![]() |
|
|||||
|
Mezoterapi, cilt gençleştirmede laser ve botoksla dönüşümlü olarak uygulanırsa en az beş yıllık gençlik sağlıyor. Mezoterapi geçmişi 1950’lere dayanan, ilk çıktığında yara iyileştirmek amacıyla uygulanan, sonrasında ise incelme, yüz gençleştirme ve saç dökülmelerinin önlenmesinde kullanılan bir yöntem. Mezoterapi saçta uygulandığında kan dolaşımını artırıcı maddeler (coenzim Q10, minoxidil), hyaluronik asit ve büyüme faktörleri tercih ediliyor. Bu maddeler damarların açılmasını sağlayarak saçların güçlenmesini ve yeni saç üretimini uyarıyor. Ayrıca saçların dökülmesine sebep olan enzimin işlevine engel olabilen maddeler kullanılıyor. Yüzde uygulandığına ise benzer maddelere ek olarak vitaminler (A, B3, B5, B6), antioksidanlar, DMAE ve DNA gibi yoğun nemlendirici, yeniden yapılandırıcı ve sıkılaştırıcı asit gibi maddeler tercih ediliyor. Mezoterapinin akupunkturdan farkı, özel bazı karışımların deri altına enjekte edilmesinden kaynaklanıyor. Sık tekrar başarıyı artırıyor Yüzde kullanıldığında verilen özel maddelerin sayesinde yüzün sıkılaştırılması mümkün olabiliyor. Bu maddelerin leke açıcı etkileri olabiliyor, bağ dokusunu güçlendirerek çok ince çizgileri açıyor, gözenekleri sıkılaştırabiliyor. Mezoterapide seans sıklıklarının iyi ayarlanması da lazım. Öncelikle dört-beş seans haftada bir, sonra koruyucu olarak üç-dört ayda bir tekrarlamak gerekiyor. Mezoterapinin etkilerini artırmak için botoks ve laseri de cilt gençleştirmesinde kullandıklarını anlatan International Hospital Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Ferzan Aytuğ, şunları söyledi: “Dinamik kırışıklıklar için botoks uygulaması yeterli olabiliyor. Oturmuş kırışıklıkları ise botoks çok küçük oranlarda açabiliyor, bu noktada laser ve mezoterapi birlikte uygulanıyor, daha derin çukurlar için dolgu tedavisi eklemek gerekiyor. Hiçbir yöntem tek başına cildi gençleştiremiyor. Bu nedenle hepsinin etkilerinden yararlanmak önem taşıyor. Kişinin ihtiyacına uygun yöntemler doğru belirlenmeli ve uygulamalar kişi ile ayrıntılı paylaşılmalı ve onamı alınmalıdır.” Açılmış gözeneklere iyi geliyor Mezoterapiyi genç yaştaki kişilere de yapmak mümkün. Genç bir kişide gözenekler erken açıldıysa mezoterapi sıkılaştırabiliyor. Mezoterapi ile enjekte edilen özel maddelerin, bağ dokusunu uyarıcı etkisi 15 gün sonra başlıyor, bir ay içinde oturuyor. Saç dökülmesini durduruyor Saç dökülmesinde farklı tedavi seçenekleri bulunuyor. Bu seçenekler arasında yer alan mezoterapi, saç derisine enjekte edilen özel maddeler sayesinde saçların dökülmesini durduruyor. Diğer tedavilerden farkı, mezoterapi ile daha hızlı sonuç alınması. Mezoterapi ilk defa erkek tipi dökülmelerde kullanılmaya başlasa da, kadınlarda görülen hormonal kökenli dökülmelerde de etkili oluyor. Mezoterapide, çok incelmiş, hala saçın olduğu bölgeleri tercih etmek gerekiyor. Çünkü saçların olmadığı kelleşen bölgeye saç ekimi gerekiyor. Mezoterapideki amaç 3-5 seanslık uygulamalarla dökülmeyi durdurmak, 5-6 seanstan sonra yeni saç çıkmasını sağlamaktan kaynaklanıyor. Saç mezoterapisi haftada iki seans, genelde 10 seans uygulanıyor. Kişinin ihtiyacına ve yanıta göre 20-25 seans da uygulanabiliyor. Hastaların kozmetik beklentilerini daha hızlı karşılamak