Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 10.2008
Arşiv - 10.2008
Çok Küçük Göğüsleri Büyütme hakkında her türlü bilgi ve +1000 Yorum diğer sayfamızda mevcut olup bu sayfa 1 Kasım 2008 tarihinden sonraki yorumları içermektedir.Eski Sayfaya gitmek için TIKLAYINIZ!!!

Çok Küçük Göğüsleri Büyütmek İçin Kullanılan bazı Doğal Tedavi Yöntemleri 

 



Küçük Göğüsler için Losyon

MALZEMELER :
2 Gr Şerbetçiotu
1 Su bardağı kaynamış su

HAZIRLANIŞI :
Malzemeler karıştırılıp soğuyuncaya kadar demlenmeye bırakılır. Süzülür. Göğüslere kompres yoluyla yedirilerek uygulanır. İşlem hafta içerisinde sık sık uygulanır. Şerbetçiotu, limon, portal ve diğer narenciye türlerini de içine alan bitki ailesinden olup, kokusu çok güzeldir.

Ayrıca :
*Şerbetçiotu, içinde %0.1 oranında yağ bulunduğundan

-Kemikleri güçlendirir.
-Tırnakları güçlendirir.
-Dişleri sağlamlaştırır.
-Kan damarlarını güçlendirir.

Önemli Not:
Hamilelik döneminde kullanılmaz.

Güzelliğin Sırları- Sevgi ANIK

| Yorumlar (387) | 31.10.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Adet düzensizliğini önemseyin!


Polikistik Over Sendromu (POS)

Polikistik Over Sendromu, problemi olan birçok yetişkin kadın kısırlık tedavisi için başvurana kadar bu probleminin farkında olmayabiliyor. Bu hastalık sadece kısırlık değil birçok yönden de diğer hastalıklarla bağlantılı.

Adet düzensizliğini önemseyin!Hayatın ilerleyen zamanlarında kronik hastalıkların (diyabet, kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, endometrial kanser gibi) gelişimini etkilediğinden ergenlikte tedavi edilmesi bu hastalıkları engellemek açısından kritiktir. Aksi takdirde daha sonra finansal ve manevi zorluklar yaşanıyor.

Polikistik Over Sendromu (POS), ilk olarak 1935’te fark edilmiş bir hastalıktır. Genellikle, küçük kistler (“poli kistler”) yumurtalıkların etrafını sarar ve ultrasonda bir dizi inci gibi görünürler. Kistler hormonal dengesizliğin sonucudur, bu hastalıkta testosteron gibi yüksek miktarda erkeklik hormonları artmıştır ve insülin direnciyle bağlantılıdır. Bu sebeple yüzde ve vücutta fazla tüy çıkması (hirsutizm), akne, cilt problemleri ve düzensiz âdet kanamaları oluşur.

Belirtiler : POS olan ve insülin direnci olan kadınların çoğu karın bölgesinde kilo alımı, kilo vermekte zorlanma, canlarının aşırı derecede karbonhidrat çekmesi ve kan şekerlerinde ani düşüşler yaşarlar.

Bu semptomların çoğu ergenlik sırasında yaşanan “normal” olaylardır ve bu yüzden kolaylıkla gözden kaçabilirler. Ailenin veya kişinin farkına varmaması nedeniyle de POS  teşhisi çok geç olabilir. Oysa erken teşhis önemlidir birçok kadın anne olmak konusunda bu yüzden zorluk yaşayabilmektedir.

Hormonal dengesizlik

Başka önemli bir nokta da, bu işaret ve semptomların bir gen kız için üzücü olabileceği ve duygusal sağlığını etkileyebileceği konusu. Aşırı yüz ve vücut kıllanması, “kirli görünümlü” yüz lekeleri ve akne kişisel imajının geliştiği ergenlik döneminde  duygusal sağlığı önemli derecede etkileyebilir.

