|
GÖZ KURULUĞU NEDİR? Göz kuruluğu belirtileri değişkenlik gösterir. Farklı hastalar yaşadıkları göz kuruluğu belirtilerini farklı şekillerde anlatırlar: Kaşınma, tahriş (irritasyon), ışığa duyarlılık, bulanık görme, hatta aşırı gözyaşı üretimi bildirebilirler. Bu belirtilerin herhangi birisiyle ya da bazılarıyla başa çıkmak, milyonlarca kişinin sorunudur. Bundan muzdarip olanların birçoğu, bunun "birlikte yaşamayı öğrenmekten" başka çareleri bulunmayan bir durum olduğuna inanmasına karşın, aslındatedavi edilmeyen Kronik Göz Kuruluğu daha ciddi görme problemlerine yol açabilir.Göz kuruluğu hastalığı hafif, aralıklı yada erken evrede ise, tanısı zordur; diğer göz rahatsızlıklarına benzemeksizin, erken evrede hastada hafif yanma, batma, kızarıklık, gözde ağırlık hissi, karıncalanma, gözde yabancı cisim hissi gibi şikayetler olur. Bu şikayetler kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle hastanın günlük yaşantısını olumsuz yönde etkiler. Hastalık orta ve şiddetli evrede ise bu şikayetler daha şiddetli ve sürekli olabilir. Göz kuruluğu durumunuzun gerçekten Kronik Göz Kuruluğu olup olmadığını ancak bir doktor belirleyebilir. Bu tanıyı koymak için, göz kuruluğu uzmanı yaşadığınız göz kuruluğu belirtilerini ve günlük yaşantınız üzerindeki etkilerini anlatmanızı isteyecektir. Okumak ya da bilgisayarda çalışmak problem yaratıyor mu? Sürekli kaşınma, yanma ya da gözünüzde yabancı bir cisim varmış hissi yaşıyor musunuz? Bu sitede bulunan Kronik Göz Kuruluğu Testini (OSDI Testi) cevaplayıp yazdırarak doktorunuza gösterip yardımda bulunabilirsiniz. GÖZ KURULUĞU NEDENLERİ Kontakt lens kullanımı :Kontakt lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olacağından göz kuruluğuna yol açmaktadır. Klimalı ortamlar :Klima kullanımı ortamın kurumasına neden olarak gözyaşının buharlaşmasını hızlandırarak göz kuruluğuna yol açmaktadır. Lazer operasyonları :Operasyonlara bağlı olarak göz yüzeyi ve gözyaşı salgı organları etkilenmektedir. Yoğun bilgisayar kullanımı :Yoğun bilgisayar kullanımı sırasında gözyaşı'nın göz yüzeyine yayılmasını sağlayan göz kırpma hareketinin sıklığının azalması nedeniyle ve yine gözün olması gerekenden daha az kırpılması sonucu buharlaşma fazlalaşacağından göz kuruluğu görülmektedir. Sigara kullanımı :Sigara dumanındaki maddeler göz yüzeyini olumsuz yönde etkilemektedir. Romatizma :Bağışıklık sistemi ile ilişkili romatizmal hastalıklarda gözyaşı salgılayan bezler de hastalığa katılmaktadır. Ciddi kuru göz, ağız kuruluğu ile birlikte giden Sjögren Sendromu ile birlikte olabilir. Bu durumda, hastalarda, sıklıkla eklem romatizması olmak üzere, tüm vücut sistemlerini tutan bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı veya bağ dokusu hastalığı mevcuttur. Sjögren sendromu, genellikle 50 yaş civarında kadınlarda görülür. Kalp rahatsızlıkları