TERE TOHUMU KULLANDINIZ MI?Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz TERE TOHUMU ve Zayıfla etkisi aslında kocaman bir yalan mı? İştah açıcı özelliği ile tanıdığımız Tere'nin, tohumunu zayıflama ilacı olarak kullanmak ne kadar mantıklı. Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin ortak bir yanlışı var: İşin kolayına kaçmak.Malesef bir çok kişi, Kilo vermek için hareket edip, enerji harcamak veya az yiyip kalori almayı kısıtlamak yerine, bunları "kalori yakan hapların" veya "Kulaktan dolma diyet iksirleri" nin yapmasını istiyorlar. Bir Çay KaşıkTere Tohumunun bir kaşık bal ile karıştırarak sabahları aç karnına içmenin Hem Guatr hemde zayıflatma ve yağ gibi bir özelliği olduğu söylensede Uzmanlar özellikle şu husuna dikkat çekmek istiyor : Kilo vermeye yararı olmayan destekler. Chitosan, Psyllium Seed Husky, Garcinia cambogia, Hoodi, Chlorella, Alfa alfa, Spirulina, Tere tohumu, Cayenne Pepper Powder, Ginger Root Powde, Gotu kola. Kullanıp kullanmamak tamamen sizlere kalmış. |
|
Selülitlere etkin çözüm: Radyo frekansı Mart geldi, yarısı geçti... Bazen kapıdan baktırıyor, bazen kazma kürek yaktırıyor ama yaz günlerinin yaklaştığını da haber veriyor. Aynalar gerçekçidir, size neler söylüyor?
Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorunun yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur. Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim... Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar. Tedavi keyif veriyor Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir. Dr.Yasemin Fatih Amato (www.yasemen.biz) Dr. Yasemin Fatih Amato - www.xprodoksit.com 'da yer almış yazılar : * Dr. Yasemin Amato Kimdir?- Saçlara Yapılan Yanlışlar - Yumurta Akı Mucizesi - K Vitamini - Vücut Ritmi ve Cilt Bakımı - Doğum Yeniden Doğmaktır - Vücut Ritme ve Cilt Bakımı - Cilt Bakımı Neden Gerekli - Çatlaklardan Kurtulmak - Ağız Kokusu Nasıl Giderilir? - Photo Aging Nedir? - Kusursuz Güzellik - Diyet Yapmak Uzmanlık İster - Selülitlere Radyo Frekansı - Doğru Yürüyüş Nasıl Olmalı? - Sağlıklı Bir Yıl İçin - Kış ve Cildiniz - Kahvaltının Faydaları - Faydalı Güzellik Formülleri - Domatesle Sihirli Maske - Yeşil Çay ve Diyet - Akne İzleri - Kafeinle Yağlara Veda - Tonik Tavsiyeleri - Doğal Cilt Temizleme - Kuru Ciltler İçin Temizleyici |
Bitkisel ve Doğal Diş BeyazlatmaBembeyaz dişlerle korkmadan gülümsemek herkesin hayalidir. Diş rengi sorunlarının bir çok nedenleri olduğu gibi bir çok tedavisi de bulunmaktadır. Fakat pek çoğumuzda olduğu gibi "diş hekimi" korkusu vs. sebeplerle bu durumumuzu kabullenir ve sarımsı dişlerle yaşamaya boyun eğeriz. Uzun uzadıya diş beyazlatma tekniklerini anlatmak yerine size bu yazıda Suna Dumanya 'dan iki doğal yollarla diş beyazlatma ve beyaz dişleri muhafaza formulünü paylaşıyoruz.
