İngiliz bilim adamlarının araştırması, retinada lekeler oluşturarak görme bozukluğu yaratan makula dejenerasyonu ya da halk arasındaki adıyla "sarı nokta" hastalığını konu alıyor.
3 bin kişinin katıldığı araştırma, uskumru ve ton balığı türü yağlı balıklarda bulunan Omega-3 maddesinin hastalığın hem erken hem de ilerleyen safhalarında etkili olduğunu ortaya koydu.
Buna göre Omega-3 bu hastalığı yavaşlatıyor, hatta bazen tamamen durdurabiliyor.
Bundan önceki araştırmalar da Omega-3'ün, sarı nokta hastalığına yakalanma riskini üçte bir azaltabileceğini ortaya çıkarmıştı.
Doktorlar ayrıca içlerindeki şekeri daha yavaş salan gıdalar tüketmenin ve antioksidanlar, C vitamini ve çinko gibi ek vitaminler almanın hastalığı ileri safhalarında neredeyse yarı yarıya yavaşlattığını söylüyor.
Bu vitaminler erken safhalarda tüketildiği takdirde Omega-3'lerin olumlu etkilerini yok ediyor.
Hatta antioksidan vitaminler ile çinko alıp, ayrıca beta karoten içeren sarı ile yeşil sebzeleri her gün bol miktarda tüketenlerde hastalığın ilerleme riskinin %50 arttığı gözlemlendi.
Doktorlar bu nedenle diğer vitaminlerin kullanımı konusunda dikkatli olma uyarısı yapıyor.
Doktorlar ayrıca yağlı balığın da tavsiye edilenden fazla tüketilmemesi gerektiğini, çünkü bu balıklarda az miktarda da olsa bulunan zararlı maddelerin vücutta birikebileceğini söylüyor.
Buna göre halkın çoğu haftada dört kez yağlı balık yiyebilir, ancak hamile olan, hamile kalma riski olan ya da bebek emziren kadınlara haftada iki kezden fazla yağlı balık tavsiye edilmiyor.
Kaynak: BBC
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu’nu (Sarı Nokta Hastalığı) oluşum ve ilerlemesi üzerindeki faktörleri araştıran Waterford Teknoloji Enstitüsü Kimyasal ve Yaşam Bilimleri Departmanı Makula Pigmenti Araştırma Grubu, 828 sağlıklı kişi üzerinde gerçekleştirdiği araştırmada Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu’nun risk faktörleri üzerine odaklandı.
Araştırma süresince gerçekleştirilen makula pigmenti yoğunluğu araştırmasında geçmişte sigara alışkanlığı olan veya hala sigara kullanan kişilerde, içmeyenlere oranla, çok daha net optik yoğunluk farkı olduğu belirlendi. Aile geçmişinde Sarı Nokta hastalığı olanların aile geçmişinde bu hastalığa yakalanmış bir yakını olmayanlara oranla daha fazla risk altında olduğu gözlendi.
Araştırmada cinsiyet, beslenme şekli ve kolesterolün de hastalığın ilerlemesinde etkili rol oynayan faktörlerden olduğu belirlendi. Ancak bunlar arasında sigara içme alışkanlığı ve beslenme şeklinin değiştirilebilir olduğuna vurgu yapılan araştırmada, özellikle lutein miktarının önemi bir kez daha yinelenmiş oldu. Çalışmaya göre sarı noktadaki (makula) lutein miktarı yaşla azalmaya başlıyor. 40'lı yaşlarla beraber iyice azalmaya başlayan luteini erken yaşta almak, sarı nokta hastalığı oluşumu ve ilerlemesini önlemede etkin rol oynuyor.
Lutein; en çok ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve sarı renkli meyvelerde bulunuyor. Bu besinlerin her gün tüketilmesi zor olduğundan devreye göz vitaminleri giriyor. Lutein içerikli göz vitaminlerinin düzenli kullanılması Sarı Nokta riskini önemli oranlarda azaltıyor.
Ancak YBMD hastalığını önlemek için gerekli miktarı bu besinlerle beslenerek almak çok güç olabiliyor. Çünkü yeterli miktarı tüketebilmek için belirtilen besinlerden günlük olarak çok fazla miktarlarda yemek gerekmektedir. (Örn: Günlük 1,2 kg mısır veya 48 adet yumurta vb.) Bu öğeler, mikronutrisyon ürünleri yani Lutein ve antioksidan desteği olarak dışarıdan kolayca alınabilmektedir. Lutein içerikli ürünlerin düzenli kullanılması Sarı Nokta Hastalığı riskini yüzde 43’lere varan oranlarda azaltıyor.
Sarı noktaya iğneyle çare - Yeni
Özellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkan sarı nokta hastalığı insanların yarım metre bile önünü görememesine yol açabiliyor
Sarı Nokta Hastalığının Belirtileri neler?
