![]() |
|
|||||
|
Kanser filmleri yarardan çok zarar mı sağlar? Kanser teşhisi için kullanılan pek çok tarama yöntemi fayda sağlasa da; yaşlı hastaları bu yöntemle bir süreliğine de olsa radyasyona maruz bırakmanın doğruluğu hâlâ tartışılıyor!
Birçok insan için 'kanser filmi' çektirmek fikri çok açıktır; "Çektir gitsin" derler... Fakat geçtiğimiz yaz ABD Hükümeti için araştırma yapan bir grup, 75 yaş üstü erkeklere prostat kanseri için film çektirmemelerini tavsiye etti. Çünkü yapılan testlerin bu hastaların hayatlarını uzatmadığı hatta bazı zararlar verdiğini belirlemişti. Ayrıca, 80 üstü kadınların çektirdiği mamografi de sorgulanmaya başlandı. Sırada da kolon kanseri taramaları vardı... Bazı uzmanlar, 85 yaş üstündekilerin bu filmi çektirmemesi gerektiği fikrini savundu. RADYASYON İÇERİYOR Zarar verebilir: Röntgen ışını ve mamogramlar, kanser riskini artıran radyasyon içerir. Örneğin; eğer tüm vücudunuzu 'CT taraması'ndan (Tomografiyi de kapsayan bir görüntüleme yöntemi) geçirip, 24 yıl boyunca yılda bir kere şüpheli bir lezyonun takibini yaptırırsanız; bu işlem yüzde 4 oranında kansere yakalanma riski doğurur.
Genellikle yanlıştır: Kanser testleri, çoğunlukla yanlış 'pozitif' çıkıyor. Yani aslında olmayan bir kanserin var olduğunu söylüyor. Bu da risk taşıyan daha birçok teste maruz kalacağınız anlamına geliyor. Teşhis işe yaramayabilir: Eğer kansere yakalanmadan 80'li yaşlarınıza ulaştıysanız, bundan sonra bedeninizin ölümcül bir tümör geliştirme ihtimali düşüktür. Eğer olursa bile bunu tedavi etmek ömrünüzü uzatmayabilir.
Odaklanmanızı önleyebilir: Eğer yaşlıysanız; kalp hastalığı ve diyabet gibi problemler, yeni teşhis edilmiş bir kanserden çok daha önemlidir. Onun için kanser yerine bu problemleri kontrol altında tutmaya konsantre olun. Pahalıdır: Genel olarak yaşlı insanlara kanser testi yaptırmak çok pahalıdır ve yararı da çok azdır. Doktorunuzdan, genel hastalar için değil size özel düzenlenmiş bir kanser tarama programı çıkarmasını isteyin. Onun tavsiye ettiği tetkikleri es geçmeyin.
Herhangi bir kanser testini programlamadan önce şunları sorun: Kaç yıl yaşamayı ummalıyım ve bu süre boyunca hangisi bana daha çok zarar verir? Bu kanser testleri ve tedavi mi, yoksa tedavi edilmeyen kanser mi? Yaşınıza güvenmeyin: Biz sağlık testlerimizi, takvim değil beden yaşımıza göre programlıyoruz. Örneğin Dr. Mike'ın takvim yaşı 62 ama fitness seviyesi, kan testleri ve bazı değişkenlere göre beden yaşı 43! (Kendi beden yaşınızı, RealAge.com adresli internet sitesinden bulabilirsiniz.) 75 yaşına geldiğimizde Dr. Mike'ın da, benim de beden yaşımızın 55 olacağını tahmin ediyoruz. Bu nedenle taramalarımızı, 75 yaş için önerilen yeni şeylerin yanı sıra 55 yaş için önerilen şekilde yapacağız. Kanseriniz varmış gibi yaşayın: Daha çok sebze yiyip, günlük multi vitamin kullanmak için kanser olmanıza gerek yok! Prof.Dr. Mehmet ÖZ |
|
Anti Selülit Özelliği Bulunan Terlik [Devamı...] |
|
Zayıf-şişman, genç-yaşlı demeden, her kadında görülebilen selüliti
engellediği öne sürülen "anti-selülit terlik"
üreten Ankaralı terlik firması Hay-Zek, ürettiği anti-selülit
terliklerle kadınların derdine çare olduğunu iddia ediyor. EVA hammaddesinden yapılan, suda kaymayan ve bakteri üretmeyen, dünyanın en hafif terlik ve deniz ayakkabılarını yurt içi ve yurt dışı pazarına süren firma, bu defa tüketicinin karşısına, anti-selülit terlikle çıktı. Hay-Zek firmasının sahibi Zeki Türkeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ostim'deki fabrikalarında, Çin'den getirdikleri makine ile renk renk, çeşit çeşit bay, bayan ve çocuk terliği ve ayakkabıları ürettiklerini, bu ürünleri yurt içi pazarının yanı sıra, İngiltere, İtalya ve Yunanistan'ın da aralarında bulunduğu birçok ülkeye ihraç ettiklerini söyledi. Ürün yelpazelerine, bir de anti-selülit terlik eklediklerini ifade eden Türkeş, "Tabanı alçak, burnu yüksek şekilde tasarlanan bu terlikleri giyen hanımlar, selülitle başa çıkabilecek. Anti-selülit terliğimizi giyen hanımların ayakları, yokuş çıkar vaziyette duracak. Böylece, gergin duran bacaklar ve kalçalardaki selülitler tarih olacak" diye konuştu. Türkeş, aralarında Harvard Üniversitesi'nin de bulunduğu birçok akademik
