Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi
- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- antakya biberi
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 10.2009
Arşiv - 10.2009

Çiftler çocuk istemediği dönemde prezervatif, doğum kontrol hapları, spiral gibi yöntemlerle gebeliği engelliyor. Hanımlar, korunmayı bırakır bırakmaz hamile kalamazsanız paniğe kapılmayın, en az 5-6 ay bekleyin

Polikistik over teşhisi konuldu.

Hamile Kalamazsanız Paniğe Kapılmayın20 yaşındayım, bana polikistik over teşhisi konuldu. Diane 35 adlı ilacı kullanmaya başladım. Ailemde meme kanseri var. Bu ilaç meme kanserini tetikler mi? Rahatlıkla kullanabilir miyim?

Cevap : Meme kanseri ve hormon ilişkisi uzun zamandır tartışılıyor. Son 5 yıl içinde menopozda hormon kullanımı meme kanserine yol açıyor diye ortaya çıkan söylemler pek çok kadını hormon eksikliğinin yaptığı sıkıntılarla yaşamaya mecbur bıraktı. Aslında doktor kontrolünde hormon kullanımının çok riskli olduğunu sanmıyorum ve ayrıca kullanılan hormonların kanseri başlattığını bugüne kadar kimsenin kanıtlayamadığını da söylemek istiyorum. Bugün milyonlarca hormon kullanmayan kadında da meme kanseri görülebiliyor. Kullandığınız ilaç için de durum aynı. Bu konularla yeterince uğraşmayan biri size bu ilacı kullanmamanızı söyleyebilir. Doktor kontrollerini ihmal etmeden bence kullanabilirsiniz. Zaten çok uzun yıllar kullanmanıza herhalde gerek kalmayacaktır. (Polikistik Over ve Beslenme)


Anne Olmak İstiyorum

2.5 yıldır evliyim. Adetlerim başta düzenliydi, sonradan her ay günüm geçmeye başladı. Birçok tedavi gördüm. Tüplerde tıkanıklık, hormon bozukluğu, kan tahlilinde hiçbir sorun çıkmadı. Sadece yumurtalıklarımda zayıflık var. Bunun tedavisini gördüm, yine de sonuç vermedi. Eşimde problem yok. Çocuğumun olacağını söylüyorlar ama zamana mı bırakmalıyım yoksa başka tedaviler gerekir mi? Ben anne olmak istiyorum.

Cevap : Anlaşıldığı kadarıyla gebe kalmanızı engelleyen önemli bir bozukluk yok gibi... Yumurtlamada zayıflık ne anlama geliyor tam anlamadım ama
yaşınız 30'un altında ise bir başka doktorun da görüşünü almanızı önereceğim. Yaşınız 30'u geçiyorsa bu öneriyi daha şiddetle yapıyorum. Hele 35'e yaklaşıyorsa en kısa zamanda bir tüp bebek merkezine müracaat etmenizi tavsiye ediyorum.

Kistler ileride sorun çıkarır mı?

1.5 yıldır evliyim, 26 yaşındayım. Adet düzensizliği yaşıyorum (Bekarken de yaşardım). 1.5 veya 2 ayda bir adet görüyorum. Doktor kontrollerimi aksatmıyorum. 3 ay önce korunmayı (prezervatif) bıraktık. Bebek istiyoruz. Geçenlerde tekrar kontrole gittiğimde yapılan testlerde rahmin ve hormonların temiz olduğu, fakat sağ yumurtalığımda 3-4 tane çok ufak kist olduğu söylendi. Doktor bunun düzensizlikten kaynaklandığını ve bebek olmasına engel olmadığını söyledi. Fakat herhangi bir tedavi uygulamadı. Bu kistler herhangi bir sorun çıkanr mı? İleride cerrahi müdahale ile alınırsa hiç doğum yapmamış olduğum için hamile kalma şansım olur mu?

Cevap:
Korunmayı bırakalı daha 3 ay olmuş. Bu süre gebe kalamıyorum diyebilmek için çok erken en az 5-6 ay daha bekleyin. Hâlâ olmuyorsa o zaman tedavi için doktorunuza tekrar başvurun. Yumurtalığınızda olan ufak kistlerin ne olduğunu bu kadar kısa bir tarif ile değerlendirmeye çalışmam olanaksız. Fakat sizi kontrol eden doktor bunları önemli bulmadığına göre şimdilik üzerinde durmanıza bence gerek yok. Sevgiler.


Prof.Dr. Derin KÖSEBAY Derin KÖSEBAY
Sorularınız İçin : derin.kosebay@memorial.com.tr 

» Rahimde Küçülmeyen Kist
» Anne Olmak Hayal Değil
» Vajinal Akıntı Şikayetleri
» Korunmak Yumurtalıkları Tembelleştirir mi?
» Klamidya Nedir? Belirtileri Nelerdir?
» Doğum Kontrol Hapı Ne Kadar Kullanılmalı?
» Rahim Ağzı Kanser Aşısı
» Memeler Kontrol Edilmeli
» Doğum Şekli Nasıl Olmalı?
» Rahim Alınması Cinsel Hayatı Bitirmez
» Kürtaj Hamile Kalmayı Zorlaştırır.
» Her İlişkiden Sonra Kan Geliyor
» Kisti Aldırmadan Kurtulamazmıyım
» Serviks Kanseri
» Neden Gebe Kalamıyorum?
» Genç Kızlarda Adet Gecikmesi
» Kürtaj Sonrası Adet Sorunu
» Gebelik İöin Ne Kadar Süre Gerekli
» Menopozda Kanama Varsa
» Çikolasta Kisti için Ameliyar Şart
» Sarkom Tedavisi

| Yorumlar (5) | 31.10.2009 | Derin KÖSEBAY  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

RİZE Üniversitesi (RÜ) Rektörü Prof. Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu, bir açıklamasında siyah çayda radyasyon olduğu yönünde iddialarda bulunan Prof.Dr. Ahmet Maranki’ye tepki gösterdi. Rektör Okumuşoğlu, “Medyatik kimliğini kullanarak toplumu yanıltmaması gerekir” dedi.