ve diyabet :Çeşitli kronik hastalıklarda özellikle doku beslenmesi bozukluğunda, gözyaşı beslenmesi bezleri de etkilenmektedir. Göz tansiyonu :Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan göz damlaları göz kuruluğuna yol açmaktadır. Yaşlılık :Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır. Çevresel faktörler :Nemi düşük, sıcak veya rüzgarlı ortamlar, radyasyon, kimyasal maddeler, uygun olmayan ışınlar, yüksek yerlerde kalma (düşük oksijen basıncı nedeniyle) kuru göze neden olabilir. GÖZ KURULUĞU TEDAVİSİ YAŞAM ŞEKLİ DEĞİŞİMİ İLE GÖZ YAŞININ KORUNMASI Hastalara yaşadıkları ev ve iş ortamında nemin artırılması önerilir. Ayrıca yoğun sigara dumanı ortamında bulunmamaları belirtilebilir. Ağır vakalarda, kozmetik olarak beğenilmese de, buharlaşmayı önleyici gözlük vb. araçlar verilebilir. GÖZ YAŞI REPLASMANI Suni göz yaşları, kuru göz hastalığının başlıca tedavi yöntemidir. Dünya çapında birçok suni gözyaşı bulunmaktadır ve aralarındaki farklılıklar içerdikleri etken maddeye, ambalajına (çok kullanımlık şişe, tek kullanımlık ampul, vs) dayanır. GÖZYAŞI YAPIMINI ARTTIRAN İLAÇLAR Suni gözyaşları sadece göz yüzeyini yıkayıp uzaklaşırken, bu ilaçlar gözyaşı üretimi ile gerekli dokularda etkilerini gösterirler ve kişinin doğal gözyaşı yapımını arttırırlar. CERRAHİ MÜDAHALE Gözyaşı kanallarına koyulan bir tıkaç sayesinde mevcut gözyaşının yüzeyde tutulması mümkündür. Ancak bu tıkacın kayması, yer değiştirmesi gibi zorluklarla da karşılaşılabiliyor. - Menopoz Göz Kuruluğuna Neden Oluyor - Göz Kuruluğu Nedir? - Göz Çevresi Bakımı - Göz Seğirmesinin Nedeni? - Göz Hastalıklarında Yanlış Bilinenler - Çocuklarda Göz Alerjisi - Çocuklarda Göz Tümörüne Dikkat - Göz Tedavisinde i-Lasik Dönemi - Göz Kanseri Ameliyatlarında Robotik Devrim - Göz Tümörü Ameliyatında Yeni Yöntem - Göz Seğirmesi Neyin Habercisi? - Botoks ile Göz Tedavisi - Göz Neden Kanlanır? - Hareketli Göz Protezi Artık Mümkün - Göz Tembelliği Nedir? | ||
Yanık yarasına buz sürmek yanlış!Türkiye, yanık vakalarının sık karşılaşıldığı ülkelerden. Özellikle bebek ve çocuklar dikkatsizlik sonucu yanığa maruz kalıyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Çetinkale'ye göre; "ilk müdahalede yanık bölgelere soğuk uygularken buzlu su ya da buz Yanıklar geniş ve derin olduğu zaman hayati tehlike vardır. Tam teşekküllü bir yanık merkezinde, eğer yoksa tam teşekküllü bir hastanenin acil servisinde tedavi görmesi gerekir. Yanıkların tercihen yanık tedavisinde uzman bir plastik cerrah tarafından tedavi edilmesi uygundur. Eğer uygun tedavi yapılmaz ise çok kötü izler ve kasılmalarla sonuçlanabilir. Bu nedenle uzman kişilerce tedavi edilmelidir. Yanıklar sıcak sıvılarla (çay,sıcak su), alevle, sıcak metallere temasla, kimyasal maddelerle veya elektrikle meydana gelir. Yanıklara karşı ne yapılmalı?
