Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 03.2007
Arşiv - 03.2007
Benim gibi sizde Media Player Kullanıcısıysanız.
Bu Media Player Skini tam size göre, en azından ben severek kullanıyorum.


Yükle [3.5 Mb.]

En büyük intikam affetmektir!

Güneydoğu'da komutan koruması olarak askerliğini yapan Aziz, bir operasyon sırasında yaralanarak gazi olur ve evine döner. Annesi o askerdeyken vefat etmiş, babasını ise zaten üç yaşından beri hiç görmemiştir. Mahallede bir tek nişanlısı Ayşe vardır onun yolunu gözleyen.. Eski bir kamyonetle yük ve eşya taşımaya başlar. Bir yandan da, bu dünyadaki tek varlığı ve sevdiceği Ayşesi ile evlenmek için para biriktirmektedir. Derken bir gece, tek göz gecekondusunun kapısı çalar. Babasının arkadaşı olduğunu söyleyen Necmi Baba adında bir adam, onu babasına götürmeye gelmiştir. Aziz, babası Kemal Arif Karagülle'nin çok zengin ve meşhur bir kabadayı olduğunu öğrenir. Çok küçükken onları terkedip giden babasına öfke dolu olduğu için onunla görüşmeye gitmez. Kemal Arif düşmanları tarafından vurulur. Ölüm döşeğinde, babalık görevlerini yerine getirmediği için oğlundan af diler ve hayata gözlerini yumar. Artık bütün maddi zenginliği ve yıllardan beri sürdürmeye çalıştığı kabadayılık geleneği Aziz'e miras kalmıştır. Aziz bu mirası reddeder ve kendi sakin hayatına, Ayşe sine döner. Ancak düğün günü babasının düşmanlarının silahlı saldırısına uğrarlar. Ayşe ölüm döşeğinde yaşama tutunmaya çalışır ama sonunda dayanamayarak hayata gözlerini yumar. Aziz, Ayşe sinin kanlı mendilini yatağın ucuna bağlar ve ona bir söz verir; "-Bu mendil burada kaldığı sürece ne Allah affetsin beni, ne de sen.."Babasının sağ kolu olan Necmi Baba, onun için bir plan yapar. Aziz dostu-düşmanı herkes tarafından öldü bilinecek ve başka bir kimlikle, babasını ve karısını öldüren mafya organizasyonun başındaki adamın yani Özdemir Bey'in yanına sokulacaktır. Özdemir Bey Aziz'i, öldürdüğü Kemal Arif'in oğlu olduğunu bilmeden işe alır. İntikam için yanıp tutuşan Aziz, kaderin garip cilvesiyle karşı karşıya kalmıştır; çünkü işi, Özdemir Bey'in şımarık kızı Duygu'ya korumalık yapmaktır. Can almaya gelen Aziz, acaba şimdi düşmanının kızının canını koruyacak mıdır?..    

ATV' nin en güzel dizilerinden biri olan AFFEDİLMEYEN
Ender izlediğim, kaliteli yapımlardan biri olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Cem YILDIZ' ın dizi müzikleriyle daha bir güzel olmuş. Ama şu internet çöplüğünde dizinin müziklerini bulmak için epeyce bir zaman harcadım. Nihayetinde bulamayıp. Kendim ekliyeyim dedim.

CEM YILDIZ-AFFEDİLMEYEN JENERİK
CEM YILDIZ-AFFEDİLMEYE SİLİNMİŞ ZAMANLAR




ATV - İZLEYİCİ TEMSİLCİSİ' NE MESAJ GÖNDERİN

Şişman olduğunuzu nasıl anlarsınız?

  Sağlık Bakanlığınca toplumda giderek artan obeziteyle mücadele ve doğru beslenme alışkanlıkları kazanılması için Sağlıklı Beslenme Serisi hazırlandı.
  Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığınca hazırlanan broşürlerde, genel beslenme önerileri ve risk gruplarına yönelik tavsiyelerin yanı sıra doğru beslenme konusunda merak edilen konulara yer veriliyor.
  İlk etapta 10 bin adet basılarak 81 ile gönderilen broşürler, il sağlık müdürlükleri eğitim şube müdürlükleri kanalıyla sağlık mensuplarına dağıtılarak halkın eğitiminde kullanılacak.
  Serideki şişmanlıkla ilgili broşürde, doğru beslenme alışkanlıkları ve obezitenin önlenmesi konusunda şu tespitlere yer veriliyor:
  -"Şişmanlık (obezite) sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.
  -Yetişkin erkeklerde yüzde 12-15, kadınlarda ise yüzde 20-27 arasındaki yağ oranının artması, şişmanlığın belirtisidir.
  -Şişmanlık aşırı yemek yeme, fiziksel hareket azlığı, psikolojik, metabolik ve hormonal bozukluklar nedeniyle oluşur."

