Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 06.2008
Arşiv - 06.2008

Doğru Mayo Hangisi?


Yaz mevsiminin olmazsa olmazı mayo modası, bu yaz gene çok çeşitliliği ile göz dolduruyor. İsteyene yüzücü modeli, isteyene Swarovski taşlarla süslenmiş modeller.

Kısacası vitrinlerde her beğeniye hitap eden modeller var. Ama bu kadar çeşit kafaları karıştırıyor.

Acaba Mayo alırken nelere dikkat etmeliyiz? 

Doğru mayo; Rahat olan mı?, Moda Olan mı? yoksa Ucuz ve kullanışlı olan mı?

Mayo, Bikini, Mayokini ve Tankini seçerken dikkat edilmesi gerekenler :

-Renk seçerken teninizin koyulaşacağını dikkate alın.
-Alışverişe çıkmadan önce fazla yemek yemeyin.
-Mayo ile güneşleneceğinizi unutmayın. Dolayısıyla çabuk kuruyan mayoları tercih edin.
-Ayna karşısında oturup kalkın, ellerinizi kollarınızı hareket ettirin. İçindeyken rahat etmediğiniz bir mayo seçmemeye özen gösterin...
-Göğüsleri bastıran mayolardan kaçının. Aşağısı iyi olsun diye üstten fedakarlık yapmayın.
-Çok zayıfsanız, bu durumu kamufle etmek için iri desenli mayoları tercih edin. Bu size birkaç kilo daha fazla görünme imkânı sağlayacaktır.
-Açık renk mayolar olduğunuzdan daha kilolu, koyu renk mayolar ise daha zayıf görünmenizi sağlar.
-Geniş kalçaları saklamanın en ideal yolu göğüsleriniz uygunsa dikkati göğüslere çekmektir. Açık renkler daha çok dikkat çekeceği için üst kısmı açık, alt kısmı koyu renk ve desensiz olan mayolar hem göğüslerinizi olduğundan daha iri gösterir, hem de gözleri kalçalarınızdan uzak tutar.
-Göbeğiniz varsa, üçgen bikini asla giymeyin, Düz renk mayoları tercih edin. Desenli bir model giyerseniz, göbek kısmınızdaki desenler balon üzerindeki resim misali irileşeceği için yine dikkatleri göbeğinize çekmiş olursunuz...
-Göğüsleriniz büyükse ve iri göğüslerinizi saklamak istiyorsanız, üçgen bikinilerden kaçınmalısınız. Bikini üstlerinin altlara göre daha koyu renklerde olması, göğüsleri biraz daha küçük gösterir.

Halen MAYO alışverişinizi yapmadıysanız, İhraç Fazlası, İndirimli AY-YILDIZ Mayo'larına bir göz atın!Ay-Yıldız Mayo (39 YTL)
Ay-Yıldız Mayo (58 YTL)Ay-Yıldız Mayo (48 YTL)











Saç dökülmesi ve kepeğe kantaron yağı

Kantaron yağı, hasar görmüş ciltlerin onarımında antik çağlardan beri kullanılan bir halk ilacı. Cilde olduğu kadar saç diplerine de faydalı, zaten saç dökülmeleri de çoğunlukla saçlı derideki sorunlardan kaynaklanıyor. Bu sorunların en sık görülenleri saç kepeklenmesi ve saçlı deri egzemaları. Saçlı deri, travma, radyasyon tedavisi, kimyasal boyalar ve kozmetikler gibi herhangi bir dış etkenden dolayı hasar gördüğünde de, kantaron, saçlı deriyi onarmak ve yeni hücrelerin gelişimini uyarmak için çok kıymetli bir yardımcı.

Evde hazırlanabilir.
Kantaron yağını aktarlarda bulmak mümkündür, kaliteli olduğuna emin olun, ama isterseniz kendiniz de yapabilirsiniz. Özellikle yaz ortasında çiçekler en verimli dönemindedir, iyileştirici güç de çiçeklerdedir.

KANTARON YAĞINIZI KENDİNİZ DE YAPABİLİRSİNİZ :
Kantoron YağıKurutulmuş kantaron çiçeklerini zeytinyağı dolu bir şişede bir hafta kadar bekletin, ağzı sıkı kapalı olsun ve buzdolabında saklayın, daha sonra süzün. Hava almamasına dikkat edin, işlem sırasında her gün eksildikçe yağ ekleyebilirsiniz.

EVDE UYGULAYACAĞINIZ SAÇ KÜRÜ :

Banyodan bir saat kadar önce saçlı derinize kantaron yağı ile parmak uçlarınızla friksiyon yapın, yağı saç derisine yedirin. Bir saat sonra hafif bir şampuanla, tercihen bebe şampuanıyla yıkayın. Banyodan sonra da saç diplerinize hazırladığınız şu doğal losyonu sürün ve bırakın saç diplerinizde kalsın, kuruduktan sonra sorun olmaz.

