Ana Sayfa

REKLAM


REKLAM
Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Yıllık Arşiv
 
Reklam


Lida | Lida | Lida
lida  Fx15  lida
Diyet
lida
www.xprodoksit.com Facebook'ta
Son Fotoğraflar
FULDEN URAS VE ESTETİK


Domuz Gribine Karşı Bağışıklık Sistemi
Özel Arama

Ana Sayfa > Arşiv > 07.2009
Arşiv > 07.2009

MAYDANOZ VE LİMON SUYU KÜRÜ İLE GELEN GENÇLİK

Gençlik İksiriHazırlanışı: 15-16 tane maydonoza 2 yemek kaşığı taze limon suyu ve yarım bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir.

Kullanımı:
Sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce içilir. 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir.

İkinci günden itibaren sabahları kalktığınızda daha dinç ve daha zinde kalkacaksınız. Yorgunluğu daha az hissedeceksiniz.

Bu karışımın özelliği gençleştirici bir etkisinin olmasıdır. Vücuttan toksin attırır ve karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir çözümdür.




Amerikan Diyetetik Derneği’nin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, Akdeniz ülkesi bitkisi olan maydanozun bir provitamin A kaynağı olduğunu söyledi.

Dönmez, maydanozun bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sistemi, adrenal ve  tiroid bezlerinin fonksiyonları üzerinde etkili olduğunu belirtti.
C vitamini deposu
Dönmez, şu  bilgileri verdi: “Maydanozun yapraklarında uçucu yağlar, protein, klorofil ve glikozit,  köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit vardır. Yaprakları A, C ve K  vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamı  günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar” dedi.  Dönmez, maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarının kandaki alyuvar sayısını  arttırarak böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım  ettiğini bildirdi.

** Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU

| Yorumlar (3) | 31.07.2009 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Dr. Elif GÜVELOĞLU Beşi Bir Yerde Çayının Faydaları ve Kullanımı hakkında bilgiler verdi.

5'i 1 Yerde Çayında Bulunan Bitkiler
Funda Yaprağı
Mate Yaprağı
Biberiye
Yeşilçay
Kekik



Dr. ELİF GÜVELOĞLU Elif Güveloglu

| Yorumlar (2) | 30.07.2009 | Elif Güveloglu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tiraje Tuncer, yumuşak doku romatizmasının (fibromiyalji) kas-iskelet ağrısı, sabah tutukluğu, yorgunluk gibi belirtileri bulunduğunu ve daha çok kadınlarda görüldüğünü bildirdi.
YUMUŞAK DOKU ROMATİZMASI

Prof. Dr. Tuncer yaptığı açıklamada, toplumda az bilinen yumuşak doku romatizmasının hava durumu, stres, fiziksel aktivite gibi çeşitli durumlardan etkinlendiğini ve değişkenlik gösterdiğini belirterek, "Daha çok kadınlarda görülüyor. Kas-iskelet ağrısı, sabah tutukluğu, yorgunluk gibi belirtiler veriyor" dedi.

Yaygın ağrının yanı sıra çok sıklıkla uyku bozukluğu, bağırsak sorunları, baş ağrısı, ağrılı adet dönemi gibi belirtiler de veren hastalığın nedeninin henüz bilinmediğini kaydeden Tuncer, genetik ve çevresel faktörler ile fiziksel ve ruhsal travmalarla ortaya çıkabildiğine işaret etti.

Bu faktörlerin vücutta nöro-hormonal mekanizmaları etkileyerek yumuşak doku romatizmasının başlamasına neden olduğunu söyleyen Tuncer, hastalığın tek başına olabildiği gibi diğer bazı romatizmal hastalıklarla birlikte de görülebildiğini kaydetti.

Yumuşak doku romatizmasının daha çok orta yaşlardaki kadınlarda ortaya çıktığını ifade eden Tuncer, "Toplumda görülme sıklığı yüzde 2 civarındadır. Tanı için detaylı sorgulama gerekir. Muayenede özellikle belirli anatomik bölgelerde ağrılı hassas noktaların tespit edilmesi önemlidir. Bu hastalıkla ilgili önemli bir diğer nokta da laboratuvar testlerinin ve görüntüleme tetkiklerin normal olmasıdır" diye konuştu.

Fibromiyalji fiziksel bir sakatlığa neden olmaz

Yumuşak doku romatizmasının fiziksel bir sakatlığa neden olmayacağını hatırlatan Tuncer ancak kronik ağrı ve özellikle tanı konulmamış hastalar nedeniyle yaşanan belirsizlik korkusunun anksiyete (iç sıkıntısı) ve depresyona neden olarak bireyin iş gücünü ve yaşam kalitesini olumsuz etkilediği belirtti.

