Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 02.2008
Arşiv - 02.2008

"Göz çevresi" bakımı

Her yaşta canlı, genç bakışlar için yüz cildimizin en hassas ve en ince bölgesi….En fazla mimik hareketlerinin yapıldığı bölge… Ruhsal durumumuzun, sevincimizin, kızgınlığımızın, sağlığımızın, geçen yılların aynası…

Çevresel etkenlere (güneş, hava kirliliği, serbest radikal hasarı vb) karşı duyarlı ve savunmasız….

Göz çevresi derisi, çok ince  ve  yağ salgı bezlerinin olmaması nedeniyle Göz Çevresi Bakımıvücudumuzun en hassas bölgesidir. Ayrıca en sık mimik yaptığımız bölgelerdir; günde yaklaşık 14.000 defa göz kırpma hareketi yaparız.

Gülme, kızgınlık, zararlı çevresel etkenler, makyaj ve makyaj temizleme işlemi nedeniyle  de devamlı yıpranır. Çok ince olması nedeniyle  alttaki kılcal damarlar, mor renkli halkalar ve torbalanmalar şeklinde, görünebilir. Bu durum kişiye stresli, yorgun ve uykusuz bir görünüm verir.  Bütün bu sebeplerle daima özel bakım ürünleri (temizleyici, nemlendirici, maskeler vb.) tercih edilmelidir.

Temizleme
Yağsız ve alkolsüz temizleyicilerle, irritasyona yol açmamak için göz çevresine çok bastırmadan,   makyaj temizlenir.

Nemlendirme

Göz çevresi derisinde hiç yağ bezi olmaması nedeniyle doğal yağlanma yok denecek kadar azdır. Bu nedenle, yağlı cildi olanlar da dahil olmak üzere, mutlaka bir nemlendirici kullanmalıdır. İyi bir göz kremi "güçlendirilmiş bir nemlendirici " olarak tanımlanabilir. Bu kremler, göz çukurunu çevreleyen kemik sınırları boyunca göz çevresine ince dokunuşlarla, sürülmesidir. Genelde su bazlı, krem ya da losyon şeklinde hazırlanmışlardır. Nemlendiricinin amacı sadece yapısal lipitleri eklemek olmamalı, yaşlanma belirtilerini onarıcı ve önleyici, elastikiyet artırıcı, morluk ve şişlikleri giderici, yatıştırıcı olmalı; formülünde çevresel zararların verdiği hasarı önleyici maddeler (antioksidanlar, A, C, E, K vitaminleri, doğal bitkisel özler vb.) taşımalı, güneş koruyucular ve göz altı halkalarını gizleyici optik ışık yansıtıcıları içermelidir.

Destekleyici  bakımlar

-Haftada iki kez nemlendirici, yaşlanma etkilerini onarıcı ve sakinleştirici maskeler uygulanmalıdır.
-Yorgun olduğumuzda ya da göz altı torbaları belirginse, sabahları, uygun bitkisel içerikli (ıhlamur, yeşil çay, papatya vb. gibi yatıştırıcı ve antioksidan) solüsyonlar ile kompres yapılabilir. Evimizde çay şeklinde hazırlanır, buzdolabında soğutulur, makyaj pamukları ıslatılarak gözümüzde 5-10 dakika bekletilir.
-Mimik hareketlerinden kaynaklanan çizgilerinizi hafifletmek  ya da önlemek için kozmetik uygulamalar (botox, dolgu enjeksiyonları, mezolifting vb.)'dan yararlanılabilir.
-Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için, ultraviyole koruyucu gözlükler kullanılmalıdır.
Konula ilgili diğer yazılar
- GÖZ ALTI KIRIŞIKLARI
- SUNA DUMANKAYA GÖZ ALTI MORLUKLARI

İdeal kiloyu hesaplamanın en kolay tekniği

İdeal kilo herkesin zevkine ve alışkanlığına göre değişmez, bir hesaplama tekniği vardır. İdeal kilo nasıl hesaplanır diye merak ediyorsanız işte size biz doktorların kullandığı teknik:

KADINLAR ERKEKLER Doğru Kilo için

Kadınlar için:
Boyunuzun ilk 1.5 metresi için 45 kilo, sonraki her 2.5 cm için 2.2 kilo ekleyiniz.
Örnek olarak; boyunuz 160 cm ise, ideal kilonuz 45+8.8=53.8 kilogram olacaktır.