Çayda Radyasyon YokProf.Dr. Maranki ’nin bir süre önce ulusal bir gazetede yer alan açıklamasında, “Biz ıhlamur içiyoruz, siyah çay içmiyoruz. Bazı çaylarda hala radyasyon tespit ediyoruz” sözlerine, Rize ve çevresinden tepkiler gelmeye devam ediyor. RÜ Rektörü Prof.Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada söylemlerin bilimsel verilere dayandırılarak aktarılması gerektiğini belirterek, Maranki’yi bilimsel olmayan ve milli çıkarları zedeleyecek, milli ekonomiye zarar verecek açıklamalardan uzak durmaya davet ettiğini ifade etti.

Nükleer fizik uzmanı olduğunu ve her bilim insanının kendi uzmanlık alanında söz söyleyerek kamuoyunu aydınlatması gerektiğini belirten Rektör Okumuşoğlu, “Maranki’nin kendi uzmanlık alanı olmayan konularda medyatik kimliğini kullanarak toplumu yanıltmaması gerekir. Bizler sürekli ve düzenli olarak bölgedeki bitki ve diğer alanlarda radyoaktivite ölçümleri yapıyoruz. Bunu bilimsel yayın ve arenalarda gündeme getiriyoruz. Rize’de endemik bitkiler ve çayda dünya standartlarının altında doğal radyoaktivite bulunuyor. Çayımızda radyoaktivite endişesi yoktur. Milli ekonomiye zarar verecek, bölge insanını hedef alan talihsiz bir açıklama yapılmıştır. Bilim insanının hassas olması gerekir” dedi.

Okumuşoğlu, Çernobil’den günümüze kalan radyasyonun her gün televizyondan alınan radyasyondan da az olduğunu da sözlerine ekledi.


ÇAYKUR' dan Açıklama Geldi 31.10.2009
ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce yaptığı açıklamada, kozmik bilim, bio enerji, sağlıklı yaşam konularında uluslararası çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin ulusal bir gazetede çay hakkında çay üreticilerini, ÇAYKUR'u ve genelde bölge ekonomisini zor durumlara düşürebilecek talihsiz açıklamalarda bulunduğunu belirtti.

“Çernobil olayından bu yana 23 yıl geçmesine rağmen halen radyoaktif ölçme yapıldığı beyanının hiçbir bilimsel değerinin olmadığı aşikardır. Ayrıca gerek yurt içi gerekse yurt dışı satışlarımız öncesinde bütün çay nevilerimiz radyoaktif analizlere tabi tutulmaktadır. 1990 yılından 2009 yılına kadar satışa sunduğumuz çaylarımız radyoaktif analizlere tabi tutulmuş olup, herhangi bir olumsuz veri elde edilmemiştir. Bu konudaki analizlerin tamamı da özel laboratuvarlarda değil, radyoaktivite konusunda resmi kurum olan TAEK tarafından yapılmıştır. En son analizler 9 Temmuz 2009 tarihinde ve yine TAEK'çe yapılmıştır.”

Ekrem Yüce, bu açıklamaların göstereceği gibi Prof. Dr. Maranki tarafından verilen beyanatın gerçekleri yansıtmadığını, konunun hukuki açıdan da değerlendirileceğini bildirdi.

Acai Bitkisinin Sırrı Nedir?

Prof.Dr.Mehmet Öz, sağlıklı gençleşme için kendi uyguladığı beslenme düzenindeki en önemli besinleri, küçük bir liste yaparak açıklıyor. Her zaman antioksidanların öneminden bahseden Öz, günlük olarak 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller almanın önemini vurguluyor.

Amerika’nın ünlü televizyon şovlarından Oprah Show’a katılan Dr.Öz bu vitamin ve mineralleri hangi lezzetli besinlerden alabileceğimiz konusunda bilgiler veriyor.

Mehmet Öz’ün listesindeki en favori besin böğürtlen ailesi. Bu konudaki genel tanımı, koyu renkli tüm meyvelerin antioksidan açısından zengin olmaları yönünde. Bu noktada listenin başına ise Acai böğürtleni geliyor.

Dr. Mehmet Öz'ün de katıldığı Oprah şovunda gençleştirici ve vücudu forma kavuşturucu etkisinden övgüyle bahsedilen Acai Çileği, özellikle kişinin zinde kalmasına yardım ediyor ve onu tok tutuyor.

ACAİ BİTKİSİNİN SIRRI NE?Güney Amerika’nın yağmur ormanlarında bulununan Acai böğürtleni, metabolizma üzerinde itici güç oluşturmakta özellikle kilo verimi sırasında vücudun adaptasyonunun gerçekleşip, kilo veriminde duraksama yaşandığı durumlarda da acai tüketimi yağların yakılmasında en önemli faktör olarak değerlendiriliyor.

Acainin diğer bir özelliği zengin posa kaynağı olmasıdır. Acai bu yönüyle , bireylerin gün boyu, tokluk hissetmelerine yardımcı olarak, ara öğünlerde atıştırma isteği ve gece yemelerine engel olabilecek niteliktedir.

Oprah Show’a katılan Mehmet Öz, Acai çileğinin birçok yararından bahsediyor. Yüksek Amino asit içermesi sayesinde Acai böğürtleni (çileği), fiziksel aktivite yapan kişilerde de kasların işlevi ve gelişmesi için de çok önemli. Acai içerdiği yağ asitleri ve amino asit bileşimi de kişide yağ yakımını ve kas gelişimine destek sağlayabiliyor.

Vücudunuzda kas kitlelerindeki artış, vücudun harcadığı enerjide artış yaratacağından kilo kaybı daha hızlı bir şekilde gerçekleşecek doğal yolla ideal kilonuza ulaşmanız sandığınız kadar zor olmayabilir.

