Ender SARAÇ : Göbek Eriten Bölgesel diyet!
Pek çok kişi hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor. Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğim. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.
Sopalı hareket
• Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. • Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.
Mekik hareketi
• Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. • Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.
Bel kasları için mekik
• Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. • Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.
Haftanın tek günleri bunları yiyin
Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak). Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor. Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak. Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz. Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derişiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı). Ara (saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma. Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası. Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.
Yasaklar
• Kolalı, şekerli içecekler • Kızartma • Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt) • Alkol (özellikle bira) • Beyaz un, • Beyaz şeker • Doğum kontrol hapları • Aşırı gündüz uykusu • Çikolata • Yağlı çerezler • Cips
Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin
• Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. • Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. • Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.
Uz.Dr. Ender SARAÇ Adres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL Tel: 212 283 10 80 Email: info@endersarac.com
Son Yazıları : - Zayıflatan Acı Biber Çayı - Diyete Başlama Teknikleri - Yazın Saçlar Özel Bakım İster - Misutgaru Gerçekten Zayıflatıyor mu? - Sağlıklı Kilo Aldıran Diyet - Diyet Yaparken Kabızlığa Son - Metabolizbayı Hızlandıran Baharatlar - Su İçmeden Diyet Yapılmaz - Depresyon için Beslenme Önerileri - Kilolardan Kurtulmak İçin Detoks - Reflü için Pratik Tarifler - Oruç Tutarken Baş Ağrısına Karşı - Kansızlığa Kınalı Çözüm - Ender SARAÇ'la Ramazan - Cinsel Gücü Arttıran Altın Öneriler - Ender Saraç'tan Zayıflatan Kurallar - Kilonuzu Korumak İçin - Ayurveda'ya yapılması gerekenler - Sağlıklı Kilo Vermek - İştah Kontrolü - Yaza Sağlıklı Zayıflayarak Girin - Sıçrayarak Zayıflama - Ender SARAÇ Doktorum Proğramında - Kilo Verdiren 12 Altın Tavsiye - Evinizi Diyete Hazırlayın. - Metabolizmanız Kışa Hazır mı? - Tansiyon Düşüren Formüller - A Gribine Karşı Mikropsavar Gıdalar - Yorgunluk Gideren Doğal Besinler - Keçi Peynirini Deneyin - Ender SARAÇ'tan Zayıflama Önerileri - Egzersiz Nasıl Olmalı - Formula 7
Tüm Yazıları İçin
|
ŞİFALI BİTKİLERLE UÇUK TEDAVİSİUçuk (Herpes) dudak, ağız, dudak, genital bölge ve burun delikleri çevresinde çıkan Herpes simplex adı verilen virüsün sebep olduğu hastalıktır.
 Uçuk virüsü (Herpes simplex) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin "Sevgi dolu" öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla farkedilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar (gingivostomatit) enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyonlar şeklinde de görülebilir. Tıbbi yayınlar arasında uçuklu bir kişiden bulaşan virüs sonucu yeni doğan ölümlerine ait vakalar vardır. Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır. Uçukluyken kesinlikle gözlere dokunmaktan kaçınılmalıdır. Bayanlar makyajlarını temizlerken dikkat etmelidir. Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir, yakın temastan kaçınılmalıdır. Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir. Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırılır, aynı zamanda uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur)
Dikkat ! Uçuk Bulaşıcıdır.

UÇUK İÇİN DOĞAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ Uçuk İçin Losyon 1 Malzemeler : 10 gr. meşe kabuğu 15 gr. ceviz yaprağı 3,5 su bardağı su
Hazırlanışı Malzemeler karıştırılır. Kısık ateşte 15 dakika kaynatılır. Ateşten alınıp çatal yardımı ile ezilir. Soğuduktan sonra uçuk üzerinde uygulanır. Not :Meşe kabuğunun kanamaları durdurma özelliğide mevcuttur.
Uçuk İçin Losyon 2 Malzemeler : 1 tutam mayıs papatyası 1 çay bardağı kaynamış su
Hazırlanışı Malzemeler karıştırılır. Demlenmeye bırakılır. Soğuduktan sonra süzülür. Uçuk üzerine günde 3-4 kez kompres yapılarak uygulanır, İşleme sonuç alınıncaya kadar devam edilir. Bu işlem uçuktaki kaşıntıyıda alır.
Uçuk İçin Losyon 3 Malzemeler : 3 adet andızotu kökü 2 su bardağı su
Hazırlanışı Malzemeler karıştırılır. Bir taşım kaynatılır. Soğumaya bırakılır. Soğumaya yakın süzülür. Uçuk üzerine günde 5-6 kez kompres yapılır. Uçuğun acısını ve kaşıntısını keser.
Not :Aynı formülü kille de deneyebilirsiniz, her iki formüllede başarılı sonuçlar alınmaktadır. Andızotu mikroprarı öldürür ve kaşıntıyı keser.
Uçuk İçin Losyon 4 Malzemeler : 1 adet soyulmuş elma 2 su bardağı su
Hazırlanışı Tencere içerisinde konulan su ve soyulmuş elma kaynatıldıktan sonra kısık ateşte 8-10 dakika daha kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Ilık haldeyken elde edilen su uçuk üzerine kompres yapılır ve bu işlem gün içerisinde 5-6 kez tekrarlanır. Arzu edilirse elma suyu çıkartılarakda denenebilir.
Uçuk İçin Losyon 5 Malzemeler : 1 tutam ısırgan otu 1 su bardağı su
Hazırlanışı Malzemeler karıştırılır ve bir taşım kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülür ve elde edilen sıvı uçuk üzerine kompres şeklinde uygulanır.

