Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 08.2008
Arşiv - 08.2008

Yaşınızdan daha genç görünmek mi istiyorsunuz?
İşte yolu: Yüz masajı cildi gerginleştiriyor, pürüzsüzleştiriyor ve yeniden biçimlendiriyor.
Leslie Baumann
Yüzünüzde hiç kırışıklık olmasa bile yüz masajı uygulayabilirsiniz, hatta uzmanlara göre uygulamalısınız da... Çünkü tıpkı vücutta olduğu gibi yüze uygulanan masaj da güzelliğin ve zindeliğin katili stres hormonlarını azaltmaya yarıyor. Miami Üniversitesi Dermatoloji Bölümü profesörlerinden Leslie Baumann, stres hormonlarının ileri derecede akneye varana kadar pek çok sorunun kaynağı olduğunu vurguluyor. Ayrıca bu hormonlar cildin doğal barikatlarını ortadan kaldırarak, deri altındaki suyun daha fazla buharlaşmasına, dolayısıyla da cilt kuruluğuna yol açıyor. Yüz masajı yaşlanmayı geciktirmenin biricik sırrı mı yoksa yalnızca geçici bir zindelik kaynağı mı tartışılabilir ama kesin olan bir şey var ki o da insana sükûnet ve rahatlama sağladığı.

Burada sözü Anastasia Achilleos'a getirelim: Anastasia Achilleos, Tatler dergisinin yılın en iyi yüz bakımı uzmanı seçtiği, kapısında kuyruk olunan yüz masajlarıyla ünlü bir cilt bakımı uzmanı. Çok sayıda film yıldızı ve Kate Moss, Naomi Campbell, Giselle Bündchen gibi ünlü modeller onun düzenli müşterisi. Fendi, Miu Miu, Louis Vuitton, Sportmax gibi markaların reklam kampanyalarında da çalışan Anastasia, beş yılı aşkın bir süredir Olay ürünlerinin güzellik ve cilt temizliği danışmanlığını yürütüyor. Olay'in son olarak piyasaya çıkardığı ve Anastasia'nın da bakımlarında kullandığı Regenerist serisinde yer alan amino-peptid teknolojisiyle hazırlanmış ürünleri; kimyasal peeling, kozmetik cerrahi veya lazer tedavilerine bir alternatif olarak cildin dış tabakasını yenilerken alttaki genç cildi ortaya çıkarmaya yardımcı olan krem ve serumlar. Anastasia, yüzlerimizin görünümünün ve sağlığının doğrudan kendimizi nasıl hissettiğimizle bağlantılı olduğuna inanıyor. Vücudun doku ve hücre hafızası günlük yorgunlukları, rahatsızlıkları kısaca her tür duyguyu depoluyor ve bu da yüzümüzün görüntüsü olarak dış dünyaya yansıyor.Yüz Masajı

