Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 08.2009
Arşiv - 08.2009

Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp hastalarını dikkatli olmaları konusunda uyaran Prof. Dr. Bingür Sönmez: Ramazan boyunca iki saatlik öğle uykusu, vücudun su ve elektrolit kaybını önlemek bakımından büyük önem taşıyor. Öğle uykusu uyuyanların, uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşüyor.
 
Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Ramazan ayının bu yıl uzun ve sıcak günlere denk gelmesi nedeniyle özellikle oruç tutacak kalp hastalarını dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Sağlıklı kişilerin oruç tutarken günde en az iki saat uyumalarını öneriyor.

* Uzun ve sıcak günler, Ramazan ayında oruç tutacak kişiler için ne anlam ifade ediyor? Oruç tutmak isteyen kişilere önerileriniz nedir?

Prof. Dr. Bingür SönmezAğustos sıcakları ile uzun günlerin birleşimi, oruç tutacak kişilerin bu yıl daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Çünkü vücudun sıvı ve tuz kaybı nedeniyle sağlıklı kişilerde bile tansiyon ve kalp ritminde bozukluk, baygınlık ve kan şekerinde düşme gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bunun için bu uzun günlerde; gündüz en az iki saat uyumak gerekiyor. Ramazan boyunca iki saatlik 'siesta', vücudun su ve elektrolit kaybını önlemek bakımından büyük önem taşıyor. Akdeniz ülkelerinin bir geleneği olan 'siesta' denilen öğle uykusu alışkanlığının olduğu ülkelerde, kalp hastalıklarının düşük olması dikkat çekiyor.

* Oruç tutanlar için gündüz uykusu şart mı?

Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, son derece dinlendiricidir ve vücuttaki bütün stresi alır. Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların, uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur, bu da kalp krizi riskini tetikler. Eğer hafta içi gündüz uykusu mümkün değilse hafta sonu iyi uyumaya özen gösterilmelidir.

TANSİYON DÜŞÜREBİLİR!
* Kalp hastaları oruç tutarken nelere dikkat etmelidir?

Geçmiş yıllardaki Ramazanlar'da durumu uygun olan kalp hastalarımıza oruç tutabileceklerini söylerken, bu yıl bunu büyük bir risk olarak görüyoruz. Çünkü ağustos sıcakları ile birleşen 15 saatlik açlık, kalp hastaları için bu, çok tehlikeli olabilir. Bu süre içinde hayati ilaçlarını uygun aralıkla alamayacakları gibi, hastaların elektrolit, su ve tuz kaybı da dikkate alınmalıdır. 15 saat boyunca yeterli su alınamaması tansiyon düşüklüğü ve fenalık hissi sonuçlanarak kalpte sorunlar oluşturabilir.

ACIKIRIM KORKUSUYLA TIKA BASA YEMEYİN!
* Ramazan'da nasıl yemek yenmesini öneriyorsunuz?

Ramazan'da öğünlerin sayısının azalması, metabolizmayı olumsuz etkiliyor. Bu nedenle özellikle kalp sağlığı açısından iftarda 'acıktım', sahurda 'acıkırım' korkusu ile tıka basa yemek, mide ve kalbe baskı yapıyor, kişi de zarar görüyor. Bu nedenle iftara önce bir kase çorba ile başlanmalı. Bir kase komposto veya sütlü tatlı yenmeli teravih namazına gidip, döndükten sonra tamamlayıcı hafif bir yemek tercih edilmelidir. Sahurda mümkün olduğu kadar tuzlu ve tatlı olmayan yemekler seçilmeli. Bu şekilde üç öğün yemek yenmiş olacak ve vücut olumsuz etkilenmeyecektir.

* Sahurda içilen çay ve kahveyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çay; idrar söktürücü olduğu için gün içindeki susuzluğunuzu artırabilir. İftarda bol bol çay içebilirsiniz ancak sahurda çok çay ve kahve içmek gün içerisinde susamanıza neden olur.

