Ana Sayfa

REKLAM


REKLAM
Ekim 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Yıllık Arşiv
 
Reklam


Lida | Lida | Lida
lida  Fx15  lida
Diyet
lida
www.xprodoksit.com Facebook'ta
Son Fotoğraflar
FULDEN URAS VE ESTETİK


Domuz Gribine Karşı Bağışıklık Sistemi
Özel Arama

Ana Sayfa > Arşiv > 14.10.2008
Arşiv > 14.10.2008

Yaz sıcaklarının yerini serin havaya bıraktığı bugünlerde, soğuk algınlığına karşı çok dikkatli olmak gerekiyor. Diyetisyen Yeşim Çelik; kış hastalıklarından korunmak isteyenlere rezene ya da kekik çayını öneriyor. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Diyetisyen Yeşim Çelik, kışın hastalıklardan korunmak için özellikle bol bol sıvı tüketilmesini öneriyor. Sıcak içecekler kadar, su tüketimine de önem verilmesi gerektiğini belirten Çelik, metabolizmanın kışa nasıl hazırlanması gerektiği hakkında önemli bilgiler verdi:

DÜZENLİ SPOR YAPIN
Düzenli spor yapmaya özen gösterin. Spor metabolizmanızı çalıştırmanın yanında, sizi psikolojik olarak rahatlatıp daha rahat diyet yapmanızı sağlar. Özellikle tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek mutluluk hormonu salgısını artırarak; sizi rahatlatır.

KAHVALTISIZ OLMAZ!
Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için güne mutlaka kahvaltı yaparak başlayın. İyi bir kahvaltı ile güne başlamak hem direncinizi koruyacak, hem de diyetin yapılabilirlik oranını artıracaktır.

5 PORSİYON MEYVE
Hastalık riskinin arttığı bu dönemde, soğuk algınlığından korunmak için antioksidan içeriği yüksek olan yeşil yapraklı sebzeleri tüketin. Meyve alımını ise; günlük 4-5 porsiyonda tutun. Portakal, mandalina, nar ve kivi tüketin.

IHLAMUR İÇİN
Sıvı alımınızı artırın. Ekinezya, yeşil çay, kuşburnu, ıhlamur, rezene, anason ve kekik çaylarını soğuk algınlıklarından korunmak için içebilirsiniz.

GÜNDE 2.5 LİTRE SU!
Su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direğidir. Kışın su kaybı daha az olduğu için susama hissi azalır. Ancak su ihtiyacınızı yine de karşılamanız gerekir. Kışın metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile, günde 2.5 litre su tüketmeniz gerekir.

UCUZ SEBZE YİYİN
Kışın en ucuz olan sebze ve meyveleri bol bol yiyin. Narenciye yani portakal, mandalina, greyfurt, havuç, kivi, lahanagiller, karnabahar, lahana, brokoli, brüksel lahanası, yeşil yapraklı sebzeler, maydanoz, tere ve ıspanak A ve C vitamininden zengindir. Meyve suları yerine meyveyi direkt tüketmek, C vitamininden daha fazla yararlanmamızı sağlar.

SALATA YEMEK ŞART!
Greyfurt suyunun bazı ilaçlarla beraber alınması ilacın işlevini azaltıp, artırabildiği için özellikle hipertansiyon, diyabet veya depresyon ilaçları kullananlar; bu ilaçları greyfurt suyuyla almamalıdır. Salata ve sebze yemeklerini ana öğünlerinizde mutlaka bulundurmalısınız.

DÜDÜKLÜDE PİŞİRİN
Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını azaltmak için sebzeleri önce yıkayıp sonra büyük parçalar halinde doğramak, haşlama sularını dökmemek, düdüklü tencerede pişirmek ve taze olarak tüketmek gerekir.

LİFLİ GIDA ALIN
Günlerin kısalması ve havaların soğuması ile birlikte, fiziksel aktiviteler azalır. Lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık kendini gösterir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kurubaklagillerin, kepekli tahılların, esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna, pirinç, erişte, un ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Günde 10-14 bardak su içilmesi de kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır.

YAĞI SONRA EKLEYİN
Yemeklerde kullanacağınız sıvı yağın yararlılığı açısından, yağı yemeğe piştikten sonra ilave etmeyi tercih etmelisiniz. Yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmak, ekmeğe yağ sürmemek ve zeytinyağını bile aşırı miktarlarda kullanmamaktır. Sonuçta; sadece bir gram yağın 9 kilo/kalori enerji içerdiği kesinlikle unutulmamalıdır.

