Ana Sayfa

Sağlık
Reklam
Loading
Ana Sayfa - Arşiv - 11.2007
Arşiv - 11.2007
Göğüs Masajı Teknikleri ve uygulama tarzları
videolarıUyarı : Göğüs Masajı videoları doğal olarak 
+13 görüntüler içermektedir....

‘Hafif şişman’ daha uzun yaşıyor -muş...

ABD'de bir dergide yayınlanan araştırma bir hayli ilginç. Dergi, biraz fazla kilonun sağlığa yararlı olduğunu yazıyor. Nasıl mı?

Bugüne kadar yapılan birçok sağlık araştırmasında kansere karşı korunmak, kalp krizi riskini azaltmak ve daha uzun yaşamak için insanlara egzersiz yapmaları ve kilo vermeleri tavsiye edildi. Ancak ABD’nin yaplan bir araştırma, ilk kez “biraz” kilolu olmanın sanıldığı kadar kötü bir şey olmadığını ortaya koydu. Ülkenin en saygın sağlık kurumlarından Salgın Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre, vücut kitle endeksi 25-30 arasında olan insanlar, zayıflara, normal kilodakileri ve obezlere oranla daha uzun yaşıyor.

2004’ten bu yana ölen 2.3 milyon Amerikalının ölüm nedenleriyle ilgili verileri inceleyen araştırmacılar, biraz kilolu olanların sadece diyabet ve böbrek rahatsızlığından ölüm riskinin yüksek olduğunu, kanser ve kalp rahatsızlığından yüksek ölüm oranına bu grupta rastlanmadığını tespit etti.

Daha dirençliler
Ayrıca biraz kilolu olanların, tüberküloz, amfizem, zatürre, Alzheimer ve yaralanmalar gibi diğer ölüm nedenlerine karşı da diğer insanlara oranla daha dirençli oldukları belirlendi. Araştırmaya göre, bu hastalıklar kilolu olanlarda, normal kilolu insanlara göre yüzde 40 daha az görülüyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi vücudun beslenme kaynakları, kilolu insanlarda daha fazla. Böylece bağışıklık sistemi daha iyi çalışabiliyor. Diğeri ise kilolu insanların ameliyat veya bir tıbbi müdahale sonra daha hızlı iyileşmesi ve enfeksiyonlardan korunmaları. California Üniversitesi diyet uzmanı Dr. Elizabeth Barret, “Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, egzersiz yapıyorsanız ve doktorunuza gittiğinizde test sonuçlarınızda kötü bir şey yoksa, kilo vermeyi düşünmeyin keyfinize bakın.”

Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Joan Manson ise, “Şişmanlık kalp krizi ve diyabet riskini artırıyor ve kilolu olmak hareketi zorlaştırdığından yaşam kalitesi düşüyor. Burada uzun yaşamaktan değil, sağlıklı ve kaliteli yaşamaktan bahsediyoruz. Onun için aşırı kilolu olmak o kadar da iyi birşey değil” dedi.

Vücut Kitle Endeksi nasıl hesaplanır?
ŞİŞMANLIK ölçülerini saptamakta kullanılan bir formül olan Vücut Kitle İndeksi (VKİ), kişinin vücut ağırlığının, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanıyor. Örneğin 1.70 cm boyunda ve 70 kilo ağırlığındaki bir kişinin VKİ’si 70/(1.70X1.70) = 24.1’dir. VKİ’si 19-25 arasında olanlar normal kilolu, 25-30 arası balık eti veya toplu, 30-40 arası şişman ve 40’ın üzeri ise hastalıklara davetiye çıkaran şişmanlık olarak ifade edilir. 1.60 metre boyunda bir kişi, 65-75 kilo arasındaysa VKİ’si 25-30 arasında oluyor.

| Yorumlar (4) | 23.11.2007 | Fotoğraf Albümü  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
Ev kadınları, çok fazla iş yapmalarına rağmen kilo vermekte zorlanıyor

Yapılan araştırmalarda gösteriyor ki ev kadınları çalışan kadınlara oranla daha kilolu…

Ev kadınlarının kilo almasında bilgisayar ve televizyon karşısında sürekli kurabiye, kek, asitli içecekler tüketmenin önemli bir rolü olduğu belirtildi...