Losyonun hazırlanışı şöyle,

- 1 tatlı kaşığı kuru ısırgan yaprağı
- 1 tatlı kaşığı kuru sarı papatya
- 1 tatlı kaşığı sarı kantaron

Büyükçe bir kupa içerisine bu bitkilerin karışımını koyun ve üzerine kaynar su boca edin, 10 dakika demleyin, ılıdıktan sonra temiz bir tülbentle süzün, losyonunuz hazır.

Saçlarınızda dökülme yanında kepeklenme de varsa bu losyona 1 / 4 oranında doğal organik elma sirkesi karıştırın ancak bu durumda losyonu banyo öncesi sürüp bir saat kadar beklettikten sonra yıkamanız gerekir çünkü elma sirkesi saçta pek hoş bir koku bırakmaz. Benim önerim haftanın bir günü yağ, bir günü losyon uygulamasını yapmanızdır.

Bu yöntemleri haftada birer kez uygulamanız, altta yatan sistemik bir hastalık yoksa, saç dökülmelerini durduracak, kepeklenme ve egzemayı rahatlatacaktır.
Dengeli beslenmek, yeterli ve dengeli protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve vitamin almak çok önemlidir. Birçok vitamin, mineral eksikliği kendini saç dökülmesi, saçlı deride pullanma ve kepeklenme olarak kendini gösterir.

Dr. ELİF GÜVELOĞLU

Mercimek Meme Kanserine Karşı
Saçlarınız Kışa Hazır mı?
Kansızlık ve Anemi
5'i Biryerde Çayı
Unutkanlığa Çözüm Olan Bitkiler
Köpekbalığı Yağı Faydalı mı?
Aşırı Terlemeye Adaçayı
Kan Dolaşımı Nasıl Güçlenir
Kış Bitki Çayları
Nar Çekirdeğinin Faydaları
Gençliğin Gizli Faktörü
Doğal Antibiyotik
Kansızlığın Doğal Formülü
Hepatit Bitkisel Tedavi
Mutfakdaki Eczane
Kantaron Yağı ile Saç Kürü
Cildi Canlandırmak
Kaç ve Kirpiklere Destek
Genç Kalmanın Sırrı
Dr. Elif Güveloğlu Kimdir?
| Yorumlar (27) | 12.06.2008 | Elif Güveloglu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Bacağımda oluşan damar sertliğinden nasıl kurtulurum?

Bir yıl önce sağ bacağımda hafif hafif ağrılar başladı. Yürüdüğümde bacağıma kramp giriyor, dinlenince geçiyordu. Önce önemsemedim ama ağrılarım giderek arttı. Doktorum, sorunumun damar sertliği olduğunu söyledi ve sigarayı bırakmamı istedi. 52 yıldır sigara içiyorum. İyileşmem için sigarayı bırakmam şart mı? 

Damar sertliği sadece kalp damarlarında olmaz. Bu tıkanıklık bacaklarda oluştuğunda, kişi yürürken bacak ağrıları çeker. Damar sertliğine bağlı bacak ağrıları yürümeye başlar başlamaz değil, bir miktar yol yürüdükten sonra ortaya çıkar. Bu ağrı çoğunlukla baldırdadır. Dinlenince birkaç dakikada kendiliğinden geçer ve yeniden hareket etmediğiniz sürece tekrarlamaz. Kalça içerisinde hissedilen ağrılar, bazen bel fıtığına bağlı ağrılar ile karışır ve böyle zamanlarda doğru tanıya varmak zaman alabilir.

ERKEKLER DAHA RİSKLİ
 

Burada unutulmaması gereken nokta; damar sertliğine bağlı ağrıların istirahatte ortaya çıkmadığıdır. Bel fıtığı ağrıları yatakta bile ortaya çıkabilirken, diğerleri sadece efor sonrası görülebilir. Sigara içenler, şeker hastaları, hipertansiyon hastaları ve kalp ya da boyun damarlarında damar sertliği olanlar; yüksek risk altındadır. Yaşın ilerlemesi ile özellikle erkeklerde risk artar. Tanı için genellikle muayene yeterlidir. Bacak tansiyonunun kola göre düşük çıkması ve doppler ultrason ile kolaylıkla tanı konabilir. Ancak girişim düşünülenlere, anjiyografi de uygulanmalıdır. Hareketin durması ile ağrı süratle azalır. Her ağrı esnasında kana salgılanan bu maddeler, yan dalların ve kılcal damarların gelişmesini uyarır. Kılcal damarlar geliştikçe, yürüdüğünüz zaman hissettiğiniz ağrının süresi de uzayacaktır.

