![]() |
|
|||||
| REKLAM |
![]() |
| REKLAM |
|
Çiftler çocuk istemediği dönemde prezervatif, doğum kontrol hapları, spiral gibi yöntemlerle gebeliği engelliyor. Hanımlar, korunmayı bırakır bırakmaz hamile kalamazsanız paniğe kapılmayın, en az 5-6 ay bekleyin Polikistik over teşhisi konuldu.
2.5 yıldır evliyim. Adetlerim başta düzenliydi, sonradan her ay günüm geçmeye başladı. Birçok tedavi gördüm. Tüplerde tıkanıklık, hormon bozukluğu, kan tahlilinde hiçbir sorun çıkmadı. Sadece yumurtalıklarımda zayıflık var. Bunun tedavisini gördüm, yine de sonuç vermedi. Eşimde problem yok. Çocuğumun olacağını söylüyorlar ama zamana mı bırakmalıyım yoksa başka tedaviler gerekir mi? Ben anne olmak istiyorum. Cevap : Anlaşıldığı kadarıyla gebe kalmanızı engelleyen önemli bir bozukluk yok gibi... Yumurtlamada zayıflık ne anlama geliyor tam anlamadım ama
yaşınız 30'un altında ise bir başka doktorun da görüşünü almanızı önereceğim. Yaşınız 30'u geçiyorsa bu öneriyi daha şiddetle yapıyorum. Hele 35'e yaklaşıyorsa en kısa zamanda bir tüp bebek merkezine müracaat etmenizi tavsiye ediyorum. Kistler ileride sorun çıkarır mı? 1.5 yıldır evliyim, 26 yaşındayım. Adet düzensizliği yaşıyorum (Bekarken de yaşardım). 1.5 veya 2 ayda bir adet görüyorum. Doktor kontrollerimi aksatmıyorum. 3 ay önce korunmayı (prezervatif) bıraktık. Bebek istiyoruz. Geçenlerde tekrar kontrole gittiğimde yapılan testlerde rahmin ve hormonların temiz olduğu, fakat sağ yumurtalığımda 3-4 tane çok ufak kist olduğu söylendi. Doktor bunun düzensizlikten kaynaklandığını ve bebek olmasına engel olmadığını söyledi. Fakat herhangi bir tedavi uygulamadı. Bu kistler herhangi bir sorun çıkanr mı? İleride cerrahi müdahale ile alınırsa hiç doğum yapmamış olduğum için hamile kalma şansım olur mu? |
|
RİZE Üniversitesi (RÜ) Rektörü Prof. Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu, bir açıklamasında siyah çayda radyasyon olduğu yönünde iddialarda bulunan Prof.Dr. Ahmet Maranki’ye tepki gösterdi. Rektör Okumuşoğlu, “Medyatik kimliğini kullanarak toplumu yanıltmaması gerekir” dedi.
Nükleer fizik uzmanı olduğunu ve her bilim insanının kendi uzmanlık alanında söz söyleyerek kamuoyunu aydınlatması gerektiğini belirten Rektör Okumuşoğlu, “Maranki’nin kendi uzmanlık alanı olmayan konularda medyatik kimliğini kullanarak toplumu yanıltmaması gerekir. Bizler sürekli ve düzenli olarak bölgedeki bitki ve diğer alanlarda radyoaktivite ölçümleri yapıyoruz. Bunu bilimsel yayın ve arenalarda gündeme getiriyoruz. Rize’de endemik bitkiler ve çayda dünya standartlarının altında doğal radyoaktivite bulunuyor. Çayımızda radyoaktivite endişesi yoktur. Milli ekonomiye zarar verecek, bölge insanını hedef alan talihsiz bir açıklama yapılmıştır. Bilim insanının hassas olması gerekir” dedi. Okumuşoğlu, Çernobil’den günümüze kalan radyasyonun her gün televizyondan alınan radyasyondan da az olduğunu da sözlerine ekledi. ÇAYKUR' dan Açıklama Geldi 31.10.2009 ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce yaptığı açıklamada, kozmik bilim, bio enerji, sağlıklı yaşam konularında uluslararası çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin ulusal bir gazetede çay hakkında çay üreticilerini, ÇAYKUR'u ve genelde bölge ekonomisini zor durumlara düşürebilecek talihsiz açıklamalarda bulunduğunu belirtti. “Çernobil olayından bu yana 23 yıl geçmesine rağmen halen radyoaktif ölçme yapıldığı beyanının hiçbir bilimsel değerinin olmadığı aşikardır. Ayrıca gerek yurt içi gerekse yurt dışı satışlarımız öncesinde bütün çay nevilerimiz radyoaktif analizlere tabi tutulmaktadır. 