| Tanıtım |
![]() |
|
|
![]() NURAN ATMANOĞLU ![]() SUNA DUMANKAYA ![]() FUSUN SAKA ![]() YASEMİN AMATO ![]() MERYEM DEDE ![]() SULEYMAN ESERDAĞ ![]() FİKRİYE ABLA ![]() ERKAN TOPUZ ![]() MEHMET ÖZ ![]() İBRAHİM SARAÇOĞLU ![]() |
| Reklam |
|
|
|
Ünlü işkadını Leyla Akçağlılar, bu yıl ikinci hayatına başladı. Amerika'da böbrek nakli oldu. Onun böbreklerini iflas ettiren yaptığı bilinçsiz diyetlerdi. 21 yıl boyunca diyet yapan ve hiç et yemeyen Akçağlılar, yeni hayatında önce etin tadını öğrendi..... * 21 yıl boyunca sadece sebze ve salatayla beslendim. * Kilo almak en büyük kabusum... * Böbrek hastaları için sağlıklı beslenmeye yönelik bir kitap yazdım. * Sağlıklı yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, ikinci hayatımda anladım. Leyla Akçağlılar, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve çikolata markası Butterfly'ın sahiplerinden biri. Yani çok yoğun bir işkadını... Üç yıl önce hayatı bir anda değişti. Böbrek yetmezliği teşhisiyle diyalize bağlı yaşamaya başladı. Ülkelerarası iş temposunda, onun için her gece 12 saat diyalize bağlanmak ve sabaha kadar makineyle yaşamak kabullenilemez bir durumdu. Her gece evinde olsun, iş toplantıları için gittiği şehirlerin otellerinde olsun, diyaliz makinesini yanından hiç ayırmadı. Bu süre içerisinde hep konuştuk. Kendisini çok iyi anlıyordum çünkü bundan 5 yıl önce aynı şeyleri ben de yaşamıştım. TATLIYI BİLMİYOR İlk konuştuğumuzda, Leyla Hanım ameliyattan korkuyordu. Sonra kendisi için en doğrusunun nakil olduğuna karar verdi ve 7 Aralık 2007'de yeni hayatına başladı. Kuzeninin böbreğiyle sağlığına kavuşan Akçağlılar, geçen hafta Türkiye'ye döndü. Kendisiyle yarattığı ünlü çikolata markası Butterfly'da buluştuk. Yıllarca diyet yapan ve tatlının tadını unutan Akçağlılar'ın anlattıkları çok ilginçti... * Çikolata üreten bir şirketiniz var. Tatlıya düşkün müsünüz? Hayır. Ben çocukluğumdan beri tatlıyı pek sevmem. Tuzlu severim. Dolayısıyla tatlıyı hiç aramam. Butterfly'da her şeyin tadına ufak bir ısırık alarak da olsa, ben de ortağım da mutlaka bakarız. Benim tatlıyla aram yok ama sağlıklı çikolatalar yapıyoruz. Şeker kullanılmıyor. Bütün çikolatalar elde ve doğal aromalarla tatlandırılıyor. * Neden böbrek yetmezliği yaşadınız? Yaptığım diyetler ve vejetaryen beslenmem yüzünden! Çok gençtim. Paris'te ekonomi okuyordum. O yıllarda çok zayıflık yeni yeni moda oluyordu. Yemek yememeye başladım. Et ve balığı ağzıma koymazdım. Bilerek proteinden uzak yaşadım. 1978'lerden 1999'a kadar 21 sene bu şekilde zayıflayarak yaşamımı sürdürdüm. Hiç su içmiyordum. Canım istemiyordu ki! Ben vejetaryen yaşıyordum. Kendimi sağlıklı zannediyordum. Bu yaşam biçimimden de son derece memnundum. * Gençlere neler tavsiye ediyorsunuz? Vejetaryen beslenmeyi önerir misin? Gençlere kesinlikle sadece sebze ve salata ile beslenmelerini önermem. Protein ve diğer vitaminleri alabilmeleri ve sağlıklı olabilmeleri için her şeyden aşırıya kaçmadan yemelerni tavsiye ediyorum. Abur cubur yerine günde 5 defa azar azar yemelerini öneriyorum. Vejetaryen beslenmek ve proteinden uzaklaşmak benim sağlığıma mal oldu. 