Ev kadınlarının kilo problemlerini ortadan kaldırmaları için alabilecekleri önlemler

• Salataları servis yaparken mutlaka kevgir kullanılmalı ki yağ servis tabağında kalsın.
• Etli yemeklere kesinlikle yağ ilave edilmemeli. Kendi yağıyla pişerse hem daha lezzetli olur hem de kalorisi azalır.
• Et suyunun jelini atıp kullanınız çünkü et suyunun jelinde yağ birikir.
• Yemeklerde tuz yerine damak tadına göre; nane, köri, karabiber, kimyon gibi baharatlar kullanmalı çünkü tuz vücutta fazla su birikimine sebep olur.
• Patates haşlanmış ya da fırında pişirilerek tüketilmedir. Eğer patatesi kızarmış seviyorsanız kendiniz yağsız patates cipsi hazırlayabilirsiniz. Patatesleri cips gibi ince ince kesip ısıtılmış, yağsız tost makinesinde pişirerek tüketebilirsiniz.
• Tavuğun derisi kullanılmamalıdır çünkü en fazla yağ bu bölümde bulunur.
• Etin görünen yağları ayıklanıp kullanılmalıdır.
• Yemek pişirirken yanmaz tava kullanınız.
• Yemekleri karıştırırken tahta kaşık tercih ediniz. Metal kaşık, sebzelerde C vitamini kaybına neden olur.
• Lokmaları 20-25 kere çiğneyiniz.
• Her gün yürüyüş ve egzersiz yapınız. Özellikle sabah açken yapılan bir saat tempolu yürüyüş, kilo almaktan koruyacağı gibi kilo vermeye de yardımcı olacaktır.
• Kabul günleri kilo almaya sebep oluyor. Böyle günlerde sebze ağırlıklı ve zeytinyağlı yiyecekler tercih edilmeli.
• Şekerli ve gazlı içecekler yerine ayran veya taze sıkılmış meyve sularını tüketmeye gayret ediniz. Vitamin ve mineral bakımından da oldukça zengin olan bu içecekler günlük vitamin ihtiyacınızı karşılamada katkıda bulunacaktır.
• Ağır hamur tatlıları yerine dondurma veya sütlü tatlıları tercih edilmelidir.
• Gün içerisinde televizyon karşısında yemek yemeyiniz. Televizyon karşısındayken hem ne kadar yediğinizi anlamazsınız hem de normalden daha hızlı tüketirsiniz.
   www.xprodoksit.com

Deri ve Zührevi Hastalıklar Mütehassısı Prof.Dr. Nuran ATMANOĞLU

Sizden gelen soruları cevaplıyor.










SORU
Saç diplerinde bazı noktalarda sivilce benzeri iltihaplı bölgeler var. Bu iltihaplı bölgelere baskı olduğunda ağrı olmaktadır. Bazen ağız etrafında da sivilce benzeri iltihaplarda olmaktadır. Saç diplerinde bazen saç dökülmeleri olmaktadır. Daha sonra o bölge kendi kendine iyileştiğinde tekrar saç çıkıyor. Fakat bu iltihaplar yaklaşık son 2 yıldır sürekli var. Daha önce bir cilt uzmanına gittiğimde bir mantar çeşidi olduğunu söylemişti. Çözüm bulunamayınca biyopsi yapılmasını önermişti.

CEVAP
Sayın ilgili, Belliki saç diplerinizde iltihabi bir durum var. iltihaptan kültür ve antibiogram yapılabilir.Buna göre ilaç verilebilir.Ama bütün bunlar için ,yani kesin teşhis ve tedavi için muayene olmanız gerekiyor.Daha fazla bilgi için beni cepten arayabilirsiniz. Sağlıklar dilerim.Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11

SORU

Merhaba 16 yaşındayım yaklaşık 6 senedir yüzümde ve vücudumda sivilceler var daha doğrusu akne şuan sivex losyonla ısotrexın jel kullanıyorum ama pek bi faydası olmadı yüüzmde aşırı derecede siyah nokta var bi temizleyici gibi bişey önerirseniz seviniirm iyi günler!


CEVAP
Sayın ilgili, Sizde sivilce ,komedon dediğimiz siyah noktalar vs. var.Siyah noktaları biz özel bir aletle temizliyoruz.Gerek bunlar ,gerekse sivilceler için sizin bir cildiye mütehassısına gitmenizi öneririm.Zira siz bunları kendi başınıza çözemezsiniz.Daha fazla bilgi için beni cepten arayabilirsiniz.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11

SORU
mrb,benim gözaltlarımda birkaç aydır çizgiler belirdi.yaşım 29.bu durumun kalıcı olmasından korkuyorum.bu dönemler yüzümü çok kuru bıraktım.ondan da olabilir.Gözaltı kremi kullanmakçözüm müdür?ya da bununla alakalı ne tür bir operasyon yapılabilr,operasyon sonradan kötü sonuçlar doğurur mu?çok rahatsız olmaya başladım çünkü.teşekkürler...

