![]() |
|
|||||
| REKLAM |
![]() |
| REKLAM |
|
Prof. Dr. Erkan TOPUZ; Kanserden korunmak için ipuçları vermeye devam ediyor, pek çok alışkanlığımızı gözden geçirme zamanı gelmiş de geçmiş bile.
Kanserden korunmada en önemli aşama mutfaktan geçiyor. Yiyeceklerin besin değerlerinin korunabilmesi için hazırlama, pişirme ve saklama
yöntemlerine dikkat edilmesi gerekiyor; İşte, yiyecekleri kanserojen hale getirmemenin ipuçları Kanserden korunmak için mutfakta almamı gereken önlemler nelerdir?Yediklerimizi kanserojen hale getirmemek için neler yapmalıyız? Mutfakta dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?CEVAP: - Kuru ve taneli besinleri alırken kırık, nemli olmamasına, ürünlerin içinde küflenme, böceklenme, taş, toprak gibi yabancı cisimlerin bulunmamasına dikkat edin. - Az işlenmiş ve doğal ürünleri satın alın, - Organik ürünleri tercih edin. - Yiyeceklerin hidrojenize yağ (margarin) içermemesine özen gösterin. - Kızartma yağını saklamayın, 1 kere kullandıktan sonra atın. Haftada 1 defadan fazla kızartma tüketmeyin. - Sebzeleri yağda kızartmak ya da yüksek ısıda uzun süre kaynatmak yerine buharda pişirin. Sebze ve meyveleri kaynar suya atın ve mümkün olduğunca az su kullanın. Pişirme suyunu dökmeyin. Eti farım saatten uzun ızgara yapmayın - Eti yarım saatten fazla ızgara yaparsanız ya da 5 dakikadan fazla yağda kızartırsanız kanserojen maddeler oluşabilir. Bu nedenle eti uzun süre pişirmekten kaçının. Etlerin üzerindeki yanmış kısımları temizleyin. - Et yediğinizde mutlaka salata veya sebze tüketmeye çalışın. - Vitamin kaybını önlemek için sebzeleri suda bekletmeden önce yıkayıp sonra doğrayın. Taze meyveler: kestikten sonra bekletmeden tüketin. - Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinlerin pişme süresini kısaltmak için bir gece önceden suda ıslatın. Islama suyunu dökebilirsiniz ancak vitamin kaybına karşı haşlama suyunu dökmeyin. - Ispanak, semizotu gibi sebzelerin önce kök kısmını pişirin daha sonra yapraklarını ekleyin, - Yemeklere koyduğunuz yağı yakmamaya çalışın. - Taze sebzelerle yemek hazırlarken domates ve salçayı pişmeye yakın ekleyin. Çünkü asit içeren salça ve domates yemeğin pişme süresini uzatır. - A ve C vitaminleri ve renk kaybını önlemek için salataya sirke, limon soslarını servisten hemen önce ekleyin. - C vitamini değerinin kaybolmaması için sıkılmış meyve sularını buzdolabında bekletmeyin, hemen tüketin. - Çiğ et, tavuk veya balık sularının diğer besinlerle temas etmesini önleyin. Etlerde kullandığınız kesme tahtası, bıçak gibi gereçleri ayrı tutun. - Deniz ürünlerini güvenilir yerlerden alın. Uygun şekilde dondurulmuş, iyi soğutulmuş ve temiz kasalara konulmuş olmasına dikkat edin. - Makarnayı suyunu çektirerek pişirin - Yumurtayı yıkamayın, buzdolabında kuru şekilde muhafaza edin. Yumurtayı 10 dakikadan uzun süre pişirmeyin. - Çiğ sütten yapılmış peynir ve çiğ yumurta tüketmeyin. - Tahılları ve kuru baklagilleri kuru yerlerde saklayın, küfler kansere neden olabilecek toksik maddeler üretir. Son kullanma tarihi geçen besinleri yemeyin, küflü besinleri çöpe atın, - İçeriğindeki B vitaminlerini kaybetmemesi için makarna ve erişteyi suyunu çektirerek pişirin. Pirinç, un, şehriye gibi tahılları yağda kavurmaktan kaçının. Aksi taktirde hem besin kaybına hem de zararlı madde oluşumuna neden olursunuz. - Kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinlerle beslenin. Sucuk, salam gibi katkı maddesi kullanılan gıdaların tüketimini azaltın. - Günlük tuz tüketimini 5-6 gramla sınırlayın. Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekleri az tüketin. - Derin dondurucudan çıkartıp çözdürdüğünüz yiyecekleri bir daha dondurmayın. - Besin değerleri yüksek ve fiyatları ucuz olduğu için meyve ve sebzeleri mevsiminde satın alın. Turfanda sebze ve meyveleri çok fazla tercih etmeyin. - Çok sıcak, koyu kahve ve çaydan uzak durun. - Filizlenmiş patates ve soğandan uzak durun. Bütün gıdaları ölçülü alıp çabuk tüketin. Çünkü bayatlayan meyve ve sebzelerin içinde kansere yol açan toksik maddeler oluşabilir. - Mutfağınızdaki halıyı zeytinyağlı sabun ve sirkeyle silin. Yemek yediğiniz masayı deterjanla temizlemeyin. Mutfağınızı havalandırmayı ihmal etmeyin. Çizilmiş ve eskimiş teflonları çöpe atın - Çizilmiş ve eskimiş teflon tavaları çöpe atın. Buradaki zararılı metalik madde özellikle salça, domates gibi asidik besinlere geçerek vücutta birikebilir. Uzun vadede bu madde kansere yol açabilir. Alüminyum, plastik kaplar yerine cam ve çelik olanları tercih edin. Kalaylanmamış bakır kullanmayın. (Beyin tümörü hastaları bakırdan tamamen uzak durmalı.) - Yemeklerinizi mikrodalga fırında 1 defadan fazla ısıtmayın. - Tarım ilaçlarının kalıntıları pişirilerek yok edilmez. Bu nedenle 3 litre suya 9 çorba kaşığı sirke koyun. Meyve ve sebzelerinizi bu suda yarım saat bekletin. Lahana, kıvırcık salata gibi yapraklı sebzelerin dışındaki 2-3 yaprağı çöpe atın. - Tütsülenmiş gıdaları mutfağınıza sokmayın. - Salça, turşu, yoğurt gibi besinleri boyalı plastiklerde, deterjan kaplarında saklamayın. - Mutfağınızda gökkuşağının 7 rengini içeren meyve ve sebze bulundurun. - Cips, bisküvi, çikolata veya şeker yerine domates, elma, salatalık, kuru erik, 3-4 adet badem veya ceviz, yoğurt yemeye çalışın. Prof.Dr. Mehmet Erkan TOPUZ Sorularınız İçin: etopuz@istanbul.edu.tr Önceki Yazılar : * Erkan Topuz Saba Tümer ile Bugün * Pet Şişe Sular Kanserojen mi? * Sigara Hakkında Uyarılar * Doğum Kontrol Hapları Ne Kadar Kullanılmalı? * Erkan Topuz'dan ŞOK Açıklamalar Video * Kaktüs Radyasyonu Emer mi? Video * Kanserden Korunma Önerileri * Pankreas Kanseri Uyarıları Video * Meme Kanserine Karşı Altın Gıdalar * Bebeğinize İkinci El Yatak Alın * Pankreas Kanserine Alternetif Tedavi * Karaciğer Metastazında Tedavi Önerileri * Karaciğer Yağlanmasına Karşı * Kanser Hastaları Kobay mı? * Prostatdan Nasıl Korunurum? * Fibrokist Nedir? Fibrokistlerden Nasıl Korunulur? * Kemoterapi Sırasında Ağızda Çıkan Yaralar * Testis Tümörü Tevasi ve Beslenme * Kanser Hakkında Yanlış Bilinenler * Meme Kanserine Karşı Havuç Suyu * Erkan Topuz ARENA Programı - Video * Çocuklara Sebze Yedirmek * Kan Kanseri ve Kansızlık İçin Öneriler * Buğday Çimi ile Gelen Sağlık * Beyin Tümöründe Tedavi Yöntemleri * Ödemi Doğal Yollarla Azaltabilirsiniz * Bilekte Kitle Oluşumu * Küçük hücreli Akciğer Kanser Evreleri * Cilt kanserinden Korunmak * Sarımsağı pişirmeden önce en az 15 dakika bekleyin * Ağız içindeki yara kanser belirtisi mi? * Erkan TOPUZ'dan Mide Kanseri önerileri |
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU ile Kolay Hamile Kalma KürüYumurta çatlamasına yardımcı ve kolay hamile kalma kürü Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve yirmi dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız. Yirmi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir. Bu kürün uygulaması : 2 x 21U + 7A U= 21 gün uygulanır A= 7 gün ara verilir şeklindedir. Bu formülün anlamı, iki defa yirmibir gün uygulanır ve her yirmibir gün tamamlandığında yedi gün ara verilecektir. Toplam uygulama süresi kırkiki gündür. Uygulama sürelerine yedi günlük aralar dahil değildir. Her defasında günlük hazırlanması gerekir. Kuru incirleri bir kere koparıp veya bıçakla bir kez kestikten sonra kaynamakta olan suya ilave ediniz. Kuru incirlerin dışında beyaz pudrası var ise, soğuk su altında önce yıkayıp sonra ilave ediniz. Alternatif tıbba başvurmadan önce mutlaka bir uzman doktara başvurmanızı öneririz. |