POS olan ergen kızlarda hormonal dengesizliğe veya vücut imajıyla mücadeleye bağlı olarak depresyon yaygındır. Bundan da öte, kilo vermek için verilen çabalar çarpık beslenme alışkanlıklarına veya yeme bozukluklarına yol açabilir, genç kızlarımızın hızlı kilo verme girişimleri ve çabaları yerine sağlıklı beslenmeyi öğrenip hareketlerini artırmalı hepimizin en önemli hedefi olmalı. Araştırmalar gösteriyor ki hafif bir kilo kaybı (vücut ağırlığının yüzde 5 ila 7 kadarı) semptomları önemli derecede düzeltebilir ve âdet kanamalarının düzene girmesini sağlayabilir.

POS ve beslenme

POS problemi  olan ergenlerin nasıl beslenmesi gerektiğine dair yapılan çalışmalar oldukça kısıtlı, var olanlar ise çelişkili. POS problemi olan kadınların daha sıklıkla karbonhidrat arzuladıklarını biliyoruz. Çükü genelde POS ile birlikte insülin direnci oluşuyor ve bu yüzden şeker metabolizmasını düzenlemek gerekiyor. Bu nedenle bazı ergenler karbonhidrat tüketiminin ciddi şekilde kısıtlanmasını zorlayıcı bulabilirler. Düşük karbonhidratlı bir diyet önerilirken, insülin seviyesini kontrol etmek için düşük glisemik indeksli  (GI) bir diyet olması da önemli bir nokta.

Özetle POS problemi olanlar için en faydalı diyetin düşük doymuş yağlı ve yüksek lifli, daha çok düşük GI karbonhidrat içeren besinlerden oluşması gerekiyor. Sık yemek yemenin (3 -4 saatte bir) ve her öğünde protein almanın kan şekeri seviyesini dengede tutmaya ve hipoglisemiyi engellemedeki önemi de unutulmamalı. Birçok kişinin yaptığı gibi öğün atlamak bir sonraki öğünden daha fazla acıkmak ve daha fazla karbonhidrat almak anlamına gelebiliyor. Bu durumda fiziksel aktivite en önemli tedavi şekli. Çünkü insülin seviyesini düşürdüğü ve kilo vermeye yardımcı oluğu için mutlaka tedavi protokolünün içinde olmalı.

Protein unutulmamalı

Ara öğünlerde 3 saati geçirmemek önemli. Bu öğünlerde tüketilecek ufak seçimler aslında büyük ölçüde insülin ve şekeri dengelediğinden ana öğün kadar dikkate alınmalı. Mümkün olduğunca karbonhidrat ile birlikte mutlaka proteine de yer verilmeli örneğin elma tek başına değil süt veya yoğurt veya protein kaynağı olan fındık ile yenmeli. Kraker veya grisini yanına yine protein unutulmamalı, süt yoğurt ayran veya peynir eklenmeli.
POS şikâyeti olanlarda hekim ve diyetisyen önerisiyle bu destekler de tedavi içine eklenebilir
Chromium Picolinate: diyabet ve insülin direnci olan kişilerde glukozu ve insülin seviyelerini düşürmeye yarayabilir.
Tarçın: Yapılan bir araştırmada en az 40 gün boyunca 1 ila 6 gram arası tarçın tüketimi tip 2 diyabeti olan kişilerde serum glukozu, trigliseridi, LDL kolesterolü ve total kolesterolü düşürdü.
Omega 3 Yağ Asitleri: İnsülin ve trigliserid seviyelerini düşürmekte ve hormonları düzenlemekte kullanılabilir. Dilara Koçak


Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU'nun Polikistik Over Sendromu için önerdiği doğal tedavi kür'ünü okumak için tıklayın!

Anne karnında 24 hafta durabildi. Doğduğunda o kadar ufaktı ki, babasının alyansı kolundan rahatlıkla geçebiliyordu.



Bebek Gregor Craig, henüz 24 haftalıkken 450 gram olarak dünyaya geldi.
Yaşama şansı konusunda doktorlar endişeliydi. Çünkü her premetüre bebek gibi onunda sağlık sorunları vardı. Ailesi de bebeklerinin erken doğumu karşısında büyük bir üzüntü duyuyordu. Ancak herşey beklenenden daha iyi gitti. Doktorlar, bebeği Vücut sıcaklığı korunsun diye ısı baloncuklarına sardı.


