Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi

- antakya biberi- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 17.10.2009
Arşiv - 17.10.2009
Grip Aşısı Konusunda Uzmanlar Uyarıyor : "Dünya Sağlık Örğütü Örgütü aşıyı onayladı, aşı hastalıktan korunma için yapılır ve hastalık ortaya çıktığında aşı olunmamışsa çok geç kalınmış olabilir ve tehlikeli sonuçlara sebep olur."

Domuz gribi aşısının ilk 500 binlik bölümü 19 Ekim 2009’da Ankara'da olacak. Ankara, İstanbul ve Adana'da test merkezleri kurulacak. Aşılanmayan öğrenci kalmayacak.

Domuz Gribi Aşısı Türkiye'deMilli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, domuz gribi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'nın, tüm tedbirleri aldığını belirterek, "Domuz gribine karşı tüm okullarda aşı uygulanacak" dedi. Bakan Çubukçu, Tekirdağ'da katıldığı bir lisenin açılış törenindeki açıklamalarında "Biz de, hastalığın görülmesi ve yayılması durumuyla ilgili kararlar aldık. Biliyorsunuz 16 milyon çocuğumuz okul çağında. 'Okullarda ne tür tedbir alabiliriz' diye görüşmeler yaptık Hastalığın yayılması durumunda eğitimin aksamaması için telafi eğitim olarak diğer koşullarda ne yapabiliriz konusunda ekip oluşturduk" dedi. Çubukçu, büyük bir felaket beklentisi içinde olmadıklarını en iyi ve en kötü senaryolar için hazırlıklar yaptıklarını sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 500 bin dozluk ilk parti domuz gribi aşısının 19 Ekim Pazartesi günü Ankara'da olmasının beklendiğini bildirdi. Buzgan, 3 aşı firmasından aşı alımı bağlantısı yapıldığını belirterek aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nde test edileceğini anlattı. Buzgan, bunun 5 gün ile 3 haftalık bir süreç alabileceğini kaydetti. Buzgan, ayrıca domuz gribi tam testleri yapmak üzere Ankara, İstanbul ve Adana'da 3 yeni laboratuar kurulacağını bildirdi.
Dünya Sağlık Örğütü Onay Verdi

"Dünya Sağlık Örgütü onay verdi"
İ.Ü. Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr Selim Badur :
"Domuz gribi aşısı Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tararından çok sıkı kontrol edildi ve güvenliği hakkında klinik çalışmalar yapıldı. WHO sadece aşıyı değil aşı içindeki katkı maddelerini güvenlik testine tabi tuttu."

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy:
"Domuz gribi için üretilen aşının ölümcül bir etkisi yok. WHO aşının yan etkileri ve güvenilirliği konusunda uzun zaman detaylı araştırmalar yaptı ve tam onay verilip aşı klinik kullanıma sunuldu. Zaten hem ABD hem de WHO yetkilileri bunun altını çiziyorlar. İnsanlarda 'Grip olmayabilirim o halde neden aşı olup yan etkilerini yaşayayım' mantığı oluşuyor. Aşı ilaç değildir. İlaç tedavi yönteminde kullanılır ve sonradan alındığında da çok geç kalınmış değildir. Ancak aşı hastalıktan korunma için alınır ve hastalık ortaya çıktığında aşı olunmamışsa artık çok geç kalınmıştır."

ABD’de  “Aşılar tehlikeli” kampanyası hortladı.
 
Amerika’da aşıların güvenli olmadığını belirten Anti Vaccine Movement adlı hareket, “Domuz gribi aşısı domuz gribinden daha tehlikeli” diye kampanya başlattı.
Tüm dünya domuz gribi hastalığından nasıl korunulacağı yönündeki tartışmalara kilitlenmiş durumdayken bu tartışmanın en ateşli şekilde yaşandığı ülkelerin başında ABD geliyor.

New York Times gazetesi, işte bu aşı tartışmasını sayfasına taşıdı. Gazete Amerika’da aşı karşıtlarının domuz gribi aşısıyla bir kez daha güç kazandığını belirterek haber kanalı CBS tarafından yapılan anketin sonuçlarını yayınladı. Buna göre Amerikalıları’ın sadece yüzde 46' sı domuz gribi aşısı olacağını söylüyor. Konu çocuklar olduğunda ise bu sayı daha da aşağı düşüyor. Her 10 aileden sadece 6'sının çocuklarını aşılattırmayı düşündüğünü kaydeden NYT, Sağlık uzmanlarına göre geri kalan yüzde 40'lık kesimin büyük tehlike altında olduğuna dikkat çekti. Uzmanlar özellikle hamile kadınların aşıyı olmadan domuz gribine yakalanmaları durumunda çok büyük ölüm riski taşıyacaklarım bildirdi.

Hastanelerde 18 yaş altı ziyaretçiye yasak
Buna rağmen kendilerine Anti Aşı Hareketi (Anti Vaccine Movement) diyen bir grup, aşının virüsten daha tehlikeli olduğu konusunda dev kampanyalar yürütüyor ve internet üzerinden organize oluyor New York'ta 8 yaşındaki bir çocuğun domuz gribi aşısı olduktan sonra ölmesinin ardından şimdi tüm kampanyalarında bu çocuğu kullanıyor. ABD'li sağlık yetkililerine göre ile aşı ile çocuğun ölümü arasında bir ilişki yok Gazeteye konuşan sağlık uzmanları; “Eğer çocuklar ve hamile kadınlar aşı olmazlarsa, domuz gribine yakalandıkları zaman en büyük ölüm riski onlarda olacak” ifadelerini kullandı. Anti Aşı Hareketi aşının içindeki katkı maddelerinin Ölümcül hastalıklara yol açabileceğini, 1976'da olduğu gibi Guillain Barre sendromu ile sinir hastalıklarını tetikleyebileceğini belirtiyor. Öte 'yandan birçok hastanenin çocukların hastalardan grip virüsünü kapmasını engellemek için 18 yaş altında hasta ziyaretçilerine izin vermeyeceği açıklandı.


Domuz gribi aşısıyla ilgili iddialar vahim. Ölümcül olabileceği bile söyleniyor. En yetkili ağız, Prof. Dr. Ceyhan iddialara yanıt verdi.

Türkiye’yi domuz gribi korkusu sardı. Salgının önüne geçmek için Ekim ayı sonunda uygulanması beklenen aşı daha yapılmadan tartışmaya neden oldu. Aşının ölümcül olabileceği kaygıları dile getirilirken domuz gribi hastalığını atlatmış Türk profesör bu eleştirilere yanıt verdi.

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Yan etkiler diğer uyguladığımız aşıların yan etkilerinden farklı değil. Bu virüs şekil değiştirip daha ölümcül olmasın diye aşının yapılması gerekiyor. Bekleyip görelim olmaz. Ölümcül seyrederse bunun pişmanlığı olmaz” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan xprodoksit.com'un sorularını yanıtladı. Ceyhan’ın çok tartışılan domuz gribi aşısıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

-Aşının yan etkilerinin etkisinden daha ölümcül olabileceği konuşuluyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Herhangi bir ilaç veya aşının yan etkisi olmaması mümkün değil. Su hayati bir sıvı. İçmeden yaşanmaz, ama çok fazla çok içerseniz sudan bile zehirlenmek mümkün. Tıpta etkiler ve yan etkiler masaya yatırılır. Etkileri ağır basıyorsa yan etkileri ağır basmıyorsa buna tamam denir. Bu aşının ölümcül olabileceği iddiaları asılsız ve bilimsel dayanağı yok. Aşı henüz herhangi bir ülkede uygulanmaya girmedi.

-Bu aşının özelliği, diğerlerinden farkı nedir?
Yapı olarak aslında bu bir grip aşısı. İçindeki maddelerde aşağı yukarı aynı. Yan etkileri mevsimsel grip aşısının yan etkileri ile benzer. Geçmişte aşının yan etkilerinden değil, üretimden kaynaklanan bazı hatalar nedeniyle sorunlu aşılar olmuştu. Bu aşıyı o yaşanan sorunlarla karıştırmamak gerek.