ÜCRETSİZYeni Dönem Doğuma Hazırlık KurslarıMemorial Doğuma Hazırlık Kursu’nda gebeliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücutta oluşacak değişiklikler, doğum süreci ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, uzman hekimler tarafından anlatılacaktır. Başlangıç tarihi: 27 Kasım 2008 Her Perşembe
![]() |
1 Yaşına Kadar Bebeğinizi Bu Gıdalardan Uzak TutunAtaşehir Memorial Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak, “Bebeklere 1 yaşına kadar yedirilmemesi gereken gıdalar ve bebeklerin sağlıklı beslenmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar” hakkında bilgi verdi. Bebeklerde ve çocuklarda beslenmenin temel amacı, uygun büyüme ve gelişmenin sağlanması ve besin eksikliği durumunun engellenmesidir. Büyümenin ve beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-2 yaş arası dönem, beslenmenin en önemli olduğu zamanlardır. 0-2 yaş arasında dengeli bir beslenme ile birçok akut ve kronik hastalıklar önlenebilir ya da hafif geçirilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, bebeklerin 1 yaşına kadar yememesi gereken bazı gıdalar şöyle sıralanmaktadır: * Yumurtanın beyaz kısmı, protein yapısı nedeniyle yüksek alerjik özelliğe sahiptir. Alerjisi olmayan bebeklere 9 aylıktan sonra çok az miktarlarda başlanarak denenebilir. * İnek sütü de alerji riski taşır. 1 yaşına kadar direkt içirilmemelidir ama evde yoğurt mayalarken rahatlıkla kullanılabilir. Yoğurt haline geldikten sonra inek sütünün protein yapısı değiştiği için zararlı etkileri ortadan kalkar. Yoğurt çok faydalı bir protein kaynağıdır, 6. aydan sonra bebeklere her gün yedirilmelidir. İnek sütü ayrıca bebeklerde demir eksikliğine ve kabızlığa neden olabilir. 1 yaşından sonra inek sütü verilebilir, bu dönemde günlük en fazla 500ml (2 su bardağı) tüketilebilir. Karaciğer haricinde tüm sakatatlar, özellikle beyin virüs taşıma ihtimali nedeniyle bebeklere hiçbir zaman verilmemelidir. Kafein içeren kahve, kakao, çikolata gibi besinler. Kafein bebeği sinirli yapabildiği gibi kalsiyum ve diğer besleyici maddelerin emilimini de engeller. Çay hiç besleyici değeri olmadığı gibi çocuklarda kansızlık yapabilir. Çocuk beslenmesinde hiç yeri yoktur, 1 yaşından sonrada verilmemelidir. Tütsülenmiş balıklar (somon veya alabalık) tazeliklerini korumak için genellikle nitratlarla işlem görmeleri nedeniyle zararlıdır. Tatlandırıcı içeren (sakarin, aspartam vs.) her türlü hazır gıda, doğal olmayan meyve suları, hazır puding 1 yaşına kadar kullanılmamalıdır. Salam, sosis ve sucuk gibi işlemden geçirilmiş etler, konserveler de 1 yaşından önce verilmemelidir. Bu tip gıdaların içeriğinde kimyasal maddeler bulunmasının yanı sıra yağ ve kolesterol yönünden zengin olmaları zararlı olabilir, bazen de granül hale getirilmiş kemik içerirler. |
|
Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi Yaprak Dökümü’nde Şevket karakterini canlandıran ve geçen yıl uyuşturucu kullandığı için iki kez gözaltına alınan Caner Kurtaran, geçen hafta disiplinsiz tavırları nedeniyle kadrodan çıkarılmıştı. ![]() Çalışma sistemine ayak uyduramadığı ve sık sık problem çıkardığı belirtilen Kurtaran’ın yerine, dizinin yeni bölümlerinde oyuncu Hasan Küçükçetin rol alacak. Geçen yıl yine Kanal D’de ekrana gelen ve senaryosunu Elif Şafak’ın kaleme aldığı “Menekşe ile Halil“ dizisinde Sedef Avcı’nın eşi Mustafa karakterini canlandıran Küçükçetin, haziran ayında final yapacak “Yaprak Dökümü”nün yeni Şevket’i olarak kamera karşısına geçti. |
