Mart 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031
Yıllık Arşiv
Tanıtım
Kimler Var?
ALEV EKEN
Alev EKEN
NURAN ATMANOĞLU
Nuran ATMANOĞLU
SUNA DUMANKAYA
Suna DUMANKAYA
FUSUN SAKA
Füsun SAKA
YASEMİN AMATO
Yasemin AMATO
MERYEM DEDE
Meryem DEDE
SULEYMAN ESERDAĞ Süleyman ESERDAĞ
FİKRİYE ABLA
Fikriye Ablanız
Reklam


Bayanlara Özel

reklam

OKUNASI
Özel Arama

Ana Sayfa > Arşiv > 03.2008
Arşiv > 03.2008

Taylan Kümeli ile Kahvaltıda diyet için Armut ve Nar

Ünlü diyetisyen Taylan Kümeli, Gümüşsuyu'ndaki evinde bizim için kahvaltı hazırladı. Sofrada çeşit çeşit peynirlerden domates ve salatalığa kadar ne ararsanız vardı. Sofranın baştacı ise; Kümeli'nin içine nar ve armut eklediği müsliydi...

Taylan Kümeli, Türkiye'nin en ünlü diyetisyenlerinden biri... Tanınmış pek çok kişinin kilolarından kurtulmasını o sağladı. Bugüne kadar birçok özel diyet reçetesi, beslenme programı ve taylight diyet mönüsü hazırladı. Başkalarına önerdiği diyetleri kendine de uygulayıp uygulamadığını anlamak için bir sabah Kümeli'nin konuğu olduk. Önce sofrasına oturduk, sonra kahvaltı dersimizi aldık. Kümeli'nin kahvaltı sofrasından aç kalkılmıyor. O kadar bol çeşit var ki; insan istese de çok fazla yiyemiyor. Ünlü diyetisyen, özellikle müsliyi büyük bir iştahla yiyor...

SUCUK HAFTADA BİR!
Sizce kahvaltı masasına çok çeşit konması doğru mu?
Yoksa bir tabağa birkaç parça şey mi hazırlamalı?

Bence insanlar masaya çok çeşit koysunlar ve iradelerini sınasınlar. Masaya çok az şey koymak, işin kolay yanı. Bence onun yerine kendinizi yemeniz gerektiği kadar yemeye alıştırın. Çünkü dışarıda çok daha fazla yiyecekle karşılaşabilirsiniz. Onlara karşı direnciniz gelişmeli. Bunun alıştırmasını evde kendinize geniş bir sofra hazırlayıp, kısıtlı yiyerek yapın. Dışarıda kahvaltı yapacağım zaman kendime, "Sadece mekan değişti, kafam değişmedi" derim. En çok Gezi Pastanesi'nin ve The Marmarma'nın kahvaltısını severim. Kabataş'ta ada vapurlarının kalktığı yerde kahvaltı etmek gibisi de yoktur.

Kahvaltı sofranızda hangi yiyecek asla bulunmaz?

Poğaça yok, börek yok, hamur işi hiç yok! Tereyağı da genelde yoktur. Çok canım çekerse, bir parça tereyağı ve kaymak yerim ama bunları genelde soframda pek göremezsiniz. Salam, sosis ve sucuk da genelde soframda yer almaz. 'Hiç yemiyorum' diye bir şey yok tabii. Haftada bir gün sucuklu yumurta yerim ya da kendime salamlı sandviç yaparım. Canım çok fazla sucuk çekerse sucuğu önce haşlarım, sonra da suyunu dökerek ızgara yaparım. Üzerine bir tane yumurta kırıp, öyle yerim.

HEP FARKLI ŞEYLER YERİM
Kahvaltıda en önem verdiğiniz şey nedir?
Her gün farklı şeyler yemektir. Her gün aynı tür kahvaltı yapmam. Haftada 6 gün müsli yiyebilirim ama her gün içine farklı tatlar koyarım. Bir gün yulaf, bir gün süt ve meyve, bir gün yalnızca yumurta yerim.
Kahvaltısız güne başladığınız olur mu?

Olmaz. Kahvaltı olmazsa olmazımdır. Zaten kan şekerim düşük. Sabah tiroit ilacı alıyorum. Her sabah 07.30'da kalkıyorum. İlacın ardından bir şeyler yemek için bir saat geçmesi gerekiyor. Bu arada kahvaltıdan önce mutlaka limonlu ılık suyumu içerim. Limonlu suyumun içine karabiber ve keten tohumu da koyuyorum. Böylece güne metabolizmamı hızlandırarak başlıyorum. Sabah 08.00 gibi kahvaltı masasına oturmuş olurum.

