Ana Sayfa
İletişim'e Tıkla İletişim'e Tıkla
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM
REKLAM
Reklam
Son Fotoğraflar
YAPIŞIK PARMAKLAR SİNDAKLİNİ

Sağlıklı Bronzlaşmak İçin
Özel Arama


Ana Sayfa > Arşiv > 12.06.2009
Arşiv > 12.06.2009

KARPUZ MU YEMELİ YOKSA KİRAZ MI?

Düşük glisemik indeksli besinler şişmanlamayı önler!

Düşük glisemik indeksli besinler şişmanlamayı önler!Sağlıklı ve dengeli beslenme programınızı oluştururken, karbonhidrat, protein, yağ, lif (posa) ve diğer besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda günlük hayatınızda tüketmelisiniz.

Düzenli beslenmek için; ana ve ara öğünlerdeki besin seçimlerinizi doğru miktarda ve doğru besin grubu seçimleri ile yapmalısınız. Beslenme programınızda her zaman lif oranı yüksek, tahıllı ekmek çeşitleri (tam buğday, çavdar, kepekli… gibi), salata çeşitleri, kuru baklagil ve sebze yemekleri gibi besinlerin her ana öğününüzde yemeniz gereken besinler arasında bulundurmalısınız.
Glisemik indeks, karbonhidrat grubu besinlerin başlıcaları olan tahıl çeşitlerinin, kuru bakliyat ve meyvelerin içeriğinde bulunan lif oranını belirlemeye yardımcı bir bilgidir. Yanlış, kötü, sorunlu karbonhidratların ortak özellikleri, glisemik indekslerinin (GI) yüksek oluşudur. Her karbonhidratın yaklaşık olarak belirlenmiş bir glisemik indeks değeri vardır. Glisemik indeks, en başa saf şeker (glikoz) konularak 0 ile 100 arasında ölçülür. Glisemik indeks değeri 55 -70 arasında olan karbonhidratlar orta, 55'in altındakiler düşük ve iyi besin seçimi olarak kabul edilmektedir, Glisemik indeks değeri 70 ve fazlası olan yiyecekler, yüksek glisemik indeks olan kötü karbonhidratlardır. Bu besinlerin kan şekerini yükseltme potansiyelleri hızlı ve yüksektir. Vücutta depolanan yağ miktarını artırırlar.

Glisemik indekse dikkat ederek besin seçimi yapmanın yararları;

- Kan şeker seviyesini düzenler
- Yorgunluk, halsizlik ve uyku halini azaltır
- İştahı bastırır, düzenler ve dengeler
- Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik eder
- Sağlıklı kiloda kalmayı sağlar
- Kilo denetimini ve kontrolünü kolaylaştırır
- Enerji ve form düzeyinizi korur ve geliştirir
- Vücut yağ depolarının spor ile beraber sağlıklı ölçülerde kalmasına yardımcı olur.

Düşük glisemik indeksli besinler hangileridir?
Tahıl grubu besinlerin glisemik indeks değerleri:

- Karabuğday 54
- Bulgur 48
- Kahverengi pirinç 50
- Beyaz pirinç 70
- Tam buğday unundan makarna 40
- Simit 72
- Hamburger ekmeği 69
- Çavdar ekmeği 50
- Beyaz ekmek 77
- Tam buğday ekmeği 50
- Yulaf ezmesi 71
- Domates çorbası 38
- Mercimek çorbası 44

Kuru baklagiller glisemik indeks değerleri:

- Pişmiş kuru fasulye 48
- Nohut 28
- Soya fasülyesi 18
- Tatlı fasulye 31

Meyve grubu besinlerin glisemik indeks değerleri:

Elma 38, Kayısı 31, Muz 51, Kiraz 22, Greyfurt 25, Kivi 53, Mango 51, Portakal 48, Şeftali 38, Armut 38, Ananas 59, Erik 39, Üzüm 64, Kavun 65, Karpuz 72

Şekerli grubu besinlerin glisemik indeks değerleri :
Bal 55, Çikolata 44, Şeker 100

Dr. Ceyda ŞENER
Ceyda ŞENER

Yaz ayları yaklaştıkça kilo ile ilgili kaygılar da artmaya başlıyor. Bayanlar sağlıklı kilolarına kavuşmak ve güzel görünmek için çeşitli yollar deniyorlar. Bunun en temel şartı elbette ki beslenmeyi düzene sokmak. Sağlıklı beslenme yalnızca kilonuzun normale dönmesini sağlamakla kalmaz ayrıca sizi birkaç yaş gençleştirir.