Beslenme bilgi serisinde yer alan kitapçıklar şöyle:

* Diyabet ve Beslenme
* Kalp-Damar Hastalıklarında Beslenme,
* Sporcu beslenmesi,
* Gebelik ve Emziklilikte Beslenme,
* Kronik Böbrek Yetmezliği ve Beslenme,
* Kanser ve Beslenme,
* Kalsiyum, D Vitamini ve Osteoporoz,
* Besin Zehirlenmeleri, Nedenleri, Korunma Yolları,
* Sularla İlişkili Hastalıklar,
* Yaşlılık ve Beslenme,
* Vitaminler, Mineraller ve Sağlığımız,
* İlköğretim Çocukları İçin Sağlıklı Beslenme,
* İlköğretim Çocukları İçin Gıda Hijyeni El Kitabı,
* Besin Güvenliği,
* Şişmanlık,
* Besin Alerjileri,
* Beslenme, Gıda ve Su Konusunda Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar-1,
* Beslenme Gıda ve Su Konusunda Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar-2,
* Beslenmede Sütün Önemi,
* Ergenlerde Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam. 
      
     "ŞİŞMAN OLDUĞUNUZU NASIL ANLARSINIZ?"
  Broşürde, "Şişman olduğunuzu nasıl saptarsınız?" başlığı altında şu bilgilere yer veriliyor:
  -"Vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçülür.
  -Vücut ağırlığı boy uzunluğunun karesine bölünerek Beden Kitle İndeksi (BKİ) bulunur.
  -Sonucun 18.5-24.9 arasında olması, normal ağırlıkta olduğunuzu gösterir.
  -BKİ’nin 25-29.9 arasında olması, ’hafif şişmanlık’, 30’un üzerinde çıkması ise ’şişmanlık’ göstergesidir.
  -Bel çevresi erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimetrenin üzerine çıkmamalıdır.
  -Bel çevresinin erkeklerde 102, kadınlarda 88 santimetrenin üzerine çıkması, sağlık riskini artırır."
     
     ŞİŞMANLIKTAN KORUNMAK İÇİN
  Broşürde, şişmanlıktan korunmak için bazı önerilere de yer veriliyor. Bu önerilerden bazıları şöyle:
  -Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin.
  -Sağlıklı ağırlığa sahipseniz kilo almaktan kaçının.
  -Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinin.
  -Besinlerden aldığınız enerji ile harcadığınız enerji miktarını dengeleyin.
  -Düzenli beslenin, öğün atlamayın.
  -Gelişigüzel diyetler uygulamayın, diyetisyenden yardım isteyin.
  -Yağlı ve şekerli besinleri az ve seyrek tüketin.
  -Besinlerinizi tüketirken yağ içeriğinin artmasına neden olan kızartma ve kavurma yöntemleri yerine haşlama, fırında pişirme, buğulama yöntemlerini tercih edin.
  -Bol su için, düzenli fiziksel aktivite yapın."
     
     SIK SORULAN SORULARIN YANITLARI

  Sağlıklı Beslenme Serisinde, beslenmeyle ilgili sıkça sorulan bazı sorular ile yanıtlarına da yer veriliyor. Bu sorulardan bazıları ve yanıtları da şöyle:
  -"Kilo kontrolü için diyet mi, egzersiz mi daha etkilidir?
  -Tek başına diyet ve egzersiz, kilo vermede etkili olabilir. Ama her ikisinin de avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Fakat birlikte uygulandığında avantaj ve dezavantajları, birbirlerini olumlu yönde etkilemekte ve denge sağlamaktadır.
  -Egzersiz yaptığım halde neden hala kilo veremiyorum?
  -Kişiler egzersiz programına başlayınca hemen kilo vermeyi bekler ve hızla kilo verememekten yakınırlar.Egzersizin başında az veya hiç kilo verilmemiş gibi görünse de vücut bileşimindeki bu değişiklik arzu edilen bir durumdur. Çünkü vücut yağı kayba uğramamıştır.Egzersize uyum sonucu olan bu değişiklikler, 1 ay süre alabilmektedir. Daha sonra egzersizin gerektirdiği enerji kaybına bağlı vücut ağırlığı azalmaya başlamaktadır.
  -Limonun zayıflatıcı etkisi var mıdır?
  -Limon, yağı eritmez. Bunun yanında açlık duyduğumuzda enerji yoğunluğu fazla besinler yerine limon yersek açlık duygusunu bir ölçüde bastırır, fakat önemsenecek miktarda enerji almamış oluruz."

