Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM


Sağlık
 
Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi

- antakya biberi- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- mekik aleti
- plates topu
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 10.01.2009
Arşiv - 10.01.2009

Çikolata yerine makarna yiyin!

Kadınların hassas dönemlerinden biri adet dönemidir. Sinirlilik, şişkinlik, tatlı krizleri iç içedir. Bu dönemi huzurlu ve kilo almadan atlatmak ise mümkün.

Çikolata yerine makarna yiyinAdet öncesi 1-2 haftalık süre boyunca kadınlarda duygusal gelgitler, yorgunluk, sinirlilik gibi belirtilerin yanı sıra su tutumuna bağlı ödem, göğüslerde hassasiyet, baş ağrıları, geçici kilo artışı ve aşın tatlı yeme isteği gibi fiziksel yakınmalar da görülebilir. Bu dönemde özellikle kafein, basit şeker, tuz veya sodyum, yağ ve alkolden kaçınmak yakınmaları azaltır. "Kompleks karbonhidratlar ve yüksek kalsiyum içeriği olan yiyecekler, tatlı yeme isteğini bastırır. Bu nedenle bol meyve-sebze, tam tahıl ürünleri, yağsız süt ve süt ürünlerinden faydalanmakta yarar var.

*Bal, reçel, pekmez, çikolata, pasta, dondurma, tatlı gibi basit karbonhidratlar yerine ekmek, pilav, makarna, patates gibi kompleks karbonhidratlara yönelin.

*B6 vitamininden zengin bir beslenme planı da adet öncesi dönemde yaşanan yakınmaları azaltır. Balık, tavuk, soya ürünleri, brokoli, muz havuç, yumurta, avokado, tahıllar ve ıspanak B6 vitamininden zengin yiyeceklerdir.

*Ayrıca bu dönemde vücudunuzda magnezyum da azalır. Et, süt, balık, yumurta, kum baklagiller, kabak, tam tahıllar, çikolata, badem gibi magnezyum kaynaklarına yönelebilirsiniz.

Bol su için

Adet öncesi yaklaşık bir hafta boyunca metabolik hızınızda hafif bir artış olur. Bu da günlük enerjiye yaklaşık 200 kalori ekleyebileceğiniz anlamına gelir. Bu dönemde kilo anısı konusunda endişelenip daha az yemek yemeye çalışmayın. Kilo artışınızın, su tutumuna bağlı geçici bir durum olduğunu unutmayın.

Demir kaybı için: Kırmızı et ve yumurta

Adet döneminde kanamayla birlikte vücuttan demir kaybı olur. Demir eksikliği, yorgun ve güçsüz bırakacağı gibi, ileri düzeylerde kansızlığa da ne¬den olabilir. Bu nedenle adet dönemi boyunca kırmızı et, yumurta, tavuk, balık, domates, kırmızı biber ve yeşil yapraklı sebzeler yiyerek demirden zengin beslenmeye devam etmekte yarar var. Bu dönem boyunca tuz, alkol, kafein ve basit şekerlerden de uzak durmak gerekir.

- Adet Sürerisini Kısaltmak Dr. Metin Okucu
-
Adet Dönemi Egzersizleri
-
Adet Sancılarına Karşı Doğal Kür Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
-
Adet Düzensizliğine Karşı Bitkisel Kür Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
-
Adet Döneminde Beslenme
-
Kürtaj Sonrası Adet Sorunu Prof.Dr. Derin Kösebay
-
Genç Kızlarda Adet Gecikmesinin Nedenleri Prof.Dr. Derin Kösebay
-
Adetlerim Düzensiz Çocuğum Olur mu? Prof.Dr. Derin Kösebay
-
Adet Düzensizliği ve Kistler Prof.Dr. Derin Kösebay
-
Adet Düzensizliği ve Aşırı Kanama Prof. Dr. Ergin Bengisu
-
Adet Ağrıları Şiddetliyse Dikkat Op.Dr. Osman Denizhan Özgün
-
Adet Siklusu (Döngüsü) Op.Dr. Alper Mumcu

Makyaj, Kadın Olmanın Vazgeçilmez Bir Parçası

Renklerin hayatımızda yeri çok büyük. Bulunduğumuz mekanlarda tercih ettiğimiz renkler, ruh halimizi ve yaratıcılığımızı etkiliyor. Makyaj yaparken ya da giyinirken seçtiğimiz renkler ise zevkimizi, kişiliğimizi ortaya koyuyor. Renkleri iyi tanımalı ve bize en uygun renkleri tercih etmeliyiz.