Mehmet ÖZProf.Dr. Mehmet ÖZ

* Sağlıklı Bir Hayat için
* Elma Suyunda Yüksek Arsenik Uyarısı
* Afrika MAngosu Hapı ABD'yi Karıştırdı.
* Siz Çocuğunuzu Büyütürken
* Mehmet ÖZ'ün Yeni Yaşam Reçetesi
* Mehmet ÖZ'den Beslenme Önerileri
* Enerji Depolama Zamanı
* Koruyucu ve Önleyici Güç Paketi
* Stresle Mücadelede Beş Adım
* Nelerden Uzak Durmalıyız?
* Kalbi Korumak için Vitamin Kullanmalı mı?
* Yaşlanmayı Doğal Yollarla Geciktirin
* Soya Zararlı mı Yararlı mı?
* Makyaj Malzemelerindeki Tehlike
* Yiyeceklerimizdeki Tehlikeler
* Trigliserit Tehlikesine Dikkat
* 40 Yaşından Sonra Metabolizma Hızlandırma
* Diyette 5 Altın kural
* Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?
* Neler Baş Ağrısına Yol Açar?
* Gıda Zehirlenmesi Belirtileri
* Kafein Detoksu
* Mehmet ÖZ'den Yeni Reçete
* Hamilelik Efsaneleri
* Diyet Yapma Sırları
* Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi?
*
Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
* Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yargunluk ve Halsizlik
*
ACAİ Bitkisinin Sırrı Ne?
*
Yoğurt İle Gülümseyin
*
Doğru Beslenme Önerileri
*
Genç Görünmek ve Genç Kalmak
*
Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Mehmet ÖZ BESLENME Önerileri
* Doğal Tatlandırıcılar ve Şeker
*
Kalp Sağlığı için 5 Öneri
*
Tiroid Hakkında Merak Edilenler
*
İnsan Ömrü Uzayacak
* Kanser Uyarıları
*
Manganın Zararları
*
Kanser Filmleri Zararlı mı?
*
Kriz ve Kilolar
*
Doymuş Yağlar Doymaya Engel Değil
*
Sağlıklı Beyin İçin
*
Şişe Mantarıyla ve Stress
*
Neti Pot ve Kullanımı
*
Gençlik Formülü
*
Genç Kalın
*
BEL Ölçüsü
*
Gençlik İksiri
*
Belinizi İnceltme Sırları

Tüm Yazılar İçin

Domuz Gribinden Kayatını Kaybeden Sayısı : 415 Ankara (28 yaş), 1 D.Bakır (34 yaş), 1 Konya (37 yaş)........

Vaka Sayısı : +2500 pandemik A(H1N1)


Domuz gribi bir can daha aldı.
Manisa'da domuz gribi şüphesiyle hastaneye kaldırılan 28 yaşındaki Yusuf Demirtaş öldü.

Manisa'nın Salihli İlçesi'nden, domuz gribi şüphesiyle Manisa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 28 yaşındaki Yusuf Demirtaş öldü. Manisa Devlet Hastanesi Başhekimi Salih Karabaş, “Hastayı 20.30 sıralarında kaybettik. Geldiğinden beri durumu iyi değildi. Zaten solunum cihazına bağlı yaşıyordu” dedi.

Demirtaş'ın raporunda zatüre tanısıyla öldüğü belirtilirken, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gönderilen kan örneğinin sonucunun yarın öğle saatlerinde açıklanacağı bildirildi. Demirtaş'ın cenazesinin sabah saatlerinde yakınlarına teslim edileceği ve Salihli'de toprağa verileceği ifade edildi. Bu hastanın domuz gribinden ölmediği açıklandı.

Domuz gribinden bir ölüm daha (DHA) 29.10.2009

DİYARBAKIR Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne erken doğum şüphesiyle başvuran 8 aylık hamile 34 yaşındaki Beşire Bozkurt domuz gribinden öldü

Bozkurt’un hastanede sezaryenle doğum yaptığı ve ikiz çocuklarının biri doğumda, diğerinin de dünyaya geldikten 3 gün sonra öldü. Hastanede durumu kötüleşen Bozkurt’un yoğun bakım ünitesine alındığı, ancak yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadığı belirtildi. Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği, yaptığı yazılı açıklamada, hastananın virüsü dışarıdan kaptığı öne sürüldü.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde domuz gribi virüsünden öldüğü açıklanan 34 yaşındaki Beşire Bozkurt, ilk hamileliğini yaşarken, 15 Ekim günü erken doğum şüphesiyle Diyarbakır Kadın ve Doğum Hastalıkları Hastanesi’ne gitti. İkiz çocuklara hamile olan Bozkurt, burada boş kuvöz, bulunmadığı gerekçesiyle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevkedildi. Bozkurt, burada geçen 23 Ekim cuma günü sezaryenle doğum yaptı. Doğum sırasında bebeklerden biri yaşamını yitirirken, diğeri kuvöze alındı. Ancak ikinci bebek de doğumdan 3 gün sonra yaşamını yitirdi.

Sağlık durumu kötüye giden ve solunum güçlüğü çekin Bozkurt, daha sonra yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Ancak Bozkurt, tüm müdahelelere rağmen domuz gribi virüsünden bugün yaşamını yitirdi.

HASTANE: VİRÜSÜ DIŞARIDAN KAPTI
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği, Bozkurt’un ölümüyle ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

Beşire Bozkurt“İkiz gebelik preterm eylem, solunum güçlüğü, öksürük, balgam yakınmaları nedeniyle 16.10.2009 tarihinde üniversitemiz Araştırma Hastanesi’ne başvuran 34 yaşındaki hastanın yatışı yapıldı. Hastamızın hastaneye kabulünde akciğer enfeksiyon bulguları mevcuttu (solunum sıkıntısı, öksürük, balgam). Hasta yatırıldığında pnömoni (zatürree) tanısı konuldu ve tedavisine başlandı. Şüphe üzerine hastadan numune alındı. Alınan numune Sağlık Müdürlüğü tarafından Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Başkanlığına gönderildi. Hastanın genel durumunun kötüleşmesi üzerine hasta entübe edilerek reanimasyon kliniğine nakledildi. Bebeklerin genel durumunun kötüleşmesi nedeniyle aile onayıyla sezeryan ameliyatı ile bebekler alındı. Bebeklerin biri doğumda, diğeri 3 gün sonra ex oldu (öldü.) Alınan numunenin H1N1 pozitif gelmesi üzerine hasta izole edildi. Tüm müdahelelere rağmen hastamız kurtarılamayarak 29.10.2009 tarihinde ex olmuştur. Mevcut bulgular nedeniyle hastanın bu virüsü dışarıdan kaptığı dolayısıyla hastanemizden bulaşmadığı düşünülmektedir. Bugün itibariyle hastanemizde H1N1 tanısı konmuş başka bir hasta bulunmamaktadır. Hastanemize grip şüphesiyle gelen hastalar için izole ayrı bir klinik tahsis edilmiştir. Burada hastalar 24 saat doktor kontrolü altındadır.”