** Yanan kişiyi hemen yanık etkeninden uzaklaştırın (alevden, sıcak sıvılardan, sıcak metallerden, elektrikten ve kimyasal maddelerden) **Üzerindeki giysileri çıkarın. | ||
|
Ünlü işkadını Leyla Akçağlılar, bu yıl ikinci hayatına başladı. Amerika'da böbrek nakli oldu. Onun böbreklerini iflas ettiren yaptığı bilinçsiz diyetlerdi. 21 yıl boyunca diyet yapan ve hiç et yemeyen Akçağlılar, yeni hayatında önce etin tadını öğrendi..... * 21 yıl boyunca sadece sebze ve salatayla beslendim. * Kilo almak en büyük kabusum... * Böbrek hastaları için sağlıklı beslenmeye yönelik bir kitap yazdım. * Sağlıklı yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, ikinci hayatımda anladım. Leyla Akçağlılar, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve çikolata markası Butterfly'ın sahiplerinden biri. Yani çok yoğun bir işkadını... Üç yıl önce hayatı bir anda değişti. Böbrek yetmezliği teşhisiyle diyalize bağlı yaşamaya başladı. Ülkelerarası iş temposunda, onun için her gece 12 saat diyalize bağlanmak ve sabaha kadar makineyle yaşamak kabullenilemez bir durumdu. Her gece evinde olsun, iş toplantıları için gittiği şehirlerin otellerinde olsun, diyaliz makinesini yanından hiç ayırmadı. Bu süre içerisinde hep konuştuk. Kendisini çok iyi anlıyordum çünkü bundan 5 yıl önce aynı şeyleri ben de yaşamıştım. TATLIYI BİLMİYOR İlk konuştuğumuzda, Leyla Hanım ameliyattan korkuyordu. Sonra kendisi için en doğrusunun nakil olduğuna karar verdi ve 7 Aralık 2007'de yeni hayatına başladı. Kuzeninin böbreğiyle sağlığına kavuşan Akçağlılar, geçen hafta Türkiye'ye döndü. Kendisiyle yarattığı ünlü çikolata markası Butterfly'da buluştuk. Yıllarca diyet yapan ve tatlının tadını unutan Akçağlılar'ın anlattıkları çok ilginçti... * Çikolata üreten bir şirketiniz var. Tatlıya düşkün müsünüz? Hayır. Ben çocukluğumdan beri tatlıyı pek sevmem. Tuzlu severim. Dolayısıyla tatlıyı hiç aramam. Butterfly'da her şeyin tadına ufak bir ısırık alarak da olsa, ben de ortağım da mutlaka bakarız. Benim tatlıyla aram yok ama sağlıklı çikolatalar yapıyoruz. Şeker kullanılmıyor. Bütün çikolatalar elde ve doğal aromalarla tatlandırılıyor. * Neden böbrek yetmezliği yaşadınız? Yaptığım diyetler ve vejetaryen beslenmem yüzünden! Çok gençtim. Paris'te ekonomi okuyordum. O yıllarda çok zayıflık yeni yeni moda oluyordu. Yemek yememeye başladım. Et ve balığı ağzıma koymazdım. Bilerek proteinden uzak yaşadım. 1978'lerden 1999'a kadar 21 sene bu şekilde zayıflayarak yaşamımı sürdürdüm. Hiç su içmiyordum. Canım istemiyordu ki! Ben vejetaryen yaşıyordum. Kendimi sağlıklı zannediyordum. Bu yaşam biçimimden de son derece memnundum. * Gençlere neler tavsiye ediyorsunuz? Vejetaryen beslenmeyi önerir misin? Gençlere kesinlikle sadece sebze ve salata ile beslenmelerini önermem. Protein ve diğer vitaminleri alabilmeleri ve sağlıklı olabilmeleri için her şeyden aşırıya kaçmadan yemelerni tavsiye ediyorum. Abur cubur yerine günde 5 defa azar azar yemelerini öneriyorum. Vejetaryen beslenmek ve proteinden uzaklaşmak benim sağlığıma mal oldu. 'Ben gencim, bana bir şey olmaz' mantığı çok kötü! Sağlığınıza dikkat etmezseniz, her yaşta sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Şu anda sağlıklı yaşamam için ne gerekiyorsa ve doktorlarımın önerisiyle nelere dikkat etmem gerekiyorsa yapıyorum. Sağıklı olmayı yeni öğrendim. Yeni hayatımı çok seviyorum ve tadını çıkartıyorum. DOKTORLARIMI DİNLEMEDİM * Kendinize, özellikle de böbreklerinize zarar verdiğiniz hiç aklınıza gelmedi mi? Doktorlar beni devamlı uyarıyordu. Fakat ben, "Gencim, bana bir şey olmaz" diyerek hayatıma, sadece sebze ve salata yiyerek devam ediyordum. * Hastalığınız nasıl ortaya çıktı? Bu yaptığım sıkı diyetler sayesinde yeteri kadar beslenemedim. Su içmediğim için artık böbreklerim görevini yerine getiremeyecek hale gelmişti. Kısacası böbreklerim büzülmüş ve küçülmüştü. 