Renkleri tanımak

Renkler sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayrılır.
Sarı, turuncu ve diğer renklerin sarıya veya turuncuya bakan tonları sıcaktır.
Sıcak renkler bize ateşi, soğuk renkler ise bize serinliği çağrıştırır.
Mavi, eflatun, pembe gibi renkler soğuk renklerdir.

CİLT RENGİ TESTİ
Kıyafetlerinizi ve makyaj ürünlerinizi seçmeden önce mutlaka cilt renginizi belirlemelisiniz. Cilt rengi testi yapmak Bu testi yaparken yüzünüzün doğal gün ışığında olmasına dikkat edin. Tüm yüzünüzü ve boynunuzu görebilecek kadar geniş bir ayna kutlanın. Eğer mümkünse omuzlarınızı çıplak bırakın. Mümkün değilse omuzlarınıza giysinizi kapatacak şekilde beyaz bir havlu sarın. Yüzünüzü fondöten, kapatıcı ve pudra dahil olmak üzere her türlü makyaj malzemesinden arındırın. Saçınızı geriye doğru sıkıca bağlayın ve yüzünüzü tamamen açıkta bırakın.
Şimdi cildinizin sıcak/soğuk olduğunu belirleyin: Eğer cildiniz sarı-şeftali tonlarındaysa, cilt renginiz sıcaktır. Pembe - mavi tonlarındaysa, cilt renginiz soğuktur. Eğer cildinizin renginden tam olarak emin olamadıysanız, turuncu ve pembe ruj sürerek ve hangisinin size daha çok yakıştığına bakarak da, cildinizin soğuk mu sıcak mı olduğunu anlayabilirsiniz. Cilt renginiz sıcak ise sıcak tonlarda, soğuk ise soğuk tonlarda makyaj ürünlerini tercih etmelisiniz.

Makyajda ışık ve gölge

Makyajda amaç, yüzdeki kusurları gizlemek, güzel bölümleri ise vurgulamaktır. Bunu gölgelendirme ile yapabiliriz. Doğru bir şekilde gölgelendirme yapabilmek için, ışık ve gölge tekniğinin iki kuralını bilmeliyiz; açık renkler ışık verip, hacim kazandırırken, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür. Yani, açık renkler yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümleri yumuşatmak için; koyu renkler ise, yüzümüzdeki geniş alanları daraltmak, uzun alanları kısa göstermek için kullanılabilir. Örneğin burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz daha kısa ve ince görünecektir.

Aklınızda bulunsun
• Ambalajı açılmış ürünleri satın almayın.
• Uygulama fırçalarınızı ve spatulalarınızı sık sık temizleyin.
• Fondöten ve rimelinize su, ojenize aseton eklemeyin.
• Ürünlerin ambalajlarını değiştirmeyin.
• "Bulmuşken alayım mantığıyla alışveriş yapmayın"; her malzemeyi bitmesine yakın yenileyin.

Makyöz Meryem DEDE

Vücudun en önemli organlarından biri olan böbreklerde yaşanacak sorunlar, birçok hastalığı tetikler. Bol bol su tüketin….

Böbrekler vücudumuzun en önemli organlarındandır. Bel omurlarımızın her 2 yanında yer alırlar. Erkeklerdeki ağırlığı 125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr arasında değişir. Fasulye biçiminde çift organlarımızdandır. Sağ böbrek sol böbrekten 1-2 cm kadar aşağıdadır. Bu kadar küçük olan bu organların fonksiyonları ise düşünülemeyecek kadar büyüktür. Böbrekler yerlerine çok sıkı bağlanmışlardır. Solunumla hareket ederler.

ZEHİRLİ MADDELER
Her 2 böbrekte yaklaşık olarak 2 milyon 400 bin civarında nefron adı verilen süzme üniteleri vardır. Bunla¬rın sayısı yaşlanmayla birlikte azalır. Kalbin dakikada pompaladığı 6 litre kanın 1,5 lt'si böbreklerden filtre olur. iki böbrekte bulunan nefronlardan 1 dakikada 1 litre kan geçmektedir. Tüm bunlar böbreklerin vücut için ne kadar hayati önemi olduğunu göstermektedir. Böbreklerden geçen kan filtre edildikten sonra yararlı maddeler (kan elemanları, proteinler gibi) tekrar kana verilir. Vücuttan uzaklaştırılması gerekli olan zehirli maddeler ise idrarı oluşturur. Böbrekler yaptıkları birçok fizyolojik fonksiyonlarla canlının var olabilmesinin şartı olan iç ortamın sabitliğini devam ettirmeye çalışır.

