Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 02.2009
Arşiv - 02.2009

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU - Isırgan otu gerçeği

Isırgan, bugüne kadar tanıdığım bitkiler arasında en karmaşık olanıdır. Bu bitkiyi araştırırken, daha dikkatli ve sabırlı olmam gerektiğini anladım. Bugüne kadar incelediğim ve araştırdığım hiçbir bitkiye benzemiyordu. Bir kısım etkin maddeleri, metabolitlere doğrudan etki ederken, bazı etkin maddeleri de hormonal denge üzerinden etki ediyordu.  Velhasıl, karmaşık ve kimyası oldukça kompleks bir bitki...
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU - Isırgan otu gerçeği
Isırgan, doğal ortamında çevre şartlarına  büyük oranda bağlı bir bitkidir. Yetiştiği toprağın mineral ve tuz dengesinden en çok etkilenen bitki, ısırgandır. Isırgan, yöreden yöreye farklı türler gösterir. Avrupa, Amerika, Asya veya Avusturalya’da hep farklı türleri vardır. Çevresinde yetişen bitki florasına bağlı olarak çok fazla yatay geçişten etkilenmektedir. Ülkeden ülkeye değişen o kadar fazla türü vardır ki, saymakla bitmez.
Isırganın, dalamaya (deride kaşıntıya ve yanma duygusuna) sebep olduğunu hemen herkes bilir.  Isırgan bitkisinin üzerindeki tüylerde alerjiye ve yanmaya neden olan bileşikler (kimyasallar) formik asit, histamin, seretonin, acethylcolin, 5- hydroxy tryptamine ve diğer bazı iritant’lar (tahriş ediciler) bulunur. Dalama özelliği pişirildikten veya kurutulduktan sonra kaybolur.
Isırgan otunun genç (taze) olanları hem besleyici hem de yemeği yapıldığında daha lezzetlidir. 
Safranbolu evlerinin arka bahçelerinde yetişen ısırgan, bu bölgenin endemik bitkisidir. Özellikle, “Safranbolu evlerinin arka bahçelerinde yetişen” diyorum çünkü, Safranbolu evlerinin arka bahçelerinin kendine özgü bir altyapısı vardır. Bu altyapının toprağa kazandırdığı özellik sayesinde burada yetişen ısırgan, yıllar içerisinde evrimini tamamlayarak Safranbolu’nun endemik bitkisi olmaya hak kazanmıştır. Bu altyapı özelliği bozulursa Safranbolu’ya özgü endemik ısırgan da kaybolmaya  mahkûmdur.

Kurutulmuş ve taze ısırgan arasındaki fark
Taze ısırgan kullanımı kanamalara karşı durdurucu özelliğinden dolayı tüm dünyada uzun yıllardan beri bilinen bir halk ilacıdır. Kanamaları durdurucu özelliği taze yaprak ve saplarının içerdiği zengin K vitamininden kaynaklanmaktadır. Kurutulmuş ısırganda ise K vitamini yoktur. Bu nedenle kurutulmuş ısırgan çayı kan sulandırıcı özelliğe sahiptir.