Dişlerimin daha beyaz olmasını istiyorum, ne kadar fırçalasam da istediğim beyazlığa kavuşamıyorum? Doktora temizletmeye gittiğimde kendi diş rengimin sarı olduğunu söyledi ama ben beyaz olmasını istiyorum Şimdiden teşekkür ederim. Bir tatlı kaşığı öğütülmüş adaçayı,
1 çay kaşığı karbonat, Bu malzemeleri karıştırın. Bu karışımla dişlerinizi her hafta fırçalayın, Sigara ve kahveyi azaltın. |
|
Patates kızartması sevenlere müjde
Basit yöntemlerle kızartmanın zararını azaltmanın yolu... İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmada, patatesleri kızartmadan önce kısa bir süre suda bekletmenin, akrilamit oluşumunu ve neden olduğu riski ciddi ölçüde azalttığı belirlendi. Leatherhead Food International’ dan Dr. Rachel Burch, bugüne kadar gıdalarda akrilamit oluşumunu önelemek üzere pek çok araştırmanın yapıldığını, ancak bu çalışmaların gıda endüstrisiyle sınırlı kaldığını belirtiyor ve yaptıkları çalışmada evde uygulanabilecek pratik çözümü hedeflediklerini ekliyor. Akrilamit, nişastalı gıdaların yüksek sıcaklıklarda pişirilmesi sırasında doğal olarak ortaya çıkan bir kimyasal. Araştırmacılar, pek çok gıdada görülen akrilamit oluşumunun, sağlımız için tehlikeli olduğu ve hayvanlarda kansere yol açtığı ile ilgili şüphelerin olduğunu belirtiyorlar. Yapılan çalışmada patateslerin 30 dakika ile 2 saat arasında sürelerle suda bekletilmesi sonucunda, %23, %38, ve %48 oranlarında akrilamit seviyesinin düştüğü gözlemlendi. Akrilamit nedir? www.xprodoksit.com |
|
YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN SEVİLEN OYUNCUSU ŞEVKET'E 6 YIL HAPİS GÜNDEMDE ![]() Önceki gece Beyoğlu'nda kokain paketini yere attığı iddiasıyla gözaltına alınan Yaprak Dökümü'nün Şevket'i Caner Kurtaran hakkında üçüncü kez uyuşturucu kullanmak ve bulundurmaktan soruşturma başlatıldı. Bugün'ün haberine göre, Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Kurtaran'ın kan ve idrar örnekleri alındı. Kurtaran'ın tedavi görmek yerine kokain kullanmaya devam ettiği tespit edilirse dava açılacak. Davanın açılmasıyla da denetimli serbestlik yasasından faydalanması sona erecek ve üç ayrı davadan 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. ![]() |
2008 YILI DEVLET MEMURU ALIMIDevlet Bakanı Murat Başesgioğlu, kamu kurum ve kuruluşlarına bu yıl alınacak 23 bin yeni memurla ilgili kadro dağılımının yapıldığını, atama işlemlerinin de yakında başlamasının beklendiğini bildirdi. Başesgioğlu, bu yıl Haziran ve Eylül aylarında iki ayrı Kamu Personel Seçme Sınavı yapılacağını da ifade etti. Devlet Bakanı Başesgioğlu, AA’ya yaptığı açıklamada, 2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda toplam 23 bin adet açıktan atama izninin
verildiğini hatırlattı. Mevzuat çerçevesinde öncelikle bu kadroların dağılımının yapılması gerektiğine işaret eden Başesgioğlu, "Mevzuatımız, bu konuda da Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına görev vermiş bulunmakta. İlgili iki Bakanın teklifi ve Sayın Başbakanın onayı ile kadro dağılımı gerçekleşiyor. Biz de şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda 22 bin civarında açıktan atama iznini ilgili bakanlıklara, kamu kurum ve kuruluşlarına dağıttık" dedi. Dağıtım işlemini, kurumların personel ihtiyaçları, Türkiye genelindeki dağılım ve diğer kıstasları dikkate alarak yaptıklarını kaydeden Başesgioğlu, şöyle devam etti: "Bunlar içinde en çok Milli Eğitim Bakanlığımıza açıktan atama kadrosu verdik. Bu yıl 10 bin kadro ile en fazla açıktan atama Milli Eğitim Bakanlığımızca gerçekleştirilecek. Bunu 2 bin 500 kadro ile Adalet Bakanlığı izliyor. Diğer Bakanlık ve kurumlarımıza da bu şekilde dağıtım yaptık. Şimdi kurumlarımız, boş memur kadrolarına bu dağılım içinde, açıktan atama şeklinde memur alımında bulunacak. Açıktan atama kadroları yakında kurumlara tebliğ edilecek. Kurumlarımız, bunu nasıl kullanacaklar?.. Bu personeli, Kamu Personel Seçme Sınavına girmiş olan