1990 yılından 2009 yılına kadar satışa sunduğumuz çaylarımız radyoaktif analizlere tabi tutulmuş olup, herhangi bir olumsuz veri elde edilmemiştir. Bu konudaki analizlerin tamamı da özel laboratuvarlarda değil, radyoaktivite konusunda resmi kurum olan TAEK tarafından yapılmıştır. En son analizler 9 Temmuz 2009 tarihinde ve yine TAEK'çe yapılmıştır.” Ekrem Yüce, bu açıklamaların göstereceği gibi Prof. Dr. Maranki tarafından verilen beyanatın gerçekleri yansıtmadığını, konunun hukuki açıdan da değerlendirileceğini bildirdi. |
Acai Bitkisinin Sırrı Nedir? Prof.Dr.Mehmet Öz, sağlıklı gençleşme için kendi uyguladığı beslenme düzenindeki en önemli besinleri, küçük bir liste yaparak açıklıyor. Her zaman antioksidanların öneminden bahseden Öz, günlük olarak 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller almanın önemini vurguluyor.Amerika’nın ünlü televizyon şovlarından Oprah Show’a katılan Dr.Öz bu vitamin ve mineralleri hangi lezzetli besinlerden alabileceğimiz konusunda bilgiler veriyor.
Mehmet Öz’ün listesindeki en favori besin böğürtlen ailesi. Bu konudaki genel tanımı, koyu renkli tüm meyvelerin antioksidan açısından zengin olmaları yönünde. Bu noktada listenin başına ise Acai böğürtleni geliyor. Dr. Mehmet Öz'ün de katıldığı Oprah şovunda gençleştirici ve vücudu forma kavuşturucu etkisinden övgüyle bahsedilen Acai Çileği, özellikle kişinin zinde kalmasına yardım ediyor ve onu tok tutuyor.
Güney Amerika’nın yağmur ormanlarında bulununan Acai böğürtleni, metabolizma üzerinde itici güç oluşturmakta özellikle kilo verimi sırasında vücudun adaptasyonunun gerçekleşip, kilo veriminde duraksama yaşandığı durumlarda da acai tüketimi yağların yakılmasında en önemli faktör olarak değerlendiriliyor. Acainin diğer bir özelliği zengin posa kaynağı olmasıdır. Acai bu yönüyle , bireylerin gün boyu, tokluk hissetmelerine yardımcı olarak, ara öğünlerde atıştırma isteği ve gece yemelerine engel olabilecek niteliktedir. Oprah Show’a katılan Mehmet Öz, Acai çileğinin birçok yararından bahsediyor. Yüksek Amino asit içermesi sayesinde Acai böğürtleni (çileği), fiziksel aktivite yapan kişilerde de kasların işlevi ve gelişmesi için de çok önemli. Acai içerdiği yağ asitleri ve amino asit bileşimi de kişide yağ yakımını ve kas gelişimine destek sağlayabiliyor. Vücudunuzda kas kitlelerindeki artış, vücudun harcadığı enerjide artış yaratacağından kilo kaybı daha hızlı bir şekilde gerçekleşecek doğal yolla ideal kilonuza ulaşmanız sandığınız kadar zor olmayabilir. |
|
Domuz gribi bir can daha aldı. Manisa'da domuz gribi şüphesiyle hastaneye kaldırılan 28 yaşındaki Yusuf Demirtaş öldü. Manisa'nın Salihli İlçesi'nden, domuz gribi şüphesiyle Manisa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 28 yaşındaki Yusuf Demirtaş öldü. Manisa Devlet Hastanesi Başhekimi Salih Karabaş, “Hastayı 20.30 sıralarında kaybettik. Geldiğinden beri durumu iyi değildi. Zaten solunum cihazına bağlı yaşıyordu” dedi. Demirtaş'ın raporunda zatüre tanısıyla öldüğü belirtilirken, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gönderilen kan örneğinin sonucunun yarın öğle saatlerinde açıklanacağı bildirildi. Demirtaş'ın cenazesinin sabah saatlerinde yakınlarına teslim edileceği ve Salihli'de toprağa verileceği ifade edildi. Bu hastanın domuz gribinden ölmediği açıklandı. DİYARBAKIR Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne erken doğum şüphesiyle başvuran 8 aylık hamile 34 yaşındaki Beşire Bozkurt domuz gribinden öldü Bozkurt’un hastanede sezaryenle doğum yaptığı ve ikiz çocuklarının biri doğumda, diğerinin de dünyaya geldikten 3 gün sonra öldü. Hastanede durumu kötüleşen Bozkurt’un yoğun bakım ünitesine alındığı, ancak yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadığı belirtildi. Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği, yaptığı yazılı açıklamada, hastananın virüsü dışarıdan kaptığı öne sürüldü. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde domuz gribi virüsünden öldüğü açıklanan 34 yaşındaki Beşire Bozkurt, ilk hamileliğini yaşarken, 15 Ekim günü erken doğum şüphesiyle Diyarbakır Kadın ve Doğum Hastalıkları Hastanesi’ne gitti. İkiz çocuklara hamile olan Bozkurt, burada boş kuvöz, bulunmadığı gerekçesiyle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevkedildi. Bozkurt, burada geçen 23 Ekim cuma günü sezaryenle doğum yaptı. Doğum sırasında bebeklerden biri yaşamını yitirirken, diğeri kuvöze alındı. Ancak ikinci bebek de doğumdan 3 gün sonra yaşamını yitirdi. Sağlık durumu kötüye giden ve solunum güçlüğü çekin Bozkurt, daha sonra yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Ancak Bozkurt, tüm müdahelelere rağmen domuz gribi virüsünden bugün yaşamını yitirdi. HASTANE: VİRÜSÜ DIŞARIDAN KAPTI
HASTANEYE YÜRÜYEREK GELDİ Sağlık Bakanlığı tarafından da domuz gribi virüsünden yaşamını yitirdiği açıklanan Beşire Bozkurt’un cenazesi bugün akşam saatlerinde yakınları tarafından alındı. Beşire Bozkurt’un amcası Ahmet Çiçek, yeğeninin bir hafta kadar önce yürüyerek hastaneye geldiğini belirterek, “Burada doğumunun yaklaştığını söyleyip hastaneye yatırdılar. Hiç bir şeyi yoktu. Bize öldükten sonra domuz gribi olduğunu söylediler. Eğer domuz gribi olmuşsa kesinlikle hastanede bulaşmıştır. Biz hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Yasal yolara başvuracağız, bu durumun sorumlularının cezalandırılmasını istiyoruz” dedi. Beşire Bozkurt’un cenazesi yakınları tarafından alınıp toprağa verilmek üzere Diyarbakır’ın Eğil İlçesi Balım Köyü’ne götürüldü. 29.10.2009 Konya’da altta yatan kronik hastalığı bulunan 37 yaşında bir bayan vatandaşımız hastaneye yatırıldığı gün hayatını kaybetmiş ve alınan numunede pandemik A(H1N1) pozitif bulunmuştur. Pandemik gripten vefat eden toplam kişi sayısı 3’e yükselmiştir. 2 yaşından küçük çocuklar, kronik hastalığı olanlar, gebeler ve 65 yaş üstündekilerin grip belirtileri ortaya çıktığında mutlaka bir hekime müracaat etmeleri gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Basın Açıklaması 29/10/2009 Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, bugüne kadar laboratuvar teyitli ve tedavisi hastanede sürdürülmekte olan 32 domuz gribi vakası bulunuyordu. Söz konusu 32 kişiden Ankara'da tedavi gören 27 yaşında bir erkek sağlık çalışanı ile Konya'da Pandemik grip nedeniyle tedavisi devam eden 22 aylık bir kız ve kronik hastalığı olan 14 yaşında bir erkek çocuğu hayatını kaybetti. Böylece, Pandemik gripten hayatını kaybedenlerin sayısı 6 oldu. Durumu ağır olan 9 hasta ise yoğun bakım servislerinde tedavi ediliyor. Eğer gripseniz, domuz gribisiniz! ![]() Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, virüsle ilgili önemli ve düşündürücü bir açıklamada bulundu.