Bunlara Dikkat :
Trombozitleri (platelet) yüksek olan hastaların taze ısırgandan kesin olarak uzak durmaları gerekir. Kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda olan hastaların taze ısırgandan yapılan yemekleri tüketmemeleri gerekir. Beyin embolisi geçirmiş olan (beyin kılcal damarlarında kan pıhtısının damarı tıkaması) veya genel olarak emboli riski taşıyan hastaların taze ısırgan çayı veya çorbasından kesin olarak uzak durmaları gerekir.
Isırganın, saçlara verdiği canlılık, parlaklık, yağlanmaya ve kepeğe karşı koruyucu etkisi  oldukça güçlüdür. Onun bu gücünden istifade edebilmek için haftada iki - üç defa uygulanması gerekir.  Uygulama şekli  günün küründe verilmiştir. Bu kürü uygularken taze ısırganı kullanmak daha etkilidir. Eğer, kurutulmuş ısırgan kullanılacaksa, aktarlardan satın alırken en azından o yılın ürünü olmasına dikkat ediniz. Kurutulmuş ısırganın, kök kısımlarını içermediğine ve çiçek açmamış olmasına dikkat ediniz.
Eğer satın alacağınız ısırgan aynı zamanda çiçeklerini de içeriyor ise o ısırganı satın almayınız. Çünkü, ısırganın bu uygulamada çiçek açmadan önce toplanmış olması gerekir. Romatizmaya ve arthiritis’e karşı ısırganın tedavi edici gücü olduğu çok sayıda yapılan klinik deneyler ile kanıtlanmıştır. Ancak, onun hazırlama ve uygulama şekline uyulması başarı oranını artırmaktadır. Özellikle de yetiştiği çevre şartları ve toprağının kimyasal yapısı da dikkate alınmalıdır.
Isırganın toplama zamanı da çok önemlidir. Tedavi amaçlı kullanılacak olan ısırganın  çiçek açmadan önce toplanması gerekir. Bazı hastalıklarda ısırganın sadece çiçeklerinin kullanılması veya da çiçek açtıktan sonra toplanmış olma şartı da vardır.

Isırgan Otu Kürler :
Akciger Kanserini önleyici ve tedavi edici Kür
Saçlara parlaklık vermek, yağlanma ve kepek önleyici kür 
Isırgan Otu Kürleri-II
 

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU
Sorularınız İçin : info@saracoglu.at
Telefon : 0 216 457 34 10 0 216 457 34 11
GSM : 0 539 470 76 46 0 539 470 76 47
Fax : 0 216 457 34 14


* Soğuk Alğınlığına Karşı Adaçayı
* Gençleştiren Kürler
*
Prof.Dr. Saraçolu *- Şifa Kitabı
* Tüylenmeye Karşı Aslanpençesi Kürü
* Sahte Ürünler Hakkında Uyarıları
* Ergenlik Sivilcelerine Karşı Öneriler
* Kimler Hangi Ekmekleri Tüketmeli?
* Gıda Savaşları
* Bel ve Boyun Fıtığı için Kürler Video
* Saraçoğlu Samanyolu TV'de Video
* İbrahim Saraçoğlu HaberTürk'de soruları yanıtladı
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor (Video)
* Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Reçetesi
* Kürleri Satın Almak için
* İbrahim Saraçoğlu Sabahın Sedasında
* Çekirdekli Kuru Üzüm Mucizesi
* Adet Düzensizliğine Karşı Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek Taşını Düşüren Bitkisel Kür
* Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Kür
* Beyaz Dut Kürü
* Lentigo Yaşlılık Lekelerine Doğal Çözümler
* Mide Bulantısına Karşı Kekik Kürü
* Dereotu ve Anne Sütü
* Suyun Faydaları
* Kalp Büyümesine Karşı Domates Kürü
* Saman Nezlesi ve Astına Karşı Kür
* Adet Sancılarına Karşı Doğal Kür
* Tansiyon ve Kolestrol için Kür
* 7 Derde 7 Deva Kürler
* Tüylenmeye Karşı Kür
* Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları
* Doğal Vitiligo Tedavisi
* SOĞAN Kürü VİDEO Anlatım
* İbrahim Saraçoğlu e-book
* Safra Kesesi ve Sindirim Sorunlarına Karşı Kür
* Isırgan Kürü
* Saçlara Parlaklık Veren Kür
* Akciger Kanserine Karşı Kür
* Isırganotu ve Kullanımı
* Ebegümeci Kürü
*
Havuç Kürü
* Ispanak ve Kereviz Kürü
* Patates Kürü
* Papatya Kürü
* Saç Dökülmesini Durduran Kür
* Maydanoz Kürü
* Anne Sütünü Arttıran Kür
* Siroz ve Gut için Kereviz Kürü
* Kolay Hamile Kalmak İçin
* Dut Kurusu Kürü (Egzama)
*
Soğan Suyu Kürü
* Beyaz Lahana Kürü
* İbrahim Saraçoğlu ile Söyleşi
* Soğan Mucizesi
* Adaçayı Kürü
* Depresyon Kürü
* Boy Uzatma Kürü
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor
*
Kabızlık Reçetesi
* Pratik ve Doğal Kürler

| Yorumlar (18) | 25.02.2009 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Soğuk, kuru kış havası saçlarımızı basık ve cansız gösterir. Aynı zamanda fazlasıyla da elektriklenmeye sebep olur. Kadınlar yaz aylarında, "nemli hava saçlarımı şişiriyor" diye söylenirler ama kış geldiğinde ve saçlar cansız ve basık bir hal alınca da yazın o nemin verdiği kabarıklığı özlerler : ) Neyse ki problemi çözmek sadece bir ürün değişikliğine bakar.

