![]() |
|
|||||
|
Günümüzde şişmanlık birçok risk faktörüne zemin hazırlayan, tekrar edebilme özelliği olan, görülme sıklığı tüm dünyada hızla artan bir hastalıktır. Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl toplumun %1’lik kesimi şişmanlık sınıfına geçiş yapmaktadır. Aslında yapılan çalışmalar bu kötü tabloya rağmen çok iyi bir haberi de yayınlamıştır. Düşük miktarda bile kilo vermenin sağlık açısından büyük faydalar sağladığı bildirilmiştir. Günlük enerji alımının kısıtlanması, şişmanlık tedavisinde en uygun yöntemlerden birisidir. Ancak bu amaçla kontrolsüz olarak kullanılan ve kısa sürede hızlı ağırlık kaybını hedefleyen çok düşük kalorili diyetler ile bilimsel olmayan birçok diyetler vücutta çok zararlı, çeşitli komplikasyonlara neden olmaktadır. Zayıflama programlarının, kişinin özelliklerine göre (yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite durumu, beslenme alışkanlıkları, v.b.) hesaplanmış oranda enerji, karbonhidrat, protein ve yağ içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş ağırlık kaybı ile (0.5- 1 kg/hafta) bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekmektedir. Günümüzde bütün bilimsel otoritenin söylediği, kalıcı ve sağlıklı kilo verme yöntemi budur. Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkündür. Bunun dışındaki kas ve su kitlesindeki kayıplar hem sağlık açısından risklidir hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olmamaktadır. Ağırlık kaybının hızlı olması öncelikle su kitlesindeki azalma ve sonra da kas kitlesindeki azalma ile ilişkilidir. Besinleri seçerken Fark Etmeden Diyet’in kuralları çok önemlidir. Bunun dışında sağlıklı beslenmede 10 adım kuralı bulunmaktadır. Bu 10 altın kural hastalıklardan korunmada da oldukça önem kazanırken, kilo fazlalığı olan bireylerin kolay kilo vermesinde, kilo fazlalığı olmayanların kilo korumasında oldukça yol gösterici olmaktadır. Bunlar; Her gün 4 temel besin grubunu beslenmenizde bulundurun. ( Süt grubu, et grubu, sebze-meyve grubu ve ekmek-tahıl grubu) 3 ana öğün yemek yemeğe özen gösterin. Öğünler arası ortalama 4-5 saat olsun. |
|
Evet, doğru. İşte şimdi de her şeye gücü yeten vajina konusu. Şu ana kadar onunla ilgili birçok bakım bilgisinden sonra (jinekolog görüşleri, bikini ağdaları, Monistat vb), bu kadar ilgi çeken bir organın karmaşık yapısı ve sınıfının birincisi bir Lexus’tan nasıl daha pürüzsüz bir his verebileceği konusunda senin de tahmin edebileceğin gibi bazı şeyler bilmek durumundayım. İlginçtir ki, kendi bedeniyle en barışık olan kadınlar bile vücudun bu kuytuda kalmış bölgesiyle pek ilgilenmiyor. The V Book’un yazarı Doktor Elizabeth Stewarth kadınların kendi cinsel anatomisiyle bağlantıya geçmemesinin sebebini toplumun yarattığı “bu meselelerden uzak dur” mesajı yüzünden olduğunu düşünüyor.