ŞEKER HASTALARI TATLIYI İKİ SAAT SONRA YEMELİ!
Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç, şeker ve tansiyon hastalarının oruç tutarken dikkat etmeleri gerektiğini anlattı:
1 Şeker hastalarının kan şekerlerini kontrol altında tutmaları için az ve sık yemeleri gerekir. Oruç sırasında bunu yapamadıkları için oruçlarını açarken yarım saat ara ile yemek yemeleri gerekmektedir.
2 Yine şeker hastalarının kan şekerlerini dengelemeleri için karbonhidratlı yiyeceklerin yanında mutlaka proteinli bir yiyeceği de tüketmeleri gerekir.
3 Eğer bir şeker hastası tatlı yemek istiyorsa; tatlıyı orucu açtıktan iki saat sonra yemeli ve yanında mutlaka bir bardak süt içmelidir.
4 Şeker ve tansiyon hastaları ilaçlarını saatinde ve düzenli almalıdır.
5 Hem şeker hastaları hem de tansiyon hastaları iftardan sonra 1.5 lt su, sahurda ise bir litre su içmelidir.
6 Tansiyon hastalarının özellikle dikkat etmesi gereken konu, birdenbire bütün yemekleri yemekten kaçınmalarıdır. Yavaş yavaş ve dinlenerek yemelidirler.
7 Pilav veya makarna iftarda yoğurtla birlikte yenilmeli ve sıklığı haftada iki defa olmalıdır.

ACIKIRIM KORKUSUYLA TIKA BASA YEMEYİN!
* Ramazan'da nasıl yemek yenmesini öneriyorsunuz?

Ramazan'da öğünlerin sayısının azalması, metabolizmayı olumsuz etkiliyor. Bu nedenle özellikle kalp sağlığı açısından iftarda 'acıktım', sahurda 'acıkırım' korkusu ile tıka basa yemek, mide ve kalbe baskı yapıyor, kişi de zarar görüyor. Bu nedenle iftara önce bir kase çorba ile başlanmalı. Bir kase komposto veya sütlü tatlı yenmeli teravih namazına gidip, döndükten sonra tamamlayıcı hafif bir yemek tercih edilmelidir. Sahurda mümkün olduğu kadar tuzlu ve tatlı olmayan yemekler seçilmeli. Bu şekilde üç öğün yemek yenmiş olacak ve vücut olumsuz etkilenmeyecektir.

* Sahurda içilen çay ve kahveyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çay; idrar söktürücü olduğu için gün içindeki susuzluğunuzu artırabilir. İftarda bol bol çay içebilirsiniz ancak sahurda çok çay ve kahve içmek gün içerisinde susamanıza neden olur.

AĞIR İŞÇİLER SAHURDA BOL BOL SIVI TÜKETMELİ!
Memorial Etiler Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü'nden Uzman Dr. Murat Görgülü, sıcak havalarda oruç tutarken sağlıklı kalmak için şu önerilerde bulundu:
-Yaz aylarında oruç tutarken bazı hasta gruplarının da özel olarak dikkat etmesi gereken durumlar vardır. Yüksek tansiyon ve kronik rahatsızlığı olan hastalar; kalp ve böbrek sorunuyla uğraşanlar sıcak havalarda mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutmalı; beslenme düzenlerinde büyük değişiklik yapmamalı ve ilaçlarını aksatmamalıdırlar. Sıcak hava ve sıvı kaybı nedeniyle bu tip hastaların genel durumlarında ve metabolik değerlerinde bozulma olabilir. Yine çok yaşlı kişilerin de sıvı kaybı ve sıcağa daha duyarlı oldukları unutulmamalıdır. Bu tip kişilerin oruç tutmaya başlamadan önce doktor kontrolünden geçmeleri önemli bir husustur.

-Yaz aylarında özellikle açık havada çalışan ağır işçilerin mutlaka sahura kalkarak sıvı almaları, dengeli beslenmeleri gerekmektedir. Güneşin dik olduğu öğle vakitlerinde ve her 1-2 saatte bir mola verilip dinlenilmesi, serin bir bölgede bulunulması çok önemlidir. 

Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ
- Bingür Sönmez Mısır Şurubu için Uyardı
-
Hangi Mesleklerde Hangi Hastalıklar Görülüyor
- Asıl Düşman Karbonhidratlar
- Herşey Kalbiniz İçin
- İktidarsızlık ve Yumurta
- Kalp Yetmezliği Nedir Video  
-
Kalp Yetmezliğinin Belirtileri ve Önlemler
- Kalp Hastalıklarından Korunmak için
- Damar Sertliğine Karşı Önerileri
- Kalp Hastaları Nasıl Oruç Tutmalı?
İrtibat :(0212) 314 6666 - 220 8910 (Dahili:2230-2231)


  • KALP YETMEZLİĞİ NEDİR? Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ 10-04-2010
  • KALP KRİZİ TEDAVİSİ 22-06-2008
  • KALP KRİZİ VE MİDE YANMASI Prof.Dr. Mehmet ÖZ 14-04-2010
  • KALP KRİZİ NEDİR 24-11-2008
  • KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMAK Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ 24-11-2008
  • KALP KRİZİ VİDEOSU 24-11-2008
  • KALP SAĞLIĞI İÇİN 5 ÖNERİ Prof.Dr. Mehmet ÖZ 28-05-2009
  • KALP BÜYÜMESİNE KARŞI DOMATES KÜRÜ Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu 25-05-2009
  • KALP YETMEZLİĞİNİN BELİRTİLERİ VE ÖNLEMLER Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ 10-04-2010
  • KALP HASTALARI NASIL ORUÇ TUTMALI Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ 26-08-2009
  • AÇIK KALP AMELİYATI VE ÖKSÜRÜK 19-04-2010
  • SEBZE ÇORBASI KALP DOSTUDUR Dr. James DUKE 14-02-2010
  • SOYA VE KALP SAĞLIĞI Dr. Ender Saraç 26-01-2010
  • KALP SAĞLIĞI İÇİN ÖNERİLER 06-02-2010
  • GRİP KALP KRİZİNE YOL AÇAR MI? Prof.Dr. A.Rasim Küçükusta 14-03-2011
  • KIRIK KALP (TAKOTSUBO) SENDROMU 24-03-2011
  • KALP DUVARINDAKİ BALONLAŞMADAN KURTULDU 22-08-2011
  • KSANTELAZMA KALP KRİZİ HABERCİSİ 17-09-2011
  • CİNSEL SORUNLAR KALP HASTALIĞI HABERCİSİ Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ 25-10-2011
  • HASARLI KALP DOKUSUNA KÖK HÜCRE 17-11-2011
  • KALP KRİZİ SOĞUK HAVALARI SEVER 01-01-2012
  • | Yorumlar (1) | 26.08.2009 | Bingür SÖNMEZ  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

    EBRU ŞALLI'dan Metobolizmayı Hızlandırıcı Çay

    Metabolizmayı hızlandıran içecek için gerekli Malzemeler :

    1 yemek kaşığı elma sirkesi
    1 kahve kaşığı bal
    1 su bardağı sıcak su
    2 adet karanfil

    Hazırlanışı :

    Karanfil konan bardak sıcak su ile doldurulur. Diğer taraftan elma sirkesi ve bal karıştırılır. Ardından karanfilli sıcak suya eklenir ve karıştırılır.
    Su ılıdıktan sonra sabah aç karnına içilir. (Kahvaltıdan en az 20 dk. önce tüketilmelidir.)



    * Yorgun Ayakların İçin Defne Maskesi
    * Hamilelikte Çatlak Giderici Video
    * Ebru ŞALLI Foto Galeri
    * Cilt Nemlendiren Pratik Maske Video
    * Metabolizma Hızlandıran Bitkisel Çay Video
    * Bademli Leke Maskesi Video
    * Ebrunun Güzellik Sırları Video
    * Yağlı Ciltler İçin Elma Maskesi Video
    * Saç Bakım Kürü Video 


    Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, Türk toplumunun yüzde 70’nin inek sütünden yapılan peynire karşı alerjisinin olduğunu savunarak, az yağlı keçi peynirinin tüketilmesini önerdi.

    Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, Bağcılar Belediyesi Ramazan Çadırında verdiği "Ramazan’da Sağlıklı Yaşam" konulu konferansında Sahurda beyaz ekmek yerine siyah ekmek tüketilmesi önerisinde bulunarak, "Sahurda özellikle peynir tüketilmeli. Ancak Türk toplumunun yüzde 70’inde inek peynirine karşı alerji var. Onun için inek peyniri yerine keçi peyniri tüketilmeli. Çünkü süt ürünleri kemik erimesine karşı iyidir" değerlendirmesinde bulundu.
    Ajda Pekkan başta olmak üzere pek çok ünlü ismin diyet uzmanı olduğu belirtilen Saraç, orucla sadece bedenin değil, ruhun da terbiye edilmesi gerektiğini söyledi.