Bu nedenle domuz gribi şüphesiyle numune alınmasının gereksiz olduğunu ifade eden Ceyhan, grip belirtileri gösteren herkese domuz gribi gözüyle bakıldığını ve doktoru gerek görüyorsa ilaç alıp evlerinde istirahat etmeleri gerektiğini söyledi. Türkiye’de hızla yayılan domuz gribinde “Bilinenden bin-iki bin daha fazla domuz gribi vakamız var” dedi..
Dünyadan : Ukrayna Sağlık Bakanlığı Ternopol Bölge İdaresi Başkanı Bogdan Onıskiv tarafından yapılan basın açıklamasında, 26 Ekim tarihine kadar grip sonucunda oluşan komplikasyonlar sebebiyle ölen 7 hastanın genç, fiziki olarak güçlü ve grip dışında hiçbir sağlık problemi olmayan kişiler olduğu belirtildi. Ternopol'de hızla yayılan ve henüz kaynağı belirlenemeyen bu grip nedeniyle sadece geçen hafta 6 binden fazla kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu kaydeden Onıskiv, insanların salgını ciddiye almadıklarını, çok azının grip aşısı olduğunu ve ancak hastalığa yakalandıktan birkaç gün sonra doktora başvurduklarını ifade etti. Onıskiv, bir grip türünün ancak 10 günde belirlenebildiğini vurgulayarak, Ukraynalı ve İngiliz bilim adamlarının bu türü belirleme çalışmalarının devam ettiğini ve yakında sonuç alabileceklerini belirtti. Salgının Ternopol kentindeki çöp temizleme sorunlarıyla ilgisi bulunmadığını kaydeden yetkili, Ternopol'e gelen çok sayıda göçmenin bu hastalığı yurt dışından getirmiş olabileceğini ifade etti. Domuz Gribi’nin en çok hamilelerde, küçük yaşlardaki çocuklarda ve astım hastalarında görülebileceğini belirten Thomas Zeltner şu açıklamalarda bulundu: “Benim önerim baş ağrısı, ateş, halsizlik ve vücut ağrıları olan hastaların derhal doktora baş vurmalarını öneririm. Bu hastalıktan korunmanın ilki aşı olmak, ikincisi hastalık belirtileri görülür görülmez doktora baş vurulması, kalabalık topluluklardan sakınılması, tokalaşmamak, elleri çok iyi bir şekilde sabunla yıkamak ve de maske kullanmak başlıca korunma şekilleridir. Yalnız şunu belirtmeliyim ki; elleri yıkarken bilhassa parmak aralarını ovarak yıkamak gerekir. Bu hastalığın pençesinde olan ülkeler arasında İsviçre de bulunuyor. Fakat paniğe gerek yok, gerekli önlemler bakanlığımızca alınmış olduğu için ve bu uyarılarımıza halkımızda uyarsa bu zor durumu kolayca atlatacağımıza inanıyorum. Öte yandan bu hastalıktan korunmak için de yediğimiz gıdalara da çok önem vermeliyiz. Herkesin şu sıralarda bol yoğurt, patates, balık, soğan, mantar, sarımsak ve ceviz yemelerini öneririm”
Uzmanlardan Domuz Gribi Uyarıları : A VE C VİTAMİNİ TÜKETİN! Tavuk suyuna çorba ve soğan suyu, domuz gribine iyi gelir mi? Bu virüs bir hapşırıkla kaç metreye hastalık taşır? Hastalık, ateş çıktığı andan itibaren mi bulaşmaya başlıyor? ELİNİZİ SU VE SABUNLA YIKAMAYA ÇALIŞIN! El yıkarken neye önem vermeliyiz? GRİP OLANLAR MASKEYİ DIŞARI ÇIKARKEN TAKMALI! ÖPÜŞMEYİN! Eğer bir şekilde yanınızda birisi aniden hapşırdıysa, en kısa zamanda elinizi yıkayıp, daha sonra burnunuzu tuzlu suyla yıkayın. Birisiyle karşılaşınca hemen öpüşmemeye özen gösterin. Ailede domuz gribine yakalanan olursa ne yapılacak? KUSMA VARSA... Sağlık Bakanlığı, İstanbul’da tedavisi devam eden 13 yaşındaki bir kız çocuğunun domuz gribinden hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul’da Pandemik grip nedeniyle tedavisi devam eden 13 yaşında bir kız çocuğunun yaşamını yitirdiği, bu vefatla Pandemik gripten kaybedilen vatandaşların sayısının 9 olduğunu bildirdi. Durumu ağır 8 hastanın tedavisinin ise yoğun bakımlarda sürüyor. Bugün Şanlıurfa’da 4 yaşındaki bir kız çocuğu daha "domuz gribi"nden hayatını kaybetmiştir.. 