CİLT BAKIMININ ZEKİSİ
Anastasia'nın geliştirdiği ve Londralı gazetecilerin 'Zeki bakım' olarak adlandırdığı cilt bakım yönteminin müdavimleri her geçen gün artıyor. Hint usulü teknikler, yüz dokusunu rahatlatma, reiki, çakra enerjisi masajı karması olan bu kendine özgü bakım aslında herkes için özel olarak uygulanıyor. Vücudun iyileşme hızı ve kapasitesi ile cildin alt katmanlarının yapısı herkes için farklı olsa da aslında iyileşme genelde cildin alt katmanlarından, en derinden başlıyor. Anastasia'nın uyguladığı bakım da iki yönlü bir terapi. Ona göre kendisi öğrenci, müşterisinin vücudu da öğretmeni. Her seansta zihin ve vücut ilişkisi ekseninde enerjiyi ortaya çıkarmaya, vücutta bloke edilmiş dolaşım noktalarını açmaya uğraşıyor. İnsanın sırtı tutulunca nasıl hareket etmekte zorlanıyorsa, yorgunluk da yüzün hareketsiz kalmasına, sarkmasına, yaşlı ve hatta üzgün görünmesine neden oluyor. Anastasia'ya göre yüz, ense ve kulaklar dokunuşlara karşı aşırı hassas bölgeler. Çünkü birçok sinir ucu barındırıyorlar ve tüm vücudun gerginliğinin giderilmesi bu noktalara uygulanan masajlarla mümkün. Bu ünlü ve 'zeki bakım'ın püf noktalarını Anastasia'ya sorduk:
* İlk adım çok önemli. Masaja başlamadan önce yüze sıcak bir bez yerleştirip iki dakika kadar bekletmek gerekiyor. Bu iki dakika cilde ekstra bir doz oksijen verilmesini sağlıyor çünkü ısı, dokulara kan hücum etmesine neden oluyor.
* Bir cilt temizleme ürünüyle derinlemesine temizleme. Sıvı ya da krem hiç fark etmez, önemli olan, ürünü cilde yedirirken hafif dokunuşlarla değil, güçlü ve dairesel hareketlerle uygulamak. Parmak uçlarıyla, özellikle yorgun görünebilecek bölgelere yani yüzün iki yanındaki çene kemiklerine, burnun iki yanına, ağız kenarındaki ve alındaki çizgilerin üzerine dairesel hareketlerle sıkı bir baskı uygulamak.
* Temizlikten sonra, nemlendiriciyi de aynı güçlü hareketlerle yüze yedirmek.
* Bütün hareketleri yüzün ortasından dışına doğru uygulamak. Şişkinliği, özellikle göz altlarındaki su birikimini dağıtmak için iki parmakla göz pınarlarından şakaklara doğru masaj yapmak.
* Nemlendiriciyi uygularken göğüs dekoltesini ve enseyi kesinlikle atlamamak. Boyundan enseye doğru yapılan güçlü bir masaj gıdının baş düşmanı.

Cips ve pizza meme kanserine yol açıyor

Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü ve Gustave Roussy Enstitüsü' nden bilimadamları, 25 bin kadından alınan kan örneklerini ve meme kanseri olan 363 kadının kanındaki yağ asidi oranlarını, meme kanseri olmayanlarla karşılaştırdı.
Pizza Meme Kanseri Sebebi mi?
Araştırma sonucunda, kanında yüksek oranda doymuş yağ asidi bulunan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin, diğerlerine oranla 2 kat fazla olduğu ortaya çıktı. Doymuş yağ asitleri; hazır olarak satılan yiyecekler, dondurulmuş patates, cips, pizza, köfte, kek ve bisküvilerde bulunuyor.
 

Elma Sirkesi İle Zayıflama

Kepeksiz saçlar:
Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin.Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.
Akne tedavisi: Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.
Ciltteki lekelere:
Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.
Varisli damarlara:
Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-akşam tekrarlayın.
Zayıflamak için:
Bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 kez, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaksa mutlaka yemeklerden önce alınmalıdır) kullanılır

Sabahları aç karnına içtiğiniz bir bardak elma sirkesi-bal  kokteylinin içindeki müthiş zenginliği öğrenmiş bulunuyorsunuz artık. Bu zenginliğin sağlığımıza yaptığı katkılara da şöyle kısaca bir göz atmamız herhalde yararlı olacaktır.


- Öncelikle bedenimiz güçlenir ve bedensel uğraşlara ve strese karşı koyabilecek dayanıklılığı kazanır. Sirkenin içerdigi yüksek orandaki potasyum sayesinde, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısı da güçlenecektir. Kramplara karşı, kokteylinizi maden suyu ile hazırlayabilir
ve her öğünde 1 bardak içebilirsiniz.

- Sık sık grip, soğuk algınlığı veya üst solunum yolları iltihabına yakalanan kişiler, bağışıklık sistemleri sirke-bal kokteyli sayesinde güçleneceği için, bu tür sıkıntılardan büyük çapta kurtulmuş
olacaklardır. Ama bu tedaviyi asağıdaki plana göre uygulamakla kalıcı sonuçlara ulaşabilmek mümkün olacaktır.

- Soğuk algınlığı ve grip zamanlarından önce, 4 haftalık bir sirke-bal kokteyli kürüne baslayın ve günde 3 bardak için.

- Sirke-bal kokteyli nezleye karşı da bedeni güçlendirecektir. Nezleye karşı ayrıca, 1 ölçü elma sirkesi 2 ölçü suya karıştırılır, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve inhalasyon tedavisi uygulanır.

- Boğaz ağrısı ve ses kısıklığında, 1 ölçü elma sirkesi ile 3 ölçü ılık su karıştırılır ve saat başı derin gargaralar yapıldıktan sonra tükürülür. Bu gargaraların adaçayı ile dönüşümlü yapılması etkiyi daha da arttıracaktır.