    -"RAMAZAN AYI BİR ZAYIFLAMA MEVSİMİ DEĞİL"-

    "Ramazan bir diyet, bir zayıflama mevsimi değildir" diyen Saraç, "Türk toplumu küçük Amerika gibi oldu. Şiştikçe şişiyoruz. Göbekler artıyor? Şimdi günler uzadı. Mutlaka sahura kalkılmalı. Sahura kalkılmadığı zaman kan şekeri düşer" dedi.

    -"TATLIYI HEMEN YEMEYİN"-

    İftar yemeğinin ardından hemen tatlının tüketilmemesi gerektiğini anlatan Saraç, tatlının yemekten bir buçuk saat sonra tüketilmesi gerektiğini söyledi.Saraç, kızartma türü tatlılardan özellikle kaçınılması gerektiğini söyledi.Kızartma türü tatlıların hiç bir faydasının olmadığını anlatan Saraç, az yağlı sütlü tatlıların tüketilmesi gerektiğini vurguladı.


    Ender SARAÇUz.Dr. Ender SARAÇ
    Adres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL Tel: 212 283 10 80
    Email: info@endersarac.com

    Son Yazıları :
    - Zayıflatan Acı Biber Çayı
    - Diyete Başlama Teknikleri
    - Yazın Saçlar Özel Bakım İster
    - Misutgaru Gerçekten Zayıflatıyor mu?
    -
    Sağlıklı Kilo Aldıran Diyet
    - Diyet Yaparken Kabızlığa Son
    - Metabolizbayı Hızlandıran Baharatlar
    - Su İçmeden Diyet Yapılmaz
    - Depresyon için Beslenme Önerileri
    - Kilolardan Kurtulmak İçin Detoks
    - Reflü için Pratik Tarifler
    - Oruç Tutarken Baş Ağrısına Karşı
    - Kansızlığa Kınalı Çözüm
    - Ender SARAÇ'la Ramazan
    - Cinsel Gücü Arttıran Altın Öneriler
    - Ender Saraç'tan Zayıflatan Kurallar
    - Kilonuzu Korumak İçin
    - Ayurveda'ya yapılması gerekenler
    - Sağlıklı Kilo Vermek
    - İştah Kontrolü
    - Yaza Sağlıklı Zayıflayarak Girin
    - Sıçrayarak Zayıflama
    - Ender SARAÇ Doktorum Proğramında
    - Kilo Verdiren 12 Altın Tavsiye
    - Evinizi Diyete Hazırlayın.
    - Metabolizmanız Kışa Hazır mı?
    - Tansiyon Düşüren Formüller
    - A Gribine Karşı Mikropsavar Gıdalar
    - Yorgunluk Gideren Doğal Besinler
    - Keçi Peynirini Deneyin
    - Ender SARAÇ'tan Zayıflama Önerileri
    - Egzersiz Nasıl Olmalı
    - Formula 7

    Tüm Yazıları İçin

    Her kadının başına gelir demeyin

    Ağrılı âdet görme, âdet düzensizliği ve aşırı kanama kadınların yabancısı olmadığı - çoğu genellikle ağır olmayan, geçici - sağlık sorunları. Ancak bazı durumlarda vücuttaki önemli sorunların işareti de olabilirler.

    Jinekolojik Sorunlarımız

    Bu bakımdan, âdet döngüsünün bir kadının genel sağlık durumu için iyi bir gösterge olduğu söylenebilir. Jinekolog Prof. Dr. Ergin Bengisu sınıf arkadaşım, aynı binada olduğumuzdan haftanın en az 3-4 günü birbirimizi görüp, sohbet edebiliyoruz. Ergin Hoca’ya “Neler dersin bu konuda Hocam, âdet kanaması hanımları tabii çok yakından ilgilendiren bir durum, anlatır mısın bize?” dedim. İşte Prof. Dr. Ergin Bengisu’nun bu konuda anlattıkları:
    İnsan bünyesi çok ilginçtir, inanılmaz koruma mekanizmaları vardır. Vücut adeta zor zamanların, hamile kalmak için elverişli olmadığını anlar. Örneğin, savaş zamanı gibi aşırı stresli durumlarda, pek çok kadın âdet görmez. Ya da belirli yeme bozuklukları olan kadınlar, âdetten kesilebilir.