Erkekler için: Boyunuzun ilk 1.5 metresi için 48 kilo, sonraki her 2.5 cm için 2.7 kilo ekleyiniz.
Örnek olarak boyunuz 180 cm ise, ideal kilonuz 48+32.4=80.4 kilogram olacaktır.
Ufak tepek tiplerdenseniz hesaplanan ideal kilo yüzde 10 azaltılmalısınız, iri yapılı olanlar ise yüzde 10 ekleme yapabilir.

YAĞ ORANI
Yağ oranı ve vücut kütlesi; az veya aşırı kilolu tanımını yapmak için kullanılır. Bu ölçümler bir beslenme ve diyet uzmanı tarafından yapılır. Ama siz de kolaylıkla bu hesaplamayı kendiniz için yapabilirsiniz. Kadınlar ve erkekler için farklıdır.
Kadınlar için: Uygun olan vücut yağ oranı yüzde 20-21'dir. Yani vücut ağırlığının ancak yüzde 20 ya da 21'i yağ olmalıdır. Yüzde 30'dan fazla yağ oranı olan kadınlar obez kabul edilir.

Erkekler için: Uygun olan yağ oranı yüzde 13-17'dir. Yüzde 25'ten fazla olanlar obez kabul edilir.
Vücut kütle indeksi (BMI), bütün diyet kitaplarında geçer. Kafanız karışmasın bu vücut yapınızın dolaylı bir tahminidir. Kilo ve boyunuz hesaba katılarak bulunur. Şeker ve yüksek tansiyon gibi hastalıklara yatkınlığı hesaplamakta da kullanılır. Fazla kilolu ve obez tanımlarının farklı olduğunu hatırlatmalıyım. Aynı şey demek değildirler. Uygun olan kilodan fazlası olanlar için kilo ayarlaması ancak düzenli ve devamlı olarak, fiziksel aktivite ve yemek miktarlarının ayarlanması ile elde edilebilir. İstemli olarak aşırı kilo vermek tehlikeli şekilde düşük kilolara yol açabilir. Bu kişilerin tedavi ile aldıkları kilolarını muhafaza edebilmeleri için devamlı yeterli miktarlarda gıda almaları gerekir. İdeal kiloda kalabilmek. İstediğiniz kiloda kalabilmek için şu formülü kullanabilirsiniz; günde almanız gereken toplam kalori miktarını hesaplarken: Hareketsiz veya obez iseniz; ideal kilonuzu yukarıdaki gibi hesaplayın ve her 450 gram için günde 10 kalori alın.

55 YAŞ
Az hareketli veya 55 yaş üzeri olanlar:
İdeal kilonuzun her 450 gram için günde 13 kalori olmalıdır.
Düzenli egzersiz yapıyorsanız: İdeal kilonuzun her 450 gram için günde 15 kalori olmalıdır.
Düzenli yoğun egzersiz yapıyorsanız: İdeal kilonuzun her 450 gram için günde 18 kalori alınmalıdır.
Hareketlilik ve egzersiz sınıflandırmasını ise şöyle yapmaktayız. Düzenli ve planlı spor yapmayanlar veya ara sıra spor yapanlara az hareketli diyoruz. Haftada birkaç kez, 30-60 dakika yüzme, hızlı yürüme veya koşmaya orta decede aktivite, bunları haftada 60 dakika ve 4-5 gün yoğun olarak yapmaya ise yoğun aktivite diyoruz. Aslında diyet yapmak basittir. Biraz matematik biraz da psikoloji ile sağlığınızı bozan kilolardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz.
Doğru Kilom ne olmalı?
Dr. Metin Okucu (Sabah)Metin OKUCU

Mor ve Ötesi'nin 'Deli'si

Mor ve Ötesi grubu, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da 20-24 Mayıs tarihlerinde 53'üncüsü düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi "Deli" adlı şarkıyla temsil edecek.

