Ana Sayfa
İletişim'e Tıkla İletişim'e Tıkla
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM
REKLAM
Reklam
Son Fotoğraflar
YAPIŞIK PARMAKLAR SİNDAKLİNİ

Sağlıklı Bronzlaşmak İçin
Özel Arama


Ana Sayfa > Arşiv > 30.04.2009
Arşiv > 30.04.2009
MAKARNA MATİK İLE HER TÜRLÜ MAKARNANIZI EVDE YAPABİLİRSİNİZ.

Evde Makarna Yapın
Evde Makarna YapınEvde Makarna Yapın
| Yorumlar (2) | 30.04.2009 | Fotoğraf Albümü  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Kalbe neler iyi geliyor

Kalbinize dost bazı besinler var. Bunları daha sık yerseniz kalbinizin daha güçlü olur ve sağlıklı kalır.

Kalbinizi GüçlendirinKalp dostu yiyeceklerin başında ceviz geliyor. Öyle ki 2004 yılında Amerikan Besin ve İlaç Dairesi (FDA) ceviz paketlerinin üzerine bile “kalp sağlığını destekler” ibaresinin konulmasını onayladı. Burada dikkat etmeniz gereken nokta miktarı abartmamak. Günde üç veya dört ceviz bu işe fazlasıyla yetiyor. Ceviz Omega-3 ve folik asitten zengin içeriği yanında, kolesterol azaltan fitosteroller ve antioksidanları ile de kalp sağlığını destekliyor. Aynı güç bence fındıkta da var. Günde 6-8 fındık damar sağlığınızı en az ceviz kadar güçlendirecektir.

ÇAY, DOMATES ZEYTİNYAĞI...

Eğer kalbinizi düşünüyorsanız çay için. Ama yemek borunuzu ve midenizi korumak için üfleyerek içmeyi sakın unutmayın. Özellikle yeşil çayda miktarı biraz daha fazla olan kateşinler antioksidan güçleriyle koroner damarları kolesterolün ve diğer yangısal süreçlerin etkisinden koruyor. Kalbinize daha çok destek olmak istiyorsanız domates , salça ve ketçap gibi domatesli yiyeceklerden de istifade edin. Domatesteki likopen tam bir kalp dostu. Özellikle pişirildiği zaman domatesteki likopen daha kolay serbestleşiyor, kan emilmesi ve kana karışması hızlanıyor. Domatesin üzerine birkaç damla yağ eklerseniz likopenin emilmesi daha da çoğalıyor. Bu durumda yağ olarak da zeytinyağını tercih etmenizde fayda var. Çünkü zeytinyağı tekli doymamış yağlardan zengin yapısıyla kalbinizin en güçlü koruyucuları arasında yer alıyor.

Eğer kalbimi daha da güçlendireyim diye düşünüyorsanız elma yemeyi ihmal etmeyin. O ünlü atasözü geçerliliğini bugün de koruyor: “Her gün bir elma giren eve doktor girmez”. Yeşil kırmızı fark etmiyor, elma zengin posa yapısı, güçlü antioksidan içeriği sebebiyle kalp dostu meyvelerin ilk sıralarında yer alıyor. Üzüm de kalp dostu bir meyve. Özellikle çekirdekli üzümü çekirdeklerini keyifle çiğneyerek- yemeniz tavsiye ediliyor. Kalp dostu meyvelere potasyumdan zengin yapısı nedeniyle muzu da eklemekte fayda var. Bu listeyi yaparken yulaf ve fasulye gibi bakliyat grubu yiyecekleri eklemek şart. Balık da kalbe dost bir yiyecek. Omega-3’ten zengin yapısı nedeniyle listeye balığı da eklemek gerekiyor.

Listeyi daha da zenginleştirmeniz mümkün. Mesela sarımsağa, soğana da yer verebilirsiniz. Karpuzu ve kayısıyı da ilave etmenizi tavsiye ederim.
Son birkaç önerimiz daha var: Kalbinizi daha da güçlendirmek istiyorsanız onu güneşten faydalandırın.

Hepatit B’ye dikkat!

Hepatit hastalığı yapan birçok virüs var. Hepatit B virüsü bunların en tehlikelilerinden biri. Bu virüs ile oluşan hepatitler maalesef daha kolay kronikleşiyor, Hepatit B’ye bağlı kronik hepatitlerin neredeyse dörtte biri siroza yakalanıyor. Ayrıca yine bu hastalardan önemli bir kısmında karaciğer kanseri ortaya çıkıyor. Uzmanlar Türkiye’de her yüz kişiden en az 5’inin Hepatit B virüsü taşıdığını belirtiyor. Bu virüsü taşıyanların yüzde 5’inde ise Hepatit B kronikleşiyor. Hepatit B virüsüne karşı aşılanmak mümkün.
Aşının koruyucu gücü son derece yüksek. Özellikle bizim gibi virüsün yaygın olduğu ülkelerde sağlıklı insanların korunması için aşılanması gerekiyor. Aşılanan insanların sayısı arttıkça Hepatit B tehlikeli bir sağlık sorunu olmaktan çıkacak.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Domuz gribi nedir?

Domuz Gribi, İnfluenza A virüsünün neden olduğu ve domuzlarda salgınlara neden olan bir solunum hastalığıdır. Domuzlardan insanlara bulaşabilmektedir.
Domuz Gribinin Belirtileri nelerdir?
  Domuz Gribinin BelirtileriBelirtiler normal insan gribi belirtilerine benzer ve
• Ateş,
• Öksürük,
• Boğaz ağrısı,
• Burun akıntısı,
• Vücut ağrıları,
• Baş ağrısı,
• Titreme halsizlik bazı vakalarda kusma ve ishal bildirilmiştir. Geçmişte zatürre ve solunum yetmezliği gibi ciddi hastalık ve ölümlere neden olduğu bildirilmiştir. 

İnsandan insana nasıl bulaşır?