için saç mezoterapisini uygulamak gerekiyor. Mezoterapi zayıflatmada dikkatli kullanılmalı Mezoterapi, yüz ve saçın dışında, bölgesel yağlanmaların giderilmesinde de kullanılabiliyor. Ancak özel seçilmiş vakalarda ve bölgelerde uygulamak, başarı şansını artırıyor. Mezoterapinin uygulanacağı kişi eğer çok obez bir kişiyse işe yaramıyor. Yöntem diyet ve spor yaparak zayıflamış, bölgesel yağlanmadan şikayetçi olan kişilerde daha başarılı olabiliyor. Enjekte edilen maddelerin bazıları deri hücrelerine fazla zarar verebiliyor, bu sebeple doğru madde seçimine dikkat edilmesi önem taşıyor. Uygulama sonucu bazı alanlarda asimetrik çöküntüler olabiliyor, bu nedenle çok dikkatli uygulanması gerekiyor. |
|
Genler her şeyi belirler mi? Gerçekten iki kişi yerine yiyebilir misiniz? Hamilelikle ilgili birçok bilgi ve tavsiye duyarsınız; bazıları iyi olabilir ancak çoğu nesilden nesile aktarılan birtakım saçmalıklardan başka bir şey değildir. Birkaç önemli gerçeği bilmek daha mutlu ve daha sağlıklı bir hamilelik geçirmenize yardımcı olacaktır. Prof.Dr. Mehmet ÖZ
Bildiklerimiz: Göz rengi ve saç dökülmesi gibi bazı özellikler DNA’dan kaynaklanırken, uzmanlar bel ölçüsü veya zeka gibi özelliklerin DNA’dan kaynaklanmadığını keşfettiler. Bilimde yeni bir alan olan Epigenetik, rahmin içinde gerçekleşen şeylerin, hangi genlerin açılıp kapanmasını etkilediğini buldu. Ne yapabilirsiniz: Hamilelik esnasında fit ve sağlıklı kalmanız çocuğunuzun genlerinin hayatı boyunca nasıl işleyeceğini önemli ölçüde etkileyebilir. Ne yazık ki hamileliklerin yüzde 50’si planlanmamış olduğundan çoğu kadın embriyonal ve fetal dönemin ilk haftalarında sağlıklı bir aşama sağlama fırsatını kaybederler. Hamile kalma planlarınız yoksa bile basit adımlar atarak sağlığınızı düzeltebilir, böylece hamile kaldığınızda gelecekteki çocuğunuza en iyi başlangıcı sağlamış olursunuz. Efsane 2: İki kişi yerine yiyorsun Bildiklerimiz: Özellikle hamileliğe kilolu başlayan kadınların hamilelikte çok fazla kilo alması anne adaylarına, gebelik diyabeti gibi, gelişmekte olan fetüsün sağlığını tehdit edebilecek zorluklar getirir. Ne yapabilirsiniz: Normalden biraz daha fazla kalori, birçok önemli vitamin ve mineral sağlayan dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı uygulayın. Kalori sayma kuralları: İlk üç aylık dönemde normal beslenme programınıza fazladan günlük 100 kalori ekleyin. Bu, fazladan bir bardak yağsız sütle eşdeğerdir. İkinci üç aylık dönemde bunu 250 kaloriye kadar çıkarabilir veya bir avuç ceviz ekleyebilirsiniz. Son üç aylık devrenizde ise günlük fazladan 300 kalori veya iki adet meyve tüketebilirsiniz. Multivitamin takviyesine zaman ayırın: Hem folik asit hem de demir içeren multivitamin kullanın. Folik asit, omuriliğin tamamen kapanmadığı, doğuştan gelen bir bozukluk olan spina bifidayı önler ve çocuklarda kanser riskini yüzde 50-60 oranlarında azaltabilir. Demir kırmızı kan hücrelerinin yapı taşıdır ve bebeğiniz ihtiyacı olanı sizden alarak sizde demir eksikliğine neden olur. Kalsiyum, Magnezyum ve D Vitamini: Bütün bunlar güçlü kemiklerin yapı taşlarıdır ancak bilimadamları D vitamininin (günlük dozda) aynı zamanda bağışıklık sisteminizi desteklemede önemli bir rol oynadığını keşfetti. Hamilelik esnasında, bağışıklık