    Âdet döngüsünün düzenli olması, farklı kadınlar için, farklı anlamlara gelir. Örneğin kadının yaşına göre, normal tanımı farklıdır. Öyle ki, ilk âdetlerini gören gençlerde seks hormonları kararlı duruma gelene kadar ilk birkaç yılda, âdet döngülerinin düzensiz olması beklenebilir.

    Menopoz öncesinde âdet döngüsü düzensizleşebilir, çünkü yumurtalık hormonlarının düzeylerinde dalgalanma başlamıştır. Bu da menopoza girecek kadınların düzensiz âdet görmesine yol açar.

    Ergenlik ve menopoz öncesi arasında kalan yaşam süresinde ise bir kadının aylık döngüler halinde düzenli âdet görmesi beklenir, ama bu dönemde de hamilelik, çeşitli hastalıklar, ilaçlar, stres ve kistler gibi başka ve çeşitli sorunlar bu döngünün düzenini değiştirebilir. 

    İki âdet kanamasının arasının 22 ila 35 gün arasında olması normal kabul edilir. Âdet döngüsünün ilk günü, vajinal kanamanın ilk günü olarak kabul edilir.

    Aylık döngüleri arasında (artı/eksi beş güne kadar) değişkenlik olması mümkündür, ama bu değişikliğin çok belirgin ve hızlı olması bir sorun olduğunu gösterebilir. Örneğin normalde âdet döngüsü 35 gün olan bir kadının birdenbire 22 günde bir âdet görmeye başlaması, bir uyarı sinyali olabilir.

    Doğrusu, böyle bir durumda doktorunuza danışmaktır, bu durumun sebebini araştırarak ve gelip geçici bir durum mu, yoksa altında başka sebepler mi var, ona karar verilmesidir.

    Mutlaka doktora gidin
    Bu tip değişimlerde hanımlar çoğunlukla doktora gitmezler, ya “yaşlanıyorum canım, normaldir” derler ya da yakın dostlarına danışıp, onların benzer durumlarını hemen kendilerine adepte eder; kendi akıllarına yatan ve genellikle “aman canım önemsizmiş” dedikleri bir sebep bulurlar. Tabii bu hakikaten bazen ciddi sonuçlar doğurabilecek bir yanlıştır, normalin ve alışılagelmişin dışına çıkan, dikkat çekici her durumu vakit kaybetmeden doktorunuzla paylaşmak işin doğrusudur.

    Âdet günlüğü tutmak çok yararlı
    Âdet kanaması genellikle iki ila sekiz gün sürer, bunun dışındaki süreler, doktora gitmek için bir sinyal olmalıdır. Âdetlerle ilgili çeşitli belirtileri olan kadınların bir “âdet günlüğü” tutmaları, belirtileri izlemek ve doktorlarına daha ayrıntılı bilgi verebilmek için çok faydalıdır.
    Bu günlüğe aşağıdakiler  not edilebilir:

    * Âdet ayın kaçında başladı?
    * Bir âdetin ilk gününden sonrakinin ilk gününe kadar olan süre kaç gün?
    * Âdet kanaması kaç gün sürüyor?
    * Kanamanın azlığı/çokluğu? Âdetteki en şiddetli günler hangileri?
    * Âdet kanaması haricinde leke tarzında kanama (spotting) var mı? Varsa ne zaman? Seksten sonra mı?
    * Ağrı var mı? Ağrının tarifi, nerede ve ne zaman?
    * Diğer semptomlar ne? Baş ağrısı, sırt ağrısı, mide-bağırsak sorunları, halsizlik, bayılma nöbetleri var mı?
    * Olağan dışı bir akıntı var mı?
    * Kullandığınız ilaçlar hangileri?
    Doktorunuza danışırken tıbbi özgeçmişiniz ve ailenizin tıbbi geçmişi ipuçları verebilir. Ayrıca günlük yaşantınızı da gözden geçirin. Duygusal sıkıntı, diyet veya egzersiz de âdet döngüsünü etkileyebilir, bunları da doktorunuza bildirin.