2.11.2009 Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 145’tir. Bunların 33’ünün takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 9 hasta solunum cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. Hayatını kaybedenlerden 19 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 1 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir. 20 vatandaşımızda ise altta yatan bir hastalık olmadığı anlaşılmıştır. Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 20 vatandaşımızdan 2’si sağlık çalışanı, 10’u 25 yaşından küçüktür. 11.11.2009 Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 202’dir. Bunların 40’ının takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 11 hasta solunum cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. Aşılama çalışmalarının başlamasından bu yana hacı adayları ve sağlık çalışanlarından (güvenlik ve temizlik hizmetlerinde çalışan sözleşmeli personel, idari işlerde çalışan personel, eczacılar, serbest çalışan diş hekimleri de dahil olmak üzere) tüm sağlık çalışanlarından toplam yaklaşık 250 bin kişi aşılanmıştır. Aşılananlar arasında hayatı tehdit edici ciddi yan etkilere rastlanmamıştır. Sağlık kuruluşlarında çalışan bazı personelin aşılama kapsamına alınmadığına dair yapılan açıklamalar ve haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Çok sayıda vatandaşımızın hastanede, bazı vatandaşlarımızın yoğun bakım ünitelerinde takip edilmesine ve bu hastalarımızın da bir kısmının maalesef hayatını kaybetmesine neden olan pandemik gripten korunmanın bilinen en etkili yolu aşılanmaktır. 16 Kasım 2009 Pazartesi gününden itibaren 6 ay–5 yaş arası çocuklarımızın ve tüm yaş gruplarındaki kronik hastalığı olan vatandaşlarımızın aşılanmalarına tüm illerimizde başlanacaktır.
Ölümlerin görüldüğü illerimiz ve ölüm sayıları şu şekildedir: 19.11.2009 ![]() ** 16.11.2009 Pandemik grip nedeniyle çeşitli illerimizde toplam 13 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu vefatlarla beraber pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 73 olmuştur. Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 249’dur. Bunların 56’sının takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 21 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. Hayatını kaybedenlerden 30 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 2 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir. Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 41 vatandaşımızdan 2’si sağlık çalışanı, 26’sı 25 yaşından küçüktür. 16.11.2009 Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 280’dir. Bunların 59’unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 15 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. 20.11.2009 Aileden biri domuz gribiyse ne yapmalı Domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsü Türkiye'de olduğu gibi dünyada da gündemi işgal etmeye devam ediyor. Almanya'da Domuz gribi konusunda araştırma yapan Robert Koch Institut, ailenizde birisi domuz gribine yakalandığında nasıl davranılması gerektiğini sıraladı:
- Eğer ağır hasta değilse, ailede domuz gribine yakalanan birey evde kalmalı. - Domuz gribine yakalanan kişi evin içinde karantina altına alınmalı, diğer aile bireyleri sürekli maske kullanmalı. Hastaya iki metreden fazla yaklaşılmamalı. - Hijyene normal zamanda olduğundan daha fazla önem verilmeli: Giysi ve bulaşıklar daha yüksek derecede suyla yıkanmalı. Herkes kendi havlusunu kullanmalı. Ev sık sık havalandırılmalı. Eller sık sık yıkanmalı. Asla aynı yataktan uyunmamalı. - Evde bebek ve hamile varsa, hastanın onlarla iletişime geçmesi kesinlikle yasaklanmalı - Domuz gribine yakalanan kişi hastalığın başlamasından 7 gün sonra virüsü başkasına bulaştırmaya başlar. Domuz gribi hastası kadın sağlıklı bebek doğurdu Çin'in kuzeyinde bulunan Hıbey eyaletinin Çinhuangdao şehrinde, İnfluenza A/H1N1 virüsünün yol açtığı domuz gribi hastası bir kadın, sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi.