Tam anlamıyla sarıp sarmalanan bebek, hediye paketini andırıyordu.
Balonlar işe yaradı ve Craig sağlığına kavuştu. Hastanede 17 hafta tedavi gören minik bebek, eve 3 kiloda döndü. Mucize bebek, şimdi 6 aylık ve çok sağlıklı...Parmak çocuğun anne ve babası şimdi, çocuklarına korkmadan dokunabilmenin sevincini yaşıyorlar.

Haber:Milliyet
| Yorumlar (1) | 29.10.2008 | Fotoğraf Albümü  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
Antibiyotikleri boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve önleyici olarak kullanamayız. Ancak bir hekim kontrolünde teşhisten sonra kullanabilirsiniz.

Oysa adaçayı koruma ve önlemede rahatlıkla kullanabileceğiniz muhteşem bir bitkidir. Ağız hijyenini sağlamada, bademcik ve boğaz enfeksiyonuna karşı önleyici ve koruyucu gücü mükemmel olan adaçayının gargarası ve kürünü öneririm.

KÜR TARİFİ :
Yaklaşık bir bardak suda bir tutam adaçayı (4-5 gr) 10 dakika kısık ateşte demlenir.
Kullanmı:
Akşam yatağa giderken, çocuklarınızı okula uğurlarken günde iki-üç kez gargara yapınız. Hazırladığınız gargarayı 48 saat rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ancak adaçayının içiminde hamileler ilk 3 ay için çok dikkatli olmalıdır. Düşük yapma riskini artırabilir. 

Mühim Not: Bir şikâyetiniz var ise  hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz. Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı yoktur, destekleyici ve yardımcı tedavi amaçlıdır.

SORU - CEVAP

Soru: Sayın hocam söylemiş olduğunuz değişik kürleri aynı anda mı uygulamamız lazım yoksa teker teker biri bitince öbürüne mi başlamamız lazım?
Cevap: Hiçbir kürü aynı anda uygulamayınız. Alışkanlık haline getirmeyiniz. Bir kür bittikten sonra ikinci bir küre geçebilmeniz için de en az üç gün ara vermeniz gerekir. Sağlıklı günler dilerim.

Soru: Benim iç guatr sorunum var, brokoli kürünün faydası olur mu?  Cevap:  Brokoli kürü iç guatr şikâyetlerinde etkili değildir. Ayrıca, guatr ve tiroid hastalarının beyaz lahana, brokoli ve karnabaharı çiğ olarak tüketmemelerini öneririm.

Soru: Hocam ben 12 yaşındayım. Başımın ve vücudumun bazı yerlerinde kızarıklar çıktı ve doktorum sedef olduğunu söyledi, ilaç kullandım geçmedi. Annem TV’de sizi izlemiş, bol bol kuru üzüm çekirdeğini ezip bol bol yiyin demişsiniz bana bunu açıklar mısınız?
Cevap: Merhaba, siyah kuru üzüm çekirdeği sedefe bağlı kaşıntılarda etkilidir. Sedefin doğrudan tedavisinde etkili değildir. Sedef üzerine olan araştırmalarım devam etmektedir. İnşallah tamamlandığında açıklayacağım. Çekirdekli siyah kuru üzümün tüketimi günde 25-30 taneyi geçmemelidir. Bir hafta her gün kullanılır. Daha sonra ihtiyaca göre tekrarlanabilir.

