Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi

- antakya biberi- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 06.03.2010
Arşiv - 06.03.2010
Sedef Hastalığı, Alerji ve Romatizmalarda Ayaktaki Ödeme Karşı Çekirdekli Kuru Üzüm

Çekirdekli Siyah Kuru ÜzümProf.Dr. İbrahim Saraçoğlu 'dan kürler.

Kür 1: Sedefe bağlı şiddetli kalıntılar

Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmibeş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir. 
- Sedef Hastalığı Hk. Detaylı Bilgi
- Sedef Hastaları DİKKAT 

Kür 2: Alerjiye karşı direnç kazanmak
Alerjiye karşı vücudunuza direnç kazandırmak istiyorsanız, zaman zaman, dört-beş gün arayla arka arkaya, günde iki kez, aç karnına yirmi-yirmi beş tane siyah kuru üzüm çekirdeğini havanda ezip bekletmeden tüketiniz. Alerjik bir bünyeye sahipseniz veya alerjiye karşı yatkınlık gösteriyorsanız bu kürü ayda bir defa dört-beş gün uygulayabilirsiniz.

Kür 3: Romatizmada ayaklardaki ödeme karşı

Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmi beş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir.
- Ödemin İlacı Diyetisyen Sevil Nas Can
-
Ödemi Doğal Yollarla Nasıl Azaltabilirsiniz?


Çekirdekli Siyah Kuru Üzüm Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar :

1) Üzüm çekirdeğinin gücünden faydalanabilmek için, raf ömrünün bir yılı geçmemiş olması gerekir. Eğer satın alacağınız siyah kuru üzüm çekirdeklerinin raf ömrü bir yılı geçmişse, amaca uygun değildir. Çekirdekli kuru siyah üzümün raf ömrünü doldurup, doldurmadığını nasıl anlayabiliriz? Bunun için yapılacak iş oldukça basittir. Satın almadan önce, bir-iki tane çekirdekli siyah üzümden ağzınıza alınız ve dişlerinize zarar vermeden dikkatlice çekirdeklerini çatlatınız. Ve çiğnemeye devam ediniz. Raf ömrünü doldurmamış çekirdeklerin hafif buruk tadı açığa çıkar. Çekirdeği çiğnerken hafif buruk tat alınmıyorsa, bir yıldan fazla rafta beklemiş demektir ve amaca uygun değildir.
2) Kaşıntıya karşı kullanılacak üzüm çekirdeklerinin taze olarak ezilmesi gerekir. Önceden hazır olarak ezilmiş üzüm çekirdeklerinin etkisi hemen hemen yok denecek kadar azdır.
3) Üzüm çekirdeklerini dişlerinizle kırmayınız. Dişlerinize zarar verebilirsiniz. Bunun için havan kullanabilirsiniz.
4) Kullanılacak siyah kuru üzümlerin mutlaka iri çekirdekli olanlarını tercih ediniz. Bazı gösterişli kuru siyah üzümlerin çekirdekleri küçük ve dişler arasında kolayca kırılabilmektedir. Böyle olanları tercih etmeyiniz. Gösterişli, iri etli siyah kuru üzümlerin çekirdekleri hem küçük hem de faydaları yok denecek kadar azdır. Hem de iki kat daha pahalıdırlar. Hem kesenize zarardır hem de faydası yok denecek kadar azdır. Küçük boy siyah kuru üzümlerin çekirdekleri genelde iridir. Satın almadan önce birkaç tanesini parmaklarınızın arasında ezmeye çalışarak, çekirdeklerinin iri olup olmadığını kontrol ediniz.
5) Şeker hastasıysanız önerdiğim siyah kuru üzümü tüketmemeniz gerekir. Ayrıca, şeker hastalarının kaşıntıları kan şekerinin yükselmiş olmasından da kaynaklanabilir. Mutlaka hekiminize danışınız.
6) Şeker hastalarının kan şekerleri normal seviyedeyse ve aynı zamanda sedefe veya strese bağlı kaşıntıları varsa ne yapabilirler? Bu durumda olan şeker hastaları, siyah kuru üzümlerin çekirdeklerini ayırarak çıkarabilirler. Etlerinden ayrılmış siyah üzüm çekirdeklerini havanda ezerek bekletmeden ağızlarına alırlar, çiğneyip yutarlar.
7) On iki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.
8) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir.
9) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir.
10) Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, burada yer alan bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Burada ki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