sisteminiz sizinle birlikte yaşamaya başlayan yabancı bir bedene alışmaya çalışırken biraz zayıflar. Ve bu da D vitaminini siz hamileyken hastalıklarla savaşmanıza yardımcı olan önemli bir besin maddesi yapar. Omega-3’ü tercih edin: Yeterli miktarda Omega-3 almak gelişen bebeğinize yardımcı olmanız için atabileceğiniz en önemli adımlardan biridir. Çünkü bu yağlar doğrudan beyin gelişimini etkiler. Ayrıca araştırmalar bu yağların depresyon riskini de azalttığını gösteriyor. Bazı doğum öncesi alınan vitaminler artık Omega-3 içeriyor. Omega-3; somon ve cevizde de bulunuyor. Efsane 3: Cinsel pozisyonlar bebeğinizin cinsiyetini belirleyebilir. Bildiklerimiz: Kadın sperminin daha yavaş ilerlediği, daha uzun yaşadığı ve erkek sperminin daha canlı fakat kısa ömürlü olduğu doğrudur, ancak kız mı erkek mi olacağını belirleyen kanıtlanmış bir cinsel ilişki şekli yok. Ne yapabilirsiniz: Obstetrisyenler hamile kalmanıza yardımcı olabilecek pozisyonun cinsel ilişki sonrası alınan pozisyon olduğuna katılıyorlar. Kalçayı 30 dakikalığına yükselterek yer çekiminin rahime ulaştırabildiği kadar çok sperm ulaştırmasını sağlamak. Efsane 4: Karnınızın şeklinden bebeğinizin cinsiyetini anlayabilirsiniz. Bildiklerimiz: Bir kadının gelişen bebeği karnında nasıl taşıdığı, kadının doğal yapısından etkilendiği kadar, karın duvarı ve rahmin kuvvetinden, ceninin bulunduğu pozisyondan da etkilenir. En alt kaburga kemiğiyle leğen kemiğinin tepesi arasında fazla mesafe olan kadınlar kısa mesafe olan kadınlardan daha farklı taşırlar. Ne yapabilirsiniz: Elinizde bebeğinizin kız olduğuna dair ultrason görüntüleri olduğunda, inatla erkek bebeğiniz olacağını söyleyen otobüsteki yabancıya bunu kibarca açıklayın. |
|
Halen kıştan kalma fazla kiloları olanlar için Dr. Ender Saraç, zayıflatan10 altın kuraldan bahsetti. |
Doğal Saç Bakım TarifleriYaz geldi, güneşin etkisiyle saçlar kurumaya ve yıpranmaya başladı. Saçlarınızı neme kavuşturmak, parlak bir görünüm elde etmek ve canlı saçlara sahip olmak aslında ne sandığınız kadar zor ne de pahalı. Kuru, boyalı ve yıpranmış saçlar için Malzemeler: 1 olgun ezilmiş avakado, 2 bıldırcın yumurtası, 4 çorba kaşığı zeytinyağı Uygulama: Malzemeler karıştırılır. Boya sürer gibi saç diplerine ve saç uçlarına sürülür. Saça strech sarılarak en az iki saat bekletilir. Sonrasında saç tipine uygun bir şampuanla yıkanır. Saç derisi problemi olanlara Malzemeler: 1 kahve fincanı susam yağı, 2 yemek kaşığı killi su, 1 yemek kaşığı bal, 1/2 limon Uygulama: Malzemeler karıştırılır ve ıslak saça yedirilir. 45 dakika süreyle saçta bekletilir ve sıcak havluyla kompres yapılır. Maskenin haftada bir gün uygulanması yeterli olacaktır. Saç dökülmesine karşı Formül 1 Malzemeler: Nane, çay, ceviz yaprağı, 2 su bardağı su, 1/2 fincan çörekotu yağı, 2 kapak sirke Uygulama: Birer tutam nane, çay, ceviz yaprağı suda kaynatılır, süzülür ve suyu alınır. 