| Tanıtım |
![]() |
|
|
![]() NURAN ATMANOĞLU ![]() SUNA DUMANKAYA ![]() FUSUN SAKA ![]() YASEMİN AMATO ![]() MERYEM DEDE ![]() SULEYMAN ESERDAĞ ![]() FİKRİYE ABLA ![]() ERKAN TOPUZ ![]() MEHMET ÖZ ![]() İBRAHİM SARAÇOĞLU ![]() |
| Reklam |
|
|
|
Ulusal İşletim Sistemimiz olan ve PARDUS' un en güncel hali
"Pardus 2007 beta: Sait Faik"
Adıya kullanıcılara sunuldu. Son versiyona; Yüz yıl önce doğan ünlü öykücü, martıların, sarhoşların, balıkçıların, dülger balığının, sokakların, İstanbul’un ve avareliğin yazarının: Sait Faik Abasıyanık’ın adınının seçilmesi ise ayrı bir güzel. "Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kâğıt kalem aldım, oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım." ![]() Neden Pardus? Ülkemizde işletim sistemlerinin bilgi teknolojileri alanında kapsadığı yeri, dolaylı olarak etkiledikleri sektörleri ve genel olarak gelişme hareketi ile ilişkilerini irdelediğimizde şu gözlemlere varılmaktadır:
Bu gereksinimlerden hareketle Linux temelli bir ulusal işletim sistemi dağıtımı oluşturma işine girilmesine karar verilmiştir. Linux tabanlı işletim sistemi kullanmadıysanız. Bence öncelikle bunu kullanmalısınız. Kısaca yapmanız gerekenler: Aşağıdaki bağlanıtıdan dosyaları bilgisayarınıza indirin ve ardından CD'ye kaydedin. Bilgisayarınızı CD takılıyken Restart edin ve taaatammm PARDUS işletim sistemi karşınızda. Bence umduğunuzdan güzel ve insan kısa sürede hemen alışıveriyor. Üstelik Live Cd özelliği sayesinde İşletim Sİstemi Harddiskinizi kullanmıyor ve Mevcut işletim sisteminiz veya dosyalarınıza zarar vermiyor.Bilgisayarınızı kapatıp CD'yi çıkarttığınızda, bilgisayrınızı tekrar eskisi gibi kullanmaya devam ediyorsunuz.
2.Pardus 2007 (Tamamen Kurulum gerektiren Sürüm)
SON EKLENENLER :
Pardus 2007.3 Lynx lynx Çalışan CD
|
Oyunumuzun adı “Escape from Artemis” , gene kolay gibi görünen fakat oynadıkça zorlanabileceğiniz, hatta terk etmek isteyeceğiniz bir oyun.Belli olmaz belkide adınızı "Top 10 List" e yazdırmayı başarırsınız. Kurallar : Kahramanmızı Yön Tuşlarıyla hareket ettirip "Artemis" ten çıkmasını sağlıyoruz Oyuna başlamak için TIKLA |
|
Gecenin KapilariBütün kapilar kapandi, dişardayimBirden karşima çikmayin korkuyorumUykusuzum fena halde, sokaktayimKaranlik bastirdi mi bozuluyorumFena bir yerimden koptugum dogruKendimden çok fazla...
|
![]() Necip Fazıl'ın hayatını felan anlatacak değilim elinizin altında internet denen bir imkan var. Neyse, Benim anlatmak istediğim Şairin Tutukluluk ve Mahkeme anılarına dair. Nerden aklıma geldi derseniz ezberimizden çıkmayan "Zindandan Mehmet'e Mektup" şiirinden. *****
Kısa Açıklama:
"Türklüğe Hakaret Davası"nın Tutukluluk Devri: Necip Fazıl, Büyük Doğu Mecmuası'nın (Necip Fazıl, 1943 yılında dinsel ve siyasal kimliği ön plana çıkan Büyük Doğu adlı dergiyi çıkarmış.) 30 Mayıs 1947 tarihli 65'inci sayısında, Rıza Tevfik'e ait "Sultan Abdülhamîd'in Ruhaniyetinden İstimdat" başlıklı bir manzume yayınlamıştır. Herhangi bir özel isme yer verilmediği halde şiirin mecmuada neşri bazı zümreler tarafından Atatürk'e hakaret kabul edilmiş ve iktidar partisi tarafından Büyük Doğu aleyhine İstanbul ve diğer bazı vilayetlerde nümayişler tertiplenmeye çalışılmıştır.O tarihte ilgili bir kanun maddesi bulunmadığı için de, "Padişahlık Propagandası Yapmak - Türklüğe ve Türk Milletine Hakaret"ten, mecmuanın sahibi görünen zevcesi F. Neslihan hanım ile beraber Necip Fazıl hakkında takibata başlanmıştır.
Savcılık Basın Bürosu Şefi Hicabi Dinç, takibata başlayabilmek için kanunen Adalet Bakanlığı'ndan izin verilmesi gereken bir suç mevzuunda, Necip Fazıl'ı kanunsuz olarak 9 Haziran Pazartesi günü tevkif ettirmiştir. 29 Temmuz'da 1. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleştirilen ilk celsede duruşmanın gizli yapılmasına karar verilmiş, iddia ve sanığın ilk itirazları ve müdafaası dinlenmiş ve dava ileri bir tarihe ertelenmiştir. 5.8.1947 Salı günkü, Savcılık makamınca hakkında tevkif müzekkeresi kesildiği halde bulunamayan F.Neslihan hanımın da iştirak ettiği 2. celse sonunda ise Mahkeme Reisi Nefi Demirlioğlu'nun okuduğu kararla, Temyiz yolu açık olarak, Necip Fazıl ve eşi beraat etmiş, kapatılan Büyük Doğu Mecmuası'nın neşri serbest bırakılmıştır.