Benzer yazılar :
Şişmanım ve Mutluyum  
Gerçek LİDA  
Doğru Kilonu Ne Olmalı? Vücut Kitle İndeksiniz
| Yorumlar (4) | 22.03.2007 | Faydalı Bilgiler  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
En hain kanserlerden biri MEME KANSERİ

Geç kalınmış teşhislerde cerrahi müdahale zorunlu oldu mu, kadınları hem bedenen hem ruhen kötü hırpalıyor. Kaybedilen göğüs, bir yandan metastaz korkusunu, bir yandan kaybedilen kadınlığın acısını hatırlatıyor. Herkes biliyor ki, göğsü alınan bir kadın, artık kendini bir kadın gibi hissetmiyor. Aslında ne desek boş. Acısını, sadece onlar bilir!


TÜMÖR KONSEYİ OLUŞTURULDU

* Hocam dün demiştiniz ki meme kanserinde önemli olan kadının memesini korumak... Peki ama nasıl?
Basit yöntemlerle... Yöntem basit ama her yerde yapılmamalı. Yani koltuk altı alınmadan, kadının kolları şişmeden...

* Kol neden şişiyor?

Meme kanseri ameliyatında lenf bezlerinin çıkartılması gerekiyor. Lenf bezleri çıkartıldığı zaman bu kolunuza herhangi birşey battığı zaman kolda koruyucu mekanizmanız olmuyor. O kadına diyoruz ki bir daha bu kolunla file taşımayacaksın, bavul taşımayacaksın... Sonra bu kolundan kan aldırmayacaksın. Kemoterapi olman gerekiyorsa hep sağlam kolunu tek kolunu kullanacaksın.

* Ya iki koltuğunun altı da alındıysa...
Hayır. O iki taraflı meme kanseri. O ayrı. O zaman onlara sport takıyoruz. Ama burada önemli olan hastayı biz tedavi bitti dediğimiz zaman göğsü yerinde, kolu şişmemiş olmalı. Bunun için ne yapmalı? Erken tanı. Yani kitle ele gelmeden önce kanseri yakalamamız gerekiyor.

* Ama meme kanserinde iki memenin de alınmasını öneren onkologlar var...
Meme kanserinde memenin tamemen alınması iyi bir yöntemdir. Ama insanı memesiz bırakır. Amaç kadın memesiyle yaşasın, koltuk altı alınmadan, kolu da şişmeden yaşasın. Erken gelir ve iyi de tedavi görürse kurtulur. Bu merkezde biz multidisipliner olarak çalıştığımız için bu mümkün. Yani bu ne demek? Hastalığın tedavisini üstlenen tüm bilim dallarının bir arada çalışması şeklinde belirleniyor. Çünkü cerrah, onkolog, radyasyon onkoloğu, patolog, radyolog, nükleer tıp uzmanı ve psikoloğun bir arada ve uyumlu çalışmasını gerektiren kanser tedavisi ancak böyle bir çalışma sistemi ile başarıya ulaşabiliyor. Bu amaçla Anadolu Sağlık Merkezi’nde kurulan Meme Kliniği’nde bir “tümör konseyi” görev alıyor. Bu konseyde, tedavi edilen hastaların tedaviye cevapları tartışılıyor. Tedavi ile ilgili bütün uzmanlar birbirlerinin tedavi planlarını biliyor ve bu tedavi planlarını birlikte yürütüyor. Klinikte yapılan meme kanseri tedavisi, multi-disipliner yaklaşım sayesinde hem daha hızlı hem de daha doğru gerçekleştiriliyor.

5 YILDAN SONRA DA RİSK VAR
* Bunun önemi ne?
Mesela radyologla, cerrahla birlikte çalışmalı. Çünkü bu meme kanseriyse ve memesi yerinde kalıyorsa mutlaka kadının radyoterapi görmesi lazım. Radyoterapinin de mutlaka etkili olması ve kadının da kozmetik bakımdan iyi olabilmesi lazım. Ondan sonra kemoterapi gerekiyor mu gerekmiyor mu buna da birlikte karar verilmesi gerekiyor.

