Ana Sayfa
İletişim'e Tıkla
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM
REKLAM
Reklam
Son Fotoğraflar
SİVİLCE DEYİP GEÇME
Özel Arama


Ana Sayfa > Arşiv > 18.08.2009
Arşiv > 18.08.2009

Ebru Şallı'dan Cilt Lekelerini Gideren Bademli Maske Tarifi


BADEMLİ LEKE MASKESİ

Malzemeler :
1/2 çay bardağı badem
1/2 limon suyu
1 yemek kaşığı su

Hazırlanışı :

Bademler sıcak suda bekletilir ve yumuşayınca alınarak rondoya atılır. Bir yemek kaşığı su ve taze sıkılmış yarım limon suyu da rondoya eklenir ve tüm malzemeler karıştırılır. Krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılır ve bir kaba alınır.

Uygulanışı :

Temiz cilde akşam yatmadan sürülür ve yirmi dakika bekletilir, ardından ılık su ile cilt temizlenir. Tercihen maske sonrası peeling yapılabilir.

Haftada bir gün uygulanır ve dört-beş haftalık kullanım sonrasında cildinizdeki lekelerden kurtulabilirsiniz.

EBRU ŞALLI MASKE TARİF VİDEOSU



Ebru Şallı İle Güzellik

| Yorumlar (17) | 18.08.2009 | Ebru Şallı  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

İftarda midenize yüklenmeyin

Normal zamanlarda 3 ve daha fazla beslendiğimiz için bu dönem içinde öğün karmaşası yaşanmakta ve gün içinde yaşanan açlıktan sonra aşırı ve sağlıksız beslenme ortaya çıkabilmektedir.

Diyetisyen Mevra ÇimiliDiyetisyen Mevra Çimili, Ramazan ayını daha sağlıklı geçirebilmek için bazı hatalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, “Normal zamanlarda 3 ve daha fazla beslendiğimiz için bu dönem içinde öğün karmaşası yaşanmakta ve gün içinde yaşanan açlıktan sonra aşırı ve sağlıksız beslenme ortaya çıkabilmektedir” dedi.

Mevra Çimili, iki ayrı ana öğünden oluşan ramazan günlerinde sahur ve iftar menülerinde son derece titiz olunması gerektiğini anhlattı. Çimili, oruç tutacakların mutlaka sahur yemeğini yemesi gerektiğini belirtirken iftar da ‘mideye yüklenmeden' yavaş yavaş uygun besinler tüketilmelmesini önerdi. Sahurun ramazan için son derece önemli bir öğün olduğunu belirten Çimili, şöyle dedi:

“Gün boyu aç olunacağından sahur bizi güne hazırlayacak bir öğündür. Sahur sayesinde gün içinde en az 18 saat aç kalacak olan vücudumuzun gece aç kalmamasını sağlamış oluruz. Sahur öğününde seçilen besinler yağlı, hamur işi ve ağır gıdalardan oluşmamalıdır. Bunlar sindirimi zor besinlerdir. Enerjileri de yüksek olduğu için çoğumuzun yaptığı gibi sahur ardından uyku süreciyle harcanmayacak ve yağ olarak depolanacaklardır. Bu sebeple sahurdan hemen sonra uyumamalı biraz beklenmelidir. Ağır gıdaların yerine düşük enerjili, çok çeşitli, dengeli olarak dağılmış protein, yağ ve karbonhidrat içeren öğünler tercih edilmelidir.”