Esra TÜZÜN(Günaydın)

Gribi antibiyotiksiz atlatın

Sonbahardan artık yavaş yavaş kışa geçtiğimiz şu günlerde biz hekimlerin en sık karşılaştığı soru şu ; grip olmak üzere olduğumu hissediyorum, hangi antibiyotiği alırsam en az zararla atlatırım bu durumu? İnsanlar hem tedavi olmak hem de önlem almak için antibiyotiklerden medet umuyorlar bu en Elif Güveloğlu fazla işgücü kaybına sebep olan hastalıkla mücadelede ama işin iç yüzü hiç de öyle değil. Şöyle ki, gribe sebep olan etken mikrop türü virüsler, ama antibiyotikler sadece bakterilere karşı etkili, virüslere karşı etkisiz, olay bu kadar basit yani! Etkisiz olması da bir yana, gereksiz yere aldığınız her antibiyotik kapsülünün kemik iliğinize, kan değerlerinize, böbreklerinize, cildinize ve barsaklarınıza verdiği zarar da cabası. Peki, grip olacağımızı hissettiğimizde ne yapalım? Tabii ki doğadan yardım alın diyeceğim ben yine, doğa bu konuda da çok cömert, işte grip olmanızı önleyecek, olduysanız yatıştıracak bitkilerin en etkilileri... Bunları ister tek tek, isterseniz de karışık çaylar olarak tüketebilirsiniz.

EKİNEZYA
Gripteki en önemli etkisi bağışıklığı güçlendirmesidir. Bağışıklık sistemimizde zaten grip virüsünü deyim yerindeyse 'yalayıp yutan' doğal öldürücü hücrelerimiz olan akyuvarlarımız vardır ve ekinezya bunların hem sayısını hem fonksiyonlarını artırır. Dikkat edin, gripli biriyle her karşılaştığınızda grip olmazsınız, bağışıklık sisteminizin zayıf olduğu stresli ve yorgun dönemlerinizde yakalanırsınız bu mikroba.

MEYAN KÖKÜ
Hem bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi, hem de içerdiği virüs öldürücü onlarca antiviral doğal antibiyotikle Tanrı'nın sanki virüs enfeksiyonları için yarattığı bir bitki gibidir. Hele bu etkilerine bir de balgam söktürücü ve öksürük giderici özelliklerini eklersek grip için ideal olduğu apaçık ortaya çıkar. Hepatitlerde de mucizeler yaratır, ancak bu ciddi durumda mutlaka doktor kontrolünde ve ekstre, kapsül gibi konsantre formları kullanılmalıdır. Yüksek tansiyon, şeker ve böbrek hastalığı olanların kontrollü kullanması gereken bir bitkidir.

KARABAŞ OTU
Bu bitkide 70'den fazla birbirinden farklı antibiyotik tespit edilmiştir. Hem bakterilere hem de virüslere karşı etkilidir. Gribal enfeksiyonlarda bazen virüslerin tahriş ettiği üst ve alt solunum yolları mukozasına bir de bakteriler hücum ederler, bu gibi durumlarda oldukça etkilidir.

KEKİK
Hemen hemen herkesin evinde bulunan bu baharat etkili birçok doğal antibiyotiği bünyesinde barındıran başka bir kıymetli bitkidir. Hem çay hem de baharat olarak düzenli kullanımı gribi önler. Tazesi bulunursa salata olarak tüketilmesi daha da etkilidir.

SARIMSAK
5000 yıldır ilaç olarak kullanılan bu kıymetli sebze mutfağımızdaki en kuvvetli doğal antibiyotiktir. Hem virüsleri, hem bakterileri hem de mantar ve parazitleri öldürücü etkisi vardır. Mısır piramitlerinin inşası sırasında işçilerin salgın hastalıklardan sarımsak yedirilerek korunduğunu tarih kitapları yazar. Her yeni çıkan antibiyotiğe birkaç yıl sonra mikroplar tarafından direnç geliştirilip, işe yaramaz hale gelmelerine rağmen 5000 yıldır bu doğal antibiyotiğe direnç gelişememiştir, çünkü içerisinde bir değil yüzlerce antibiyotik mevcuttur ve mikroplar birine direnç geliştirse diğerine geliştiremezler. Siz doğaya güvenin, sağlıkla kalın...

| Yorumlar (2) | 14.10.2008 | Elif Güveloglu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Maşallah




     Kitap Kazan
SAĞLIK KÖŞESİ

Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları
Online Doktor

OKUNASI
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2010 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web