BÜTÜN EKMEKLER KEPEK
Kahvaltı sofranızda ekmeğe yer veriyor musunuz?

Genellikle kepekli lavaş kullanıyorum. Çok ekmekli kahvaltıyı pek tercih etmiyorum. Bir ya da iki dilim ekmek yenilecekse, kepekli olanları seçmek lazım.
Kahvaltıda simit yiyip, çay içtiğiniz olmuyor mu hiç?

Bizim bakkalın simidi çok güzel oluyor. Arada bir bana simit gönderiyor. Zaman zaman simit yiyorum yani. Benim için kahvaltı çok önemli çünkü evimde geçirdiğim tek öğün. Akşamları evimde yemek yiyemiyorum. Genelde dışarıda yiyip, eve geliyorum. Eve çok geç geldiğim zamanlarda ise, sadece meyve yiyip yatıyorum.
Müslinin içine koyduğunuz meyvelere dikkat ediyor musunuz? Meyve seçiminde kendinizi kısıtlar mısınız?

Portakalı sabah kahvaltısında pek kullanmam. Meyvelerden hep iki kaşık kullanırım. Nar varsa mutlaka müslinin içine ilave ederim ama sadece iki kaşık. Bir dilim de ananas eklerim. Bazen armut da koyuyorum. Armut hem selenyum içerdiği, hem de yüksek posalı olduğundan iyi bir diyet meyvesidir.

EVE ÇİKOLATA ALMAYIN
Sabah kahvaltısı çocuklar için de çok önemli bir öğün. Kahvaltı sırasında yiyecekleri obez çocukların önünden almak doğru bir davranış mı?

Obezite, çocuklarda gün geçtikçe daha çok yayılıyor. Benim çok çocuk hastam var. Aileler daha bilinçli davranmalı. Çocuğun önünden yemek çekmek yerine, ona hoşuna gidecek yeme alışkanlıkları kazandırmalı. Çocuklara her gün farklı kahvaltılar hazırlanmalı. Müsli önemli bir alışkanlıktır ama çocuğa her gün müsli verirseniz, bir süre sonra sıkılır. Her gün simit verirseniz, simitten de sıkılır. Çeşitli kahvaltı önemlidir. Fındık ezmesi ve çikolatayı, evde bulundurmamaya özen gösterin. Krep gibi yiyecekleri nadiren yapın. Çocuğun bunların tadını bilmesi önemlidir ama bunlar her kahvaltı masasında olmasın. Çocuk, kahvaltıyı bisküvi ile geçiştirmesin.

Esra TÜZÜN-Sabah Sağlık
| Yorumlar (1) | 31.03.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı Link | Arkadaşına Gönder

Çocuklarında ŞURUP Kullanan Anneler DİKKAT!

100 şuruba yasak!

İngiltere, 5 çocuğun ölümü üzerine aralarında Calpol ve Benylin'in de bulunduğu 100'den fazla çocuk şurubunu piyasadan çekme kararı aldı.

Calpol dahil 100 şuruba yasak

İngiltere, aralarında Benylin ve Calpol gibi çok satan ilaçların da bulunduğu iki yaşın altındaki çocuklara verilen 100'den fazla öksürük ve soğuk algınlığı ilacını yan etkileri nedeniyle piyasadan çekme kararı aldı. Daily Mail gazetesinin haberine göre, İlaç Komisyonu ülkede 5 çocuğun ölmesi ve 100'den fazla ilaca bağlı yan etkinin görülmesi üzerine böyle bir karar aldı. Dünden itibaren ilaçların iki yaşın altındaki çocuklara satışına kesin yasak getirildi. Bu yaşın üzerindeki çocuklara ise ancak reçeteyle verilebilecek. Özellikle ilaçlarda yıllardır kullanılan 12 ayrı maddeye dikkat çeken yetkililer, ailelere de bebekleri için parasetamol veya ibuprofen gibi ateş düşürücüler kullanmalarını tavsiye etti.

Kaynak : Daily Mail 


İlerleyen günlerde yasaklanan şurupların tam listesinin medya ile paylaşılmasını bekleniyor.
Tüm dünya magazincilerinin peşinden koştuğu ve sürekli bir şeylerle gündeme gelmeye Paris HİLTON, bu sefer Miss Turkey 2008’de jüri üyeliği yapmak üzere İstanbul’a gelmesiyle Türkiye'yi de dünya gündemide taşıdı. 