Yine tanı konulmamış bu kişilerin tetkiklerinin normal olması nedeniyle çevreleri tarafından "hastalık hastası" olarak yorumlandığını söyleyen Tuncer, bu durumun hastaların ruh sağlını olumsuz etkileyen bir diğer faktör olduğunu kaydetti.

Yumuşak doku romatizması tanısının genellikle geç konulduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Tiraje Tuncer, tanı aşamasında yaygın ağrı ve halsizliğe yol açan diğer durumların araştırılması ve ekarte edilmesi gerektiğini ancak bir kez tanı konulduktan sonra hastalıklarıyla ilgili bilgilendirilmelerin hastalarda büyük rahatlama sağlayacağını ifade etti.

Tuncer, hastalığın tedavisinde ağrı kesiciler, anti depresanlar gibi çeşitli ilaçların yanı sıra fizik tedavi yöntemlerinin kullanıldığını, özellikle egzersiz tedavisinin önemli yer tuttuğunu ve genellikle iyi sonuç alındığını sözlerine ekledi.

Kilo sorunlarına önerilen “paket diyet” lerin sayısı 1500’ü geçiyor ve hepsinin son cümlesinde aynı talimat yazıyor:

Daha az yiyin. Yani marifet diyette değil, az yemekte. Çözüm ne yediğinizde değil, ne kadar yediğinizde. Hatta aynı zamanda ne kadar hareket ettiğinizde.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU : Öyleyse bu bulunmaz Hint kumaşı diyet gurularının önerilerini bir kenara bırakıp kendi programınızı kendiniz de yapabilirsiniz. Çünkü hiçbir diyet programı yiyeceklerinizi azaltıp aktivitenizi artırmadan kalıcı ve etkili bir sonuç sağlayamıyor. Özetle, keramet diyetlerde değil, sizdedir.

Sırası gelmişken sorunun yalnız kilo vermekle değil, düzenli bir kilo kaybıyla çözülebileceğini ve ulaştığınız sağlıklı kiloyu en az üç yıl korumanız gerektiğini de unutmamalısınız.
Çünkü
1- Hızla giden kilolar hızla geri geliyor,
2- Kiloyu korumanın kilo vermekten daha önemli olduğu anlaşılıyor.

Sizlerden gelen umumi arzu üzerine (!) biraz sıkılacağınızı bile bile çoğunu onlarca kez tekrarladığımız bazı önerileri yeniden düzenledik.

NE YAPACAKSINIZ?

1- Düzenli yemek yiyin. Öğün atlamayın. Günlük beslenmenizi 10 birim kabul ederseniz kahvaltı kalorinizi 3, öğle ve akşam yemeği kalorinizi 2’şer birim olarak planlayın. 2-3 saatten fazla aç kalmayın. Kuşluk, ikindi ve yatsıda 1’er birim ara öğün alın: 1200 kalorilik bir zayıflama diyetinde sabah kahvaltısını 300, öğle ve akşam yemeklerini 200’er kalorilik olarak planlayabilir, ara öğünlerde 100 kalorilik besinler tüketebilirsiniz.
2- Günlük toplam kalori alımınızı asla 800 kalorinin altında tutmayın. 1000-1200 kalorinin altındaki zayıflama diyetlerini bir tıbbi danışma ve doktor kontrolü almadan uygulamayın.
3- Diyet süresince her gün kilonuzu izleyin. Küçük kilo artışlarında diyet ve eksersiz programınızı tekrar gözden geçirin. 250 gram üzerindeki kilo artışlarına asla müsaade etmeyin. 250-500 gramı geçen kilo alma durumlarını “sarı”, 1-2 kiloyu geçen kilo alımlarını ise “kırmızı” alarm durumu olarak kabul edin.
4- Hergün düzenli egzersiz yapın. Aerobik egzersizleri tercih edin. Egzersiz süresini 35 dakikanın üzerinde tutun. Günde ortalama 45 dakikalık düzenli yürüyüş veya yüzme gibi aerobik egzersizler daha iyidir.
5- Sizi daha çok yemeye yönelten ortamlardan uzak kalmaya özen gösterin. Dışarıda daha az dışarıda yemek yiyin. Sosyal toplantılarda alkol yerine soda-limon için. Yemek davetlerine veya restoranlara gitmeden evvel evinizde bir şeyler yiyin. Eviniz dışında da hafif, az kalorili besinlere yönelin.
6- En iyi yemek zamanı tokluk zamanıdır. Asla uzun süre aç kalmayın. Uzun açlıklardan sonra sofraya oturmak yerine sık aralarla düşük kalorili sebzeler tüketin.
7- Kiloyu kontrol etmenin en emin yolu her gün tartılmaktır. En iyisi sabahları, aç karnına, tuvaletten çıktıktan sonra ve çırılçıplak tartılmaktır. Her gün tartılmak küçük kilo artışlarına hemen müdahale etme şansınız olur.
8- Diyet yaparken veya ideal kilonuzu korurken tükettiğiniz günlük kalorinin genel olarak yüzde 35’inin karbonhidratlardan, yüzde 50’sinin proteinden yüzde 15’inin yağdan gelmesine özen gösterin.
9- Diyet yaparken unlu mamullerden, tatlılardan, şekerden ve alkolden uzak durun. Aşırı meyve tüketiminden kaçının. Fazla tuz tüketmeyin. Özellikle kalori değeri yüksek meyvelere dikkat edin. (İncir, üzüm, kiraz, kayısı...) Bol bol su içmeyi unutmayın!
10- İştah kesici ya da sindirim sisteminde yağ bağlayıcı ilaçları doktor kontrolü olmadan kullanmayın. Bitkisel zayıflatıcıların sadece mali durumunuzu zayıflattığını unutmayın. Hiçbir bitkisel zayıflatıcının yararı bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Bitkisel/ doğal olduğu iddia edilen birçok ürünün içeriğini ısrarla sorgulayın. İçeriğinde EFEDRİN, AMFETAMİN, KAFEİN, TİROİD HORMONU ÖZLERİ bulunan ve yasal olmayan kombine bitkisel /doğal ürünleri kullanmayın. Adı ve kimyasal yapısı ihtiva ettiği etken maddelerin belli olmayan, numaralandırılmış (G-3167, G-4640) ürünlerin çoğunda kullanımına izin verilen yasal miktarların üstünde EFEDRİN veya EPHEDRA bitkisi ekstreleri bulunmaktadır.