- Öksürüğe karşı, 4 yemek kaşığı dolusu akışkan balla 3 tatlı kaşığı elma sirkesini iyice karıştırın. Öksürük gıcıgına karşı yarım tatlı kaşığı alın ve yavaş yavaş yutun. Ayrıca, bolca kekik çayını balla tatlandırın ve yudumlayarak için.

- Yüksek kolesterole karşı, günde pek çok kere elma sirkesi-bal kokteyli içilir. Salatalarda öncelikle elma sirkesi kullanılır.

- Gaz şişkinliğine karşı, her öğünden yarım saat önce 1 bardak elma
sirkesi-bal kokteyli içerek, sağlıklı bir bağırsak florasinin temelini atın. Bu kokteyle rezene veya frenk kimyonu çayı da
ekleyebilirsiniz.

- Kabızlığa karşı, günde pek çok kere, 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyerek için.

- Ergenlik sivilcelerine karşı, her yemekten yarım saat

önce, içine 1 tatlı kaşığı elma sirkesi eklenmiş 1 bardak su için. Yüzünüze buğu banyoları uygulayın: 1 litre kaynar derecede sıcak suya 4 yemek kaşığı elma sirkesi ve 2 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası ekleyin, 1-2 kere
karıştırın ve başınızı büyük bir havluyla örterek 5-10 dakika gözlerinizi yumarak bekleyin. Yüzünüzü suya çok yaklaştırmayın!


İyileştirici özellikleri

* Besinlerin verimli kullanımını, metabolizmanın sağlıklı işleyişini, vücudun asit alkali dengesini korumasını sağlar. Örneğin kalsiyumun daha verimli kullanımını sağlayıp, bir yandan kemiklerin yeniden gerekli kalsiyumu almasını desteklerken, bir yandan da eklemlerdeki kalsiyum birikimini kırar.

Uzun süreli kullanımı eklem ve kemiklerdeki sertlik ve sıkıntılara son verir.

* Sodyumun etkisini yansızlaştırarak yüksek tansiyondan korur.

* Kolesterolü düşürür. İçerdiği doğal asitler ve enzimler kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar.

* Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu detoksifiye eder, yağlı-mukus kalıntıları parçalar.

* İçerdiği yoğun potasyum sayesinde hücre büyümesini destekler.

* Soğuk algınlıklarında, boğaz enfeksiyonlarında, bronşitte içilebilir ya da buhusu yapılır.

* İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmasında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır

Fucus Ulva Hakkında görüşlerini iletmek için TIKLA

ARKADAŞLIKLAR BİTMESİN SORUNLAR PAYLAŞILSIN DİYE DİYE 2. SAYFAYI AÇTIK 999 YORUMA KADAR DEVAM YETMEDİ 3. AÇARIZ :)
Elma Sirkesi 1.SAYFA BURADA 

EVDE ELMA SİRKESİ YAPIMI

Kızartmalar çocukları zehirliyor!

Maalesef çocuklarımızın beslenme şartları çok kötü. Özellikle fast food! Fast food yiyenler üzerine yapılan bir çalışmada; haftada üç kereden fazla fast food yiyen çocuklarda beyin tümörü, lenfoma ve lösemide üç kat artış olduğu tespit edilmiş. 

Kızartma Deyip Geçmeyin
Mesela kızartılmış yağlar... Çocuğun yediği patates kızartmasını adam, yedinci kez kullandığı yağda kızartıyor. Bir kullanımda atılması gereken yağ, doğrudan kanserojene dönüşüyor ve kızartmalarla çocukları zehirliyor. Böylelikle kanser riski, daha çocukluktan itibaren artmaya başlıyor.

Gazoz ve şeker vermeyin   
 
Obezite de kanser riskini artırır mı?

Evet, obezite kansere zemin hazırlar. O nedenle çocuk, şekerli gıdalardan uzak dursun. Mesela gazozların, kolaların içine bol miktarda şeker konuluyor. Bunlarla beslenen çocuklarda obezite oluyor. Her içilen gıdanın içine tatlandırıcı atılıyor. Amerika o kadar modernken; her şeye şeker atıyor. Onun için Amerika'da çok obez var. Obezite de kanserin hazırlayıcı faktörlerinden biri. Çocuklara lıkır lıkır içirdiğimiz şekerli gazozlar, çocuğu obez yapıyor ve dolayısıyla onu kansere hazırlıyor. Aile olarak dikkat edin.

