Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 08.2008
Arşiv - 08.2008

İftarda midenize yüklenmeyin

Normal zamanlarda 3 ve daha fazla beslendiğimiz için bu dönem içinde öğün karmaşası yaşanmakta ve gün içinde yaşanan açlıktan sonra aşırı ve sağlıksız beslenme ortaya çıkabilmektedir.

Diyetisyen Mevra ÇimiliDiyetisyen Mevra Çimili, Ramazan ayını daha sağlıklı geçirebilmek için bazı hatalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, “Normal zamanlarda 3 ve daha fazla beslendiğimiz için bu dönem içinde öğün karmaşası yaşanmakta ve gün içinde yaşanan açlıktan sonra aşırı ve sağlıksız beslenme ortaya çıkabilmektedir” dedi.

Mevra Çimili, iki ayrı ana öğünden oluşan ramazan günlerinde sahur ve iftar menülerinde son derece titiz olunması gerektiğini anhlattı. Çimili, oruç tutacakların mutlaka sahur yemeğini yemesi gerektiğini belirtirken iftar da ‘mideye yüklenmeden' yavaş yavaş uygun besinler tüketilmelmesini önerdi. Sahurun ramazan için son derece önemli bir öğün olduğunu belirten Çimili, şöyle dedi:

Gün boyu aç olunacağından sahur bizi güne hazırlayacak bir öğündür. Sahur sayesinde gün içinde en az 18 saat aç kalacak olan vücudumuzun gece aç kalmamasını sağlamış oluruz. Sahur öğününde seçilen besinler yağlı, hamur işi ve ağır gıdalardan oluşmamalıdır. Bunlar sindirimi zor besinlerdir. Enerjileri de yüksek olduğu için çoğumuzun yaptığı gibi sahur ardından uyku süreciyle harcanmayacak ve yağ olarak depolanacaklardır. Bu sebeple sahurdan hemen sonra uyumamalı biraz beklenmelidir. Ağır gıdaların yerine düşük enerjili, çok çeşitli, dengeli olarak dağılmış protein, yağ ve karbonhidrat içeren öğünler tercih edilmelidir.”

Diyetisyen Merva Çimili, bireyin sahurdan sonra hemen uyuması ile, alınan ağır ve yağlı besinlerin reflü, gastrit ve ülser gibi hastalıklara yol açabileceği uyarısında bulundu. Çimili, şöyle devam etti:

“Şekerli besinler besinler kan şekerini hızla yükseltir, bu da gün içinde kan şekerinin daha hızlı düşmesine neden olur. Kan şekerini en iyi seviyede tutmak ve tok kalmak için sahurda protein içeriği yüksek, iyi kaliteli protein (süt, yoğurt, yumurta) ve kompleks karbonhidrat (kepekli ekmek) içeren besinlere yer verilmelidir. Su tüketimi 2 litreden az olmamalıdır. Sahur kadar önemli olan bir başka öğünün de iftardır. Gün içinde açlıktan dolayı çok düşük seviyelerde olan kan şekeri, doyma eşiğini de yükseltmektedir. Artan iştahla besinler iyi çiğnenmeden ve çok miktarda tüketilebilmektedir. Bu yüzden iftar öğününe hafif ve az yağlı, az şekerli, küçük porsiyonlarla, yavaş yavaş, ana yemeklerin önüne yüksek posalı aparatiflerle başlamak yemek sonrası oluşabilecek hazımsızlık, ekşime, mide yanması, kramp şeklinde mide ağrıları, barsak problemleri, gaz sorunları, reflü, gastrit ve ülserler, kusma, bulantı, uyku basması ve bitkinlik gibi sorunlarla karşılaşmamızı önler.”