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: En sık görülen belirti, net görememe ve cisimlerin ortasını eğik, çarpık ve karanlık görmedir. Bunları takiben zamanla görme kalitesi ve gücü azalır; hasta uzaktaki nesneleri göremez, bir süre sonra kitap bile okuyamaz.
Sarı Nokta Hastalığı Hangi yaşlarda ortaya çıkar?
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Çocukluk ve erişkinlikte de başlayabilir. Ancak en sık gördüğümüz tipi 60’lı yaşlarda ortaya çıkar.
Sarı Nokta Hastalığının Sebepleri nelerdir?
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Nedenini tam olarak bilemiyoruz. Fakat ilerleyen yaşla beraber sarı nokta bölgesi bozuluyor. Türkiye’de 1 milyonun üzerinde kişi yaşa bağlı sarı nokta hastalığına yakalanmış durumda.
Ne zaman doktora başvurmak lazım?
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: 40 yaşından sonra her yıl düzenli göz kontrolü gerekir. Ancak görme azalması, cisimlerin ortasını karanlık, eğik, çarpık görme şikayetleri olursa vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulmalı. Erken tanı çok önemli. Yüzde 100 görme kaybı olduğunda maalesef tedavi işe yaramıyor.
Sarı Nokta Hastalığı nasıl tedavi edilir?
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Hastalığın kuru tipi için tedavi gerekmez ancak koruyucu amaçlı özel vitaminler kullanılır. Antioksidan ve çinko içeren vitaminler hastalığın seyrini yavaşlatıyor. Sarı noktanın yaş tipi için ise yaklaşık birkaç yıl önce göz içine enjeksiyon yapmaya başladık. Bu yöntem 24 ülkede uygulanıyor. İşlem öncesinde göz uyuşturuluyor, daha sonra gözün beyaz alanından gözdeki camsı sıvının içine ilaç enjekte ediliyor. İlaç hem görmeyi azaltan yeni damar oluşumunu engelliyor, hem de mevcut damarları ortadan kaldırıyor. Böylece hastanın merkezi görmesi açılıyor. Enjeksiyon duruma göre birkaç kez yapılabiliyor. 12 defaya kadar uygulama mümkün. Seans sayısı hastalığın durumuna göre değişiyor. Hastaları sürekli takip ediyoruz. İhtiyaç halinde enjeksiyonu yapıyoruz. Uygun hastalarda yüzde 80’lere varan başarıdan söz etmek mümkün. Önünü göremeyen hastalarımız enjeksiyon tedavisinden sonra kitap okur, otomobil kullanır hale geldi. 7.7.2010
Sarı noktaya antioksidan
Avrupa’da görme kayıplarının en önemli nedenlerinden biri olarak bilinen Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta) üzerine yapılan son araştırmalara göre; kesin bir tedavi yöntemi olmayan Sarı Nokta’dan korunmada ya da ilerlemesini önlemede antioksidan takviyesinin etkili olduğu belirlendi.
National Göz Enstitüsü klinik araştırmalar direktörü Frederick Ferris tarafından yapılan son araştırmalar, dışarıdan alınan antioksidan takviyesinin Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu’na yakalanma riskini azalttığını ve ilerlemesini engellediğini gösteriyor.
Gözün arka, retinanın orta kısmında bulunan makulanın hasara uğraması ile meydana gelen Sarı Nokta belirtileri genellikle, 50- 60 yaş aralığında görülüyor. İleri dönemlerinde kitap okuma, araba kullanma gibi odaklanma gerektiren görme eylemlerini engelleyen hastalık, 65 yaş üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 25’ini etkisi altına alıyor.
Yaşa Bağlı Göz Hastalıkları Araştırmasının (AREDS) Amerika’da 55-80 yaşları arasındaki 4,757 gönüllü ile gerçekleştirdiği araştırmada gönüllülerin antioksidan ve çeşitli vitaminler içeren ek maddeler alması sağlanmıştır.
AREDS’in başkanı ve National Göz Enstitüsü klinik araştırmalar direktörü Frederick Ferris, araştırma sonucuna göre, antioksidan içeren katkı maddelerini kullanan kişilerin önemli derecede avantaj elde ettiklerini belirtti.
Antioksidanlar genellikle meyve ve sebzelerde bulunuyor. Ancak Sarı Nokta’yı önleyecek derecede antioksidan alımını yalnızca beslenme ile sağlamak güç… Bunun için antioksidan içeren katkı maddelerinin tüketilerek, antioksidan açığının tamamlanması önem taşımaktadır.
- Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinden birinin lutein ve diğer antioksidanlar içeren vitaminler olduğu söylenebilir. 14.11.2010
- Sarı Nokta ve Tedavi Yöntemleri
- Sarı Nokta ve Beslenme
- Sarı Nokta Hastalığının Nedeni
- Sarı Noktaya Karşı Sarı Kantaron
- Sarı Noktaya Karşı Ispanak ve Brokoli
- Sarı Noktaya İlginç Çözüm