İşte sizlere her saç tipine göre öneriler: Tülin ŞAHİN
Saçınız kuru ve nemsiz görünüyorsa, tek yapacağınız içinde güçlü nemlendirici barındıran bir şampuanla haftada 2 kere yıkamak, ardından da yine yoğun bir nemlendirici kullanmak. Bu şekilde saçlarınız daha parlak duracaktır.

BASIK SAÇLARA ÖZEL
Saçlarınız basıksa bunu kabul etmeyin : ) Basıklık genelde, saçta gereğinden fazla yağ veya ürün varsa olur. Bunlar saçı aşağıya çektiği için basıklık olabilir. Ama hiçbir şey kullanmadan bile saçlarınız yıl boyunca hep basıksa unutmayın ki, kış aylarında daha fazla basık olacaktır. Bunun da nedeni havada nem olmaması.

Bu konuda da çözümleri sizlerle paylaşayım. Basık saçta öncellikle nemlendiriciyi abartmamak lazım. İkisi bir arada şampuanlar kullanmamalısınız. Kremi sadece enseden itibaren kullanın ve gerçekten az bir miktarda uygulayın. Saçlara kuru temizlik yapan şampuanlar da var. Ara sıra onları kullanmanızı öneririm. Kullanımı çok basit spray şeklinde olan bu şampuanı saçınıza sıkıyor, bir havlu yardımı ile tozları saçınızdan dağıtıyorsunuz.

İşte size hem hacimli hem temiz saç haftada bir iki kere kullanabilirsiniz. (Yurtdışında hemen her markette bulunuyor ama henüz Türkiye'de görmedim : ) Yoksa size hemen nereden alacağınızı önerirdim.) Basık saçı kurtarmanın bir başka yolu ise, saçlarınızı kat kestirmek. Böylece göz yanıltarak saçlarınızın daha hacimli olduğu havasını vermiş olursunuz. Son olarak basık saçlara her zaman krepe atılması gerektiğini hatırlatayım. Böylece hacimli ve doğal görünüm kazandırabilirsiniz.

İPEK YASTIKTA YATIN
Peki kışın daha fazla elektriklenen saçlara ne yapmak lazım? İpek nevresimde uyursanız problem çözülecektir. Böylece sadece saçlarınız değil, cildiniz, teniniz ve elleriniz bile yumuşacık olacaktır. İpek yastıklar saçlarınıza mutlaka yardımcı olur ama faydasını görmezseniz, elektriklenen saçlara ahşap fırça üzerine saç spreyi sıkıp diplerinden uçlarına kadar tarayın. Bunun da etkili olduğunu göreceksiniz. İnce telli saçlar hariç, haftada bir derin nemlendirici saç maskesi yapmanız da yardımcı olacaktır.

Kuaförde saçınıza fön çekildikten sonra hemen elektriklenme oluyorsa, kafanıza şapkanızı veya berenizi geçirmeyin ki; genelde kış aylarında en çok yapılan budur. Saç hala sıcak olduğu için, ne yaparsanız hemen iz kalacaktır. Tabii şapkanın izi de. Ama illa şapka takmanız gerekirse başınıza sıkıca oturan bir bere değil de fötr şapka takmayı tercih edin. Ve şapkanın içi mutlaka ipek astar olsun. Değilse de terzinizden en sevdiğiniz şapkanın içine ipek astar dikmesini isteyin. Yine ipek nevresim mantığı : ) İpek elektriklenmeyi alacaktır.