- Üzüm İle Gelen Güzellik - Doç.Dr. Alev Eken
- Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Dyt.Gonca Güzel (Video)
- Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu 
- Kara Üzüm Çekirdeği - Beslenme ve Diyet Uzm. Aylin Yılmaz 
- Ten Rengini Üzüm ile Açmak - Suna Dumankaya 
- Üzüm Çekirdeğinin Faydaları - Prof.Dr. Ahmet Maranki


Not: Bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Rahatsızlığınız varsa, mutlaka doktora danışınız.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU
Sorularınız İçin : info@saracoglu.at
Telefon : 0 216 457 34 10 0 216 457 34 11
GSM : 0 539 470 76 46 0 539 470 76 47
Fax : 0 216 457 34 14


* Soğuk Alğınlığına Karşı Adaçayı
* Gençleştiren Kürler
*
Prof.Dr. Saraçolu *- Şifa Kitabı
* Tüylenmeye Karşı Aslanpençesi Kürü
* Sahte Ürünler Hakkında Uyarıları
* Ergenlik Sivilcelerine Karşı Öneriler
* Kimler Hangi Ekmekleri Tüketmeli?
* Gıda Savaşları
* Bel ve Boyun Fıtığı için Kürler Video
* Saraçoğlu Samanyolu TV'de Video
* İbrahim Saraçoğlu HaberTürk'de soruları yanıtladı
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor (Video)
* Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Reçetesi
* Kürleri Satın Almak için
* İbrahim Saraçoğlu Sabahın Sedasında
* Çekirdekli Kuru Üzüm Mucizesi
* Adet Düzensizliğine Karşı Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek Taşını Düşüren Bitkisel Kür
* Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Kür
* Beyaz Dut Kürü
* Lentigo Yaşlılık Lekelerine Doğal Çözümler
* Mide Bulantısına Karşı Kekik Kürü
* Dereotu ve Anne Sütü
* Suyun Faydaları
* Kalp Büyümesine Karşı Domates Kürü
* Saman Nezlesi ve Astına Karşı Kür
* Adet Sancılarına Karşı Doğal Kür
* Tansiyon ve Kolestrol için Kür
* 7 Derde 7 Deva Kürler
* Tüylenmeye Karşı Kür
* Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları
* Doğal Vitiligo Tedavisi
* SOĞAN Kürü VİDEO Anlatım
* İbrahim Saraçoğlu e-book
* Safra Kesesi ve Sindirim Sorunlarına Karşı Kür
* Isırgan Kürü
* Saçlara Parlaklık Veren Kür
* Akciger Kanserine Karşı Kür
* Isırganotu ve Kullanımı
* Ebegümeci Kürü
*
Havuç Kürü
* Ispanak ve Kereviz Kürü
* Patates Kürü
* Papatya Kürü
* Saç Dökülmesini Durduran Kür
* Maydanoz Kürü
* Anne Sütünü Arttıran Kür
* Siroz ve Gut için Kereviz Kürü
* Kolay Hamile Kalmak İçin
* Dut Kurusu Kürü (Egzama)
*
Soğan Suyu Kürü
* Beyaz Lahana Kürü
* İbrahim Saraçoğlu ile Söyleşi
* Soğan Mucizesi
* Adaçayı Kürü
* Depresyon Kürü
* Boy Uzatma Kürü
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor
*
Kabızlık Reçetesi
* Pratik ve Doğal Kürler

| Yorumlar (6) | 06.03.2010 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
Alber Elbaz Lanvin'in yeni kreasyonunu Paris Moda haftasında tanıttı.




 
 
 
 
 
 
 
 

Dış görünüşümüzü zayıflatırken iç organlarımızı zayıflatmayalım.