1 kahve fincanı bitki suyuna çörekotu yağı ve sirke karıştırılıp çayla saç diplerine sürülür. Bir saat sonra yıkanır. Formül 2 Malzemeler: 1 baş sarımsak, 1 çay bardağı sızma zeytinyağı, 1 çorba kaşığı çörekotu yağı, 1 çorba kaşığı ısırgan otu yağı, 1 çorba kaşığı ceviz yağı Uygulama: Sarımsak ve zeytinyağını kısık ateşte kavurun. (Sarımsağın rengi dönünceye kadar.) Bu karışımı sabaha kadar bekletin. Sabah bir cam kavanoza karışımı süzün. Çörekotu yağı, ısırgan otu yağı ve ceviz yağını ilave edin. Saçlara haftada bir gün uygulayın. Saçta iki saat bekletin. Kepekli saçlara özel Formül 1 Malzemeler: Dul avrat otu, kara kafes otu, mürver ağacı otu, hatmi çiçeği otu, maydanoz, ada çayı, ısırgan otu, 1 yemek kaşığı limon veya sirke, 4 su bardağı kaynar su Uygulama: Her ottan birer çorba kaşığı alınır ve kaynar suda demlenir. Limon veya sirke de ilave edildikten sonra süzülür. Elde edilen su ile saç diplerine masaj yapılır ve soğuk suyla durulanır. Saça parlaklık verir ve dökülmesini de engeller. Formül 2 Malzemeler: 10 damla kekik esansı, 25 gram badem yağı, 1 çay kaşığı tuz, 5 damla limon Uygulama: Malzemeler karıştırılır ve saç diplerine uygulanır. Saç strech filme sarılarak iki saat bekletilir. Saç tipine uygun şampuanla yıkanır. Saç dökülmesi ve kepek problemi Saç dökülmeleri genelde genetiktir ama kader değildir. Onun için önlem almak gerekir. Saç bakımını ihmal etmeyin. Kimyasal şampuanlar saç dökülmesine neden oluyor. Bu yüzden bebe şampuanları veya bitkisel şampuanları tercih edin. Saçlarınız havasız kalmamalı. Şapka veya sentetik eşarplar saçın dökülmesine neden olabilir. Saçlarınız da sağlıklı yaşam ister. Sigara, alkol ve bazen katı rejimler de saç dökülmesine neden olur. Ara sıra diplerine limon suyu friksiyon yapılmalı ve yavaşça fırçalanmalıdır. Malzemeler: 1 çorba kaşığı çörekotu tohumu yağı, 1 çorba kaşığı ısırgan tohumu yağı, 1 çorba kaşığı defne tohumu yağı, 1 çorba kaşığı zeytinyağı, 1 çorba kaşığı elma sirkesi, 1 çorba kaşığı deniz tuzu Uygulama: Malzemeler karıştırılır. Karışım saça masaj yaparak sürülür. Saç strech filme sarılarak iki saat bekletilir. Saç tipine uygun şampuanla yıkanır. Saç toniği Malzemeler: Isırgan yaprağı, lavanta, ıhlamur, 500 gram su Uygulama: Malzemeler kaynatılır ve suyu süzülür. Elde edilen su spreyli bir şişeye konulur ve saçlara püskürtülerek friksiyon yapılır. Bu şekilde yatıp sabah saçlar yıkanır. Saç toniği saçı güçlendirir ve dökülmesini engeller. Erken beyazlayan saçlara Farklı Tarif Malzemeler: 6 adet taze yeşil ceviz, 2 su bardağı su, 3 çorba kaşığı koyu çay, 1 çorba kaşığı zeytinyağı Uygulama: Cevizler havanda dövülür. İki su bardağı suda iyice kaynatılır. Çay ve zeytinyağı eklenip karışım saça sürülür. Sarılarak sabaha kadar saçta bekletilir. (Haftada iki gün uygulansanız saç koyulaşır) * Saçlara Parlaklık Veren Üç Maske * Saç Bakım Önerileri (Suna Dumankaya) * Saç Dökülmesi Önlenebilir mi? (Prof.Dr.Osman Müftüoğlu) * Doğal Hızlı Saç Uzatma * Yıpranmış Saçlara Son (Doç.Dr. Alev Eken) * Kantaron Yağı ile Saç Bakımı (Dr.Elif Güveloğlu) * Saç Dökülmesini Durduran Formül (Prof.Dr. Ahmet Maranki) * Saç Dökülmesini Durduran Kür (Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu) * Saç Ekiminde Yeni Yöntem (Dr.Ceyda Şener) |
|
Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, hamileliğin ilk ayından doğuma kadar olan süreci anlatıyor... Hamileliğin ortalarında anne adayının dolaşımındaki kan miktarının artışı ayak ve bileklerde şişmelere yol açabilir. Gün içinde ayakları hafif yükselterek dinlenmek ve bol su içmek şikayetleri azaltıyor 21’inci haftada anne adayı ve bebek ne durumdadır?