* Hangi aşamada memeyi tümüyle alıyorsunuz?
Meme kanseri tek odaktan ya da birçok odaktan olabilir. Eğer çok odaklıysa alınması lazım. Yani diyelim ki kadının sol memesinde birbirinden farklı yerlerde iki ayrı tümör var. Mutlaka alınması gerekiyor. Memenin tamamen alınması lazım. Yani burasını biraz alayım burasını da biraz olmaz.

* Neden olmaz?
Çünkü bu demektir ki bizim görmediğimiz başka odaklar da olabilir. Nüksetme riski çok yüksektir. Eğer tümör 3 cm’in üzerindeyse alınması lazımdır. Ama herkesi alıyor muyuz? Hayır. Diyelim ki 5 cm’ken geldi kadın. Hemen alıyor muyuz? Evet, hemen almak bir çaredir. Ama biz diyoruz ki önce memeyi bir koruyalım. Nasıl koruyacağız? Kemoterapi yaparak. Kemoterapiyi yaparak bu memedeki tümörü 5 santimken 3 santime sonra 1 cm düşürürüm. Eğer diğer şartlar da uygunsa... Eğer bunu 3 santimin altına indirirsem o memeyi koruyabilirim. Bu bir ekip işidir. Yani cerrah getirecek benimle beraber filmini koyacak ortaya. Radyoterapin de iyi olacak. Diyeceğiz ki burada 5 cm’lik bir kitle var. Ben diyeceğim ki bunu ben kemoterapi ile küçülteyim. Günü geldiği zaman da cerrah ameliyat edecek. Tabii film de çok önemli. Hem kemoterapiden önce çekilenler hem de sonrasında... Küçüldüğüne karar vereceğiz cerrah ameliyat edecek sonra radyoterapi yapacağız işi bitireceğiz. Yoksa cerrah için çok kolaydır o kitleyi hemen almak. Ama kadın ömür boyu memesiz kalacaktır. Ve meme kanseri olup da memesi alınan kadınların çoğu sosyal seksüel bütün hayatları bitmiştir. Biz kadınları sağlıklı bir şekilde hayatlarına bir bütün olarak geri vermek istiyoruz. Ama bunu yapmıyorsanız hasta geç gelirse tabii ki yapacak birşey yok.

* Bir eşik var mı peki meme kanserinde? Deniyor ki 5 yılı geçtin mi rahat? Böyle birşey söylenebilir mi?
Söylenemez. Hele meme kanseri için hiç söylenemez. Meme kanseri olan bir kişide çok erken tanı konanlar hariç, bu kişi 20 sene de geçse üstünden risk altındadır.

* Peki diyelim ki memenin alınması gerekiyor? Memesi alınanlara meme yapıyor musunuz?
Tabii. Ama onu plastik cerrahlar yapıyor. İki türlü yapılabilir. Bir hemen yapılabilir. Yani aynı seansta... Memeyi alıyor bir yandan da o yapıyor. Bir de bir süre sonra. Şimdi çok erkense, yani memenin kanseri özellikleri bakımından uygunsa hemen yapılabilir. Yoksa tercih geç yapılması. Yani nedir geç? Ameliyattan sonraki bütün tedavilerinin yani kemoterapi olacaksa, radyoterapi olacaksa bütün bunları olduktan sonra ve biraz da belli bir süre geçtikten sonra.. Çünkü erken nüksler olabilir. Bunları görmemiz lazım. Yani kadının bir gelişimine bakalım şöyle...

YENİ MEME İÇİN 1 YIL BEKLENMELİ
* Kaç yıl bekliyorsunuz?
Bir yıl.

* Ondan sonra?
Sırttan bir parça kas ve deri alınıyor... Çeşitli yöntemler var.

* Çok ağrılı mıdır peki meme kanseri?
Eğer kemik metastazı yaparsa... İleri meme kanserinde kemik metastazı görülebilen bir olaydır. Kemik metastazı yapabilir.

* Ne kadar zamanda?
Bakın, meme kanserini tespit ettik. O hastanın akıbetini üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz. Buna ne tip bir tedavi yapılması gerekiyor. Kemoterapiye ihtiyacı var mı, yok mu? Hormonal tedavi gerekiyor mu, gerekmiyor mu buna bakılıyor. Buna göre hastanın risklerini belirliyoruz ve bir plan yapıyoruz. Bu tedavileri uyguladığımız zaman, metastaz yani hastalığın lokal olarak yinelemesi veya uzak metastaz geliştirme riskini azaltıyoruz. Ömrünü uzatıyoruz. Çünkü lenf bezine atlamak, hormona duyarsız olmak kötü belirtilerdir. Bunları çok yoğun tedavi etmeniz gerekir. Ama yoğun tedaviden kemoterapiden falan korkmamak lazım. Çünkü hayat kurtarır.