UÇUK TEDAVİSİ İÇİN EVDE HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ MERHEMLER Malzemeler Şalgam Çavdar unu Şahtere otu Ceviz yaprağı Isırgan otu Susam yağı
Hazırlanış ve Kullanım Reçetesi: 1- Rendelenmiş şalgamlar yirmi dakika süreyle suda kaynatılarak süzülür. Sıkılarak elde edilen posaya çavdar unu karıştırılarak merhem kıvamına gelinceye kadar susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan merhem pansumandan sonra uçuk üzerine sürülür. 2- Şahtere otunun yaprakları sert bir zeminde dövülerek ezilir. Elde edilen posaya, krem kıvamına gelinceye kadar çavdar unu karıştırılarak susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan bu krem uçuk olan bölgeye sürülür. 3- Kıyılmış taze ceviz yapraklan, ısırgan otuyla birlikte dövülerek ezilir. Elde edilen posaya, merhem kıvamına gelinceye kadar çavdar unu karıştırılarak susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan merhem bölgeye sürülür.

Uçuklar canınızı sıkıyorsa
Bir aminoasit olan “Lizin” uçuğa yol açan herpes virüslerinin çoğalmasını önleyebiliyor. Lizin tablet veya krem formülüyle 3-5 ay kullanıldığında uçuktan koruyor. Sık sık uçuk çıkaranlarda önleyici olarak “lizin” yanında “St. John's Wort” (Sarı Kantaron) bitkisi de faydalı olabiliyor. Bu bitki bağışıklık gücünü yükseltiyor, virüs çoğalmasını engelleyebiliyor.
Mevcut uçuklarınızın çabuk iyileşmesini istiyorsanız uçuk keseciklerine sakın dokunmayın. Lizin ve melisa içeren kremlerden faydalanmaya çalışın. Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Penelope ODY - Home Herbal
Daha önce uçuk problemi yaşamış insanlar, sızlama hissinin virüsün gelişmesine işaret ettiğini kısa zamanda öğrenirler. Virüsün ilerlemesini önlemek için sızlama başladığı anda aşağıdaki tedaviler uygulanmaya başlanmalıdır.
- Sek çayağacı yağını veya lavanta, karanfil ya da melissa esanslarından oluşan %50 oranından solüsyonu (bu yağlardan birini bir çay bardağı suyla sulandırın) bölgeye sürün ve mümkün olduğunca işlemi tekrarlayın.
- Düzenli olarak oğulotu çayından için; bu bitki uçuğa kesin bir antivirüs etkisi göstermektedir.
Eğer erken tedaviye rağmen, uçuk ilerlemeye devam ederse, kabarma dönemlerindeyen biraz çayağacı veya kadifeçiçeği kremi sürün.
- Enfeksiyonun ilerlemesini engellemek için ek olarak, ekinezya tentürü için veya tabletlerini alın (bir tatlı kaşığı veya günde 3 kere 600ml kapsül)
Uçuk virüsü burundan beyne ulaşıyor
ABD’de yapılan bir araştırma, uçuğa neden olan herpes virüslerinin burundan beyne ulaştığını ortaya koydu. Virüslerin özellikle koku almayla ilgili bölgede yoğunlaştığı saptandı. ABD'nin Maryland eyaletindeki National Institute of Neurological Disorders and Stroke'da görevli Erin Harberts başkanlığındaki bilim adamları, sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmalarında, menenjit, Alzheimer, Parkinson ve Multiple Skleroz (MS) gibi hastalıklarda rol oynayan herpes virüslerinden bazılarının, beyne, burun yoluyla ulaştığını belirtti.
Burun mukozasında tip-6 herpes virüsünü tespit eden bilim adamları, virüslerin burada belirli hücrelerde çoğalabildiğini de gördü.
Önce kadavraları inceleyen bilim adamları, tüm beyinde görülebilen herpes virüslerinin özellikle koku almayla ilgili bölgede yoğunlaştığını saptadı. MS hastası, koku alma hissi bulunmayanlar ve sağlıklı insanların burun mukozalarından örnekler alan bilim adamları, örneklerin yüzde 40'ında herpes virüsüne rastladı.
Bilim adamları ayrıca, tip-6 herpes virüslerinin, burun mukozasındaki olfaktör hücreler (OEC) yardımıyla çoğalabildiğini belirledi. Bilim adamları, herpes virüslerinin OEC'ler aracılığıyla burundan beyne ulaştığını tahmin ediyor. 09.08.2011
Uçuklayan dudaklara lavanta 22.01.2012
Dudaklarımın kenarında uçuklar çıktım. Gittiğim doktor sorunumun psikolojik olduğunu söyleyip bana bir krem verdi. Krem bir süreliğine iyi gelse de kullanmayı kestiğim anda sorunum nüksediyor. Ne yapmalıyım? C.K./Bursa
Yarım çay bardağı ılık suyun içine dört damla lavanta, dört damla da nane yağı katın. Bu karışımı bir pamuk yardımıyla kompres uygulayarak dudaklarınızın çevresine yayın. Bu formülden her gün yararlanın. Sorununuz tekrarlamayı sürdürürse yeniden doktora görünün.
www.xprodoksit.com
|
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur, "Sarsılmış bebek sendromu" konusunda Türkiye'de yeterli çalışma olmadığını, bu nedenle olayın çoğu zaman hekimler tarafından da teşhis edilemeyerek atlandığını söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Yağmur, yaptığı açıklamada, genellikle ebeveynlerin öfkeyle bebeklerini sallamaları sonucu oluşan "sarsılmış bebek sendromu" olgularının dörtte birinin öldüğünü, hayatta kalanların ise büyük çoğunluğunun nörolojik problemli olarak hayatlarını devam ettirmek zorunda kaldıklarını bildirdi.
Avrupa ve ABD'de bu sendromun çok iyi tanınmasına karşın Türkiye'de çok fazla bilinmediğine dikkati çeken Yağmur, "Sarsılmış bebek sendromu konusunda Türkiye'de yeterli çalışma yok. Bu, çoğu zaman hekimler tarafından da teşhis edilemeyerek atlanıyor" dedi.