'Ben gencim, bana bir şey olmaz' mantığı çok kötü! Sağlığınıza dikkat etmezseniz, her yaşta sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Şu anda sağlıklı yaşamam için ne gerekiyorsa ve doktorlarımın önerisiyle nelere dikkat etmem gerekiyorsa yapıyorum. Sağıklı olmayı yeni öğrendim. Yeni hayatımı çok seviyorum ve tadını çıkartıyorum. DOKTORLARIMI DİNLEMEDİM * Kendinize, özellikle de böbreklerinize zarar verdiğiniz hiç aklınıza gelmedi mi? Doktorlar beni devamlı uyarıyordu. Fakat ben, "Gencim, bana bir şey olmaz" diyerek hayatıma, sadece sebze ve salata yiyerek devam ediyordum. * Hastalığınız nasıl ortaya çıktı? Bu yaptığım sıkı diyetler sayesinde yeteri kadar beslenemedim. Su içmediğim için artık böbreklerim görevini yerine getiremeyecek hale gelmişti. Kısacası böbreklerim büzülmüş ve küçülmüştü. 1999 yılında kan değerlerim, durumun kritikliğini açıkça gösteriyordu. Doktorlarım su içmem ve et yemem konusunda beni uyardı. Ama ben bildiğimi okudum, onları dinlemedim. Sadece doktorlarımın verdiği ilaçları içmeye başladım. Ama bir yandan da tuzsuz, kalsiyumsuz ve fosforsuz diyete devam ettim. * Diyalizdeyken de, kilo almama konusunda ısrarcı mıydınız? Evet. Diyetime devam ettim. Hiçbir zaman sebze ve salatadan vazgeçmedim. Diyalizde ise sodyum, kalsiyum, potasyum ve fosfor oranlarıma dikkat ettim. YAŞADIKLARIMI KİTAP YAPTIM * Ne kadar diyalizle yaşadınız? 2.5 yıl periton diyalizi yaptım. Periton diyalizinde her gece 12 saat makineye bağımlı yaşıyorsunuz. Bu benim için önceleri tam bir kabustu. Makinedeyken evden dışarı çıkamıyorsun, yemeğe ya da sinemaya gidemiyorsun. Aktif olamamak çok canımı sıktı. Ben de oturdum, benim gibi böbrek hastaları için 'Böbrek Yetersizliğinde Doğru Beslenme' adlı bir kitap yazdım. Ayrıca periton diyalizi makinemle tatile, iş seyahatlerine gittim. Paris'i ve Amerika'yı gezdim. İki defa karın zarı iltihaplanması geçirdim. Karın ağrısı ile hastaneye kaldırıldım. Üç gün yoğun bakımda kaldım. Serumla beslendim. Ne yazık ki karnımdaki hortumları çıkardılar. Kolumdan damar yolu açıldı ve ben hemodiyalize girmeye başladım. 6 ay da hemodiyaliz yaptım. * Bu süreçte nakil olmayı düşünmediniz mi? Açıkçası nakil olmayı çok istiyordum. Ancak vücudumun bu ameliyata hazır olmadığını hissediyordum. Bu süreçte yurtiçinde ve yurtdışında araştırmalar yaptım. Organ nakli merkezlerini gezdim. Kendimi kilo almaya adadım. Kan değerlerim düzelmeden ve kilo almadan ameliyat olamayacağımı anladım ve kabul ettim. TAM ÜÇ KEZ BİYOPSİ OLDUM * Türkiye'deki merkezler organ nakli konusunda çok başarılı. Niye Los Angeles'ı tercih ettiniz? Kız kardeşim orada yaşıyor. Yıllardır ailece check-up'larımızı orada yaptırırız. Kardeşimin tanıdığı doktorlar sayesinde, iyice araştırma yaptım. 'Cedars Sinai Hospital' çok bağış alan bir hastane. Bütçesi geniş, çok büyük bir araştırma merkezi var. Neyi istiyorlarsa, onu araştırıyorlar. Bu, beni en çok etkileyen nokta oldu. İkincisi; oranın Organ Nakli Merkezi Başkanı Dr. Stanley C. Jordan küçüklüğünde çocuk felci geçirmiş. Sonra, çocuklara yönelik araştırmalar yapmaya başlamış. Özellikle bağışıklık sistemi ile ilgili araştırmalar yapıyor. Ben zaten nakilden değil, nakil sonrasında olabileceklerden korkuyordum. Erken müdahale edilmesi gereken bir durumla karşı karşıya kalırsam, ne olacağını düşünüyordum. Bu sebeple Los Angeles'ı tercih ettim. * Nakil sonrası korktuklarınız başınıza geldi mi? Evet. Üç kez biyopsi oldum. Böbreğim ilk üç hafta yeterli çalışmadı; diyalize bağlandım. Vücudum böbreğimi reddedecek diye korktum. Her gün internetten İstanbul'daki terapistimle konuştum. Zaten Dr. Serhat Azizlerli ve çok sevdiğim hemşirem yanımdaydı. İçim rahattı ama kalbim küt küt atıyordu. Böylece ikinci hayatıma, organ nakli ile başladım. ESRA TÜZÜN-Sabah | ||
|
1950 Filipin doğumlu. Santo Tomas Universitesi Filipinlerden
mezun Tıp Teknisyeniyim. Daha sonra sanat güzellik ve ruhsallıkla
ilgilendim.