    Hamilelik yoksa, düzensizlik nedenleri şunlar olabilir:
    Âdet döngüsü normal olan bir kadın, âdet görmediğinde, şartlar müsaitse, öncelikle gebelik düşünülmelidir. Diğer sebepler ise:
    * Emzirme
    * Menopoz
    * Doğum kontrol hapları ve bazı ilaçlar
    * Kötü ve yanlış beslenme
    * Stres
    * Depresyon
    * Aşırı kilo kaybı
    * Aşırı egzersiz
    * Bazı kronik hastalıklar
    * Ani kilo alma veya obezite
    * Tiroid hastalıkları ve polikistik over sendromu dahil bazı hormonal problemler gibi çok çeşitli sebepler, âdet kesilmesine neden olabilir. Zamansız âdet kesilmesinde, en doğru yol doktorunuza danışmaktır.

    Dünyada ilk olarak Meksika'da nisan ayında patlak veren, sınırları aşan salgına dönüşen ve aşı üretim çalışmaları yapılan H1N1 virüsünün yol açtığı domuz gribi, şimdi de bir video oyununa konu oldu.

    Hastalığa karşı insanları bilinçlendirme hedefinde olduklarını açıklayan Hollandalı bilim adamları, oyuncuların sınırları aşan yeni bir salgını kontrol altına almaya çalışacağı bir video oyunu tasarladı.

    Erasmus Tıp Merkezi virüs bilimi bölümü başkanı Albert Osterhaus, meslektaşlarıyla tasarladıkları "Ağır Grip" adlı oyunda "tamamen şu an gerçek dünyada olanların bulunduğunu" söyledi.

    Sadece internette "www.thegreatflu.com" sitesinde oynanabilen oyunun ücretsiz olduğu belirtildi.

    "Dünyada Salgının Kontrolü" yazısıyla, 1918 İspanyol gribi döneminden hastaların ve mezarlıkların görüntüleriyle başlayan oyunda, oyuncular seçtikleri bir grip türünün dünyadaki yayılışını takip ediyor ve salgınla mücadele için izleme sistemleri kurmak, anti viral ilaçlar ve aşılar depolamak, okulları, havaalanlarını kapatmak gibi tedbirleri uyguluyor. Sınırlı bütçeleri olan oyuncuların, alacakları tedbirler için paraya ihtiyacı bulunuyor.

    Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, dünya çapında 1462'si ölümle sonuçlanan 178 bin domuz gribi vakası tespit edildi.

    Domuz Gribi Oyununu Oynamak İçin TIKLA

    Antidepresan kullanımı bağımlılık yapar mı? 
     
    Prof. Dr. Arif Verimli soruları yanıtladı

    Antidepresan kullanımının yüzde 80 artması tehlike çanlarının çalmasına sebep oldu. Bu ilaçların bilinçsiz kullanımının çok tehlikeli olması ve bağımlılık yaratma ihtimali nedeniyle halk uyarılıyor.

    NTV'de ekrana gelen Gülay Afşar'ın sunduğu 'Haber Merkezi Hafta Sonu' programına konuk olan Prof. Dr. Arif Verimli, antidepresan ilaçların 59 yıllık ömrü olduğunu belirtti. İnsanlar arasında bir takım yanlış inançların yaygın olduğunu ifade eden Verimli, "İnsanların mutluluk hapı arayışı içinde olduğunu, zaman zaman mutluluk hormonu diye isimlendirilen bir takım kavramlara inandıklarını, bunda da bir miktar medyanın kötü etkisinin olduğunu da üzülerek ifade etmeliyim" dedi.

    Kendilerindeki tedavide kullanılan kimyasal maddelerde 'mutluluk hapı, mutluluk hormonu' gibi kavramların hiç olmadığını dile getiren Psikiyatrist Arif Verimli, bu ilaçların tüm alanlarda kötüye kullanımı, amaç dışı kullanımının sorun teşkil edeceğini belirtti.

    Bu tür ilaçların satıldığı eczanelerde reçetesiz ve doktor onayı olmadan verilmemesi gerektiğini anlatan Verimli, antideprasanların kesinlikle bağımlılık yapmadığının altını çizdi.

    Mutluluk hormonu konusuna da değinen Arif Verimli, "Mutluluk hormonu diye bir hormon yoktur. Bunu düzenleyen ilaçlar yoktur. Kimse kendi kendine gidip de ilaç almasın. Yanlışı yanlış yaparlar" diye konuştu.