-İçindeki adjuvan maddesiyle ilgili eleştiriler var. ABD’deki aşılarda bu madde yok. Bu nasıl bir sıkıntı yaratır?
Bizim şu an kullandığımız bütün aşılarda bu madde var. Sadece ABD aşı firmalarına büyük paralar ödeyerek adjuvansız aşı üretimi istedi. Adjuvan bir alüminyum bileşiğidir. Belli bir yan etkisi var. Eğer paranız varsa, gücünüz varsa, parayı ödeyerek bunu yaptırırsınız. ABD yaptı ama onun için bu şekilde üretilen aşılar yetecek mi göreceğiz. Mevcut aşıyı ABD dışında bütün batı ülkeleri kullanacak.

-Aşı yaptırmaktan çekinenler var. Beklemek isteyenler için ne dersiniz?
Hafif seyrediyor, aşıyı yapmadan beklesek diyenler var ve olacaktır. Ama bu suçiçeği için olsa tamam. Belli sıklıkta seyrediyor. O zaman beklersiniz. Ancak burada böyle bir şansımız yok. Bekleyip göreyim olmaz. Ya aşılayacak ya da aşılamayacaksınız. Virüsün şekil değiştirip daha ölümcül olmasından korkuyoruz. Ölümcül seyrederse onun pişmanlığı olmaz.

-Aşı geldiğinde nasıl uygulanacak? İsteyen herkes yaptırabilecek mi?
Aşı daha gelmeden nerede nasıl bulacağım telaşı başladı. Böyle bir olay yok. Aşı kimsenin isteğine bırakılmayacak. Ne serbest piyasada ne eczanelerde olmayacak. Sağlık Bakanlığı aşıları aşı merkezlerine dağıtacak. Başta gebeler, bebekler, sağlık personeli olmak üzere risk grubuna belli bir liste dahilinde yapılacak.

-Sizin de domuz gribine yakalandığınızı biliyoruz. Nasıl atlattınız?
Eşimle geçen Temmuz’da ABD’ye gittiğimizde yakalandık. İki gün hafif ateş ve kırgınlıkla atlattık. Evde dinlendim. Eğer kronik bir başka rahatsızlığınız yoksa ilaç kullanmak da gerekmiyor. Ateş düşürücü, ağrı kesici kullanılabilir. Bilkentte hastalanan öğrenciler açısından da büyük bir sıkıntı yok. Onlar da bir iki güne iyileşir. Şu anki haliyle korkulacak bir durum yok. Aşının nedeni virüsün şekil değiştirip daha öldürücü olmasını önlemek.


Domuz gribi aşısı hakkındaki tartışmalara son noktayı Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı koydu.  22 Ekim 2009

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Gaye Usluer, domuz gribi aşısının hiçbir yan etkisinin bulunmadığını söyledi.

Prof.Dr. Gaye Usluer, virüse karşı üretilen domuz gribi aşısının herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını söyledi. Prof.Dr. Usluer bu konuda Türkiye’de bir bilgi kirliliği yaşandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Aşının gücünü arttırmak için ‘Adjuvan’ denilen maddeleri içeren aşılar ile saf antijen içeren adjuvansız aşılar hazırlanmıştır. Aşı içeriğinde bulunan antijene bağlı yan etkiler her iki aşı için de şüphesiz aynı olacaktır. Burada akla gelen adjuvanların yan etkilerinin neler olabileceğidir. Bugün tüm dünyada aşı üretiminin en önemli kısmını karşılayan şirketlerin adjuvan olarak kullandığı madde skualen denilen bir maddedir. Skualenin sağlıklı bir insanın kanında serbest olarak dolaşma birlikte olan bir madde olmakla birlikte kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır. Bu madde grip aşılarında 1997’den beri kullanılmakta olup, bugüne kadar 20 milyon kişiye olan uygulamada hiçbir ciddi yan etki görülmemiştir. Şu anda Türkiye bir ciddi kirli bilgi ağı bulunmaktadır. Herkes konuşuyor. Konuyla ilgili bilgili olan, olmayan konuşuyor. Bilgi dışındaki kaygılar toplumun genelini genel toplum kaygıları olarak yansıyor. Bilgi kirliliğini birazda medya ve hekim arkadaşlar birlikte yapıyoruz.”  22.10.2009 / DHA.


T.C. Sağlık Bakanlığının 27/10/2009 Tarihli Açıklama (H1N1 AŞI TAKVİMİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI)
 
Evrensel nitelikleri ve daha çok da ülkemizi ilgilendiren boyutları ile H1N1 Pandemisi (salgını) sürecini hassas bir biçimde takip ediyoruz. Bu süreçte kamuoyumuzu medyamız aracılığı ile eşit, hızlı, açık ve şeffaf bir biçimde bilgilendiriyoruz. Medyamızın bu husustaki konuk taleplerini de Bakanlık Bürokratları ve Pandemi Bilim Kurulu Üyelerimiz içerisinden aynı prensiplerle karşılıyoruz.

Bu oldukça yoğun, hassas ve önemli süreçte bazen çeşitli spekülasyonlarla karşılaşıyor ve halkımızın kafasını karıştırıcı, olumsuz algılamalara sebep olabilecek dedikoduların üretildiğini üzülerek görüyoruz.

Kamuoyumuzu doğru bilgilendirmek konusunda sürece olan desteklerine her zaman şükran duyduğumuz medyamızın ilgililerinden, muhabir arkadaşlarımızdan istirhamımız Sağlık Bakanlığı’nın resmi açıklamaları dışında spekülatif bilgilere itibar etmemeleridir.

Bu vesile ile H1N1 Aşı Takvimi ile ilgili aşağıdaki hususları dikkatinize bir kere daha önemle sunuyoruz:

1- Aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Laboratuarlarımızda yapılan ön kontrolleri olumlu sonuçlanmıştır. Bu gelişmeden yola çıkarak zaman kazanmak ve gecikmelere sebebiyet vermemek için aşıların illere sevki yapılmıştır. Söz konusu Ulusal Referans Merkezimizden son kontrollerle ilgili olumlu rapor alınmadan aşı uygulamasına başlanılmayacaktır.

2- Aşı uygulamasına başlanılacağına dair gün ve tarih verilerek üretilen spekülatif haberler doğru değildir. Uygulama için her türlü hazırlık tamamlanmıştır. Son kontrollerin olumlu raporu alındığında hem bu husus hem de aşı uygulamasının aşamaları medyamız aracılığı ile kamuoyumuzla paylaşılacaktır.

3- Sağlık hizmetlerinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar dikkate alınarak aşı uygulamaları ile ilgili medyamızın görüntü talepleri Müşavirliğimiz tarafından hem görüntü hem de fotoğraf olarak temin edilecek ve bütün medya kuruluşlarımıza ulaştırılacaktır.

H1N1 Pandemi süreci aynı zamanda bir sosyal ve toplumsal sorumluluk sürecidir. Bu sürecin iletişim ayağını birlikte yürüttüğümüz medyamızın konuya bu çerçevede gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyoruz.


02 KASIM 2009 TÜRKİYE'DE İLK DOMUZ GRİBİ AŞISI YAPILDI

500 bin dozluk Novartis üretimi ilk parti aşılar, 81 ilin sağlık  müdürlüklerince sağlık kuruluşlarına sevk edildi. Pandemi Bilim Kurulu’nun  verdiği kararlar dahilinde planlanan ve icra edilen ‘H1N1 Aşı Uygulamaları ve Takvimi’ne göre, ilk aşı uygulamaları sağlık personeline ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına bugün yapılmaya başlandı. Uygulamayla yaklaşık 350 bin sağlık çalışanının aşılanması öngörülüyor.

İLK AŞI ANKARA SAĞLIK MÜDÜRÜNE YAPILDI...

Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy, Sağlık Bakanlığı Ankara Numune  Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hazırlanan H1N1 Aşı Odası’nda domuz gribi aşısını ilk yaptıran isim oldu. Aksoy’dan sonra ise hemşire, doktor, 112 çalışanları olmak üzere çok sayıda sağlık hizmeti veren personele aşı yapıldı. Aşı uygulamasıyla ilgili ilk görüntü ve fotoğraflar, sağlık hizmetinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar nedeniyle Sağlık  Bakanlığı Basın Müşavirliği tarafından çekilerek, basına dağıtıldı.


Aşı yaptıracaklar dikkat! 
İşte domuz gribi aşısının yan etkileri..
 