Diyetisyen Çimili, orucun kahvaltı türü besinlerle ya da çorba ile açılabiliceğini, 15 dakikalık ara verilmesi ardından ana yemeklerin yenilmesini, kolalı içeceklerin yerine ayran, meyve suyu, maden suyu ve bitkisel çayların alınmasının sağlıklı olacağını anlattı. Merva Çimili, kolalı içeceklerin yüksek enerji ve karbonhidrat içerdiğini, bunun yerine maden suyuyla gün içinde kaybolan mineral ihtiyacının karşılanabileğini bildirdi. Çimili iftarda ve sonrasında şunları önerdi:
“İftarda proteinli besinlere önem verilmesi, kan şekerinin hızla yükselmesini, alınan fazla enerjinin kısmen de olsa yağ olarak depolanmasını önler. Yemeklerin ardından sofraya gelen hamurlu tatlıların yerini yemekten 1 saat sonra sütlü tatlılar alabilir. İftar menülerinde mutlaka sofrada salata, yoğurt, ayran veya cacık bulunmalıdır. Daha çok zeytinyağlı sebze yemekleri tercih edilmelidir, kızartma ve yağlı yemekler tüketilmemelidir. İftardan sonra yapılacak hafif tempoda yürüyüşlerle metabolizma hızlanacak veya yıkımını artıracak ve daha faydalı olacaktır,”

İFTAR SONRASI ÇAY VE ÇAHVE'YE DİKKAT

İftar ardından içilecek çay ve kahvenin su kaybını artırıcı etkisinin de olabileceğini, besinlerin vitamin ve mineral oranını düşüreceğini anlatan Merva Çimili, “Siyah çay ve kahve yerine yeşil ve bitkisel çaylar tüketilebilir. Daha sonra kuruyemiş olarak fındık, badem, ceviz içi tüketilebilir. Bitkisel çayların yanında da kek ve kurabiye gibi besinler yerine diyet bisküviler tercih edilebilir. İftardan 1-2 saat sonra hafif ara öğün tüketilebilir. Bu ara öğünde ise meyve, süt veya yoğurt, diyet bisküvi gibi besinler tercih edilmelidir” dedi.

Dyt. Mevra ÇİMİLİ
| Yorumlar (1) | 31.08.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Uçuğa dokunmayın

Hem ağrılı hem de bulaşıcı olan uçuk, vücut dengesini de derinden sarsabiliyor. Genellikle ağız kenarı, dudak, damak, dil, yanak içleri ve diş etleri gibi bölgelerde görülen uçuklar, küçük olmalarına karsın yemek yeme, konuşma gibi pek çok eylemi kısıtlıyor.

Bulaşıcı

Hem ağrılı hem de bulaşıcı olan uçuk, vücut dengesini de derinden sarsabiliyor. Uzmanlar, "Uçuk, ön belirtilerinin alındığın dönem ile açılan yaranın kapanması dönemleri arasında bulaşıcıdır" dedi.
Uzmanlar, uçuğu olan bir kişinin kullandığı havlu, bardak, çatal, kasık gibi eşyaları kullanmanın ya da uçuklu kişi ile öpüşmenin son derece ağrılı olan uçuğu bulaştırabildiğini anlattı: Dokunmayın! Uçuksuz Dudaklar

"Eğer uçuğa dokunulursa yüzün diğer bölümlerine, göze ve vücudun diğer bölgelerine (genital bölge gibi) de bulaştırılabilir. Uçuk sanıldığı kadar masum olmayıp, zaman bebek ölümlerine bile yol açabiliyor. Uçuk virüsü (Herkes simplex) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0–5 yas) tanışır.
Uçuğu olan aile bireylerinden birinin öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklar seklinde ortaya çıkar, ağız içi, diş etleri ve dudaklar encekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyonlar seklinde de görülebilir. "

Uçuklu kişi dikkatli olmalı
"Tıbbi yayınlar arasında uçuklu bir kişiden bulasan virüs sonucu yeni doğan ölümlerine ait vakalar vardır. Bu nedenle uçuklu bir kişi günlük yaşantısında oldukça dikkatli olmalıdır."