Yağmur, söz konusu sendromun, anne, baba, bakıcı ya da bebeğin bakımını üstlenen bireylerin, bebeğin sürekli ağlaması sonucu çileden çıkarak, bebeği göğsün iki tarafından tutarak ileri, geri ve yana yaklaşık 240-260 derece sallaması sonucu ortaya çıktığını belirterek, şu bilgileri verdi:
"Sarsılmış bebek sendromu daha çok 1 yaş altı çocuklarda görülmektedir. Bir yaş altı çocuklarda beyin gelişimini henüz tamamlamamış ve kıvam olarak daha yumuşaktır. Aynı zamanda bebeğin boyun kasları yeterince güçlenmemiştir. Sinir hücreleri etrafını bir koruyucu madde gibi saran miyelin kılıf gelişimini tamamlamamıştır. Damar yapısı yeterince sağlamlaşmamıştır. Çocuğun bu özelliklerinden dolayı, meydana gelen bir sarsmada beyni ciddi hasarlar görebilmektedir. Bu sarsmalar neticesinde kafa içi kanamalar meydana gelmekte, sinir sisteminde kopmalar oluşmakta, göz içi kanamalar ortaya çıkmakta, kemik kırıkları oluşabilmektedir. Genel olarak bu çocukların dörtte biri ölmekte, hayatta kalanlar da ise nörolojik problemler ortaya çıkmakta, körlük, hidrosefali, havale, mental gerilik durumları oluşabilmektedir."
Aileler farkında değil
Ailelerin bu şekilde çocuklarına zarar verdiklerinin farkında olmadıklarını dile getiren Yağmur, şöyle devam etti:
"ABD'de olduğum süre içerisinde çalışmasına katkıda bulunduğum üç ölümlü vakanın üçünde de daha önce gittikleri hekimler, sarsılmış bebek sendromunu tanınamayıp başka tanılar düşünerek evlerine göndermiş. Daha sonra bu üç olgu şikâyetlerin artması üzerine üniversite hastanesi acil servisine getirildiklerinde çok geç kalınmıştı ve ölüm gerçekleşmişti. Bu olgular ilk gittikleri sağlık merkezinde istismar yönünden şüphelenilip tanı konulabilseydi evine gönderilmeyip gerekli tedavi yapılarak ölümlerinin önüne geçilebilecekti. Daha sonra bu olgular sağlık çalışanlarınca bebeklerden birinin babası ben ABD'den döndüğümde (kasten adam öldürmekten) yargılanıyordu. Kayseri'de de 2006 yılından sonraki dönemde 4-5 tane bebekte sarsılmış bebek sendromu olduğunu düşündük. Bunlardan iki tanesi maalesef öldü.
Bu olgularla ilgili savcılığa gerekli bildirimler yapıldı. Mahkemelerinin devam ettiğini biliyorum. Bu tür olaylar ne yazık ki bizde de oluyor."
Yağmur, ABD'de "sarsılmış çocuk sendromuna" neden olan travmaların yüzde 50'sinin bebeğin öz babası, yüzde 25'inin üvey babası ve yüzde 12'sinin öz annesi tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.
Türkiye'de bunun tam tersi olabileceğini dile getiren Yağmur, şunları anlattı:
"Çünkü orada annelerin çalışma oranları son zamanlarda babalardan daha fazla, bu yüzden babalar genellikle evde çocukları ile kalıyor. Dolayısı ile babaların bebekleriyle geçirdiği süre daha uzun olmakta ve tahammül sınırları zorlanmaktadır. Bizde bu konuda bilimsel çalışma olmamakla birlikte annelerin istismar etme oranlarının daha yüksek olabileceğini düşünmekteyim. Çünkü bizde çocuklarla anneler daha çok vakit geçirmekte, bu süreç içerisinde annenin tahammül sınırı zorlanmakta, eşinden beklediği yeterli ilgi ve desteği de görememekte, sonuçta çocuğuna istemeden de olsa zarar verebilmektedir."
Ebeler eğitim verebilir
"Sarsılmış bebek sendromu" konusunda birinci basamakta hizmet veren hekim, hemşire ve ebelere eğitim verdiklerini dile getiren Yağmur, ebelerin gebelikleri süresince ve doğum sonrası takip ettikleri anne adaylarına bu konuyla ilgili eğitim verebileceklerini söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur, sarsılmış bebek sendromunun nasıl önleneceğine ilişkin ABD ve Avrupa'da ailelere ve sağlık çalışanlarına eğitim veren birçok internet sitesi bulunduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu sitelerde (stresinizi nasıl kontrol edersiniz, sürekli ağlayan bebeğinizle nasıl baş edersiniz veya bebeğinizi nasıl zarar vermezsiniz) gibi konularda birçok video veya metin bulmak mümkün. Örneğin (Çocuğunuz sürekli ağlıyor. Altını değiştirdiniz susmadı, beslediniz susmadı, doktora götürdünüz bir şey yok, ama hala ağlıyor. Siz çok gerginsiniz, birkaç gecedir aynı durum olmakta ve çok yorgunsunuz. Ne yapacaksınız?) Bu süreçte annenin, babanın ya da bakıcının bebeğin yanında kalması ona daha fazla zarar verebilir. Bu durumda çocuğu beşiğine bırakın ve odadan çıkın. Ağlasın. Siz yanında kalırsanız daha fazla zarar verebilirsiniz. Hatta siniriniz yatışmadıysa dışarı çıkıp dolaşın. Çocuk odasında ağlasın. 5 dakika ağlaması sizin yanında kalıp kendinizi kontrol edemeyerek yapacağınız bir durumdan daha fazla zarar vermeyecektir."
Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur
|
Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar.
