Ana Sayfa


Mayıs 2007
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031
Yıllık Arşiv
Tanıtım
Kimler Var?
ALEV EKEN
Alev EKEN
NURAN ATMANOĞLU
Nuran ATMANOĞLU
SUNA DUMANKAYA
Suna DUMANKAYA
FUSUN SAKA
Füsun SAKA
YASEMİN AMATO
Yasemin AMATO
MERYEM DEDE
Meryem DEDE
SULEYMAN ESERDAĞ Süleyman ESERDAĞ
FİKRİYE ABLA
Fikriye Ablanız
ERKAN TOPUZ
Prof.Dr. Erkan TOPUZ
MEHMET ÖZ
Prof.Dr. Mehmet ÖZ
İBRAHİM SARAÇOĞLU
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU
Reklam



reklam

Özel Arama





Back
Cilt tipini öğren
Doğru Kilon Ne Olmalı?
Aşırı Kıllanma Nedenleri
Genç Kalmanın Sırları
Forward

Ana Sayfa > Arşiv > 05.2007
Arşiv > 05.2007

Yanlış sutyen seçimi göğüsleri bozuyor!

Bilinçsiz satın alınan sutyenler, kötü bir estetik görünümün yanı sıra göğüs sarkması ve sırt ağrısı gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor. Bu yüzden sutyen ölçüsü iyi belirlenmeli ve ara sıra beden değişiklikleri kontrol edilmeli.

Yaz ayları gelince kadınların gardıropları incecik elbiseler, şifon bluzlar ve daracık üstlerle dolmaya başlayınca; iç çamaşır seçimi büyük önem kazanıyor. Ancak yapılan araştırmalar kadınların yüzde 70'inin sutyen ölçülerini ve kendilerine uygun modeli bilmediklerini gösteriyor.

Yanlış sutyenleri kullanmak estetik olarak kötü bir görüntü oluşturduğu gibi çeşitli sağlık sorunlarına da davetiye çıkarıyor. Bu yüzden kadınlar için doğru sutyen ölçüsünü belirlemek büyük önem taşıyor. Sutyende iki farklı ölçü bulunuyor: A-B-C diye giden göğüs cup'ının ölçüsü; 75-80-85 diye artan ise göğüs kafesi çevresinin ölçüsüdür.

BİR BEDEN BÜYÜLTÜLEBİLİR

Göğüs şeklinin ve hacminin yaş ilerledikçe değiştiğini de unutmamak gerekir. Bu yüzden sutyen ölçüsü zaman zaman gözden geçirilmeli... Çünkü doğru sutyen kullananların göğüsleri deforme olmuyor. Ayrıca balenli sutyenler sarkmayı önlüyor.

Küçük göğüslü kadınlar
; dolgun bir görüntü istiyorlarsa cup'lı ya da silikonlu modelleri tercih etmeliler. Ancak doğal görünümden uzaklaşmamak için göğüsleri sadece bir beden büyük gösteren modelleri giymeliler. Bu tarz modelleri sevmeyenler ise normal sutyenin içine yerleştirilen 'tavuk göğsü' denilen ve göğse dolgun bir görüntü veren parçalardan faydalanabilir. İnce askılı ya da askısız sutyenler ise küçük göğüslüler tarafından rahatlıkla kullanılabilir.

 

İç çamaşırı seçerken bunları unutmayın!
* Balenlerin, göğsünüzün ortasına ve altına tam olarak oturmasına dikkat etmelisiniz.

* Sutyen, göğüsleri bastırmamalı ve rahatsız etmemelidir.

* Bedende duruşu ne dar, ne de geniş olmalıdır. Göğüs cup'ı tam olarak doldurmalı.

* Sutyen askısı, göğüs ve bedene göre ayarlanmalıdır.

* Sutyen giyildiğinde göğüslerin bedene paralel olmasına dikkat edilmelidir.