Bunları yapmayın

1. Bazı spor-fitness merkezlerinde egzersiz uzmanları daha güçlü egzersiz yapabilmeniz için çok önemli yan etkileri olabilen bir ilacı (ventolin) öneriyorlar. Bu ilaç sadece reçeteyle satılan ve yalnızca iç hastalıkları ya da göğüs hastalıkları uzmanları tarafından tavsiye edildiği takdirde kullanılması gereken, önemli yan etkilere sahip olabilen bir ilaçtır. Hiçbir zaman egzersiz kapasitesini artırmaz, egzersize ek bir nefes açılması sağlamaz.
2. Egzersizden hemen önce yüksek doz karnitin almak da son zamanlarda çok önerilen bir usul haline geliyor. Egzersizden önce karnitin almak faydalı ama bunun kas yapmak gibi bir avantajı olduğunu düşünmeyin. Ayrıca karnitin pek ucuz bir destek de değil. Paranız boşa gidebilir.
3. Yorgunluk tedavisinde antidepresanların çok özel bazı durumlar dışında hiç ama hiç yeri yoktur. Antidepresanlar tersine yorgunluğu artırabilirler bile. Eğer yorgunluk sorununuzun altında depresyon problemi yatıyorsa -ki yatabilir- bu sorunun çözümünün de ruh hekimleri tarafından bulunması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
4. Glukozamin ve kondroidin içeren desteklerin de egzersiz yapanlar tarafından rutin olarak kullanılmaları gerekmiyor. Bu desteklerin bulantı, ishal, mide ağrısı, hatta kan şekerini yükseltme gibi önemli yan etkileri var. Ayrıca sağlam eklem kıkırdağını travmalardan koruduklarını veya güçlendirdiklerini gösteren herhangi bir çalışma da yok. Beni dinleyin, paranız cebinizde kalsın, sağlığınız durup dururken bozulmasın.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU


Kilo sorunlarına önerilen “paket diyet” lerin sayısı 1500’ü geçiyor ve hepsinin son cümlesinde aynı talimat yazıyor:

Daha az yiyin. Yani marifet diyette değil, az yemekte. Çözüm ne yediğinizde değil, ne kadar yediğinizde. Hatta aynı zamanda ne kadar hareket ettiğinizde.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU : Öyleyse bu bulunmaz Hint kumaşı diyet gurularının önerilerini bir kenara bırakıp kendi programınızı kendiniz de yapabilirsiniz. Çünkü hiçbir diyet programı yiyeceklerinizi azaltıp aktivitenizi artırmadan kalıcı ve etkili bir sonuç sağlayamıyor. Özetle, keramet diyetlerde değil, sizdedir.

Sırası gelmişken sorunun yalnız kilo vermekle değil, düzenli bir kilo kaybıyla çözülebileceğini ve ulaştığınız sağlıklı kiloyu en az üç yıl korumanız gerektiğini de unutmamalısınız.
Çünkü
1- Hızla giden kilolar hızla geri geliyor,
2- Kiloyu korumanın kilo vermekten daha önemli olduğu anlaşılıyor.

Sizlerden gelen umumi arzu üzerine (!) biraz sıkılacağınızı bile bile çoğunu onlarca kez tekrarladığımız bazı önerileri yeniden düzenledik.

Ne Yapacaksınız? Ne Yapmayacaksınız?

Devamı......

Maşallah




     Kitap Kazan
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

OKUNASI
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web