1) Adaçayını piyasadan alırken yabani olmayanım almaya özen gösteriniz. Bundan emin değilseniz, bazı büyük marketlerde satılan değişik firmalara ait paketlenmiş adaçayını kullanabilirsiniz. 2) Her gün, ağız temizliği yapıldıktan sonra bir defa gargarasını yapmak ağızdaki bakterilere ve de ağız kokusuna karşı güçlü bir engelleyicidir. Normalde adaçayı gargarasını hazırlayıp lavabonuzdan eksik etmemeniz gerekir. Hazırlanan adaçayı gargarası üç gün bozulmadan lavabonuzun rafında durabilir. 3) Faranjit ve bademcik problemi olanların kürleri uygularken sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Buna paralel olarak diş ve ağız temizliğine de özen göstermek gerekir. Yemeklerden sonra mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Uygulamalarda belirtilen gargaraları mutlaka dişlerinizi fırçaladıktan sonra yapınız. 4) Adaçayı memleketimizde son yıllarda sıkça tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak hamile bayanların hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusuysa kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. 5) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarım kesinlikle önermiyorum. 6) Aksi belirtilmedikçe ayın anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir. 7) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir. 8) Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu Kür Yaklaşık bir su bardağı kaynamakta olan klorsuz suda bir tatlı kaşığı taze adaçayı on dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte demlenir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitki daha fazla suyunun içinde bekletilmez, mutlaka süzüp ayrılır. Günde iki-üç defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir. Hazırlanan gargara kırksekiz saat bozulmadan banyo dolabınızda durabilir.
Not: Aktarlardan satın alacağınız adaçayı hem çok daha ucuz hem de amacınıza daha uygun olacaktır.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Bağışıklık Sistemini Güçlendirici Kür
Üç gün boyunca sabah, öğle ve akşam iki yemek kaşığı halis bal tüketilecektir. Yanında istenirse ebter tohumdan yapılmamış, az miktarda kara ekmek tüketilebilir. Kür boyunca bol su içilmesi tavsiye edilir, ancak başka hiçbir şey tüketilmemelidir.
Dikkat: Halis bal kullanılması kürün basarılı olması için son derece mühimdir.
Safra kesesi ve sindirim şikâyetlerine karşı Kür
Enginarın en dış yapraklarım bu amaçla kullanmayınız. En dış yapraklarının altında kalan tüm yapraklan bu amaçla kullanabilirsiniz. Bir adet enginarın içerdiği yapraklar bir defalık kullanım için yeterlidir ve bunu, yapacağınız kürün bir günlük kullanımı için ölçü olarak alabilirsiniz. Bu konuda sayısal bir değer vermek gerekirse, kür için bir defalık hazırlanan yaprakların toplam ağırlığı 10 gramı geçmemelidir. Ortalama olarak altı-yedi gram kullanılması bir defalık tüketim için normal ölçüdür.
Bir adet orta boy enginarın tüm alt yaprakları iki su bardağı dolusu kadar kaynamakta olan klorsuz suyun içine atılır ve kısık ateşte ağzı kapalı olarak beş dakika haşlanır. Soğuduktan sonra süzülüp suyu içilir. Aç veya tok karnına içilebilir. Bu kür bir ay müddetle haftada iki veya üç gün uygulanır ve daha sonra duruma göre zaman zaman haftada bir defa tekrar edilir. Her defasında taze hazırlanmalıdır.
1) Enginar kolesterolün düşürülmesi için bir ilaç olarak düşünülmemelidir. Daha çok kolesterolünüzün düşürülmesinde, kontrol altına alınabilmesinde veya dengelenmesinde yardımcı veya destekleyici beslenme kürü olarak değerlendirilmelidir. Haftada iki-üç kez çok az sıvı yağda hazırlanmış olarak tüketeceğiniz enginar yemeği kolesterolünüzün kontrolünde, dengelenmesinde ve düşürülmesinde etkin rol oynayacaktır. Eğer yüksek kolesterol probleminiz varsa, mutlaka bir hekime gidiniz ve önerilerini uygulayınız. Enginar kürünü de hekiminizin önerilerine paralel olarak bir takviye olarak uygulayabilirsiniz. 2) Günde üç-dört fincan veya daha fazla kahve tüketiyorsanız ve kolesterolünüz de yüksekse, bu takdirde yüksek kolesterole bağlı şikâyetinizde kahvenin de önemli bir payı var demektir. 3)Laboratuar inceleme sonuçlarına göre rahim ağzı (cervix) kanseri risk grubunda olanlara, mükemmel bir takviye ve önleyici olarak haftada iki-üç defa öğünlerinde çok az suda haşlanmış enginar tüketmelerini özellikle tavsiye ederim. Haşladıkları suyu da dökmeyip içmelerinde çok büyük faydalar vardır. Bu kürü uygularken mümkün olduğu kadar yağ kullanmamaya özen gösteriniz. Eğer yağsız olarak tüketilmesi çok zor geliyorsa, ancak sıvı yağ kullanılmalı ve oram porsiyon basma bir tatlı kaşığını geçmemelidir. Ne kadar az yağ kullanılırsa o kadar etkilidir. Mümkün olduğu kadar enginarın taze olanını tercih etmekte de fayda vardır. Süpermarketlerin derin dondurucu sebze reyonlarında bulabileceğiniz enginar da bu amaçla kullanılabilir. Ancak, pazarlarda tazesi bulunuyorsa öncelikle tazesi tercih edilmelidir. 4) Sindirim ve özellikle de safra şikâyetlerine karşı enginar yapraklarından yapacağınız kürün ne denli etkili olduğunu hayretle gözleyebilirsiniz. Enginarın sadece içi değil yaprakları da insan sağlığı için çok faydalıdır. Pazardan aldığınız enginarın yapraklarını atmayınız. Bu yaprakları gölgede kurutarak ileri zamanlarda aynı amaçla kullanabilirsiniz. Bu yapraklar sağlığınız için çok faydalıdır. 5) Enginar yapraklarından zaman zaman yapacağınız birkaç günlük kür, hem sindirim sisteminizi düzene sokacak hem safra kanallarınızı ve safra kesenizi enfeksiyonlara karşı koruyacak hem de safra kesesi taşı oluşumunda önemli derecede önleyici rol oynayabilecektir. 6) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum. 7) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir. 8) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanma sı gerekmektedir. 9) Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz. Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Genel Yorgunluk ve Halsizliğe Karşı Kür
Kullanılacak olan malzemeler, iki adet büyük havuç ve yirmi adet kuru incirdir. Her ikisinin de ayrı kaplarda hazırlanması şarttır. Yarım litre klorsuz suyu tencerede kaynatınız. Su kaynadıktan sonra içerisine iki adet taze ve gevrek olan iri havucu dört-beş cm uzunluğunda doğrayıp ilave ediniz. Ağzı kapalı olarak yirmi dakika kısık ateşte kaynatınız. Farklı bir kapta yarım litre klorsuz suyu kaynatınız. Su kaynadıktan sonra içerisine yirmi adet kuru inciri bıçakla bir kez kesip ilave ediniz. Ağzı kapalı olarak on beş dakika kısık ateşte kaynatınız. İki ayrı kapta hazırlanan incir ve havuç haşlama sularını, çok fazla ılımadan karıştırınız. Tencerenin dibinde kalan incirlere kaşıkla bastırarak içeriğindeki suyu da alınız. İncir-havuç haşlama suyunu temiz bir şişeye doldurunuz ve buzdola-bında koruma altına alınız. Yirmi gün boyunca, her gün sabah kahvaltısından on-onbeş dakika önce aç karnına bir su bardağı içiniz. Yirmi günlük kürü tek bir defada hazırlamayınız. Saklama şişesi boşaldıkça taze hazırlayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra bir hafta ara veriniz. Bir hafta aradan sonra aynı kürü yirmi gün olarak tekrarlayınız. Not: Kuru inciri kaynatmadan önce, dışındaki beyaz pudra şekerini soğuk su altında yıkayınız.
Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlığa Karşı ISPANAK
1) Ispanak genel olarak tek başına kür olarak kullanılmayan, ancak diğer sebze veya şifalı bitkilerle karıştırılarak kullanılan bir bitkidir. Ispanak-kereviz karışımı içerdiği demirin neredeyse tamamını vücudumuza kazandırmaktadır. Ne tek başına ıspanak kürü, ne de tek başına kereviz kürü kandaki demir açığını kapatmaya yeterli değildir. Aksine, her ikisi de tek başına kullanıldıkları takdirde demirin vücudumuz tarafından alınmasını engellemektedirler. 2) Demir eksikliğine karşı verilen kürleri uygularken ve kür tamamlandıktan soma, çikolata ve aşırı fosfat içeren besinleri ve çay ve kola türü içecekleri tüketirken ölçülü olmak gerekir. Takviye olarak demir ilacı alanlara da tavsiyem, zaman zaman C-vitamini de almalarıdır, zira demirin bağırsaklardaki emilme oranını yükselten daha doğrusu emilmesini en iyi takviye eden C-vitaminidir. 3) Ispanak-maydanoz kürünü tek başına yorgunluk veya tek başına uykusuzluk şikâyetlerine karşı uygulamamak gerekir. Bu kür depresyona bağlı uykusuzluk veya yorgunluk durumlarında mükemmel bir yardımcı tedavidir. Sabah uygulanan ıspanak-maydanoz kürü, akşam vakti kullanılmaz. Hormonların zamana bağlı olarak farklı çalışmalarından dolayı akşam ıspanak-tere otu kürü uygulanır. Bu kürlerin nasıl uygulanacağı maydanozla ilgili bölümde anlatılmıştır. 4) Mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri olanların ıspanak tüketiminde dikkatli olmaları gerekir. 5) Ülser problemi olup da aynı zamanda demire bağlı kansızlık (anemi) şikâyeti olanların ıspanak-kereviz kürünü uygulamamaları gerekir. Demire bağlı kansızlık şikâyeti de olan ülser hastaları anemiye karşı ıspanak-kereviz kürünü kullanamayacaklarına göre ne yapacaklardır? Bu sorunun cevabı basittir. Ispanak-kereviz küründe ıspanak yerine maydanoz kullanacaklardır. Kullanılacak olan maydanozların 18-20 adedi geçmemesi, taze olmaları ve saplarıyla birlikte kullanılmaları gereklidir. 6) Gut rahatsızlığı olanların ıspanak tüketiminde ölçülü olmaları gerekir. 7) Hamilelik dönemlerinde demir eksikliği çeken anne adaylarının dünyaya getirdikleri çocuklar ileri yaşlarında çok büyük bir olasılıkla (%85 - %90) yüksek tansiyon hastası olmaktadırlar. Bu nedenle hamile bayanların özellikle hamileliklerinin ilk beşinci ayma kadar demir eksikliği çekmemelerine özen göstermeleri, dünyaya getirecekleri çocuklarının ileri yaşta yüksek tansiyon hastalığına yakalanmamaları açısından çok önemlidir. 8)Hamile bayanların, hamileliklerinin ilk dört ayında özellikle tere otundan uzak durmalarım tavsiye ederim. Tere otunu satın alırken mutlaka dikkat edilmesi gereken nokta, taze olması ve kesinlikle de sararmış olmamasıdır. Yaprakları sararmış olan tere otu zehirli maddeler içermektedir. Depresyon tedavisinde ıspanakla beraber kullanılan tere otunun da taze ve yapraklarının sararmamış olması şarttır. Kurutulmuşu bu amaçla kullanılmaz.
Kronik İdrar Yolları Enfeksiyonuna Karşı Karnabahar Kürü
1) Karnabaharı kullanırken karın bölgesinin çevresindeki dört-beş adet yaprağı da beraberinde pişirmenizde büyük fayda vardır. Çünkü özellikle yapraklarında bol miktarda kansere karşı önleyici gücü olan beş tane koruyucu etkin madde mevcuttur. 2) Mide ülserine karşı kürü uygularken tuz kullanmamalısınız ve kullanacağınız yağ mümkün olduğu kadar az miktarda bitkisel sıvı yağ olmak zorundadır. Kullanılacak yağ porsiyon basma bir tatlı kaşığını geçmemelidir. Sıvı yağı ne kadar az kullanırsanız o kadar iyidir. Kür kullanma şekli için uygulama 2'ye bakınız. Mide ülserine karşı bu kür uygulanırken, aynı zamanda mide kanserine karşı önleyici kür de uygulanıyor demektir. 3) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum. 4) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir.