* Sutyenin arka bandı yere paralel olarak sırttan geçmelidir. Eğer bu bant yukarıda kalıyorsa, askılar olması gerektiğinden daha kısa ayarlanmış ya da sutyen size göre değil demektir.

* Sutyenlerde 3 farklı konumda kopça bulunur. İdeal olanı, sutyeni baskı veya katlanma oluşturmaksızın en sıkı konumdaki kopçada kullanmaktır. Çünkü sutyen takılmaya başlandıktan bir süre sonra gevşer. İlerleyen zamanda sutyenin bedeni daha iyi sarması için diğer kopçalar sırasıyla kullanılır.

* Sutyenin kopçalarının arkada olmasından rahatsız olanlar, pratik bir kullanım için önden kopçalı modelleri tercih edebilir

 

Sırt ağrısını azaltan modeller

Büyük göğüslü kadınlar, önce sağlık sonra estetik görünüm için minimizer yani küçük gösteren sutyenleri tercih etmeli! Çünkü toparlayıcı özelliği olan bu modeller, büyük göğüslerin neden olduğu sırt ağrısını azaltır. Ayrıca bu kişilerin sutyenlerinin askıları da kalın olmalı! Çünkü kalın askı, ağırlığı omuzlara eşit olarak dağıtır. Askısız sutyen kullanmak da büyük göğüslüler için büyük sıkıntıdır. Çünkü zaten ağır olan göğüsler, askı desteği olmadığı için sarkık görünür.
| Yorumlar (4) | 30.05.2007 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı Link | Arkadaşına Gönder

Düzensiz uyku seksin bir numaralı düşmanı 

 

Esra tüzün

Deliksiz uykuya hasret kalanların cinsel yaşamları da tehdit altında. Vücuttaki oksijen düzeyini düşürerek halsiz ve yorgun bırakan uykusuzluk, cinsel isteksizliğe neden oluyor. Ama artık gelişen uyku testleri, uykusuzluk kabusuna son veriyor Deliksiz uykuya hasret kalanların cinsel yaşamları da tehdit altında. Vücuttaki oksijen düzeyini düşürerek halsiz ve yorgun bırakan uykusuzluk, cinsel isteksizliğe neden oluyor. Ama artık gelişen uyku testleri, uykusuzluk kabusuna son veriyor


ASM Cinsel İşlev Bozukluğu Kliniği'nden Psikiyatrist Dr. Evrim Erbek, uykusuzluğun cinselliğe etkisini anlattı:

Uykusuzluk cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir mi?
Uykusuzluk, sebebine bağlı olarak tabii ki cinsel sorunlara yol açabilir. Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apnesi sendromunda (uykuda solunum durması) rastlanır. Apnesi olanlarda genellikle cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğu görülür. Mesela birine uyku apne sendromu teşhisi konulurken 'horlama var mı, uyku sırasında nefes durması var mı, gece terlemeleri oluyor mu?' gibi bazı klasik sorular sorarız. Bu soruların yanı sıra kişiye 'cinsel fonksiyonlarda bir azalma var mı?' sorusunu da yöneltiyoruz. Bunların hepsi tabii ki uyku apnesine işaret etmez ama bunlarla beraber cinsel fonksiyonlarda da bir bozukluk olduğunu söylerse, hastayı apne sendromuna daha yakın düşünürüz.


Neden uyku apnesi olanlarda cinsel işlev bozukluğu daha fazla görülüyor?
Uyku apnesi olanlarda genel olarak kandaki oksijen seviyesi düşer ve bu durum yağ oranının artmasına neden olur. Kandaki oksijen seviyesinin düşmesi de, cinsel fonksiyonun yeterince yerine getirilememesine neden olur. Bir de uyku bozuklukları gün içinde halsizlik ve konsantrasyon bozukluğu yaptığı için kişi akşam eve geldiğinde zaten halsiz ve uykulu oluyor. Onun için, doğrudan uyumak istiyor ve bu da cinsel isteksizliğe neden oluyor. Ama o uykusu da sağlıklı olmadığı için bir işe yaramıyor bu uyku. Yapılan araştırmalar; uyku apne sendromu olan bireylerdeki cinsel sorunların, dolaşımdaki testosteron miktarının azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.