Halkın Günlüğü gazetesinin haberine göre, 11 Kasımda nefes alma güçlüğü ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvurduğu belirtilen hamile kadında Domuz gribi virüsü tespit edildiği belirtildi.
Kadının tedavisine geleneksel Çin tıbbı ilaçlarıyla başladıklarını kaydeden doktorlar, kadının durumunun ağırlaşması üzerine bebeğin bu durumdan etkilenmesinden endişe duyarak dün sezaryenle doğumu yaptırdı.
Operasyonun ardından doğan çocuğun sağlık durumunun iyi olduğunu ve Domuz gribi virüsüne rastlanmadığını kaydeden yetkililer, bebeği doğar doğmaz annesinden ayırdıklarını söyledi. Doktorlar, annenin zatürre tedavisi gördüğünü ve durumunun ciddiyetini koruduğunu belirtti.
Domuz gribinde korkulan oldu!Dünya genelinde yayılmaya devam eden ve 6 binden fazla insanın ölümüne yol açarak yarım milyon kişiye bulaşan domuz gribi salgınında korkulan oldu. Virüsün mutasyona uğradığı açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Norveç'te salgının yol açtığı ilk iki ölümün ardından alınan domuz gribi virüsü örneklerinde mutasyona rastlandığı belirtildi.
Ancak WHO, mutasyonun, daha bulaşıcı ve daha tehlikeli bir A(H1N1) virüsü tipine yol açmamış göründüğünü kaydetti.
WHO açıklamasında, "Norveç Sağlık Enstitüsü, WHO'yu üç H1N1 virüsünde mutasyon tespit edildiği yönünde bilgilendirmiştir. Virüsler ülkede salgının ilk iki ölüme ve bir kişinin de ağır bir şekilde hastalanmasına yol açmasının ardından izole edilmiştir" denilirken, sonraki vakalarda bu tür bir duruma rastlanmadığı belirtildi.
Norveçli uzmanların 70'ten fazla hastadan alınan örnekleri analiz ettiği ve testlerde başka mutasyon tespit edilmediği ifade edildi. Bunun mutasyonun ülke geneline yayılmadığını gösterdiği belirtiliyor.
VİRÜS ÇOKTAN MUTASYONA UĞRAMIŞ!
WHO sözcüsü Gregory Haertl AFP'ye yaptığı açıklamada, bu durumun şimdilik çok önemli bir etkisi olduğunu düşünmediğini söylese de örgütün Brezilya, Çin, Japonya, Meksika, Ukrayna ve ABD'de nisan ayında benzer mutasyonların tespit edildiğini açıklaması kafaları karıştırdı. Mutasyonların ara sıra ve kendiliğinden meydana geldiği sanılırken, şimdiye dek az sayıda hastanın mutasyona uğramış virüslerden etkilendiği ve bir yayılmanın söz konusu olmadığı düşünülüyor.
TAMIFLU'YA DİRENÇLİ YENİ DOMUZ GRİBİ VAKALARI
Dünya Sağlık Örgütü, mutasyon sonucunda virüsün halihazırda kullanılan Tamiflu ve Relenza gibi ilaçların etkinliğini ortadan kaldırmadığını öne sürerken ABD'de virüsün Tamiflu'ya direnç gösterdiği tespit edildi. ABD'de Tamiflu adlı anti-virüs ilaca karşı direnç geliştirmiş yeni domuz gribi vakaları belirlendi.
Amerikan sağlık yetkilileri, Kuzey Karolina eyaletinde son 6 hafta içerisinde, ilaca dirençli virüsle hastalanmış 4 vaka belirlendiğini açıkladı.