• İlk
başlangıcım ilk gurum ile karşılaştığım ve yoga, kristal taşlar şifacılığı
çalışmalarınla başladım. İlk Yoga hocam Osho Bhagwan Shree Rashneesh’ in
talebesiydi. – 1970• Spirituelt açlığım ve bu plandaki çalışmalarım günlük hayat çalışmalarımda çok yararlı olmuştur. • 1970 – 1990 arası Kadın butiği ve çiçek dükkanı sahibi, Manila, Filipin. • 1990 – 2000 – Manhattan, New York’ ta – Director ve çiçek dükkanı desinatörlük. • New York’ ta iç mimarlık tanınmış mağazasında asistanlık ve dekoratörlük. • Orlando, Florida’ da yüksek moda kadın butiğinde Moda Koordinatörlüğü – 8 yıl. • Yine tanınmış mücevher dükkanında değerli taşlarla ilgili çalışmalar. • 4 çocuk, 6 tane güzel torun sahibi. • İkinci Yoga hocam olan beraberlik içimdeki spirituel ateşi alevlendirdi ve yolumu aydınlattı. Hocamın öğretileri sayesinde yogamda ilerledim ve konuya daha çok hakim oldum. Hocam hatha ve kundalini yoga öğretileri hayatımı tamamen değiştirmiştir. Guru hocamın bana göstermiş ve yönlendirmiş olduğu, bu aydınlık yoldaki başarımdan dolayı sonsuz teşekkür ve saygı duygularımı ebediyen taşıyacağım. Gençlik (Güzellik) Yüz Yogası Filipinli sağlık ve beslenme uzmanı Lourdes Doplito – Çabuk,
ciltte yılların etkisiyle oluşan kırışıklık ve sarkmalar için her gün yoga
yapmayı öneriyor.
Eğitimini Filipinler’ de Universite Tıbbi Teknoloji bilimi bölümünde tamamladıktan sonra Florida’ da ve sonra İstanbul’ da Raja Yoga, Kriya Yoga ve Güzellik – Gençlik ve Yüz Yogası dersleri veriyor. Bu çalışmalarda beslenme, duruş, oturuş, stresten kurtulmak, arınma, rahatlama dahil bir dizi uygulamayla bedensel – fizyolojik fonksiyonlar yeniden düzenleniyor. Başka bir deyişle Gençlik Yogası etkisini bedenin içinden dışarıya doğru gösteriyor. " Seminere katılan herkese her şeyden önce doğru nefes alıp vermeyi öğretiyorum, çünkü ne yazık ki nefes bilinmiyor. Nefes her şey demektir. " " yaşlanma durdurulamaz ancak, sağlık ve güzellik ile olgunlaşmak mümkündür." Yüz Yogası Nedir? Güzellik yogası birçok sağlıklı yaşam sistemlerinden alınmış
ve kombine edilmiş, hem sağlık hemde güzellik için yapılan bir komple
çalışmadır. Güzellik cilt yüzeyi ile sınırlı değildir. Sadece görünüşte güzel
görünmek için yapılan bir çalışmada değildir. Aynı etkiyi içerden dışarıya doğru
yapmakta lazımdır. Güzellik gençlikle gelen ve yaşlandıkça yavaşça kaybolan bir
oluşumdur. Güzellik sanatı kişinin gayreti ve etrafındaki, imkanları kullanarak,
zamanla elde edilen bir neticedir. Benim bu konuda arzum konu ile ilgili çok
uzun senelerin birikimi olan tecrübe ve deneyimlerimin 360 derecelik bakış
açısından size sunarak paylaşmaktır. Yaşlanmak durdurulamaz ancak, güzellikle
doğal yıpranmadan olgunlaşmak mümkündür. Bu da güzelliktir.
Lourdes ÇABUK'a Sorularınız için : madamlourdes@siddashramyogacenter.com İrtibat Adresi :
Yogi Adnan Ananda Siddviho Çabuk Siddashram Yoga Center - Y.A.A.S.C. Rumeli Cad. Zafer Sok. No:9 Daire:2 Nişantaşı / İstanbul Yüz Yogası uzmanı Lourdes ÇABUK' un Kitapları :
|
| GEZELİM GÖRELİM |
|
![]() ![]() |
| Sponsor |
![]() |
| Destek |
![]() |
| OKUNASI |