HORMONLARI DÜZENLER
1- Metabolizma sonucu meydana gelen artıkların, kandaki zehirli maddelerin atılma işlemidir ki, bu gerçek anlamda idrar yapma olayıdır.
2- Vücudun sıvı-iyon dengesini ayarlar.
3- Asit-bazdengesini ayarlar.
4- Vücutta kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan vücut için zararlı zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
5- Birtakım hormonlar salgılayarak vücudumuz için çok gerekli bir takım düzenlemeler yapar. Bu hormonların yapım ve yıkım yeridir: 
- Kan yapımını sağlayan "eritropoetîn" salgılayarak kanı temizler.
- Kan basıncını "renin" salgılayarak ve onu kana ve-rerek ayarlar.
- Kemik mineral yapısını, Vitamin D salgılayarak dengede tutar. Vücudun tüm organlarıyla bir bütün olarak düzenli çalışmasını sağlar. Sağlıklı bir böbrek için bol bol su tüketilmesi gerekmektedir.

BÖBREK TAŞI SICAK SEVER!

Böbrek taşı, böbreklerin içinde çeşitli maddelerin kristalizasyonu sonucu oluşan maddelerdir. Bu taşlar böbrekte kalır, büyür ve idrar yollarına ilerler. 

Böbrek taşı, böbreklerin içinde çeşitli maddelerin kristalizasyonu (taşlaşması) sonucu oluşan maddelerdir. Taşların çoğunluğu kalsiyum oksalat taşları olmakla beraber, bazıları kalsiyum fosfat, ürik asit ve başka maddelerdir. Bu taşlar böbrekte kalabilir, büyüyebilir veya böbreklerden hareket ederek böbrekler ile idrar kesesini birleştiren idrar yollarına ilerleyebilir. Böbrek taşları erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha sık rastlanır. Sıcak mevsimlerde daha sık oluştuğu bildirilmektedir (vücutta su kaybı daha fazla olur). Özellikle diyetin bazı taşların oluşumuna zemin hazırladığı kabul edilmektedir. Böbreklerden süzülen su miktarı ile yakın ilgisi olan böbrek taşları, özellikle vücudu taş oluşumuna yatkın olan kişilerde su kaybı meydana gelmesiyle idrar yoğunluğu artar ve kristalleşme kolaylaşmaktadır. Bunun yanında bol sıvı alan kişilerde de taş oluşumu nadirdir. Diyet, metabolizma değişiklikleri ve bazı hastalıklar da taşların oluşumunda rol oynayan faktörlerdir. Böbrek taşları dayanılmaz ağrılara neden olabileceği gibi, hiçbir belirti vermeyebilir. İdrar yollarına düşen taşlar ise şiddetli ağrı yapabilir. Ağrı genelde gelip geçici özelliktedir ve taşın olduğu tarafta belin alt kısmı ve yan tarafında ağrı olur. Bazen de karına doğru yayılan bir ağrı olabilir. Böbrek taşını teşhis etmek için muayene yapılır ve yeri ile boyutunu belirlemek amacıyla böbrek rontgeni (IVP) ve ultrasonografi yapılır. Birçok taş kendiliğinden düşebilir ve bu yüzden küçük boyuttaki taşların düşmesine şans tanınabilir. Taşın büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre süre değişebilir. Bu durumda hastaya ağrı tedavisinin yanı sıra günde en az 2-3 litre sıvı alması tavsiye edilir. Düşürülen taş, laboratuarda incelenerek cinsi tespit edilir ve tekrar oluşmaması için gerekli önlemler alınır.

LAZERLE KIRILABİLİR
Taş kırma (ESWL): Bu yöntemde şok dalgaları verilerek taş kırılır ve idrar yollarına zarar vermeden kırıntılar halinde idrarla atılır. Lazerle taş parçalanmaz veya küçülmezse, işlem tekrarlanabilir. Hastanın bu işlem sonunda da bol sıvı alması gereklidir. Bazı durumlarda taş, kırma işleminden sonra da düşmez. Böylesi durumlarda, idrar yollarına, mesaneye ve idrar kanallarına girilerek taş çıkartılır. Taş yine de çıkartılamazsa, cerrahi müdahale uygulanır.

Taş büyükse :
Üreteroskopi:
Bu işlemde kamera kullanılarak idrar yollarına direkt gözle görülerek taşlar ya kırılır veya kırılmadan dışarı çıkarılır. Perkütan taş kırma: Sırttan bir delikten kamera ile böbreğe girilir ve gözle görülerek böbrek içindeki büyük taşların kırılmasında kullanılan yöntemdir. Taşın tekrar oluşumunu engellemek için bol su içilmelidir. Su kristalleşmeyi engeller böylece tekrar taş oluşmaz.