Dünyada Nisan ayından beri bu türden 52 vaka belirlendi. Bunlardan 15'i ABD'de ortaya çıktı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi yetkilileri, ülkedeki tüm vakaların yalıtıldığını kaydetti. Tamiflu, virüse karşı kullanılan 2 ilaçtan biri.
WHO verilerine göre, domuz gribinin nisanda Meksika ve ABD'de ilk kez ortaya çıkmasından bu yana yaklaşık 6 bin 750 kişi yaşamını yitirdi. 21.11.2009
Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 112 olmuştur. ![]() Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 301’dir. Bunların 59’unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 31 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. Hayatını kaybedenlerden 63 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 2 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir.
Hastalıktan korunmanın bilinen en etkili yolu aşı olmaktır. Halen sağlık kuruluşlarında kronik hastalığı bulunan ve beş yaşından küçük olan vatandaşlarımızın aşılanmalarına devam edilmektedir. Diğer gruplarla ilgili aşı takvimi Pandemi Bilim Kurulu tarafından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmenin sonucu en kısa sürede kamuoyumuzla paylaşılacaktır. Aşı olan vatandaşlarımızın, aşının koruyucu etkisi 10–14 gün sonra ortaya çıktığından kişisel korunma önlemlerini devam ettirmeleri önemlidir. 23.11.2009
Domuz Gribi Güncel Harita : 241 ölü 03.12.2009 ![]() Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı bir açıklamada, Türkiye’de domuz gribinden ölenlerin sayısının 195’e yükseldiği bildirildi: “Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 195 olmuştur. Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 287’dir. Bunların 94’ünün takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 38 hasta ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir…” ÖLENLERİN YÜZDE 35’i 50 YAŞ ALTINDAKİ SAĞLIKLI KİŞİLER Açıklamada, domuz gribinden ölenlerin 69’unun (yüzde 35’inin) 50 yaş altındaki, daha önce sağlıklı olduğu bilinen kişilerden oluştuğu bilgisi veriliyor ve “aşı”nın, hastalıktan korunmanın en etkili yöntemi olduğuna tekrar vurgu yapılıyor. Domuz gribi aşısından, aile hekimliği merkezleri ve hastanelerden ücretsiz olarak yararlanılabileceği de verilen bilgiler arasında yer alıyor. 30.11.2009
Domuz Gribinde Ölü Sayısı : 241 3.12.2009 Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 296 olmuştur. 7.12.2009 Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 347’dir. Bunların 113’ünün takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 99 hasta ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.
Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 415 olmuştur. Pandeminin başlangıcından itibaren kaybedilen bu vatandaşlarımızdan 27’si gebe veya lohusadır. Hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Gebe ve lohusalarımız aşılamada öncelikli gruplar arasında yer almaktadır. 16.12.2009 |
|
Saçınıza muzla bakım yapın