250 - 300 gram karnabahar yaklaşık 750 ml kaynamakta olan klorsuz suya ilave edilir. Ağzı kapalı olarak beş-altı dakika kısık ateşte demlenir. Ilıyınca süzülür. Haşlanmış karnabaharın suyunun yansı sabah, diğer yansı da akşam (aç veya tok farketmez) içilir. Her gün taze olarak hazırlanır. Bu kürün uygulaması şu şekildedir:
3x7U + 3A 7 gün uygulama + 3 gün ara + 7 gün uygulama + 3 gün ara + 7 gün uygulama = Toplam 21 günlük kür
Bu formülün anlamı şudur: Üç tane yedi gün uygulanıp, her yedinci günün sonunda üç gün ara verilecektir. Toplam yirmibir gün uygulanacak demektir. Her yedinci günün sonunda verilecek olan üçer günlük aralar uygulama süresine dahil değildir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta karnabaharın taze olmasıdır. Pişmiş olan karnabaharın da öğle veya akşam yemeklerinizde salata olarak tüketebilirsiniz. Şikâyetinize göre kürü tekrar edebilirsiniz.
Mide ülserini tedavi edici Kür Haftada üç defa çok az suda az haşlanmış bir porsiyon karnabahar yemeyi rahatsızlık ortadan kalkana kadar alışkanlık haline getirmek gerekir. Tencerede kalan suyu da tüketmek gerekmektedir. Bu kür uygulanırken çok az miktarda (porsiyon başına en fazla bir tatlı kaşığı) sıvı yağ kullanılabilir.
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Sorularınız İçin : info@saracoglu.at Telefon : 0 216 457 34 10 0 216 457 34 11 GSM : 0 539 470 76 46 0 539 470 76 47 Fax : 0 216 457 34 14
* Soğuk Alğınlığına Karşı Adaçayı * Gençleştiren Kürler * Prof.Dr. Saraçolu *- Şifa Kitabı * Tüylenmeye Karşı Aslanpençesi Kürü * Sahte Ürünler Hakkında Uyarıları * Ergenlik Sivilcelerine Karşı Öneriler * Kimler Hangi Ekmekleri Tüketmeli? * Gıda Savaşları * Bel ve Boyun Fıtığı için Kürler Video * Saraçoğlu Samanyolu TV'de Video * İbrahim Saraçoğlu HaberTürk'de soruları yanıtladı * İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor (Video) * Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Reçetesi * Kürleri Satın Almak için * İbrahim Saraçoğlu Sabahın Sedasında * Çekirdekli Kuru Üzüm Mucizesi * Adet Düzensizliğine Karşı Kürler * Saraçoğlu Kış Kürleri * Domuz Gribine Karşı Kürler * Sperm arttırıcı doğal kür * Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler * Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları * Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür * Böbrek Taşını Düşüren Bitkisel Kür * Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Kür * Beyaz Dut Kürü * Lentigo Yaşlılık Lekelerine Doğal Çözümler * Mide Bulantısına Karşı Kekik Kürü * Dereotu ve Anne Sütü * Suyun Faydaları * Kalp Büyümesine Karşı Domates Kürü * Saman Nezlesi ve Astına Karşı Kür * Adet Sancılarına Karşı Doğal Kür * Tansiyon ve Kolestrol için Kür * 7 Derde 7 Deva Kürler * Tüylenmeye Karşı Kür * Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları * Doğal Vitiligo Tedavisi * SOĞAN Kürü VİDEO Anlatım * İbrahim Saraçoğlu e-book * Safra Kesesi ve Sindirim Sorunlarına Karşı Kür * Isırgan Kürü * Saçlara Parlaklık Veren Kür * Akciger Kanserine Karşı Kür * Isırganotu ve Kullanımı * Ebegümeci Kürü * Havuç Kürü * Ispanak ve Kereviz Kürü * Patates Kürü * Papatya Kürü * Saç Dökülmesini Durduran Kür * Maydanoz Kürü * Anne Sütünü Arttıran Kür * Siroz ve Gut için Kereviz Kürü * Kolay Hamile Kalmak İçin * Dut Kurusu Kürü (Egzama) * Soğan Suyu Kürü * Beyaz Lahana Kürü * İbrahim Saraçoğlu ile Söyleşi * Soğan Mucizesi * Adaçayı Kürü * Depresyon Kürü * Boy Uzatma Kürü * İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor * Kabızlık Reçetesi * Pratik ve Doğal Kürler
|
|
|
Sağlık Bakanlığı, "randevusuna gitmeyen hasta bir daha sıra alamayacak" şeklinde basında yer alan haberin "Doğru olmadığını, Bakanlığın bu tarz bir planlama, uygulama ve talimatının bulunmadığını" bildirdi.
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın en önemli maddelerinden birinin, vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmak olduğu vurgulandı.
Açıklamada, hastanelerin birleştirilmesi, özel sektörden hizmet alım yollarının genişletilmesi, her doktora bir muayene odası ve benzeri bir çok uygulamanın bu amaca hizmet etmek üzere hayata geçirildiği belirtildi.
Açıklamada, şöyle denildi:
"Haberde geçen 'bir daha randevu alamayacaktır', 'kara liste', 'mazeret dilekçesi vermek' gibi ifadeler, Bakanlığımız uygulaması olarak ifade edilmiştir. Söz konusu haberde geçen iddialar doğru olmayıp, Bakanlığımızın bu tarz bin planlama, uygulama ve talimatı yoktur. Haberde geçen yasaklama uygulaması ile ilgili olarak inceleme başlatılmıştır."
|
Korkular, endişeler, heyecan veya kararsızlıklar hatta güvensizlik duygusu bile bağırsakta gaz oluşumunu tetikliyor. Uzmanlara göre, sağlıklı insanların yüzde 20’sinde hassas bağırsak sendromu ile ilgili belirtilere rastlanıyor
Önemli bir toplantıda, ciddi bir randevuda, yani  en olmayacak yerlerde karşımıza çıkan bağırsak gazları can sıkıcı, keyif kaçırıcı sorunların başında yer alıyor. Her insan bağırsak fonksiyonları sürecinde gaz üretir ama bu bazı insanlarda beklenenden daha fazla ve sık olabilir. Aşırı gaz dışarıya atılamadığında bağırsak spazmlarında, ağrıya ve değişik rahatsızlıklara yol açabilir. Özellikle meyvece, taneli tahıllar ve baklagillerin en gaz yapan besinler olduğunu vurgulayan Yaşasın Hayat ekibi uzmanları sağlık sorununun nedenleri, baş 2 yolları ve beraberinde görülebilecek hastalıkları ayrıntılı olarak ele aldı. Gaz yapan besinlerin aynı zamanda en sağlıklı besin gurubunda bulunmasının bir tesadüf olduğunu vurgulayan ekip, gazın temel nedenini "Bu besinlerde bulunan posa miktarının fazlalığı” diye özetliyor.