CEVAP
Sayın ilgili, Gözlerinizin altındaki kırışıklıklara bir ameliyat için daha çok erken.Gözaltı kremlerini öneririm.Bunların ille de meşhur marka ve pahalı olması gerekmiyor.Büyük eczanelerden istediğiniz gibisini bulabilrsiniz.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11

Soru

mrb hocam benim yaklaşık en az 3 senedir sırtımda omurilik üzerinde biriüstte biribiraz aşağıda olmak üzere siyah nokta gibi şeyler çıktı bunları ilk başta bildiğimiz siyah nokta sanıp sıkmaya çalıştık ama onları sıkarken bütün vücudumdaki sinirlerim oynadı resmen sanki git gide büyür kaşınıyor ve sırtımda bazen ağrı yapıyor bu yeni yeni rahatsızlık vermeye başladı uc verdi dokunamıyorum cildiyeye gitmeyi düşünüyorum ama ilk sizden bilgi almak istedim bu konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim

Cevap

Sayın ilgili, Konu hakkında bilgi verebilmem için sizi muayene etmem lazım.Bu büyük bir enfekte komedon olabilir. Ben olabilir.Sizin bunu kendi başınıza tedavi etmeniz mümkün değil. Bir an evvel bir cildiye mütehassısına gitmenizi öneririm.Daha fazla bilgi için beni cepten arayabilirsiniz.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu

Soru

Merhaba, Kalça çıkığı nedeniyle aksayarak yürümekteyim. Sağ apış arası genelde kapalı, nemli oluyor. Bu bölgedeki tüyler döküldü ve deri giderek sarımtırak, pürüzsüz bir renk aldı (yaklaşık bir çay tabağı büyüklüğünde bölge). 3-4 günden uzun sürede banyo yapmazsam koku ve iç çamaşırımda sararma oluşuyor. Acaba bu bir mantar mıdır? Tedavisi nasıl olabilir?

Cevap
Sayın ilgili, Kasıklarda havasızlık ve nemden mantar olma ihtimali daima vardır.Akşamları o bölgeye bildiğimiz tentürdiot sürmeniz , sabahları da "Undo Talk"ekmeniz kafi gelecektir. Daha fazla bilgi için beni cepten arayabilirsiniz.Sağlıklar dilerim.Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11


Soru

hocam iyi günler benim tenim esmer ve 5-6 yıldır yüzümde yoğun şekilde güneş lekeleri var. doktora gittim bana unitone4 diye bir krem verdi ve piling yapalım fakat yine çok bir faydası olmaz dedi.bu lekelerin geçmesi için en azından azalması için ne yapabilirim.saygılar not:yaşım33 bir çocuğum var hamileliğin etkisiylede artmış olduğunu söyledi.

Cevap

Sayın ilgili, Yüzdeki lekelere soyma tedavisi yapıyoruz.Bu tedaviyi muhakkak doktorun yapması lazım.Çünkü cildin durumuna göre yapılacak soyma işlemi seçilir."Expigment fort" adlı kremi o zamana kadar,uzun zaman kullanırsanız faydalı olabilir.Daha fazla bilgi için beni cepten arayabilirsiniz.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11



Soru

mrb hocam.23 yaşındayım.Birkaç sene önce burnumun etrafında kırmızı ince damarlar belirdi.Yaz aylarında daha belirginleşiyorlar.Birde nemin az olduğu yerlerde bulunduğumda enderde olsa burnum kanıyor,tıkanıyor.Bunun nedenini öğrenebilirmiyim?KBB bölümüne çıkmıştım ama beni cildiyeye yönlendirdiler.Şimdiden çok teşekkür ederim kolay gelsin

Cevap

Sayın ilgili, Sizde bünyesel olarak, kılcal damarlarda genişleme var.Aynı genişleme muhtemelen burnunuzun içinde de mevcut.Kuru havalarda bunlar daha çok genişleyerek ,kanamaya sebep oluyor.Bunun için bulunduğunuz yerlerde kaloriferin üzerine devamlı olarak bir bardak su koymanızı öneririm.Burnunuzun yanındaki damarlara lazer yaptırabilirsiniz.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11