1999 yılında kan değerlerim, durumun kritikliğini açıkça gösteriyordu. Doktorlarım su içmem ve et yemem konusunda beni uyardı. Ama ben bildiğimi okudum, onları dinlemedim. Sadece doktorlarımın verdiği ilaçları içmeye başladım. Ama bir yandan da tuzsuz, kalsiyumsuz ve fosforsuz diyete devam ettim. * Diyalizdeyken de, kilo almama konusunda ısrarcı mıydınız? Evet. Diyetime devam ettim. Hiçbir zaman sebze ve salatadan vazgeçmedim. Diyalizde ise sodyum, kalsiyum, potasyum ve fosfor oranlarıma dikkat ettim. YAŞADIKLARIMI KİTAP YAPTIM * Ne kadar diyalizle yaşadınız? 2.5 yıl periton diyalizi yaptım. Periton diyalizinde her gece 12 saat makineye bağımlı yaşıyorsunuz. Bu benim için önceleri tam bir kabustu. Makinedeyken evden dışarı çıkamıyorsun, yemeğe ya da sinemaya gidemiyorsun. Aktif olamamak çok canımı sıktı. Ben de oturdum, benim gibi böbrek hastaları için 'Böbrek Yetersizliğinde Doğru Beslenme' adlı bir kitap yazdım. Ayrıca periton diyalizi makinemle tatile, iş seyahatlerine gittim. Paris'i ve Amerika'yı gezdim. İki defa karın zarı iltihaplanması geçirdim. Karın ağrısı ile hastaneye kaldırıldım. Üç gün yoğun bakımda kaldım. Serumla beslendim. Ne yazık ki karnımdaki hortumları çıkardılar. Kolumdan damar yolu açıldı ve ben hemodiyalize girmeye başladım. 6 ay da hemodiyaliz yaptım. * Bu süreçte nakil olmayı düşünmediniz mi? Açıkçası nakil olmayı çok istiyordum. Ancak vücudumun bu ameliyata hazır olmadığını hissediyordum. Bu süreçte yurtiçinde ve yurtdışında araştırmalar yaptım. Organ nakli merkezlerini gezdim. Kendimi kilo almaya adadım. Kan değerlerim düzelmeden ve kilo almadan ameliyat olamayacağımı anladım ve kabul ettim. TAM ÜÇ KEZ BİYOPSİ OLDUM * Türkiye'deki merkezler organ nakli konusunda çok başarılı. Niye Los Angeles'ı tercih ettiniz? Kız kardeşim orada yaşıyor. Yıllardır ailece check-up'larımızı orada yaptırırız. Kardeşimin tanıdığı doktorlar sayesinde, iyice araştırma yaptım. 'Cedars Sinai Hospital' çok bağış alan bir hastane. Bütçesi geniş, çok büyük bir araştırma merkezi var. Neyi istiyorlarsa, onu araştırıyorlar. Bu, beni en çok etkileyen nokta oldu. İkincisi; oranın Organ Nakli Merkezi Başkanı Dr. Stanley C. Jordan küçüklüğünde çocuk felci geçirmiş. Sonra, çocuklara yönelik araştırmalar yapmaya başlamış. Özellikle bağışıklık sistemi ile ilgili araştırmalar yapıyor. Ben zaten nakilden değil, nakil sonrasında olabileceklerden korkuyordum. Erken müdahale edilmesi gereken bir durumla karşı karşıya kalırsam, ne olacağını düşünüyordum. Bu sebeple Los Angeles'ı tercih ettim. * Nakil sonrası korktuklarınız başınıza geldi mi? Evet. Üç kez biyopsi oldum. Böbreğim ilk üç hafta yeterli çalışmadı; diyalize bağlandım. Vücudum böbreğimi reddedecek diye korktum. Her gün internetten İstanbul'daki terapistimle konuştum. Zaten Dr. Serhat Azizlerli ve çok sevdiğim hemşirem yanımdaydı. İçim rahattı ama kalbim küt küt atıyordu. Böylece ikinci hayatıma, organ nakli ile başladım. ESRA TÜZÜN-Sabah | ||
|
1950 Filipin doğumlu. Santo Tomas Universitesi Filipinlerden
mezun Tıp Teknisyeniyim. Daha sonra sanat güzellik ve ruhsallıkla
ilgilendim.