VIP salonu Atlanta’dan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Doktor Lillian Schapiro vajinanın dış dudak adı verilen kısmının tüy ve deriyle kaplı yağ tabakaları olduğunu söylüyor. Görevi ise partnerinin kalçası Iggy Pop’tan daha kemikli bile olsa, seksin rahat olmasını sağlamaktır. Dış dudak kısmının içinde yer alan iç dudaklar, vajinaya ve idrar yoluna girişi koruyan, sallanan kapılar gibidir. Doktor Schapiro, “İç dudaklar dış dudaklardan daha hassas ve daha incedir” diyor. Ek olarak ince kan damarlarından meydana geldiğinden, klitoris kadar olmasa bile sertleşebilen bir dokudur. Bu isimleri veren anatomi uzmanları vulvayı salona benzer bulmuşlar anlaşılan çünkü iç dudakların iç kıvrımlarına ve aradaki bölüme “antre/geçit/hol” adını vermişler. Fıskiye sistemin Pilili ve kıvrımlı Lades kemiğini bulmak Crura adı verilen bölgenin iki yanında erektil doku bulunur. Avustralya’daki Royal Melbourne Hastanesi ürologlarından Berman ve manyetik rezonans görüntüleme ile klitorisin ilk haritasını çıkaran Helen O’Connell da dahil olmak üzere birçok uzman bu dokunun klitorisin bir bölümü olduğunu düşünüyor. Doktor O’Connell çalışmalarda klitorisin idrar yolunu saran erektil dokuyla bağlantılı olduğunu ve vajinanın ön duvarına (G noktasının bulunduğu yere) kadar uzandığını tespit etmiş. Tepenin ardına
geçince Doğal haline bırakıldığında değişik şekiller ortaya çıkar. Hangi etnik kökenden olduğun da bunu etkiler. Bazısı merkeze doğru, bazısı geriye kalçaya doğru ve bazısı da bikini çizgisini geçmeden uzar. Mesela Asyalı kadınlarda genelde yuvarlaktır. Afrikalı kadınlarda eliptiktir. Kafkaslar’da ve Latinler’de ise her ikisi de olabilir. “Eliptik olarak uzamış olanlarda ağda veya jiletle aldıktan sonra tüyün içeri kıvrılıp deriyi delerek, batık yapması ve o bölgede bir çıkıntı meydana getirmesi daha muhtemeldir. Bir bilgi vermek gerekirse, tüy dökücüler kılı yüzeyde kırdığı için batık olma olasılığı da azalır. Ancak içindeki kimyasalın da derine zarar vermemesi gerekir” diyor dermatolog ve Brown Skin kitabının yazarı Doktor Susan Taylor. “Yeni bir tüy dökücü aldığında her zaman kalçanın iç bölümünde ufak bir alanda önce test yap. Estetik olarak memnun edici bir diğer yöntem de lazer epilasyondur. Ancak tabii ki derine zarar vermemek için bir uzmana gitmelisin” diyor Doktor Taylor. Özel noktalar Salgılar doğal Bu salgı fabrikasını nasıl temiz tutabilirsin? Çok fazla uğraşma. “Vajina kendi kendini temizler. Tezgâh üstü ürünler durumu daha da zorlaştırabilir çünkü koruyucu bakterilerin dengesi bozulabilir. Eğer ifrazat kötü kokuyor ve rahatsız ediyorsa, doktora görünmen gerekebilir” diyor Berman. O bölgeni normalde su ve parfümsüz, pH dengeli bir sabunla (Dove gibi) yıka. Her zaman pamuklu iç çamaşırı giy ve geceleri de iç çamaşırı giyme. Aslında seni rahatsız eden bir kıyafet giymiyorsan, doktorların da önerdiği gibi genel olarak hiç giymemek daha iyi. Tampon kutularındaki diyagramlarda da gördüğün gibi, vajina girişten sonra 30 derecelik bir eğim yapar. Eğimin bir yan etkisi ise görev başındayken penisin, vajinanın en hassas yeri olan ön duvarına temas etmemesidir. Kalçanın altına bir yastık yerleştirmek, bacaklarını partnerinin beline dolamak, öne arkaya sallanmak klitorisin sürtünmesini sağlar ve en fazla mutluluğa ulaşmana yardımcı olur. Ama diğer bilinen pozisyonlar da verimli olabilir. “G noktasının uyarılması için en iyi pozisyon kadının üstte olduğudur” diyor Berman. Üstte olduğun zaman hoşuna gidebilecek farklı açıları deneyimleyebilirsin. “Arkaya eğilmek ön duvarı hedefler” diye de ekliyor. Veya tersini de deneyebilirsin yani senin yüzün onun ayaklarına dönecek şekilde. Hem bu açı onu da oldukça mutlu edecektir. Güçlü kaslar için Dost işgalciler Hijyen Tampon, vajinanın dokularının zarar görüp kaybolmasına neden olabilir. Çok fazla rahatsızlık hissettirmese de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı savunmasız bırakır. “Hafif günlerde fazla sıvı emebilen tampon kullanmak, vajinadan çok fazla sıvı çekerek aşınmaya neden olur” diyor Doktor Stewart. İyi haber ise vajina çok hızlı bir şekilde yeni hücre üretir. Yaralar yaklaşık 48 saat içinde iyileşir. Böyle bir şeyle karşılaşmamak için aşırı emici özelliği olan tamponlardan (en çok kanamanın olduğu günler hariç) kaçınmak gerekir. Ve zaten eğer regl değilsen kesinlikle kullanmamalısın. Aşağıdan yukarıya Rahim ağzından kafaya ulaşan (normalde bu konuyla alakasız işleri -terlemek
ve yutkunmak gibi- kontrol eden) sinirleri, Whipple ve ekibi omuriliğinde hasar
olan kadınlar üzerinde klinik bir araştırma yaparken yakın zamanda keşfetmiş.