Domuz Gribinin A/(H1N1), mevsimsel gribin bulaştığı gibi bulaşmakta olduğu düşünülmektedir. Kişiden kişiye genellikle öksürme, hapşırma gibi solunum yoluyla bulaşır. Bazen de hasta insanların ağız ve burunlarına temas etme yoluyla da bulaştığı bildirilmiştir. Hasta bir kişinin öksürüğü ya da hapşırığından çıkan damlacıkların masa gibi bir yüzeye temas etmesinin ardından başka bir kişinin bu masaya elle dokunması, ardından ellerini yıkamadan gözlerine, ağzına veya burnuna dokunması sonucu hastalık kişiden kişiye geçebilir. Hasta kişi, hastalık belirtileri görülmeden 1 gün önceden başlayarak; hastalandıktan sonraki 7 gün ve daha fazla gün boyunca bulaştırıcıdır. Bu da kişinin domuz gribi hastalığına yakalandığını daha henüz öğrenmemişken bulaştırıcı olduğunu göstermektedir. Çocuklar, özellikle küçük çocuklar, potansiyel olarak daha uzun süre bulaşıcı olabilir.

Hastalığa yakalanmamak için ne yapmak gerekir?

İnsanlar için geliştirilmiş bir aşısı henüz yoktur. Hastalıktan korunmak için rutin önlemleri uygulamak gerekir.

Bu önlemler:

• Öksürdüğünüzde ya da hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir kağıt mendille kapatınız. Kullandığınız mendili hemen çöpe atınız.
• Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi bol su ve sabunla yıkayınız. En az 15 ila 20 saniye yıkama önerilir. Alkolle temizleme de tercih edilebilir.
• Ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmaktan kaçının. Çünkü virüs ellerinizle başka kişilerle tokalaşma yoluyla da bulaşabilmektedir.
• Hasta kişilerle yakın temastan kaçının.
• Genel sağlığınıza dikkat ediniz.
• İyi uyuyun, fiziksel aktivitelerde bulunun, stresten kaçının, bol sıvı alın ve iyi beslenin
• Bu hastalıkla kontamine olmuş olabilecek yüzeylere temas etmekten kaçının.

Seyahat eden kişilere DSÖ neler tavsiye etmektedir?

Dünya Sağlık Örğütü uluslararası seyahatlerin kısıtlanmasını tavsiye etmemektedir. Her zaman olduğu gibi hasta olan kişilerin uluslararası yapacakları seyahatleri ertelemeleri ve uluslararası seyahat dönüşü hastalık belirtileri görülen kişilerin ise sağlık kurumlarına başvurmaları konularına dikkat etmeleri istenmektedir. Seyahat eden kişilere enfekte olma tehlikesine karşın kalabalık ve kapalı mekânlardan uzak durmaları ve akut solunum yolları enfeksiyonları olan insanlarla yakın temastan kaçınmaları tavsiye edilmektedir. Hasta olan kişilerle temastan sonra ve bu kişilerin bulundukları ortamlarla temastan sonra ellerin yıkanması hastalık riskini azaltacaktır. Ayrıca hasta insanlar hastalığın yayılmasını önleyici uygun davranışlar sergilemeye davet edilmektedir.(Sağlıklı insanlardan uzak durmak, elleri yıkamak ve öksürükle/hapşırıkla bulaşmayı engellemek için kâğıt mendil ve maske kullanmak). 

Tedavisi var mı?

Oseltamivir veya zanamivir kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk 2 gün içinde başlanması gerekir.

Çocuklarda acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:

• Hızlı nefes alma ya da solunum güçlüğü
• Mavimsi cilt rengi
• Yeterince sıvı alamama
• Uyanamama ya da uyaranlara cevap verememe
• Huzursuzluk
• Grip benzeri semptomlara ek olarak ateş ve şiddetli öksürük
• Döküntü

Yetişkinlerde acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:

• Solunum güçlüğü veya nefes darlığı
• Göğüs ya da karın içinde ağrı veya basınç
• Ani baş dönmesi
• Konfüzyon
• Şiddetli bulantı ve kusma  
Kaynak:CDC


Domuz Gribi Bilgilendirme Broşürü Pdf (Türk Eczacılar Birliği)
Çılgın Domuz Gribi Maskeleri Sektör Oluşturdu

TÜRKİYE'DE DOMUZ GRİBİNDE SON DURUM

Yükleyen xprodoksit.

Şehremini Anadolu Lisesi'nde görevli bir öğretmende, domuz gribi virüsü tespit edildiği öne sürüldü. Müdür yardımcısı konuyla ilgili basın mensuplarına bilgi vermekten kaçınırken, okulun beden eğitimi öğretmeni konuyu doğrulayarak, bir proje için ABD'ye giden meslektaşının tahlillerinin pozitif çıktığını iddia etti. Alınan bilgiye göre; okulda görev yapan öğretmenlerden G.Y. ve E.U., bir proje kapsamında görevli olarak ABD'ye gitti. Türkiye'ye döndükten sonra her iki öğretmen de, yüksek ateş ve grip şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tahliller neticesinde öğretmenlerden G.Y.'nin, domuz gribi virüsü taşıdığı öne sürüldü. Okulun müdür yardımcısı, bilgi almak üzere binaya gelen basın mensuplarını dışarıya çıkarttı. Müdür yardımcısı, okulun kapılarını kapatarak gazetecilere bilgi vermekten kaçınırken, beden eğitimi öğretmeni Seyithan Dağıstanlı iddiayı doğruladı. Dağıstanlı, "Arkadaşlarımız bir proje kapsamında ABD'ye gitti. Döndükten sonra pazartesi günü okula gelerek kendilerini iyi hissetmedikleri gerekçesiyle sevk aldılar. Bir arkadaşımızın tahlil sonuçları pozitif çıktı. Şu an hastanede tedavi görüyor. İl Sağlık Müdürlüğü'nden gelen ekipler, diğer öğretmenlere koruyucu ilaç verdi. Öğrencilere herhangi bir şey yapılmadı çünkü derse girmemişlerdi" diye konuştu.

BAKANLIKTAN YAZILI AÇIKLAMA YAPILDI (4.6.2009)
Sağlık Bakanlığından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: "Ülkemizde tespit edilen domuz gribi (İnfluenza A/H1N1) vakalarından biri ABD'de bir süre kaldıktan sonra 31 Mayıs 2009 tarihinde ülkemize dönen ve öğretmen olarak görev yapan bir vatandaşımızdır. Şikayetleri 29 Mayıs 2009 tarihinde başlayan kişi, ülkemize döndükten sonra 1 Haziran 2009 tarihinde çalıştığı kurumdan sevk kağıdı aldıktan sonra sağlık kurumumuza başvurmuştur. Yapılan tetkikler neticesinde domuz gribi olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu vaka yeni bir vaka olmayıp daha önce açıkladığımız 7'inci vakadır." 