    KUDRET NARININ FAYDALARI

    KUDRET NARI KULLANIMI VE FAYDALARI(Kudret Narı, Momordica charantina, Balsamgurken)

    Araştırmalara göre; Kudret Narı, parçalı yapraklı, tırmanıcı, otsu bir yıllık bir bitkidir. Meyvesi olgunlaşınca, birbirinden ayrılır.

    Sarı çiçekler açar, turuncu-sarı renkli meyveler verir. Anavatanı Hindistan'dır. Kudret Narı'nın gastrit ve ülser karşıtı etkisi, kudret narı meyvesinin bağışıklık sistemini güçlendiren özelliklerinden destek alıyor olabilir. Yüksek oranda E vitamini ve kaliteli protein içererek bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.

    Kudret Narı için Önerilen Hastalıklar :
    KUDRET NARI KULLANIMI VE FAYDALARI

    New York Üniversitesinde yapılan bir araştırmada kudret narında HIV virüsünün çoğalmasını engelleyen bir protein keşfedildiği bildirilmektedir.

    Aynı zamanda kudret narının, antibiyotik etkisinin olduğu, lutein ve lycopene içeriği tümör büyümesini engelleyici özellikte olduğu da bildirilmektedir.

    Mide ülserini tedavi eder. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Yaraların çabuk iyileşmesinde ve çabuk kapanmasında etkilidir. Asya'da mide problemleri ve kan şekerinin kontrolü için yaygın olarak kullanılır.

    Karaciğeri destekler, egzama ve sedefe faydalıdır. Bağırsak tembelliğini giderir, hücreleri yeniler, rahim yaralarını giderir,

    Kudret Narının Kullanım Şekli ve Kullanım Dozu :

    Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve ezilir, bir miktar balla karıştırılıp sabahları aç karnına yenilir. Bu şekilde en az 41 gün kullanılır. Taze meyve bulunmayan mevsimde ise halis zeytinyağı içinde bekletilen kudret narı aynı şekilde kullanılabilir. Kudret Narı

    Yanık ve cilt yaraları için lapa haline getirilerek cilde uygulanır.
    Çekirdeklerinin kullanımında ise yıkanarak temizlenen çekirdekler ikiye ayrılır ve saf zeytinyağı içinde bekletilirek elde edilen karışım kullanılabilir. Meyvesinin kabukları kurutularak toz haline getirilerek de kullanılabilir.

    Bilinen hiç bir yan etkisi yoktur.

    Kudret Narı Tohumu
    Az miktarda kudret narı tohumu kalmıştır. Ücretsiz gönderilmeye devam ediliyor.(İletişim Linkinden İstek Yapabilirsiniz) 
    Ücretsiz Gönderimini Yaptığımız Kudret Narı Tohumu Kalmamıştır. Ücreti karşılığında temin etmek isteyenler yazı sonunda yeralan banner'a tıklayarak ilgili firmadan temin edebilirler. Ücretsiz dağıtım olduğunda terkar buradan duyurulacaktır...



    Kudret narı bilinçsiz kullanıldığında karaciğere zarar verebiliyor.
    Kudret narı kanser, şeker hastalığı ve kan yağlarının yüksekliğinin tedavisinde kullanılabilen bir bitkisel destek! Dikkatli kullanılmadığında karaciğere zarar verebiliyor.

    Ayrıca kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarının, özellikle insülin kullanan hastaların dikkatli kullanmasında fayda var.

    Düşük ve kanama ihtimalini artırdığı için bu desteği hamilelerin kullanması uygun değil. (‘Hangi Kansere Hangi Bitki' - Doç.Dr. Canfeza Sezgin

    ↓ Advertisement & Reklam↓

    İndirimli Kudret Narı  

    Sipariş İçin Resme Tıklayın!
     
     
    | Yorumlar (731) | 22.08.2009 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
    Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


    Diyet
    Güzellik
    - Doç.Dr.Alev Eken
    -
    Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
    -
    Dr.Ceyda Şener
    -
    Dr. Horward Murad
    -
    Ebru Şallı
    -
    Meryem DEDE
    -
    Suna Dumankaya
    -
    Şule Karabağ
    Jinekoloji
    - Prof.Dr.Derin Kösebay
    -
    Dr. Süleyman Eserdağ
    -
    Dr. Aytuğ Kolankaya
    -
    Op.Dr. Alper Mumcu
     
    © Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

    Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
    Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et