Uzm.Dr. Ayça KAYABir insan zayıflamaya karar verdiğinde ilk düşündüğü bir diyet listesi bulmak ve tıbbi yararı kanıtlanmamış çaylardan-ilaçlardan medet ummak oluyor ne yazık ki. Ayrıca bu tür gıda takviyelerinin birçoğunun insan vücudu üzerinde uzun süreli etkinliği ve güvenirliği ile ilgili yeterli klinik araştırmalar da yapılmadığından, sağlık üzerine son derece zararlı etkileri olabiliyor. Ayrıca bu tür uygulamalar ömür boyu sürekli olarak da yapılamayacağı için soruna kısa vadeli ve geçici bir yaklaşım oluyor.
Sağlıklı Zayıflamak
Bir insanın eğer 10 kg'dan fazla kilo fazlalığı varsa bunu kendi başına çözmesi çok kolay olmayabilir ve bu konuda tıbbi yardım alırsa, hastalık ilerlemeden kalıcı olarak çözülmüş olur. Zayıflama tedavisinin belki de en zayıf noktası hastanın tekrar geri kilo almasıdır.


Bunun nedeninin de insanların bunu sadece estetik bir problem olarak algılaması ve bir an önce kilo vermek uğruna akla hayale sığmayacak mucize düşük kalorili diyetler yapması veya bilimsel olmayan ürünler kullanmalarıdır. Bunu yapan insanlar, kısa vadede kilo verseler bile uzun vadede tekrar kilo alabilirler. Bir sonraki kilo verme girişimi de vücut sistemlerinin dengesini kaybetmesi nedeni ile daha da zor olabilir.

Fazla kiloluluk sorunu olan bir insanın, bunun sadece fazla yemekten kaynaklanmadığını bilmesi gerekir. Zayıflama ve ideal kiloda kalabilme işi üç boyutludur. Bunun birinci boyutu; şişmanlığa neden olabilecek metabolik hastalıklar ve şişmanlığın neden olduğu hastalıklar açısından, kişinin bir dahiliye uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilerek kan testlerinin yapılmasıdır. Eşlik eden hastalıkların mevcudiyetine ve kilo fazlalığı derecesine göre doktor kontrolünde gerekli tıbbi zayıflama tedavisine başlanmalıdır. Zayıflama tedavisinin ikinci boyutu ise hastaya ömür boyu sürecek doğru yeme davranışının tekrar kazandırılmasıdır.

Bu tabii ki, haftada bir değişen insan hayatına uymayan diyet listeleri ve çorba tarifleri ile olmaz. Hastayı besinler konusunda birebir eğiterek kendi kendine çıkış yolları bulmasını sağlamak gerekir. Üçüncü boyutu ise tabii ki aktivitedir. Ancak burada kişiyi aktiviteye yönlendirirken, hayatı boyunca yapamayacağı çok ağır egzersizler yapmaya sevk etmek yerine, hareketi kişinin yaşam tarzı haline getirmek gerekir. Hızlı kilo vermek için yapılan birçok mucize rejim, insan vücudunda kalıcı hasar bırakabilir.

Kemik erimesi, kalpte ritim problemleri, safra kesesi taşları, saç dökülmesi, tırnak kırılması, halsizlik, yorgunluk gibi. Eğer rejim yaparken halsizlik-yorgunluk hissediyorsak, saçlarımız dökülüyor, tırnaklarımız kınlıyorsa, bayılma hisleri gelip kalp çarpıntısı hissediyorsak, yanlış yapıyoruz demektir. Tüm hastalarıma her zaman şunu söylüyorum; bu vücut bize bu dünyada bir kere veriliyor. Bir daha verilme şansı var mı? Yok. O halde ona çok iyi bakmamamız gerekir. Dış görünüşümüzü zayıflata-yım derken, iç organlarımızı zayıflatmamamız ve bozmamamız gerekir. Şişmanlık ciddi ve komplikasyonları olan bir hastalıktır. Kalıcı tedaviyi mucize formüllerin peşinde değil, tıpta aramamız gerekir.