- Aşırı Terlemeye Karşı Adaçayı
-
Soğuk Alğınlığına Karşı Adaçayı Prof.Dr. Saraçoğlu

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu - Bitkilerle gelen sağlık 

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU
Sorularınız İçin :
info@saracoglu.at
Telefon : 0 216 457 34 10 0 216 457 34 11
GSM : 0 539 470 76 46 0 539 470 76 47
Fax : 0 216 457 34 14


*
Soğuk Alğınlığına Karşı Adaçayı
*
Gençleştiren Kürler
*
Prof.Dr. Saraçolu *- Şifa Kitabı
*
Tüylenmeye Karşı Aslanpençesi Kürü
*
Sahte Ürünler Hakkında Uyarıları
*
Ergenlik Sivilcelerine Karşı Öneriler
*
Kimler Hangi Ekmekleri Tüketmeli?
*
Gıda Savaşları
*
Bel ve Boyun Fıtığı için Kürler Video
*
Saraçoğlu Samanyolu TV'de Video
* İbrahim Saraçoğlu HaberTürk'de soruları yanıtladı
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor (Video)
* Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Reçetesi
* Kürleri Satın Almak için
* İbrahim Saraçoğlu Sabahın Sedasında
* Çekirdekli Kuru Üzüm Mucizesi
* Adet Düzensizliğine Karşı Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
*
Sperm arttırıcı doğal kür
*
Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
*
Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
*
Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
*
Böbrek Taşını Düşüren Bitkisel Kür
*
Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Kür
*
Beyaz Dut Kürü
*
Lentigo Yaşlılık Lekelerine Doğal Çözümler
*
Mide Bulantısına Karşı Kekik Kürü
*
Dereotu ve Anne Sütü
*
Suyun Faydaları
*
Kalp Büyümesine Karşı Domates Kürü
*
Saman Nezlesi ve Astına Karşı Kür
*
Adet Sancılarına Karşı Doğal Kür
*
Tansiyon ve Kolestrol için Kür
*
7 Derde 7 Deva Kürler
*
Tüylenmeye Karşı Kür
*
Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları
*
Doğal Vitiligo Tedavisi
*
SOĞAN Kürü VİDEO Anlatım
*
İbrahim Saraçoğlu e-book
*
Safra Kesesi ve Sindirim Sorunlarına Karşı Kür
*
Isırgan Kürü
*
Saçlara Parlaklık Veren Kür
*
Akciger Kanserine Karşı Kür
*
Isırganotu ve Kullanımı
*
Ebegümeci Kürü
*
Havuç Kürü
*
Ispanak ve Kereviz Kürü
*
Patates Kürü
*
Papatya Kürü
*
Saç Dökülmesini Durduran Kür
*
Maydanoz Kürü
*
Anne Sütünü Arttıran Kür
* Siroz ve Gut için Kereviz Kürü
*
Kolay Hamile Kalmak İçin
*
Dut Kurusu Kürü (Egzama)
*
Soğan Suyu Kürü
*
Beyaz Lahana Kürü
*
İbrahim Saraçoğlu ile Söyleşi
*
Soğan Mucizesi
*
Adaçayı Kürü
*
Depresyon Kürü
*
Boy Uzatma Kürü
*
İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor
*
Kabızlık Reçetesi
*
Pratik ve Doğal Kürler

| Yorumlar (33) | 29.10.2008 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Çok kahve göğsünüzü küçültebilir!

İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre, fazla kahve içmek, çok sayıda kadında göğüs ölçüsünün küçülmesine neden olabiliyor.

İsveç’te yayımlanan The Local gazetesinin haberine göre, ülkenin güneyindeki Lund Üniversitesi’nden Onkolog Helena Jernstrom, kahve içmenin göğüs ölçüsüne önemli etkisi olabileceğini belirterek, bu etkinin kadınların yaklaşık yarısında bulunan bir genin sonucu olduğunu kaydetti. Günde en az 3 fincan kahvenin kanser riskini azalttığını hatırlatan Jernstrom, büyük göğüslü kadınlarda daha fazla meme kanseri teşhisi konulduğu teorisi üzerine bu araştırmayı yaptığını belirtti.Çok kahve göğsünüzü küçültebilir

Jernstrom, kahve tüketimiyle göğüs büyüklüğü arasında doğrudan bağlantı olup olmadığına baktığını ve bu bağlantıyı bulduğunu söyledi. Jernstrom ve ekibinin 270 kadın üzerinde yaptığı araştırma, British Journal of Cancer dergisinde yayımlandı.

| Yorumlar (5) | 27.10.2008 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Kilo direnci ne anlama geliyor

Kilo probleminin çözümü her zaman kolay olmuyor. "Kilo direnci" hastaların da kilo yönetimi ekibinin de canını sıkıyor.