Meme kanserinin belirtileri neler?

Erken evre meme kanserinde hastanın hiç şikayeti olmayabilir ya da aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı görülebilir.

* Memede ele kitle gelmesi (En sık görülen belirtidir.)
* Memeden akıntı gelmesi... (Bulanık ya da kanlı)
* Meme başında çekilme
* Meme derisi üzerinde çekilme
* Memede büyüme, ödem, kızarıklık...
* Meme derisinin portakal kabuğu görünümünde olması
* Meme başında iyileşmeyen yara
* Memede daha önceden olmayan, gözle farkedilebilen herhangi bir değişiklik.

Kanserde önemli adım
Amerika’daki Johns Hopkins Üniversitesi’nin uzmanları, göğüs ve bağırsak kanserine neden olan hücrelerin genetik kodunu çözdü. Daha önce kansere yol açan 10-15 gen olduğunu tahmin eden bilim adamları, aslında mutasyona uğradığında kansere enden olabilen 200 değişik gen olduğunu tespit etti. Uzmanlar, bu saptamanın ilaç firmalarının, kanseri daha iyi analiz ederek, etkili ilaçlar geliştirebilmesini sağlayacağını söylüyor. Araştırmacıların bir sonraki hedefi ise, beyin ve pankreas kanseri hücrelerinin şifresini çözmek. Dünyada her yıl yaklaşık 2.2 milyon insana göğüs ve bağırsak kanseri teşhisi konuyor. Kaynak: smh.com

Hayat 100 yaşından sonra başlayacak..
Tabii ki, iki kuşak sonrası, yani 40 yıl sonra doğanlar için... Endonezya’da bir araya gelen anti-ageing uzmanları gelecek konusunda ilginç öngörülerini kamuoyuyla paylaştı. Amerikan Anti-Ageing Akademisi Başkanı Robert M. Goldman, tıpta her geçen gün yaşanan gelişmelerle 2 nesil sonra insanların kolaylıkla 100 yılı aşacağını söyleyerek, “40 yıl sonra hayat, artık 40’nda değil 100’ünde başlayacak” dedi. Alman Michael Klentze de, uzmanların kök hücre tedavisiyle dökülen saçların yeniden çıkmasını, cildin yenilenmesiyle kırışıkların tarihe karışmasını ve yeni sinir hücrelerinin elde edilmesiyle felcin ortadan kaldırılmasını sağlayacağı görüşünde. Klentze önemli olanın uzun yaşam değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşamın olduğunu söyleyerek, “Amerikalılar yaşam süresini uzatma peşinde. Ancak biz Avrupalılar’a göre iyi yaşamın tanımının sağlıklı ve zinde bir yaşamdır” dedi.

RİSK AZALTILABİLİR Mİ?

Elbette bunun bazı yolları vardır. Örneğin yoğun egzersiz ve jimnastik yapan kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığı gözlenmiştir. Bu nedenle hafif de olsa egzersiz (haftada 4 saat tempolu yürüyüş) tüm kadınlara salık verilir.

Meme kanseri ile beslenme arasında da önemli bir ilişki vardır. Sebze ve meyve yönünden zengin bir beslenme rejimi tercih edilmeli, ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Günlük gıda alımına C vitamini, betakaroten gibi antioksidanların eklenmesinin koruyucu etkisi olduğu ileri sürülmektedir.

Tarama testleri

Meme kanserine bağlı ölümleri azaltmada etkili faktörler; risk faktörlerinin tanısı, saptanması, erken tanı, tedavi ve tedavinin iyileştirilmesi şeklindedir. Tüm bunlar arasında en önemlisi erken tanıdır ve bu da tarama programlarıyla olur.

Hiçbir yakınması olmayan kadınlarda meme kanseri saptanmasına yönelik çalışmalara “tarama” denir. Taramaya aday hastalıklar; önemli ve tedavi edilebilir olmalı, çok nadir görülmemeli, hastalık saptanana kadar bir preklinik faza sahip olmalı ve bu preklinik faz sırasında yapılacak tedavi, semptomlar ortaya çıktıktan sonra başlanacak tedaviden daha üstün sonuçlara sahip olmalıdır. Tarama yöntemleri tekrar uygulandıklarında hastaya zarar vermemeli ve test hassas olmalıdır. Meme kanseri, tarama gerektiren hastalıklara iyi bir örnektir.

