|
TÜRKİYE'de Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından uygulanan ''Moufarrege Meme Küçültme Tekniği'' sayesinde meme küçültme ameliyatları sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eray Copcu, tekniğin çok ciddi avantajları var. Bugün çok ciddi problemlerin çözümünü sağlıyor'' diyor.
SÜT KANALLARI KORUNUYOR ![]() Copcu, şöyle devam ediyor:''Moufarrege'ın geliştirdiği bu yöntemde, süt kanallarına dokunulmuyor. Süt kanalları maksimum derecede korunuyor. Bunun anlamı, 18 yaşından sonraki her yaş döneminde, kişi istediğinde bu ameliyatı olabiliyor. En önemli özelliği ise memenin kanlanması etkilenmiyor. Tümüyle memeye giden kan damarları korunarak geliştirilmiş bir yöntem'' www.xprodoksit.com |
|
Göğsünüze bir ağrı girdiğinde ya da midenize kramplar saplandığında hemen bir hastanenin acil kliniğine başvurabilir ve orada ilk tedavinizi olabilirsiniz. Sonrasında uzun süreli bir tedaviye ihtiyacınız olup olmadığına karar verilir. Ama ilk muayene için yol çok basit ve nettir. Ya sorununuz psikolojik olursa ne yaparsınız? İşte bunun yanıtı o kadar basit değil. Yani Herhangi bir hastanenin acil servisine götürülmeniz veya gitmeniz sorunu hiç mi hiç çözmez, daha doğru çözemez. Orada bulunan bir nöbetçi doktor sizin içinde bulunduğunuz ruh halini büyük ihtimalle anlamayacak ve başka tedaviler uygulamaya çalışacaktır. Ya da en iyi ihtimalle, sizi psikiyatri kliniğine yönlendirecektir. İşte bu ihtiyaçtan yola çıkan NPİstanbul-Nöropsikiyatri Hastanesinin kurucusu Prof. Dr. Nevzat Tarhan Türkiye’de bu alanda bir ilki geçekleştirerek acil ambulans ve özel psikiyatri hastanesi fikrini geliştirdi ve hayata geçirdi…Memory Center Kliniği’nin de kurucusu olan Tarhan böylece NP Grup olarak tam bir psikiyatri hizmeti vermeye aday olduklarını söyledi. Tarhan ile Psiko-Acil uygulamasını konuştuk… Bir psikiyatri hastanesi ve acil ambulans hizmeti vermek fikri nasıl oluştu? Biliyorsunuz bizim Memory Center Psikiyatri Kliniğimizde tanı ve tedavi özellikle terapi yapıyoruz. Ve psikiyatrik krizlerin ne anlama geldiğini, hastaları ve hasta yakınlarını nasıl zoru soktuğunu biliyoruz. Bir psikiyatrik krizin herhangi bir hastalıktan ayrılabilmesi, bunun gözlenmesi çok önemli. Yani psikiyatrik krizi iyi anlamak lazım. Bu hastalar kriz yaşadıklarında, ölümden bahsediyor, kendini odaya kapatıyor ve intihar riski oluşuyor. Veya hasta bazen herkesten kuşkulanıyor, sürekli savunma halinde, paranoya geliştirdiği bir kriz olabiliyor, panik atak krizi yaşayabiliyor. Öyle ki, hastanenin bahçesinde yatacak derecede bağımlılık hissediyor kişi. Bu gibi krizler hastanın yakınlarını çok çaresiz bırakan durumlar. Ve en önemlisi, bu durumda hastaneye götürülebilecek hasta var, götürülemeyecek hasta var. Asıl zor olan se kendine ve başkalarına zarar verecek durumda olan hastaların yaşadıkları krizler. Bu durumda o kişilerin yakınları çaresiz kalıyor. O kişi hasta mı, suçlu mu karar verilemiyor. Bazen, kişi suçlu gibi görülüp, polise haber veriliyor, çare aranıyor. Gelişmiş ülkelerde polis psikologları var, onlar iknaya çabalıyor hastayı. Türkiye’de ise çözüm yoktu şimdiye kadar. Bunun için özel eğitimli ve donanımlı ekipler gerekiyor ve bu konuda bize çok talep geliyordu şimdiye kadar. Ve siz de sanırım NPİstanbul-Nöropsikiyatri Hastanesi ve Psiko-Acil ambulans sistemini geliştirdiniz değil mi? Evet. Düşündük ne yapılabilir diye, kaynakları araştırdık. Acil psikiyatri hastaları için eğitimli ekipler bulunması gerekiyordu. Çünkü, böyle bir hasta nasıl hastaneye gitmeye ikna edilir ve edildikten sonar nasıl sevk edilir bunların çok iyi organize edilmesi lazım. Araştırmalarımızın sonucunda bu durumdaki