Şapka kullanmayı sevmiyorsanız, fönden sonra elektriklenen saçlarınıza ipek bir eşarbı bandana şeklinde bağlamanız da sorunu çözecektir.

Saçlarımın kesimini, rengini, balyajını kim yapıyor diye sizlerden çok sayıda mail alıyorum. Saçlarımda harikaları  : ) MM Bahçeçik Ulus ve İstinye Park yaratıyor. Benim vasıtamla aradığınızı söyleyin : ))

Tülin ŞAHİN (Tuliss)

YARA İZLERİNİ GİDEREN BİTKİSEL YÖNTEMLER

Dış görünümün çok önemli olduğu günümüzde ufacık bir yara izi çoğu zaman insan psikolojisini olumsuz etkileyebiliyor.
YARA İZLERİNİ GİDEREN BİTKİSEL YÖNTEMLER
Çeşitli sebeplerle cildimizde meydana gelen yaraların iyileşmesinden sonra geride kalan belirtilere yara izi denir. Yara izleri günümüzde estetik ameliyatlarla kolayca giderilebilmektedir.

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler kitabında bu konuya değinmiş ve Şifalı Bitkilerle yara izlerini gidermek için şu pratik formülleri paylaşmış :

Formül 1 :
Tarçın kaynatılır, suyuna bir pamuk batırılarak yara izlerine sürülür.

Formül 2 :
Yabani roka tohumları toz haline getirilir. 10 dakika bekletilip, suyuyla yara izlerine pansuman yapılır.

Formül 3:
Taze roka yaprakları sıkılır. Elde edilen su yara izlerine sürülür.

Formül 4:
1 bardak kaynar suya 10 gram abanoz yongası konulur. 10 dakika bekletilip, suyuyla yara izleri pansuman yapılır.

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ Ahmet MARANKİ
-www.maranki.com- (Resmi Web Sitesi)
Sorularınız için : info@maranki.com 

Bazı Yazıları :
* Ahmet Maranki Seda Sayan'ın Konuğu 24 Şubat 2011
* Hangi Taş Hangi Hastalığa İyi Geliyor
*
Ahmet Maranki Show TV'de 10.02.2011
* Ahmet Maranki Seda Sayanın konuğu 03.02.2011
*
Ahmet Maranki'den Öneriler
Üzüm Çekirdeğinin Faydaları
* Zona İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri
* El ve Ayaktaki Nasırlar için Bitkisel Formüller
Topuk Dikeni ve Bitkisel Tedavisi
* Kiraz Diyeti
* Ayak Detoksu
* Reishi Mantarı
* Kozmik Yağlar ve Kullanımı
* Zeytinyağı ve Limonsuyu Kullanımı 
*
Başbakanın Gençlik Formülü
* Ahmet Maranki'den Başağrısına Öneriler 
*
Stres için Öneriler 
*
Maranki TAKVİM yazıları 
*
Ne Yesem Zayıflarım 
*
Maranki SHOW TV'de Video 
*
Ahmet Maranki Ürünleri 
*
Çilleri Gideren Formül 
*
Elmas Maranki Saç Bakım Önerileri 
*
Ahmet Maranki SİVAS Konferans Videosu 
*
Manevi Yaşam Reçeteleri - Video 
*
Yanık Tedavi Yöntemleri
* Yara İzlerini Gideren Bitkisel Formül
* Kozmik Beden Temizliği Nedir? 
*
MS Hastalarına Öneriler 
*
Kabızlık ve Lavman 
*
Ergenlik Sivilce Kürü 
*
Foton Hayat Videosu
* Doğal Antibiyotik Videosu 
*
Egzama Tedavisi 
*
Sinüzite Karşı Öneriler 
*
Kabızlık Önerisi 
*
Çocukları Sınava Nasıl Hazırlamalıyız 
*
Cilt Bakım Önerileri 
*
Stres ve Sinir Problemlerine Karşı 
*
Saç Dökülmesini Durduran Formül 
*
Ülser ve Mide Sorunlarına Karşı Doğal Öneriler 
*
Prof.Dr. Ahmet Maranki Kimdir?
Tüm Yazıları...
| Yorumlar (107) | 25.02.2009 | Ahmet Maranki  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Pek çok kişi "Zayıflarken yüzüm çöküyor, fakat bölgesel kalınlıklarım gitmiyor" diye şikayet ediyor. Bu yüzden sadece diyet yeterli olmaz. Mutlaka egzersiz de yapılmalı. Zayıflarken önemli olan göbek ve bel civarındaki yağların erimesi, buna karşılık yüz veya daha ince olan yerlerden ise aşırı bir kayıp olmamasıdır.Ender SARAÇ Göbek Eriten Diyetin Sırları