HASTANEYE YÜRÜYEREK GELDİ
Domuz gribinden ölen hamile Beşire Bozkurt’un yakınları, isyan ederken, domuz gribinin hastaneden bulaştığını öne sürerek, konuyu yargıya taşıyacaklarını söyledi.

Sağlık Bakanlığı tarafından da domuz gribi virüsünden yaşamını yitirdiği açıklanan Beşire Bozkurt’un cenazesi bugün akşam saatlerinde yakınları tarafından alındı. Beşire Bozkurt’un amcası Ahmet Çiçek, yeğeninin bir hafta kadar önce yürüyerek hastaneye geldiğini belirterek, “Burada doğumunun yaklaştığını söyleyip hastaneye yatırdılar. Hiç bir şeyi yoktu. Bize öldükten sonra domuz gribi olduğunu söylediler. Eğer domuz gribi olmuşsa kesinlikle hastanede bulaşmıştır. Biz hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Yasal yolara başvuracağız, bu durumun sorumlularının cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

Beşire Bozkurt’un cenazesi yakınları tarafından alınıp toprağa verilmek üzere Diyarbakır’ın Eğil İlçesi Balım Köyü’ne götürüldü. 29.10.2009

Tedavisi hastanelerde sürdürülmekte olan laboratuvar teyitli pandemik A(H1N1) grip vaka sayımız 16’dır. Bunlardan durumu ağır olan 3 hastanın tedavisi ise yoğun bakımda sürdürülmektedir. 29.10.2009

Konya’da altta yatan kronik hastalığı bulunan 37 yaşında bir bayan vatandaşımız hastaneye yatırıldığı gün hayatını kaybetmiş ve alınan numunede pandemik A(H1N1) pozitif bulunmuştur. Pandemik gripten vefat eden toplam kişi sayısı 3’e yükselmiştir.

2 yaşından küçük çocuklar, kronik hastalığı olanlar, gebeler ve 65 yaş üstündekilerin grip belirtileri ortaya çıktığında mutlaka bir hekime müracaat etmeleri gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Basın Açıklaması 29/10/2009

Domuz gribi can almaya devam ediyor.
Durumu ağır olan 9 hastanın tedavisi ise yoğun bakım servislerinde sürüyor.

Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, bugüne kadar laboratuvar teyitli ve tedavisi hastanede sürdürülmekte olan 32 domuz gribi vakası bulunuyordu.

Söz konusu 32 kişiden Ankara'da tedavi gören 27 yaşında bir erkek sağlık çalışanı ile Konya'da Pandemik grip nedeniyle tedavisi devam eden 22 aylık bir kız ve kronik hastalığı olan 14 yaşında bir erkek çocuğu hayatını kaybetti.

Böylece, Pandemik gripten hayatını kaybedenlerin sayısı 6 oldu.

Durumu ağır olan 9 hasta ise yoğun bakım servislerinde tedavi ediliyor.


Eğer gripseniz, domuz gribisiniz!  
 Panik Salgını
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, virüsle ilgili önemli ve düşündürücü bir açıklamada bulundu.

Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Mevsimsel grip dönemi henüz başlamadı. O yüzden şu andaki grip vakalarının tamamı domuz gribi” dedi.

Bu nedenle domuz gribi şüphesiyle numune alınmasının gereksiz olduğunu ifade eden Ceyhan, grip belirtileri gösteren herkese domuz gribi gözüyle bakıldığını ve doktoru gerek görüyorsa ilaç alıp evlerinde istirahat etmeleri gerektiğini söyledi.

Türkiye’de hızla yayılan domuz gribinde “Bilinenden bin-iki bin daha fazla domuz gribi vakamız var” dedi..


Dünyadan :
Ukrayna'nın Ternopol kentinde yaşanan, türü henüz belirlenemeyen grip salgınında 7 kişinin öldüğü bildirildi.

Ukrayna Sağlık Bakanlığı Ternopol Bölge İdaresi Başkanı Bogdan Onıskiv tarafından yapılan basın açıklamasında, 26 Ekim tarihine kadar grip sonucunda oluşan komplikasyonlar sebebiyle ölen 7 hastanın genç, fiziki olarak güçlü ve grip dışında hiçbir sağlık problemi olmayan kişiler olduğu belirtildi.

Ternopol'de hızla yayılan ve henüz kaynağı belirlenemeyen bu grip nedeniyle sadece geçen hafta 6 binden fazla kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu kaydeden Onıskiv, insanların salgını ciddiye almadıklarını, çok azının grip aşısı olduğunu ve ancak hastalığa yakalandıktan birkaç gün sonra doktora başvurduklarını ifade etti.

Onıskiv, bir grip türünün ancak 10 günde belirlenebildiğini vurgulayarak, Ukraynalı ve İngiliz bilim adamlarının bu türü belirleme çalışmalarının devam ettiğini ve yakında sonuç alabileceklerini belirtti.

Salgının Ternopol kentindeki çöp temizleme sorunlarıyla ilgisi bulunmadığını kaydeden yetkili, Ternopol'e gelen çok sayıda göçmenin bu hastalığı yurt dışından getirmiş olabileceğini ifade etti.


İsviçre Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Direktörü Thomas Zeltner, İsviçre’de yayımlanan COOP dergisine verdiği röportajda H1N1 adlı domuz gribi hakkında ilginç açıklamalarda bulundu.