Domuz Gribi aşısı yaptıracaklara, aşılar uygulanmadan önce bazı bilgilendirme formları dağıtılıyor.

Bu formlarda aşı yaptıracak kişilere aşının yan etkileriyle ilgili Sağlık Bakanlığı’nın uyarıları da bulunuyor.

Türkiye'de, İtalya'da üretilen "fosetria" adlı H1N1 aşısı uygulanmaya başlandı. Aşı olacaklara hastanelerde bilgilendirme formları da dağıtılıyor. Formlarda aşının kimlere yapılmayacağına ilişkin uyarılar var. Buna göre, yumurtaya karşı allerjisi olanlar, önceki grip aşılarına allerji gösterenler, çevresel sinir sistemi bozukluğundan kaynaklanan gbs sendromu geçirmiş kişiler ile kauçuğun hammaddesi olan latex'e allerjisi olanların aşı olmamaları isteniyor. 38 derece ve üstü ateşi olanlar da aşı yapılmayacak gruplar arasında yer alıyor.

NTV'nin haberine göre, bilgilendirme formunda aşının yan etkilerine ilişkin uyarılar da var. Buna göre, aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet ve şişlik oluşacak, baş, kas ve eklem ağrısı yaşanabilecek. Ateş, mide bulantısı, terleme, üşüme ve titreme ile lenf bezlerinde şişlik de yan etkiler arasında.

Formda, çok nadiren görülebilecek korkutucu yan etkilere dair uyarılara da yer veriliyor. Ciddi allerjik reaksiyonlar, beyin dokusu, sinir, böbrek ve damar iltihabı, bilinç kaybı ve istemli kaslarda şiddetli ritmik kasılmalar, yüz felci ve solunum sistemi rahatsızlıkları bunlar arasında sayılıyor.

Bilgilendirme formunda bu ağır yan etkilerin, yıllardır kullanılan mevsimsel grip aşılarında zaman zaman görüldüğü hatırlatılıyor. Domuz gribi aşılarında bu tür belirlenmiş yan etkilere şu ana kadar rastlanmadığı, sadece görülebileceği varsayımından yola çıkılarak bu uyarıların yapıldığı vurgulanıyor.

Aşısı da hasta etti! 
Domuz gribi aşısı olan 2 sağlıkçı hastanelik oldu..

MUŞ'a gönderilen 900 doz domuz gribi aşının öncelikli olarak sağlık çalışanlarına uygulanmasına devam edilirken, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde erkek hemşire olarak görev yapan 29 yaşındaki Erhan Savaş ile aynı hastanenin gelir biriminde görevli memur 32 yaşındaki Ahmet Can, dün yapılan aşıdan yaklaşık 5 saat sonra rahatsızlanınca hastaneye müracaat etti. Kalp hastası olan Erhan Savaş Devlet Hastanesi'nin Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alınırken, Ahmet Can ise aynı hastane gözetim altında tutuluyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Kenan Akpolat, "Korkulacak birşey yok" dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından 2 Kasım Pazartesi günü Muş'a gönderilen 900 doz domuz gribi aşısı, 3 Kasım Salı gününden itibaren, öncelikli risk grubu içinde yer alan sağlık çalışanlarına yapılmaya başlandı.

Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde erkek hemşire olarak görev yapan Erhan Savaş ile yine aynı hastanenin gelir biriminde görevli memur evli ve 1 çocuk babası Ahmet Can'a dün aşıları uygulandı. Mesai bitimi evlerine dönen 2 kişi, aşı yapıldıktan 5- 6 saat sonra rahatsızlık hissetmeye başladı. Savaş ve Can, nefes darlığı, kas ve eklem ağrıları şikayetleriyle Devlet Hastanesi'ne müracaat etti. Muş Devlet Hasanesi'nde tedavi altına alınan 2 kişiden kalp hastası olan Erhan Savaş, Yoğun Bakım Servisi'nde tedaviye alınırken, Ahmet Can'ın ise Acil Servis'te gözetim altında tutulduğu bildirildi.

İl Sağlık Müdürü Dr. Kenan Akpolat, domuz gribi aşısı yapıldıktan sonra rahatsızlanan ve yoğun bakımda olan Erhan Savaş'ın kalp hastası olduğunu belirtti. Dr. Akpolat, "Her aşıda olduğu gibi domuz gribi aşısında da bu tür şikayetler olabilir. Erhan Savaş, tedbir amacıyla bulunduğu yoğun bakımdan normal servise çıkarılacak. Yine kontrol amaçlı gözetim altında tutulan Ahmet Can da taburcu edilecek. Korkulacak birşey yok" dedi.

Rahatsızlığının kesin sonucunu bilmediğini belirten Ahmet Can, "Salı günü öğlen saatlerinde aşı olduk. Yaklaşık 5 saat sonra vücudumda halsizlik ve eklemlerimde ağrılar oluşmaya başladı. Benden alınan numuneler Ankara'ya gönderildi. Şu anda kendimi iyi hissediyorum. Belki de psikolojiktir" diye konuştu.

BURSA'nın Orhaneli İlçesi Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde görevli hemşire 22 yaşındaki Şeyda Kartal, domuz gribi aşısı yapıldıktan bir süre sonra rahatsızlanınca hastanede tedavi altına alındı. Hemşirenin sağlık durumunun iyi olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, “Herhangi bir aşıdan sonra böyle bir durum yaşanabilir. 10 bin kişiye domuz gribi aşısı yapıldı. Sadece bir kişide bu durum ortaya çıktı” dedi. Hemşire Şeyda Kartal

Orhaneli Devlet Hastanesi Acil Servis'te görev yapan hemşire Şeyda Kartal, dün Sağlık Bakanlığı'nca gönderilen domuz gribi aşısını yaptırdıktan bir süre sonra rahatsızlandı. Aşı yapılan kolunda kaşıntı ve kızarıklık ortaya çıkan Şeyda Kartal, çalıştığı hastanede tedavi altına alındı. Tansiyon ve kalp çarpıntısı şikayetleri olduğunu söyleyen Şeyda Kartal, burada görevli olan tek hekim tarafından Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Çekirge Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'ndeki müdahalenin ardından gözlem altında tutulan Şeyda Kartal'ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, tüm aşıların aşırı duyarlı kişilerde reaksiyon verebileceğini söyledi. Dr. Akan, “Hemşire arkadaşımızda aşı yapıldıktan birkaç saat sonra ufak bir kalp çarpıntısı başladı. Hastanemizdeki imkanların kısıtlı olması ve tek hekimin bulunması nedeniyle, kendisi rahatsızlığın belirlenmesi için Çekirge Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Rahatsızlığın aşıya bağlı olup olmadığı bilinmiyor. Konuyu araştırıyoruz. Bursa'da 10 bin kişiye aşı yaptık. Sadece bir kişide bu durum ortaya çıktı” diye konuştu. 5.11.2009

Buldan'da domuz gribi aşısı olan doktor fenalık geçirdi.

Denizli'nin Buldan ilçesindeki sağlık çalışanları, domuz gribine karşı aşılandı. Aşı yaptıran bir doktor fenalık geçirdi.
Abdullah Sayıner Göğüs Hastalıkları Hastanesinde doktorlar ve sağlık çalışanlarına Domuz gribi aşısı yapıldı. Hastanede görevli Dr. Hamdi Topçu, aşı vurulduğu sırada fenalık geçirdi.
Doktor arkadaşları tarafından ilk müdahalesi yapılan Topçu, iki saat hastanede müşahede altında tutuldu.
Neden fenalaştığını bilmediğini ifade eden Dr. Topçu, aşının etken maddesinin yumurta olduğunu, yumurtaya karşı bir alerjisi olmamasına rağmen aşı vurulduğu sırada birden halsizleştiğini ve bilincinin kaybolduğunu söyledi. Domuz gribi aşısının kesinlikle hastanelerde doktor gözetiminde yapılması gerektiğini dile getiren Topçu, daha sonra taburcu oldu.