Prof.Dr. Mehmet Erkan TOPUZErkan Topuz

Sorularınız İçin: etopuz@istanbul.edu.tr
Faks: 0212 505 65 20

Önceki Yazılar :
* Erkan Topuz Saba Tümer ile Bugün
* Pet Şişe Sular Kanserojen mi?
* Sigara Hakkında Uyarılar
* Doğum Kontrol Hapları Ne Kadar Kullanılmalı?
* Erkan Topuz'dan ŞOK Açıklamalar Video
* Kaktüs Radyasyonu Emer mi? Video
* Kanserden Korunma Önerileri
* Pankreas Kanseri Uyarıları Video
* Meme Kanserine Karşı Altın Gıdalar
*
Bebeğinize İkinci El Yatak Alın
* Pankreas Kanserine Alternetif Tedavi
* Karaciğer Metastazında Tedavi Önerileri
* Karaciğer Yağlanmasına Karşı
* Kanser Hastaları Kobay mı?
* Prostatdan Nasıl Korunurum?
* Fibrokist Nedir? Fibrokistlerden Nasıl Korunulur?
* Kemoterapi Sırasında Ağızda Çıkan Yaralar
* Testis Tümörü Tevasi ve Beslenme
* Kanser Hakkında Yanlış Bilinenler
* Meme Kanserine Karşı Havuç Suyu
* Erkan Topuz ARENA Programı - Video
* Çocuklara Sebze Yedirmek
* Kan Kanseri ve Kansızlık İçin Öneriler
* Buğday Çimi ile Gelen Sağlık
*
Beyin Tümöründe Tedavi Yöntemleri
* Ödemi Doğal Yollarla Azaltabilirsiniz
* Bilekte Kitle Oluşumu
* Küçük hücreli Akciğer Kanser Evreleri
* Cilt kanserinden Korunmak
*
Sarımsağı pişirmeden önce en az 15 dakika bekleyin
*
Ağız içindeki yara kanser belirtisi mi?
*
Erkan TOPUZ'dan Mide Kanseri önerileri

Yumurtalıklarda oluşan kiste dikkat!

Halk arasında 'yumurtalıklarda kist' olarak bilinen Polikistik Over Sendromu'nun, zamanında tedavi edilmediği takdirde, çocuk sahibi olmada güçlük çıkarabildiği ve rahim kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiği belirtildi. Ankara Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, bu sendromun çeşitli hastalıklara yol açabilen önemli bir sağlık problemi olduğunu ve mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini söylüyor. Polikistik Over Sendromu'nun son yıllarda görülme sıklığının arttığını belirten Şatıroğlu, "Tedavi edilmezse; adet düzensizliği, tüylenme, kilo alımı, sivilce, çocuk sahibi olmada güçlük ve rahim kanseri gibi sağlık sorunlarına neden olabiliyor'' dedi.

Polikistik Over
Polikistik over sendromu nedir ve nasıl oluşur?
Normal olarak her ay yumurtalıklarda birkaç yüz yumurta bir yarışa girer ve gelişen yumurta olmak amacıyla büyümeye başlarlar. Bunlardan en güçlüsü büyür ve diğer yumurtaların büyümesini engeller, dolayısıyla her ay bir yumurta gelişir ve diğerlerini imha eder. Polikistik overde ise bu düzende bir aksaklık yaşanır. Bütün yumurtalar bir anda gelişmeye başlar ve hiçbiri tam gelişme düzeyine gelişemez ve orta boyda takılı kalırlar. Yumurtalığın içinde kalan bu yumurta kesecikleri aynı zamanda erkeklik hormonu da salgılandığı için polikistik over belirtileri gözlenir. Yumurtalıklara ultrasonla bakıldığında da orta boy tespih tanesi gibi kesecikler görülür. Bu nedenle polikistik over; içinde çok sayıda içi sıvı dolu kesecik olan yumurtalık anlamına geliyor. Birçok kişi bu hastalığı adı nedeniyle kansere neden olacağı korkusu yaratır. Ancak polikistik overin yumurtalık kanseri ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Belirtileri nelerdir?
Polikistik over sendromu kendini, düzenli yumurtlama olmaması ve buna bağlı olarak adet düzensizliği ve vücutta erkeklik hormonunun artmasının getirdiği bazı sonuçlarla gösterir. Erkeklik hormonunun fazlalığına bağlı olarak da deri yağlanır ve akneler oluşur, vücutta erkeksi tüylenme denilen dudakların üst kısmında ve yanaklarda tüylenme gözlenir. İleri aşamalarda ise göğsün ortasında, çevresinde ve karnın alt kısmı ile bacakların diz üstü kısımlarında tüylenme ortaya çıkar.