DENİZLİ'DE DOMUZ GRİBİ
Denizli'ye Kanada'dan gelen bir Türk vatandaşında domuz gribi A(H1N1) virüsü tespit edildiği bildirildi.
Denizli Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kanada'dan 11 Haziran'da Türkiye'ye gelen ve 15 Haziran'da sağlık kuruluşuna başvuran bir vatandaşta A(H1N1) virüsü olduğu belirlendi.
Açıklamada şöyle denildi:
"Vatandaşımızın, son yedi gün içerisinde influenza A(H1N1) vakaları tespit edilen bir ülke olan Kanada'dan gelmiş olması ve influenza klinik tanımına uygun semptomların pozitif olması nedeniyle, hasta olası vaka kabul edilmiş, yapılan tetkiklerde influenza A(H1N1) olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu vatandaşımızın sağlık durumu iyi olup tedavi ve takibi devam etmektedir. Hasta ile teması olanlar da sağlık ekipleri tarafından takibe alınmıştır."
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu vaka ile birlikte Türkiye'de tespit edilen vaka sayısının 21'e ulaştığı kaydedilen açıklamada, bugüne kadar tespit edilen tüm hastaların, hastalığın görüldüğü ülkelerden yurda geldiği ifade edildi.
Denizli İl Sağlık Müdürü Erdoğan Taş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastanın sağlık kuruluşunda tedavisinin sürdüğünü belirterek, "Diğerleri gibi Kanada'dan gelen bu misafirimizi de takip ediyorduk. Endişeye gerek yok" dedi. 22.06.2009

DOMUZ GRİBİNDE (A/H1N1) BEBEKLERİN BESLENMESİ
Bebeğimi korumak için ne yapabilirim?
Grip 2 yaşından küçük bebeklerde daha ağır seyredebilir. Bu nedenle bebeklerin korunmasına özellikle dikkat edilmelidir.
Ellerinizi bol su ve sabunla yıkamaya daha fazla önem veriniz. Bebeğinizi beslerken veya onunla ilgilenirken kesinlikle bebeğinizin yüzüne doğru öksürüp hapşırmayınız. Hasta iseniz mutlaka maske kullanınız ve bebekleri öpmeyiniz.
Anne sütü bebekleri bu hastalıktan korur mu?
Anne sütünün bebekleri hastalıklardan koruyucu etkisi oldukça fazladır. Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendireceğinden gribin daha ağır seyretmesini de engelleyebilir.
Grip olduğumu düşünüyorsam bebeğimi emzirmeyi sürdürmeli miyim?
Evet, emzirmeye devam etmelisiniz. Çünkü bağışıklık sisteminin gelişiminde anne sütü oldukça önemlidir. Emzirmek, bebeklerin hastalıklarla başa çıkabilmelerine de yardımcı olur.
Hastayken bebeğimi emzirebilir miyim?
Hasta olsanız bile emzirmeyi kesmeyiniz. Bebekler en az 6 ay boyunca ek olarak su bile verilmeden anne sütü ile beslenmelidir. Eğer emziremeyecek kadar hastaysanız, pompa ile sütünüzü cam bir biberona sağıp bebeğinize verilmesini sağlayınız.
Bebeğim hasta ise emzirmem doğru mudur?
Hasta olan bebeğiniz için yapabileceğiniz en faydalı şeylerden biri onu emzirmeye devam etmektir. Bebekler hasta oldukları zaman, daha çok sıvıya ihtiyaç duyarlar. Anne sütü diğer sıvı gıdalardan çok daha faydalıdır. Eğer bebeğiniz ememeyecek kadar hasta ise sütünüzü damlalık kullanarak vermeyi deneyiniz.
Emzirirken antiviral grip ilacı almak doğru mudur?
Doktor tarafından tavsiye edilen antiviral grip ilacı kullanan anneler bebeklerini emzirmeye devam edebilirler. Sağlık Bakanlığı - 01 Temmuz 2009

İ
ngiltere 21 Yaş Altı Milli Takımı ve Manchester City'nin savunma oyuncusu Micah Richards'ın tatilini geçirdiği Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde yakalandığı domuz gribinde iyileşme sürecine girdiği öğrenildi.
Geçen ay İsveç'te düzenlenen 21 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda İngiltere'nin finale ulaşmasında büyük katkı yapan Micah Richards, turnuvadan sonra gittiği Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde kamuoyunda "domuz gribi" olarak bilinen H1N1 virüsüne yakalanmış ve tedavisine başlanmıştı.
İngiltere 21 Yaş Altı Milli Takımı'nın formasını 11 kez giyen Richards durumunun iyiye gittiği söyleyerek, "İlk zamanlar hastalığımın göğüs enfeksiyonu ya da alkol zehirlenmesi olduğunu zannediyordum. Hastalığımdan dolayı yemek yiyemiyor ve hareket edemiyordum. Domuz gribi olduğumu ilk öğrendiğimde aklımdan her türlü şey geçmeye başladı. Çünkü her gün televizyonlarda bu virüs dolayısıyla ölen insanların haberlerini görüyorsunuz" diye konuştu.
Genç futbolcunun babası Lincoln Richards ise oğlunun durumunun şimdi iyi olduğunu ve durumunun iyiye gittiğini söyledi. "Domuz gribi" virüsüyle ilgili açıklama yapan İngiltere Sağlık Bakanlığı, şimdiye kadar Adada bu hastalık yüzünden 15 kişinin öldüğünü ve Batı Midlands'da virüsün salgın düzeyinde olmadığını açıkladı.
Manchester City kulübünden yapılan açıklamaya göre, sezon öncesi hazırlıklar için 15 Temmuz Çarşamba günü Güney Afrika'ya gidileceği duyurulurken, Micah Richards'ın ilk hazırlık dönemine katılamayacağı bildirildi. 17.07.2009

DOMUZ GRİBİ EĞİTİCİ VE BİLGİLENDİRME VİDEOLARI











Domuz gribi aşısı insanlar üzerinde denendi

Çin'de influenza A/H1N1 gribine karşı geliştirilen aşı insanlar üzerinde denendi.

Şinhua ajansının haberine göre, Çin'de eczacılık alanında faaliyet gösteren Pekin Kışing Biyolojik Ürünler grubu tarafından yapılan testler sonucu, aşının insanlar üzerinde "güvenilir ve güvenli" olduğu açıklandı.