Uzm.Dr. Ayça KAYA
Uzm.Dr. Ayça KAYA

EKLEMLERİNİZ GENÇ KALSIN

Prof. Dr. Cihan Aksoy Ölümsüzlük düşüncesi insanoğlunun yüzyıllar boyunca arayışı içinde olduğu bir hayaldir. Nice efsaneler üretilmiş, nice SAĞLIKLI EKLEM İÇİNfilimler çevrilmiştir bu hayale ilişkin. Geçmişte bazı dönemlerde bu hayal o denli abartılmıştır ki, insanlar kendileri ulaşamadıkları ölümsüzlüğe, hayallerindeki başka birilerini ulaştırmışlar, sonra da onlara ibadet etmişlerdir. Eski Yunan mitolojilerinde hepimizin isimlerini eğitimimiz sırasında bir şekilde öğrendiği tanrılar, tanrıçalar farklı güç ve özelliklerine karşın tek ortak yönleri olan ölümsüzlük ve sağlıklılık özellikleriyle bulutların üzerinden seyretmişlerdir ölümlü ve zayıf insanları. İnsanların beyinlerinde yarattıkları bu tanrı ve tanrıçaların önemli özelliklerinin başında onların hiç hastalanmamaları vardır. Aşık olur, öfkelenirler, süslü maslarda yemek yer, aralarında sohbet ederler. Kimisi Zeus gibi yaşlı, kimisi Apollon gibi güçlü, Afrodit gibi güzeldir, ama hepsi her zaman sağlıklıdır. Günümüzde ölümsüzlük hayali artık terkedilmişse de Yunan mitolojilerindeki diğer tanrısal özelliklerden biri olan sağlıklı yaşamak, en güçlü, üretici, dirençli olduğumuz dönemde olabildiğince uzun süre yaşamak yani genç kalmak hayalimiz, yaşama sevincimize katkı yapacak şekilde devam ediyor. Tıp bilimindeki gelişmeler, bu hayali destekleyen pek çok katkıyı da birlikte getiriyor. İnsanların genç ve sağlıklı yaşamak yolundaki hayallerinin giderek artmasına yardımcı oluyor. Eski dönemlerdeki önemli hayallerden olan başka maddelerden altın elde ettiğini söyleyen simyacılar, ya da devri-daim makinasını yaptığını iddia eden yarım yanlış bilimciler gibi her dönemin hayal tacirleri de varlığını sürdürüyorlar. Tabii bu hayallerimizi suistimal eden kişiler, kuruluşlar, ya da büyük ümitlerle kullanılan ürünlerin içinin boş çıkması gibi sorunlar da alabildiğine artıyor. İnsanlığın bilinen en eski hastalığı olan Osteoartrit (OA) için de benzer gelişmeler söz konusu. Bir dönemlerin yaşlılık hastalığı olan ve eklemlerin kıkırdaklarındaki yıkım ile ortaya çıkan, vucudun bu yıkıma cevap olarak yaptığı eklem yüzeyini genişleterek binen yükü azaltma anlamına gelen osteofitlerin(kemik çıkıntılarının) neden olduğu şekil bozuklukları nedeniyle halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartritin artık kader olmaktan çıkmaya başladığını görüyoruz. Osteoartritin geciktirilmesi bir anlamda eklemlerin de genç kalması ile eşdeğerdir. Bu bölümde eklemlerin genç kalması için ya da osteoartrit olmamak için neler yapmamız gerektiğinden bahsedeceğim.

SAĞLIKLI EKLEM İÇİN YAPMAMIZ GEREKENLER:

Çalışmalar 70 yaşındaki insanların %70 inde osteoartrit , diğer bir deyişle eklem yaşlanması belirtileri olduğunu tespit etmişlerdir. Daha erişkinliğe geçiş dönemlerinden itibaren başlayan eklem yaşlanması belirtileri %50 civarındaki olguda semptom verir, bir çok insan eklemlerdeki yaşlanmayı hissetmez. Görüntüleme tekniklerinin gelişmesi ve iyi muayene teknikleri, erken dönemdeki eklem yaşlanmasını anlamamızı kolaylaştırmıştır.