Hastalık her kadında aynı belirtilerle mi ortaya çıkıyor?
Polikistik over sendromu çok heterojen bir sorun olduğu için belirtiler de kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Yani her polikistik over hastasında adet düzensizliği ya da kıllanma görünmeyebilir. Ya da yılda iki üç kez adet gören polikistik over sendromlu hasta olabildiği gibi yılda on defa adet gören hastalar da olabilir.

Neden oluşur?
Polikistik over sendromunun nedenlerine bakıldığında genetiğin ön plana çıktığını görüyoruz. Anneden geçebildiği gibi babadan da geçme ihtimali var. Genetik nedenli bir hastalık olmasından dolayı tedavi etmek hemen hemen imkansız olsa da, var olan sorunlara çözüm bulmanın elbette imkanı bulunuyor.

Hastalığın tanısı nasıl konuyor?
Gelen bir hasta düzensiz adet görüyor ve belirgin bölgelerinde erkeksi tüylenme varsa tanı kolaylıkla konabiliyor. Ama biyokimyasal olarak da kanda gösterilebilecek bazı bulgular var. Bunların başında testesteron miktarı geliyor. Testesteron miktarının üst sınıra yakın ve üst sınırda seyretmesi gerekiyor. Bir başka androjen hormonu olan ve böbreküstü bezlerinden salgılanan DHEAS hormonunun düzeyine de bakılması gerekiyor. Eğer bu hormonların kandaki düzeylerinin yüksek olduğu gösterilirse tanı belirlenmiş oluyor. Ancak bu testlerin yapılması da şart değildir. Eğer bir kadın adet düzensizliği ve aşırı kıllanma ile geliyorsa aksi kanıtlanmadığı sürece bu durum polikistik overdir.

Nasıl tedavi ediliyor?
Polikistik over sendromu yaşayan kadınlar genellikle kıllanma, akne, adet düzensizlikleri ya da çocuk sahibi olamadıkları için hekime başvuruyor. Tedavi ise kadının bebek sahibi olmak isteyip istememesine göre şekilleniyor ve basamak tedavisi adı verilen adım adım gidilen bir tedavi şeması izleniyor. Eğer hasta çocuk istemiyorsa yapılacak birkaç nokta bulunuyor. Öncelikle adet düzenini sağlamak. Çünkü uzun süreli adet görmeyen bu kadınlarda östrojen tek başına rahim içine etki etmeye başlıyor ve sonuçta rahim kanseri riskini artıyor. İkinci nokta, tüylenmesini yok etmek oluyor ve bunun için de antiandrojenler kullanılıyor. Androjen düzeylerini en iyi düşüren şey de doğum kontrol hapları. Bu sayede hem adet düzeni sağlanabiliyor ve rahim kanseri riski azaltılıyor, hem de tüylenme azaltılabiliyor. Üçüncü nokta ise, insülin rezistansına bağlı olarak oluşan kilo sorununu dengeye sokmak oluyor. Eğer hastada insülin direnci saptandıysa bu direnci azaltan ilaçların kullanılması, karbonhidrattan yoksun diyet ve egzersiz kombinasyonu en faydalı tedavi olarak gösteriliyor.

Çocuk doğurmak isteyen kadınlara nasıl bir tedavi yöntemi uygulanıyor?
Eğer bir kadın çocuk istiyor ve polikistik over sendromu varsa burada yapılacak olan hastanın insülin direncini düşürmek ve yumurtlamasını sağlamak oluyor. Polikistik overli kadınların bir kısmında haplarla yumurtlama sağlanarak çocuk sahibi olmaları sağlanabiliyor. Ancak bir kısım hastada da bu haplar yeterli olmuyor ve bu noktada iğnelerle yumurtlatma işlemi gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Eğer iğne yönteminden de yanıt alınmaz ise bu hastalarda aşılama ya da tüp bebek tedavisine geçiliyor.