Soru

Çene kısmımda beyaz lekeler oluştu. bu lekeler çene kısmında sakallarımı beyazlatı.lekeler sadece çene kısmında fazla bir yayılma şu an yok.doktorlar bunun vitoil oldugunu söyledi.bunu aşırı sitres ve skıntıya bağladı.ilk gittiğimiz doktor krem verdi.bu kremler fayda etmedi.kan tahlillerinde bir şeye rastlanmadı.ama doktorumuz bunun ışın tedevisi ile haledilebilir dedi en son .daha sonra başka bir doktora gittim oda vitoil ve egzama dedi oda krem sonra Avitamini vede sinir hapı verdi

Cevap

Sayın ilgili, Bahsettiğiniz belirtiler vitiligoya uymaktadır.Işın tedavisi yaptırabilir veya güneş mevsimini bekleyerek ( mayıs ayından itibaren ) doğal güneşle de bu tedaviyi yapabilirsiniz.O zamana kadar, merhemleriniz sürmeye devam edin.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11


Soru

merhaba hocam benim yüzümde kahverengi çiller var ailevi 6 yaşından sonra oluştu.. lazerle tedavi olmak istiyorum ama yüz derisi çok ince ve hassa olduğundan kanser olma riskin yüksek denince korkuyorum. lazerle tedavinin yan etkileri nelerdir , tedaviden sonra yeniden oluşma oranı varmıdır.. şayet öneriyorsanız anadolu yakasında oturuyorum bana tavsiye edeceğiniz doktor varmı şimdiden teşekkür ederim.

 

Cevap

Sayın ilgili, Lazer hiçbir zaman kanser yapmaz.Anadolu yakasında Kalamış Estetik var.Telefonu 0216 337 63 86.Oranın sahibi Dr. Hande hanıma benim gönderdiğimi söyleyin.Size faydalı olacaktır.Sağlıklar dilerim. Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu ( Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11



Sorularınız için : Prof. Dr. Nuran Atmanoğlu (Cildiye Mütehassısı) Cep tel:0532 466 01 11
| Yorumlar (149) | 20.11.2007 | Nuran atmanoglu  | Kalıcı LinkArkadaşına Gönder
BÖCEKLERİ ADAMCAĞIZDAN UZAK TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ!

"Mola" vermekten korkmayın



Hayatın beraberinde getirdiği sorunlar, kişilik farklılıklarından doğan anlaşmazlıklar bazen ilişkilerde mola zamanının geldiğinin sinyallerini veriyor. Hele de anlaşmazlıklar şiddetli kavgalara dönüşmüşse…

İlişkilerde mola verme eyleminin terapistler eşliğinde olması gerektiğini savunan psikiyatr ve psikologlar, özellikle konuşmanın zorlaştığı anlaşma döneminde terapiste çok iş düştüğünü belirtiyorlar…

Aile Danışmanı Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy'a ilişkide mola verme zamanının nasıl belirlendiğini sorduk. Demirsoy ise yanıtladı.
"İnsanın var oluşsal gereksinimlerinden biri ait olmak, diğeri de birey olmaktır. Ait olma isteği bağımlılığı, birey olmak isteği de bağımsızlığı getirir. Bir ilişkinin sağlıklı olması için o ilişkinin, ilişkideki kişilerin ihtiyaçlarını karşılamasına olanak tanıması lazım. İlişki içinde kişi, ait olma ve birey olma dengesini sağlayabiliyorsa (hem "ben" hem de "biz" olabiliyorsa) mutludur, dengelidir ve kişisel gelişimini sürdürebilir. Sağlıklı bir ilişkiyi sürdürebilmek için kişi "biz" olmadan önce kendi benliğini tanımalı, ve ilişkide de sadece "biz" olmaya çalışmamalı, ayrı "ben"ler olarak taraflar kendilerini var edebilmelidir. Sürekli birlikte olmaya çalışan, her konuda aynı düşünüp, davranmak zorunda hisseden çiftler bir süre sonra tek başlarına bir şey yapamaz hale gelir. Bu artık sevgi değil, bağımlılıktır. Bu duruma gelen bir ilişkide sorunlar başlar, çünkü hep aynı düşünmek ve davranmak gereklidir ve bunu sağlayabilmek için de karşılıklı dayatmalar, kısıtlamalar, birbirini değiştirme çabaları ortaya çıkar. Bu durumda ilişkide zaman zaman mola almak ilişki sorunlarına, ilişkide tıkanmalara engel olacaktır.