Özellikle tıbbi problemlerden kaynaklanan fazla kiloları vermek ciddi bir tecrübe ve ekip çalışması ile derin bir sabır, güçlü bir motivasyon gerektiriyor. Yani sorun eğer tıbbi (medikal) ise yalnızca diyet yaparak değil temelde yatan sağlık sorununu çözerek işe başlamak şart!

Kilo almaya yol açan birçok sağlık sorunu var. Mesela tiroit bezlerinin az çalışması halinde kilo almak kolaylaşıyor. Bu durumda tiroit bezindeki problemi çözmezseniz diyet yapmanızın hiçbir yararı olmayabiliyor. Böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışması halinde de kilo alınıyor. Aynı şekilde bilinçsiz yapılan diyetler sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Genç kız ve kadınlarda görülen Polikistik Over Sendromu denilen durumda ve daha birçok metabolik hastalıkta kilo almak sorunun doğal bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Eğer metabolik sendromu olan bir hastaysanız insülin direnci ortaya çıktığı zaman kilo almanız beklenen bir sonuç haline geliyor. Çocuk ve gençlerde ortaya çıkan kilo sorunlarını da "tıbbi bir problem" olarak görmek gerekiyor.

İLAÇLAR DA DİRENÇ YARATIYOR

Fotoğrafın başka yüzleri de var. Şeker hastaları tedavi hataları yaptıklarında örneğin insülini bilinçsiz kullanıp diyetlerine uymadıklarında kolayca kilo alıyorlar. Kortizon tedavisi görenlerde de kilo almak kolaylaşıyor. Kilo alma sorununun arkasında bazen hastanın kullandığı epilepsi ilaçları, antideprasanlar hatta tansiyon ilaçları bile olabiliyor. Kısacası kilo almak her zaman çok yemekten ya da az hareket etmekten (veya iki hatayı birlikte işlemekten) kaynaklanmıyor. Vücudunuzda olan biten bazı süreçlerin doğal bir sonucu olarak da ortaya çıkabiliyor. Buna başka örnekler vermek de mümkün. Menopoz döneminde, hamilelik ve sonrasında şu veya bu şekilde kilo almak kolaylaşıyor. Kısacası kilo direncinin hikáyesi oldukça uzun.

NE YAPACAKSINIZ

Bütün bu durumlarda direnç sorununun çözümü ne beslenme uzmanından alınan yeni diyetlerle ne de egzersiz danışmanlarından öğrenilen egzersizlerle mümkün olmuyor. Ama bir doktorun da tek başına böyle bir soruna çözüm üretmesi mümkün değil. Doktor tıbbi sorunu çözse bile beslenme planını yapamıyor. Çünkü doktorların bu konularda herhangi bir eğitimi, tecrübesi yok. Diyet uzmanlarının böyle bir tıbbi sorunu tek başına çözmeye kalkışmaları daha baştan tıbbi bir hata kabul ediliyor. Çünkü onların da tıbbi sorunları anlama, fark etme, yorumlama ve çözme konusunda ne yeteri kadar bilgileri ne de yasal yetkileri var. Egzersiz uzmanlarının ise böyle bir sorunda zaten yola çıkarken bir şey söyleme hakları hiçbir zaman söz konusu bile olmuyor.

Anlatmak istediğimiz şey şu: Eğer kilo probleminiz tıbbi bir sebepten kaynaklanıyorsa yola mutlaka bir doktor denetiminde çıkmalısınız. Eğer vereceğiniz kilo miktarı mevcut ağırlığınızın yüzde 5'ini geçiyorsa bunu her zaman böyle yapmalısınız. Yok, eğer 2-3 kiloluk fazlalıklardan kurtulmayı yani kozmetik kilolarınızla vedalaşmayı düşünüyorsanız doğrudan diyet uzmanına müracaat etmeniz de mümkündür.