Mehmet Öz tarafından hazırlanan beslenme kurallarını yalnızca yaz ayları yaklaşırken değil tüm yıl boyunca uyguladığınızda hem kilonuzu daha kolay yönetecek hem de beslenmenizi düzene sokacaksınız.















1. Yalnızca acıktığınızda yemek yiyin. Her zaman söylendiği gibi az ve sık yediğinizde hiçbir zaman aç kalmamış olursunuz. Yemek aralarında hafif ve sağlıklı besinler atıştırmak da öğünlerde tıka basa yemeyerek kilonuzu düzenlemenin ilk adımını atmanızı sağlar. Ayrıca akşam yemeğinizi yatmadan en az 3 saat önce yemeniz sizin için çok faydalı olacak.

2. Tabaklarınızı değiştirin. Yemeklerinizde kullandığınız büyük boy yemek tabaklarını küçük boylarıyla değiştirin. Tabi bunun anlamı daha küçük bir tabakla iki tabak yemek yiyerek eşit miktarda yemek değildir. Unutmayın, daha küçük tabak kullanmak porsiyonu azaltmak için size yardımcı olacaktır.

3. Mehmet Öz her gün aşağıdaki yiyeceklerden yemenizi öneriyor:
a. Toplamda 9 avuç kadar meyve ve sebze,
b. En az 20gram fındık(bir avuç kadar),
c. Özellikle sabahları yüksek oranda lif içeren tam tahıllı ekmek ya da kahvaltılık gevrek.

4. Haftada en az 3 kez balık yiyin. Omega 3 adı verilen yağ asitleri içeren balık sağlığınıza önemli katkılar sağlayacak bir besindir. Balık yiyerek hem sağlıklı hem de ince kalabileceksiniz. Doktorumuz Mehmet Öz’ün özellikle somon, sardalya, uskumru ve ton balığını öneriyor.

5. Domates yiyin. Haftada en az 10 kaşık pişmiş domates ürünü yiyerek prostat ve diğer kanserlerin riskini azaltan antioksidan likopen elde edebilirsiniz. Bir haftada 10 kaşık ketçap(katkı maddesi içermeyen) ya da kendi hazırladığınız domates sosu sağlıklı dozu almanızı sağlayacaktır.

6. Doktorunuz Mehmet Öz sıcak patatesten kaçınmanın yanında aşağıdaki besinlerden de kaçınmanızı öneriyor:
a. Trans ve/veya doymuş yağ içeren bütün yiyecekler
b. Beyaz yiyecekler; beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz makarna, krema sosları. Beyaz yiyecekler yüksek oranda işlenmiş ve yağ içeren besinlerle birlikte alınmaktadır ve bunlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
c. İçindekiler bölümünde yüksek fruktozlu mısır şurubu(high fructose corn syrup (HFCS)) içeren basit şekerler bulunan ürünler. Bunlar kan şekerinizi arttırarak yüksek kalorili yiyeceklerle beslenme arzunuzu arttırır.

7. Yemek yemeden önce su için. Her yemekten önce 1 ya da 2 bardak su içmeniz biraz doymanızı ve böylece fazla yemek yememenizi sağlar. Bu da sağlıklı kiloya kavuşmanın kolay bir yoludur.

8. Mehmet Öz’e göre aşağıda saydığımız besin destek ürünlerinden her gün almalısınız: a. En az 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller b. Eğer balık yemiyorsanız, kalbe yararlı olan bu yağ asitlerinden 2gram içeren omega 3 besin destek ürünü.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ 

Yıllardır bir efsane halini alan “90-60-90” ölçüsü 1950-1960'lı yılların filmlerinde kaldı. Günümüzde kilolarını korumak veya zayıflamak için eskiye göre daha büyük mücadeleler veren kadınların başvurduğu yollardan biri de estetik ameliyatlar.

Hareketsiz yaşam, spor yapamamak, iş stresi, yemek saatlerinin düzensizliği kadınların zayıflama hayallerini suya düşürüyor. Tüm vücutta zayıflığı sağlamak için de kadınlar estetikten yardım alıyor. En çok başvurulanlardan biri de meme estetiği.