Seçici kurulun 3 beste arasından belirlediği eser, dün akşam TRT TepebaşıMor ve Ötesi Stüdyoları'nda açıklandı.
Mor ve Ötesi grubu, basın toplantısının ardından şarkıyı yorumladı. Şarkıyı hem playback hem de canlı olarak sunan grup, ayrıca stüdyodaki seyircilere küçük bir konser verdi. Grubun solisti Harun Tekin, "Başından beri TRT yöneticileriyle uyum içerisindeydik.
Biz Eurovision'da şarkımızı kendi tarzımızı koruyarak ifade edeceğimizi belirttik. Deli'nin dışındaki diğer 2 parçayı da zamanı gelince sunacağız" dedi. Şarkının Türkçe olmasıyla ilgili olarak da, "Şarkıyı İngilizce veya Almanca da söyleyebilirdik. Ama Türkçe olmasıyla iyi veriler elde edeceğimizi düşünüyoruz" dedi.
Yaşanabilecek olumsuzluğun ancak sahnede setin devrilmesi veya benzeri şeyler olmasıyla olacağını belirten grup, "Deli parçasını yarışmadan önce insanların dinlemesini sağlayıp promosyonunu yapacağız. Büyük veya küçük çapta turne olabilir. Değişen eleme sistemine göre şarkıyı önceden insanlara duyurmanın faydası var" dedi.



MOR VE ÖTESİ - DELİ

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor faili tutkunun
Kızmış ve küçülmüş
Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor
Direniyor
Direniyor...
Beni büyütün
Ağlatmayın
Sevginiz nerede
Övündüğünüz
Beni büyütün
Ağlatmayın
Sahte düşlerle
Oyalamayın
Bir yanım akıllı, bir yanım deli
Dört yanım akıllı, bir yanım deli
Herkes akıllı bir ben deli
Bir ben deli...
Beni büyütün
Ağlatmayın
Sevginiz nerede
Övündüğünüz
Beni büyütün
Ağlatmayın
Sahte düşlerle...
Dr.Mehmet Öz, gençlik iksirini açıkladı

Ünlü kalp doktoru Mehmet Öz, ABD'de Oprah Winfrey'in şovunda ömrü uzatan gençlik iksirini açıkladı.Mehmet ÖZ

ABD'de yaşayan ünlü Türk kalp cerrahı Prof. Mehmet Öz'ün hazırladığı "yeşil içecek" Amerika'da moda oldu.

Ünlü talk şovcu Oprah Winfrey'in programında, formülü kendisine ait "gençlik iksiri" adını verdiği içeceği tanıtan ünlü doktora, binlerce mail geldi. Yazdığı diyet kitapları Amerika'da satış rekorları kıran Prof. Öz'ün sağlık iksiri, Oprah Winfrey beğenip önerdikten sonra bir anda en popüler içecekler arasında yerini aldı. Oprah Winfrey'in programına katılıp evde bu karışımı hazırlamak isteyenlere  Mehmet ÖZ’ ün “gençlik iksiri”, Günde 3-4 bardak içilmesi önerilen, doping etkisi yapan, kilo aldırmayan ve uzun bir yaşam sürmeyi sağlayan formül anti-aging ilacı olarak da kabul ediliyor.

Sekiz farklı sebzeyle hazırlanan karışım, bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, içindeki anti oksidanlar uzun ve genç bir hayat sürmeye destek oluyor. Çoluk çocuk herkes tarafından tüketilebiliyor. Diyet yapanlara bu karışım yardım ediyor, beslenme ihtiyaçlarını sağlıyor. Prof. Dr. Mehmet Öz "Aslında amacım dünyadaki ev kadınlarını eğitmek. Çünkü, onlar çocuklarına, eşlerine bakıyor. Kadınları eğiterek toplumun geneline sağlık bilinci kazandırmak mümkün" diyor

Mehmet ÖZ - OPRAH
Oprah Show

Nasıl hazırlanıyor?

* 2 kâse ıspanak (İyiceyıkayıp karışımın içine çiğ olarak koyabilirsiniz).
* 2 salatalık.
* 1 kereviz.
* Dörtte bir çay kaşığızencefil kökü.
* Maydanoz.
* İki elma.
* 1 tutam ıhlamur.
* Yarım limon

Bu sebzeleri karıştırıp,suyunu çıkardıktan sonragünde 3-4 bardak için.