Not: Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre ilk 2 günde hacı adayları ve sağlık çalışanlarına 80bin aşı yapılmış.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğrencilerin yarından itibaren aşılanmaya başlanacağını söyledi. (16.11.2009)
Bakan Akdağ, temaslarda bulunmak üzere geldiği Erzincan'da Vali Abdülkadir Demir'i makamında ziyaret etti.
Domuz gribi ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında gazetecilere bilgi veren Akdağ, yarından itibaren okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğrenciler ile sürekli hastalığı olan vatandaşların beyan usulüne göre aşılanmasına başlanacağını anımsattı. Akdağ, vatandaşların aşı konusunda tereddüt etmemelerini istedi.
Bilim adamlarının salgın konusunda geçen hafta sonu itibariyle yaptığı tahminlere göre, 400 bin vatandaşın hastalanmış veya hastalığı geçirmiş olabileceğinin bildirildiğini hatırlatan Bakan Akdağ, şöyle devam etti:
''400 bin kişi hastalanmış olabilir ama kış mevsimi boyunca hastalandırabilecek bir virüs var ortada. O zaman öncelikli risk guruplarını aşılayacağız. Aşının bazı yan etkileri var. Her biyolojik maddenin ve aşının yan etkileri olabilir. 300 bine yakın sağlık çalışanı aşılandı. Onların hepsi işinde gücünde. 400 bin kişinin hastalığı geçirdiğini düşünün. 60'ın üzerinde hayatını kaybeden vatandaşımız var. Demek ki aşının yan etkileriyle hastalığın risklerini karşılaştırdığımız zaman hastalığın riskleri kıyaslanamayacak kadar yüksek. O zaman devletimizin Avrupalı ülkeler gibi, çağdaş ülkeler gibi imkanlarını kullanarak, zamanında hareket ederek vatandaşına sağladığı bu sigortayı vatandaşımız kullansın diyorum ben.''
''Yeni aşı alımı'' konusundaki bir soru üzerine Recep Akdağ, Türkiye'nin elinde 2 milyon 400 bin doz aşı bulunduğunu, halen kullanılmaya devam eden aşıların kasım, aralık ve ocak ayında takviye edileceğini söyledi.
-''HAZIRLIKLIYIZ''-
Türkiye'nin domuz gribi olayına hazırlıklı olduğunu anlatan Sağlık Bakanı Akdağ, ''Hazırlıklı olmak çok önemli. Türkiye olarak biz bu meseleye çok hazırlıklıydık. Başından beri bir bilimsel kurul hazırlık yapmıştı. Bakanlık olarak bu hazırlıkları sıkı bir biçimde de takip ettik. Yaz mevsiminde Avrupa'ya hastalık yayıldığı halde Türkiye'ye bu hastalık gelmedi. Sonbahara doğru, kışa doğru bunun geleceğini de biz vatandaşa ilan etmiştik'' diye konuştu.
Akdağ, hastalığın yayılmaması için bireysel tedbirlerin iyi uygulanması gerektiğini vurgulayarak, ''Yani toplumun çok kullandığı yerlere dokundurduğumuzda ellerimizi iyi yıkarsak ki bunun sayısı 5-10 olabilir, sabunla yıkarsak. Kapalı yerleri iyi havalandırıp, hasta olanların başkasına bu hastalığı bulaştırmaması için gerektiğinde maske takmalarını, öksürdüklerinde tek kullanımlık mendil kullanarak o mendili çöpe atılmasını sağlarsak bireysel olarak bu hastalığın yayılmasını yavaşlatabiliriz'' dedi.

Domuz Gribi Aşısı olduktan sonra öldüler

Almanya'da, aralarında 21 aylık bir çocuğun da bulunduğu 7 kişinin domuz gribi aşısı olduktan sonra öldüğü bildirildi.

Bild gazetesinin haberinde, 21 aylık çocuğun akciğer enfarktüsü geçirdiği, domuz gribine karşı Pandemrix aşısı olduktan bir gün sonra hayatını kaybettiği belirtildi. Haberde, aşı sonrasında 6 kişinin daha öldüğü kaydedildi.

Thüringen eyaletinin Weimar kentinde 65 yaşındaki bir kadının aşı olduktan sonra hayatını kaybettiği, kadının daha önceden bazı rahatsızlıkları bulunduğu ve ölümünün aşıyla ilgili olmadığı bildirildi.

Bayer şirketinde çalışan 46 yaşındaki bir kişinin, aşı olduktan bir gün sonra kalp krizi geçirerek öldüğü, Thüringen eyaletinde 55 yaşındaki öğretmen Franz K'nın aşı olduktan 6 saat sonra evinde kalp krizinden öldüğü, ancak kalp krizinin aşıyla ilgisi olmadığı belirtildi.

Wuppertal kentinde şeker hastası olan 65 yaşındaki bir kadının, aşı olduktan 2 gün, 92 yaşındaki bir başka kadının da aşı olduktan 3 gün sonra hayatını kaybettiği ifade edildi.
Thüringen kentinde dün de nefes yollarından hasta olan bir kişinin hayatını kaybettiği, bu kişinin cuma günü Domuz gribi aşısı olduğu kaydedildi.

Almanya'da domuz gribine yakalananların sayısının yaklaşık 76 bin olduğu, ancak gerçek sayının daha da fazla olabileceği bildirildi. Ülkede domuz gribinden ölenlerin sayısının da 20'ye yükseldiği belirtildi.

Paul-Ehrlich Enstitüsü sözcüsü Susanne Stöcker, ölümlerin aşıdan kaynaklandığını söylemenin mümkün olamayacağını, aşı olmaları tavsiye edilen risk grubunda bulunan ağır hastaların, bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedebileceğini söyledi.

Aşının bununla bir ilgisinin bulunmadığını ve tehlikeli olmadığını ifade eden Stöcker, "Bildiğimiz kadarıyla aşının yararı risklerinden daha fazla" dedi.

Alman Çocuk Doktorları Birliği Başkanı Wolfram Hartmann, aşının çocuklar için de bir tehlikesi olmadığını, Avrupa'dan yüzlerce çocuk doktorundan gelen raporları okuduğunu ve aşının çocuklar tarafından kaldırılabildiğini, herhangi bir komplikasyon olmadığını belirtti.

Federal Sağlık Konferansı'na başkanlık eden Thüringen Eyaleti Sağlık Bakanı Heike Taubert de herkesi aşı olmaya çağırdı.
(ERB-HA-EA-SRP)13:00 17/11/09
******************************************
Domuz Gribi Aşısı olan 2 hamile kadın, çocuğunu kaybetti :

PORTEKİZ'in başkenti Lizbon'da bir hastanede hamile bir kadının, domuz gribi aşısı olduktan sonra bebeğini kaybettiği kaydedildi.
Hastane yetkilileri kesin teşhisin konulması için otopsi raporunun beklendiğini açıklarken İspanyol La Vanguardia gazetesi geçen Pazar günü de Portekiz'in Portalegre kentinde buna benzer bir vaka görüldüğünü, 34 haftalık hamile bir kadının grip aşısı olmasının akabinde bebeğini kaybettiğini yazdı.
İkinci vakanın meydana geldiği özel CUF Hastanesi Jinekoloji Servisi Başkanı Conceicao Telhado, yaptığı basın toplantısında bebek kayıplarının Domuz gribi aşısından meydana geldiğine dair henüz kesin veriler olmadığını, otopsi sonuçları sonucu kesin teşhise varılacağını belirterek, “Belki de aşılama sonrası yaşanan bebek kayıpları tamamen tesadüftür” dedi. Portekiz Sağlık Bakanlığı Sekreteri Manuel Pizarro, birçok testten geçirilen aşıların ‘tam güvenli' olduğunu söyledi.
Geçen yıl 263 ceninin 28 hafta ve üzerindeyken kaybedildiğini Portekiz’de Sağlık Bakanlığı hamile kadınların A Gribi aşısı yaptırmalarını tavsiye ediyor. 19.11.2009

Çocuklara aşı yaptırmalı mı?
Domuz gribi aşısı konusundaki tartışmalar sürerken aileler de çocuklarını koruma konusunda endişeli.
"Çocuğum hasta. Hekimimiz "büyük olasılıkla 2009 H1N1 (Domuz) Gribi" olduğunu söylüyor. Ancak test yapılmadı, emin değiliz. Peki bu durumda H1N1 aşısı yaptırmalı mı, yaptırmamalı mıyım?" Anadolu Sağlık Merkezi'nden Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı bu sorunun cevabını açıklıyor.
Bu sıralar özellikle okul dönemindeki çocuk anne-babalarının en merak ettiği soru…
Domuz (H1N1) gribi salgını devam ederken okulların ailelere gönderdiği aşılanma belgeleri ebeveynlerin kafasında soru işareti oluşturuyor. Birçok anne baba aşı yaptırıp yaptırmamak konusunda kararsız kalıyor. Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Tıbbi Direktörü, Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, salgının giderek artacağına ve en etkili korunma yolunun ise aşılanma olduğuna işaret ediyor.
Merak edilen bir başka nokta, bu dönemde yaşanan tüm griplere Domuz gribi olarak yaklaşılması. Peki bu durumda gribal enfeksiyon geçirenlerin aşılanması gerekiyor mu, gerekmiyor mu?
Prof. Dr. Metin Çakmakçı konuya şöyle açıklık getiriyor.
 