Diyetisyen Merva Çimili, bireyin sahurdan sonra hemen uyuması ile, alınan ağır ve yağlı besinlerin reflü, gastrit ve ülser gibi hastalıklara yol açabileceği uyarısında bulundu. Çimili, şöyle devam etti:

“Şekerli besinler besinler kan şekerini hızla yükseltir, bu da gün içinde kan şekerinin daha hızlı düşmesine neden olur. Kan şekerini en iyi seviyede tutmak ve tok kalmak için sahurda protein içeriği yüksek, iyi kaliteli protein (süt, yoğurt, yumurta) ve kompleks karbonhidrat (kepekli ekmek) içeren besinlere yer verilmelidir. Su tüketimi 2 litreden az olmamalıdır. Sahur kadar önemli olan bir başka öğünün de iftardır. Gün içinde açlıktan dolayı çok düşük seviyelerde olan kan şekeri, doyma eşiğini de yükseltmektedir. Artan iştahla besinler iyi çiğnenmeden ve çok miktarda tüketilebilmektedir. Bu yüzden iftar öğününe hafif ve az yağlı, az şekerli, küçük porsiyonlarla, yavaş yavaş, ana yemeklerin önüne yüksek posalı aparatiflerle başlamak yemek sonrası oluşabilecek hazımsızlık, ekşime, mide yanması, kramp şeklinde mide ağrıları, barsak problemleri, gaz sorunları, reflü, gastrit ve ülserler, kusma, bulantı, uyku basması ve bitkinlik gibi sorunlarla karşılaşmamızı önler.”

Diyetisyen Çimili, orucun kahvaltı türü besinlerle ya da çorba ile açılabiliceğini, 15 dakikalık ara verilmesi ardından ana yemeklerin yenilmesini, kolalı içeceklerin yerine ayran, meyve suyu, maden suyu ve bitkisel çayların alınmasının sağlıklı olacağını anlattı. Merva Çimili, kolalı içeceklerin yüksek enerji ve karbonhidrat içerdiğini, bunun yerine maden suyuyla gün içinde kaybolan mineral ihtiyacının karşılanabileğini bildirdi. Çimili iftarda ve sonrasında şunları önerdi:

“İftarda proteinli besinlere önem verilmesi, kan şekerinin hızla yükselmesini, alınan fazla enerjinin kısmen de olsa yağ olarak depolanmasını önler. Yemeklerin ardından sofraya gelen hamurlu tatlıların yerini yemekten 1 saat sonra sütlü tatlılar alabilir. İftar menülerinde mutlaka sofrada salata, yoğurt, ayran veya cacık bulunmalıdır. Daha çok zeytinyağlı sebze yemekleri tercih edilmelidir, kızartma ve yağlı yemekler tüketilmemelidir. İftardan sonra yapılacak hafif tempoda yürüyüşlerle metabolizma hızlanacak veya yıkımını artıracak ve daha faydalı olacaktır,”

İFTAR SONRASI ÇAY VE ÇAHVE'YE DİKKAT

İftar ardından içilecek çay ve kahvenin su kaybını artırıcı etkisinin de olabileceğini, besinlerin vitamin ve mineral oranını düşüreceğini anlatan Merva Çimili, “Siyah çay ve kahve yerine yeşil ve bitkisel çaylar tüketilebilir. Daha sonra kuruyemiş olarak fındık, badem, ceviz içi tüketilebilir. Bitkisel çayların yanında da kek ve kurabiye gibi besinler yerine diyet bisküviler tercih edilebilir. İftardan 1-2 saat sonra hafif ara öğün tüketilebilir. Bu ara öğünde ise meyve, süt veya yoğurt, diyet bisküvi gibi besinler tercih edilmelidir” dedi.

Dyt. Mevra ÇİMİLİ

5 yaşında kansere yakalanan küçük çocuğun son dileği gerçek oldu.