SUÇLU UYKU APNESİ

Uyku apnesi tedavi edilirse cinsel işlevler düzelir mi?
Uyku apne bozukluğuna bağlı sertleşme bozukluğu olan hastalarda, apnenin cerrahi veya CPAP yöntemiyle tedavisinden sonra testosteron düzeyleri de normale dönüyor ve sertleşme bozukluğu düzeliyor. Testosteron erkek ve kadında cinsel dürtü ile ilişkili bir hormondur ve kandaki düzeyi; stresten, uyku ve duygu durumundaki değişikliklerden etkilenir. Cinsel sorunlara neden olan tıbbi bir neden saptandığında, hastaların psikiyatrik açıdan da desteklenmesi tedaviyi olumlu etkiler. Çünkü psikolojik nedenler var olan cinsel sorunu daha da olumsuz etkiler.


Erkekler kadınlara göre daha mı fazla etkileniyorlar bu durumdan?
Uykusuzluk, hem kadını hem de erkeği cinsel yönden etkiliyor. Ancak erkekler, muayene sırasında cinsel isteksizliklerini kadınlara göre daha çok dile getiriyorlar ve yardım arayışına giriyorlar. Cinsel isteksizlik ve uyarılma sorunları olan kadınlar cinsel ilişkiye aktif olarak katılabilir ancak erkekte sertleşme problemi cinsel ilişkiyi imkansız ve doyumsuz kılar. Bu nedenle, kadınlar genellikle bunu bir sorun olarak dile getirmezler.


HORMONLARI ETKİLİYOR

Uyku sırasında vücudun salgıladığı hormonların, uykusuzluk nedeniyle salgılanamamasının cinsel fonksiyonlarda bir etkisi oluyor mu ?
Aslında bu konuda net bir şey yok. Ancak uykusuzluk halinde stres hormonlarından kortizol salınımının arttığını ve testosteron salınımının azaldığını, bu hormonların düzeylerindeki değişikliklerin cinsel istekte azalmaya neden olduğunu gösteren araştırmalar var.


Yaş ile uykusuzluk birleştiğinde cinsel fonksiyonlardaki etkisi artıyor mu?
Yaş ilerledikçe uyku bozuklukları, özellikle de uyku apnesi sendromu, daha fazla ortaya çıkıyor. Çünkü bu dönemde hayat biraz daha hareketsizleşiyor, insan daha az yoruluyor, buna paralel olarak da uyku saatleri kaymaya başlıyor. Yaşla birlikte şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol ve kullanılan ilaçlar gibi diğer tıbbi nedenlerle cinsel fonksiyonlarda ister istemez azalma oluyor. Bunlar birleştiğinde cinsel performansı tabii ki olumsuz etkiliyor.


Fazla uyumanın cinsel fonksiyonlara bir etkisi olabilir mi?
Fazla uyumanın cinsel fonksiyona direkt bir etkisi olmaz. Ama fazla uyuma şöyle bir sorun yaratabilir: Fazla uyuyunca, vücut kortizolu çok fazla salgılıyor ve kortizol salgısı fazlalaşınca da kilo artışı oluyor. Bu nedenle vücut hantallaşıyor ve hareketler zorlaşıyor. Bu da her türlü fiziksel ve zihinsel fonksiyon gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz yönde etkiliyor.

 

Psikiyatrist Dr. Evrim Erbek
(Anadolu Sağlık Merkezi)
E-mail :
evrim.erbek@anadolusaglik.org

Maşşallah diyelim nazar değmesin.
| Yorumlar (33) | 27.05.2007 | Fotoğraf Albümü  | Kalıcı Link | Arkadaşına Gönder

ÇİLLERİN TEDAVİSİ

Çiller (a.k.a. ephelides),


Daha çok açık tenli ve kızıl saçlı, mavi, yeşil ya da ela göz renkleri olan kimselerde görülen küçük
kahverengi
lekelerdir. 