Paris Hilton yarışmada ASENA ile bol bol göbek attı.



Paris HILTON; 2008'i sanırım bu sayade USLU geçirecek.

Genital Herpes. Bu virüse dikkat!

İnsanların yüzde 60'ı bu virüsü taşıdıklarınan habersiz...

Cinsel anlamda aktif olan herkesi etkileyen Genital Herpes genital bölgeyi, anüsü, kalça bölgesini, ağız, yüz ve dudakları etkiliyor. Cinsel yolla bulaşan Genital Herpes virüsünü taşıyan insanların yüzde 60’ı bu virüsü taşıdıklarından habersiz. Araştırmalara göre Türkiye’de virüsün görülme sıklığı yüzde 90’lara ulaşmış. Virüs vücuda girdikten sonra hücreler içinde yaşamını sürdürerek değişik zamanlarda tekrarlayarak enfeksiyon yapıyor. Cinsel anlamda aktif olan herkesi etkileyen Genital Herpes eşten eşe kolayca bulaşıyor.

Genital herpes 'Herpes simplex' adlı bir virüsten kaynaklanır. Virüs ile enfekte olan insanların çoğu herhangi bir semptom göstermez.

Herpes simplex virüsünün (HSV) iki ana tipi vardır: HSV-1 ve HSV-2. HSV-1 enfeksiyonu çoğunlukla yüz bölgesinde uçukların ortaya çıkmasına yol açar (buna karşın kimi zaman genital herpese de sebep olabilmektedir).

Genital herpesin semptomları genital organlarınızda uçuk (kabarcık, kızarıklık, ağrı, kaşıntı) çıkmasına benzer. Semptomların ilk ortaya çıkışının ardından, yeni semptomlar ortaya çıkabilir, ya da diğer adıyla "reküranslar" oluşabilir.

Genital herpes virüsü ile enfekte olan bir kişi için kesin tedavi olmamasına rağmen, ilaç tedavisi yoluyla semptomlar kontrol altında tutulabilir ve cinsel aktivitenin daha güvenli yapılmasıyla (kondom kullanılarak) enfeksiyonun eşlere bulaşma riski azaltılabilir.

Durumu kontrol altına alabilmeniz için yapılabilecek çok şey vardır. Öncelikle genital herpesi öğrenmekle başlayabilirsiniz.

BELİRTİSİ 15 GÜN SÜRÜYOR

Acı veren kaşıntılı kabarcıklar, genital bölgeyi etkileyen yumrular, döküntüler ve idrar yaparken duyulan ağrı, HSV tip 2ínin ilk başta görülen klasik belirtileri. Hastalığa ateş, halsizlik, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler de eşlik ediyor. Ağrı, kabarcıklar ve kırmızı, içi sıvı dolu şişlikler şeklinde görülen belirtiler 10 ila 15 gün sürüyor.
Genital herpesin semptomları büyük değişiklikler gösterir. Herkesin deneyimi birbirinden farklıdır.

En sık görülen semptomlar arasında:

• Genital bölgede (ve muhtemelen kaba et, sırt altı bölge ve kalçada) kaşıntı ya da ağrı
• Genital bölgede ortaya çıkan, soyulan ve daha sonra kabuk bağlayan kabarcıklar
• Kaba et, kalça ve kasık bölgesinde kabarcık ve uçuklar
• Muhtemelen baş ağrısı, bitkinlik ve adale ağrıları
• Daha az yaygın olmakla beraber, genital herpes ateşe de yol açabilir

HASTA FARKINDA DEĞİL

Virüsü taşıyanların yüzde 20’sinde hiçbir bulgu görülmüyor. Hem genital hem de yüz herpesine sebep olan HSV-1 ve HSV-2 dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasını etkiliyor. Türkiye’de bu virüsün görülme sıklığı yüzde 90 oranında.
TEMASLA GEÇİYOR

HSV tip 2’nin neden olduğu genital herpes hastalıkları ağızdan ağıza, ağızdan genital bölgeye ve genital bölgeden genital bölgeye temas yoluyla bulaşıyor. Hastalığın bulaşması için semptomların olması gerekmiyor. Belirti vermeden eşten eşe geçiyor.
HAMİLELİKTE DE OLABİLİR

Eğer hamile kalmadan önce genital herpese yakalandıysanız:

• Virüsün bebeğinize geçme riski çok düşüktür - yüzde 3'ten daha azdır.
• Kanınızda bulunan antikorlar bebeğinizin virüse karşı direnç göstermesine yardımcı olur.
• Bebek bekliyorsanız ve genital herpes geçmişiniz varsa, durumun izlenebilmesi için doktorunuzu durumdan haberdar ediniz.