Domuz Gribi’nin en çok hamilelerde, küçük yaşlardaki çocuklarda ve astım hastalarında görülebileceğini belirten Thomas Zeltner şu açıklamalarda bulundu:

“Benim önerim baş ağrısı, ateş, halsizlik ve vücut ağrıları olan hastaların derhal doktora baş vurmalarını öneririm. Bu hastalıktan korunmanın ilki aşı olmak, ikincisi hastalık belirtileri görülür görülmez doktora baş vurulması, kalabalık topluluklardan sakınılması, tokalaşmamak, elleri çok iyi bir şekilde sabunla yıkamak ve de maske kullanmak başlıca korunma şekilleridir. Yalnız şunu belirtmeliyim ki; elleri yıkarken bilhassa parmak aralarını ovarak yıkamak gerekir. Bu hastalığın pençesinde olan ülkeler arasında İsviçre de bulunuyor. Fakat paniğe gerek yok, gerekli önlemler bakanlığımızca alınmış olduğu için ve bu uyarılarımıza halkımızda uyarsa bu zor durumu kolayca atlatacağımıza inanıyorum. Öte yandan bu hastalıktan korunmak için de yediğimiz gıdalara da çok önem vermeliyiz. Herkesin şu sıralarda bol yoğurt, patates, balık, soğan, mantar, sarımsak ve ceviz yemelerini öneririm


Uzmanlardan Domuz Gribi Uyarıları :
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Klinik Şefi Prof. Dr. Ziya Mocan, domuz gribinden korunma yollarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Domuz gribinden nasıl korunabiliriz?
Doğal yollardan beslenmek bizi domuz gribinden koruyabilir mi?
Birincisi bağışıklık sistemimizi yüksek tutmamız lazım. Bunun için beslenmemize dikkat edeceğiz. Yeterli uyumak, düzenli egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak ve alkolden uzak durmak domuz gribinden korunmanın başlıca kuralları... Bitkisel olarak da bazı gıdaları ön planda tutmamız lazım. Bol yeşil gıdalar, narenciye ve sarmısak tüketilmeli.

A VE C VİTAMİNİ TÜKETİN!
Vitaminler domuz gribinden korur mu?
Özellikle hangi vitaminlerin alınması yararlıdır?

'Vitaminlerin domuz gribinden koruması' diye bir şey söz konusu değil! Yani genel olarak vücut direncini artırmak için kullanılır ama hiçbir zaman koruması söz konusu değildir ancak yardımcı faktör olabilir. Ama A ve C vitamininden zengin gıdalarla beslenmek önemlidir. Maydonoz, sarmısak ve soğan bol vitamin içerir.

Tavuk suyuna çorba ve soğan suyu, domuz gribine iyi gelir mi?
Hayır. Vücudun direncini yükseltebilir ama tavuk suyuna çorbanın ekstra bir koruyuculuğu yoktur! Tavuk suyuna çorbada yağ oranı fazladır. Et suları, iştahı arttırır. İştah artınca, vücut direncinde belki bir miktar koruyucu etki gösterebilir ama domuz gribine karşı koruyucu olamaz.

Bu virüs bir hapşırıkla kaç metreye hastalık taşır?
İki metreye kadar taşıyabilir. Birisi asansörde hapşırırsa, grip kapma oranınız yüzde 100'e yakındır. Açık havada yaşamadığımız için bulunduğumuz alanı sık sık havalandırmamız gerekir. Kapalı alanda mikrop bir saat asılı halde yaşıyor. Bir hapşırık etraftaki 10 hatta 20 kişiyi hasta edebiliyor. Hapşırırken ağzımızı elimizle değil de, dirseğimizle kapamalıyız. Böylece öksürme ya da hapşırma yoluyla dışarı atılan mikrop, bizim ceketimizin üzerine gelir ve elimizle de başkalarına bulaştırmamış oluruz.

Hastalık, ateş çıktığı andan itibaren mi bulaşmaya başlıyor?
Birisi yüzünüze hapşırdığı zaman bulaşıcılık süresi ortalama iki gündür. Yani siz mikrobu kaptıktan iki gün sonra hasta olmaya başlarsınız. Eğer siz mikrop aldığınızı düşünüyorsanız; dört gün ile bir hafta arasında hasta olmadıysanız, mikrop kapmamışsınız demektir. Ateşiniz düştükten bir hafta sonra da başkasına bulaştırmazsınız.

ELİNİZİ SU VE SABUNLA YIKAMAYA ÇALIŞIN!
Ellerimizi günde kaç kez ve ne şekilde yıkamalıyız?

Çok sık yıkamalıyız. Günde en az beş-altı kez yıkamamız gerek.

El yıkarken neye önem vermeliyiz?
Elinizi yıkarken, su ve sabunla yıkamaya özen gösterin. Sabunun; sıvı ya da normal sabun olması fark etmez. Dikkat edilmesi gereken en az 30 saniye ellerin yıkanmasıdır. Su bulunmayan yerlerde antibakteriyel jeller kullanılabilir.

GRİP OLANLAR MASKEYİ DIŞARI ÇIKARKEN TAKMALI!
Maske koruyucu mu? Kimler maske takmalı; grip olan kişi mi yoksa gripten korunmak isteyen kişi mi?
Grip olan kişi hastaneye gitmek için topluluk içine çıkacaksa maske takmalı. Ama korunmak isteyenler, çevrelerinde şüpheli de biri varsa maske takmak zorundadır.

ÖPÜŞMEYİN!
Toplu taşıma araçlarında nelere dikkat etmeliyiz?

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Klinik Şefi Prof. Dr. Ziya Mocan, domuz gribinden korunma yollarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Mocan, "Beslenme sisteminize dikkat edin, sigara ve alkolden uzak durun ve bol bol vitamin tüketin" dedi.

Eğer bir şekilde yanınızda birisi aniden hapşırdıysa, en kısa zamanda elinizi yıkayıp, daha sonra burnunuzu tuzlu suyla yıkayın. Birisiyle karşılaşınca hemen öpüşmemeye özen gösterin.

Ailede domuz gribine yakalanan olursa ne yapılacak?
Gripli kişi ayrı bir odada mı kalacak?

Evde küçük bir karantina ortamı yaratmaya çalışın. Diyelim ki; evde gripli var. Onun eşyalarını sık sık dezenfektanla silmeye çalışın. Çarşaf ve tabaklarını da ayrı yıkayıp, odasını sık sık havalandırmaya özen gösterin.

KUSMA VARSA...
Hangi durumlarda hastaneye gidilmelidir?

Nefes darlığı çeken, cildinde hafif morarmalar olan, öksürüğü artan ve ateşle birlikte ishal olan çocukların derhal hastaneye başvurması gerekir. Yetişkinlerde de nefes almada zorluk, göğüs ve karında basınç hissi, beyin fonksiyonlarında yavaşlama ve şiddetli kusma hastalığın belirtileri arasındadır. Derhal hastaneye gidilmelidir! [Domuz Gribi Belirtirleri ve Önlemler]

Domuz gribinden 9'uncu ölüm
İstanbul'da bugün domuz gribinden 13 yaşındaki bir kızın ölümünden sonra Ankara'da da 65 yaşında bir kadın hayatını kaybetti...