Necip Fazıl'ın SAVUNMA'sına ve kullandığı dile bakalım...
Muhterem Adalet Mümessilleri!.. Eğer kanun bir tansiyon âleti gibi, yalnız gördüğünü kaydeden, hatır ve gönül dinlemeyen, bir çöpçü ile bir hükûmet reisini bir tutan ulvî terazi ise, bu terazinin üzerinde sıfır noktasını geçecek hiçbir sıkletimiz yoktur. Yok, eğer kanun, ille bu terazinin ibresi bir sıklet kaydetsin diye sırtımıza zorla giydirilmek istenen kurşun yüklü gömleklere müsamaha edici bir politika telkiniyetine müstait bir nesneyse, sıkletimiz bir sene değil, tam altı sene ağır hapis istihkakını göstermektedir. Kanunun ne demek olduğunu ise mahkemeniz gösterecektir. Alman devlet reisinin tehdidine "Berlin'de hâkimler vardır!" diye karşılık veren köylünün meşhur cevabını elbette biliyorsunuz. Eğer bu mahzun memlekette ve bu hazin şartlar içinde, hak ve hakikat adına çırpı nan, yırtınan, kıvranan birkaç mücadeleci kalem varsa, onların da tek tesellisi, kanunî mevzuların sıhhat ve adaletle tartılacağı bakımından "Türkiye'de hâkimler vardır!" kanaatıdır. Yoksa bütün teşkilatiyle üzerimize yürüyen zînüfuz ve zîşevket politika saikine karşı, hâmi ve müdafî, sığınak ve kucak diye kimi ve neyi bulacaktık? O zaman belki her fikir adamına, ya kasidecilikten, yahut tanzifat ameleliğinden başka bir iş düşmeyecekti. Yalnız sizin mevcudiyetinizdir ki, muhterem hâkimler, bize, üçbuçuk fikir ve dâva adamına, hak ve hakikatı belirtmek cesaretini vermekte ve arkamızı dayıyacak aziz bir siper teşkil etmektedir. Muhterem hâkimler! Ben bu ağzımla katiyyen beraetimi istiyemem! Bir masumun bir mahkemeden isteyebileceği ve benim istediğim tek nimet bu olsa da, ben bu vaziyette "beraetimi istiyorum!" demekten hayâ ederim! Ben sizden, Türkiye'de hâkimler bulunduğunu göstermenizi istiyorum! Bir Türk fikir adamı, sizden, Türk kanunlarının bütün hakikatiyle tecellisini istiyor. Bir fikir adamı ki, (Hristantos veledi Prodromos) ismini taşımadığı için Türklüğe hakareti muhaldir... Bir fikir adamı ki, Sarayı Hümayuna mensup kilercibaşı bilmem ne paşanın oğlu da değildir ve hasbîlikten başka hiçbir vasfı yoktur... Bir fikir adamı ki, yalnız "Allah ve ahlâk" dediği için hapishaneye atılmıştır. Bir fikir adamı ki, ancak iki taksi otomobilini doldurabilen ve kendisine yüksek tahsil genci süsünü veren birkaç taharri memuruna karşılık, hakikatte bütün Türk gençliğiyle Türk halkının ketum ruhundaki sessiz alkışlar içindedir... Bir fikir adamı ki, İstanbul'u ziyarete gelen ve ne kendisini tanıyan, ne de kendisinin tanıdığı bir Prensesten para istediğini ima edecek kadar esfel ve ahmak; ve o Prensesi kapı kapı dolaştırıp "bu menfur yalana imkân olduğunu bilseydik İstanbul'a gelmezdik!" dedirtecek kadar denî ve şaşkın bir propagandayla çevrilmek istenmiştir... Böyle bir fikir adamı, Türk kanunlarındaki hakkını beklemekte; yalnız şu kadar söyleyebilmektedir: - GERİLERDE, DERİNLERDE, ENGİNLERDE TEK BİR ÜMİT KIVILCIMINA YER KALABİLMESİ İÇİN, TÜRKİYE'DE HAKİMLER BULUNDUĞUNU GÖSTERİNİZ!" Sonuç : Elbette Ceza almış ve kısa bir süre hapis yatmış bu suçtan dolayı.
***** Babadan Oğula Eve dönmez bir akşam;
Ve gün yüzlü çocuğu,
Sorar: Nerede babam?
Bakarlar, oldu, bitti;
Gelir, derler çocuğa,
Baban attaya gitti.
Uzar gider bu atta;
Ve neler neler olmaz
Ve kimbilir ve hatta;
Bir mahşer gerisinde;
Babası döner bir gün,
Oğlunun derisinde... |
|
EFENDİM ÖNCELİKLE HOŞ GELDİNİZ.
Daha önceleri işin kolayına kaçıp blogspot (tıkla eski blog) üzerinden devam ederken yolumuza ve Joomla'ya geçerek kendime tam da yeni bir yol çizmekteydim ki, birden fikir değişikliğine gittim bakalım hayırlısı bundan sonra burada devam edeceğim. ![]() |
| Sponsor & Destek |
![]() |
| OKUNASI |