• İlk
başlangıcım ilk gurum ile karşılaştığım ve yoga, kristal taşlar şifacılığı
çalışmalarınla başladım. İlk Yoga hocam Osho Bhagwan Shree Rashneesh’ in
talebesiydi. – 1970• Spirituelt açlığım ve bu plandaki çalışmalarım günlük hayat çalışmalarımda çok yararlı olmuştur. • 1970 – 1990 arası Kadın butiği ve çiçek dükkanı sahibi, Manila, Filipin. • 1990 – 2000 – Manhattan, New York’ ta – Director ve çiçek dükkanı desinatörlük. • New York’ ta iç mimarlık tanınmış mağazasında asistanlık ve dekoratörlük. • Orlando, Florida’ da yüksek moda kadın butiğinde Moda Koordinatörlüğü – 8 yıl. • Yine tanınmış mücevher dükkanında değerli taşlarla ilgili çalışmalar. • 4 çocuk, 6 tane güzel torun sahibi. • İkinci Yoga hocam olan beraberlik içimdeki spirituel ateşi alevlendirdi ve yolumu aydınlattı. Hocamın öğretileri sayesinde yogamda ilerledim ve konuya daha çok hakim oldum. Hocam hatha ve kundalini yoga öğretileri hayatımı tamamen değiştirmiştir. Guru hocamın bana göstermiş ve yönlendirmiş olduğu, bu aydınlık yoldaki başarımdan dolayı sonsuz teşekkür ve saygı duygularımı ebediyen taşıyacağım. Gençlik (Güzellik) Yüz Yogası Filipinli sağlık ve beslenme uzmanı Lourdes Doplito – Çabuk,
ciltte yılların etkisiyle oluşan kırışıklık ve sarkmalar için her gün yoga
yapmayı öneriyor.
Eğitimini Filipinler’ de Universite Tıbbi Teknoloji bilimi bölümünde tamamladıktan sonra Florida’ da ve sonra İstanbul’ da Raja Yoga, Kriya Yoga ve Güzellik – Gençlik ve Yüz Yogası dersleri veriyor. Bu çalışmalarda beslenme, duruş, oturuş, stresten kurtulmak, arınma, rahatlama dahil bir dizi uygulamayla bedensel – fizyolojik fonksiyonlar yeniden düzenleniyor. Başka bir deyişle Gençlik Yogası etkisini bedenin içinden dışarıya doğru gösteriyor. " Seminere katılan herkese her şeyden önce doğru nefes alıp vermeyi öğretiyorum, çünkü ne yazık ki nefes bilinmiyor. Nefes her şey demektir. " " yaşlanma durdurulamaz ancak, sağlık ve güzellik ile olgunlaşmak mümkündür." Yüz Yogası Nedir? Güzellik yogası birçok sağlıklı yaşam sistemlerinden alınmış
ve kombine edilmiş, hem sağlık hemde güzellik için yapılan bir komple
çalışmadır. Güzellik cilt yüzeyi ile sınırlı değildir. Sadece görünüşte güzel
görünmek için yapılan bir çalışmada değildir. Aynı etkiyi içerden dışarıya doğru
yapmakta lazımdır. Güzellik gençlikle gelen ve yaşlandıkça yavaşça kaybolan bir
oluşumdur. Güzellik sanatı kişinin gayreti ve etrafındaki, imkanları kullanarak,
zamanla elde edilen bir neticedir. Benim bu konuda arzum konu ile ilgili çok
uzun senelerin birikimi olan tecrübe ve deneyimlerimin 360 derecelik bakış
açısından size sunarak paylaşmaktır. Yaşlanmak durdurulamaz ancak, güzellikle
doğal yıpranmadan olgunlaşmak mümkündür. Bu da güzelliktir.