Kışing Biyolojik Ürünler grubu Genel Müdürü Yin Veydong yaptığı açıklamada, gönüllüler üzerinde yaptıkları deneyler neticesinde herhangi bir olumsuz yan etkiye rastlamadıklarını ve gönüllülerin bulgularının üç günlük gözlem süresi boyunca olumlu yönde geliştiğini kaydetti.

Başlangıç deneyleri kapsamında aşının "güvenilir ve güvenli" olduğunu belirten Yin, şirketin, Ağustos ayında kamuoyuna aşıyla ilgili rapor sunacağını bildirdi.

Aşının 1600 kişi üzerinde denendiğini ifade eden Yin, testlerin iki ay içerisinde tamamlanacağını, 3-60 yaş arası gruba aşıdan 21 gün arayla iki doz vurulabileceğini, 60 yaş üzerine ise tek dozun yeterli olabileceğini kaydetti. 28.07.2009

DOMUZ GRİBİ AŞINIDA TEHLİKE

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, domuz gribi aşısında skualen isimli maddenin Körfez Savaşı Sendromu gibi vücudu tahrip eden oto-immun hastalıklarına neden olduğuna dikkat çekerek, “Aylar öncesinden 20 milyon doz domuz gribi aşısı siparişi veren Sağlık Bakanlığı’nın ısmarladığı aşıda Amerika’da yasak olan bu adjuvan madde skualen var mı?” dedi.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, domuz gribi aşısının çok tehlikeli olabileceğini bildiren haberlere her gün bir yenisinin daha eklendiğini belirterek, “Grip aşılarına tıp dilinde adjuvan adı verilen ve vücudun aşıya daha fazla tepki vermesini sağlayan maddeler ekleniyor. Alüminyum ve skualen bunlar içinde en çok kullanılanlar” dedi.

Aşılara adjuvan eklenmesinin teorik olarak mantıklı olduğun belirten Prof. Dr. Küçükusta, bu sayede kısa zamanda az sayıda virüsle aşı üretmek ve böylece de daha az virüs antijeni ile daha çok insanı aşılamanın mümkün olduğunu söyledi. Ancak bu işlemin çok tehlikeli yan etkilerinin de olduğunu söyleyen Prof. Dr. Küçükusta, “Bu sebeple de Avrupa’da üç çeşit aşıda skualen kullanılıyor olsa da Amerika’da bu maddelerin aşılara eklenmesine kesinlikle müsaade edilmiyor. Oysa medyada domuz gribi aşısı üreten şirketlerin en az ikisinin hazırladıkları aşıda adjuvan kullanacakları haberleri yer aldı” dedi.

SAĞLIK BAKANLIĞI'NA DOMUZ AŞISI SORUSU

Skualen’in besinlerle sindirim sisteminden vücuda girmesi halinde hiçbir sorun olmayacağını ancak aşılarda verilmesinin yan etkilere sebep olduğunu kaydeden Küçükusta, Körfez Savaşı Sendromu gibi vücudu tahrip eden oto-immun hastalıklara neden olduğunu açıkladı. Küçükusta, “Aylar öncesinden 20 milyon doz domuz gribi aşısı siparişi veren Sağlık Bakanlığı’na birkaç sorum var. Aşı hangi firmadan alınıyor ve bunun için kaç lira ödenecek? Sağlık Bakanlığı’nın ısmarladığı aşıda Amerika’da yasak olan bu adjuvan madde skualen var mı? Eğer varsa Sağlık Bakanlığı’nın skualenin emniyeti konusundaki fikri nedir?” sorularını yöneltti.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Çok insan hastalanacaktır, buna hazırlıklı olalım” dedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribinin önümüzdeki aylarda bütün dünyada çok hızlı bir şekilde yayılacağını belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Kosova Sağlık Bakanlığı arasında “Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşma” imzalandı.

Bakan Akdağ, bakanlıkta gerçekleşen imza töreninin ardından bir gazetecinin “Sağlık Bakanlığınca bundan birkaç ay önce yapılan bir açıklamada, hac döneminde domuz gribi ile ilgili olarak bazı önlemlerin alınmasının söz konusu olduğu söylenmişti, nasıl önlemler alınması gerekiyor?” şeklindeki sorusuna, şu yanıtı verdi: “Bu husustaki uygulamalar, Dünya Sağlık Örgütü ve hac konusundaki sağlık meselelerini yöneten Suudi yetkililerin temel yönlendirmeleri doğrultusunda yapılacaktır. Henüz kesinleşmiş kararlar mevcut değil. Bu kararların kesinleşmemiş olmasının en önemli nedeni, hastalıkla ilgili verilerin henüz toplanıyor olmasıdır. Ayrıca hastalığın aşı ile ilgili gelişmelerinin de henüz tamamlanmamış olmasıdır. Önümüzdeki bir ay gibi bir sürede bunlar netleşecektir. Biz de vatandaşlarımızı koruyacak biçimde kararlarımızı Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte vereceğiz. Konuyu çok yakından takip ediyoruz.”

Bakan Akdağ, domuz gribine ilişkin başka bir soru üzerine, “Bu hastalık, bütün dünyada önümüzdeki aylarda çok hızlı bir şekilde yayılacak. Burada önemli olan kendi ülkemiz açısından bu yayılmayı yavaşlatmak, riskli grupları iyi korumak, onları aşılamaktır. Ne yapacağımızı bilmektir. Çok insan hastalanacaktır, buna hazırlıklı olalım” dedi. Hastalık konusunda bakanlık ve yerel sağlık birimlerinin vatandaşları bilgilendirmeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Koruyucu tedbirleri çok iyi alacağız. Bulaştırmamak için ellerimizi çok iyi yıkamamız gerek, diğer koruyucu tedbirleri iyi alacağız. Bir de Sağlık Bakanlığı ve yerel sağlık yöneticilerince yapılan uyarıları takip edeceğiz. Süreç içinde bu uyarıların niteliği değişebiliyor. Her türlü iletişim mecrasını kullanarak özellikle basın aracılığıyla halkımızı aydınlatmaya devam edeceğiz. Artık domuz gribi ile ilgili bir hasta gördüğümüzde, bunu çok özel bir durummuş gibi görmekten vazgeçmeliyiz. Bu hastalık bütün dünyada yayıldı, biliyoruz ki kış mevsiminde yayılma çok hızlanacak.” Sağlık Bakanı Akdağ, Tekirdağ'daki sel felaketinin ardından içme suyunun kullanımına yönelik soruya ise “Böyle zamanlarda, o bölgedeki mahalli yöneticilerimiz, il hıfzıssıhha kurulu ile birlikte bölgeye veya şehre ait gerekli tedbirleri halkımıza iletiyorlar. Genel anlamda içme suyu ile ilgili bir sıkıntı olmamasına gayret ediyorlar. Suların klorlanması ile ilgili hassasiyetler artırılıyor. Gerekli uyarılar il içinde vatandaşlarımıza yapılacaktır” yanıtını verdi.