Sağlık Bakanlığı, İstanbul’da tedavisi devam eden 13 yaşındaki bir kız çocuğunun domuz gribinden hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul’da Pandemik grip nedeniyle tedavisi devam eden 13 yaşında bir kız çocuğunun yaşamını yitirdiği, bu vefatla Pandemik gripten kaybedilen vatandaşların sayısının 9 olduğunu bildirdi.

Durumu ağır 8 hastanın tedavisinin ise yoğun bakımlarda sürüyor.

Bugün Şanlıurfa’da 4 yaşındaki bir kız çocuğu daha  "domuz gribi"nden  hayatını kaybetmiştir.. 2.11.2009
-------------------------------------------------------------------
Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerde tedavileri sürdürülen hastalarımızdan 24 ve 31 yaşlarında 2 bayan ile 55 yaşında bir erkek ve 5 yaşında 1 erkek çocuk olmak üzere 4 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber

Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 15 olmuştur. 04.11.2009

Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerde tedavileri sürdürülen hastalarımızdan 28 yaşında bir erkek, 32 ve 33 yaşlarında 2 bayan ve 6 yaşında 1 kız çocuğu olmak üzere 4 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 19 olmuştur. Sağlık Bakanlığı 5.11.2009

09/11/2009 Tarihli Açıklama (16:45)
 
Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerde tedavileri sürdürülen hastalarımızdan 9 ve 40 yaşında iki erkek ve 3 yaşında bir kız olmak 3 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 30 olmuştur.
 
Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerimizde 5, 13 ve 26 yaşlarında 3 vatandaşımız ve 1 yaşından küçük bir bebeğimiz olmak üzere toplam 4 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 40 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 145’tir. Bunların 33’ünün takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 9 hasta solunum cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.

Hayatını kaybedenlerden 19 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 1 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir. 20 vatandaşımızda ise altta yatan bir hastalık olmadığı anlaşılmıştır.

Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 20 vatandaşımızdan 2’si sağlık çalışanı, 10’u 25 yaşından küçüktür. 11.11.2009

Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerimizde 20 vatandaşımız daha maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 60 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 202’dir. Bunların 40’ının takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 11 hasta solunum cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.

Aşılama çalışmalarının başlamasından bu yana hacı adayları ve sağlık çalışanlarından (güvenlik ve temizlik hizmetlerinde çalışan sözleşmeli personel, idari işlerde çalışan personel, eczacılar, serbest çalışan diş hekimleri de dahil olmak üzere) tüm sağlık çalışanlarından toplam yaklaşık 250 bin kişi aşılanmıştır. Aşılananlar arasında hayatı tehdit edici ciddi yan etkilere rastlanmamıştır. Sağlık kuruluşlarında çalışan bazı personelin aşılama kapsamına alınmadığına dair yapılan açıklamalar ve haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Çok sayıda vatandaşımızın hastanede, bazı vatandaşlarımızın yoğun bakım ünitelerinde takip edilmesine ve bu hastalarımızın da bir kısmının maalesef hayatını kaybetmesine neden olan pandemik gripten korunmanın bilinen en etkili yolu aşılanmaktır.

16 Kasım 2009 Pazartesi gününden itibaren 6 ay–5 yaş arası çocuklarımızın ve tüm yaş gruplarındaki kronik hastalığı olan vatandaşlarımızın aşılanmalarına tüm illerimizde başlanacaktır.


Ölümlerin görüldüğü illerimiz ve ölüm sayıları şu şekildedir: 19.11.2009

Domuz gribinden ölümler
** 16.11.2009 Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerimizde toplam 13 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 73 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 249’dur. Bunların 56’sının takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 21 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.

Hayatını kaybedenlerden 30 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 2 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir. Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 41 vatandaşımızdan 2’si sağlık çalışanı, 26’sı 25 yaşından küçüktür. 16.11.2009

Pandemik grip nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı maalesef  93 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 280’dir. Bunların 59’unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 15 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. 20.11.2009



(www.xprodoksit.com)


Aileden biri domuz gribiyse ne yapmalı

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsü Türkiye'de olduğu gibi dünyada da gündemi işgal etmeye devam ediyor.

Almanya'da Domuz gribi konusunda araştırma yapan Robert Koch Institut, ailenizde birisi domuz gribine yakalandığında nasıl davranılması gerektiğini sıraladı:

- Eğer ağır hasta değilse, ailede domuz gribine yakalanan birey evde kalmalı.
- Domuz gribine yakalanan kişi evin içinde karantina altına alınmalı, diğer aile bireyleri sürekli maske kullanmalı. Hastaya iki metreden fazla yaklaşılmamalı.
- Hijyene normal zamanda olduğundan daha fazla önem verilmeli: Giysi ve bulaşıklar daha yüksek derecede suyla yıkanmalı. Herkes kendi havlusunu kullanmalı. Ev sık sık havalandırılmalı. Eller sık sık yıkanmalı. Asla aynı yataktan uyunmamalı.
- Evde bebek ve hamile varsa, hastanın onlarla iletişime geçmesi kesinlikle yasaklanmalı
- Domuz gribine yakalanan kişi hastalığın başlamasından 7 gün sonra virüsü başkasına bulaştırmaya başlar.

Domuz gribi hastası kadın sağlıklı bebek doğurdu
Çin'in kuzeyinde bulunan Hıbey eyaletinin Çinhuangdao şehrinde, İnfluenza A/H1N1 virüsünün yol açtığı domuz gribi hastası bir kadın, sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi.
Halkın Günlüğü gazetesinin haberine göre, 11 Kasımda nefes alma güçlüğü ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvurduğu belirtilen hamile kadında Domuz gribi virüsü tespit edildiği belirtildi.
Kadının tedavisine geleneksel Çin tıbbı ilaçlarıyla başladıklarını kaydeden doktorlar, kadının durumunun ağırlaşması üzerine bebeğin bu durumdan etkilenmesinden endişe duyarak dün sezaryenle doğumu yaptırdı.
Operasyonun ardından doğan çocuğun sağlık durumunun iyi olduğunu ve Domuz gribi virüsüne rastlanmadığını kaydeden yetkililer, bebeği doğar doğmaz annesinden ayırdıklarını söyledi. Doktorlar, annenin zatürre tedavisi gördüğünü ve durumunun ciddiyetini koruduğunu belirtti.