Kilo vermeye başlama kararı sağlığınızı mutlaka etkileyen ciddi bir karardır. Kilo kaybı tıbbi bir sonuç yaratır. Bu sonuçların canınızı yakmamasını, sağlığınızı bozmamasını istiyorsanız bu yazıyı tekrar tekrar okumanızda fayda var.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLUOsman Müftüoğlu 
Çok Okunan Yazıları
SEKS GENÇLEŞTİRİR Mİ?
SAÇ NEDEN DÖKÜLÜR?
O.MÜFTÜOĞLU ÖNERİLERİ
KADINDA GÖBEK
KİLO ALMADAN SİGARAYI BIRAK
DOĞRU TARTILMAK

| Yorumlar (1) | 27.10.2008 | Osman Müftüoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU DEPRESYON Kürü

Depresyon teşhişi ile doktor tarafından ilaç yazıldı fakat kullanmak istemiyorum. İlaç yerine ne kullanabilirim?

Günümüzde ruhsal sıkıntı, anksiyete ve depresyon insanlarda artan bir şekilde görülmeye başlamıştır. Korku duygusunun (anksiyete) oluşumunda önemli rolü olan faktörlerden bir tanesi CR (Corticotropin Relaeasing) hormonu beynimizin, değişik bölgelerindeki sinir hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. CR-Hormonu’nun ilgili reseptörlerinin kontrol edilmesinde maydanozun bazı etkin maddeleri önemli rol oynayabilmektedir.

Merkezi sinir sisteminde, noradrenalin ve seretonin azlığı, depresyona neden olabilmektedir. Seretonin hormonunun fazlalığı da panik atağı tetikleyen bir durumdur. Bu nedenle sağlıklı bedensel ve ruhsal bir yaşam için hormonların dengeli çalışması çok önemlidir.

Ispanak-maydanoz-tere kürünün avantajları nelerdir?

Bu kürü uygulamaya başladıktan sonra yavaş yavaş çevre ile iletişime daha kolay başlama, düşüncelerdeki sakinlik ve rahatlık kendisini göstermeye başlar, isteksizlik, sersemlik ve anksiyete de giderek azalma başlar. Yan etkisi yoktur, kan spekturumunu da olumsuz etkilemez. Fiziksel performansta düşüş, konsantrasyonda azalma, sersemlik, sabah kalkıldığında uyuşukluk, aşımı kullanımdan dolayı toksisite, bağımlılık ve kürü bırakamama gibi korkutu yan etkiler söz konusu değildir.

Depresyona karşı kullandığımız Ispanağın içerisinde hakikaten etkin maddeler vardır fakat vücut bunu doğrudan alamıyor.
Vücudun ıspanağın içindeki etkin maddeleri alabilmesi için maydanozun desteğine ihtiyaç duymaktadır.

Depresyon Kürünün Kullanımı : Sabahları alınan ıspanakla beraber MAYDANOZ tüketilmeli, akşamları ise ıspanakla bereber TERE kullanılmalıdır.

Depresyon Kürünün Hazırlanışı :
Saplarıyla birlikte beş-altı yaprak ıspanak ve on-oniki tane maydanoz saplı olarak kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika yavaş yavaş haşlanır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Her gün sabah taze olarak hazırlanır. Aynı günün akşamı ise ıspanak ile tere karışımı hazırlanır. Kaynamakta olan yarım litre suyun içerisine beş-altı adet saplarıyla birlikte ıspanak ve dokuz-on tane tere (saplarıyla beraber) atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika haşlanır. Ilıdıktan sonra suyu içilir. Sabah ve akşam için ayrı ayrı hazırlanan bu karışımlar bir hafta boyunca her gün uygulanır. Bir hafta her gün uygulandıktan sonra ikinci haftada iki güne bir uygulanırken, üçüncü haftada üç günde bir uygulanır. Sonraki haftalarda haftada bir olmak üzere iki ay boyunca uygulanır ve kür tamamlanmış olur. İhtiyaca göre bu kür altı ayda bir tekrarlanabilir. Her iki karışım da yemekten yarım saat önce veya yemekten en az bir saat sonra içilir. (Kullanacağınız tere ve maydanozun sararmamış olmasına dikkat ediniz. Sabah maydanoz ve ıspanak, akşam ise ıspanak ve tere otu karışımı uygulanır.)