hastaların hastaneye giderken çok özel hizmet almaları gerektiği gerçeğini ciddi olarak ortaya çıkardı. Çünkü bu kişilerin yatıştırılarak, kafalarını duvarlara vurmalarını engelleyecek bir ambulansla taşınması gerekiyor. Biz de böyle bir ambulans yaptırdık. Bizim yaklaşımımızda, klasik deli gömleği yaklaşımı yok. Tespitlerin artık farklı olması gerekiyor ve gerçekten güçlü ilaçlar çıktı artık. Ayrıca, hastaya nasıl yaklaşacağınızı bildiğinizde sorun çözülüyor. Bu hastaların yardım isteyen yanına ulaşıyoruz, ölmek isteyen yanını bastırıyoruz. Bunun için özel tecrübesi olan insanları yetiştirdik ve onları gönderiyoruz Psiko-Acil ambulansları ile . Onları uygun bir şekilde hastaneye ulaştırıyorlar. Bu görevliler, hastanın kendine zarar verme durumu varsa, bu risk azaltmaya çalışıyorlar. Yani aslında bu hizmet, bu tür bir ihtiyaçtan doğdu. Siz yıllardır, kliniğinizde hastalara terapi yapıyordunuz. Bu hastaneyi açtıktan sonra artık ilk müdahale, acil ambulans ve yataklı hastane hizmeti var. Yani komple bir hizmet diyebilir miyiz? Burada 24 saat çalışan ekibimiz var. Bu tür bir acil hasta için telefon gelince, hastanın özellikleri, güvenlikle ilgili sorunları irdeleniyor ve ona göre ekip hareket ediyor. Hastalı bulunduğu yerden alınıp buraya getiriliyor. Hasta yatıştırılıyor, sonrasında odaya alınıyor ve burada tedavi başlıyor. Tedavi sürecinde hastaya nasıl yaklaşılacağı önemli, önce tanı koyup, kriz müdahalesinin ona göre yapılması lazım. Ve kriz müdahalesi 1.5 saat süren bir şey. İlaç tedavisi başlangıçta önemli çünkü bu kişiler beyin kimyası bozulmuş hastalar. Genellikle uyutmadan yatıştıran ilaçlar var artık ve bunlar taşkınlığı giderebiliyor. Yeni kuşak ilaçlar çok yardımcı oluyor tedavi aşamasında ve burada da hasta güvenlikli bir şekilde bakılıyor. Ve terapi süreci için kliniğimizi devreye sokuyoruz. Füsun SAKA (fusunsaka @ gmail.com) Önceki yazıları : Lokman Hekim Hülya Leyla ÇABUK Verimli Ders Çalışmanın Kuralları Öfke Kontrolü Süt Banyosu ve Cildiniz Alzheimer Nedir Obezite ve Psikiyatri Doğal Kozmetik Devri İlişkilede Mola Vermek Kıskançlık Psikolojik Destekle Kilo Verin Psiko Acil Hizmeti Evliliklerde Cinsel Sorunlar Kilolara Veda İkili ilişkiler ve Kıskançlık Kadınlarda İsteksizlik Kellik Sorununa Yeni Umut Bitki Çayları |
Yeşil çay diyete yardımcıdır.
Yeşil çayın, hoş bir içecek olmasının ötesinde, sağlığımıza hatırı sayılır katkıları var. Çin'de ve Japonya'da binlerce yıldır şifa olarak kullanılan yeşil çayın sırrı; içinde bulunan 'EGCG' adlı müthiş güçlü bir antioksidan. Öyle ki EGCG; C vitamininden ve E vitamininden bile daha etkili! Yeşil çayın önde gelen yararlarına örnek vermek gerekirse... Kanseri önler, güneş hasarlarını azaltır, cildi güçlendirir, kolesterol ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur, alerjileri önler, grip ve soğuk algınlığına karşı direncimizi arttırır, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve içinde bulunan florid diş etlerini korur... İÇİNDE KAFEİN VAR Normal kahvenin sekizde biri kadar kafein içeren yeşil çay, bu anlamda bir zarar içermiyor. Çünkü ölçülü kafein yarar bile getiriyor... Son yıllarda yeşil çayla ilgili olarak en çok gündeme gelen konu ise, kilo vermeye yardımcı olup olmadığı... Bu konuda birçok araştırma yapıldı, sayısız makale yayınlandı... Varılan sonuçlar, yeşil çayın metabolizmayı hızlandırdığını ve yağların yakılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Özellikle içine biraz zencefil ve zeytin yaprakları koyup demlerseniz, mucizeler yaratabileceğini söyleyebiliriz... Doğrusunu isterseniz yüzlerce çeşit yeşil çay var... Üstelik bunların çoğu henüz Batı ülkelerine uğramadı