İçinde çok sayıda içi sıvı dolu kesecik bulunan yumurtalık anlamına gelen polikistik over sendromu, isminden dolayı kansere neden olacağı korkusu yaratıyor. Polikistik overin yumurtalık kanseri ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölümü

Kansere Karşı CHECK-UP Yaptırın!

Kansere karşı en kolay check-up nasıl yaptırılır?

Belli yaşlarda, belli hastalıklarda ve ailevi kanserlerde check-up çok farklı şekillerde yapılır. Genel check-up diyorsak, onun içine her şey girer. Kanser check-up'ı diyorsak, her yaş için ayrı bir check up vardır. Kanser check-up'larını şöyle sıralayabiliriz:

MOMOGRAFİ ÇEKTİRİN

MEME KANSERİ ailevi, yani genetik ise 30 yaşlarında muhakkak mamografi ve ultrasonografi yaptırılmalı. Eğer şüphe yoksa iki senede bir, 35 yaşından sonra her sene tekrarlanmalı. Ama ailede yoksa 35 yaşında hasta muayene olmalı. Bir şüphe yoksa 40 yaşından sonra rutin olarak her sene mamografi ve ultrasonografi yapılmalı. Bunlara rağmen fibrokistik durumu varsa daha ileri tetkik olarak meme MR'ı çekilmeli.

Prostat kanserinde de ailevi etken varsa; kişi 35 yaşından itibaren tetkike başlamalı, PSA (prostat spesifik antijen) testi yaptırılmalı, ürolojik muayene olmalı.

Kadınlar serviks kanserine karşı belli bir yaştan sonra her yıl smear testi yaptırmalı.

Eğer ailede kolon kanserine yakalanan varsa mutlaka gençlik yaşında, yani 20-25 yaşlarında bir kolonoskopi yaptırılmalı. Kanda bazı tümör vakalarına bakılmalı. Kolik varsa daha kanserojen bir durum vardır; o zaman sıklıkla senede bir, kolik yoksa üç senede bir kolonoskopi yaptırılmalı.

ANNENİZDE VAR MI?

Kadınlarda over, yani yumurtalık kanseri genellikle orta yaş kanseridir ve çok geç fark edilir. Onun için ailede over ya da meme kanseri varsa çok dikkat edilmeli. Çünkü bu iki kanser kardeştir. Meme kanseri olanlar over, over kanseri olanlar da meme kanseri açısından sürekli kontrol edilmeli. Over kanserinde; belli bir yaştan sonra kadınlar bir jinekolojik muayene, çok basit bir batın ultrasonografisi ve çok basit bir tümör marker'ı (CA125 diyoruz) ile erken tanıyı kolayca yakalayabilir.

Prof.Dr. Erkan TOPUZErkan Topuz

Sorularınız İçin: etopuz@istanbul.edu.tr

Önceki Yazılar :
* Erkan Topuz Saba Tümer ile Bugün
* Pet Şişe Sular Kanserojen mi?
* Sigara Hakkında Uyarılar
* Doğum Kontrol Hapları Ne Kadar Kullanılmalı?
* Erkan Topuz'dan ŞOK Açıklamalar Video
* Kaktüs Radyasyonu Emer mi? Video
* Kanserden Korunma Önerileri
* Pankreas Kanseri Uyarıları Video
* Meme Kanserine Karşı Altın Gıdalar
*
Bebeğinize İkinci El Yatak Alın
* Pankreas Kanserine Alternetif Tedavi
* Karaciğer Metastazında Tedavi Önerileri
* Karaciğer Yağlanmasına Karşı
* Kanser Hastaları Kobay mı?
* Prostatdan Nasıl Korunurum?
* Fibrokist Nedir? Fibrokistlerden Nasıl Korunulur?
* Kemoterapi Sırasında Ağızda Çıkan Yaralar
* Testis Tümörü Tevasi ve Beslenme
* Kanser Hakkında Yanlış Bilinenler
* Meme Kanserine Karşı Havuç Suyu
* Erkan Topuz ARENA Programı - Video
* Çocuklara Sebze Yedirmek
* Kan Kanseri ve Kansızlık İçin Öneriler
* Buğday Çimi ile Gelen Sağlık
*
Beyin Tümöründe Tedavi Yöntemleri
* Ödemi Doğal Yollarla Azaltabilirsiniz
* Bilekte Kitle Oluşumu
* Küçük hücreli Akciğer Kanser Evreleri
* Cilt kanserinden Korunmak
*
Sarımsağı pişirmeden önce en az 15 dakika bekleyin
*
Ağız içindeki yara kanser belirtisi mi?
*
Erkan TOPUZ'dan Mide Kanseri önerileri