araştırma merkezinin, topuklu ayakkabıların ayak sağlığına olumsuz etkilerine
ilişkin raporlarının bulunduğunu belirtirken, "Hanımlar, bilinçsizce giydikleri, postürü bozan topuklu
ayakkabılarla da selülite davetiye çıkarıyor. Topuklu ayakkabı giyildiğinde
eğimli duran iskelet, bu terlikler giyildiğinde dik bir hal
alıyor" diye konuştu. |
|
Beşinci kuşak protezlerle meme büyütme estetiğinde ideal sonuçlar elde edileceğini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, “Özellikle memenin üst kutbunun boşaldığı ya da az geliştiği durumlarda etkili bir çözümdür” diyor. Meme büyütme ameliyatlarında, beşinci kuşak şeklini koruyan meme protezleri ile doğal ve daha sağlıklı meme estetiği amaçlarına ulaşmak mümkün. Bu meme protezleriyle protez ayakta da şeklini koruyor ve ileri yıllarda protez kılıfında bir yırtılma olması durumunda da çevreye yayılmıyor. Özellikle memenin üst kutbunun boşaldığı ya da az geliştiği durumlarda etkili bir çözüm olduğuna dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, protezin bu özelliklerinin ideal meme estetiği kavramıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Protezin herhangi bir şekilde meme kanseri ile ilişkisi saptanmadığını belirten Dr. Karacalar, “Aynı zamanda bu protezlerin anne sütüyle de ilgili olumsuz bir bağlantısı yoktur” diyor. Meme onarımı için de uygun… Bu operasyondan sonra sadece hacim olarak değil, şekil ve dokunma hissi olarak da ileri düzey sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Dr. Karacalar, yöntemi şöyle anlatıyor: “Bu protezler meme bezine uzak bir doku aralığına yerleştirildiği için meme muayenesi ya da mamografi sonuçlarını da engellemiyor. Genellikle kas altı ya da kas kılıfı altına yerleştirilmeleri uygundur. Ancak esneme özellikleri az olduğundan daha çok meme altı kıvrımından yerleştirilmeleri tercih edilir. Sadece meme büyütme değil, doğum sonrası sarkmış ve içi boşalmış memeler için dikleştirme işleminde de kullanılabilir. Aynı tip protezler, meme kanseri sonrası meme onarımı için de uygundur. Bu protezler çok farklı yükseklik, genişlik ve projeksiyon seçenekleri sundukları için, sadece hacim olarak meme büyütme işlemi yanında, hacim olarak büyümüş ve kişiye uygun şekilde bir sonuç elde etme şansı daha yüksektir. Bu protezlerde silikon sızması olmadığı için, kapsül sorunu ile daha az karşılaşılacağı umulmaktadır. Unutulmaması gerekli olan bu protezler ile daha doğal sonuç elde etme şansı yüksek olmasına rağmen, ideal meme estetiğini elde etmede başka faktörler de vardır. Memenin yapısı, doku kalitesi, göğüs kafesinin durumu ve derinin kalınlığı bunlardan bazılarıdır.” Prof.Dr. Ahmet KARACALAR |
|
Plastikteki kalıcı tehlike
Biberonda da kullanılan plastikteki BPA kimyasalının vücutta uzun süre kaldığı ortaya çıktı ABD'deki araştırma, birçok plastik üründe kullanılan tartışmalı bir kimyasalın, vücutta sanılandan daha uzun süre kalabileceğini gösterdi. Rochester Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, bin 469 yetişkinin idrarlarındaki BPA (bisfenol A) kimyasalının seviyeleri incelendi. Gün boyunca perhiz yapan kişilerin idrarında dahi bu kimyasaldan önemli ölçüde bulunduğu, biberon dahil olmak üzere çok sayıda plastik üründe kullanılan kimyasalın, musluk suyu veya ev tozu gibi yiyecek harici kaynaklardan alınabileceği gözlendi. ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüleri'nde görevli bilim adamları, BPA'nın prostat ve beyin gelişimi üzerinde zararlı etkilere yol açabileceği, cenin, bebek ve çocuklarda hareket değişikliğine neden olabileceği uyarısında bulunmuştu. AA Bebekleriniz için satın alacağınız biberonların BPA içerip içermediğini kontrol edin. ![]() |
| REKLAM |
|
| REKLAM |
|
SAĞLIK KÖŞESİ |
| OKUNASI |