Mehmet ÖZProf.Dr. Mehmet ÖZ


* Sağlıklı Bir Hayat için
* Elma Suyunda Yüksek Arsenik Uyarısı
* Afrika MAngosu Hapı ABD'yi Karıştırdı.
* Siz Çocuğunuzu Büyütürken
* Mehmet ÖZ'ün Yeni Yaşam Reçetesi
* Mehmet ÖZ'den Beslenme Önerileri
* Enerji Depolama Zamanı
* Koruyucu ve Önleyici Güç Paketi
* Stresle Mücadelede Beş Adım
* Nelerden Uzak Durmalıyız?
* Kalbi Korumak için Vitamin Kullanmalı mı?
* Yaşlanmayı Doğal Yollarla Geciktirin
* Soya Zararlı mı Yararlı mı?
* Makyaj Malzemelerindeki Tehlike
* Yiyeceklerimizdeki Tehlikeler
* Trigliserit Tehlikesine Dikkat
* 40 Yaşından Sonra Metabolizma Hızlandırma
* Diyette 5 Altın kural
* Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?
* Neler Baş Ağrısına Yol Açar?
* Gıda Zehirlenmesi Belirtileri
* Kafein Detoksu
* Mehmet ÖZ'den Yeni Reçete
* Hamilelik Efsaneleri
* Diyet Yapma Sırları
* Gıda Takviyeleri Tehlikeli mi?
*
Toksik Şişkinlik ve Nedenleri
* Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
* Kanser Risk Faktörleri
* İki Hafta Diyeti
* Kalp Krizi ve Mide Yanması
* Yargunluk ve Halsizlik
*
ACAİ Bitkisinin Sırrı Ne?
*
Yoğurt İle Gülümseyin
*
Doğru Beslenme Önerileri
*
Genç Görünmek ve Genç Kalmak
*
Ev Yapımı Ketçap Kullanın
* Mehmet ÖZ BESLENME Önerileri
* Doğal Tatlandırıcılar ve Şeker
*
Kalp Sağlığı için 5 Öneri
*
Tiroid Hakkında Merak Edilenler
*
İnsan Ömrü Uzayacak
* Kanser Uyarıları
*
Manganın Zararları
*
Kanser Filmleri Zararlı mı?
*
Kriz ve Kilolar
*
Doymuş Yağlar Doymaya Engel Değil
*
Sağlıklı Beyin İçin
*
Şişe Mantarıyla ve Stress
*
Neti Pot ve Kullanımı
*
Gençlik Formülü
*
Genç Kalın
*
BEL Ölçüsü
*
Gençlik İksiri
*
Belinizi İnceltme Sırları

Tüm Yazılar İçin 
BEDEN KİTLE HESABI VE DOĞRU KİLO

Doğru yani ideal kilonuzu hesaplamanızın en kolay yolu Beden Kitle Hesabınızı doğru yapmanızdan geçer.Peki nedir bu Beden Kitle Hesabı yani BKİ.

BKİ :Vücut ağırlığının (kg olarak), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanır.

Örneğin : Vücut ağırlığı 50 kg, boyu 1.60 m olan bir kişinin beden kitle indeksi ;
50/1.60 = 50/1.60x1.60 = 50/2.56 = 19.25 kg/m2’dir.

Kişinin beden kitle indeksinin  25- 29.9 kg/m2 arasında olması, o kişinin  şişmanlık sınıfına aday olduğunu gösterir.  Bu durum,  özellikle bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğinin göstergesidir. Beden kitle indeksi  bu değerler arasında olan kişi;

  Fazla yağlı yemeklerden kaçınarak (kızartmalar, kavurmalar, yağlı etler, salam, sosis,  soslar, mayonez, tahin, çukulata gibi)
  Dengeli ve sağlıklı bir şekilde beslenerek
  Fiziksel aktivitesini artırarak (yürüyüş yapmak gibi) beden kitle indeksinin 30kg/m2’nin üzerine çıkmasını önlemiş olur.

Beden kitle indeksinin 30kg/m2’nin üzerinde olması şişmanlık olarak kabul edilmiştir. Bu değere ulaşan kişilerin önemli sağlık riskine sahip oldukları bilinmektedir. Beden kitle indeksi değerinin  30kg/m2’nin üzerinde olması ile bireylerin vücut yağ miktarlarının  da çok fazla olabileceği tahmin edilmektedir.

| Yorumlar (32) | 12.02.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Nedir bu Alzheimer dedikleri?