Önce nedenleri ortadan kaldırın Şişkinlik sorununun altında bazı sağlık sorunları da yer alabilir. Bu nedenle hem gaz hem de karın bölgesinde şişkinlikten yakınıyorsanız bunun altında yatan nedenleri araştırmak gerekiyor, örneğin kabızlık... Bu sorunda kullanılacak kabızlık gidericiler gaza, sorunun kendisi ise şişkinliğe yol açar. Yanı sıra bazı mide, bağırsak sorunları da gaz ya da şişkinliğe yol açabilir. İşte o sorunlar ve yapılması gerekenler:
KABIZLIK
Kabızlığın en sık görülen nedeni çok az su ve az lif (posa) içeren beslenmedir. Fazla alkol ve kafeinli içecekler kabızlığa neden olurlar. Bağırsak hareketlerindeki azalma, hareket azlığı ve uzun süre yatakta kalmaktan kaynaklanır. Tiroit hastalıkları ve depresyon gibi sorunlar da kabızlığa neden olabilir. Kalın bağırsağın daralması, tıkanması, tümörleri ve divertikülit hastalığında da kabızlık görülür. Alınan ilaçların birçoğu da kabızlığa yol açabilir. Örneğin antihistaminikler, depresyon ilaçları, adale gevşetici ilaçlar, sakinleştiriciler, bazı tansiyon ilaçları, aliminyumlu mide ilaçlan, demir hapları, ek kalsiyum almak ve daha birçok ilaç kabızlığa yol açar. Arada bir olan kabızlık zararsız ve yaygındır. Ancak bazen temelde yatan esas hastalığa bağlı olabilir. Eğer uzun zamandır şiddetli kabızlıktan şikayet ediyorsanız hekime başvurmalısınız.
Kabızlık için kuru kayısı - Her sabah aç karnına kum kayısı, kuru erik veya kuru incir ile ılık su için. - Her öğünde salata ve sebze tüketmeye çalışın. - Bitki çaylarıyla bu işi çözmeye çalışmayın. - Dışkılama hissi gelince gecikmeden tuvalete gidin. Ertelemeler bir süre sonra bağırsağın bu haber verme fonksiyonunu yitirmesine ve artık size haber vermemesine neden olur. Dışkı bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa o kadar sertleşir ve kurur. - Doğru olan her gün aynı zamanda, tuvalete gitmektir. Vücut fonksiyonları için düzen önemlidir. Tuvalete çıkma hissi yoksa bile belirli saatte tuvalete gidip 10 ila 15 dakika oturmak yararlıdır. - Kabızlığa karşı alınan ilaçlar sadece kısa süre alınmalıdır. Sürekli alınırsa bağırsak artık ilaçsız çalışmayacak duluma gelir. Ayrıca bir süre sonra bağırsakların alıştığı bu ilaçlar etkisiz olur. Ayrıca ilaçların yan etkileri ve zararları da var. - Dışkının kurumasını önlemek için günde en az sekiz bardak su için. Alkol ve kafeinli içeceklerden kaçının. - Lifli yiyeceklerin (sebze, meyve, kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri, kepek, patates kabuğu vb) tüketimini artırın. Bu maddeler sindirilmediği için dışkıyı hacimli ve yumuşak tutar. Beyaz ekmek ve peynir gibi işlenmiş yiyecekleri azaltın. - Düzenli egzersizlerin (yürümek, karın kaslarını güçlendirici hareketler) vücut fonksiyonlarını iyileştirici etkileri kabızlığa da iyi gelir.
SAKIZLARDAKİ ŞEKER BİLE GAZ YAPABİLİR - Yapay tatlandırıcılardan uzak durun. Sorbitol ve ksilitol ihtiva eden sakız ve şekerlemeler sıklıkla gaz yapar, kullanmayın. - Yavaş yiyin yavaş için. Besinleri uzun uzun çiğneyin. Küçük parçalar halinde yiyin. Gaz yapıcı karbonhidratlı besinlerden uzak durun. Gaz yapıyorsa daha az sebze salata, çiğ sebzeler) ve sebze yemekleri (lahana, brokoli, karnabahar) yiyin.
- Bakliyatları (fasulye, nohut vb.) pişirirken ıslatma suyunu kullanmayıp atın, taze suda pişirin. Gaz yapıcı içeceklerden uzak durun. - Sebzeleri buharda pişirin ya da haşlayın. Süt ürünlerinden kaçının. Mutlaka kullanıyorsanız mümkünse "Laktozsuz" ürünlere yönelin.
Şişkinlik sorununuz varsa Sık karşılaşılan şişkinlik sorununun arkasında çoğu zaman fazla miktarda sebze (kereviz, lahana, havuç, karnabahar, soğan), bakliyat (kuru fasulye, nohut), çok şekerli meyveler (elma, kayısı, üzüm, erik) tüketilmesi geliyor. Asitli ve gazlı içeceklerin, yağlı ve soslu etlerin ayrıca bazı tatlandırıcıların da gaz oluşumunu arttırdıkları biliniyor. Eğer sizin de şişkinlik şikayetiniz varsa bu yiyeceklerden uzak durmanızda yarar olabilir.