Hamilelikte utandıran anlar

Hamile olduğunuzu açıkladığınız andan itibaren bulantı, baş dönmesi, aşerme gibi konularda pek çok hikâye ve tavsiye dinlersiniz. Ancak en korkunç hamilelik ve doğum hikâyelerini ayrıntıları ile anlatan kişiler bile hamileliğin bazı etkilerinden neredeyse hiç söz etmezler. İşte hamileliğin utandıran yönleri...

HAMİLELİK1. AŞIRI GAZ        

Hamileliğin utandıran yan etkilerinden en başta geleni aşırı gaz durumudur. Bu sorunun nedeni bir hamilelik hormonu olan progesterounun midedeki hareketliliği azaltması ve bunun da gaz birikmesine yol açmasıdır. Doğal olarak anne adayı da biriken gazı geğirerek ya da gaz çıkararak boşaltır. Malesef bu geğirme ya da gaz çıkarmalar ummadığınız anda ve ummadığınız derecede gürültülü olabilir!
 
Ne yapmalısınız?
Beslenmenize dikkat edin. Fasulye ve brokoli gibi gaz yapan yiyecekler ve karbonatlı içeceklerden uzak durmanız büyük fayda sağlayabilir. Aynı şekilde sık aralıklarla azar azar yemek de yararlı olur. Gaz sorununa yönelik ilaç ya da bitkisel ürünler ise hem fazla bir yarar sağlamaz, hem de hamilelik sırasında gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak gerekir. Buna karşın şiddetli mide yanmaları yaşamanız durumunda doktorunuzun da tavsiyesi ile ilaç kullanabilirsiniz.
 
2. ANİ KUSMALAR
Hamileliğin ilk aylarında bulantılar nedeniyle yaşananlara dair sayısız öykü anlatılır. Ancak çoğu kadın büyük bir hızla hafif bir bulantı aşamasından tüm yediklerini çıkarma aşamasına geçebileceğini düşünmez.

Ne yapmalısınız?

Bulantı hamilelikte oldukça sık görülen bir durum olsa da, kusma boyutuna varmasını önlemek için yapabileceğiniz bazı şeyler var... Uzmanlar ilk iş olarak prenatal vitamini alma zamanının değiştirilmesini tavsiye ediyorlar. Vitaminin gece ve mutlaka yiyecekle birlikte alınması bulantıları azalmasına yardımcı oluyor. Vitamini bu şekilde almanız da ise yaramazsa, doktorunuza danışarak demir içeriği düşük bir ilaca geçebilirsiniz. Demir prenatal vitamin içerisinde bulantıya yol açan maddelerden biridir.
Ayrıca limon veya zencefil aromalı şeker veya kırılmış buz emmek de bulantıyı azaltabilir.
 
3. İDRAR KAÇIRMA
İdrar kaçırma hamilelikte oldukça sık görülen bir durumdur.
Sorunun nedeni büyüyen uterusun mesaneye baskı yapması nedeniyle az miktarda idrarı tutmanın bile çok güçleşebilmesidir. Güç içerisinde hızla tuvalete erişemeyeceğiniz yerlere giderken sıvı alımını azaltmanız geçici olarak size yardımcı olsa da, bu durumda akşam sıvı alımını artırmanız gerekir. Bu da gece boyunca sık sık tuvalete gitmenize yol açacağı gibi, yatağı ıslatmanıza da neden olabilir!
 
Ne yapmalısınız?
İdrar kontrolünü artırmaya yarayan kasları güçlendiren Kegel egzersizlerini yapmak için hamile kalmayı beklemeyin, hemen bu egzersizi yapmaya başlayın. Halihazırda hamileyseniz, egzersizi yapmaya devam ederken, ani idrar kaçırmalarına karşı tedbir olarak bir ped kullanabilirsiniz.
 