Ekim'de 10 Milyon Domuz Gribi Aşısı Geliyor
Domuz gribine karşı daha önce risk grubundaki 10 milyon kişiyi aşılama kararı alan Sağlık Bakanlığı, ilk partisi Ekim başında gelmesi beklenen aşının daha fazla sayıdaki kişiye yapılabileceğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 2 firmanın H1N1 aşısını Eylül sonundan itibaren üretecek duruma geleceğini söyledi. Domuz gribi pandemisine ilişkin hazırlıklar ve yürütülen çalışmaların Pandemi İzleme Bilim Kurulu ile birlikte şekillendirildiğini anlatan Buzgan, bu kurulun aldığı karara göre ülkede domuz gribi aşısı yapılması gereken 13 milyon kişi bulunduğunu bildirdi. Ülkelerin üretimi sınırlı olan aşıya ulaşabilmek için bir yarış içinde olduğuna dikkati çeken Buzgan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın firmalarla bizzat görüşerek aşının temini konusunda gereken garantiyi aldığını belirtti. 2 doz halinde uygulanacak aşının ilk partisinin Ekim başında Türkiye'ye ulaşmasının beklendiğini açıklayan Buzgan, uygulamanın en yüksek risk grubundan başlanarak yapılacağını söyledi. Bilim kurulunun, öncelikli risk grubu olarak gebeleri, 6-35 ay arasındaki çocukları, diyabet, KOAH, kalp hastalığı ve bağışıklık sistemi yetmezliğine sahip kronik hastalığı olanları, sağlık personelini, elektrik, doğalgaz ve ulaşım hizmeti gören kritik görevlerdeki kamu personelini, asayiş kuvvetlerini ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını belirlediğini kaydeden Buzgan, aşının yetişmesi halinde hacı adaylarının da bu gruba dahil edileceğini söyledi. İlk etapta risk grubundaki asgari 10 milyon kişinin aşılanması kararı alındığını, ancak bu sayının artırabileceğini bildiren Buzgan, ''Sipariş verilen 20 milyon dozun 3'te 1'i yılsonuna kadar, geri kalanı da 2010 başında teslim alınacak. Belki ilk dozu hemen, 2. dozu daha sonra yapabiliriz. Türkiye aşı sıkıntısı yaşamayacak'' diye konuştu. Üretimi sınırlı olduğu için H1N1 aşısının ilk etapta eczanelerde satılmasının beklenmediğini kaydeden Buzgan, ''Belki 2010 yılının 2. yarısında piyasada satılabilir'' dedi. Buzgan, mevsimsel grip aşısı ile H1N1 aşısının birlikte yapılmasında bir sakınca olmadığını da bildirdi.



Son Dakika
Sağlık Bakanlığı, Ankara'da bir ilköğretim okulunda, yakın dönemde yurt dışı seyahatinden dönen, öğrencilerle teması olan ve hastalık belirtileri ortaya çıkan bir öğrenciden alınan numunede pandemik A (H1N1) virüsü tespit edildiğini bildirdi.    

Böylelikle ülkede vaka sayısının 477'ye, yerli vaka sayısının da 160'a ulaştığı açıklandı.

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: "Ankara'da bir ilköğretim okulunda, yakın dönemde yurt dışı seyahatinden dönen öğrencilerle teması olan ve hastalık belirtileri ortaya çıkan bir öğrenciden alınan numunede pandemik A (H1N1) virüsü tespit edilmiştir. Böylelikle ülkemizde vaka sayısı 477'ye ve yerli vaka sayısı da 160'a ulaşmıştır."

Öğrencinin genel durumunun iyi olduğu, evinde izole edilerek tedavisine başlandığı kaydedilen açıklamada, "Bu vaka ile temaslı olan kişilerden alınan numuneler ulusal referans laboratuvarımız olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi viroloji laboratuvarında çalışılmakta olup sonuçları kamuoyu ile paylaşılacaktır" bilgisine yer verildi.

Okul tatil edilmedi

Ankara Valisi Kemal Önal ise bir öğrencide domuz gribi virüsüne rastlanan Özel Bilkent İlköğretim Okulu'nda eğitim ve öğretimin devam edeceğini, şimdilik okulun tatil edilmesinin söz konusu olmadığını bildirdi.

Önal, yaptığı açıklamada, domuz gribi virüsü tespit edilen 7. sınıf öğrencisi B.T'nin temas ettiği öğrencilerin 7'sinden alınan numunelerin Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'ndeki laboratuvarda incelendiğini, bununla ilgili sonuçların henüz alınmadığını söyledi.

Söz konusu okulda eğitim ve öğretimin devam edeceğini belirten Önal, "Şimdilik herhangi bir tatil söz konusu değil" dedi.

Öte yandan, Özel Bilkent İlköğretim Okulu'nun internet sitesinde yer alan açıklamada da, okulun yarın tatil olmadığı bildirildi.

Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy da, ilköğretim okulu öğrencisi B.T'de hafif burun akıntısı olduğunu, ateşinin bulunmadığını ve genel sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.

Aksoy, Özel Bilkent İlköğretim Okulu öğrencilerinden 45 kişilik bir grubun geçtiğimiz haftalarda İskoçya'ya, daha sonra da Kapadokya'ya gittiklerini belirtti.

Domuz gribi virüsü tespit edilen B.T. ile aynı virüsü taşıdıkları şüphesiyle alınan numuneleri Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nde incelenen 7 öğrencinin genel sağlık durumlarının iyi olduğunu anlatan Aksoy, "Domuz gribi virüsü saptanan çocukta hafif burun akıntısı var. Ateşi bile yok. Genel durumu iyi" dedi.