Esasında sanki yeni bir hastalık gibi düşünülüyor ama bildiğimiz anlamda bunama denilen hastalığı en fazla yapan hastalığın ta kendisi Alzheimer.

Bunama bir sendromdur ve bunayan insan zihin işlevlerini yavaş yavaş kaybeder. Bunama yapan bir takım hastalıklar olduğu biliniyor ama bütün bunamaların üçte ikisini de Alzheimer yapıyor.

Nöroloji Uzmanı Dr. Başar Bilgiç ile Alzheimer üzerine konuştuk.

Alzheimer için risk faktörlerinden söz eder misiniz?
Bu hastalığın en büyük risk faktörlerinden biri, öncelikle değiştirilemez olan yaş. Ne kadar yaşlanırsanız görülme sıklığı o kadar artıyor. Mesela 70 yaştan sonra Türkiye'de görülme oranı yüzde 11, bir de yaş gruplarına göre ayırırsanız 70-75 arası oran daha azken 95-100 arası çoğalıyor. Neredeyse yarı yarıya artıyor. Belki insan ömrü 120 yaşına kadar çıkarsa ve bu hastalığa da bir çare bulamazsak insanlar tamamen bunamayacak. Beyin bu kadar yaşamaya programlanmış bir organ değil çünkü. İlk defada bu kadar uzun yaşıyoruz.  Çünkü giderek bir çok hastalığın çaresi bulunuyor.

Alzheimer hastalığının olmazsa olmaz bulgusu nedir?
Unutkanlık. Yüzde 95-98 unutkanlıkla başlıyor. Beynin özel bir yerini tutuyor bu hastalık. Hipokampus diye bir yer var ve oradaki hücreler ölmeye başlıyor, orada bir takım maddeler birikiyor birikmemesi gereken maddeler bunlar ve bu süre giden  bir süreç daha sonra beynin diğer taraflarına atlıyor hastalık. Beyin eriyor ve dokuların yerine su geliyor . Bu çok hızlı bir süreç de değil.

Alzheimer öldürücü bir hastalık mı?
Kendisi ölüm nedeni değil, ölüm beyindeki erimeyle olmuyor. Kişi yatağa düşünce yutması bozuluyor, akciğer enfeksiyonları etkileniyor, hareket etmeyenlerde bacakta pıhtı olabiliyor veya yatak yarası, enfeksiyonlar oluyor bunlar ölüme götürüyor.

Unutkanlık ilk bulgu dedik ama nasıl bir unutkanlık bu?
Bir çok insan unutkan ama burada sorun farklı çünkü artan  bir unutkanlık var. Alzheimer hastaları yeni materyal öğrenemiyor. Hastalığın başında eskiyi ise daha detaylı hatırlıyor. Çocuklarının doğumunu anlatıp detay veren bir hasta kendisine söylenen üç kelimeyi unutuyor. Yardım da etseniz hatırlayamaz. Alzheimer hastası bilgiyi kaydedemez. Yeni bilgi alamıyor, eski bilgiyi hastalığın başlarında tutuyor ama ilerledikçe eski bilgi de gidiyor.

Evreleri neler?

Alzheimer hastalığının aşamaları için çeşitli skalalar var ama en doğrusu üçe ayırmaktır.  Erken dönem, orta evre ve ileri evre. Erken evrede hastaya bakınca onun hasta olduğunu bile anlamazsınız gayet sağlıklı görünen bir hastadır bu ama yakınlarına sorduğunuzda çok unutkan olduğu söylenir. Yemeğinin altını açık unutur, "dışarı çıktı eve gelirken yolu şaşırmış" gibi yakınmalar olur. "Eşyalarını bir yere saklamış ama sakladığı yeri bulamıyor" diye anlatılır. "Emekli maaşını aldı nereye koyduğunu bulamıyoruz." Der yakınları. Bunun dışında hasta dışarı gidebilir, kendi başına giyinebilir, banyo yapmasında sorun yoktur. Evde yemek yapar ama tadı bozulmuştur. İlk evre böyle bir evre. Sonra hastalık hızlı bir şekilde artıyor. Aslında fizik olarak yine dinç görünüyor ama "aşırı unutkanlık var, torunları şaşırmaya başladı, dışarı çıkarmıyoruz çünkü kaybolur parayı tanımıyor" deniyor. Bu evrede hastalar muhakeme yapamazlar yargılamaları bozuktur.  Kazayla dışarıda kaybolan kişi polise gitmeyi bile düşünemez. Orta evrede daha sorunlu psikiyatrik bulgular başlar, örneğin olmayan şeylerden bahsederler. "Eşim beni aldatıyor paramı çalıyorlar" derler.