Uçuk öncesinde kaşıntı oluyor
Uzmanlar, uçuk çıkmadan önce bazı belirtilerin ortaya çıktığına da değindi:

"Eğer vücudunuzun bir bölgesinde önceden gıdıklanma, karıncalanma, kasınma, yanma, sızlama hissi varsa orada uçuk çıkacağı bilinmelidir. Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkısı izler. Kabarcıklar patlayarak ülserler oluşur ve bu dönemde uçuk çok ağrılıdır. Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir. Kabuklanma başladığında uçuk küçülmeye baslar. Tedavide antiviral kremler yâda oral ilaçlar hekim tarafından önerilir."


Uçuğu bulunanlar bunları yapmamalı

• Uçuğa dokunulmamalı, dokunulursa eller çok iyi yıkanmalı.
• Uçukluyken kesinlikle gözlere dokunmaktan kaçınılmalı. Makyaj temizlerken dikkat edilmeli.
• Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemeli, yakin temastan kaçınılmalı.
• Uçuklu insanin kullandığı havlu, bardak, çatal, kasık gibi eşyalar ayirilmali ve başkalarının kullanmasına izin verilmemeli.
• Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalı.

Uçuk için evde yapabilecekleriniz : (Suna Dumankaya)

Soru : Benim yıllardır üşüttüğümde ya da stresli günler yaşadığımda dudağımda uçuk çıkıyor. Bunun için krem kullanıyorum ama doğal bir yöntemi de var mı diye size danışmak istedim.

Cevap :

1 çay kaşığı şap tozunu 1 tatlı kaşığı kaynar suda eritin.
Ardından sorunlu bölgeye kompres yapın.

Ayrıca her gün taze tere yemeyi unutmayın.
En önemlisi bir doktora danışmanızda da fayda var.
(Sunadumankaya.com.tr)


Suna DumankayaSuna DUMANKAYA






- Uçuk Nedir ve Tedavisi
- Suna Dumankaya'nın Uçuk Gideren Formülü
-
Uçuk Nasıl Tedavi Edilir?
-
Uçuklara Karşı Nane Çayı
-
Uçukdaki Gizli Tehlike

- Uçuklayan Dudaklara Lavanata'lı Formül

Saçlarımız neden dökülüyor

Saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunu haline geldi. Neredeyse saçlarından şikayet etmeyen, saç dökülmesinden yakınmayan kimse kalmadı.

Hemen belirtelim, sakın korkmayın! Yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz. Araştırmalar saç dökülmesinin kadınlarda erkeklerden daha sık görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

SAÇ DİBİNDEN BESLENİR DIŞARDAN TEMİZLENİR

Saç Neden DökülürSaçın esas maddesi keratindir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız şu kuralı hiçbir zaman unutmayın: Saçlar sadece kökünden besleniyor. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe doğru ve dengeli bir beslenme planı ile başlamalısınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişimler dışında pek yarar sağlamaz. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleriyle saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz.

Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yoluyla ulaşabilir. Besin unsurlarını ise ya doğal besinler ya da besin destekleriyle sağlayabilirsiniz.

Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebebi var. Eğer saç dökülmenizin bir problem haline geldiğini düşünüyorsanız, sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko, biotin veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımıyla ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış, dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın. Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin saçınıza yalnızca kan dolaşımıyla ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.

Saçlarınızın dökülmesi beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin; paraaminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiyamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı besin desteklerinden de faydalanmaya çalışın. Saç dökülmesi psikolojik nedenlerden, hormonal dengesizliklerden de kaynaklanabiliyor. Eğer basit tedbirlerle soruna bir çözüm bulamıyorsanız bir dermatoloji uzmanından yardım istemelisiniz.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Osman Müftüoğlu 
O.MÜFTÜOĞLU ÖNERİLERİ
KADINDA GÖBEK
KİLO ALMADAN SİGARAYI BIRAK
DOĞRU TARTILMAK

| Yorumlar (13) | 26.08.2008 | Osman Müftüoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Dost başa düşman ayağa bakar!