“Bu genital organların omuriliğine normalde mesaj yollamak için kullandıkları
bir yol mu, yoksa kaza yüzünden hasar gördüğü için mi aktive olmuş, onu
bilmiyoruz” diyor Doktor Stewart. Yalnız beyindeki sinirlerin de işin içine
dahil olmasıyla ortaya şu çıkıyor: Kadın orgazmı dışarıdan bakıldığında bile
anlaşılıyor ki, gerçekten gizemli bir şey.” Yazı: Nicole Beland Derleyen: Tuğçe Tekmen |
Ağzınızda yara mı çıkıyor?Gazi Üniversitesi (GÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cansu Alpaslan, ağız kanserlerinin de en az diğer kanser türleri kadar tehlikeli olduğunu söyledi. Haziran ayında Paris'te düzenlenen 'Ağız Kanserinin Önlenmesi, Erken Teşhisi ve Diş Hekimlerinin Sorumluluğu' başlıklı konferansta, Türkiye'yi temsil eden Alpaslan, ağız kanserlerinin tüm kanserler içerisinde dünyada 12. sırada olduğunu anlattı. Alpaslan, ağız kanserlerinin toplumda çok iyi bilinmediğini, bu nedenle farkındalığın artırılması, diş hekimlerinin rutin muayenelerde mutlaka ağız kanseri bulgularına da bakması gerektiğini ifade ederek, bu konuda hem hekimlerin hem de hastaların yeteri kadar duyarlı olmadığını savundu. DİŞ HEKİMLERİNİN RUTİN KONTROL YAPMASI LAZIM Alpaslan, bu durumun sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, tüm dünyada göz ardı edildiğini ifade etti. Ağız kanserinin çok bilinmediği için bulguların göz ardı edildiği ve hekime gelinmediği için tanı ve tedaviye geç kalındığını dile getiren Alpaslan, '2008'de yapılan bir araştırmaya göre, Türk toplumunun yüzde 70'i ağızda kanser gelişebileceğini hiç bilmiyor. Ağız kanseri hakkında bilgi sahibi olanların oranı sadece yüzde 5. Katılımcıların yüzde 25'i de bu konuda bir kulak dolgunluğu olduğunu ancak ayrıntılı bir şey bilmediklerini belirtiyor' diye konuştu. AĞIZ İÇİNDE GÖRÜLEN YARALARA DİKKAT 'Bu bulgular, gözle görülebilen, kolay fark edilebilen bulgulardır. Bu bölgelerde kızarıklık, şişlik olabilir, ağızda beyaz plaklar ya da kırmızı lekeler şeklinde lezyonlar görülebilir. Bunlar, zaman içinde kansere dönüşme eğilimindedir. Ağız içinde kanama, kötü koku, dişlerde sallanma, yutma zorluğu, ağrı gibi belirtiler mutlaka önemsenmelidir. Bunlar, ağız kanserinin habercisi olabilir. Bu nedenle, ağız temizliği yapılırken, bu tür belirtilere dikkat edilmeli. Her gün fark edilen bulgularda değişiklik olup olmadığı kontrol edilmeli, mutlaka vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalı ve gerekli görüldüğünde o bölgeden bir parça alınarak biyopsi yaptırılmalı.' Alpaslan, belirtilerin başlangıçta ağrıya neden olmadığı için önemsenmediğini ve bu nedenle de hekime geç gidildiğini ifade ederek, 'Ağız kanseri geç teşhis edildiğinde hastaların yüzde 80'i ilk 5 yıl içinde hayatını kaybediyor. Yani 5 yıllık sağ kalım oranı, yüzde 20'ye kadar düşüyor' diye konuştu. YILDA BİR KAZ AĞIZ KANSERİ MUAYENESİ YAPTIRILMALI Prof.Dr. Cansu ALPASLAN |
Büyük göğüslü, hamile ve emziren bayanların özellikle
sıcakların bastırdığı bu günlerde uyku esnasında gögüsleri ile başı dertte
olduğunu düşünen ve aynı sıkıntıları çeken ingiliz tasarımcının geliştirdiği bu
pratik ürün büyük göğüslü bayanlar tarafından oldukça beğenildi.
Göğüslerde yatış pozisyonuna
bağlı olarak oluşan Pişik, kırışıklık, sarkıklık gibi sorunları olanlar için
oldukça ideal bir ürün.![]() ![]() |
| REKLAM |
|
| REKLAM |
|
SAĞLIK KÖŞESİ |
| OKUNASI |