Alternatif tıbba başvurmadan önce mutlaka bir uzman doktara başvurmanızı öneririz. 

- Doğum Sonrası Depresyonu
-
Depresyona Karşı Sarı Kantaron Dr.James Duke
-
Depresona Karşı Beslenme Önerileri Dr. Ender Saraç
-
Depresyonu Tetikleyen Sorunu Bulmak Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Sonbahar Depresonuna Kurtulmak İçin

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU
Sorularınız İçin :
info@saracoglu.at
Telefon : 0 216 457 34 10 0 216 457 34 11
GSM : 0 539 470 76 46 0 539 470 76 47
Fax : 0 216 457 34 14


* Soğuk Alğınlığına Karşı Adaçayı
* Gençleştiren Kürler
*
Prof.Dr. Saraçolu *- Şifa Kitabı
* Tüylenmeye Karşı Aslanpençesi Kürü
* Sahte Ürünler Hakkında Uyarıları
* Ergenlik Sivilcelerine Karşı Öneriler
* Kimler Hangi Ekmekleri Tüketmeli?
* Gıda Savaşları
* Bel ve Boyun Fıtığı için Kürler Video
* Saraçoğlu Samanyolu TV'de Video
* İbrahim Saraçoğlu HaberTürk'de soruları yanıtladı
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor (Video)
* Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Reçetesi
* Kürleri Satın Almak için
* İbrahim Saraçoğlu Sabahın Sedasında
* Çekirdekli Kuru Üzüm Mucizesi
* Adet Düzensizliğine Karşı Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür
* Böbrek Taşını Düşüren Bitkisel Kür
* Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Kür
* Beyaz Dut Kürü
* Lentigo Yaşlılık Lekelerine Doğal Çözümler
* Mide Bulantısına Karşı Kekik Kürü
* Dereotu ve Anne Sütü
* Suyun Faydaları
* Kalp Büyümesine Karşı Domates Kürü
* Saman Nezlesi ve Astına Karşı Kür
* Adet Sancılarına Karşı Doğal Kür
* Tansiyon ve Kolestrol için Kür
* 7 Derde 7 Deva Kürler
* Tüylenmeye Karşı Kür
* Üzüm ve Üzüm Çekirdeğinin Faydaları
* Doğal Vitiligo Tedavisi
* SOĞAN Kürü VİDEO Anlatım
* İbrahim Saraçoğlu e-book
* Safra Kesesi ve Sindirim Sorunlarına Karşı Kür
* Isırgan Kürü
* Saçlara Parlaklık Veren Kür
* Akciger Kanserine Karşı Kür
* Isırganotu ve Kullanımı
* Ebegümeci Kürü
*
Havuç Kürü
* Ispanak ve Kereviz Kürü
* Patates Kürü
* Papatya Kürü
* Saç Dökülmesini Durduran Kür
* Maydanoz Kürü
* Anne Sütünü Arttıran Kür
* Siroz ve Gut için Kereviz Kürü
* Kolay Hamile Kalmak İçin
* Dut Kurusu Kürü (Egzama)
*
Soğan Suyu Kürü
* Beyaz Lahana Kürü
* İbrahim Saraçoğlu ile Söyleşi
* Soğan Mucizesi
* Adaçayı Kürü
* Depresyon Kürü
* Boy Uzatma Kürü
* İbrahim Saraçoğlu Anlatıyor
*
Kabızlık Reçetesi
* Pratik ve Doğal Kürler

| Yorumlar (13) | 26.10.2008 | İbrahim Saraçoğlu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et