Bunlara dikkat
Kadınlarda kışın kemik erimesi riski artar. Diyette kalsiyumdan zengin beslenin ya da doğal kalsiyum preparatları alın.
İçindeki yağ miktarına dikkat ederek bol miktarda protein tüketin. Çünkü proteinler, zayıflarken kasların korunması ve vücudun sıkı olması için gerekli alt yapıyı sağlar.
Tavuk, balık, kırmızı et ve yoğurdun az yağlısı yenmeli. Kızartma yerine haşlama, ızgara ve buğulama yapılmalı. Arada fazla yağlı olmamak şartıyla yeşil mercimek, nohut, barbunya, börülce ve sarı mercimek tüketin.

GÖBEĞİ ERİTEN İKİ GÜNLÜK ÖRNEK MÖNÜ

Sabah kalkınca: 1 bardak ılık ballı limonlu su. Bal yarım tatlı kaşığını, limon 8-10 damlayı geçmesin, su ılık olmalı.
Kahvaltı: 1 dilim kızarmış çavdar ya da tam buğday ekmeği, 4 parmak yağsız taze dil peyniri,  6-7 adet saplarıyla birlikte maydanoz
Ara: Bir yeşil elma
Öğlen: Tavuk ya da balıklın seçenek (yanma bol yeşil salata)
Ara: 2-3 ceviz içi, 1 kivi
Ara: Bir bardak tamamen yağsız süt
Akşam: 3-4 kaşık az yağlı bulgur pilavı, 4-5 kaşık nohut ya da yeşil mercimek, 2-3 adet hafif acı sivri biber.
Gece: Bir yeşil elma.
Aralarda bol sıcak su ve yeşil çay içmeyi unutmayın.

Çay tarifi:
- 2 adet avakado yaprağı
- 2 adet parmak ucu kadar zencefil  
- Küçük birer tutam funda yaprağı, mısır püskülü ve kiraz sapı
-Bu miktar bir bardak kaynar suyun içerisinde 4-5 dakika kadar bekletilir, süzülür. İçine bir dilim limon konarak iki fincan gün boyunca içilir. 3 fincandan fazlası zararlı olabilir. Çayı içerken şeker koymayın.
Başarılı Diyet için spor takviyesiHAREKET :
Mekik:
Dizleriniz bitişik ve ayaklarınız birbirine paralel şekilde, iki elinizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık hareketlerle karnınız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapın.

Öğle Yemeği için alternatifler :
- Izgara tavuk göğüs yanında bir kase brokoli veya yeşillik çorbası.
- Bol maydanozlu 3 yumurta beyazı ve bir sarıdan yapılmış yağsız omlet.
- Bir kase yağsız yoğurt, bir tabak ızgara sebze.
- Bol miktarda yağsız taze peynir, dil ya da çökelek gibi, yanında bir porsiyon az zeytinyağlı pırasa ya da ıspanak, pazı ya da ya da bu sebzelerden mevsim türlüsü.
- 4-5 adet orta boy, içine ekmek katılmamış yağsız kıymadan ızgara köfte. Yanına közlenmiş patlıcan veya ızgara sebze. • Derişiz, orta boy, beyaz etli balık, yanına bolca roka, soğan, marul ağırlıklı limonlu yeşil salata.