Yaz aylarında sürekli açık ayakkabı giydiyseniz, ayaklarınıza bakım yapmanızın zamanı çoktan gelmiştir. Ayaklarınızın ölü deri hücrelerinden kurtulması için önce peeling yapın, ardından nemlendiriciyi sürün. Son olarak da iyi bir masajla yorgunluğu giderin!

Gün boyu vücudumuzun bütün yükünü çeken, bir de bu yetmiyormuş gibi çoğu zaman sivri burunlu ve yüksek ökçeli ayakkabıların içinde yorgun düşen ayaklarımıza ekstra bakım yapmamız gerekiyor. Ayaklara rahatlatıcı bir masaj uygulamanın yanı sıra pedikür, nemlendiriciler ve ayakların ölü deri hücrelerinden kurtulmasını sağlayan peelingler ayak sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

Şiş ayaklara çare

Ayaklarınız gün içinde fazla şişiyorsa, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatın. Suyun ılınmasını bekledikten sonra ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Ayaklarınızı her gün soğuk suyla yıkamaya özen gösterin. Bu sayede hem yorgunluğunuzu unutursunuz, hem de derinizin fonksiyonlarını düzene sokarsınız.

BİTKİSEL AYAK BAKIM TARİFİ

Ayaklarınıza Dikkat Edin1 litre ılık suyun içine
2 tatlı kaşığı deniz tuzu,
1 tatlı kaşığı karbonat,
2 tatlı kaşığı lavanta yağı ve yarım limon damlatın.

Ayaklarınızı bu karışımın içinde yaklaşık 25 dakika bekletin. Ayaklarınızı kurulayıp ponza taşıyla ovalayın. Ardından ayak kremi sürün.  

Pratik ayak masajı

Yorgun bir günün ardından en çok ayaklarımız rahatlamaya ihtiyaç duyar. Uzmanlar, ayak tabanındaki sinir noktalarını uyararak rahatlanabileceğini belirtiyor. Ayaklarınıza masaj yaptırmak için mutlaka güzellik salonlarına gitmeniz gerekmiyor. Siz de ayaklarınıza etkili bir masaj yapabilirsiniz. Öncelikle ayaklarınızı yıkayıp kurulayın ve ayak tabanlarınızı fırçalayın. Ayak kremiyle topuktan ayağın ortasına ve ayak bileğine kadar masaj yapın. Son olarak ayaklarınızı yüksek bir yere koyup bir süre uzanın.

TIRNAK ÇATLAKLARINA ÇARE

Tırnaklarınızın fazla çatladığını düşünüyorsanız, günde 1-2 kez tırnak eti yağıyla (cuticle) tırnaklarınıza masaj yapmayı deneyin! Yağ kolaylıkla emildiğinden çatlaklara nüfuz eder ve cildinizi nemlendirir. Ayrıca tırnaklarınızın daha canlı görünmesini sağlar.

Sağlıklı Günler - www.xprodoksit.com 

Pedikürün püf noktaları

Ayaklar bir kadının en göz önünde ve dikkat çeken yerlerinden biri olduğu asla unutulmamalıdır. Evde uygulayacağınız basit işlemler ve pedikür sayesinde bakımlı ve güzel ayaklara sahip olabilirsiniz.
Pedikür Püf Noktaları
Normal şartlarda dört haftada bir yapılması yeterli olan pedikürün, ilkbahar ve yaz aylarında 15 günde bir yapılması gerekiyor.

Ojelerinizi iyice temizledikten sonra ayaklarınızı sabunlu ve limonlu suyun içinde yaklaşık 20 dakika kadar bekletmelisiniz.

Havluyla ayaklarınızın nemini aldıktan sonra, ayak törpüsüyle ölü derilerinizi temizleyin ve peeling yapın.

Tırnak etlerinizi asla kesmeyin. Çünkü mikrop kapabilirsiniz. Ayrıca etleriniz daha sert çıkmaya başlar. Tırnak etlerinizi her zaman törpünün ucuyla geriye itin. Eğer etlerinizi mutlaka kesmeniz gerekiyorsa bir pens yardımıyla dikkatlice kesin.