Almanya’da tüm vücudunu saran kanser nedeniyle sadece birkaç hafta ömrü kalan ve son arzusu olarak anne ve babasını yeniden evlendiren 5 yaşındaki Pascal yaşamını yitirdi. Dresden kentinde yaşayan Pascal, ‘ın annesi Yvonne (29) ve babası Marco (31) şiddetli geçimsizlik yüzünden evliliklerini bitirdi. Bundan kısa bir süre sonra da Pascal’ın kalbi ve akciğerlerinde daha sonra tüm vücuduna yayılan bir kansere yakalandığı teşhis edildi. Tüm tedavileri deneyen doktorlar, nisanda çocuğun yalnızca 6 haftalık ömrü kaldığını söyledi. Küçük çocuk, “Son arzum olarak annemin ve babamın yeniden evlenmesini istiyorum” dedi. Yvonne ve Marco, çok kısa ömrü kalan küçük çocuklarını kırmadı ve yeniden evlenmeyi kabul etti. Ancak baba işsizdi ve anne hasta çocuğuyla ilgilendiği için beş kuruş paraları yoktu. “A Heart for Children” isimli yardım organizasyonu düğün için tüm olanaklarını seferber etti ve çift, 18 Nisan’da yeniden dünya evine girdi.

Düğünde 2 yaşındaki kız kardeşi Samira ile birlikte gülümseyerek etrafa çiçekler dağıtan Pascal ise düğün sonunda tekrar hastaneye yatırıldı. Doktorlar durumu giderek kötüleşen Pascal’a acı hissetmesin diye morfin verdi. Küçük çocuk kalbi 3 kez durmasına rağmen mücadeleyi bırakmadı ancak geçen cuma günü son isteği yerine geldikten 4.5 ay sonra evinde hayata veda etti.

Ölüm sonrası Bild gazetesine açıklama yapan baba Marco, "Oğlum kansere karşı verdiği savaşı kaybetmedi, hayata gözlerini yumarak kendini ondan kurtardı" dedi.
2009 yıl başından itibaren doktorlar, 5 yaşındaki Pascal'ın bütün ciğerini kanserin sardığını teşhis etmiş ve ölümü beklemekten başka bir çareleri olmadığını açıklamıştı.

Şimdi Almanya hastalık sürecinde sempatik tavırlarıyla bütün ülkenin kalbini kazanan ve bir bakıma kanser hastalarının umudu da olan Pascal'ın cenaze törenine hazırlanıyor.

Fagerström Tolerans Testi

1. İlk sigaranızı sabah kalktıktan ne kadar sonra içersiniz?
a. 30 dak. sonra b. 30 dak. içinde (b cevabı için 1 puan veriniz)

2. Yasaklanan yerlerde (hastane, kütüphane, tiyatro vs.) sigara içiyor musunuz?
a. evet b. hayır (a için 1 puan veriniz)

3. Hangi sigara sizin için daha zevkli ve tatmin edici?
a. sabahleyin içilen ilk sigara hariç diğerleri b. sabah içilen ilk sigara (b için 1 puan veriniz)

4. Günde kaç sigara içiyorsunuz?
a. 1-15 b.16-25 c. 26 veya fazla (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

5. Sabahları günün diğer yarısından daha fazla mı sigara içiyorsunuz?
a. evet b. hayır (a için 1 puan)

6. Çok hasta olduğunuzda sigara içer misiniz?
a. evet b.hayır (a için 1 puan)

7. Kullandığınız sigaranın nikotin seviyesi nedir?
a. düşük b. orta c. yüksek (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

8. Sigaranızdan ne sıklıkla nefes çekersiniz?
a. hiç çekmem b. bazen c. sürekli (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

Nikotin bağımlılığının değerlendirilmesinde CO ölçümü, nikotin ve yıkım ürünü olan nikotinin ölçümleri yanında bugün en çok kullanılan yöntem Fagerström yazılı testidir. Bu test ile uzman bir tiryakinin nikotin bağımlısı olup olmadığını anlar ve etkili bir sigara bıraktırma programı konusunda plan yapar. Testte 8 soru bulunmakta. Maksimum skor 11 olup, 7 veya daha fazla bir skor yüksek nikotin bağımlılığının bir göstergesidir. Bu kimselerde fazladan desteğe ve nikotin replasman tedavisine ihtiyaç vardır.

FAGERSTRÖM TOLERANS TESTİNİ BİLGİSAYARINA YÜKLE

Maşallah




REKLAM
Pepper Time
REKLAM
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

OKUNASI
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web