YÜRÜYÜN!
Bu nedenle, "Bacağım ağrıyor" diyerek yürümemek hatadır. Aksine düzenli yürümemiz şarttır. Ancak ağrı gelince durup sonra tekrar yürüyerek, kılcal damar gelişimini arttırabiliriz. Yürümemek hatadır. Yürümezsek kılcal damarlar gelişemez ve bu durum giderek daha çabuk ağrı duymamıza yol açar. Tıkalı bölge özellikle dizüstü kısımlarda ise, kalp damarlarında olduğu gibi balon-stent ile damar açılabilir. Ayrıca cerrahi girişim de yapılabilir.

ASPİRİN İÇEBİLİRSİNİZ (Klasik Aspirin)

Dizaltı tıkanıklıklarda veya yaygın damar hastalığında ise, eğer yakınmalar çok fazla değilse, hiçbir girişimde bulunulmadan süreç izlenebilir. Sigarayı tamamen bırakmak ve sigara dumanı olan yerlerde bulunmamak da şarttır. Kolesterol düşürücü ilaçlar da damar sertliğinin ilerlemesine engel olabilir. Bu hastalığın vazgeçilmez bir ilacı ise; kanı sulandırdığı için aspirindir.

| Yorumlar (1) | 09.06.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Amerikalı Thomas Beatie bir ay sonra doğacak kızının doğumunu sabırsızlıkla bekliyor. "Her ne kadar erkek olsam da doğurmayı çok istiyordum. Kendimi bildim bileli böyleydim" diyor
Dünyanın ilk hamile erkeği olan Amerikalı Thomas Beatie'nin, doğumuna ....DEVAMI
| Yorumlar (46) | 09.06.2008 | Fotoğraf Albümü  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Büyük ve Küçük Burunlar için Makyaj Hileleri


Makyaj yaparken kullanılan belli kurallar ve yöntemler vardır.
  • Açık Renkler hatları Ön Plana çıkartır.
  • Koyu Renkler hatları Geri Plana atar.

Açık renk olarak şeffaf pudra, koyu renk olarak pudra veya allık kullanılabilir.

Burun ile dudak arası uzun ise : Bu uzunluğu geri plana alabilmek için burun ile dudak arasını boyamalısınız.

Burun ile dudak arası dar ise : Çok dar olan bu bölgeyi ön plana çıkarmak için açık renklerle boyamalısınız.

Burun Düzeltme Teknikleri :

Burun Makyajı teknikleriKüçük Burun :
En ideal burun şeklidir. Fakat yüzde kaybolacak, dengeyi bozacak kadar küçük ise ve gözler iriyse burunu ön plana çıkarmak gerekir. Bunun için de burun kemiği ve kanatlarını tamamiyle açık renk fondoten ve pudra uygulamalısınız.

Düz ve Kısa Burun : Bu tip burunlarda burnun bitimine ve iki kaşın arasına açık renk fondoten ve pudra sürülür. Bu sayede burun biraz daha uzun görünür.

Uzun Burun : Burnun uzun olan alt uç kısmına koyu renk fondoten ve pudra ile gölge yapılarak uzunluk geri plana alınır.

Burnunuzu uzun buluyorsanız; Kaş başlarınızın burna çok yakın olmamasına dikkat edin. Burun kökü ve ucuna gölgeleme yapın. Alnınızı ve Çenenizi çıkık göstererek burnu daha önemsiz kısalıkta olduğunu vurgulayabilirsiniz.

Kemikli Burun : Burundaki kemiğin üzerine koyu renk fondoten ve pudra sürülür. Bu sayede koyu renkle kemikli kısım geri plana alınır.

Büyük Burun : Bu tip burunlarda, koyu renk fondoten ve pudra ile burun şekli yeniden belirlenir. Gözlerden başlayarak, burnun iki yanına inen gölgeler burun kanatlarına dağıtılır. Burun daha ince ve zarif gözükür.

Bir kaç tüyo :
Burnu kısaltmak için uç kısmını gölgeleyin ama allık ile kırmızı fırça vuruşu burnu daha şiş gösterir unutmayın.

Burnunuza yaptığınız gölge oyunlarını güneş ışığında kontrol etmeden dışarı çıkmayın, eliniz alışıncaya kadar leke yapabilirsiniz. Makyaj profesyonelliği zamanla olur.

Burnunuz iriyse canlı renk rujları tercih etmemeye çalışın. Bu sorunlu bölgenin altını kırmızı kalemle çizmeye benzer.

Estetik ameliyatla ünlü birine benzeme isteği aslında "Body dismorfik Sendromu" denen hastalıktır. Vücuduzla barışık olun.


Sitede ki Diğer yazıları :

FUCUS ULVA Zaralı mı?