Eklem Yaşlanması Yani Osteoartrit İçin Tanımlanan Risk Faktörleri:

Yaş almaya ilave olan şişmanlık( Özellikle dizde), kadın olma (Her ne kadar kalça osteoartriti erkeklerde biraz daha fazla ise de diğer eklem tutulumunda kadınlar daha öndedir), geçirilmiş eklem yaralanması ve iltihapları, Hipermobilte sendromları, mekanik yüklenmedeki simetriyi bozan nörolojik ve ortopedik hastalıklar, uzun süren hareketsizlikler, Kümülatif travma bozukluğu adı verilen: Zorlayıcı çalışmalar (aşırı güç harcama),u zamış, tekrarlı aktiviteler, Kötü postür, alışılmamış iş aktiviteleri, Mekanik stres (lokalize temasa bağlı stresler), Vibrasyon (titreşim), Soğuk ortam, Emosyonel stres, diş sıkma tarzında zorlamalar ve tabii çok önemli olan genetik yatkınlık ve gelişme bozuklukları şeklinde sıralanabilir. Sayılan faktörlerden ne kadar arınabilirsek eklemlerimizin o ölçüde genç kalmasını sağlayabiliriz. Ancak bunların dışında bazı temel kuralları bilmemiz ve yaşam biçimi haline getirmemiz gereklidir.

Birinci Kuralımız:

"Use it or loose it" yani kullan yoksa kaybedersin gerçeğidir. Bir eklemde ağrı varsa o eklem özel korse ve cihazlarla belirli bir süre için hareketsiz bırakılabilir. Ancak tümüyle istirahate çekilmek yarar yerine zarar verecektir. Örneğin belağrılarında yapılan çalışmalar istirahatin uzamasının sakatlığın artmasına eşdeğer olduğunu göstermiştir. Eklemin en önemli yapılarından olan eklem kıkırdağı sertçe bir sünger gibidir ve beslenmesi için üzerine aralıklı yük gelmelidir. Böylece eklem arasındaki sıvının yenilenmesi, ve kıkrdağın beslenmesi mümkün olur. Üzerine hic yük gelmeyen eklem kıkırdağının uzun ömürlü olması mümkün değildir.

İkinci Kural:

Eklemi fizyolojik olmayan açılarda yüklememek gereğidir. Eklemi stabilize eden yapıların fizyolojik yönlerdeki normal zorlamalara oldukça yüksek bir direnci vardır. Ancak örneğin dizler hafif kıvrık ayaklar yerde sabit iken gövdenin dönmesi hem diz menisklerine hem de beldeki disklerin çapraz annulus liflerine yırtıcı bir kuvvet uygulanmasına yol açar. Bu nedenle insan vücudundaki stabilize eden ve destekleyen yapıların anatomisini bilmek, ya da bilenlerin önerilerine uymak gereklidir. Uzun yıllar boyunca öğrenciliğimizde derslerinde yaptığımız boyun çevirme, geri ve yan köprü kurma, tek elle ağır çanta taşıma, ergonomik olmayan sıralarda oturma gibi bazı aktivitelerin zararlarını yıllar sonra anlamış ve bu tür yanlışların büyük bir kısmını kaldırmış durumdayız.

Diğer Bir Bilgi:

Şişmanlığın eklem sağlığına zarar verdiğidir. Aşırı kilonun diz ağrılarına yol açtığı kanıtlanmıştır. Yine bel eklemlerimizin genç kalması için aşırı kilodan uzak durmak gerekir. Ancak beslenme önemlidir ve eklem kıkırdağını besleyen gıdaların alınması gerekir. Bu yöndeki gıda destekleri yazının tedavi bölümünde anlatılacaktır. Sportif aktiviteler: İyi ısınma, uygun soğuma, nonfizyolojik zorlamalardan kaçınma gibi kurallara uyulursa yarış için değil sağlık için yapılırsa- genel sağlığın yanısıra eklem sağlığı için de yararlıdır. Ancak: Sporcuların enaz % 4'ü her yıl antreman veya musabakalar sırasında kaza geçirir, yaralanır. Gelişmiş ülkelerde normal populasyonun %70.8'inde sportif aktivite sırasında geçirilmiş yaralanma öyküsü, %37'sinde ise bu yaralanmaya bağlı süregelen problemler olduğu saptanmıştır. Ancak Spor yapmayan toplumlardaki egzersizsizlikten kaynaklananan eklem ve yumuşak doku yaralanmaları , spor yapan toplumlardan çok daha az değildir.