Meme kanserinin tanısında kullanılan tarama testlerinin başlıcaları, tarama mamografisi (MG), kendi kendine meme muayenesi (KKMM) ve klinik meme muayenesidir (KMM).

Tarama mamografisi (MG)

Mamografi, tarama yöntemleri içinde en çok tercih edilen ve önemli olanıdır. Memede 1 cm’lik kitlenin elimize gelebilmesi için malign hücre sayısının 300 milyara ulaşması gerekir. Bu nedenle mamografinin yaygın kullanımıyla meme kanseri, klinik bulgu vermeden (kitle olarak ele gelmeden) 1 ilâ 2 yıl önce saptanabilir. Tarama mamografisi ile 50 yaş üstü kadınlarda ölüm oranının yüzde 30 oranında azaldığı da farklı çalışmalarda saptanmıştır. Ancak 40-49 yaş ve 40 yaş altında istenen mortalite azalması saptanması daha az bir oranda kalmıştır. Tarama mamografisine gençlerde duyarlılığın az olmasının bir nedeni memenin yoğun (dens) olmasıdır. Bu yaş grubundaki bir kadın, yüksek riskli gruba dahil değilse (erken menarş, nulliparite, ilk gebeliğin geç yaşta olması, herhangi bir doğumun geç olması, doğum yapmamış olan kadınlarda düşük doğum sayısı, geç menapoz gibi...) yarar-zarar oranı kendisi ile tartışıldıktan sonra “kanser taramasına” alınacaksa, her yıl bir kez mamografi çektirerek devamlı takibe alınması salık verilir.


KADINLAR KENDİLERİNİ NASIL MUAYENE ETMELİDİR ?
Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerekir. Her ay düzenli olarak kendisini muayene eden bir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder.
Kadınlara kendilerini muayene etmesini öğreten çeşitli kitap ve broşürler var. Fakat bu çoğunlukla yetersiz kalmaktadır. Meme muayenesini öğreten silikon meme kiti ve video filmleri bulunmaktadır. Vakfımızda meme muayenesi eğitimi, bu araçlar ile seminerler şeklinde verilmektedir. www.xprodoksit.com

23 yaşında meme kanserini atlattı şimdi anneannesine cesaret veriyor

Karşımdaki muzip muzip bakan kızın kısa bir süre önce meme kanseri badiresi atlattığına inanmak zor. Melek Tuncel, sol memesindeki büyükçe kitleyi fark ettiğinde henüz 23 yaşında, üniversite öğrencisiydi. Sadece kendisi değil, doktorları bile şaşırdı bu işe.

Bedeni ve ruhuyla savaşarak hastalığın üstesinden geldi. Genç yaşta kazandığı deneyimi, ondan sonra meme kanseri olan 74 yaşındaki anneannesi Şehri Karakuz için kullanıyor şimdi Melek Tuncel Bursa’dan İstanbul’a üniversite eğitimi için gelmişti. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde halkla ilişkiler okuyordu. Bir sabah memesindeki kitleyi farketti. İlk çekilen ultrasonografiyi değerlendiren cerrah rahattı, “Her genç kızda olabilecek bir şey bu. Önemli değil” dedi. Meme kanseri olabileceğini aklının ucuna bile getirmiyordu. Zaten çok gençti, ailede kimsede yoktu. Bir yıl kadar rahat rahat dolaştı. Gündemine memesindeki kitleyi almadı!

Memesindeki kitleden kime söz ettiyse, “Senin yaşında meme kanseri olmaz” diyordu. Neyse ki erkek arkadaşının ailesi titizlendi, onların ısrarıyla doktora gitti. Her ihtimale karşı biyopsi yaptı. Sonuçları veren laboratuvar çalışanı “Lütfen hemen doktorunuzu görün” dediğinde yumruk yemiş gibi oldu. Kadın doktor da bir süre yüzüne bakamadı. Sonra, “Meme kanserisin” deyiverdi. “İkinci evrede” diye devam etti. Tuncel; “Tek başına gitmiştim doktora. Öylece kaldım... Ben evre diye bir şey bilmiyordum. "Üç gün içinde ameliyat olmalısın’ denince ilk kez o zaman ağladım” diye anlatıyor.
 