Lourdes ÇABUK'a Sorularınız için : madamlourdes@siddashramyogacenter.com İrtibat Adresi :
Yogi Adnan Ananda Siddviho Çabuk Siddashram Yoga Center - Y.A.A.S.C. Rumeli Cad. Zafer Sok. No:9 Daire:2 Nişantaşı / İstanbul Yüz Yogası uzmanı Lourdes ÇABUK' un Kitapları :
| ||
|
Botoks ile güzelleşmeyi boşver küçük çözümler sana yeter! Yaşlılığın ilk belirtileriyle karşılaşmayabaşladıysanız, üzülmeyin. Doğru yastıkkılıfını seçmek gibi birkaç küçük önlemle yıllara meydan okuyabilirsiniz * Yüzünüzü her gün bir yastığa dayamak, kan dolaşımını düzensizleştirerek kolajen oluşumunu kırar, dolayısıyla da kırışıklıklara neden olur. Bu nedenle tercihiniz ipek, saten ya da yüzde 100 pamuk yastık kılıflarından yana olsun.* Sabah duş almadan önce, cildinizi kuru bir lifle sürtün. Böylelikle kan dolaşımınız hızlanır ve ölü deriniz dökülür. * Nemlendiricinizi ya da selülit kreminizi sürmeden önce yüzünüzü, boynunuzu ve vücudunuzu ıslak ellerinizle ovun. * Yatağa hiçbir zaman saçlarınız bağlı ya da tokalıyken * Yengeç, istiridye, çekirdek ve fındık yemek saçlarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Şiş gözler için tatlı kaşığı * Makyaj yapmadan beş-on dakika önce mutlaka nemlendirici sürün. * İki metal tatlı kaşığını akşamdan buzdolabına koyun. Sabah kalktığınızda da, gözlerinizin şişini indirmek için, bu kaşıkları 1-2 dakika boyunca gözlerinizin üstünde tutun. * Dudaklarınızın kuruyup, çatlamasını önlemek için yağlı ya da vazelinli dudak boyalarını kullanın. | ||
|
Ayşe Hatun ÖNAL Bu sefer alkışlanacak güzel bir çalışmayla karşımıza
çıktı. "KALBE BEN"
![]() Ayşe Hatun Önal - Kalbe Ben Tanıtım mp3' ü | ||
|
Güzelliğiniz İçin Çiğ Yiyin Ve Bol Su Tüketin Cilt esnekliği için C vitamini, saç beyazlamasına karşı çinko, sağlıklı tırnaklar ve parlak saçlara sahip olmak için salatalık ve domateste bulunan silika… Cilt güzelliğinizin anahtarı sağlıklı beslenmek. Uz. Dr. Ayfer Aydın cildinize, saçlarınıza, tırnaklarınıza ve gözlerinize canlılık katabilmenin için önerileri sıraladı.Dış görüntümüz iç sağlığımızın aynasıdır ve yediğimiz gıdalar da dış görünüşümüzü önemli ölçüde etkiler. Cildimiz yalnızca vücudumuzu kaplamaz aynı zamanda vücudumuzun önemli ve en büyük parçasıdır; yediklerimizden doğrudan etkilenir. Yiyip içtiğimiz herşey, meyveler ve sebzeler cilt sağlığımız için büyük önem taşır. İşlenmiş ve katkı maddeleri içeren hazır gıdalar, tütsülenmiş etler, dondurucuda bekletilmiş hazır yiyecekler son derece sağlıksızdır. Su, cildiniz için hayattır Cildimiz önemli bir toksin atma yoludur. Vücudumuz yabancı maddelerle, zararlı atıklarla dolduğunda diğer boşaltım kanalları zorlanır ve vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır. Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden olabilir. Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol su içmektir. Bol su içmekle derinin hem nem oranı artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak, diri ve genç kalır.
Günde an az iki litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak mümkündür. Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek Taze bir cilt için taze meyve sebze Canlı ve ışıltılı görünümlü bir cilt için bol miktarda çiğ meyve, sebze ve bunların sularını tüketmek gerekir. Çünkü bu besinler pişirildiklerinde zarar görür ve faydalı özelliklerini kaybeder. Bu besinlerin içerdiği yüksek miktarda sıvı da vücuda alınan suyu destekler. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı verir. Kabuklu çiğ yemişler ve tohumları tüketmek de son derece faydalıdır. Unutmamak gerekir ki; bunlar ısıya duyarlıdır ve pişirildiklerinde hücrelere fayda sağlayacak pek çok özelliklerini kaybederler.
Cilt sağlığını korumak için; Zayıf beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek sağlıklı gıdalar tüketin, cildinizdeki, saçlarınızdaki ve tırnaklarınızdaki değişimi izleyin. Güzelliğiniz için yiyin, hem kendinizi daha iyi hissedin hem de daha güzel görünün. Uz.Dr. Ayfer AYDIN (Dermotoloji Uzmanı) ![]() Amerikan Hastanesi 444 3 777 Yazıları : Dr. Ayfer Aydın Kimdir? Canlı Cilt İçin Behçet Hastalığı Kışın Bakımlı Saçlar İçin İpuçları Lazerle istenmeyen Tüylerden Kurtulmak Kimyasal Peeling Nedir Nasıl Uygulanır? Güneşin Aldatıcı Cazibesi |