"Yapılan muayenede, yüksek ateş, kırgınlık, halsizlik, boğazda yanma ve ağrı ile baş ağrısı gibi gribal belirtiler görülüyorsa bunun nedeni yüzde 90 oranında 2009 H1N1 gribidir.
Bu kişilerde tanı, PCR testiyle kesin olarak konduysa, aşılanmasına gerek yoktur. Ancak, bunun dışında 2009 H1N1 gribi kesin tanısı konmamış vakaların, olası vaka olarak kabul edilmesi nedeniyle, aşılanmaları gerekir."

T.C. Sağlık Bakanlığı Uyarıyor :
"Domuz Gribi Aşısının Etkisi 10-14 gün sonra ortaya çıkıyor"

Halen sağlık kuruluşlarında kronik hastalığı bulunan ve beş yaşından küçük olan vatandaşlarımızın aşılanmalarına devam edilmektedir. Diğer gruplarla ilgili aşı takvimi Pandemi Bilim Kurulu tarafından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmenin sonucu en kısa sürede kamuoyumuzla paylaşılacaktır.

Aşı olan vatandaşlarımızın, aşının koruyucu etkisi 10–14 gün sonra ortaya çıktığından kişisel korunma önlemlerini devam ettirmeleri önemlidir.

Bir parti domuz gribi aşısı geri çekildi

Türkiye'ye de grip aşısı veren ilaç firması Glaxosmithkline, Kanada'nın aldığı 7.5 milyon doz aşıdan 172 bin dozu geri çekme kararı aldı. Gerekçe, hayati tehlike oluşturabilecek alerjik reaksiyon riski.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), GlaxoSmithKline ilaç şirketine ait domuz gribi aşısının Kanada’ya gönderilen bir partisinin "ciddi" alerjik reaksiyona neden olduğunu, söz konusu aşının geri çekildiğini bildirdi.
DSÖ sözcüsü Thomas Abraham, Kanada’da aşıya karşı alışılmamış oranda "ciddi" alerjik reaksiyonun belirlenmesi üzerine, bunun nedenini bulmak için gerekli araştırmaların yapılmakta olduğunu açıkladı.
Sözcü, DSÖ’nün bu aşamada aşılanmayla ilgili önerilerinde bir değişiklik yapmayacağını belirterek, "Öncelikle Kanada’da ne olup bittiğini anlamamız gerekiyor" dedi.
GlaxoSmithKline sözcüsü Gwenan White da bir parti domuz gribi aşısına karşı normalden fazla alerjik reaksiyon tespit edildiği yönündeki haberlerin ardından bir tavsiye yayımladıklarını söyledi.
Sözcü, Kanada’daki sağlık görevlilerine söz konusu aşıyı kullanmamaları tavsiyesinde bulunduklarını, sağlık yetkilileri ile firmanın olayı araştırdığını kaydetti.
White, aşırı alerjik reaksiyona neden olduğu belirtilen bu partide 172 bin doz aşı bulunduğunu, Kanada’ya toplam 7,5 milyon doz aşı dağıtıldığını ifade etti.
Glaxosmithkline Firmasının Orjinal Açıklama Metni (İngilizce)


Okulda aşıdan vazgeçildi
Az sayıda velinin domuz gribi aşısına ‘evet’ demesi üzerine Sağlık Bakanlığı, öğrencileri okullarda aşılamaktan vazgeçti. Öğrenciler isterlerse sağlık ocaklarında aşılanacaklar.
Domuz gribine karşı başlatılan aşı kampanyasına ilgisizlik Sağlık Bakanlığı’nı endişelendirdi. Öğrenciler için okullara gönderilen ön bildirim formlarının dönüşlerin de az sayıda velinin aşıya “evet” dediğini gösterdi. yaklaşık 17 milyon ortaöğrenim öğrencisinden bugüne kadar yalnızca 800 bin öğrenci aşı oldu. Sağlık Bakanlığı bu gelişmeler üzerine öğrencileri okullarda aşılamaktan vazgeçti. Onlar da diğer risk grupları gibi sağlık merkezlerinde aşılanacak. Pandemi Bilim Kurulu üyesi Mehmet Ceyhan, aşılanma oranlarının çok düşük olması halinde 30 milyon kişinin hastalanacağını, yaklaşık 2 bin kişinin de hayatını kaybedeceğini tahmin ediyor. Ceyhan, “Dünyada bu planlar hazırlanırken çok dikkate alınan bir konu olmadı. Çünkü daha önceki pandemilerde böyle bir problem ortaya çıkmamıştı” dedi.
İlgi çok düşük kaldı Ceyhan, kampanyaya ilginin düşük olmasını etkileyen faktörler arasında kanaat önderlerinin aşıya yaklaşımının da etkili olduğunu savundu. Ceyhan, şöyle konuştu: “Salgın sırasında yapılan aşılamalarda salgının seyri, ortaya çıkan komplikasyon sayılarını direkt etkileyen birinci faktör. Özellikle bilim dünyasının aşıya yaklaşımı, halk önderlerini aşıya yaklaşımı aşılama oranlarını etkileyen faktörler.”
Adjuvansız aşılar da geldi
Öte yandan, hamileler için istenen 100 bin doz adjuvansız aşı Türkiye’ye ulaştı. Aşıların testleri, Ankara Hıfzıssıhha Laboratuvarları’nda yapılıyor.

Ölüm sayısı 8750
Dünyada domuz gribinden öldüğü belirlenenlerin sayısı 8 bin 750’ye ulaştı. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinin derlediği son rakamlara göre, A/H1N1 virüsünden ölümlerin dünyadaki çeşitli bölgelere göre dağılımında Güney Amerika yaklaşık 3 bin kişi ile birinci sırada yer alıyor. Kuzey ve Güney Amerika’daki ölümlerin toplamı 5 bini aştı. İşte kıtalar, ülkeler ve ölüm sayıları:
- Güney Amerika: 2978
- Kuzey Amerika: 2230
- Kuzeydoğu ve Güney Asya: 931
- AB ve EFTA (İzlanda, Norveç, İsviçre ve Liechtenstein): 898
- Güneydoğu Asya: 374
Avustralya ve Pasifik: 216
Orta Amerika ve Karayipler: 175
- Akdeniz ve Orta Doğu: 698,
- Diğer Avrupa ülkeleri ve Orta Asya: 139,

Domuz gribi aşısında domuz yağı bulunmuyor.

SAĞLIK Bakanlığı Pandemi İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. İsmail Balık, özel bir toplantı için gittiği KKTC’de, “Hastaların yaklaşık yüzde 80’i son 15 günde kaybedildi. Domuz gribi aşısı olsalardı, ölmeyeceklerdi. ‘Aşı olmayın’ diyenlere şimdi soruyorum, bu ölümlerin vebalini üstlenebilecekler mi” şeklindeki açıklamalarının gitmesi gereken yerlere gittiğini söyledi. Domuz gribi aşısında domuz yağı bulunmadığını belirten Prof. Dr. Balık, aşılanmak için henüz geç olmadığını, aşı olunması durumunda, Türkiye’nin bu salgından en az şekilde etkileneceğini ifade etti. Aşı ile alakalı ölümlerin söz konusu olmadığını aktaran Balık, aşı sonucu felç olma oranının da aşı ile bağının kanıtlanamadığını söyleyerek, “Var olması durumunda bile son derece düşük bir risk” dedi.