Ender SARAÇUz.Dr. Ender SARAÇ
Adres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL Tel: 212 283 10 80
Email: info@endersarac.com

Son Yazıları :
- Zayıflatan Acı Biber Çayı
- Diyete Başlama Teknikleri
- Yazın Saçlar Özel Bakım İster
- Misutgaru Gerçekten Zayıflatıyor mu?
-
Sağlıklı Kilo Aldıran Diyet
- Diyet Yaparken Kabızlığa Son
- Metabolizbayı Hızlandıran Baharatlar
- Su İçmeden Diyet Yapılmaz
- Depresyon için Beslenme Önerileri
- Kilolardan Kurtulmak İçin Detoks
- Reflü için Pratik Tarifler
- Oruç Tutarken Baş Ağrısına Karşı
- Kansızlığa Kınalı Çözüm
- Ender SARAÇ'la Ramazan
- Cinsel Gücü Arttıran Altın Öneriler
- Ender Saraç'tan Zayıflatan Kurallar
- Kilonuzu Korumak İçin
- Ayurveda'ya yapılması gerekenler
- Sağlıklı Kilo Vermek
- İştah Kontrolü
- Yaza Sağlıklı Zayıflayarak Girin
- Sıçrayarak Zayıflama
- Ender SARAÇ Doktorum Proğramında
- Kilo Verdiren 12 Altın Tavsiye
- Evinizi Diyete Hazırlayın.
- Metabolizmanız Kışa Hazır mı?
- Tansiyon Düşüren Formüller
- A Gribine Karşı Mikropsavar Gıdalar
- Yorgunluk Gideren Doğal Besinler
- Keçi Peynirini Deneyin
- Ender SARAÇ'tan Zayıflama Önerileri
- Egzersiz Nasıl Olmalı
- Formula 7

Tüm Yazıları İçin

Gün geçmiyor ki kadınların sonsuz gençlik ve güzellik isteğine hizmet edecek bir krem ya da bir formül üretilmesin. Sadece kadınların değil insanoğlunun bu isteği koskocaman bir kozmetik sektörünü ayakta tutuyor, yüzlerce bilim adamı bunun için sürekli araştırıyor, yıllarca laboratuarlarda çalışıyor. Gençliğin sırrını uzaklarda aramaya gerek yok zira hepsi burnumuzun dibinde duruyor. Bilim adamlarına da bu güzellik iksirlerini ortaya çıkarıp formüle etmek düşüyor. Tıpkı şimdi vereceğim üç örnekte olduğu gibi...

TARLADAKİ NİYE BEYAZLIYOR?

İlk örneğimiz dermatologların hastalara reçete ettiği dermokozmetik deyince akla gelen ilk markalardan biri Dermalogica'dan...

Antis Kozmetik Eğitim Müdürü Melike Yumlu anlatıyor: 'Uzakdoğu'da pirinç tarlalarında çalışan kadınlar, su olmadığı için pirinçleri yıkadıkları suyla banyo yaparlarmış. Bütün gün güneşin altında çalıştıkları halde bronzlaşacaklarına beyazlayan kadınlar, uzmanların dikkatini çekiyor. Pirinç suyla birleşince ortaya çıkan 'fitik asit', hem cildin beyazlamasını sağlıyor hem de üstteki ölü deriyi atıyor. Dermalogica'nın kurucularından Jane Wurwand, Hindistan ziyaretlerinde de kadınların beyazlamak için pirinç tozu kullandığını fark edince pirinç suyu üzerinde çalışmaya başlıyor'. Wurwand, tam 15 yıllık çalışmalarının sonucunda Dermalogica'nın ciltteki leke ve ton farklılıklarını dengelemeye yardımcı olan ürünü Daily Microfoliant'ı yarattı. Bununla yetinmeyen Wurwand, geçtiğimiz günlerde yine pirincin renk açıcı etkisini ve daha pek çok etkili formüllerini kullandığını yeni ürünü ChromaWhite'ı eczanelerde satışa sundu. 4 haftadan itibaren leke görünümünde azalma sağlayan yeni cilt aydınlatma sistemi ChromaWhite, mevcut lekeleri azaltırken yeni lekelerin de oluşumunu engellemeye yardımcı olarak daha aydınlık, düzenli bir cilt tonuna ulaşmayı sağlıyor.

ELLERİ NİYE YAŞLANMIYOR?