Domuz gribinde korkulan oldu!
Dünya genelinde yayılmaya devam eden ve 6 binden fazla insanın ölümüne yol açarak yarım milyon kişiye bulaşan domuz gribi salgınında korkulan oldu. Virüsün mutasyona uğradığı açıklandı.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Norveç'te salgının yol açtığı ilk iki ölümün ardından alınan domuz gribi virüsü örneklerinde mutasyona rastlandığı belirtildi.
Ancak WHO, mutasyonun, daha bulaşıcı ve daha tehlikeli bir A(H1N1) virüsü tipine yol açmamış göründüğünü kaydetti.
WHO açıklamasında, "Norveç Sağlık Enstitüsü, WHO'yu üç H1N1 virüsünde mutasyon tespit edildiği yönünde bilgilendirmiştir. Virüsler ülkede salgının ilk iki ölüme ve bir kişinin de ağır bir şekilde hastalanmasına yol açmasının ardından izole edilmiştir" denilirken, sonraki vakalarda bu tür bir duruma rastlanmadığı belirtildi.
Norveçli uzmanların 70'ten fazla hastadan alınan örnekleri analiz ettiği ve testlerde başka mutasyon tespit edilmediği ifade edildi. Bunun mutasyonun ülke geneline yayılmadığını gösterdiği belirtiliyor.
VİRÜS ÇOKTAN MUTASYONA UĞRAMIŞ!
WHO sözcüsü Gregory Haertl AFP'ye yaptığı açıklamada, bu durumun şimdilik çok önemli bir etkisi olduğunu düşünmediğini söylese de örgütün Brezilya, Çin, Japonya, Meksika, Ukrayna ve ABD'de nisan ayında benzer mutasyonların tespit edildiğini açıklaması kafaları karıştırdı.
Mutasyonların ara sıra ve kendiliğinden meydana geldiği sanılırken, şimdiye dek az sayıda hastanın mutasyona uğramış virüslerden etkilendiği ve bir yayılmanın söz konusu olmadığı düşünülüyor.
TAMIFLU'YA DİRENÇLİ YENİ DOMUZ GRİBİ VAKALARI
Dünya Sağlık Örgütü, mutasyon sonucunda virüsün halihazırda kullanılan Tamiflu ve Relenza gibi ilaçların etkinliğini ortadan kaldırmadığını öne sürerken ABD'de virüsün Tamiflu'ya direnç gösterdiği tespit edildi.
ABD'de Tamiflu adlı anti-virüs ilaca karşı direnç geliştirmiş yeni domuz gribi vakaları belirlendi.
Amerikan sağlık yetkilileri, Kuzey Karolina eyaletinde son 6 hafta içerisinde, ilaca dirençli virüsle hastalanmış 4 vaka belirlendiğini açıkladı.
Dünyada Nisan ayından beri bu türden 52 vaka belirlendi. Bunlardan 15'i ABD'de ortaya çıktı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi yetkilileri, ülkedeki tüm vakaların yalıtıldığını kaydetti. Tamiflu, virüse karşı kullanılan 2 ilaçtan biri.
WHO verilerine göre, domuz gribinin nisanda Meksika ve ABD'de ilk kez ortaya çıkmasından bu yana yaklaşık 6 bin 750 kişi yaşamını yitirdi. 21.11.2009

Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 112 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 301’dir. Bunların 59’unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 31 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.
Hayatını kaybedenlerden 63 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 2 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir.
Hastalıktan korunmanın bilinen en etkili yolu aşı olmaktır. Halen sağlık kuruluşlarında kronik hastalığı bulunan ve beş yaşından küçük olan vatandaşlarımızın aşılanmalarına devam edilmektedir. Diğer gruplarla ilgili aşı takvimi Pandemi Bilim Kurulu tarafından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmenin sonucu en kısa sürede kamuoyumuzla paylaşılacaktır. Aşı olan vatandaşlarımızın, aşının koruyucu etkisi 10–14 gün sonra ortaya çıktığından kişisel korunma önlemlerini devam ettirmeleri önemlidir. 23.11.2009


Domuz Gribi Güncel Harita : 241 ölü 03.12.2009


Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı bir açıklamada, Türkiye’de domuz gribinden ölenlerin sayısının 195’e yükseldiği bildirildi: “Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 195 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 287’dir. Bunların 94’ünün takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 38 hasta ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir…”

ÖLENLERİN YÜZDE 35’i 50 YAŞ ALTINDAKİ SAĞLIKLI KİŞİLER

Açıklamada, domuz gribinden ölenlerin 69’unun (yüzde 35’inin) 50 yaş altındaki, daha önce sağlıklı olduğu bilinen kişilerden oluştuğu bilgisi veriliyor ve “aşı”nın, hastalıktan korunmanın en etkili yöntemi olduğuna tekrar vurgu yapılıyor. Domuz gribi aşısından, aile hekimliği merkezleri ve hastanelerden ücretsiz olarak yararlanılabileceği de verilen bilgiler arasında yer alıyor. 30.11.2009

Domuz Gribinde Ölü Sayısı : 241 3.12.2009

Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 296 olmuştur. 7.12.2009
Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 347’dir. Bunların 113’ünün takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 99 hasta ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.

Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 415 olmuştur. Pandeminin başlangıcından itibaren kaybedilen bu vatandaşlarımızdan 27’si gebe veya lohusadır.

Hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Gebe ve lohusalarımız aşılamada öncelikli gruplar arasında yer almaktadır. 16.12.2009

Saçınıza muzla bakım yapın
Yıpranmış saçlarla başa çıkmanın en etkili yolu.

Yazdan sonbahara geçerken saçlarınızda kuruluk ve cansızlık oluştuysa, çözümü muzda arayın. Saçlarınıza, muz masajıyla bakım uygulayın.