memur adayları arasından seçmek suretiyle temin edecekler. Gerekirse kendileri de sınav açmak suretiyle veya başka kurumlardan nakil suretiyle buraları dolduracaklar. Dolayısıyla kamu kurumlarımız, bu yıl memur kadrolarına bu şekilde eleman takviyesi yapabilecek. İhtiyaçları gidermek için bunu biran önce yapmakta da fayda var. Zaten kurumlarımız da bunu biran önce yapar. Atamalar, yakında başlar." BOŞALAN KADROLARA DA MEMUR ALINACAK Devlet Bakanı Başesgioğlu, kamu kuruluşlarının açıktan atamanın yanı sıra, 2007 yılı içinde ölüm, istifa, emeklilik gibi nedenlerle boşalmış bulunan kadroların yüzde 50’si kadar ayrıca yeni memur alabileceklerini de ifade etti. SÖZLEŞMELİ PERSONEL DE İSTİHDAM EDİLEBİLİR Kamu kuruluşlarının sadece memur alımı yoluyla değil, sözleşmeli personel istihdam ederek de, personel ihtiyaçlarını karşılayabileceklerini vurgulayan Başesgioğlu, bu konuda da şunları söyledi: HAZİRAN VE EYLÜL’DE KPSS VAR Devlet Bakanı Başesgioğlu, Kamu Personeli Seçme Sınavının 2 yıl aradan sonra bu yıl Haziran ve Eylül aylarında tekrar yapılacağını da bildirdi. 28-29 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek sınava, 4 yıllık fakülte ve yüksekokul mezunlarının katılacağını belirten Başesgioğlu, 21 Eylül’deki sınavda ise 2 yıllık yüksek okul ve lise mezunlarının YENİ MEMUR SAYISI 38 BİNİ BULACAK Bu arada, Devlet Personel Başkanlığı yetkilileri, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen yıl emeklilik, ölüm ve istifa gibi nedenlerle 30 bin civarında kadronun boşaldığını belirtti. Yetkililer, 23 bin kişilik açıktan atamadan ayrı olarak, kuruluşların boşalan kadroların yerine de yüzde 50 sınırı ile 15 bin yeni memur alabileceğine dikkat çekti. NEREYE, NE KADAR MEMUR ALINACAK? Öte yandan açıktan ataması yapılacak 23 bin kadronun 18 bin 594’ü genel bütçeye dahil 44 ayrı kuruluşa tahsis edildi. 636 kadro, 18 ayrı özel bütçeli kuruluşa paylaştırılırken, 140 kişinin de sosyal güvenlik kuruluşları bünyesinde görev yapması kararlaştırıldı. Kontenjanları daha sonra belirlenmek kaydıyla 3 bin yeni memur kadrosu da, YÖK, ÖSYM, Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitülerine verildi. Bu şekilde dağılımı gerçekleştirilen kadro sayısı 22 bin 370 olarak belirlenirken, 630 memur kadrosu ise rezerv tutuldu.
2010 İLK 6 AYINDA 13.922 ADAY MEMUR OLDU Devlet Personel Başkanlığı, 13 bin 922 adayın memuriyete yerleştirme işleminin yapıldığını bildirdi. Bunların 1.608'i KİT'lere, 2.117'si mahalli idarelere, 3.408'i üniversitelere, geri kalanı da diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirildi. 2010 Yılı Merkezi Bütçe Kanununa göre, bu yıl kamuya açıktan atama yoluyla 32 bin yeni memur alınacak. Bunların 7 binini üniversitelerin akademik personeli, 10 binini de öğretmenler oluşturacak. 2009 yılı içinde emekli olanların yerine de bu yıl içerisinde 20 bin 791 yeni memur alımında bulunulacak. Böylece açıktan atama ve emeklilik yoluyla boşalan kadrolara Bütçe Kanunu uyarınca yapılacak atamaların toplamı 52 bin 791'e yükselecek. Bu arada Bütçe Kanununa ilave olarak Meclis'te yasalaşan düzenlemelerle bazı kuruluşlara ek kadro tahsisinde de bulunuldu. Bu çerçevede, Milli Eğitim Bakanlığı, Bütçe Kanunu dışında bu yıl içerisinde 25 bin yeni öğretmen alacak. Aynı şekilde Emniyet Genel Müdürlüğüne, Bütçe Kanunu limitleri dışında 20 bini polis, 10 bini de kıdemli başpolis ve başpolis olmak üzere 30 bin kadro ihdas edildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunundaki yeni düzenleme ile de Diyanet İşleri Başkanlığına, Bütçe Kanunundaki sınırlamalara tabi olmaksızın yıl içerisinde 5 bin açıktan atama izni verildi. Böylece kamu kuruluşlarına tahsis edilen kadroların tümünün bu yıl doldurulması halinde yıl sonuna kadar kamuya yerleştirilebilecek yeni memur sayısı 112 bini geçecek. Bu durumda, yılın geri kalan bölümünde kamuda yeni işe başlayacakların sayısı 99 bine kadar çıkabilecek. |