Bir diğer örneğimiz de yine tarlada çalışan kadınlardan... Ancak bu kez rotamızı, Uzakdoğu'dan Ekvator'a çeviriyoruz. Ekvator'daki kahve tarlalarında çalışan kadınları gözlemleyen, AHA gibi kozmetik sektöründe önemli buluşlara sahip kimyacı Joseph A. Lewis ve toksikolojist ortağı Joseph C. DiNardo, kahve toplayan kadınların ellerinin yaşlanmadığını fark etmiş. Güneşin zararlı etkilerinin en fazla hissedildiği Ekvator bölgesinde, bütün gün güneşin altında çalışıp, kolları yaşlanırken elleri yaşlanmayan kadınların gizemini inceleyen iki bilim adamı, araştırmalarının sonucunda işin sırrının henüz tam olgunlaşmamış kahve meyvesinde yattığını görmüş. Joseph Lewis, kahve meyvesinin en doğal antioksidan kaynağı olduğunu belirtirken yeşil çaydan da üç kat daha fazla antioksidan içerdiğini söylüyor. Bilim adamı kahve meyvesinin yaşlanmaya karşı nasıl koruduğunu ise şöyle anlatıyor: 'Bitkilerin de güneşten korunma mekanizması var. Kahve meyvesi kendini güneşten korumak için 'polifenol' diye bir madde salgılıyor ve kendi etrafında bir çeper oluşturuyor. Bu çeper bitkiyi zararlı ışınlardan koruyor. Biz de bu polifenol maddesini ürünlerimize taşıdık.' Kahve  meyvesinin yaşlanmaya karşı savaşan güçlü bir antioksidan olduğunu keşfeden Lewis ve ortağı DiNardo, uzun süren formülleştirme ve klinik çalışmalardan sonra markaları Priori'nin CoffeBerry serisini oluşturdu. Lewis, yaşlanmaya karşı savaşta doğal ürünler kullanmaya tercih edenler için geliştirdikleri Priori CoffeBerry serisinin ince çizgi ve kırışıklarda gözle görülür azalma ve cilt tonu düzensizliklerinde ciddi düzelmeler sağladığını söylüyor.

ORGANI KORUYORSA

İki bilim adamının bir başka buluşu ise yeniçağın etken maddesi olmaya aday gösterilen 'idebenone'. Bunun hikayesi de en az diğer iki etken madde kadar ilginç. Ancak bu kez mucizeyi tarlalarda değil ameliyathanede arıyoruz. Organ nakilleri sırasında organların kaplandığı 'idebenone' maddesinden yola çıkan Lewis ve DiNardo, 'Bu madde organı çok güçlü bir şekilde koruyorsa cildi niye korumasın' diye düşünüp 1999 yılında araştırmalarına başlamış. Ve yıllar sonra cildi sigara, hava kirliliği gibi çevresel hasarlardan koruyan 'EPF' yani 'çevresel koruma faktörünü' geliştirmişler.

Yıllardır SPF (güneş koruma faktörü) korumalı ürünlerle cildimizi güneşin olumsuz etkilerinden korumaya çalışıyoruz ancak cildi güneş kadar hava kirliliği, sigara dumanı ve stres de yaşlandırıyor. Lewis, 'idebenone' etken maddesinin, cildi hem koruyan hem de düzelten tek antioksidan olduğunu açıklıyor. 'Idebenone aslında bir içerik, coenzyme Q10'a çok benziyor ama ondan bin kat daha etkili ve yüzde 60 daha küçük. Yaşlanmanın en önemli sebebi hücrelere enerji veren mitokondrinin bozulması. Idebenone, cildi dış etkilerden korurken mitokondriye de enerji veriyor. Eğer mitokondri hücresini korumazsak cilt yaşlanmaya başlar.'

Bilim adamı, Idebenone etken maddesiyle Priori'nin Radical Defence serisini geliştirdi. Lewis, cildi güneşe karşı koruyan SPF30 koruma faktörü ile EPF 95 çevresel koruma faktörünü tek bir şişede birleştirdiği Radical Defence ürününün, 3 hafta gibi bir süre cildi güneşe ve çevresel hasarlara karşı koruduğunu söylerken aynı zamanda çizgiler üzerinde olumlu etki yaratacağını da belirtiyor.