22’nci haftada ne tür değişiklikler olur? Dr. Alper Mumcu: Anne adayları bebeğiyle konuşabilir, ona bir şeyler okuyabilir ya da şarkı söyleyebilir. Çünkü bebek artık annesini duyabilir. Hatta duymakla kalmaz seslere tepki de verebilir. Bu nedenle bebek gelişimi için yapılmış müzik CD'leri dinletilebilir. Anne karnında klasik müzik dinlemenin ruhsal gelişime olumlu yönde etkisi olduğunu iddia eden çalışmalar mevcut. Hatta bazı çalışmalar doğmadan önce annesinin ona okuduğu kitapları, doğduktan sonra emzirirken yeniden okuduğunda bebeğin daha güçlü emeceğini iddia ediyor. Bu haftada anne adayları bazen denge sağlamakta güçlük çektiğini fark edebilir. Karnın büyümesine bağlı olarak bel kavisi de içeri doğru genişler ve vücut denge merkezi yer değiştirir. Bünye buna aynı hızda uyum sağlayamadığından denge sağlamakta güçlük ortaya çıkar. Bu nedenle anne adaylarına evde yanlızken banyo yapmamalarını tavsiye ediyorum. Yine aynı nedenlerle dengeye dayalı sporlara da ara vermek gerekli. Gebelik hormonlarına bağlı olarak parmak eklemlerine kadar tüm eklemlerde gevşemeler olacaktır. Bu, anne adayına bel ağrısı şeklinde yansıyabilir. Bu haftalar hem denge sorunları hem de bel ağrıları nedeniyle yüksek topuklu ayakkabılara veda edilmesi gereken dönemlerdir. Gebeliğini geri kalan kısmında ortopedik ayakkabılar giymek rahatsızlıkları azaltacaktır. 23’üncü haftada bebek anne karnında ne durumdadır? Bu dönemde anne adayı neler yaşar? Dr. Alper Mumcu: 23’üncü haftada anne adayında sürekli bir kilo artışı söz konusudur. Bu dönemde aşerme adı verilen olay hızlanır. Fazla abartıya kaçmadan ufak tefek kaçamaklara izin verilebilir. Bacak krampları 20’li haftalarını yaşayan gebelerde sık görülür. Kalsiyum ve magnezyum alımı şikayetleri ve krampların sıklığını azaltacaktır. Kramp girdiğinde bacağınızı düz uzatıp eşinizden masaj yapmasını isteyebilirsiniz. Bir başka güzel olay ise artık bebeğinizin hareketlerinin eşinizin de hissedebilecek olmasıdır. Eşiniz elini karnınıza koyduğunda bebeğinizin hareketlerini çok rahat hissedebilir, hatta bu hareketler dışarıdan gözle bile fark edilebilir. Bunun nedeni bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısının göreceli olarak fazla olmasıdır. Yani bebeğin hareket etmesi için çok geniş bir alan vardır. Bebek içerde taklalar atarcasına özgürce hareket eder! Hareketler bebeğin motor gelişimi yani kas güçlenmesi için çok önemlidir. Bu haftalarda yapılan ultrason incelemelerinde bebek makat gelişinden çok kısa bir süre sonra baş gelişe dönebilir. Bebeğin ters durması fazla önemli değildir. BEBEĞİN GELİŞİMİ İÇİN MUTLAKA BALIK YİYİN Yapılan çalışmalar Omega 3 yağ asitlerinin anne karnındaki bebeğin beyin, görmeyi sağlayan retinanın ve sinir sisteminin gelişimi aşamalarında önemli rol oynadığını gösteriyor. Ayrıca Omega 3’ün gebelik zehirlenmesi, erken doğum ve doğum sonrası depresyon risklerini azalttığı düşünülüyor. Gebelik sırasında besinler yoluyla yeterli miktarda omega 3 alınmadığında bebek gereksinim duyduğu bu maddeleri annenin depolarından kullanıyor. Omega 3’lerin beyinde depolandığı düşünüldüğünden bu durumda tüm gebelik boyunca anne bir miktar beyin hücresi kaybına uğrayabilir. Omega 3 yağ asitlerinin aynı zamanda bebeğin büyümesine ve kilo almasına da yardımcı olduğu bu sayede düşük doğum ağırlığının önüne geçebildiği kabul ediliyor. Gebelik sırasında yeterli miktarda Omega 3 alan annelerin bebeklerinin uzun dönemde dikkat toplama yeteneklerinin daha fazla olduğu ve görme gelişimlerinin daha iyi olduğu da ileri sürülüyor. Ayrıca Omega 3 alan annelerin bebeklerinin ileri dönemde daha az davranış problemi gösterdiği ve meme ile prostat kanserine yakalanma risklerinin daha azaldığı da ileri sürülüyor. Omega 3’ten en zengin besin maddesi balıktır. Özellikle uskumru, ringa balığı, sardalya, hamsi, somon ve ton balığı zengin omega 3 kaynaklarıdır. Omega 3 ıspanak, kara lahana, semizotu, keten tohumu, ayçekirdeği, ceviz gibi besinlerde de bulunuyor. |
| REKLAM |
|
| REKLAM |
|
SAĞLIK KÖŞESİ |
| OKUNASI |