EN KORKTUĞU ŞEY MEMESİZ KALMAKTI

Muayeneden çıktığında annesine dahi haber veremedi. Tuncel, “En kötü senaryoları düşünmeye başladım. ‘Öleceğim’ diyordum sürekli.” Erkek arkadaşının ailesi apar topar Bursa’ya götürdü onu. Annesine yüz yüze geldiklerinde söyleyebildi hastalığını. “Annem ve babam ayrı. Babamla görüşmüyorum. Annemse ne yapacağını bilemedi, böyle bir şey olamaz deyip duyuyordu.”

Bu kez doktora annesiyle gitti. Annesine çok kötü şeyler söylendi: Memesinin tamamını alacaklarını ve kurtulmasının büyük bir şans sayılacağını... Bir de kanser üzerine uzmanlaşmış bir hastaneye götürüldü. Bu doktor daha iyimserdi. “Önemli olduğunu düşünmüyorum. Kitle düzgün hatlarda, kansere benzemiyor. Ama çok büyük, kanser olmasa da alalım” dedi. Kitle, doktorun düşündüğünden kötü huyluydu. Üstelik lenflere de sıçramıştı. “Memem alınır diye çok korkuyordum. Ameliyattan sonra hemen mememe baktım. Yerinde görünce çok sevindim” diyor.

DÖKÜLEN SAÇLARINDAN ÇITÇIT YAPTIRTI

Hastalıkla ilgili hiçbir şey bilmiyordu. İnternetten araştırmaya başlayınca da pişman oldu. Okuduklarından ve fotoğraflardan korkmuştu. Ameliyattan üç hafta sonra kendine bir hafta tatil verdi, Kuşadası’na yollandı. Artık kemoterapi alması gerekiyordu ama korkuyordu. Doktoru; “Ciddiye almıyorsun. Bu kadar da laylaylom yapılacak bir şey değil” diye azarladı üstelik. Memenin tümü alınmadığı için kuvvetli ilaçlar verilecekti. Saçları uzun ve sarıydı. “Bu saçların gidecek” dedi doktoru. Her sabah ilk işi elini saçlarına atıp, kontrol etmek oldu. 15’inci gün avucu saçıyla dolmuştu. Kaşlar ve kirpikler de gidiyordu. Annesiyle kuaföre koşturdu. Saçlarını kestirdi ve ekletmek için çıtçıt yaptırdı. Kemoterapinin kendine özgü güçlüklerini de birer birer atlattı.

Tedavinin son aşamasına kadar iyiydi. Sonra dağıldı. ‘Öleceğim’ diye düşünmeye başladı: “Her gece yatağa, sabah öleceğim diye giriyordum. Herkesin gözünün içine bakıp, adeta vedalaşarak yatıyordum. Dört yıllık erkek arkadaşımdan da ayrıldım. Hastalığım boyunca hep yanımdaydı, hiç bırakmadı. Ama o zorlu süreçte, küçük bir tartışma sonrası ben istedim ayrılığı. Nedense her şeyden vazgeçmek daha kolay geliyordu” diye anlatıyor.

MELEK BEŞ AYDIR DENİZCİLİK YAPIYOR

Kemoterapiyi, radyoterapi izledi. Tedaviler tamamlanınca okulunu bitirdi. Mezun olabilmek için tez hazırlaması gerekiyordu. Kadınları 20’li yaşların başından itibaren meme kanseri konusunda bilgilendirme kampanyasını tez konusu yaptı. Arkadaşı Seniha Şan’la hazırladığı tezi çok beğenen hocaları geçen yıl onu Aydın Doğan Vakfı Genç İletişimciler Yarışması’na yönlendirdi. İkinci oldu. Sıra iş bulmaya geldi. Kontroller sırasında doktoru onu eşi meme kanseri bir yat kaptanıyla tanıştırdı. Kaptan yatta çalışacak hostes arıyordu. “Hayatımın işiyle hastalığım sayesinde tanıştım. Beş aydır, İngiliz bandıralı bir yatta hostesim. Çok keyifli. Bir gün bu hastalıktan ölsem bile hayatı en güzel şekilde yaşamak istiyorum. İleriyi çok düşünmüyorum. Çünkü insanın başına hiç beklenmedik şeyler gelip bir anda bütün planları alt üst edebiliyor” diyor.