AYSUN ÖZ KAŞİ

Bebeğimize masaj yapmasını öğreniyoruz.


Son trend aç karnına su içmek!

Endokrinolog Doktor Ghada Haddad'a ait bir yazıya rastladım geçenlerde, Japonya'daki su çılgınlığından bahsediyordu.

Doğada var olan bütün bitkileri-börtü böceği alternatif tıpta kullanmak son derece moda. Gün geçmiyor ki, 'falanca bitkiyi kaynatıp içince, her türlü hastalıktan kurtulacağımızla' ilgili haber okumayalım. Bu kısır döngünün şöyle çalıştığını keşfettim, mesela bizim memlekette avokado yok diyelim, şampuandan kreme, ilaçtan içeceğe her şeyin avokadolusunu çıkarıyorlar! Son günlerde Amerika'da Goji içeceği çok popüler. Uzakdoğu'da, Tibet'te, Himalayalar'da yetişen bir bitki Goji. Sonsuz sağlık ve güzellik için yiyor ve içiyorlar. Şunu hemen belirteyim Goji, Anadolu'da da yetişiyor ve daha çok 'kurt üzümü' olarak biliniyor. Kimsenin de suyunu sıkıp içtiğini sanmıyorum. ABD'de marketlerde kuyruklar vardı geçtiğimiz yaz, çok da pahalı.
Gelelim bahsettiğim Doktor Haddad'ın söylediklerine. Japonya'da aç karnına su içmek son derece popülermiş. Sabah kalkar kalkmaz daha dişlerinizi fırçalamadan içebileceğiniz kadar suyu içmeniz gerekiyormuş. Su tedavisi adı altında yapılan bu uygulama ile de pek çok hastalıkla baş etmek mümkünmüş. Bilimsel testlerle de kanıtlamışlar ve bunu yayınlamışlar. Aç karnına içilen suyun iyi geldiği birçok hastalık var: Baş ağrısı, vücut ağrıları, kalp çarpıntısı, bronşit, astım, gastrit, obezite, epilepsi, menenjit, göz hastalıkları, böbrek sancıları, adet sancıları, kulak-burun-boğaz hastalıkları...

AÇ KARNINA SU İÇMEK HER DERDE DEVAUYGULAMA YÖNTEMİ

- Sabah kalkar kalkmaz daha dişleri fırçalamadan 4x160 ml su içilecek.
- Sonra diş fırçalanacak ve 45 dakikadan önce bir şey yenip içilmeyecek.
- 45 dakika sonra yiyebilir, kahvaltı yapabilirsiniz.
- Sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika sonra en az iki saat süreyle hiçbir şey yemeyecek ve içmeyeceksiniz.
- Sabah kalktığınızda bu kadar çok su içemiyorsanız yavaşça artırarak kendinizi alıştırabilirsiniz.
- Daha sağlıklı bir yaşama bu uygulama ile kavuşabilirsiniz.

BİR AYDA YÜKSEK  TANSİYON KALMIYOR

Yapılan açıklamada bu uygulamaya devam edildiği takdirde, 30 gün sonunda yüksek tansiyon sorununuz kalmayacakmış. 10 günde gastrit, yine 30 günde şeker sorunundan kurtulmak ya da en aza indirmek mümkün olabiliyormuş. Yine de her türlü uygulamayı denemeden önce lütfen kendi doktorunuza danışın ve eğer bu sistem size zarar vermeyecekse başlayın. Bazı yan etkileri de var muhakkak, her zamankinden daha fazla tuvalete gideceksiniz en azından.
Uzakdoğu'da yemeklerle beraber çay içildiğini de hatırlatıyor Dr. Haddad ve 'kaybedilecek bir şey yok' diyor. Yine de doktora sormadan adım atmayın ama bana kalırsa son derece ucuz ve kolay bir yöntem.
Aa, uygulamanın zayıflattığını da söylemiş miydim? En önemli sonucun kilo kaybı olduğunu da eklemiş doktorumuz.

Elif AKTUĞ (Akşam) Elif AKTUĞ

Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et