* Tip 2 Diyabetin İlacı Çemen Otu Tohumu
* Safranın Kısırlık Üzerine Etkisi
* Tarçın Alzheimer'den Korur mu?
* Spor ve Diyet Yapmadan Zayıflanır mı?
* Ortalama Yaşam Süresi Nasıl Uzuyor?
* Mate Çayı Zayıflatır mı?
* Eklem Kireçlenmesinde Glukozamin Kullanımı
* Şerbetçi otu Sinirsel Uykusuzluğun İlacı
* Zayıflama ilaçları ile Gelen Ölümler
* Altın Çilek Efsanesi
* Hamilelikte Hangi Bitkisel İlaçlar Kullanılabilir?
* Hamilelikte Bitkisel İlaç Kullanımı
* Alzheimer ve Demansı Önlemek için
* Şeker Hastaları İçin Muhteşem Üçlü
* Bitkilerin İlaç Haline Gelmesi Zararlı mı?
* Doğru Bitkisel Tedavi Nasıl Olmalı?
* İdrar Yolu Enfeksiyonu için Kranberi
* Damar Sertliğine Karşı Siyah Çikolata
* Ekinezya Tablet Kullanmayın
* Meyve ve Sebze Kanserden Korur mu?
* Yüksek Tansiyon ve Kolestrol içn Zeytinyaprağı
* Menopozdaki Kadınları Sarı Kantaron Kurtarıyor
* Sarı Kantaron ve Yaraları İyileştirme Gücü

Tüm Yazıları...

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et