***

Hamileler ve öğrenciler aşılanmaya başladı
7.12.2009
Pandemik A (H1N1) önlemleri kapsamında bugün hamilelere yönelik aşılama çalışmalarına başladı.Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı okullarda da aşılamaya başlanacağını söyledi.

Fransa'dan ilk parti olarak 100 bin doz getirtilen “SANOFİ PASTEUR” isimli, gebeler için kullanılacak “adjuvan” katkı maddesi içermeyen özel aşı, doğum evleri, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) ve hamile takibinin yapıldığı sağlık ocakları ile hastanelerde ücretsiz olarak yapılacak.
Bir seferlik 0,5 mililitrelik tek doz yapılacak olan aşı, gebeliğin başlangıcından itibaren uygulanabilecek.

Aşının koruyucu etkisi, en erken 10 gün sonra kendini gösteriyor.

Sağlık Bakanlığı, Pandemik A gribinin gebelerde ağır seyredebildiğini ve ölüm riskinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğunu belirterek, “Bu sebeple bütün gebelerin aşılanma konusunda hassasiyet göstermeleri gerektiğini” bildirmişti.
Pandemik A gribine karşı koruyucu önlem olarak önce hacı adayları, sağlık personeli, kronik hastalığı olan ve 6 ay-5 yaş arasındaki çocuklar aşılanmaya başlanmıştı. Sağlık Bakanlığı, 5 aralık Cuma günü yaptığı açıklamada, çok sayıda kişinin hastalanmasına ve bazı ölümlere de yol açan pandemik grip hastalığından korunmanın en etkili yolunun “aşılanmak” olduğunu vurgulayarak, “aşı uygulamasının halen 6 ay-50 yaş arası herkes ile 50 yaşın üstündeki risk gruplarında sağlık kurumlarında ücretsiz olarak yapıldığını” duyurmuştu. 7.12.2009

20 Hamile Domuz Gribinden Öldü
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz giribi aşısına talebin arttığını belirtirken hamilelerin mutlaka aşı olmalarını önerdi. Hamileler için farklı bir aşı getirdiklerini hatırlatan Bakan Akdağ, “Hastalığı geçiren hamileler de diğer insanlara göre ölüm riski 6 kat fazla. Son rakamlara göre 20 hamile, domuz gribinden (H1N1) dolayı hayatını kaybetmiştir” dedi.

Sağlık Bakanı Akdağ, hamileler konuşuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle hamilelerle ilgili bir hususa işaret etmek istiyorum. Hastalığı geçiren hamileler de diğer insanlara göre ölüm riski 6 kat fazla. Çok zaruri olmadığı halde toplumda oluşmuş olan bir takım endişelerden dolayı hamiler için farklı bir aşı getirttik. Bunun için mutlaka bütün risk grubunda olanlar aşılanacak elbette. Ama hamileler asla bu hususta ihmal göstermesin. Önümüzdeki 1- 2 hafta içinde hamileleri izleyen ebeler, onları evlerinde de ziyaret edecek. Son rakamlara göre 20 hamile, H1N1’den dolayı hayatını kaybetmiştir. Oysa 10 yıldan bu yana Türkiye'de annelerin ölümünü önlemek için çok ciddi bir çaba gösteriyoruz.”

Halkın tüm hastanelerden kolayca hizmet alabilir durumda olduğunu söyleyen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ilaç yazdırmak için emeklilerin hastane yerine sağlık ocakları ve aile hekimliğine başvurmalarını önerdi. Sağlık Bakanı Akdağ, herkesin hastane kapısına koşması halinde durumu ciddi olan hastaların hizmet almasını zorlaştırdığını anlatırken katkı parası alınmasının ana amaçlarından birinin hastanelerdeki yığılmaları önlemek olduğunu bildirdi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, şöyle konuştu:
“Sağlık ocağı ve aile hekimine gidildiğinde sizden para talep edilmiyor. Eğer reçete yazılmışsa, sizden 2 lira isteniyor. Bu büyük bir para değil. Devlet ya da üniversite hastanesinde reçete yazdırılması halinde 8 lira ücret alınıyor. Reçete verilmemişse 5 lira alınıyor. Bunlar hastanelere gidiş açısından çok gereksiz kullanımı ortadan kaldırmak için düşünülmüş tedbirlerdir. Aksi takdirde hastaneler, bu yükü taşıyamaz hale geliyor. Zaten acil bir durum varsa, acil servise başvurulmuşsa, katkı payı falan hiçbir şey alınmıyor. Aynı şekilde zyatan hastadan da katkı payı istenmiyor.”

Domuz Gribinden Korkunç Skandal
Dünyayı ayağa kaldıran domuz gribi salgınıyla ilgili korkunç bir şüphe ortaya atıldı. H1N1 virüsünün aslında abartıldığı kadar ölümcül, salgının da şiddetli olmadığı; grip konusunda dünyanın bir numaralı otoritesi olan bir profesör ile 3 arkadaşının, danışmanlık yaptıkları ilaç şirketlerine para kazandırmak için panik yarattığı iddia edildi.