Kendinizde Genital Herpes olduğundan şüphelenmeniz halinde vakit geçirmeden en yakın Sağlık Kuruluşuna başvurun.

Daha Detaylı Bilgi için 

Genital Herpes Fotoğrafları için TIKLA

Makyaj yapmaya vaktiniz yoksa veya beceremiyorum diye düşünüyorsanız müjde!

Atrık ColorOn markasıyla bir süredir piyasalarda olan bu ürünle zahmetsizce büyülü bakışlara kavuşabilirsiniz.

Oldukça pratik bir ürün olan ColorOn kullanımı ise oldukça basit. Plastik koruyucuyu çıkartıktan sonra tek yapmanız gereken ürünü göz kapağınına yerleştirip biraz bastırmak ve çekmek.

5'li 10'lu ve 20'li paketler halinde satılan bu ürünün bir çok renk kombinasyonu buluyor. Hatta sıradanlıktan sıkılanlar için sıradışı motiflerin (Zebra, Leopar, Kamuflaj) olduğu paketlerde mevcut.

Bronze Goddess | ColoronPro.com
Bronze Goddess | ColoronPro.com 
 Lava | ColoronPro.comLava | ColoronPro.com  Amethysts and Gold | ColoronPro.com
Amethysts and Gold | ColoronPro.com

TERE TOHUMU KULLANDINIZ MI?


Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz TERE TOHUMU ve Zayıfla etkisi aslında kocaman bir yalan mı?

Aktarİştah açıcı özelliği ile tanıdığımız Tere'nin, tohumunu zayıflama ilacı olarak kullanmak ne kadar mantıklı. Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin ortak bir yanlışı var: İşin kolayına kaçmak.

Malesef bir çok kişi, Kilo vermek için hareket edip, enerji harcamak veya az yiyip kalori almayı kısıtlamak yerine, bunları "kalori yakan hapların" veya "Kulaktan dolma diyet iksirleri" nin yapmasını istiyorlar.

Bir Çay KaşıkTere Tohumunun bir kaşık bal ile karıştırarak sabahları aç karnına içmenin Hem Guatr hemde zayıflatma ve yağ gibi bir özelliği olduğu söylensede Uzmanlar özellikle şu husuna dikkat çekmek istiyor :

Kilo vermeye yararı olmayan destekler.

Chitosan, Psyllium Seed Husky, Garcinia cambogia, Hoodi, Chlorella, Alfa alfa, Spirulina, Tere tohumu, Cayenne Pepper Powder,
Ginger Root Powde, Gotu kola.

Kullanıp kullanmamak tamamen sizlere kalmış.

Selülitlere etkin çözüm: Radyo frekansı

Mart geldi, yarısı geçti... Bazen kapıdan baktırıyor, bazen kazma kürek yaktırıyor ama yaz günlerinin yaklaştığını da haber veriyor. Aynalar gerçekçidir, size neler söylüyor?

Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorununSelülitler yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur.

Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim...

Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.

Tedavi keyif veriyor

Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir. Dr.Yasemin Fatih Amato (www.yasemen.biz)

Dr. Yasemin Fatih Amato' ya ait önceki Yasemin AMATOyazılar :
DOĞRU YÜRÜYÜŞ NASIL OLMALI
SAGLIKLI BİR YIL İÇİN
KIŞ VE CİLDİNİZ 
KAHVALTININ FAYDALARI 
FAYDALI GÜZELLİK FORMÜLLERİ 
DOMATESLE SİHİRLİ MASKE 
YEŞİL ÇAY VE DİYET 
AKNE İZLERİ 
KAFEİNLE YAĞLARA VEDA 
TONİK TAVSİYELERİ 
DOĞAL CİLT TEMİZLEME 
KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ 
KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ

Evlilik KİLO aldırır mı?
Kocam Light Erkektir
Fikrim Yok
Hayır
Evet
GEZELİM GÖRELİM

Online Doktor


Xprodoksit Blog
 
Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları

Fotoğraf Albümü
album
 

eXTReMe Tracker website counter TOPlist