International Hospital'dan Plastik ve Rekonstrüktif Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Nezail Demirciler, kadınlar için ideal göğüs ölçüsü konusunu değerlendirirken, “Göğüs ölçüsünde önemli olan kuptur. Biz 90-60-90 gibi değerlendirmeler değil A-B-C gibi kup değerlendirmeleri yaparız. Meme büyütme operasyonlarında B kupun uygun olduğunu düşünürüz. Eğer çok büyük bir memenin küçültülmesi söz konusuysa C kupa getirmeye çalışırız.” dedi.

Kadınların tüm vücut estetikleriyle ilgili en çok merak ettiği soruları yanıtlayan Dr. Nezail Demirciler, şunları söyledi:

Liposuction kaç yaşında yapılabilir?

Biz 18 yaş civarında liposuction yapabiliyoruz. Yağ hücreleri ergenlik başlamadan önce 6-7 yaş civarında maksimuma geliyor ve bundan sonra yağ hücre sayısında azalma ya da artma olmuyor. Biz yağ hücrelerinin sayısını azaltarak bu bölgelerde kilo alsa bile oluşabilecek yağ birikimlerini ve şekil bozukluklarını tek operasyonla düzeltmiş oluyoruz. İleri yaşlarda deri altının boşalmasıyla birlikte sarkma riski bulunuyor. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda liposuction yapılması doğru değildir çünkü deride sarkma daha çok olacaktır. Eğer bu bölgelerde ciddi anlamda bir sarkma varsa lifting denilen deriyle birlikte yağ dokularının çıkartılması daha doğru olacaktır.

Karın germe ameliyatı kimlere gereklidir?

Doğumlardan sonra karın orta bölgesindeki adalelerin yanlara doğru ayrılması nedeniyle karın duvarının yetmezliği söz konusudur. Bu bölgenin orta hatta yaklaştırılması ve aynı zamanda göbek alt bölgesinde yağ ve deri fazlalığıyla birlikte olan sarkma için en etkili yöntem karın germedir. Zor bir ameliyat değildir.

Göz kapağı estetiği hangi yaşlarda tercih ediliyor?

Göz kapağı estetiği 40-50 yaş civarında daha çok tercih ediliyor. Üst göz kapağında, göz kapağının kenarına kadar gelen hatta görmeyi perdeleyen bir deri katlanması, alt göz kapaklarında ise sürekli yorgun ifade gösteren torbalanmalar, hastaların estetik göz kapağı operasyonuna ihtiyaç duymalarının en önemli nedenlerindendir. Üst göz kapağındaki fazla deri ve fıtıklaşan göz bölgesindeki yağların alınması, alt bölgede ise yağın kısmen alınmasıyla birlikte fıtıklaşan yağın göz alt bölgesindeki çukurluklara nakli yapılabilmektedir. Göz altı torbalarının gitmesi ile birlikte çukurlukların da doldurulması şeklinde ikili bir tedavi yapılabilmektedir.

Çocuk beklentisi olanlar meme küçültme ameliyatı yaptırmalı mı?

Çocuk beklentisi olan kişilere de yapılabiliyor. Kişinin süt vermesini engellemeyecek yöntemleri seçmek önemlidir. Süt bezlerinin ana kanallarını ve meme başını etkilemeyen ameliyat yöntemleriyle memenin küçültülmesi gerekir. Süt vermiş, doğum yapmış kadınların meme küçültme operasyonunda da tekrar belki çocuk sahibi olabilir düşüncesinden dolayı koruyucu yöntem uyguluyoruz. Bu tür beklentisi olmayanlarda ise istediğimiz şekli oluşturmak için daha fazla doku çıkarmamız mümkün olabiliyor.

Estetik ameliyatlarla bir kadın kaç yaş genç gösterebilir?

Yüz germe operasyonu bir kadını 15 yaş genç gösterebilir. Dolgular da önemlidir. Burun yan kısımlarına, elmacık kemiği bölgesine yağ enjeksiyonları yapılabilir. Dolgu maddeleri de kullanılabilir. Ameliyat dışındaki bu yöntemlerle 5 yaş civarında gençleşme düşünebiliriz fakat yüzün yapısı da önemlidir.

Dr. Nezail DEMİRCİLER
Plastik Cerrahi Uzmanı

Dr. Nezail DEMİRCİLER

Maşallah




REKLAM
Reklam için İletişim Linkini Kullanınız
REKLAM
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

OKUNASI
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web