Ankara'da domuz gribi vakasının daha önce de görüldüğünü kaydeden Aksoy, "Bunda abartılacak bir durum yok. Bizim endişemiz virüsün şekil değiştirerek saldırgan hale dönüşmesi. Virüste şekil ve karakter değişikliği olmadığı sürece herhangi bir endişe duymuyoruz" diye konuştu. 14.10.2009

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI 15/10/2009 Tarihli Açıklama (Saat 17:00)

Ankara da bir ilköğretim okulunda bir öğrenciden alınan numunede pandemik A (H1N1) virüsü tespit edildiği 13.10.2009 tarihli açıklamamızla duyurulmuştu. Bu gelişme çerçevesinde vakanın yakın temaslılarına ulaşılmış ve alınan numunelerde aynı okulla ilişkili ilk vaka da dâhil olmak üzere toplam 16 vaka pozitif olarak tespit edilmiştir.  Bu vakalardan 13’ü öğrenci, 2’si veli ve 1’i öğretmendir.
Böylece toplam vaka sayımız 492’ye ulaşmıştır.
Tüm vakaların kontrol ve tedavileri evlerinde sürdürülmektedir. Temaslılarına ulaşılmakta ve sağlık kontrolleri yapılmaktadır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 



T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI 18/10/2009 Tarihli Açıklama (Saat 20:00)


Diyarbakır' da İki okulda daha domuz gribi... 
Bu okullarda 5 süreyle eğitime ara verildi!

18 Ekim 2009 tarihi saat 20:00 itibari ile bugüne kadar ülkemizde tespit edilen pandemik H1N1 gripli hasta sayısı toplam 551’dir. Ankara’da son 5 günde tespit edilen vaka sayısı ise 41’e ulaşmıştır.

Tespit edilen yeni vakaların genel durumları iyi olup takipleri devam etmektedir.

Öte yandan Diyarbakır ilimizde 7 yeni pandemik H1N1 gribi vakası tespit edilmiş olup bu vakaların 6 tanesi öğrencidir. Bu vakaların görülmesi üzerine, Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu 18 Ekim 2009 tarihinde toplanarak 2 okulda (araya hafta sonu tatilinin girmesi de göz önünde bulundurularak) 19 Ekim 2009 Pazartesi gününden itibaren tedbiren 5 gün süre ile eğitim ve öğretime ara verilmesine karar vermiştir. Diyarbakır’daki vakaların da genel durumları iyi olup takipleri evlerinde devam etmektedir.

Hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan çocuklar bu belirtiler geçinceye kadar okula, dershaneye, kreş veya bakımevine gönderilmemelidir.

Ellerin sık sık su ve sabunla yıkanması hastalığın bulaşmasını önlemede en önemli tedbirlerden biridir. Öksürük veya hapşırık esnasında ağız ve burun tek kullanımlık kâğıt mendil ile kapatılmalı ve mendil çöp kutusuna atılmalıdır. Evler ve diğer kapalı mekânlar sık sık havalandırılmalı, özellikle sık dokunulan eşyalar ve yüzeyler temizlenmelidir.

****
19/10/2009 Tarihli Açıklama (saat:19:00)
"19 Ekim 2009 tarihi saat 19:00 itibari ile bugüne kadar ülkemizde tespit edilen pandemik H1N1 gripli hasta sayısı toplam 574’dür.
Diyarbakır ilimizde yeni pandemik H1N1 gribi vakalarının tespiti ve sağlık mazereti sebebiyle okula devamsızlıkların artması sebebiyle durum değerlendirmesi yapılmıştır. Bakanlığımız Pandemi Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hastalığın yayılım hızını azaltmak amacıyla Diyarbakır il merkezindeki tüm ilköğretim ve ortaöğretim okulları ile dershanelerde eğitim ve öğretime tedbiren 26 Ekim 2009 Pazartesi gününe kadar ara verilmesi Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından kararlaştırılmıştır.
Diyarbakır’daki vakaların da genel durumları iyi olup takipleri evlerinde devam etmektedir." T.C. Sağlık Bakanlığı

20 Ekim 2009 tarihi saat 12:00 itibari ile bugüne kadar ülkemizde tespit edilen pandemik H1N1 gripli hasta sayısı toplam 582’dir.

DOMUZ GRİBİ İSTANBUL'DA


20/10/2009 Tarihli Açıklama (saat:21:45)
İstanbul ilimizde 30 Nisan - 20 Ekim 2009 tarihleri arasında 245 kişide Pandemik A (H1N1) gribi tespit edilmiştir. 18 yaş altı grupta da zaman zaman pozitif vakalara rastlanmaktadır.

Not: Domuz Gribi Aşıları ANKARA' ya ulaşmış olup MEB tarafından öğrencilerin aşılanmasından önce VELİ' lere yazılı izin alınacaktır. Domuz gribi aşısına sıcak bakmayan velilerin Domuz Gribi Aşısı Nedir? yazımızı okumaları önerilir.

Konya'da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran iki kişide domuz gribi virüsü tespit edildi.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, Meram Tıp Fakültesinde iki kişide virüs tespit edildiğini belirtti.
Erayman, domuz gribi virüsünün bulaştığı biri tıp fakültesi öğrencisi 2 kişinin tedavi edildikten sonra taburcu edildiğini ancak kontrollerinin sürdüğünü söyledi. Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, virüs bulaştığından şüphelenilen bir hastanın da sonuçlarının beklendiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığınca bu konuda enüz bir açıklama yayınlanmadı. 21.10.2009

DOMUZ GRİBİNDEN İLK ÖLÜM
Pnömoni (zatürre) teşhisiyle Ankara’daki bir hastanemizde takip ve tedavisi sürdürülen 29 yaşındaki bir vatandaşımız, gelişen ani solunum yetmezliği sebebiyle maalesef hayatını kaybetmiştir. Alınan numunelerde pandemik A(H1N1) virüsü tespit edilmiştir. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan bu vaka ülkemizde pandemik A(H1N1) sebebiyle kaybettiğimiz ilk kişidir.
24.10.2009 tarihi saat 20.00 itibarıyla ülkemizde pandemik A(H1N1) toplam vaka sayısı 958’e ulaşmıştır.
Vatandaşlarımızın korunma tedbirlerine özenle riayet etmesi, grip belirtileri olan çocukların okul ve dershaneye gönderilmemesi, hastalık belirtisi olanların evlerinde istirahat etmeleri gerekmektedir. Ancak, genel durumda kötüleşme, solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, 5 günden fazla süren ateş, ciddi ve sürekli kusması olan vakaların beklemeden doktora müracaatları büyük önem taşımaktadır.