PROF.DR. CİHAN AKSOYProf. Dr. Cihan Aksoy
İstanbul Tıp Fakültesi 0212 414 20 00 Dahili :31736
Florence Nightingale Hastanesi 0212 224 49 50
Muayenehane: Ornöram Fizik Tedavi Merkezi
Adres: 19 Mayıs Cad. No: 5 Şişli İSTANBUL
İrtibat no: 0212 296 41 82 – 83
cihan.aksoy@florence.com.tr

- Sağlıklı Eklem İçin Yapmamız Gerekenler
- Yanlış Masaj Zarar Verir
- Kas Ağrılarının Nedeni
- Ağrılarınızdan Kurtulmak İçin Egzersizler

Prof. Dr. Cihan Aksoy Kimdir?


İstanbul  Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Florance Nightingale ŞişliFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Birimleri Koordinatörü
Şişli OrNöRam (Ortopedik Nörolojik Rehabilitasyon Merkezi) Konsultanı

Öğrenim, Mesleki deneyim ve Lisansüstü eğitim:
PROF.DR. CİHAN AKSOYŞişli 19 Mayıs İlkokul 1961-1966
İstanbul Erkek Lisesi 1966-1973
Ç.Ü.Çukurova Tıp Fakültesi-1973-1979
İstanbul Eminönü Belediye Tabibi 1979
Kütahya Hava Er Eğitim Tugayı Sağlık Amirliği-1980-1981
S.B. Bigadiç Hükümet tabibi1981
S.B. İzmir Atatürk Hastanesinde Nöroşirüji asistanı1981-1983
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Nöroşirürji asistanı1983-1985
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD asistanı 1985-1988
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD başasistanı ve öğretim görevlisi
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Doçenti (Y.Doç) 1990
Avusturya Innsbruck’ta Tıp Fakültesinde İntensiv Nöroloji ve Nörolojik Rehabilitasyon kürsülerinde misafir doçent ve Prof. Gernerd ve Prof. Schmutzhard’ la beraber araştırmacı (Burslu)
Avusturya Viyana Klosterneuburg AUVA Weisser Hof Rehabilitasyon Hastanesinde misafir araştırmacı
Innsbruck, Graz, Linz ve Viyana’da Prof. Lewitt, Prof. Tilscher ve Prof.Berger’den manuel tıp eğitimi
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon A Dalında Multidisipliner Çene Eklem Hastalıkları Tanı Tedavi Birimi Kurucusu - (Halen birim sorumlusu) 1991
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon A Dalında Lokal Enjeksiyon –Enjeksiyonlarla tedavi Birimi kurucusu - (Halen birim sorumlusu)
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon A.Dalı Profesörü 1996
Türkiye ve Varna’da Prof.Todoroff’tan manuel tıp eğitimi (2000-2002)

Üyesi Olduğu Mesleki Kuruluşlar :

Türkiye Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon yeterlik kurulu (Türk FTR Board) akredizasyon kurulu üyesi
Türkiye Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Derneği (eski başkanı),
Hareket Sistemi Hastalıkları Derneği eski Başkanı ve kurucu üyesi,
Türk Ağrı Derneği eski 2. başkanı ve kurucu üyesi,
Kranio-Maksillo-Fasial ve Çene Eklemi Rehabilitasyon Derneği - kurucu ve yönetim kurulu üyesi
Temel Tamamlayıcı ve Destekleyici Tıp Derneği başkanı (TETAD) ve kurucu üyesi

Prof.Dr. Cihan AKSOY İletişim Bilgileri :

PROF.DR. CİHAN AKSOYProf. Dr. Cihan Aksoy
İstanbul Tıp Fakültesi 0212 414 20 00 Dahili :31736
Florence Nightingale Hastanesi 0212 224 49 50
Muayenehane: Ornöram Fizik Tedavi Merkezi
Adres: 19 Mayıs Cad. No: 5 Şişli İSTANBUL
İrtibat no: 0212 296 41 82 – 83
cihan.aksoy@florence.com.tr

- Sağlıklı Eklem İçin Yapmamız Gerekenler
- Yanlış Masaj Zarar Verir
- Kas Ağrılarının Nedeni
- Ağrılarınızdan Kurtulmak İçin Egzersizler

| Yorumlar (145) | 06.03.2010 | Cihan AKSOY  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et