Tırnaklarınızı törpüyle şekillendirdikten sonra, parlak ve pembe bir görünüm almaları için tırnak yüzeyi için özel olarak geliştirilmiş törpüyle törpüleyin.

Ayak tırnaklarınızı kavisli değil, hep düz kesmeye özen gösterin. Çünkü kavisli kesimler içten uzayarak batıkların oluşmasına neden olabilir.

Tırnaklarınızı tek yöne doğru törpülemeniz tırnaklarınızın çatlamasına engel olacaktır.

Tırnaklarınızı altı fazla sert olmayan bir tırnak çubuğuyla temizlemelisiniz.  

Sigarayı bıraktım diye öksürüyorum

6 ay önce sigarayı bıraktım ve öksürük krizlerine yakalanmaya başladım. Ne yapabilirim? sigara sonrası öksürük

Sigarayı bırakan pek çok kişi ısrarcı bir öksürük problemiyle karşılaşır. Bunun nedeni sigara içtiğiniz süre boyunca akciğerlerinizin temizliğine katkıda bulunan cilia'ların felç olmasıdır.

Normal kişilerde cilialar tahriş yaratan maddeleri ve mikropları akciğerlerden uzaklaştırmakla görevlidir. Sigarayı bıraktığınızda ise, bu temizlik işçileri tekrar çalışmaya başlar ve öksürmeye başlarsınız. Bu öksürük zamanla iyileşecektir. Ancak öksürüğünüz 2 aydan fazla süredir devam ediyor ve öksürükle birlikte balgam ve kan da geliyorsa, mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Bu durum, mutlaka incelenmelidir.

Ece HattatDr. Ece Hattat

- Kadınların Yaptığı Hatalar
-
Uykusuzluk ve Melatonin
-
Uzun Yaşamanın Sırrı
-
Mayo Hastalığı
-
Çikolata Tansiyonu Düşürür
-
Sigara Sonrası Öksürükler
-
Cinsel Gücünüzü Arttırma Yöntemleri
-
Tansiyon, Hafıza Kaybı Yapıyor

Yaşınızdan daha genç görünmek mi istiyorsunuz?
İşte yolu: Yüz masajı cildi gerginleştiriyor, pürüzsüzleştiriyor ve yeniden biçimlendiriyor.
Leslie Baumann
Yüzünüzde hiç kırışıklık olmasa bile yüz masajı uygulayabilirsiniz, hatta uzmanlara göre uygulamalısınız da... Çünkü tıpkı vücutta olduğu gibi yüze uygulanan masaj da güzelliğin ve zindeliğin katili stres hormonlarını azaltmaya yarıyor. Miami Üniversitesi Dermatoloji Bölümü profesörlerinden Leslie Baumann, stres hormonlarının ileri derecede akneye varana kadar pek çok sorunun kaynağı olduğunu vurguluyor. Ayrıca bu hormonlar cildin doğal barikatlarını ortadan kaldırarak, deri altındaki suyun daha fazla buharlaşmasına, dolayısıyla da cilt kuruluğuna yol açıyor. Yüz masajı yaşlanmayı geciktirmenin biricik sırrı mı yoksa yalnızca geçici bir zindelik kaynağı mı tartışılabilir ama kesin olan bir şey var ki o da insana sükûnet ve rahatlama sağladığı.