Kabızlıkla mücadelede günlük su tüketiminin 1.5 litrenin altında olmamasına özen gösterilmeli. Egzersiz ise hem kabızlık hem de gaz sorununa iyi geliyor
İRRİTABLE BAĞIRSAK SORUNU
İrritable barsak sorunu kişiden kişiye farklılık gösteren bir sağlık problemidir. Bazı kişilerde kabızlık, bazılarında ise ishal olarak ortaya çıkar. Düzenli ve günde en az üç ana öğün besin tüketmek, tüketilen besinlerin her not edilmesi, sorunun çözülmesinde yardımcı olur. Rahatsızlık (gaz, şişkinlik, ağrı) hissi yaratanların beslenmeden çıkarılması gerekir. Öğün atlaması, beş saatten fazla besin tüketmemesi bu sağlık sorununun artmasına neden olur.
İrritable bağırsak rahatsızlığı kabızlığa yol açıyorsa bol posalı besinlerin tercih edilmesinde yarar var. Posa bakılan zengin besinler arasında tam unundan yapılmış ekmek ve makarna, kuru baklagil çeşitleri, çilek, elma, kayısı, armut, bezelye yer alır. Bununla beraber kabızlıkla mücadelede, günlük tüketilen su miktarının 1,5 litrenin altında olmaması ve düzenli egzersiz yapmak gerekir.
İrrtable bağırsak rahatsızlığı ishal olarak kendini gösteriyorsa patates, pirinç, makarna, ekmek, yoğurt, ayran ishali durduracak ve bağırsak yapısını düzenleyip, mineral kayıplarını azaltacak besinlerin tüketilmesi gerekir. Salam sucuk, sosis gibi şarküteri ürünlerinden, fazla yağ içeren sos ve kızartılmış besinlerden, alkol, kahve ve baharat çeşitlerinden uzak durmak gerekir.
CROHN HASTALIĞI Uzun süredir tekrarlayıp duran karın ağrısı ve kramplardan, diyare ataklarından yakınıyorsanız ve bu belirtilere zaman zaman bağırsak kanaması da eşlik ediyorsa ihtimallerden birinin de Crohn hastalığı olabileceği aklınızda olsun. Bu hastalık ağızdan başlayarak bağırsağın sonuna kadar sindirim sisteminin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. En sık görüldüğü yer ince bağırsağın alt kısmıyla kalın bağırsaklardır. Hastalığın ortaya çıkmasında kalıtımın, bağışıklık sisteminin hatta bazı mikroorganizmaların etkili olabileceği ileri sürülüyor. Crohn hastalığının 15-30 yaş grubunda daha sık görüldüğü biliniyor. Karın ağrıları ve kramplar hastalığın önemli belirtilerinden. Ağrılara bazen bulantı ve kusma da eşlik edebiliyor. Çoğu hastada ağrılı dönemlerde iştah kaybı ve diyare de görülüyor. Tekrarlayan ishal atakları yaşam kalitesini bozup, uyku düzenini bile altüst edebiliyor. Hastalığın tedavisi için mutlaka bir gastroenteroloji uzmanıyla işbirliği yapmak gerekiyor. Bu hastalığın tedavisinde özel bir diyet yok ancak kişilerin kendilerine rahatsızlık veren ve vermeyen yiyeceklere dikkat ederek beslenmeleri gerekiyor. Bu besinlerde kişiden kişiye değişiyor.
ÇÖLYAK Çölyak hastalığı ishal, karın şişliği, kabızlık, halsizlik, yorgunluk gibi şiflerle giden ve yaşam kalitesini bozan bir sağlık sorunudur. Aslında çölyak hastalığının bu bilinen belirtileri buz dağının en üstte kalan, görünen yanıdır. Sorunların neredeyse yüzde 90'ı suyun altında kalır ve kendini belli etmez.
Çölyak gözden kaçabilir Çölyak hastalığında fark edilen ya da edilmeyen birçok sorun olabilir. Örneğin bu hastalarda depresyona, eklem ağrıları ve kimi eklem romatizmalarına, diş bozuklukları ve ağız içinde tekrarlayan aftlara sık rastlanır. Ayrıca Çölyak hastalığında kansızlığın, kısırlığın ve bazı kanserlerin (yemek borusu ve yutak kanserleri, ince bağırsak lenfoması) daha sık görüldüğü belirtiliyor. Bu kişilerin bazı böbrek hastalıklarına, çocukluk diyabetine boy kısalığına ve şişmanlık problemlerine de daha sık yakalanan biliniyor. Çocuğunuzda davranış bozuklukları (hiperaktivite, depresyon) otizm, ciltte kaşıntılı deri altı kabarcıkları, diş gelişiminde bozukluklar, kilo alamama, karında şişkinlik ve şişlik, gelişme sorunları mevcutsa bu sorunlara ishal, eşlik ediyorsa arka planda gözden kaçmış bir çölyak hastalığının yatabileceği aklıda olsun.
Nedeni biliniyor Çölyak hastalığında hastaların büyük kısmında özellikle buğdaydaki glutene karşı bir duyarlılık söz konusudur. Gluten içeren prolaminler buğdayda, çavdarda, yulafta ve arpada bulunuyor. Hastalıkta genetik faktörler kadar çevresel faktörlerin de önemli olduğu biliniyor.
Beslenme tarzı değişmeli Hastalığın tedavisinde yapılacak şey öncelikle beslenme planından buğday, arpa, yulaf, çavdar ürünlerinin çıkarılmasıdır. En önemlisi buğday ürünlerinden (un, makarna, mantı, ekmek, erişte) uzak durmaktır. Çok zorda kalınca az miktarda, arpa, yulaf ve çavdara müsaade edilebilir. Hastalara mısır ve pirinç ürünleri rahatlıkla kullandırılabilir. Laktozdan fakir bir beslenme planı da faydalı oluyor. Eğer beslenme planı doğru yapılabilmişse en geç altı ay içinde çok iyi sonuçlar alınabiliyor.
Beslenme Diyet Dergisi
|