500 bin dozluk Novartis üretimi ilk parti aşılar, 81 ilin sağlık  müdürlüklerince sağlık kuruluşlarına sevk edildi. Pandemi Bilim Kurulu’nun  verdiği kararlar dahilinde planlanan ve icra edilen ‘H1N1 Aşı Uygulamaları ve Takvimi’ne göre, ilk aşı uygulamaları sağlık personeline ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına bugün yapılmaya başlandı. Uygulamayla yaklaşık 350 bin sağlık çalışanının aşılanması öngörülüyor. 02/11/2009

İLK AŞI ANKARA SAĞLIK MÜDÜRÜNE
Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy, Sağlık Bakanlığı Ankara Numune  Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hazırlanan H1N1 Aşı Odası’nda domuz gribi aşısını ilk yaptıran isim oldu. Aksoy’dan sonra ise hemşire, doktor, 112 çalışanları olmak üzere çok sayıda sağlık hizmeti veren personele aşı yapıldı. Aşı uygulamasıyla ilgili ilk görüntü ve fotoğraflar, sağlık hizmetinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar nedeniyle Sağlık  Bakanlığı Basın Müşavirliği tarafından çekilerek, basına dağıtıldı. 2.11.2009

Domuz gribi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) de görüldü. TBMM’de bir milletvekili sekreterine Domuz gribi teşhisi kondu. Dinlenmesi için izin verilen sekreterin sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. 4 bin kişinin çalıştığı ve bir o kadar da ziyaretçinin girdiği Meclis’te önlem olarak milletvekili odalarına dezenfektan konuldu. Aşı olacağının mesajını veren TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Parlamento Muhabirleri Derneği ziyaretinde “Aşılı ağacın meyvesi sağlıklı olur” dedi.

GATA Komutanı da grip
TSK’da ilk Domuz gribi teşhisi dün kondu. Rahatsızlanan Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu’na hastanede yapılan muayenesinde Domuz gribi teşhisi konuldu. GATA’da tedaviye alınan Memişoğlu’nun durumunun iyi olduğu, 2-3 gün içinde taburcu edileceği belirtildi.
Askeri personel aşılanıyor
Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Ferit Güler, TSK içinde de Domuz gribi şüphelisi olarak rapor edilen personel bulunduğunu açıkladı. “Ölümcül bir vakayla karşılaşılmamıştır” diyen Güler, TSK’da, aşının askeri sağlık personeli ile risk gruplarındaki personele uygulanmaya başladığını söyledi. 7.11.2009
SON DURUM :
Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 112 olmuştur . 23.11.2009  GÜNCEL DURUM...

Domuz Gribinden YENİ Ölümler var...


Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 112 olmuştur.
Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 301’dir. Bunların 59’unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 31 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.
Hayatını kaybedenlerden 63 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 2 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir. Hastalıktan korunmanın bilinen en etkili yolu aşı olmaktır. Halen sağlık kuruluşlarında kronik hastalığı bulunan ve beş yaşından küçük olan vatandaşlarımızın aşılanmalarına devam edilmektedir. Diğer gruplarla ilgili aşı takvimi Pandemi Bilim Kurulu tarafından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmenin sonucu en kısa sürede kamuoyumuzla paylaşılacaktır.

Aşı olan vatandaşlarımızın, aşının koruyucu etkisi 10–14 gün sonra ortaya çıktığından kişisel korunma önlemlerini devam ettirmeleri önemlidir.

Ölümlerin görüldüğü illerimiz ve ölüm sayıları şu şekildedir: 23.11.2009
Domuz gribinden ölümler
** Grip Aşısı ve Domuz Gribi İlişkisi 

** DOMUZ GRİBİ AŞISI HAKKINDA BİLİNMEYENLER - AŞININ ZARARI VAR MI? -Yeni

Tayland'da burun spreyi şeklinde uygulanacak bir domuz gribi aşısının klinik denemelerinin başladığı bildirildi.
Sağlık yetkilileri, burun spreyi gibi uygulanan aşının klinik denemelerinin bugün Bangkok'taki Mahidol Üniversitesinde başladığını belirtti.
Denemelerin ardından aşının, insan sağlığına herhangi bir tehlike oluşturmadığı tespit edilmesi halinde tescil edileceği kaydedildi.
Denemeler kapsamında 15 erkek ve 9 kadının 28 günlük bir sürede değişik miktarlarda aşının test edilmesi için 12 kişiden oluşan iki gruba ayrıldığı belirtildi.
Bu grupların, ilk dozun ardından bir hafta süreyle karantina altına alınacakları ve üç hafta sonra ikinci dozun verileceği kaydedildi.
400 kişi üzerinde yapılacak diğer denemelerin sonuçlarının ise birkaç aydan önce alınmasının beklenmediği bildirildi.
Yaklaşık 30 bin Domuz gribi vakasının saptandığı ülkede hastalıktan ölenlerin sayısının 190 olduğu açıklandı.

Domuz gribi annenin karnında bebeği öldü
HATAY´ın İskenderun İlçesi´nde, geçtiğimiz hafta, yüksek ateş şikayetiyle İskenderun Doğumevi Hastanesi´ne başvuran 6 aylık hamile Ayşe Vurucu (22) tedaviye alındı. Alınan kan örneklerinden kadına Domuz gribi hastalığı teşhisi kondu. Bu yönde tedavisi süren genç annenin, dün akşam saatlerinde yapılan kontrollerinde karnındaki bebeğin öldüğü belirlendi. Bunun üzerine ameliyata alınan kadının karnındaki ölü bebeği alındı. Genç kadının tedavisine devam ediliyor. 24.12.2009

Asteğmen domuz gribinden öldü 5.1.2010
SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde domuz gribi teşhisiyle tedavi gören 27 yaşındaki Asteğmen Mustafa Semih Akça öldü. Vatani görevini yapmak üzere Samsun’da bulunan Akça’nın Malatya Devlet Hastanesi’nde psikolog olarak görev yaptığı belirtildi.
Samsun Garnizon Komutanlığı’nda vatani görevini yapan Asteğmen Mustafa Semih Akça, geçen yıl 12 Aralık’ta yüksek ateş ve solunum güçlüğü şikayetiyle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan ilk müdehalenin ardından domuz gribinden şüphelenilen Akça, yoğun bakım servisine alınarak solunum cihazına bağlandı.
Akça'nın Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’ne gönderilen numunelerinde de Domuz gribi çıktı. Tedavisi yoğun bakım servisinde sürdürülen Akça’nın durumu ağırlaştı. Dün gece yaşamını yitiren Asteğmen Mustafa Semih Akça’nın cenazesi bugün askeri törenle Tıp Fakültesi Hastanesi’nden alınarak memleketi Malatya’ya gönderildi.
Yaprak KOÇER/SAMSUN, (DHA) 5.1.2010



Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, ilk vakanın belirlendiği 15 Mayıs’tan bu yana ülkede toplam bin 602 Domuz gribi vakası tespit edildiği bildirildi.
Bu sayının bugün itibariyle Türkiye'de var olan değil, sürecin başlangıcından bu yana tespit edilen toplam vaka sayısı olduğu vurgulandı.
Tedavisi hastanelerde sürdürülmekte olan laboratuvar teyitli pandemik A(H1N1) grip vaka sayının 25 olduğu, bunlardan durumu ağır olan 3 hastanın tedavisinin ise yoğun bakımda sürdürüldüğü belirtilen açıklamada, şunlara dikkat çekildi: ''Vatandaşlarımızın korunma tedbirlerine özenle riayet etmesi, grip belirtileri olan çocukların okul ve dershaneye gönderilmemesi gerekmektedir.
İki yaşından küçük çocuklar, kronik hastalığı olanlar, gebeler ve 65 yaş üstündekilerin grip belirtileri ortaya çıktığında mutlaka bir hekime müracaat etmeleri gerekmektedir.
Bunların dışındaki kişilerde grip belirtileri ortaya çıktığında evlerinde istirahat etmeleri, ancak genel durumda kötüleşme, solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, 3 günden fazla süren ateş, ciddi ve sürekli kusması olan vakaların beklemeden doktora müracaatları büyük önem taşımaktadır.” 15.1.2010


Sağlık Bakanı Recep Akdağ domuz gribi salgınının muhtemelen tamamlandığını ve domuz gribi aşılarının bir kısmının iade edileceğini söyledi. 9.3.2010

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, H1N1 gribine karşı tedbir olarak Türkiye'nin, sipariş ettiği 43 milyon doz aşıdan yaklaşık 17 milyon dozu satın aldığını belirterek, “Bunun çok önemli bir bölümünü geriye vermek için firmalarla ön görüşmelerimizi yaptık. Ancak yaklaşık 2-3 milyon dozluk aşıyı, özellikle stoklarımızda tutmayı düşünüyoruz” dedi.

Bakan Akdağ, sağlık muhabirleriyle Hekimevi'nde kahvaltı basın toplantısında bir araya geldi.
“(DOMUZ GRİBİ) SALGIN MUHTEMELEN TAMAMLANDI”
Geçtiğimiz yıl içinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi ilan edilen ve halk arasında “domuz gribi” olarak bilinen H1N1 virüsü salgınının hala bir tehlike olup olmadığı ve ilaç firmalarınca çıkartıldığı iddialarına yönelik bir soru üzerine Akdağ, şunları kaydetti:
“Salgın muhtemelen tamamlandı. Bilim adamlarımızın bu hususta son bir değerlendirmesine ihtiyacımız var ama elimizdeki veriler bunu gösteriyor. İkinci bir dalga sonbaharda olur mu, bu hususu tam bilmiyoruz ancak çok büyük bir dalga beklemediğimizi belirtiyorum. Bunun dışında DSÖ'nden hiçbir yetkili, bu konuyla ilgili oyuna geldiklerini falan söylemedi. Bu dünya ve Türkiye basınında yer alan haberler, iki türlü gelişti. Bunlardan birincisi Avrupa Parlamentosunda bir komisyon üyesi önerge verdi ve komisyon tarafından incelemeye alındı. Verilmiş bir karar olmadı. İkincisi de DSÖ ile ilişkili olan ama konusu enfeksiyon hastalıkları ve salgınlar olmayan bir başka yetkili açıklama yaptı. Dolayısıyla DSÖ, aldığı pandemi kararından, aşılama ile ilgili önerilerinden hiçbir zaman geri durmadı.”
Akdağ, Türkiye'de de çok iyi bir hazırlık yapıldığını, el yıkama duyarlığının geliştirildiğini ve Türk insanına bir sigorta olarak 43 milyon doz aşı siparişi yaptıklarını anlattı. Aşılama eğiliminin, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çok düşük kaldığını ifade eden Akdağ, “Aşılama çok düşük olduğu için bu 43 milyon doz aşıyı satın almadık. Satın aldığımız aşı, yaklaşık 17 milyon doz civarındadır. Bunun da çok önemli bir bölümünü, daha önceden görüştüğümüz şekilde geriye vermek için çok başarılı bir operasyon yapmış olduk. Geri ödemeyle ilgili anlaşmaları şu anda yapmak üzereyiz. Firmalarla ön görüşmelerimizi yaptık ancak yaklaşık 2-3 milyon dozluk bir aşıyı, özellikle miadı daha uzun aşıyı, stoklarımızda tutmayı düşünüyoruz. Ne olur ne olmaz, beklenmedik bir şey olur, yeni bir dalga gelir, yeni bir antijen oluşur düşüncesiyle, bunu da yine bilim adamlarımızın görüşlerine sunuyoruz” bilgisini verdi.
Bu konuda da muhalefet yapıldığı eleştirisinde bulanan Akdağ, bilimsel kurulların, bu konuda çok doğru davranıldığını söylediklerini bildirdi. Akdağ, Türk Tabipleri Birliğinin de kendilerine destek verdiğini dile getirdi.
Satın alınan aşılardan çok az miktarının hibe edildiğini ifade eden Akdağ, bu rakamın yüz binlerle sınırlı olduğunu bildirdi.
Akdağ, domuz gribinden en çok etkilenenlerin başında gebelerin geldiğini anlatarak, “2009'da 38 hamile zatürreden hayatını kaybetti ve bunun 36'sında H1N1 tespit edildi. Ölen hamilelerin hiçbiri de aşılanmamıştı. 2008'de zatürreden yaşamını yitiren hamile sayısı 2 kişiydi. Aşı olmuş kişilerden hiçbiri de H1N1'den dolayı yaşamını yitirmedi” dedi. 10.3.2010

Maşallah




REKLAM
Reklam için İletişim Linkini Kullanınız
REKLAM
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

OKUNASI
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web