Rotterdam Üniversitesi’nde görev yapan Profesör Albert Osterhaus, dünyada grip konu olduğunda akla gelen tek isim. Hatta bu nedenle kendisine bilim dünyasında takılan ad: Doktor Grip. SARS ve kuş gribi paniklerinde hep Dünya Sağlık Örgütü’nün krizi önlemek için başvurduğu ilk isim o oldu. Şimdi Hollandalı “Doktor Grip” ile ilgili bir iddia tüm dünyayı kasıp kavuruyor.
İddiayı Hollanda basını yazdı
İlk kez saygın bilim dergisi Science’da kısa bir makale ile dile getirilen, ardından Hollanda’da yayınlanan De Telegraaf gazetesi tarafından yayınlanan iddia, grip salgınının Doktor Grip’in servetinde dramatik bir artışa sebep olduğu yönünde. Profesör Osterhaus Avrupa İnfluenza Bilimsel Araştırma Grubu’nun Başkanı. Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) danışma kurulu olan SAGE’nin de üyesi. Hatta WHO, domuz gribiyle ilgili olarak “küresel pandemi” kararı aldığında Osterhaus SAGE’ye başkanlık ediyordu. Ancak bunun yanında Osterhaus’un bir de aşı geliştirip üreten bir şirketi var. Profesör aynı zamanda da Roche, Novartis, Baxter, Mediimmune, Glaxo, Sanofi Pasteur gibi ilaç şirketlerine de maaşlı danışmanlık yapıyor. Yani küresel bir Domuz gribi salgının fayda sağladığı tek bir isim varsa o da Osterhaus. Hem şirketinin değeri bu süreçte oldukça artmış durumda hem de danışmanlık ücreti.
DSÖ’yü de yönlendirdi
Ama daha vahim olan ise Danimarka’nın Information ve İsveç’in SVG gazetelerinde çıkan iddialar. Vatan Gazetesi'nin haberine göre; bu da SAGE’deki 8 kişilik heyette yer alan Osterhaus ve 3 arkadaşının “danışmanlık yaptıkları ilaç şirketlerinin baskısıyla DSÖ’yü yönlendirerek aslında var olmayan bir paniği tüm dünyaya yutturduğu” iddiası. SAGE’de yer alan Osterhaus’un yakın arkadaşı Profesör Frederick Hayden, Roche ve Glaxo’nun maaşlı danışmanı. Profesör Arnold Monto, “40 yıldır küresel salgını bekleyen adam” olarak biliniyor ve burundan verilen Domuz gribi ilacını üreten Medimmune, Glaxo ve Viro Pharma şirketlerine danışmanlık yapıyor. Yine aynı heyette yer alan David Salisbury, İngiltere’deki imunizasyon programının başkanı ve ilaç şirketleriyle danışmanlık ilişkisi içinde... Yani 8 kişilik heyetin en etkili 4 ismi ilaç şirketleriyle organik bağ içinde. Domuz gribini JP Morgan’ın tahminlerine göre ilaç şirketlerine 7.5-10 milyar euro para kazandıracak bir hastalık konumuna yükselten süreçte de bu bilim adamlarının yönlendirmesinin hayati önem taşıdığı biliniyor. Bu uzmanların desteğiyle hazırlanan raporlarda WHO domuz gribine karşı aşılamayı 24 kez, ilaçlı tedaviyi de 18 kez önerirken, sık el yıkamanın önemine ise sadece 2 kez değinildi.
’Salgın’ tanımını değiştirdi
Bu konudaki en önemli kanıtlardan biri Der Spiegel dergisine konuşan ve grip konusundaki araştırmaları değerlendiren Cochrane Teşkilatı’nın başkanı Epidemolog Tom Jefferson’un altını çizdiği gerçek. Buna göre DSÖ, Nisan 2009’da yine bu bilim adamlarının tavsiyesiyle tüm dünyada hükümetlerin referans aldığı “pandemi” (salgın) tanımını değiştirdi. Eski tanımda WHO’nun bir hastalığı pandemi olarak ilan edebilmesi için yeni bir virüsün ortaya çıkması, hızla yayılması, insanların bu hastalığa bağışıklığının bulunmaması, yüksek ölüm oranına sahip olması ve bulaşma oranının yüksek olması gerekiyordu. Ancak Nisan ayında alınan kararla WHO, bu son iki şarttan vazgeçti ve ölüm oranı yüksek olmayan Domuz gribi hastalığı bir anda pandemi tanımının içinde kendine yer bulmuş oldu. Ardından 11 Haziran’da WHO “küresel salgın” kararı aldı. Tüm dünyada hükümetler milyonlarca doz aşı siparişi verdi, ilaçlar stok edilmeye başlandı. Yani ilaç sektörüne milyarlarca dolarlık bir gelirin kapısı aralandı. İddiaya göre WHO’nun bu kritik kararları aldığı toplantılara profesörlerin taşvikiyle Glaxo, Novartis ve Baxter’in temsilcileri de gözlemci sıfatıyla ilk kez katıldı.
Hakkında soruşturma başlatıldı
Tüm bu iddiaların gazetelerde yer bulmasının ardından Hollanda parlamentosu Doktor Grip hakkında soruşturma başlatılmasına karar verdi. Düzenlenen özel oturumda Osterhaus’un bağlantıları didik didik edildi. Ancak meclis ülkedeki bir numaralı sağlık otoritesi olarak gördükleri profesör ile bağları koparmamayı kararlaştırdı. Şimdi ise Rus meclisinde (Duma) bir hazırlık yapılıyor. Duma’nın Sağlık Komisyonu Cenevre’deki WHO temsilcilerine iddiaların detaylı bir şekilde incelenmesi talimatı verdi.
Profesör David Salisbury
- SAGE’nin üyesi
- İngiltere’deki imunizasyon programının başkanı İlaç şirketlerine danışmanlık yapıyor.
Prof. Albert Osterhaus
- Avrupa İnfluenza Bilimsel Araştırma Grubu’nun Başkanı.
- Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) danışma kurulu olan SAGE’nin üyesi. Hatta WHO, domuz gribiyle ilgili olarak “küresel salgın” kararı aldığında SAGE’ye başkanlık ediyordu.
- Aşı geliştirip üreten Viros Cope adlı bir şirketi var.
- Aynı zamanda Roche, Novartis, Baxter, Medimmune, Glaxo, Sanofi Pasteur gibi ilaç şirketlerine maaşlı danışmanlık yapıyor.
Profesör Arnold Monto
- SAGE’nin üyesi
- Burundan verilen Domuz gribi ilacını üreten Medimmune, Glaxo ve Viro Pharma şirketlerine danışmanlık yapıyor
Profesör Frederick Hayden
- SAGE’nin üyesi
- Bir numaralı aşı üreticileri Roche ve Glaxo’nun maaşlı danışmanı.
DOKTOR GRİP’İN İŞİ Mİ?
Rotterdam Üniversitesi Profesör Albert Osterhaus, dünyada grip konu olduğunda akla gelen tek isim. Hatta bu nedenle kendisine bilim dünyasında takılan ad: Doktor Grip. SARS ve kuş gribi paniklerinde hep Dünya Sağlık Örgütü’nün krizi önlemek için başvurduğu ilk isim o oldu.
Harvard Üniversitesi: Salgın çok şiddetli değil
ABD’li ve İngiliz bilim adamları Domuz gribi salgının dünyayı tahmin edildiği kadar şiddetli vurmadığını öne sürdü. Amerika’daki Harvard Üniversitesi ve İngiliz Tıbbi Araştırma Konseyi tarafından yürütülen araştırmalarda ABD’deki domuz gribinden ölüm oranları ve önceki grip sezonlarındaki ölüm oranları incelendi. Buna göre domuz gribinden ölüm oranı her yıl grip yüzünden ortalama 36 bin kişinin yaşamını yitirdiği ülkede, ortalamanın biraz altında kalabilir ya da en kötü ihtimalle bunun çok az üzerine çıkabilir. Ağustos ayında ABD Başkanı’nı bilgilendiren Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi tarafından hazırlanan bir raporda domuz gribinden ölü sayısının 30 bin ile 90 bin arasında olacağı hesaplanmıştı. Harvard Üniversitesi profesörü Marc Lipsitch, hatalı olduğunu öne sürdüğü bu tahminin sınırlı verilerle yapıldığını söylüyor.
WHO açıklama yaptı: İddialar kesinlikle asılsız
İDDİALAR üzerine WHO sözcüsü Gregory Hartl, bir açıklama yaptı. WHO toplantılarına ilaç sektöründen temsilcilerin bulunmasının doğal olduğunu söyleyen sözcü, toplantıda bulunan temsilcilerin hiç söz hakkı olmadığını ve toplantının gidişatını etkilemediğini sözlerine ekledi ve “Aşı yapıyoruz ve bu yüzden aşının içinde olanları bilmemiz gerek” dedi. WHO’da çalışan herkesin geçmişlerinin çok sıkı bir biçimde incelendiğini açıklayan Hartl, adı skandala karışan Frederick Hayden’in Dünya’daki en iyi virolog olduğunu ve grip hakkında birşey sorulması halinde cevap verecek ilk kişinin Hayden olması gerektiğini belirtti. WHO’nun çalışanlarının finansal geçmişlerini kamuoyuyla paylaşmalarının şimdilik mümkün olmadığını söyleyen Hartl WHO’nun özgür bir kurum olduğunu açıkladı.

Domuz Gribi Aşısının Farkı Yok
Dünya genelinde etkili olan domuz gribi salgınına karşı üretilen ve içindeki maddeler nedeniyle tartışmalara neden olan H1N1 aşısının, mevsimsel grip aşılarından farklı olmadığı öne sürüldü.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Akalın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, grip aşısı yaptırmanın, bu hastalığın ve neden olduğu diğer komplikasyonların önlenmesi için en etkili yol olduğunu söyledi.
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan Akalın, İnfluenza (grip) aşılarının, “inaktif aşılar (canlı virüs içermeyen)” ve “canlı virüs içeren aşılar” olmak üzere 2 tip olduğunu, ayrıca aşıların, içinde “Adjuvan” bulunup bulunmamasına göre de iki gruba ayrıldığını belirterek, şöyle devam etti:

“Canlı virüs içeren aşılar içinde hastalık yapıcı etkisi oldukça azaltılmış az miktarda virüs bulunur ve bu aşılar burundan püskürtülerek uygulanır. İnaktif aşılar içinde ise virüsün hemaglütinin adı verilen bir parçası bulunur. Hemaglütinin virüsün solunum yollarına tutunmasını sağlayan yapıdır. Virüs solunum yollarına tutunamazsa hastalık oluşturamaz. Virüs cansız hale getirildikten sonra bu hemaglütinin yapısı alınarak aşı için (antijen olarak) kullanılır. Bu aşının uygulanmasından 7-10 gün sonra bağışıklık sistemimiz hemaglütinine karşı koruyucu proteinler (antikor) oluşturur. Bu koruyucu proteinler hemaglütinine bağlanarak solunum yolu hücrelerine virüsün tutunmasını engellerler ve böylece hastalıktan korunuruz.”
Prof. Dr. Akalın, tüm dünyayı etkileyen bir salgınla karşı karşıya olunduğu ve çok fazla kişiyi aşılamak gerektiği için daha az “hemaglütinin” kullanarak antikorun yeterli miktarda ve uzun süreli olmasını sağlamak amacıyla aşıların içine ayrıca adjuvan konulduğunu dile getirdi.
Adjuvanın aşının içindeki görevinin, hemaglütinine karşı daha uzun süreli ve yeterli miktarda antikor yapımının sağlanması olduğunu anlatan Akalın, uzun yıllardan beri aşıların içinde adjuvan kullanıldığını vurguladı.
En sık kullanılan adjuvanların “Alüminyum fosfat” ve “Squalene” olduğuna işaret eden Akalın, “Avrupa'da üretilen ve uygulanan aşıların çoğu bu adjuvanlardan birini içermektedir. Ülkemizde kullandığımız A gribi (H1N1) aşılarının içinde de adjuvan olarak 'Squalene' bulunmaktadır. Daha önce yaklaşık 40 milyon kişiye uygulanmış olan mevsimsel grip aşılarında da bu adjuvan kullanılmış ve önemli bir yan etki bildirilmemiştir” diye konuştu.
Akalın, çocukluk döneminde uygulanan bazı aşıların içinde de adjuvan olarak alüminyum fosfatın kullanıldığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
“H1N1 aşısının içinde bulunan 'thiomersal' adlı koruyucu madde de genel olarak aşılarda koruyucu olarak bulunur. İnsana hiç bir zararının olmadığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Yalnız bu aşıda değil birçok virüs aşısında koruyucu madde olarak uzun yıllardan beri kullanılmaktadır.”