|
Nar Çekirdeğinin Faydaları Narın dünya mutfağında hem içecek hem de çeşni olarak kullanımı yaygındır ama şifa amaçlı kullanımı yakın zamanlarda popüler olmuştur. Orta Doğu’da ve Yunanistan’da ise yüzyıllardırt şifa amaçlı kullanılan bir meyvedir. Şifa amaçlı kullanılan şekli konsantre ekstresi ve çekirdeğidir. Nar çekirdeği, tüketimi hızla artan çok fonksiyonlu bir gıda desteğidir. İlahi kitaplarda, cennet meyvesi olarak tanımlanır. Hatta, bazı kaynaklar Havva'nın Adem'e verdiği meyvenin elma değil, nar olduğunu iddia ederler. Nar çekirdeği, yüksek dozda polifenolik bileşikler, tannin ve antisiyoninler içerirler ki bu maddeler bilinen en güçlü antioksidanlardır. Antioksidanlar, bizi kanserden koruyan en güçlü silahlarımızdır. Yaşadığımız, soluk aldığımız sürece vücudumuzda oksidanlar, yani toksik oksijen artıkları oluşur ve bunlar hem yaşlanmamıza hem de kronik hastalıkların oluşmasına sebep olurlar. Antioksidanlar ise bu maddeleri bloke ederek hem yaşlanmayı geciktirirler hem de kronik dejeneratif hastalıkların ve kanserin meydana gelmesini önlerler. Virüs öldürücü antiviral etkisi de vardır. Kolestrolü, şekeri dengeler, ishali keser, bağışıklık sistemini güçlendirirler. Nar çekirdeğindeki diğer önemli bileşenler, linoleik ve oleik asitlerdir. Linoleik asitin hayvan deneylerinde kalın barsak kanseri üzerinde önemli iyileştirici etkisinin olduğunu gösteren hayvan deneyleri mevcuttur. Prostat ve meme kanserinde de etkili olduğu düşünülmektedir. Prostat kanseri yanı sıra prostatın iyi huylu büyümesinde, şeker hastalığında ve lenf kanserinde de etkili olduğuna dair ABD’de yapılmış çalışmalar mevcuttur. Linoleik asit kandaki kötü kolesterol oranını düşüren önemli bir ajandır. Kötü kolesterolün damar çeperini delip duvara yerleşmesini ve plakaların, tıkanıklıkların oluşmasını önler. Kötü kolesterol oksidasyonu, damar sertliğinin ilk halkalarından biridir. Ateroskleroz denen damar sertliğine karşı koruyucudur. Damar açıcı ve damar elastikiyetini artırıcı özelliği vardır. Nar çekirdeği bileşeninde bulunan linoleik asit ve polifenollerin kalp damar hastalıklarındaki koruyucu etkisi hakkında deneysel ve klinik çalışmalar mevcuttur. Kan basıncında artışa sebep olan ACE adlı enzim aktivitesini azaltarak kan basıncını düşürücü etki sağlar, hipertansiyonda faydalıdır. Bu enzim tansiyonumuzu artıran kötü bir maddedir ve hatta,piyasada bu enzimi bloke etmek için kullanılan birçok tansiyon ilacı vardır. Çok yüksek doz C vitamini içerdiğinden kuşburnunun tahtını devirdiği söylenir. Limon, portakal, greyfrut ve kuşburnundan daha yüksek doz C vitamini içerir ki artık yüksek doz C vitamininin kansere karşı koruyucu etkisi kanıtlanmıştır. C vitamini yanında yine yüksek doz B vitaminleri, demir, fosfor, sodyum, potasyum, çinko ve magnezyum içerir. Nar çekirdeğinin antioksidan ve kollojen yapımını uyarıcı etkilerinden dolayı kozmetik değeri de anlaşılmıştır. Nar çekirdeği yağından yapılan sabun ve cilt bakım ürünleri birçok ülkede revaçtadır. Cilt sıkılaştırıcı ve tazeleyici özellikleri vardır bu ürünlerin . Nar çekirdeği partiküllü peeling ve maske ürünleri de mevcuttur. Tıbbi kremleri ise geçmeyen kronik yaralarda kullanılır. Nar ve daha yoğun olarak nar çekirdeği bitkisel östrojen içerir, bu özelliği ile de menapozda görülen sıkıntıların azalmasına yardım eder. |