bile! Bitkinin yetiştiği yöreye, hasat mevsimine ve işlenişine göre çayın adı değişiyor. Yılda bir gün toplanan bu egzotik çay yapraklarının her biri farklı faydalar sağlıyor. En güzel yeşil çaylar, genç fidanların en üst iki sırasında henüz açılmamış aromatik yaprak filizlerinden elde edilir. Bazen çay kurutulurken içine çiçekler karıştırılır. Kilo vermede en etkili olan çayın ise 'Wulong Tea' olduğu söyleniyor. NASIL YAPILIR? Daha önce yeşil çayı denemiş ama hoşlanmamış olabilirsiniz. Ancak ben derim ki, kendinize bir şans daha tanıyın! Gelin bu defa çayı birlikte hazırlayalım... Porselen bir demlik içine kuru haldeki yeşil çayınızı koyun. Ortalama ölçü, her fincan için bir tatlı kaşığıdır. Su kaynama noktasına yaklaşırken altını kapatın. Veya kaynadı ise, çayın üzerine dökmeden önce beş dakika kadar dinlendirin. Sıcak suyu ilave ettikten sonra demliğinizi örtüp servis tepsisine koyabilirsiniz. Yeşil çayın sıcak suda 1-2 dakika demlenmesi yeterlidir. Ancak unutmayın, 1-2 dakika sonra yaprakları çaydan çıkarmanız gerekir. Ayrıca yeşil çayı başka çiçekler ve otlarla birlikte de demleyebilirsiniz. Örneğin zencefil, nane, limon yaprakları ve yasemin yeşil çaya yakışacak otlardır... Üstelik bu katkılar, çayınıza zarar vermeyeceği gibi, yararlarını da artıracaktır. Benzer Yazılar : YEŞİL ÇAY DAMARLARI GENİŞLETİYOR YEŞİL ÇAY ERKEKLERDE ZARARLI MI? YEŞİL ÇAY VE MATE İLE ZAYIFLAYIN (Ender SARAÇ) * Dr. Yasemin Amato Kimdir?- Saçlara Yapılan Yanlışlar - Yumurta Akı Mucizesi - K Vitamini - Vücut Ritmi ve Cilt Bakımı - Doğum Yeniden Doğmaktır - Vücut Ritme ve Cilt Bakımı - Cilt Bakımı Neden Gerekli - Çatlaklardan Kurtulmak - Ağız Kokusu Nasıl Giderilir? - Photo Aging Nedir? - Kusursuz Güzellik - Diyet Yapmak Uzmanlık İster - Selülitlere Radyo Frekansı - Doğru Yürüyüş Nasıl Olmalı? - Sağlıklı Bir Yıl İçin - Kış ve Cildiniz - Kahvaltının Faydaları - Faydalı Güzellik Formülleri - Domatesle Sihirli Maske - Yeşil Çay ve Diyet - Akne İzleri - Kafeinle Yağlara Veda - Tonik Tavsiyeleri - Doğal Cilt Temizleme - Kuru Ciltler İçin Temizleyici |
|
-Saçım dökülüyor. Dökülen saçların yerine gelmesi için öneriniz var mı?
200 gram böbrek yağına 15'er gram kırılmış fındık ve ceviz içi ekleyin.
Kuru saçlar için keten yağı
Rengi kahverengi olana kadar kavurup, süzün. Kullanımı : Ilıkken bu yağı saç diplerine sürerek masaj yapın. Sıcak havlu ile sarıp bekletin. Formülü haftada bir tekrarlayın. Bir de haftada üç gün ısırgan yapraklarını demleyin ve bu suyla saçınıza masaj yapın. Suna Dumankaya'ya teşekkürler. Site içinde konuyla ilgili yazılar : |
|
Cinsi :Safkan American Pitbull Terrier siyah&beyaz maskeli, çok sosyaldir ve dövüş köpeği değildir. ![]() |
|
Crocs terlikleri Çok hafif ve dayanıklı olması nedeniyle her kesime hitap ediyor.
Crocs'un başarı hikayesi George Boedecker, Lyndon Hanson ve Scott Seamans adında yelkencilikle uğraşan üç kafadarın 2002 yılında kaymaz ve iz bırakmaz bir ayakkabı yapmak için yola çıkmalarıyla başladı. Üç arkadaş işe reçine bazlı özel bir taban tasarımıyla girdi. Terliğin genel tasarımını ise ortaklardan Scott Seamans üstlendi. Ortaya çıkan ilk ürün 2002 yılında ABD'de düzenlenen bir yat fuarında tanıtıldı. Terlik, hafifliği ve asla kaymama özelliğiyle denizcilerin büyük ilgisiyle karşılaştı ve ürünlerin kapışılmasına neden oldu.
Ev Hanımlığından Baş Tasarımcılığa giden yol Sheri Schmelzer, üç çocuk annesi bir ev kadını. Aslında Bayan Sheri Schmelzer’ın bu başarı hikayesini yakalayabilecek aramızda pek çok kadın var sanırım tek sorunumuz geniş düşünmememiz. |
|
"Fly Me to the Moon" 1954 yılında Bart Howard tarafından yazıldı. Dahası için Anılardaki Melodiler'e uğrayın ![]() |