GEBELERE YAPILAN  AŞILAR İLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMA (16.12.2009 SAAT 13.30 )
Bugün bir gazetede yer alan “Ülkemizde hamilelere yapılan pandemik grip aşısının ABD’de yapılan testlerde etkisiz çıktığına ilişkin” haber üzerine; aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür:
Üretici firma tarafından sadece ABD’deki 6-35 aylık çocukların aşılamalarında kullanılan ve erişkin aşılarına göre yarı doz antijen içeren aşının dört serisindeki antijen miktarı, olması gereken değerden daha düşük bulunmuş ve yaklaşık 800 bin doz aşı sahadan geri çekilmiştir.
Geri çekme işlemi yapılmakla beraber, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yapılan açıklamada; aşının güvenliği ile ilişkili herhangi bir sorun bulunmadığı, geri çekilen aşıdan yapılan çocuklarda istenen bağışıklık cevabının sağlanmasında herhangi bir sorun olmadığı; bu çocuklara bir doz daha aşı uygulanmasına gerek olmadığı açıklaması da yapılmıştır.
Haberde bahsi geçen üretim yeri ABD olan aşıyla ülkemizde kullanılan aşı aynı değildir. Ülkemizde gebelere uygulanan pandemik grip aşısı erişkin aşısı olup, üretim yeri Fransa’dır ve antijen miktarı da farklıdır. 
Öte yandan, ülkemizde kullanılan aşıların her serisi kullanıma sunulmadan önce Ulusal Referans Laboratuarımız olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi tarafından biyolojik kontrole tabi tutulmaktadır. Gebelere halen uygulanan aşı da kullanıma sunulmadan önce antijen miktarı ve etkinliği dâhil kontrol edilmiş ve herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedikten sonra kullanıma sunulmuştur.
Pandemik grip gebe ve lohusalarda ağır ve ölümcül seyredebilen bir hastalıktır. 14.12.2009 tarihi itibarıyla, ülkemizde 27 gebe ve lohusa pandemik grip sebebiyle hayatını kaybetmiştir.
İnsan hayatının söz konusu olduğu bu süreçte daha duyarlı olunması gerektiğini tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. T.C. Sağlık Bakanlığı

** Domuz Gribi Belirtileri ve Önlemler
** Grip Aşısı ve Domuz Gribi İlişkisi

Japon Doktor Ginja Kojima Ameliyatsız Boy Uzatma Tekniği

Japon Doktor Ginja Kojima, öncelikle kendi için yaptığı araştırmalar sonucu edindiği bilgiler sonucu geliştirdiği ameliyatsız boy uzatma tekniği ile doğuştan veya sonradan oluşmuş boy/ayak kısalığı sorunlarını tedavi ediyor.

Kısa bir eğitim sonrası, boy uzatma aparatlarıyla istenilirse evdede tedaviye devam edilebiliyor.

Dr. Ginza KOJİMA 'nın ameliyatsız boy uzatma tekniği Videosu



Ameliyatsız boy uzatma tedavisinin maliyeti ne kadar?

1cm 500,000 ¥ (Japon Yeni)
2cm 130 milyon ¥ (Japon Yeni)
3cm 230 milyon ¥ (Japon Yeni)
Not: 1 TL yaklaşık 62 JY ¥

Dr. Ginja Kojima 'ya mail yoluyla ulaşmak için tıklayın
Dr. Ginza KOJİMA
Dr. Ginja Kojima 'nın web sitesi









Boy Uzatma ve Boy Kısalığı ile ilgili Benzer Yazılar :


- Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU Boy Uzatma Kürü
- Çocuklarda Boy Kısalığı ve Boy Standartları
- Boy Uzatan Ameliyatlar
- Motorlu Çivi Yöntemiyle Uzamak
- Çocuğunuzun Boy ve Kilosunu İzleyin
- Çin'de Boy Uzatma Ameliyatları

Bileğimdeki kitle kanser çıktı. Tedavi önerileriniz nelerdir?

31 yaşındayım. Sol ayak bileğimin 10 santim yukarısında 8-9 yıldır bulunan bir kitleyi 3 ay önce plastik cerraha aldırdım. Alınan kitlenin patolojik incelemeleri sonucunda ‘dermatofîbrosarkoma’ tanısı konuldu. Tedavi konusunda önerileriniz nelerdir?

CEVAP:
Tedavi cerrahidir. Tümör tam olarak çıkarıldıysa başka bir tedaviye ihtiyaç yok. Bundan sonra sıkı doktor kontrolü gerekli. Nüks olursa tümör yine ameliyatla çıkarılır.

Tümörün tekrarlamasını önlemek için güneşten sakının, immün sisteminizi güçlendirin. Selenyum, E vitamini faydalı olabilir. Ayrıca beta karotenden zengin olan kırmızı, yeşil, siyah renkli sebze ve meyveleri sofranızda bulundurun, Aşırı yorgunluktan kaçının. Belli aralıklarla akciğer filmi çektirin, çünkü bu tümörler akciğere atlayabilir.

Prof.Dr. Mehmet Erkan TOPUZErkan Topuz

Sorularınız İçin: etopuz@istanbul.edu.tr
Faks: 0212 505 65 20

Önceki Yazılar :
* Erkan Topuz Saba Tümer ile Bugün
* Pet Şişe Sular Kanserojen mi?
* Sigara Hakkında Uyarılar
* Doğum Kontrol Hapları Ne Kadar Kullanılmalı?
* Erkan Topuz'dan ŞOK Açıklamalar Video
* Kaktüs Radyasyonu Emer mi? Video
* Kanserden Korunma Önerileri
* Pankreas Kanseri Uyarıları Video
* Meme Kanserine Karşı Altın Gıdalar
*
Bebeğinize İkinci El Yatak Alın
* Pankreas Kanserine Alternetif Tedavi
* Karaciğer Metastazında Tedavi Önerileri
* Karaciğer Yağlanmasına Karşı
* Kanser Hastaları Kobay mı?
* Prostatdan Nasıl Korunurum?
* Fibrokist Nedir? Fibrokistlerden Nasıl Korunulur?
* Kemoterapi Sırasında Ağızda Çıkan Yaralar
* Testis Tümörü Tevasi ve Beslenme
* Kanser Hakkında Yanlış Bilinenler
* Meme Kanserine Karşı Havuç Suyu
* Erkan Topuz ARENA Programı - Video
* Çocuklara Sebze Yedirmek
* Kan Kanseri ve Kansızlık İçin Öneriler
* Buğday Çimi ile Gelen Sağlık
*
Beyin Tümöründe Tedavi Yöntemleri
* Ödemi Doğal Yollarla Azaltabilirsiniz
* Bilekte Kitle Oluşumu
* Küçük hücreli Akciğer Kanser Evreleri
* Cilt kanserinden Korunmak
*
Sarımsağı pişirmeden önce en az 15 dakika bekleyin
*
Ağız içindeki yara kanser belirtisi mi?
*
Erkan TOPUZ'dan Mide Kanseri önerileri

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et