4. VAJİNAL KOKULAR
Hamilelikte vajinal akıntı, kaşıntı ve koku artar. Bunun nedeni de hamilelik nedeniyle vücut sıvıları ve kan hacmindeki artıştır. Bu artış vajinal bölgede de şişkinliğe neden olabilir ve bu doğal bir durumdur.
 
Ne yapmalısınız?
Günlük ped kullanmak ve pedi sık sık değiştirmek koku, kaşıntı ve genel rahatsızlık hissini önemli ölçüde azaltacaktır. Öte yandan hamileliğin koku alma duyusunu keskinleştirdiğinden, siz şiddetli kokular alırken, başkalarının hiçbir koku duymaması sizi şaşırtmasın.
 
Vajinanın şişkinlikle birlikte, parlak kırmızı veya mavi/mor bir renk alması durumunda vulvada varis gelişmiş olabilir. Bu durumda mümkün olduğunca ayaklarınızı yükseğe kaldırarak uzanmalısınız. Aynı zamanda doktorunuzla da görüşerek esnek bir göbek altı destek korsesi kullanabilirsiniz.
 
5. AŞIRI UNUTKANLIK
Müşterinizi aramak için telefonu kaldırdınız ve kimi arayacağınızı unuttunuz. Birşey almak için markete girdiniz ve ne alacağınızı unuttunuz… Bunlar anne adaylarının büyük çoğunlukla hamileliğin ikinci üç ayında yaşadıkları unutkanlık sorununun tipik örnekleridir. Hamilelik sırasında yaşanan unutkanlığı hormonlara bağlayanlar olmakla birlikte, anne adayının aşırı yoğun temposunun da buna katkısı olabiliyor.
 
Ne yapmalısınız?
Hamileliğin getirdiği zorlukları yaşarken, bir yandan da normal sorumluluklarınızın tamamını yürütmeye çalışmanız ve aynı zamanda da bebeğiniz, kendiniz, geleceğiniz ve belki de bebek odasının boya rengi gibi konulardaki kaygılarınız karşısında unutkanlık yaşamanız gayet normal.
 
Bu unutkanlık bazen sizi utandıracak şeyler yaşamanıza neden olsa da, aynı anda bu kadar çok şeyi birden yapamayacağınız gerçeğini kabul etmeniz hem sizi rahatlatacak; hem de stresinizin azalması hafızanızın da güçlenmesine yardımcı olacaktır.
 
6. SALDIRGANLIK
Hamilelik hormonları en ürkek kadını bile inatçı bir savaşçıya dönüştürebilir! Eskiden üzerinde durmayacağınız bir konu için uzun tartışmalara girebilir, tartışmada galip gelmek için büyük bir hırs duyabilirsiniz. Ancak bu hormonlar sadece öfke ve saldırganlık duygularını artırmakla kalmaz aynı zamanda melankoliye de yol açabilir. Bu da anne adaylarının en basit duygusal konularda bile derin bir çöküntü hissetmelerine neden olabilir.
 
Ne yapmalısınız?
Öfke, saldırganlık ve melankoli gibi duyguların geçici olarak yaşanması normaldir. Ancak bu duyguların kalıcılık göstermesi ve kendinizi sürekli gergin, üzgün ya da öfkeli hissetmeniz durumunda mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Hamilelikte ruh durumunda geçici değişimler olağan karşılansa da, hamilelik başta depresyon olmak üzere bazı ruhsal sorunları tetikleyebilir ve böyle durumlarda mutlaka uzman yardımı alınması gerekir.

Kaynak:Hurriyet Sağlık Servisi

Benzer Konular :
- Hamilelik Öncesi Beslenme 
- Erkeksiz Hamilelik 
- Yaz Hamileliği 
- Doğurganlığı Koruma ve Arttırma
- İleri Yaşta Hamilelik
- Emzirirken Yeniden Hamile Kalmak
- Hamile Kalmak için Uygun Seks 
Gebelikte Hemoroid (Basur)
Smear Testi Nedir Nasıl Yapılır?
- Serviks Kanseri ve CIN
 
      Hamilelik Takvimi
Hamilelik Takvimi
1 2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31 32
33 34 35 36 37 38 39 40
Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et