Burada sözü Anastasia Achilleos'a getirelim: Anastasia Achilleos, Tatler dergisinin yılın en iyi yüz bakımı uzmanı seçtiği, kapısında kuyruk olunan yüz masajlarıyla ünlü bir cilt bakımı uzmanı. Çok sayıda film yıldızı ve Kate Moss, Naomi Campbell, Giselle Bündchen gibi ünlü modeller onun düzenli müşterisi. Fendi, Miu Miu, Louis Vuitton, Sportmax gibi markaların reklam kampanyalarında da çalışan Anastasia, beş yılı aşkın bir süredir Olay ürünlerinin güzellik ve cilt temizliği danışmanlığını yürütüyor. Olay'in son olarak piyasaya çıkardığı ve Anastasia'nın da bakımlarında kullandığı Regenerist serisinde yer alan amino-peptid teknolojisiyle hazırlanmış ürünleri; kimyasal peeling, kozmetik cerrahi veya lazer tedavilerine bir alternatif olarak cildin dış tabakasını yenilerken alttaki genç cildi ortaya çıkarmaya yardımcı olan krem ve serumlar. Anastasia, yüzlerimizin görünümünün ve sağlığının doğrudan kendimizi nasıl hissettiğimizle bağlantılı olduğuna inanıyor. Vücudun doku ve hücre hafızası günlük yorgunlukları, rahatsızlıkları kısaca her tür duyguyu depoluyor ve bu da yüzümüzün görüntüsü olarak dış dünyaya yansıyor.Yüz Masajı

CİLT BAKIMININ ZEKİSİ
Anastasia'nın geliştirdiği ve Londralı gazetecilerin 'Zeki bakım' olarak adlandırdığı cilt bakım yönteminin müdavimleri her geçen gün artıyor. Hint usulü teknikler, yüz dokusunu rahatlatma, reiki, çakra enerjisi masajı karması olan bu kendine özgü bakım aslında herkes için özel olarak uygulanıyor. Vücudun iyileşme hızı ve kapasitesi ile cildin alt katmanlarının yapısı herkes için farklı olsa da aslında iyileşme genelde cildin alt katmanlarından, en derinden başlıyor. Anastasia'nın uyguladığı bakım da iki yönlü bir terapi. Ona göre kendisi öğrenci, müşterisinin vücudu da öğretmeni. Her seansta zihin ve vücut ilişkisi ekseninde enerjiyi ortaya çıkarmaya, vücutta bloke edilmiş dolaşım noktalarını açmaya uğraşıyor. İnsanın sırtı tutulunca nasıl hareket etmekte zorlanıyorsa, yorgunluk da yüzün hareketsiz kalmasına, sarkmasına, yaşlı ve hatta üzgün görünmesine neden oluyor. Anastasia'ya göre yüz, ense ve kulaklar dokunuşlara karşı aşırı hassas bölgeler. Çünkü birçok sinir ucu barındırıyorlar ve tüm vücudun gerginliğinin giderilmesi bu noktalara uygulanan masajlarla mümkün. Bu ünlü ve 'zeki bakım'ın püf noktalarını Anastasia'ya sorduk:
* İlk adım çok önemli. Masaja başlamadan önce yüze sıcak bir bez yerleştirip iki dakika kadar bekletmek gerekiyor. Bu iki dakika cilde ekstra bir doz oksijen verilmesini sağlıyor çünkü ısı, dokulara kan hücum etmesine neden oluyor.
* Bir cilt temizleme ürünüyle derinlemesine temizleme. Sıvı ya da krem hiç fark etmez, önemli olan, ürünü cilde yedirirken hafif dokunuşlarla değil, güçlü ve dairesel hareketlerle uygulamak. Parmak uçlarıyla, özellikle yorgun görünebilecek bölgelere yani yüzün iki yanındaki çene kemiklerine, burnun iki yanına, ağız kenarındaki ve alındaki çizgilerin üzerine dairesel hareketlerle sıkı bir baskı uygulamak.
* Temizlikten sonra, nemlendiriciyi de aynı güçlü hareketlerle yüze yedirmek.
* Bütün hareketleri yüzün ortasından dışına doğru uygulamak. Şişkinliği, özellikle göz altlarındaki su birikimini dağıtmak için iki parmakla göz pınarlarından şakaklara doğru masaj yapmak.
* Nemlendiriciyi uygularken göğüs dekoltesini ve enseyi kesinlikle atlamamak. Boyundan enseye doğru yapılan güçlü bir masaj gıdının baş düşmanı.

Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et