İlişkide mola ne kadar işe yarar?

İlişkide sorunlar varsa, çatışma yaşanıyorsa bu durumda da çiftlerin bir süre birbirinden uzaklaşması, ilişkide mola almak; kızgınlık ve öfke gibi ilişkiye zarar veren olumsuz duyguların yatışmasını sağlayıp soruna yeniden dönüldüğünde farklı açıdan bakabilmeyi kolaylaştırdığı için işe yarayacaktır. İlişkide tıkanma olduğunda en iyisi o problemin çözümünü daha sonraya bırakmak, hemen o anda çözme ısrarında olamamaktır.

Mola her zaman ilişkiyi devam ettirmez

Uzman Klinik psikolog  Eda Arduman ise molanın adını mola olarak vermeyi sevmediğini ve bunun adının  gözden geçirmek olması gerektiğini belirtiyor. Gayet iyi giden bir ilişki varken kimsenin aklına mola vermenin gelmeyeceğini ve ancak insanların zorlandıkları noktada veya yıpranmaya başladıklarını hissettikleri noktada sorular sormaya başladıklarını iddia ediyor.  Arduman, "Maalesef mola ihtiyacı duyuluyor çünkü ilişkinin gözden geçirilmesi gerekiyor ve herkes sanıyor ki, mola verince ilişki güllük gülistanlık olacak. Gözden geçirme süreci çiftlere ve şahıslara göre değişik yönler alır.

Benim kişisel gözlemime göre; dışa dönük, sosyal yönü kuvvetli olanlar  mola verdikleri zaman ayrılıyorlar. İçine kapanık, zamanla güven duyabilen, insan ilişkilerine mantıkla bakıp uzun süreli ilişkiler kuranlar moladan sonra daha kolay eski ilişkilerine dönebiliyorlar" diyor.

Taraflardan biri vazgeçebilir

Psikolog Sayra Kaya'da ilişkilerde molanın, ilişkide bulunan kişilerin kişilik yapılarıyla ilgili olduğunu ve ilişkiyi savaş olarak algılayan bireyler bir araya gelirlerse molanın  ilişkinin devamı için gerekli olduğunu vurguluyor. Kaya, "Birbirine tahakküm edici, ilişki içinde her iki tarafında kendi doğrularını ve değerler sistemini karşı tarafa empoze ettiği, kısıtlamaların bol olduğu bir ilişki ise  mola taraflara nefes aldıracaktır. Mola ilişkinin sağlığı ve uzun süreliği açısından gerekli. Risk, taraflardan birinin vazgeçmesi olabilir..Olumlu yanı ise, bireylerin ilişki içerisinde tükettikleri "kendilerine" yeniden kavuşmaları ve kendileri için bir şeyler yapmalarıdır." diyor.

DBE İnternet sitesinden alınan bilgilere göre:
Mola  yönteminin basamakları
1. Farkındalık: Kızgınlığın belirtilerini fark etmeyi öğrenme
2. Güvenlik Alanında Kalmak: Molanın gerekliliğine karar verebilme
3. Sinyal: Mola isteyen kişi, bunu bir el hareketi ile ve sakin bir ses tonu ile biraz mola istiyorum şeklinde ifade eder.
4. Kabul Etme: Diğer partner molayı kabul eder
5. Ayrılma:Partnerler farklı bölgelere çekilirler
6. Sakinleşme: Molayı başlatan kişi, sakinleşmek için gerekenleri yapar
7. Geri dönüş: Partnerler buluşurlar ve sakinlerse konuşmalarına devam ederler.
Füsun SAKAFüsun SAKA (fusunsaka @ gmail.com)
Önceki yazıları :

Lokman Hekim Hülya Leyla ÇABUK
Verimli Ders Çalışmanın Kuralları
Öfke Kontrolü
Süt Banyosu ve Cildiniz

Alzheimer Nedir
Obezite ve Psikiyatri
 
Doğal Kozmetik Devri
İlişkilede Mola Vermek
Kıskançlık 
Psikolojik Destekle Kilo Verin 
Psiko Acil Hizmeti 
Evliliklerde Cinsel Sorunlar 
Kilolara Veda 
İkili ilişkiler ve Kıskançlık 
Kadınlarda İsteksizlik 
Kellik Sorununa Yeni Umut 
Bitki Çayları
Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et