Saçlarım çok kuru ve yıpranmış görünüyor. Saç uçlarımda çatallar ve kırıklar var. Bu görüntüden kurtulmak için ne yapabilirim? D.E./Antalya

Bir muzu ezin ve birkaç damla badem yağıyla karıştırın. Bu karışımı masajla saçlarınıza yayın. 15 dakika saçınızda bekletip, maden suyuyla durulayın. Ardından da şampuanla yıkayın.

Elleriniz terlemesin

Ellerim yaz-kış çok terliyor. Özellikle heyecanlandığımda bu sorunum iyice artıyor. Bu durumun önüne geçmek için bana ne yapmamı tavsiye edersiniz? A.K./Ankara

Öncelikle mutlaka bir doktora görünün. Ayrıca bir çorba kaşığı şap tozu, yarım bardak limon suyu ve bir çorba kaşığı konyağı karıştırıp, ellerinizi haftada üç gece 20 dakika bu karışımda bekletin.

Boynunuzu greyfurtla gençleştirin

Boynumda oluşan çizgileri giderebilmem için ne yapmamı tavsiye edersiniz? G. B./İstanbul

Bir limon ve bir greyfurdu sıkıp, sularını karıştırın. Hazırladığınız bu karışıma batırdığınız pamukla, boynunuza kompres uygulayın. Yarım saat bekletip, silin. Buğday özü yağı ile masaj yapmayı da ihmal etmeyin.

HT MAGAZİN-SUNA DUMANKAYA 25.10.2009

Suna DUMANKAYA
Suna Dumankaya
Sorular için : suna@sunadumankaya.com.tr
Son Yazılar :
* Ten Renginizi Üzüm Çekirdeği ile Açın
* Ayak Mantarına Karşı Doğal Tedavi 
* Yağlarınızdan Kurtulmak İçin 
* Vitiligo Tedavisi 
* Saç Beyazlamasını Durduran Formül 
* Suna Dumankaya Detoks Programı
| Yorumlar (8) | 26.10.2009 | Suna Dumankaya  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

EBRU ŞİŞMANLARI KIZDIRDI

Ebru Şallı, şişman kadınlardan duyduğu 'rahatsızlığı' anlattı. Ebru ŞALLI Foto Galeri

Yakında 'Zenci Poposu' adlı bir pilates DVD'si çıkaracak olan Ebru Şallı Tan şişman kadınlardan duyduğu 'rahatsızlığı' anlattı. Etiler Dalmaz Center'da bulunan Celebrity Fitness'ta pilates dersleri vermeye başlayan Ebru Şallı Tan, Türk kadınının popo ve kalça bölgesini forma sokmayı amaçladığını söyledi.

ZENCİ POPOSU
Geçen sene 'Ebru Şallı ile Pilates' adını verdiği DVD'si çıkan Şallı, önümüzdeki aylarda yeni bir DVD çıkaracağını, adının da 'Zenci Poposu' olacağını açıkladı. Şallı şöyle konuştu: "Zenci kalçası, yapı olarak beyazlara göre daha kalkık. Türk kadınının kalçası yayvan ve aşağı düşüyor. Pilates buna çözüm oluyor. Birkaç gün yürüyememe ve oturamama oluyor ama görüntü olarak estetik ve seksi duruyor. Pilates yapan kadın zenci poposuna sahip olacak."



Ebru, elbiselerini şişman parasıyla alacaksın!
 
HALKI kin ve nefrete tahrik etmek. Ebru Şallı'nın tam da yaptığı bu. Yeni çıkaracağı ve şişmanları pazar olarak gördüğü Pilates DVD' sinin tanıtımında sıska faşizminin doruklarına çıkıp işi neredeyse ırkçılığa götürmüş. Demiş ki; "Şişman kadın güzel değildir, erkekler şişmanlardan hoşlanmaz, kadınlar kendilerini kandırmasın!" Ben de kısa ve öz bir şekilde bu cümleye cevap veriyorum: "Yuh!" Yanlış da anlaşılmasın kendi adıma konuşmuyorum. Bu kadınlar ve bunların pompaladığı "Kemiklerin görünsün seksi ol" kültürü yüzünden depresyona giren, zayıflama kamplarında veya zayıflama haplarıyla ölen, Ebru'nun da dünyanın parasını kazandığı zayıflama sektörünün kaz gibi yolduğu, çoğu kendini evine kapatmış şişman insanlar adına konuşuyorum. Ebru, aslında Kuşhan'da can veren Dila Kurt, tam da senin gibi ırkçılar yüzünden aramızda yok. Küçücük yaşında üzerine yüklenen "Zayıflamazsan çok çirkin olursun, kimse seninle yatmaz" düşüncesi yüzünden öldü. Bu yaptığın ne insanlığa, ne anneliğe ne de ticaret anlayışına sığmıyor.

Malını satacağın, sonra kazandığın paralarla belki yeni estetik ameliyatlar yaptıracağın, belki bilmem ne markasının en son model çantasını alacağın şişmanlar, sırf sen ticaret yapacaksın diye bu çirkin aşağılamaları hak etmiyor. Çok üzgünüm, ama bu sığ açıklamandan sonra sana kim "Güzel" diyebilir? Güzellik bir tek kilolarla olsaydı haklı olabilirdin. Ama geride kalan fotoğraflarından bize gülümseyen Dila, senden çoook daha güzel!

Rahşan GÜLŞAN

Rahşan GÜLŞAN - HT MAGAZİN 
rahsangulsan@htgazete.com.tr








Hakkında “şişman kadın güzel değildir” dediği yönünde haberler çıkan Ebru Şallı, tepkilerin artması üzerine kendini savunmak için bir açıklama yaptı: (28.10.2009)

“Bir arkadaş ‘Zayıf kadın mı güzeldir, şişman kadın mı?’ diye sordu. Ben de ‘Zayıf kadın sağlıklıdır ve zayıf olmasından dolayı giydiği şeyler yakışır. Yakışanı giydikten sonra kilolu kadın da güzeldir. Ama ben kiloyu sağlık açısından doğru bulmuyorum’ dedim. ‘şişman kadın güzel değildir’ gibi sözler söylemedim. Benim işim, pilates ve zayıflatmak. Bu yolla paramı kazanıyorum. Hiç böyle konuşup da bindiğim dalı keser miyim?”

Ebru Şallı Güzellik Maskerleri (Video)

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et