Hep yakınlarını suçlarlar. Kocası ya da karısı için, "benim karım çok benziyor ama o değil benim eşim yukarıda oturuyor" derler. Olmayan şeyleri görüler. Çilek toplayabilirler evin içinde, depresyon, ilgisizlik olur. Motivasyonsuzluk olur. Eskiden aktif olan insan artık koltuğunda oturur. Canını sıkan bir şey de yoktur, ilgi heves kaybı gibi şeyler ağır basar. Psikiyatrik bulgulardan en sok rastlanan budur. Orta evrede idrar kaçırma başlar. Tek başına yıkanamaz, bir de ilginç bir şekilde banyo fobisi olur bunun nedeni tam bilinmiyor. Geçmişte çok temiz olan bu hastalar hijyenlerine hiç bakmaz hale gelirler. Bir anda pasaklı denen bir hale gelirler. Orta evre en zor evre hasta yakınları için. Hareket ediyor ama zor bir hasta. Saldırgan olabilir bu dönemde. Giydirmeye çalıştığınızda saldırır, idrar kaçırdığı için bezlersiniz ona kızar. En fazla huzurevi yatışlarının olduğu evre de bu. Alet kullanamazlar bu evrede.

Duyguları ne durumda bu evrede?
Yatalak oldukları dönemde bile hissedişleri normaldir aslında. Sevdiklerine iyi tepki verirler sevmediklerine kötü tepki verirler. Hep bey ya da hanım denen birine "ağabey" derseniz kızarlar. Farklı bir hitabette sinirlenirler. Yatalak hasta olurlar ama biz neden korkuyorsak ondan korkarlar. Bu hastalara bakanlara, ilgilenenlere bunu söylemek lazım. Hep sevdikleri şeyi uyaran olarak vermek gerek. Dikkatleri çok çabuk çelinir onların. Size bağırırken, "hadi gel kahve içelim" dediğinizde onu rahatlatırınız. Bazıları rakı içmek ister vermek lazım. Keyif aldıkları şeylerden mahrum bırakmamak lazım. Bu hastalık tersine bir çocukluk aslında. Bir yaşlı hasta var karşınızda ama giderek bebek oluyor…

Ağır evreden söz edersek?
 adı üzerinde en kötü evre. Artık yıkık bir insan var karşınızda, hem fiziki olarak yıkılmış, yürümesi yavaşlamış, iletişimi azalmış, kelime hazinesi daralmış, sizi anlamıyor gibi görünüyor. Artık hareket etmesi giderek yavaşlayan kendini kapatmış bir insan var karşınızda. Yutması bozulduğu için tüple beslenebilir, yatak yaraları çıkabilir. Emboli durumu olabilir bu evreye gelince en üzücü evredir aile yakınları için.

Füsun SAKAFüsun SAKA (fusunsaka @ gmail.com)
Önceki yazıları :

Lokman Hekim Hülya Leyla ÇABUK
Verimli Ders Çalışmanın Kuralları
Öfke Kontrolü
Süt Banyosu ve Cildiniz

Alzheimer Nedir
Obezite ve Psikiyatri
 
Doğal Kozmetik Devri
İlişkilede Mola Vermek
Kıskançlık 
Psikolojik Destekle Kilo Verin 
Psiko Acil Hizmeti 
Evliliklerde Cinsel Sorunlar 
Kilolara Veda 
İkili ilişkiler ve Kıskançlık 
Kadınlarda İsteksizlik 
Kellik Sorununa Yeni Umut 
Bitki Çayları

Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et