Hayatın erken aşamalarında ortaya çıkarlar ve yazın çoğalıp kışın hafiflerler. 40-45 yaşlarından
sonra genellikle kaybolurlar.

Güneşe maruz kalmış bölgelerde oluşurlar: yüz, eller, göğüs ve sırt gibi. Bu
kahverengi lekeler cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır. Vücutta var olan melaninin miktarı bireylerin cilt renklerinin tonunu belirler. Güneşe maruz kalındığında cilt UV ışınlarından gelebilecek zararı azaltabilmek için, reaksiyon olarak, daha fazla melanin üretir.

Bu da melanin birikimine, dolayısıyla çil oluşumuna neden olur. Cildinizde renk farklılıklarının oluşmasını istemiyorsanız alınabilecek en etkili önlem güneşten korunmaktır. Böylece vücudunuzun kendini korumak için cilde "melanin üret" komutunu vermesine gerek kalmaz.

Çiller, yaş lekeleri (lentigines) ile benzerlik gösterebilir. Ancak yaş lekeleri hayatın ileri safhalarında ortaya çıkar ve her tür ciltte
oluşabilir.

ÇİLLER İÇİN KULLANABİLECEĞİNİZ DOĞAL YÖNTEMLER

- Limon suyu kanıtlanmış bir çil savaşçısıdır. Limonu cildinize doğrudan sürmeyin: limon suyunu parmak uçlarınızla cildinize yedirmeniz yeterli olacaktır.

 - Sebze ve meyve maskeleri uygulayın. (kayısı, çilek, salatalık gibi)

- Taze krema maskesi uygulayın. Bu maskeyi uyguladıktan sonra tamamen temizlemeyin: ince, yumuşak bir kağıt mendil ile hafifçe sildikten sonra cildinize nemlendirici sürün. 

- Maydanoz suyunu eşit miktarda limon ve portakal suyuyla karıştırarak nemlendirici kreminizden önce uygulayın. Çillerinizin kaybolmasına yardımcı olacaktır.

- C vitamini açısından zengin besinler tüketin. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz.

KISA SAĞLIK/GÜZELLİK ÖNERİLERİ

SİYAH NOKTALARA DOĞAL YOLLARDAN VEDA

Siyah noktalara karşı mısır unu

Acaba yüzümdeki siyah noktaları doğal yöntemlerle yok edebilir miyim?

Öncelikle yağlı cipsler ve asitli içeceklerden uzak durmanız gerekiyor.
Ayrıca gün içinde bol bol su içmelisiniz. Siyah noktaları bir uzmana temizletmeyi de deneyebilirsiniz.

Ayrıca evde şu karışımı hazırlayabilirsiniz;

1. YÖNTEM :
Bir yemek kaşığı yoğurda rendelenmiş bir limon kabuğu ve bir kaşık mısır unu ilave edin.

Bunu karıştırıp yüzünüze sürün ve 15 dakika bekletin. Ardından ovarak yüzünüzden çıkarın.

2. YÖNTEM :
Siyah Noktaları giderici KİLLİ MASKE

Siyah noktalar, cilt tipinizin yağlıya dönük karma olduğunu gösterir.

Haftada bir peeling yapmalısınız ve birer çorba kaşığı yulaf unu, kil, su ve kremi karıştırıp cildinize sürün 5 dk. bekletip ovalayarak çıkartın.

Suna Dumankaya-Sabah

Ramazan Ayında
Kesin kilo alırım
Kilo veririm
Değişmem
xprodoksit Blog
GEZELİM GÖRELİM

Online Doktor


Xprodoksit Blog
 
Gizlilik Politikası
Kullanım Şartları

Sponsor & Destek

Türk Meme Vakfı
 
OKUNASI