Fucus Ulva Zayıflama Kapsülü geçtiğimiz aylarda bir ilaç firması tarafından ülkemize getirildi ve özellikle tanınmış sanatçıların (Sibel Can, Davut Güloğlu, Hamiyet, Gülben Ergen) isimleri ile bolca medya'da yer almaya başladı.

www.xprodoksit.com olarak gene FARMED İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ithal edilen ve gene yosun içerikli olan ve bir çok kişinin ölümü üzerine satışı durdurulan LİDA hakkında yazılar yazmıştık ve sizlerin yorumlarını almıştık. (Lida'nın zararları yazısı , Lida Zayıflama Çılgınlığı yazısı)

Fucus Ulva umarım bu tip bir sonla bitmez.


Türkiye genelindeki Fucus Ulva tanıtım mankeni olarak Damla Sinem YILMAZ' ı kullandı.

Ürün lansmanında fucus ulva' yı kullandığını söyleyen tanıtım mankenlerinden Tuğba ÖZAY; "fucus ulva' yı bir süreden beri kulanıyorum, sonuçlarından memnun olduğumu belirtmek isterim, tüm kilo ile sorunu olanlara' da  tavsiye ederim" dedi.


Fucus Ulva Neler Vaad ediyor?
Tokluk hissi verir.
Metabolizmayı hızlandırarak kalori yakımını artırır.
Bölgesel yağların parçalanmasını sağlar.
Kilo kontrolü sağlarken, aynı zamanda enerji verir.
Günlük ihtiyaç duyulan mineral ve vitaminlerin alınmasını destekler.
Anti-aging özelliğinden dolayı yaşlanmayı geciktirir.
Verilmiş olan kiloların korunmasını sağlar ve tekrar kilo alımını engeller.
Selülitlerin oluşumunu engeller.
Kolesterolün düşürülmesinde yardımcı olur.
A, C ve E vitaminleri ve çoklu doymamış yağ asitleri bakımından çok zengindir.
Kanı sulandırır
Kötü kolesterolü düşürür
Bağırsak florasını düzenler
Hemoroid problemlerine yardımcı olur
Yorgunluğu giderir enerji verir
Performansı artırır.
 
Ürünün Kullanım Önerisi:
Sabah ve akşam yemeklerden yarım saat önce 2 büyük bardak su ile birlikte 1 sert kapsül alınır. Tokluk hissinin devamı için gün içerisinde 2 - 2,5 litre su alınmalıdır. Tiroid problemi olanların kullanması önerilmez, yemeklerden yarım saat önce 2 büyük bardak su ile birlikte, yani bol miktarda su ile birlikte alınması gerekmektedir. Bu şekilde açlık hissinin bastırılması çok daha efektif olacaktır. Bunun yanında diğer çok önemli bir nokta da, gün içerisinde insanların bol miktarda su tüketmesidir. Bu sayede yemeklerden sonra alınan su ile mide de henüz tam anlamıyla sindirilmeyen Fucus Ulva (Fucus ve ulvanın zengin lifli yapısından dolayı sadece sıvı emilimi gerçekleşiyor)  tekrar su alımı ile yemeklerden sonrada midede hacmi büyüyerek defalarca tokluk hissinin oluşmasını sağlayor. Su alımının bir diğer etkisi ise, Fucus Ulvanın metabolizma faaliyetlerini artırmasına paralel hızlandırıcı etkisi olması, bu sayede renal atılım da artırılarak metabolizma faaliyetlerinin artırılması daha sağlıklı gerçekleşmiş olacaktır.


FUCUS ULVA' yı daha önce kullanan, halen kullanmakta olan veya kullanma niyetinde olanların www.xprodoksit.com 'a Ürün hakkında yorumlarını bekliyoruz.
| Yorumlar (43) | 03.06.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

FUCUS ULVA : ZAYIFLAMA KAPSÜLÜ

Ünlülerin ismi ile gündeme gelen %100 Deniz ürünlerinden üretilen zayıflama ürünü.


Fucus Ulva' nın içinde ne var?

Fucus 440 mg
Ulva 280 mg

Fucus Ulva neler vaad ediyor?

Metabolizmayı hızlandırarak kalori yakımını artırır.
Bölgesel yağların parçalanmasını sağlar.
Kilo kontrolü sağlarken, aynı zamanda enerji verir.
Günlük ihtiyaç duyulan mineral ve vitaminlerin alınmasını destekler.
Anti-aging özelliğinden dolayı yaşlanmayı geciktirir.
Verilmiş olan kiloların korunmasını sağlar ve tekrar kilo alımını engeller.
Selülitlerin oluşumunu engeller.
Kolesterolün düşürülmesinde yardımcı olur.
A, C ve E vitaminleri ve çoklu doymamış yağ asitleri bakımından çok zengindir.
Kanı sulandırır
Kötü kolesterolü düşürür
Bağırsak florasını düzenler
Hemoroid problemlerine yardımcı olur
Yorgunluğu giderir enerji verir
Performansı artırır.
Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et