Saçlarım çok kuru ve yıpranmış görünüyor. Saç uçlarımda çatallar ve kırıklar var. Bu görüntüden kurtulmak için ne yapabilirim? D.E./Antalya Bir muzu ezin ve birkaç damla badem yağıyla karıştırın. Bu karışımı masajla saçlarınıza yayın. 15 dakika saçınızda bekletip, maden suyuyla durulayın. Ardından da şampuanla yıkayın. Ellerim yaz-kış çok terliyor. Özellikle heyecanlandığımda bu sorunum iyice artıyor. Bu durumun önüne geçmek için bana ne yapmamı tavsiye edersiniz? A.K./Ankara Öncelikle mutlaka bir doktora görünün. Ayrıca bir çorba kaşığı şap tozu, yarım bardak limon suyu ve bir çorba kaşığı konyağı karıştırıp, ellerinizi haftada üç gece 20 dakika bu karışımda bekletin. Boynunuzu greyfurtla gençleştirin Boynumda oluşan çizgileri giderebilmem için ne yapmamı tavsiye edersiniz? G. B./İstanbul Bir limon ve bir greyfurdu sıkıp, sularını karıştırın. Hazırladığınız bu karışıma batırdığınız pamukla, boynunuza kompres uygulayın. Yarım saat bekletip, silin. Buğday özü yağı ile masaj yapmayı da ihmal etmeyin. HT MAGAZİN-SUNA DUMANKAYA 25.10.2009Suna DUMANKAYA Sorular için : suna@sunadumankaya.com.tr Son Yazılar : * Ten Renginizi Üzüm Çekirdeği ile Açın * Ayak Mantarına Karşı Doğal Tedavi * Yağlarınızdan Kurtulmak İçin * Vitiligo Tedavisi * Saç Beyazlamasını Durduran Formül * Suna Dumankaya Detoks Programı |
|
EBRU ŞİŞMANLARI KIZDIRDI Ebru Şallı, şişman kadınlardan duyduğu 'rahatsızlığı' anlattı. Yakında 'Zenci Poposu' adlı bir pilates DVD'si çıkaracak olan Ebru Şallı Tan şişman kadınlardan duyduğu 'rahatsızlığı' anlattı. Etiler Dalmaz Center'da bulunan Celebrity Fitness'ta pilates dersleri vermeye başlayan Ebru Şallı Tan, Türk kadınının popo ve kalça bölgesini forma sokmayı amaçladığını söyledi. Ebru, elbiselerini şişman parasıyla alacaksın! HALKI kin ve nefrete tahrik etmek. Ebru Şallı'nın tam da yaptığı bu. Yeni çıkaracağı ve şişmanları pazar olarak gördüğü Pilates DVD' sinin tanıtımında sıska faşizminin doruklarına çıkıp işi neredeyse ırkçılığa götürmüş. Demiş ki; "Şişman kadın güzel değildir, erkekler şişmanlardan hoşlanmaz, kadınlar kendilerini kandırmasın!" Ben de kısa ve öz bir şekilde bu cümleye cevap veriyorum: "Yuh!" Yanlış da anlaşılmasın kendi adıma konuşmuyorum. Bu kadınlar ve bunların pompaladığı "Kemiklerin görünsün seksi ol" kültürü yüzünden depresyona giren, zayıflama kamplarında veya zayıflama haplarıyla ölen, Ebru'nun da dünyanın parasını kazandığı zayıflama sektörünün kaz gibi yolduğu, çoğu kendini evine kapatmış şişman insanlar adına konuşuyorum. Ebru, aslında Kuşhan'da can veren Dila Kurt, tam da senin gibi ırkçılar yüzünden aramızda yok. Küçücük yaşında üzerine yüklenen "Zayıflamazsan çok çirkin olursun, kimse seninle yatmaz" düşüncesi yüzünden öldü. Bu yaptığın ne insanlığa, ne anneliğe ne de ticaret anlayışına sığmıyor. Malını satacağın, sonra kazandığın paralarla belki yeni estetik ameliyatlar yaptıracağın, belki bilmem ne markasının en son model çantasını alacağın şişmanlar, sırf sen ticaret yapacaksın diye bu çirkin aşağılamaları hak etmiyor. Çok üzgünüm, ama bu sığ açıklamandan sonra sana kim "Güzel" diyebilir? Güzellik bir tek kilolarla olsaydı haklı olabilirdin. Ama geride kalan fotoğraflarından bize gülümseyen Dila, senden çoook daha güzel!
Rahşan GÜLŞAN - HT MAGAZİN Hakkında “şişman kadın güzel değildir” dediği yönünde haberler çıkan Ebru Şallı, tepkilerin artması üzerine kendini savunmak için bir açıklama yaptı: (28.10.2009)
“Bir arkadaş ‘Zayıf kadın mı güzeldir, şişman kadın mı?’ diye sordu. Ben de ‘Zayıf kadın sağlıklıdır ve zayıf olmasından dolayı giydiği şeyler yakışır. Yakışanı giydikten sonra kilolu kadın da güzeldir. Ama ben kiloyu sağlık açısından doğru bulmuyorum’ dedim. ‘şişman kadın güzel değildir’ gibi sözler söylemedim. Benim işim, pilates ve zayıflatmak. Bu yolla paramı kazanıyorum. Hiç böyle konuşup da bindiğim dalı keser miyim?” Ebru Şallı Güzellik Maskerleri (Video) |