ÖNCE ONDA SONRA NİNELERİNDE

Dr. Güven Atasoy (Medical Park Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı): Melek, meme kanseri tanısı aldığında çok gençti. Literatürde 14 yaşında bile bildirilen meme kanseri vakası var ama biz yine konduramadık. Anneanne ve babaannesinde çıkması genetik yatkınlığı düşündürüyor. Ailede varsa genellikle önce anneler, sonra kızlarında meme kanseri çıkar. Burada torunda çıktı. Düzenli kontrolleri sürecek. Meme kanserinin östrojenle ilgisi var. Bu nedenle beş yıllığına erken menopoza soktuk. Sonrasında kademeli olarak menopozdan çıkaracağız. (Hurriyet)


ÜNLÜLERİN TAVSİYESİ

- Nilüfer Meme Kanserine Yakalandı
YAŞAM SEVİNCİNİZ KAYBOLMAMALI...
Hepimizin yakından tanıdığı ünlü isimler de kanserle savaşmak zorunda kaldı. Verdikleri savaştan zaferle çıkan ünlüler, iyileşmek için önce yaşama sevinci gerektiğini söylüyor.

OYA BAŞAR
Oya Başar, meme kanseri tedavisi sırasında çalışma hayatından hiç uzaklaşmamış. Şimdi aynı durumu yaşayan sanatçılara da çalışmayı bırakmamalarını tavsiye ediyor: "Bu süreci herkes farklı yaşıyor. Ben hastalığın adını söyleyip kötü şeyleri hatırlamak istemedim; 'Ağır bir gribim ve bu ge ecek' diyerek kendimi telkin ettim. O dönemi çalışarak atlattım. Kemoterapiden çıkıp, iki gün dinlenip işe gidiyordum. Zaten mesele hayatı en iyi şekilde yaşamak."

DEFNE SAMYELİ
Tüm hastalıklarda erken teşhis tedavi sürecini hızlandırıp kolaylaştırıyor. Bundan 11 yıl önce, çok genç yaşta rahim kanseriyle yüzleşen Defne Samyeli de, erken teşhis sayesinde hastalığını yenmişti.

SERRA YILMAZ

Yılmaz, hastalığı sürecinde önemli fiziksel zorluklar yaşadığını söylüyor ve ekliyor: "Ama beni en olumsuz etkileyen şey; insanların kanser hastalarına bakışı oldu."

ARZUM ONAN

Önce lenf, sonra tiroid kanseri olan Onan iki ayrı ameliyat geçirip tedavi gördü. Onan, "Sevgi her şeyin ilacı oldu. Eşim Mehmet (Aslantuğ) her zaman yanımdaydı" diyor.

FİLİZ AKIN

Filiz Akın da kanserle savaşta morali yüksek tutmak gerektiğini söylüyor: "Çok zor bir hastalık ama iyi göğüsledim. 'Atlatmak zorundayım. Kanseri yeneceğim' dedim. Her tetkikten neşeli çıkmayı başardım."

- Memeler Kontrol Edilmeli (Prof.Dr. Derin Kösebay)
- Meme Kanseri Hakkında Bilmedikleriniz
- Mamografi Nedir?
- Kendi kendinize Meme Kanseri Testi
- Kendi Meme Kanseri Kontrolünü Yap
-
Meme Kanserinde Yeni Yöntem
-
Meme Kanserine Karşı Havuç Kürü (Prof.Dr.Erkan Topuz)
-
Memede Şişlik Kanser Belirtisi mi? (Prof.Dr. Erkan Topuz)
-
Meme Kanserinde Yeni Tedavi Yöntemi
-
Meme Kanseri ve Soya Tüketimi (Prof.Dr. Erdem Yeşilada)
-
Meme Kanserinde Artış Nedenleri
-
Meme Kanserine Karşı Altın Gıdalar (Prof.Dr. Erkan Topuz)
-
Meme Kanserine Karşı Prostat İlacı
-
Meme Kanserine Karşı Jel Geliştirildi
-
Meme Onarımı Gerekliliği
-
Meme Kanserinde Erken Teşhiş Önemli
-
İğneli Meme Biyopsisi Nasıl Yapılır?
-
Elle Meme Kontrolü Nasıl Yapılır?
- Meme Kanserinde Yeni Tedavi Yöntemi
- Meme Kanserinde Sentinel Lenf Bezi Biyopsisi
- Meme Kanserinde Koruyucu Mastektomi
- Mamografi Tartışması
- Meme Kanserinde Kotuyurucu Mastektomi
- Radyasyonsuz 30 SaniyedeTeşhis


Gelibolu’da, Kilitbahir’in yukarısındaki yamaçtaki Dur Yolcu Anıtı.


Dur yolcu!
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğruna, namus yolunda,
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Uzun lafa gerek yok sanırım...
23 Yüksek Çözünürlükte Wallpaper
6 Mb. TIKLA/YUKLE
Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et