Tabiatın sonsuz kaynakları

elif güveloğluBedenimiz o kadar mükemmel proglamlanmış ki, o emanete özen gösterdiğimizde karşılığını almamamız mümkün değil. Tabiat o kadar muhteşem ve bereketli ki, bedenimizi hasta olmadan korumamız, hatta hasta olduğumuzda onarmamız için bize sonsuz kaynak sunmuş, bize düşense yalnızca bu sonsuz kaynağı bilinçli kullanmak. Soğuğun iyiden iyiye bastırdığı şu günlerde bitki çaylarının tam zamanı. Bu doğal içecekleri bilinçli kullanırsak hem içimizi ısıtıp hem de birçok hastalıktan korunmamız mümkün. Bedenimiz o kadar tutumlu, tabiat ise o kadar zengin ki, hiçbirşeyin de fazlasına gerek yok. İşte tabiatın sunduğu kaynaklar arasında, evimizde uygulayabileceğimiz bazı doğal çayların verdiği şifalar..

BEDENİ TEMİZLEMEK
Çok sağlıklı beslenenlerin bile, eğer yediklerini fazla kaçırmışlarsa toksin atıcı destekler almaları gerekir. Unutmayın, her şeyin fazlası zehirdir, suyun bile. Size Hipokrat'ın çok sevdiğim bir sözünü hatırlatmak isterim: 'Zararlı bir şeyden az miktarda yemek, faydalı bir şeyden çok yemekten daha iyidir.'

Kereviz yaprakları, maydanoz sapları ve taze nane yapraklarını bir taşım kaynatıp bol limon suyu karıştırarak aralıklı olarak günde 3 fincana kadar içebilirsiniz. Tadı hafif, içimi güzeldir, toksin atmada ise üzerine yoktur. Kurutulmuş bitki çayı tercih ederseniz, yeşil çay harmanlı kekik, papatya, zerdeçal çaylarını öneririm.

SİNDİRİM SORUNU OLANLARA
Yine çok yemek yenilen bir günün ertesi veya hemen yemek sonrasında sindirim salgılarını uyaran ve gaz giderici özelliği olan bitkileri harmanlayıp, çay gibi demleyip içebilirsiniz. Rezene, anason, fesleğen, nane, zencefil, kimyon, mercanköşk, karanfil sindirim sistemini çalıştıran bitkilerin başında gelir.

SAKİNLEŞİN
Kendinizi depresif, huzursuz, asabi hissettiğinizde, uyku bozukluğu çektiğinizde hemen ilaçlara sarılmayın. Sarı kantaron, oğul otu, karabaş otu, fesleğen ve anason bu konuda mükemmeldir.

FORM ÇAYI
Kış dönemi çoğumuzun kilo aldığı bir dönemdir ancak bu kuralı yıkmanız mümkün. Kışın da formunuza dikkat edip yazı fit karşılayabilirsiniz. Düzenli bir beslenme ve egzersiz planı yanı sıra alacağınız bazı bitkisel çaylar formda kalmanıza yardım ederler. Yeşil çay, biberiye, mate yaprağı ve kekik metabolizmayı canlandırıp yağ yakımını artıran maddeler içerir. Kiraz sapı, mısır püskülü, ısırgan ve funda yaprağı ise vücutta biriken fazla sıvının atılmasına yardımcı olurlar.


Dr. ELİF GÜVELOĞLU

Mercimek Meme Kanserine Karşı
Saçlarınız Kışa Hazır mı?
Kansızlık ve Anemi
5'i Biryerde Çayı
Unutkanlığa Çözüm Olan Bitkiler
Köpekbalığı Yağı Faydalı mı?
Aşırı Terlemeye Adaçayı
Kan Dolaşımı Nasıl Güçlenir
Kış Bitki Çayları
Nar Çekirdeğinin Faydaları
Gençliğin Gizli Faktörü
Doğal Antibiyotik
Kansızlığın Doğal Formülü
Hepatit Bitkisel Tedavi
Mutfakdaki Eczane
Kantaron Yağı ile Saç Kürü
Cildi Canlandırmak
Kaç ve Kirpiklere Destek
Genç Kalmanın Sırrı
Dr. Elif Güveloğlu Kimdir?

| Yorumlar (3) | 10.01.2009 | Elif Güveloglu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Maşallah



Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et